Flaş Haber :
Hava Durumu

BAZEN DE DUYGULARIN DİLİNE KULAK VERMEK GEREKEBİLİR

24 Haziran 2022 - 194 okunma
Bazen ruh dünyanızda, bazen dilinizde, bazen de kaleminizde dile gelir içinizin ahı...   
   Çok da zararlı değil bu ah-ı efganlar…

Asıl hiçbir şeyi kafaya takmayandan ve de güç sahibi olduğu için küstahlaşanlardan, en çok da mazisinden kopuk atisinden endişesiz güruhtan tedirgin olmak lazım.

Herhalde 1900’lü yılların başında da bu güruh arz-ı endam etmiş olsa gerek ki Akif ahrete intikal eden ecdada şöyle anlatmış batı sevdalısı, güç budalası ve vurdumduymazlık abidesi olanların ahvalini:


Bir 1 kişi görseli olabilir

Sanmayın: Şevk-ı şahadetle coşan bir kan var…
Bizde leşten daha hissiz, daha kokmuş can var!

Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdarımıza!
Tükürün: Belki biraz duygu gelir arımıza!
Tükürün: Cephe-i lakaydına Şark’ın, tükürün!
Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere!”

İnsanlık yaratıldığından beri verilen mücadelelerde, hakkaniyet namına tavır alanlarda ümidin durağanlaştığı,  haklı olmasa da gücün galip göründüğü devirler hep olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

Allah’ın seçerek yarattığı ve insanlara rehber olarak gönderdiği peygamberlere baktığımızda hepsi de bir şekilde yaşadığı topluluklar tarafından pek çok ezaya uğramışlar, anlaşılmamışlar ya da anlaşılmak istenmemişlerdir.

“Hani Musa kavmine, “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti...

 Yine Hz. İsa’nın yalnız bırakılışı…
Peygamber Efendimiz(Sav)’e hitaben; “Neredeyse sen, onlar bu söze (Kur’âna) inanmıyorlar diye üzüntünden kendini helâk edeceksin” kudsi ifadesi derin bir sorumluluğu ifade eder.

O zaman,  Yunus’un tabiri ile 
“Bu yol uzaktır. Menzili çoktur. Geçidi yoktur. Derin sular var.”  diyerek yola revan olmak gerekir.

Aslında yakın bir zamandan örnek vermek gerekirse Rahmetli Başbuğ, cezaevinden çıktıktan sonra yeniden yapılanma için yaptığı bir toplantıda etrafındakilerin isteksizlik, umutsuzluk ve gönülsüzlük sergilediklerini görünce “ Kafamı bozmayın, lise çocuklarından başlarım.” çıkışı yılgınlığa yer olmadığını ifade eden güzel bir anekdot olsa gerek.

Kimi zamanlarda, karşımızdaki manzara tereddütlere sebep olsa, içimizdeki beyinsizler yüzünden beklenmedik cefalarla karşılaşılsa, hiç ummadığımız yerden onulmaz yaralar alınsa da asla ümitsizlik şiar olmamalıdır.

Bize düşen Allah’ın Saf suresinde buyurdu hal üzere olmaktır:
“Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.”
Evet, yapılması gereken belli!
 Fitneye, dedikoduya, riyakarlığa kapıları kapatmak... 

Birileri geçici mutlulukların  sarhoşluğunu yaşasa ve bazıları ihanetlerine yeni ihanetler eklese, dost sandıklarımız aldandıkları dünya menfaati uğruna dostlarına sırtını da dönse; asla vazgeçmeyi düşünmemek gerekir.

Ha bir de:
Onlardan kaldı bu toprak…
Biz gezip tozmayalım mı?
Yabanlar kıskanır diye.
Destan da yazmayalım mı?



SİVAS

Sivas...
Ruh kökümüze mana katan topraklar...
Sivas'ta yaşamasak da Sivas'a olan sevdamız kelimelerle izah edilemeyecek kadar büyüktür...

Sade, saf, ak alın dik baş yiğit insanların memleketi.
Asırları kucaklayıp köklü bir geçmişe sahiplik yapan kadim şehir.
Sultanlar şehri.
Tarihin derinliklerine derin izler salan, çağlar ötesinin engin kültürel mirasını nesilden nesile aktaran büyük Türk ve İslam medeniyetinin beşiği...
Pir Sultan Abdal'ın deyişi, Aşık Veysel'in sazı, Yavuz Bülent Bakiler'in sözü...
Saymakla bitiremeyeceğiniz kadar şairi, yazarı, devlet insanı olan Sivas...
Cumhuriyetin temelini atan şehir...

Ama...
Bir o kadar yorgun, bir o kadar mahzun şehir...
Ülkenin en büyük topraklarına sahip bir ilin, ülkenin dört bir yanına dağılmış insanları...

Tarım ve hayvancılık üzerinden geçimini sağlamaya çalışan Sivas, aynı zamanda sanayi ve teknoloji alanında da kıpırdamaya gayret gösteriyor.
Yeni ekonomik kaynakları devreye sokmak ve üretim merkezli bir atılım için  harekete geçmeye çalışıyor.
Bugüne kadar bu güzel şehirde görev yapan her devlet erkanı ve memleket sevdalısı elbette Sivas için çaba sarf etmiştir.
Bu da merkezi atama ve yerel yönetimlerin bir şehire yapacağı katkının açık göstergesidir.

...
Yerel yönetimler, yöneten ile yönetilen arasındaki en dinamik kamusal alanlardır. Merkezi yönetimlerden farklı olarak, toplumla sürekli iç içe olma durumu söz konusudur. Bu da toplumsal taleplerin ciddiyetle dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Toplumsal taleplerin uygulanması ve uygulamalar neticesinde ulaşılacak sosyal refahın ölçülmesi, yönetim erkini daima toplumsal beklentilerin takibine yoğunlaştırmaktadır. Bu durum da toplumcu ve üretken bir yönetimin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Toplumcu yönetim anlayışının en temel önceliği, toplumun yerel yönetime doğrudan ve dolaylı katılımını sağlamaktır. Akabinde şehrin dokusunu ortaya koymak ve tarihi hüviyetine sahip çıkılmak temel ilkedir.
Ayrıca toplumun bütün katmanlarının üretime katılımı sağlamak; toplumsal huzuru ve refahı sağlayacak yöntemler sergilemek, Cemiyet yararına açık/şeffaf talepleri ciddiye almak esastır.

Hakeza;
Toplumcu anlayış, çağın ruhunu okumayı ve yaptığı her faaliyet ile çağlar ötesini aydınlatacak kadar derin olmayı gerekli kılar. 

...
Bu temel değerlendirmeler, Sivas'ın da yeni hamlelere ihtiyacı olduğunu ortaya koymaktadır. Bütüncül bir yaklaşımla coşkulu, somut, analizi kuvvetli atılımlar Sivas'ın geleceğini şekillendirecektir.
Hakeza Sivas, tarihten günümüze taşıdığı önemini yeniden bütün yönleriyle ortaya koymalıdır.
Ve ümit ediyoruz ki Sivas, el ele vererek yeni ufuklara doğru emin adımlarla yürüyecektir.


Gazi KARABULUT
Gazi diğer yazıları
x

Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
Son YorumlarSon Yorumlar
AnketAnket

MHP'NİN HÜKÜMETE YAKLAŞIMINI NASIL BULUYORSUNUZ?

OLUMLU!
OLUMSUZ!
KARARSIZIM!
LİDER NE DERSE ODUR!
Lig FikstürüLig Fikstürü

Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
GAZETELER GAZETELER
YÖNETIM YÖNETIM
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.