Flaş Haber :
Hava Durumu

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ ? BATI'DA NEDEN İDEOLOJİK TARTIŞMALAR YOKTUR ./ Kelime-i tevhid bir bütündür / NAMAZDA, HER SELÂM DAN SONRA...

24 Kasım 2022 - 49 okunma
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ ?
BATI'DA NEDEN İDEOLOJİK TARTIŞMALAR YOKTUR .

Bir düşünürümüz diyor ki ;
Yıllarca kendi kendime hep sorular sordum? 
Bizdeki  işler neden Avrupadaki gibi olmuyor diye.
Neden burada ki sağcı ve solcuların arasında ki tartışmalar ideolojik deyil diye uzun uzun düşündüm.
Sonra şöyle tesbitlerim oldu.
1. Alman halkı ve siyasetçileri meselelere asla ideolojik bakmıyorlar. Kutuplaşma yok. Birbirlerine hakaret etmiyorlar. 
Çünkü... 
Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya gibi batılı ülkeler hırıstiyan ülkeler. 
Sizlerin vicdanına soruyorum, 
Hırıstıyan olan bu ülkeler acaba İslam kanunları ile yönetilseydi, yani ceza hukuku UKUBAT ile ticaret hukuku MUAMELAT ile olsaydı ideolojik ayrışmalar olurmuydu olmazmıydı?.
2. Acaba bu adamların yazılarını yani latin harflerini yasaklayıp da İslam alfabesini veya çin alfabesini zorla alsalardı...
İdeolojik tartışmalar olurmuydu olmazmıydı?
3. Acaba aynı bizde ki hilafetin karşılığı olan PAPALIĞI lağvetselerdi.
İdeolojik tartışmalar olurmuydu olmazmıydı?
4. Tam 18 yıl minarelerden ezanın yasaklandığı gibi, bunlarında kiliselerinden çan çalınması yasaklansaydı..
İdeolojik tartışmalar olurmuydu olmazmıydı?
5. Adamların kılıklarını kıyafetlerinş deyiştirip fötr şapka yada kasket yerine, sarık giydirilselerdi...
İdeolojik tartışmalar olurmuydu olmazmıydı?
6. Tatil günlerini pazar günleri deyil de acaba cuma günleri tatil günü yapılsaydı...
İdeolojik tartışmalar olurmuydu olmazmıydı.?
7. Batı insanına empoze edilerek ramazan ve kurban bayramlarını aynı NOEL kutlamaları gibi kutlasalardı...
İdeolojik tartışmalar olurmuydu olmazmıydı?
Biliyormusunuz.....
Neden batıda seçimlere katılım oranları yüzde 60-65 arasında kalır?
Çünkü...
İster SPD hükümet olsun ister CDU hükümet olsun isterse bir başka parti hükümet olsun insanların hayatlarına dokunmazlar.
Bizde seçime katılım oranı neredeyse yüzde yüze yaklaşık oluyor.
Çünkü
Cumhur İttifakı  giderse gene başörtüsü yasaklanır mı?
HDP gelirse ülke bölünür mü?
Acaba gene Ayasofya kapatılır mı?
Acaba gene ezan yasaklanır mı?
Acaba Kur'an kursları kapatılır mı?
Acaba İmam Hatip'lilerin önü kesilir mi
endişesini taşıyor.
Çünkü bizde birinin yaptığını diğeri mutlaka yıkar. 
Zaten  ,
CHP biz gelince bütün yatırımları durduracağız demiyor mu?.
Ayasofya yı tekrar müze yapacağız demiyormu? 
Selin S. Böke ve Sezgin Tanrıkulu Baykara el koyacağız demiyor mu?
Ama batıda partiler arası tartışmalar genel olarak, vergi şu kadar olacak, sosyal yardımlar bu kadar olacak şeklinde geçer.
Batıda HDP gibi bir partiye bir gün müsade etmezler. Evet evet bir gün etmezler.
8. Bütün batıyı dolaşsanız Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya vs
İçinden Osmanlıya hayran 100 kişi bulamazsınız. Ama siz türkiyede sadece AVM leri gezseniz türk ismi taşıyan mağaza bulamazsınız. 
Batı ülkemizi ve insanımızı habersiz bir şekilde bu kadar asimile etmiştir.
9. Batıda asla ve kat'a bizde ki muhalif gazete ve partiler gibi medya kuruluşlarına bir gün müsade etmezler. Siz onların demokrasi falan dediklerine bakmayın.
Bunların asla bir Can Dündar'ı, E. Çölaşanı, Özdil'i ve Enes Kanter'i bir Ataklısı falan yoktur.
Amerika eski dışişleri bakanı Henry Kissinger şu sözünü unutmayın.
Amerika, başka ülkelerin hainlerini alır kullanır. Kendi hainlerini de bulur öldürür.
İşte batı ile ülkemiz arasında ki en büyük farklar bunlardır. Yoksa batının demokrat olduğundan, insanlara saygısından falan deyil.
Eğer iş çıkar ilişkisine gelsinde bakın
Batı insanı ana-babasını dahi tanımaz.
Selam ve dua ile
Mustafa DUMAN


Kelime-i tevhid  bir bütündür
لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ 

Allah’tan başka İlah yoktur. Hazreti Muhammed (S.A.V.) Allah’ın Resulüdür. 
Merhum Ahmet Hamdi Akseki Hoca’nın “Kelime-i Tevhid’in Ma’nâsındaki Şümûl” adlı makalesi son derece kıymetlidir. “Kim Lâ ilâhe illâllah derse cennete gider” Hadis-i Şerif’ini istismar ederek Peygamber’e iman etmeden de cennete gidilebileceğini iddia eden yerli oryantalistlere cevap veriyor..
“İslâm akidesinin esaslarının hepsi ‘Lâ ilâhe illâllah Muhammedü’n Resûlullah’ kelâmında toplanmıştır. Kelime-i Tevhid adını alan bu iki cümlenin anlamı İslâm dininin itikat esaslarının tamamını kaplayacak kadar geniştir. Bunu biraz açıklayalım: Önce, ‘Lâ ilâhe illâllah = Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur’ cümlesini ele alalım. Bu cümle, şüphe yok ki, bir Allah’ın varlığını ve O’ndan başka ibadet edilecek bir ilah olmadığını haber veriyor. Allah demek, varlığı zatının gereği olup, başka hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her şey kendisine muhtaç olan bir Vâcibu’l-vücûd demektir. Kendiliğinden mevcut olan bir şeyin çok kadîm, bâki, ezelî olması, hiçbir şeye benzememesi, yâni zâtında, sıfâtında, fiillerinde ortağı ve benzeri olmaması gerekir. Dolayısıyla, ‘Lâ ilâhe illâllah’ demek, halihazırda var olup hiçbir şeye benzemeyen ve ihtiyacı olmayan ebedî ve ezelî bir Allah’ın varlığını tasdik etmek demektir. 
Her şeyin Allah’a muhtaç olması, Allah’tan başkasının sonradan ve ancak Allah-ü Teâlâ’nın yaratmasıyla meydana geldiğini ifade eder. Her şeyi yok iken yaratıp meydana getiren Vâcibü’l-vücûdun ilim, hayat, irade, kudret, tekvin, kelâm, semi’ ve basar sıfatlarıyla muttasıf olması/nitelenmesi vaciptir. Bundan dolayı ‘Lâ ilâhe illâllah’, Allah-ü Teâlâ hakkında isbâtan ve nefyen imân ve itikâdı gerekli olan şeylerin hepsini kapsar. Anlamını düşünerek ‘Lâ ilâhe illâllah’ diyen bir adam, bütün bunlara iman etmiş olur.
‘Muhammedü’n-Resûlullâh=Muhammed-Aleyhi’s-selâm-Allah’ın Resûlüdür’ cümlesine gelince: Bundan bütün Peygamberlere, Meleklere, Semâvi kitaplara, Âhiret gününe ve Âhiret’ ahvâline iman dâhildir. Muhammed Aleyhisselâm’ın Allah’ın Resulü olduğunu tasdik etmek, bunların hepsine inanıp iman etmektir. Çünkü, Aleyhi’s-selâtü ve’s-selâm bunları tasdik eden bir Şeriat ile gelmiştir.
O’nun Peygamber olduğunu tasdik, söylediklerinin hepsini tasdik etmesini gerektirir. Daha ileri giderek diyebiliriz ki: ‘Muhammed’ün-Resûlullâh’ demek Allah’a, Peygamberlere, Meleklere ve diğer esaslara iman etmeyi içerir. Muhammed Aleyhi’s-selâm’ın Peygamberliğini candan kabul eden bir adam, O’nun haber verdiği her şeye iman etmiş demektir. Peygamberlerin güvenilir ve doğru olmalarının vacip, yüksek şereflerini kirletmeyecek insani hallerle muttasıf olmalarının câiz olması da buradan anlaşılır.
Görülüyor ki: ‘Lâilâhe illâ’llâh, Muhammedü’n Resûlullâh’ cümlesi kısa olmakla beraber, itikat esaslarının hepsini kapsar. Bundan dolayıdır ki, Peygamberimiz: ‘Lâ ilâhe illâ’llâh… diyen Cennete girdi, Cennete girmeyi hak etti’ buyurmuştur. Yine bunun için olmalıdır ki, bu, kalpte olan iman ve İslâm’a alâmet kılınmış, bunu dili ile söyleyen fertler iman ile hükmolunmuştur. Bundan dolayıdır ki aklı başında olan bir Müslüman’ın bütün iman esasları kendisinde toplanmış Lâ ilâhe illâllah’ı dilinden bırakmayıp her vakit söylemesi ve bunun anlamını düşünmesi gerekir.
Allah-ü Teâlâ Hazretleri, hepimizi   "‘Lâ ilâhe illâllah, Muhammedü’n-Resûlullâh’"     Kelime-i Tevhid’inin ihtiva ettiği akaid-i îmâniyeden ayırmayıp, bu itikat üzere ölmemizi ve son sözümüzün de ‘Eşhedü en lâ ilâhe illâllâh ve eşhedü enne Muhammede’n-abduhu ve Resûlü’ olmasını ve bunların muhtevî olduğu manayı her zaman hatırlamamızı nasip etsin, 
âmin...
Selam ve dua ile
Mustafa Duman


NAMAZDA, HER SELÂM DAN SONRA...                                         
"Allahümme ente'sselâm ve minke'sselâm tebârekte ve teâleyte yâze'lcelâli ve'l-ikrâm. "
Sözünü her namaz bitiminde selam sonrası söyleriz.  Ama kimin dediğini ve anlamını  bilmeden..
Mekke’ye yaklaşık 5 km. mesafede bulunan Hira (Nur) dağı 860 m. yüksekliği olan bir dağdır…
Hz. Hatice Validemiz, Efendimiz (sav)’i her zaman olduğu gibi damda beklerken yakınları: 
“Ey Hatice neden böyle yapıyorsun, hava çok sıcak, yaşlı vücudun yorgun düşecek.”dediler. 
O da  “Benim efendim güneşin altında iken ben gölgede duramam.” diyerek eşler arası muhabbettin, bir olmanın  ne manaya geldiğini bizzat yaşayarak göstermiştir.
Efendimiz (s.a.v.) Hirada bazen çok uzun süre kalırdı. Bu süre içinde  Hz. Hatice Vâlidemiz  bizzat Hira’ya kendi yiyecek ve erzak taşırdı. 
Evet, Hz. Hatice Vâlidemiz, muhterem eşi Hira Mağarası’na inzivaya çekildiğinde, yemeğini bizzat kendisi götürürdü. (5 yıl )
Peygamber Efendimiz (sav) bir gün Hira'da iken Cebrail as gelmiş, 
Şu gelen kimdir diye sormuş ve  
Hz. Hatice Validemizin Merve tepesinin olduğu  yerdeki evinden yürüyerek Hiraya yemek ve temiz kıyafet  getirdiğini söylemiş ve Allahu Tealanın Hatice Vâlidemize selamını iletmiş ve Cennette ona dinleneceği  köşk vereceğini bildirmiştir.
Bunun üzerine hanımına kıyamayan Efendimiz  dağdan aşağı inerek onu şimdiki Mescidi Icabe Mescidinin olduğu yerde karşılamıştır. Zira Hira Mağarası’na çıkan yolun meşakkatini bilir ve değerli eşine kıyamazdı.
Peygamberimize  Hz. Hatice Validemiz yemek getirdiğinde, Peygamberimiz (s.a.v):
Müjdeler olsun ey Hatice,  
Allah sana selam söyledi deyince,
Çok zeki olan Hz.  Hadice Vâlidemiz , (sen de Allah'a selam söyle dese olmayacak) en mükemmel olan şu şekilde selamı aldı ve cevapladı.
"Allahümme ente'sselâm ve minke'sselâm tebârekte ve teâleyte yâ ze'lcelâli ve'l-ikrâm. 
(Allah'ım sen selamsın. Selamet de sendendir.
Ey celâl ve ikrâm sâhibi sen münezzehsin, sen yücesin)" dedi.
Neden Hatice'yi Kübra ve Tahire dendiğini anlamak için bu yeterli...
Rahmetullâhi aleyhim ecmaiin İnşâAllâh..
Selam ve dua ile 
Mustafa DUMAN.
Mustafa diğer yazıları
x

Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
Çok Okunanlar Çok Okunanlar
Son YorumlarSon Yorumlar
AnketAnket

MHP'NİN HÜKÜMETE YAKLAŞIMINI NASIL BULUYORSUNUZ?

OLUMLU!
OLUMSUZ!
KARARSIZIM!
LİDER NE DERSE ODUR!
Lig FikstürüLig Fikstürü

Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
GAZETELER GAZETELER
YÖNETIM YÖNETIM
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.