Ana Sayfa > MHP HABER

"TERÖR BİTECEKTİR, BÖLÜCÜLÜK BATAĞI KURUTULACAKTIR"
Flaş Haber
11 Ocak 2022
Bu haber 123 kez okundu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, HDP'li vekilin teröristle fotoğrafının çıkmasına ilişkin "Biz, TBMM'de terörist istemiyoruz, dokunulmazlığı kaldırılmalı.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Bahçeli, HDP'li vekilin teröristle fotoğrafının çıkmasına ilişkin "Biz, TBMM'de terörist istemiyoruz, dokunulmazlığı kaldırılmalı. 
Biz terör örgütüne eleman devşiren HDP'yi Türk siyaset hayatında 1 saniye bile görmeye tahammül edemiyoruz" dedi. 
Bahçeli muhalefetin erken seçim çağrılarına tepki göstererek "Dün hedef Bülent Ecevit’ti, bugün Recep Tayyip Erdoğan’dır. 
İsimler değişse de oyun hep aynı oyundur. 
Kurgu aynıdır, kumpas aynıdır, komplo aynıdır. 
57’inci hükümet gitti gitmesine, ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesi gitmeyecek, demokrasi düşmanlarının Sayın Cumhurbaşkanımızı göndermeye gücü asla yetmeyecektir." ifadelerini kullandı. 
Bahçeli, Türk Tabipleri Birliği'nin TURKOVAC aşısına ilişkin açıklamaları nedeniyle de "Bu örgüt koronavirüsün Omicron varyantı gibidir. 
Türk Tabipler Birliği bugün değilse ne zaman kapatılacaktır?" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin,TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.11 Ocak 2022

Değerli Milletvekilleri,
Medyamızın Mümtaz Temsilcileri,
Haftalık olağan Meclis grup toplantımıza başlarken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize en halisane selam ve sevgilerimi iletiyorum.
8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Şanlıurfa’nın Akçakale sınırındaki bir yol güzergahına PKK – YPG’li teröristler tarafından tuzaklanmış el yapımı patlayıcının bir askeri aracımızın geçişi esnasında infilak etmesiyle üç askerimiz şehit düşmüş, bir askerimiz de yaralanmıştır.
Şehitlerimize bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmetler, yaralı askerimize de şifalar niyaz ediyorum.
Hepimizin, aziz milletimizin, kederli ailelerinin ve silah arkadaşlarının başı sağ olsun diyorum.
Merhum Hüseyin Nihal Atsız’ın adeta haykırarak söylediği gibi;
İnsan büyür beşikte, mezarda yatmak için,
Ve kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için.
İşte o kahramanlar aziz şehitlerimizdir.
Merhum Osman Yüksel Serdengeçti ise “Bir Kahraman Bekliyoruz” isimli şiirinde hamiyet ve heyecanla bezenmiş şu dizeleri terennüm etmişti:
Ufukları kaplasın bayraklarımız al, al,
Göklere zaferimizi çizsin vahşi bir kartal!
Kahramanlar büyüsün masalda dev misali,
Eğilsin, öpsün gökler, canım nazlı hilali…
Ordularım yeniden Tuna’ya akın etsin!
Bir Yıldırım çaksın da uzağı yakın etsin!
Selam dursun karşısında bütün şerefler, şanlar!
Namını tebcil etsin, yıldızlar Kehkeşanlar…
İçimde hiç sönmeyen bir fetih sevdası var,
Yavuz gibi diyorum: Bu dünya insana dar!

Kararlılıkla ifade ediyorum ki, Türk milleti terörizmin hain planlarına, terör örgütlerinin kanlı saldırılarına baş eğmeyecek, diz çökmeyecektir.
Teröristler sadece insanımızın değil, esasen tüm insanlığın ortak kan davalısı, ortak can düşmanıdır.
Terörizmin hiçbir şekli, hiçbir türü, hiçbir türevi masum değildir, meşru değildir.
Şu gerçeği itiraf etmek gerekir ki, Türkiye’nin üstesinden gelinmesi kaçınılmaz olan öncelikli sorunu, bize göre sorunlar piramidinin zirvesine oturmuş bölücü terördür.
Bu melametin, bu melanetin hakkından gelemedikten sonra hayatın diğer alanlarında tam bir istikrar yakalamamız çok zor ve zahmetli, belki de imkansız olacaktır.
Terör sorunu ülkemizin henüz kabuk bağlamamış yarasıdır.
Zaman zaman kanatılan bu yara açık olduğu müddetçe üzerine konmak için fırsat kollayan pek çok iç ve dış mahreçli haşarat ve husumet odağı çıkacaktır, bugüne kadar da çıkmıştır.
Ekonomik istikrarımızın sürekliliği, siyasal dirliğimizin sürdürülebilirliği, toplumsal huzurumuzun sükûneti, bölgesel ve küresel caydırıcılığımızın sürati terörle mücadeleden alınacak kalıcı ve kesin sonuçlara bire bir bağlıdır.
Sınırlarımızın mücavir alanlarında, dağlarda, şehirlerde, mezralarda, belediyelerde, bürokraside ve Gazi Meclis’te bölücü teröristleri temizlemedikten, her anlamda yüzleşmedikten sonra rahat bulamayız, güvende olamayız.
Nitekim ellerinde hançer ile arkamızdan dolaşıp gaflet ve rehavet anımızı kollayan alçakları köklü bir tasfiye ve tecziye süreciyle berhava etmek mecburiyeti omuzlarımızdadır.
Milli bekamız, milli birliğimiz, milli güvenliğimiz buna bağlıdır.
Bayrak inmesin diye yavrularını mezara indiren şehit analarına, şehit babalarına vefa ve minnet borcumuzu kesinlikle ödemek durumundayız.
Biz TBMM’de terörist istemiyoruz.
Biz terör örgütüne eleman devşiren, sözde Kürdistan propagandasıyla sabırlarımızı kevgire çeviren HDP’yi Türk siyaset ve demokrasi hayatında bir saniye bile görmeye tahammül edemiyoruz.
Anayasa Mahkemesi’nin görevini de bihakkın yapmasını bekliyoruz.
İblis’e piyonluk yapan bölücü terör uzantılarının, tertemiz millet iradesiyle tecelli etmiş, ordular kurup, ordular yönetmiş, Milli Mücadele’yi cesaretle yürüterek devlet kurmuş Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunması züldür, zulümdür, zillettir.
Mehmetlerimize kurşun sıkan hainlerle düşüp kalkacaklar, terör kamplarında ideolojik ve silah eğitimi alacaklar, sonra da karşımıza geçip demokrasi, özgürlük, insan hakları, barış ezberlerini utanmadan sıkılmadan arka arkaya sıralayacaklar, Bu ne kepazeliktir?
Bu ne pişkinliktir? 
Bu ne pervasızlıktır?
29 Nisan 2017’de Adıyaman merkeze bağlı Akçalı kırsalında Türk Silahlı Kuvvetlerimizin operasyonuyla imha edilen dört teröristten birisi olan Koçero Meleti kod adlı Volkan Bora’nın, şu anda HDP Diyarbakır Milletvekili olan bir kadının nasıl karanlık münasebet kurduğu deşifre olmuştur.
Bu bölücü milletvekili hakkında lazım gelen hukuki takibat, dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili tasarruf derhal temin ve tekemmül etmelidir.
Terörist sevdalıları Meclis koridorlarındadır.
Kamplara gidip gelen insanlık defoları, ihaneti tevzi eden terör trafoları Meclis sıralarındadır.
Bu kadar şehit veriyoruz, bu kadar acı yaşıyoruz, bir HDP’linin çıkıp da terör saldırılarını kınadığını, şehitlerimize rahmet dilediğini, hunhar eylemleri reddettiğini bileniniz, işiteniniz var mıdır?
Yeri gelmişken sizlerle daha vahim nitelikli bir tespitimi paylaşayım, geçtiğimiz Cumartesi günü üç kahramanımızın şehadeti neticesinde, toplumun her kesiminden doğal ve doğru olacağı şekilde taziye mesajları paylaşılmıştır.
Bizim de bu kapsamdaki mesajımız sizlerin ve milletimizin malumudur.
CHP Genel Başkanı’nın yayımladığı taziye mesajına lütfen dikkat buyurunuz, Kılıçdaroğlu özet olarak dedi ki: “Barış Pınarı Bölgesi Gültepe Hudut Karakolu’nda askeri araç geçerken yaşanan patlamada şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.”
Daha ilginç ve düşündürücü taziye mesajını bizatihi İP Başkanı gündeme taşıdı ve kısaca şunları dile getirdi: “Şanlıurfa’da patlama sonucu şehit verdiğimiz kahraman Mehmetçiklerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum.”
Patlayan nedir, belli değil.
Patlatan kimlerdir, açık ve net değil.
Balon mu patladı, boru mu patladı, tüp mü patladı, lastik mi patladı, bomba mı patladı, anlayan yoktur, anlatan yoktur.
PKK’ya, YPG’ye tek bir laf yoktur, tek bir atıf yoktur, tek bir eleştiri yoktur.
Bir yanda bu kadar yok ortadayken, diğer yanda bölücülerle işbirliği vardır, terörle ittifak vardır, patlama ortaklığı vardır, ağız birliği vardır, vatan hainleriyle irtibat vardır ve karşımızdadır.
HDP’yi küstürmemek için kırk dereden su taşıyanlar, PKK’yı gücendirmemek, incitmemek için suya sabuna dokunmaktan kaçınanlar samimiyet fukarası, millet ve milliyet muhalifleridir.
Zira her şey gün gibi meydandadır.
Ey zillet partileri, çekinmeyin, telaşa kapılmayın, yürekliyseniz itiraf edin, PKK bomba tuzakladı, sonra da patlattı derseniz sadece ve sadece adam olursunuz, ahlaklı olursunuz, dürüst olursunuz, tutarlı olursunuz.
Faili meçhul kanlı fiille ilgili konuşmaktan imtina etmek su katılmamış korkaklıktır.
Dahası bu korkakça tutum Firavun siyasetidir, bölücülüğe sinyaldir, terör simsarlığıdır.
Ve Türk milleti nezdinde yok hükmündedir.
Şehitlerimizin hakkını bölücü teröristler kadar ağızlarına alamayanların ne yatacak, ne de kaçacak yerleri kalmıştır.
CHP Genel Başkanı, geçen hafta katıldığı bir televizyon programında, milletimizin gözünün içine baka baka, bir yalana bin yalan ekleyerek şu ibret verici değerlendirmelerde bulunmuştu:
“Terör konusunda bir şey geldi de biz hayır mı dedik? Terörle mücadele ederken yapmayın, etmeyin mi dedik, hayır!”
Bu temelsiz, mesnetsiz, gerçekle bağdaşmayan açıklamayı duyduktan sonra ne söylesek boştur, neyi dile getirsek boşunadır.
Türkiye’nin değişen terörle mücadele stratejisi kapsamında, terörü kaynağında engellemek asıldır, esastır, önceliklidir.
Bu maksatla Irak ve Suriye’ye asker gönderilmesini iki yıl uzatan Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi 26 Eylül 2021 Salı günü TBMM’de oylanırken CHP hayır dedi mi? Elbette dedi.
Bu Tezkereye HDP hayır dedi mi? 
Kuşkusuz dedi.
İP, sadece iki-üç milletvekiliyle oylamaya iştirak edip kerhen evet dedi mi? 
Bu da oldu, gönülsüz iki-üç evetle durumu kurtarmaya çalıştıkları görüldü.
O halde CHP Genel Başkanı kuyruklu yalana nasıl başvurabiliyor?
Milletimizi kandırmaya ne hakla cüret edebiliyor?
Kılıçdaroğlu’na bakarsanız, “Suriye’ye barış getireceğiz” masalını dinlersiniz.
“Bütün komşularımızla barışacağız” palavrasını duyarsınız.
“Neden bizim askerimiz Suriye’de şehit olsun” diye sorup, ne arıyoruz orada, ne yapıyoruz Libya’da diyen, Irak ve Suriye Tezkeresine hayır oyu kullanan Kılıçdaroğlu mu terörle mücadeleyi destekliyor?
Bu şahıs, herkesi kör, alemi sersem mi sanıyor?
CHP Genel Başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde terör örgütüyle irtibat ve iltisak içinde olanların işe alınmasıyla ilgili devam eden teftiş ve tetkik sürecinde görevli müfettişlere ateş püskürüyor.
Çünkü çiğ süt içtiğinden karnı ağrıyor, hesabını veremeyeceği açıklarından dolayı korkuya kapılıyor.
İmralı canisi tarafından kurdurulan ve PKK/KCK’nın şehir yapılanması arasında yer alan DİAYDER’in referansıyla belediyede işe girdikleri iddia edilenlerin destekçisi çok açık söylüyorum ki, Kemal Kılıçdaroğlu’dur.
Bize sarayın sözcüsü diyen Kılıçdaroğlu, Kandil’in teşrifatçısı, Kandil’in termikçisi, Kandil’in tedarikçisidir.
Buradan soruyorum, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanmış DİAYDER iddianamesinde Kılıçdaroğlu’nun adı geçiyor mu geçmiyor mu?
Bu zat, terör aparatı DİAYDER’in bölücü mensuplarıyla toplantı yaptı mı yapmadı mı?
Saklanma Kılıçdaroğlu, çık karşımıza mertçe söyle, adamsan bu soruların cevabını ver.
Özellikle hatırlatırım ki, yalan söylemek, vicdanı müebbet hapse mahkûm eden bir suçtur.
Bir yalan, bin doğrudan şüphe duyulmasını sağlayacaktır.
Her yalancı, aynı zamanda korkaklık simgesidir.
Sayın Kılıçdaroğlu, yalanı avuç avuç içiyorsun da, yeri geldiğinde bir damla gerçeği yutmaya cesaret edemeyecek kadar denge kaybı yaşıyorsun.
Tavsiyem, iyi bir hafızaya sahip olmandır, en azından söylediğin yalanları unutmazsın, ezkaza mahcup düşmezsin, taktığın maskeni de kaybetmezsin.

Değerli Arkadaşlarım,
Suriye’nin kuzeyi de dahil olmak üzere, 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar sayıları 33 bini geçen terörist, 2021 yılının tamamında ise 2 bin 795 terörist etkisiz hale getirilmiştir.
Şehitlerimizin katilleri için hiçbir yer artık emniyetli değildir.
Cezalandırma operasyonları kahramanca icra edilmektedir.
Hainlerin döktükleri kanda boğulacakları da kesindir.
Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Türk Polis Teşkilatımıza, güvenlik korucularımıza, bu cümleden olmak üzere devletimize ve hükümetimize sonuna kadar güveniyor, dağ gibi arkalarında durduğumuzu tekraren vurguluyorum.
TBMM Karma Komisyonu’nda bekletilen veya Genel Kurul’a sevk edilen milletvekili dokunulmazlık dosyalarının bir an evvel görüşülüp gereğinin yapılmasını hukuk ve demokrasi namusunun müdafaası açısından zorunlu addediyorum.
Türkiye’nin 2023 yılına bölücü terörün başını kaldıramayacak ölçüde yere sererek gireceğinden; bu belanın, bu badirenin tamamıyla hayatımızdan sökülüp atılacağından en küçük kuşku duymuyorum.
Vatan topraklarına emanet ettiğimiz kahramanlarımızın kanı yerde kalmayacak, sorulacak hesapları da mahşere bırakılmayacaktır.
Türkiye, terörün belini kırıp başını ezdikten sonra ekonomik olarak sıçrayacak, huzuru katbekat büyüyecek, milli birlik ve kardeşlik alanında gücüne güç katacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi’ni bilhassa Kürt düşmanı göstermeye gayret eden sicili lekeli şerefsizlere diyorum ki, bizim Kürt kökenli kardeşlerimize duyduğumuz muhabbet ve hürmet, sizin tahayyül ve tasavvur sınırlarınızın alamayacağı kadar derindir, köklüdür.
Türk ile Kürt ezeli ve ebedi kardeştir, Türk milletinin mensuplarıdır.
Bozguncular kalleştir, kahpedir.
Aziz millet varlığının büyük tehlikelere maruz kaldığı bugünkü süreçte, ayrıntılarla meşgul olamayacak kadar hassas bir dönemden geçildiğinin farkındayız.
Ve kucaklaşmanın adresi olarak Milliyetçi Hareket Partisi’ni, Cumhur İttifakı’nı görüyor, buna inanıyoruz.
Uzlaşma ve huzurun adresi Milliyetçi Hareket Partisi’dir, Cumhur İttifakı’dır.
Bizim yüreğimizde herkese yer vardır.
Bizim gönlümüzde herkese yetecek sevgi vardır.
Bu topraklara vatanım diyen,
Bu insanlara milletim diyen herkese kucağımız açıktır.
Bu bayrak benim, bu ülke benim diyen herkes özbeöz kardeşimizdir.
Ürkeceğimiz bir şaibe alanı, izahını yapmaktan uzak duracağımız bir muamma hali, hesabını vermekten korku duyacağımız merdiven altı bir ilişki ağı yoktur, hiç de olmamıştır.
Tarafımız doğrudur, alnımız paktır, yönümüz haktır.
Karşımıza kim çıkarsa çıksın, hiç fark etmez.
Cumhur İttifakı olarak alayına yeteriz.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak hepsine gününü gösteririz.
Terör bitecektir, bölücülük bataklığı kurutulacaktır, teröristler ya bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri önünde hesap verecekler, ya da yok edileceklerdir.
22 Mart 2016 tarihli Meclis Grup Toplantımızda açıkladığım, şu anda devam eden muazzam mücadele sürecine bir nebze de olsa katkı vereceğini umut ettiğim sekiz maddelik terörle mücadele önerilerimizi tekraren sizlerle ve aziz milletimizle paylaşmaktan bahtiyarlık duyacağım:

1-  Terörle mücadele, teröristle mücadele değildir.
Zaman ve mekân üstü, tarihsel perspektiften beslenen yüksek akıl ve algı gerektirmektedir.
Önce olanı, olmuşu ve olacağı bütüncül ve derinlikli yorumlayan yüksekten ve analitik bakış demek olan “terörizmle mücadele vizyonu” geliştirilmelidir.

2- Terörle mücadele terörün inisiyatif ve ön aldığı süreçte her ölümden sonra gösterilen günlük tepkiler değildir.
İkinci aşamada yapılacakların tamamının kavrandığı ve unsurların tamamının vizyona göre yapılandırıldığı “terörle mücadele konsepti” oluşturulmalıdır.

3- Terörle mücadele, toplumun mağdur ve devletin seyirci durumunda olduğu doğaçlama mücadele sahası da değildir.
Üçüncü aşamada vizyondan beslenen, konseptten çıkartılan ve bütün milli güç unsurlarını sorumluluk bilinciyle seferber eden “terörle mücadele stratejisi” ortaya konulmalıdır.

4- Terörle mücadele, vizyon, karar ve uygulamanın bütün unsurlara yön verdiği yönetilen, daha doğrusu yönetilmesi gereken bir süreç demektir.
Dördüncü aşamada bu stratejinin ülkemizdeki resmi veya gayri resmi, özel veya tüzel bütün unsurlara görev yükleyen “terörle mücadele siyaseti” oluşturulmalıdır.

5- Terörle mücadele, mücadele edilen kavram, grup ve taraflar hakkında toplumsal bir ittifakın olmasını, oluşmasını ve olgunlaşmasını gerektirmektedir.
Beşinci aşamada, terör üzerindeki ortak iradenin ve yükümlülüklerin belirlenmesi ve toplumun kazanılması için “terörle mücadelede kitle kazanma programı” devreye sokulmalıdır.

6- Terörle mücadele yalnızca asker, polis ve korucuya ihale edilmiş basit bir asayiş sorunu değildir.
Sorunun içten ve dıştan alabileceği bütün desteklerin kesilmesini sağlayacak kadar kapsamlı “diplomatik mücadele eylem planı” hazırlanmalı, eşgüdüm halinde uygulanmalıdır.

7- Terörle mücadele silahtan mayına, tuzaklı bombadan hendek kazmaya, pusudan baskın ve intihar eylemine kadar çok değişken ve dinamik bir alan olması nedeniyle mutat tedbir ve düzenlemelerle önlenemeyecektir.
Teröristin eylem şekli ve yöntemlerinin değişmesi süreçlerinde ön alarak ilgili güvenlik kuvvetlerini yeni şart ve durumlarla uyumlu olarak eğitecek, donatacak ve yönetecek “teröristle mücadele taktik eğitim ve icra programı” uygulanmalıdır.

8-  Terörle mücadele içte olduğu kadar dışta da ittifak ve istikrar gerektiren bir ilişkiler alanıdır.
Bu itibarla tutarlı, dengeli, istikrarlı bir “terörle mücadele tanıtım çalışmasına” ihtiyaç vardır.
Ve bunun ikmali diğer önerilerimizle eşzamanlı yapılmalıdır.
İnsanımızın hasretle beklediği ve fazlasıyla hak ettiği ulaşılabilecek hedefimiz;
Huzur ve emniyet içinde olacağı,
Ekonomik sorunların tamamen gündemden çıkacağı,
Adaletin, hakkaniyetin ve merhametin hakim kılınacağı,
Başı dik, alnı açık, yüzü ak insanların yaşayacağı bir Türkiye gerçeğidir.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bunu sağlamaya hem kararlıdır, hem hazırlıklıdır, hem de kabiliyet ve kalitesiyle muktedirdir.
Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümü bu çerçevede bir misak, bir milat, bir müjdedir.

Muhterem Milletvekilleri,
İstiklalinden yoksun bir milletin insanlık aleminde uşaklıktan başka bir seçeneği olmayacağını kutlu ceddimiz saat gibi işleyen hafızasında tutmuş, bizlere de miras bırakmıştır.
Türk milleti bağımsızlık onuruna düşkün bir millettir.
Milli varlığımız mazinin ihtişamından doğup istikbalin kör noktalarına, karanlık köşelerine ışık tutan gür bir meşale halinde yüzyıllarca parlamış, buna da devam etmektedir.
Bu meşale sönmedikçe Türk milleti istiklal iradesini, istikbal iddiasını, ihtiramla perçinlenmiş irfanını sürdürecek, zulmetin çıbanbaşları hiçbir zaman nefes ve mesafe alamayacaklardır.
Türkiye Cumhuriyeti çok şükür bu meşalenin aydınlığıyla ilerlemektedir.
Milli devletimiz; temelleri çürümüş, ömrü tamamlanmış, yedi düvelin paylaşım masasına koyulmuş imparatorluğumuzun yıkıntıları arasından sivrilip çıkmış, silkinip belini doğrultmuştur.
29 Ekim 1923; geçmişten keskin bir kopuş olmayıp, tam tersine asırlarca süregelen Türk-İslam mefkûresinin yeni bir yorumu, yeni bir soluğu, yeni bir mimarisi olarak belirmiştir.
Devletimiz, "ya istiklâl ya ölüm" seslenişinden yola çıkılarak verilen Millî Mücadele safhalarını etap etap, hezimetlerin bağrından doğan zaferleri aşama aşama özümseyen bir millet eseri olarak bugünlere erişmiştir.
Tarihin her döneminde, Türk milleti, Türk ve İslam coğrafyaları devamlı hedef olmuş, önyargıların, peşin hükümlerin, bitmeyen hesaplaşmaların, dinmeyen nefretlerin ağırlık merkezini teşkil etmiştir.
Milli kültür havzamız sürekli tahrik ve tertiplere, sonu gelmeyen bölüşüm ve nüfuz mücadelelerine sahne olmuştur.
Bildiğiniz gibi, büyük İslam düşünürü İbn-i Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü tekrar tekrar ifade edilmektedir.
Halbuki coğrafyayı vatan yapan yüksek şuur feyzini ve fikrini her şeyden evvel; sabırdan, akıldan, stratejiden, ülkülerden, çalışmaktan, mücadeleden, imandan, fedakarlıktan, aynı ortak geçmişi, aynı ortak gelecekte buluşturma iradesinden almaktadır.
Türklüğün jeopolitik ufku çok geniş bir coğrafyanın fırsatlarına da, risk ve tehditlerine de açıktır, aşinadır.
Emperyalizmin ele geçirme, kontrol etme, yönetme, sömürme, denetimli istikrarsızlıklar çıkarma planları hiçbir dönemde irtifa kaybetmemiştir.
Ne üzücü bir tarih ve beşeriyet gerçeğidir ki, nerede bir Türk ve İslam ülkesi varsa, nerede azgelişmiş veya gelişmekte olan bir ülke bulunuyorsa, işte orada sistematik oyunlar, sürekli operasyonlar, yürek burkan cepheleşmeler sökün etmiş, provoke edilmiştir.
Aslında içten içe kaynayan, biteviye kamçılanan bir milletler mücadelesi, bir medeniyetler çatışması hakimdir ve müessiriyeti ortadadır.
Önemle ifade etmek arzusu taşıyorum ki, 2 Ocak 2022 Pazar gününden itibaren Kazakistan’da fitili tutuşturulan toplumsal olayların, şiddet dozajı yüksek iç kargaşanın yalnızca sıvılaştırılmış petrol gazına yapılan zamlarla, yalnızca sosyo-ekonomik olumsuzluklarla tanım ve tavzihinin yapılması basit ve kolaycı bir yaklaşımdır.
Bize göre, dost ve kardeş ülke Kazakistan’daki kanlı gösteriler mağdur kitlelerin hak arayışı, refah ve özgürlük talebi de değildir.
Orta Asya, dünyanın kalpgahı olduğu kadar, küresel ekonominin, küresel siyasi mücadelelerin, çok boyutlu ticaret ve güvenlik müzakerelerinin ana mihveridir.
Bu haliyle stratejik değeri üst düzeydedir.
Kazakistan’da şikayet konusu zamlar geri alınmıştır, yeni sözler verilmiştir, yeni paketlerin açıklanması gündemdedir, fakat olayların durulması, önünün alınması ülkenin her bölgesinde mümkün olmamıştır.
Bu ülkede hükümet istifa etmiş, Nur Sultan Nazarbayev Güvenlik Konseyi Başkanlığı’ndan ayrılmak durumunda kalmıştır.
Meselenin can alıcı noktası şudur, Kazakistan’da devlet sokak gösterilerine, kanunsuz göstericilere tüm imkanlarıyla direnmiştir.
Güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşanarak çok sayıda ölüm ve yaralanma vakası görülmüştür.
Özellikle ülkenin güneyindeki Almatı’da polis araçları ateşe verilmiş, devlet binaları işgal edilmiş, sonuç itibariyle OHAL ilanı mecburi hale gelmiştir.
21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde, Ortadoğu’dan Orta Asya’ya; Doğu Avrupa’dan Balkanlar’a, Hicaz Çöllerinden Sahra Altı Afrika’sına kadar tükenmez, sonu gelmez çatışmaların projelendirildiği anlaşılmaktadır.
Egemen güçler arasında sıkışan devletleri içten çözme, halklarıyla karşı karşıya getirme, yeni bir renkli devrim kuşağı oluşturma çabası kuvveden fiile geçmiştir.
Ortadoğu’da yaşanan budur.
Latin Amerika’da görülen budur.
Balkanlar’da yapılmak istenen bundan ibarettir.
Ekonomik sıkıntıların siyasal itirazlarla tepkimeye girmesi, yabancı vakıfların, sivil toplum kuruluşlarının, taşeron siyasetçilerin kışkırtmasıyla, kılıfı demokrasi olan iç isyan ve karışıklıklar tahrik edilmektedir.
Bu söylediklerim bir vehmin sonucu olarak değerlendirilmemelidir.
Toplumların siyasi ve ekonomik talepleri, dış güçlerin, dış telkinlerin, dış destekçilerin vasıtasıyla silaha dönüştürülmekte, beliren namlu ise bu toplumlar tarafından kendi devletlerine, kendi bağımsızlıklarına çevrilmektedir.
Kazakistan’daki olayların gerçek içyüzünü kesin ifadelerle söyleyebilmek için yeterli bilgi ve belgeye elbette sahip değiliz.
Ancak gelişmelerin seyrine baktığımızda, tarihten edindiğimiz tecrübeleri yorumlarımıza kattığımızda, zalim parmakların, çıkar hesabı yapan küresel emellerin devrede olduğunu söylemek tutarsız ve temelsiz bir iddia olmayacaktır.
Coğrafyaların üzerinde hakimiyet fırtınası esmekte, güç mücadeleleri hiçbir değer ve insani miras tanımamaktadır.
Demokrasi bu süreçte en çok istismar edilen kavramdır.
Özgürlük sorunları, ekonomik çarpıklıklar, hayat pahalılıkları haddinden fazla abartılan, işin özünde dehşet verici güvenlik açmazlarına dönüşme ihtimali olan konu başlıkları olarak sıcaklığını korumaktadır.
Esasen İkinci Dünya Savaşı ertesinde kurulan dünya düzeni sarsılmaktadır.
En başta Rusya-Ukrayna sorunu çerçevesinde Doğu-Batı arasındaki rekabet kızışırken, bloklar arasındaki fay hatları da çatlamaktadır.
Salgın dönemi dikkate alındığında, başka bir dünyanın kapılarının aralandığı, hatta bu dünyanın mümkün ve muhtemel olduğu hesaba katıldığında, yıldızı parlayan ülkelerin varlığı da açıkça görülecektir.
Bu ülkelerden birisi olan Türkiye’nin, 2023 hedefleri doğrultusunda mücadelesi devam ettikçe, peş peşe engelleyici hamleler, önleyici iç ve dış dayatmalar vuku bulmaktadır.
Aynı şeyin Kazakistan için de geçerli olduğu kanaatindeyim.
Bağımsızlığının 30’uncu yıl dönümünde dünya çapında siyasi ve stratejik bir mevkie ulaşan bu dost ve kardeş ülkenin önünün kesilmesi, buhrana sürüklenmesi, hatta uzaktan kumanda edilen bir iç çatışma girdabına çekilmesi hususunda doğu-batı menşeli bir rol paylaşımının tedavülde tutulduğunu ileri sürmek mantıken ihmal edilmemesi gereken bir husustur.
Kazakistan’ın coğrafyası, bir zamanlar Türk imparatorluklarının merkeziydi.
Muazzam tarihi mirasıyla Türk dünyasının kilit taşı Kazakistan’dır.
2010’daki İstanbul Zirvesi’nde resmen hayata geçirilen Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi yani Türk Konseyi’nin adının 12 Kasım 2021’de Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirilmesi, Kazakistan’ın da bu teşkilatın asli üyesi olması pek çok çevreyi ürkütmüştür.
Daha doğrusu Türk Devletleri Teşkilatı dünya siyasi dengelerini, bölgesel dinamikleri sarsmış, seslendirilen barış, huzur, güvenlik ve adil paylaşım çağrılarını idrakten kaçınan yayılmacı ve bölge üzerinde hak iddia eden ülkeleri teyakkuza geçirmiştir.
Bize kalırsa, Kazakistan’daki yasa dışı gösterilerde FETÖ parmağını çok iyi araştırmak acildir, elzemdir.
Bu casus ve haşhaşi terör örgütünün hedef ülkelerde nasıl maşa gibi kullanıldığını en iyi bilen ve tanıyan ülke Türkiye’dir.
Sorun sadece Kazakistan’ın sorunu değildir, ben Türküm diyen herkesin ortak ve ertelenemez sorunudur.
Kazakistan’ın iç işlerine saygımız vardır ve tartışmasızdır.
Fakat kardeşimiz zordaysa onun yanında durmak, onun yardımına koşmak, onunla dayanışma içine girmek milli irademizin ve kültürel itibarımızın şaşmaz ve şüphe götürmez bir gerçeğidir.
Adımız birse, mücadelemiz de bir olmalıdır.
Acımız birse, teröristlere karşı tavrımız, tutumumuz da aynı olmalıdır.
Komşu komşunun külüne, kardeş kardeşin yardım eline muhtaçtır.
Nasıl Karabağ’da Azerbaycan ile tek yürek olmuşsak, Kazakistan’la da Nur-Sultan’da beraber olmamızın önünde herhangi mani bir hal yoktur.
Kazakistan’da bugün yapılan, yarın Türkiye’de denenmek, Türkiye’de test edilmek istenecektir.
Çünkü Türk Devletleri Teşkilatı’nın iradesi muhasım ve müdahaleci güçleri korkuya sevk etmektedir.
Şablon aynıdır. 
Söylemler benzerdir. 
Propaganda kaynakları, provokasyon mekanizmaları birbirine çok yakındır.
Özellikle geçmişte bizatihi şahit olduğum ve bugünle de ilişkilendirdiğim bir hadiseyi takdirlerinize sunmak istiyorum:
4 Temmuz 2002’de, 57’inci Koalisyon Hükümeti’ni oluşturan partilerin Genel Başkanları olarak, Türkiye ekonomisinde yaşanan sorunlarla ilgili Başbakanlık Konutu’nda bir toplantı yapmıştık.
Tutanakları şahsımda mahfuz bu toplantıya ekonomi bürokratları, ilgili bakanlar ve pek tabii Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş de katılmıştı.
Bakanlık görevini DSP kontenjanından üstlenmiş bu kiralık batı komiseri, o günkü toplantıda defalarca siyasi belirsizlikten bahsetmiş, yeni bir siyasi senaryoya ihtiyaç olduğunu sürekli vurgulamıştı.
Aynı şeyi dönemin Merkez Bankası Başkanı’yla diğer ekonomi bürokratları da telaffuz etmiştir.
Derviş, müteakiben Merhum Ecevit’in koltuğundan inmesini sağlayacak, koalisyon hükümetini dağıtacak, kendisine verilen talimat listesinde ne var ne yoksa uygulanmasına refakat edecekti.
Dün siyasi belirsizlikten bahseden tehlikeli zihniyetin çırakları, bugün erken seçim dayatmalarıyla aynısını tekrarlamaktadır.
Gerçekten de Kemal Derviş’in yetiştirmeleri CHP’de köşe başlarını tutmuştur.
Yeni siyasi senaryoya ihtiyaç var diyenler çoğalmıştır.
Dün hedef Bülent Ecevit’ti, bugün Recep Tayyip Erdoğan’dır.
İsimler değişse de oyun hep aynı oyundur.
Kurgu aynıdır, kumpas aynıdır, komplo aynıdır.
57’inci hükümet gitti gitmesine, ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesi gitmeyecek, demokrasi düşmanlarının Sayın Cumhurbaşkanımızı göndermeye gücü asla yetmeyecektir.
Egemenliğin sahibi büyük Türk milletidir.
Millet ne diyorsa, neyi hükmediyorsa boynumuz kıldan incedir, ona uyarız, bunun dışında hükümeti ve devleti hedef alan sokak hareketlerine canımızla, kanımızla direnmesini çok iyi biliriz.
Türkiye’mizin siyasi mazisi, kurulduğu ilk günden bu yana, Cumhuriyet üzerinde isyan ve ayaklanma girişimlerinin; çok partili hayata geçtiğimiz günden itibaren ise demokrasimize yönelik dayatma, telkin ve zorlamaların görüldüğü sancılı süreçlerin tarihidir.
Demokrasimiz üzerinde dolaşan kara bulutları ortaya çıkartmak, anti demokratik arayışların önünü kesmek elbette ki bizim vatan ve millet görevimizdir.
Özellikle demokrasiye müdahale şartlarını hazırlayan zeminin, demokratik nizama yön veren siyaset kurumunun cephelere ayırıcı kısır siyasi çekişmelerden beslendiği tarihi bir vakıadır.
Çatışma ortamı gözleyen, hatta körükleyen odaklar zillet partileri mihmandarlığında şayet ortaya çıkarlarsa;
Demokrasi dışı arayışların terörden, sokak hareketlerinden, çeteleşmeden ve toplumsal huzursuzluktan aldığı destek ile hız kazandığı bir döneme eğer girilirse,
Herkesi uyarıyorum, emel sahipleri bu yükün altından kalkamayacaklar, milletin soracağı acıklı hesaptan da kurtulamayacaklardır.
Milletimizin artık kesin tercihini yapmış olduğu demokrasi yolunda, önüne çıkacak engellerin temizlenmesi, milli iradeyi sekteye uğratacak emarelerin takip edilerek mani olunması kaçınılmaz sorumluluğumuzdur.
Bütün bu gelişmelerin çerçevesinde diyebilirim ki, Kazakistan’ı kendimizden ayrı görmüyor, toplumsal sükûnet ve iç barışının bir an evvel tesisini ve teminini ümit ediyoruz.
Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün bu ülkedeki iç güvenlik meselesine nasıl bir destek vereceğini, istikrarsızlığı önlemek ve barışı korumak misyonuyla yaptığı müdahale sonuçlarının neler olacağını yakın vadede çok net görmek mümkündür.
Sokak hareketlerinin Kazakistan’da tesirli olmasını elbette üzüntüyle izliyor, bu dost ve kardeş ülkeyle sonsuz bir dayanışma içinde olduğumuzu bir Türk iradesi olarak ilan ediyoruz.
Yalnız değiller, çaresiz değiller, Türkiye ve Türk dünyası Kazakistan için hazırda beklemektedir.
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda da çok etkili kararlar alınacağına ümit ediyor, bunu bekliyoruz.
Bozkırın iradesine zincir vurulamayacaktır.
Türk’e kefen biçenin sonu korkunç olacaktır.
Dünümüz Türk’tür bizim, bugünümüz Türk.
Geleceğimiz Türk’tür bizim, birliğimiz Türk kalacaktır.


Değerli Milletvekilleri,
Türk Tabipleri Birliği isimli tıbbın yüz karası meslek örgütü Türkiye’yi karalamaktan, saygın bilimsel çalışmaları kötülemekten başka hiçbir işe yaramadığını defalarca ispat etmiştir.
Adında Türk olsa da Türk düşmanlarının adeta çatısı, organı, beşiğidir.
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun acil kullanım onayı verdiği ve şahsımın da seve seve kullandığı Turkovac aşısının Faz-1, Faz-2, Faz-3 çalışmalarının olmadığını iddia eden bu örgüt tıpkı Koronavirüs’ün Omicron varyantı gibidir.
Ortada aşı değil, bir solüsyon olduğunu ileri süren Tabipler Birliği müfteriliğin en önde giden kuruluşudur.
Ülkesine bu kadar yabancılaşan, bu denli şaşı bakan böylesi bir meslek örgütünün halen faaliyetlerine devam ediyor olması bizim için esef verici talihsiz bir durumdur.
Erciyes Üniversitesi’nin değerli rektörü bu sahte ve sözde sağlık örgütünün yalanlarını boşa çıkarsa da, henüz muhataplarında bir nedamet hali görülmüş, duyulmuş değildir.
Yerli ve milli aşımızın itibar ve inandırıcılığını aşındırmaya heves edenler aslında Türkiye’yi hedef alan köksüzlerdir.
KOVİD-19’la mücadelenin başından itibaren insan ve toplum sağlığını muhafaza çabalarını baltalamak için yarış halinde olan Türk Tabipleri Birliği virüs kadar tehlike saçmaktadır.
Turkovac’ın üç faz çalışması yapılmasına rağmen, bunu inkar etmek düpedüz yalancılıktır.
Kime ve neye hizmet ettiği somut ve sahih gerçeklerle belli olan Türk Tabipleri Birliği bugün değilse ne zaman kapatılacak, Türk hekimleri bu bölücü ve husumet yapının tasallutundan ne zaman kurtarılacaktır?
Geçmişte bahsettiğimiz gibi, Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset anlayışının öznesi insan, nesnesi devlet, yüklemi demokrasi, cümlesi ise millettir.
Bunun anlamı şudur:
Biz, insanı merkeze alarak, yine insan için yola çıkmış,
Devleti, milletle bir gören,
İnsan-millet, insan-devlet, millet-devlet ilişkilerini demokrasi ile sağlamayı amaçlamış,
Ve bunların tamamının yalnızca millet içinde anlam bulacağına inanan bir siyasi hareketiz.
Milleti tehdit eden, insan ve toplum sağlığına zarar veren, milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açan her kim varsa onlarla hesabımız şiddetlidir, husumetimiz derindir.
Milliyetçi Hareket Partisi, kendisini millet üstü görenlerin dayatmaları karşısında, her zaman milletinin yanında sapasağlam yerini almıştır.
Devletin bütünlüğü ile temel değerlerine yönelik tehlikeler yeşerdiğinde, Cumhuriyetin nasıl korunması gerektiğini dosta da düşmana da göstermiştir.
Bizim bu konularda hiç kimseye rüştümüzü ispata ihtiyacımız yoktur.
Dün ne demişsek bugün aynı çizgideyiz.
Bu kapsamda Türk Tabipleri Birliği yönetiminden hesap sorulmalı, milletine, vatanına, bayrağına, mukaddesatına bağlı yeni bir mesleki örgüt planlanıp hayata geçirilmelidir.
Buradan Turkovac aşımızın üretiminde emeği geçen değerli bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyor, hepsini kutluyorum.
Aziz milletimizi de yerli ve milli aşımıza sahip çıkmaya, tereddütsüz kullanmaya samimiyetle davet ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken, hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyor, başarılarla dolu ve hepsinden önemlisi sağlıklı bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.







Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
Tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun26 Ocak 2022
Bu cennet vatan için canını vermiş...25 Ocak 2022
MHP’li Öztürk’ten birlik ve beraberlik vurgusu23 Ocak 2022
Çağdaşlığı ahlaksızlıkta arayanlara meydan verilmeyecektir23 Ocak 2022
AVCI: Adana üretken yönetime kavuşacaktır23 Ocak 2022
Bahçeli: Sedef Kabaş'ın kelepçe takılmış gibi imaj uyandırma oyunu zillet bir tiyatrodur22 Ocak 2022
Milletimiz her şeyi görmektedir21 Ocak 2022
İP Müdiresi o kadar arsız ki PKK’nın siyasi acentesiyle işbirliği yapıyor20 Ocak 2022
Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır... Herkesi MHP’ye bekliyoruz19 Ocak 2022
Hamit Kocabey'e MHP'de üst düzey görev19 Ocak 2022
Serçeysen serçeliğini bil, kuzgunluğa heves etme18 Ocak 2022
MHP İzmir’de toplu katılım çoşkusu! Bergama’da MHP Var17 Ocak 2022
MHP ve Ülkücü Harekette; vefa, davaya sadakat, mücadeleye hürmet esastır15 Ocak 2022
Devletimize güvenmeli, destek olmalıyız14 Ocak 2022
Taşdoğan'dan şühedaya vefa 12 Ocak 2022
SİYASİ ACİZLİK TARİHİ BİLMEZ AYMAZLIK11 Ocak 2022
SEVDAM AYDIN10 Ocak 2022
İLKELİ VE ÜLKE SEVDASIYLA ÇALIŞAN GAZETECİLER ...10 Ocak 2022
MHP İl Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç kadınlarla bir araya geldi09 Ocak 2022
"TÜRKLÜĞÜN BÜYÜK ÜLKÜSÜ MUTLAKA GERÇEĞE DÖNÜŞECEKTİR"09 Ocak 2022
MHP Lideri Bahçeli: Sokakta gelecek planlayanlar buna pişman olacaklardır.08 Ocak 2022
Ekonomimiz fırsatçılara, kurumlarımız teröristlere teslim edilmeyecektir!06 Ocak 2022
"Diyarbakır sahipsiz değildir"05 Ocak 2022
AVCI: Yine devleşir, yeni destanlar yazarız!04 Ocak 2022
"SUÇ SABİT GÖRÜLÜRSE İBB BAŞKANI BİR SANİYE BİLE MAKAMINI İŞGAL EDEMEZ"04 Ocak 2022
İYİ Kİ DOĞDUN TÜRK MİLLETİ'NİN DEVLET BEYİ..01 Ocak 2022
2022'de Türkiye'nin gücüne güç katacağı inancındayız"31 Aralık 2021
Çok şükür 2021’de teröre kesif bir darbe vurulmuştur31 Aralık 2021
YILMAZ: “SİLİVRİ İSTANBUL’UN EN HUZURLU İLÇELERİNDEN BİR TANESİ”30 Aralık 2021
'Biz istikbalin ve istiklalin derdindeyiz'28 Aralık 2021
Akif inandığı gibi yaşayan öncü bir gönül insanıydı27 Aralık 2021
"9 Işığın Güncel Yansımaları"27 Aralık 2021
Adana'da MHP’nin teklifine Odalardan destek!26 Aralık 2021
Cumhur İttifakı; Türk Milleti’nin kendisidir25 Aralık 2021
Kimse vatandaşımızın sırtından kurban kesmesin25 Aralık 2021
Devlet Bahçeli'nin 'indirim' çağrısına ilk karşılık Naim Karataş'tan24 Aralık 2021
MHP’den “zamları geri alın” kampanyası! 24 Aralık 2021
Devlet Bahçeli milletvekilleriyle 2021 yılını değerlendirdi24 Aralık 2021
MHP'den İl Başkanlıklarına 'İndirim Kampanyası Genelgesi'23 Aralık 2021
“Afyon 2023 seçimlerinde de hayra anahtar, şerre kilit olacak”18 Aralık 2021
Oyun büyük, oyun vahşi, oyun düşmancadır18 Aralık 2021
MHP Bakırköy ilçe teşkilatı usulsüzlüğe geçit vermedi17 Aralık 2021
“KÜRESEL GÜÇ TÜRKİYE” VİZYONU 17 Aralık 2021
Türk Birliği bir gün mutlaka kurulacaktır!'17 Aralık 2021
Ekmeğinin peşinde olan kardeşlerimiz sahipsiz değildir16 Aralık 2021
Zillet ittifakının yegane propaganda retoriği yıkım edebiyatıdır15 Aralık 2021
EGEMENLİĞİMİZ TARTIŞMA VE MÜZAKEREYE AÇIK DEĞİLDİR14 Aralık 2021
Böyle antidemokratik bir davranış olamaz13 Aralık 2021
MİLLİLEŞTİRMELER ÖNEMLİ KARARLARDIR13 Aralık 2021
"Milli eğitimin istikbalin inşası, istiklalin güvencesi olduğu unutulmamalıdır"12 Aralık 2021
"Ahlak, millet yapısının temelidir, o olmadan hiçbir şey olmaz." 12 Aralık 2021
Gençlerimizi Değerlerimize Uygun Yetiştirmek Görevimiz12 Aralık 2021
Türkiye Alparslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfı kuruldu11 Aralık 2021
ŞEHİTLERİMİZİN HESAPLARI MAHŞERE BIRAKILMAYACAKTIR10 Aralık 2021
"Tarımda Turan'ı Gerçekleştirmeliyiz!" 10 Aralık 2021
Hukukun üstünlüğünden ödün verilmemeli10 Aralık 2021
MHP'li Durmaz, MHP Lideri Bahçeli'nin selamını iletti09 Aralık 2021
Tarih, ülkücüleri yazacaktır.08 Aralık 2021
Gençliğe yatırım yapmayan ülkelerin sonu hüsrandır08 Aralık 2021
“Yeni ve demokratik bir Anayasa”08 Aralık 2021
Bu sıkıntılar Lider Ülke Türkiye’nin doğum sancıları”07 Aralık 2021
MHP ve Türk Milleti’nin tüm değerlerinin hedef alınması beyhude bir uğraştır07 Aralık 2021
“MHP Adana’da şahlanıyor!”07 Aralık 2021
Türkiye, “ara-bul-yok et” parolasıyla terörün kökünü kazımaktadır!06 Aralık 2021
“Üç Hilâl düşmez, Türkiye diz çökmez.”06 Aralık 2021
MHP, milletimiz adına tuttuğu nöbeti kesintisiz sürdürecektir06 Aralık 2021
Antalya’da “Adım Adım 2023 İl İl Anadolu” 06 Aralık 2021
“Adım Adım 2023; İl İl Anadolu” Ankara06 Aralık 2021
“Adım Adım 2023, İl İl Anadolu”Adana05 Aralık 2021
MHP, Türkiye Alparslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfı kuruyor05 Aralık 2021
Türkiye sokakta bulunmadı05 Aralık 2021
“Adana’da üç hilal dalgalanacak, Cumhur İttifakı taçlanacak!”05 Aralık 2021
Masa başında sahtekarlık yapan ahlaksızlardan hesap sorulacak05 Aralık 2021
“Adım Adım 2023 İl İl Anadolu” Antalya04 Aralık 2021
TÜRKİYE SOKAK ARALARINDA CİRİT ATAN CASUS VE HAİNLERE TESLİM EDİLMEYECEKTİR04 Aralık 2021
"2023 seçimleri tesadüflere bırakılacak bir seçim değildir"04 Aralık 2021
"Adım Adım 2023: İl İl Anadolu"Adana04 Aralık 2021
'Adım Adım 2023, İl İl Anadolu' Burdur04 Aralık 2021
MHP, Balıkesir’den Türkiye’ye mesaj verdi04 Aralık 2021
Hayali MHP ile gerçek oldu04 Aralık 2021
Devletin bir kurumunu basmak ve şov yapmak da neyin nesidir?04 Aralık 2021
“ADIM ADIM 2023; İL İL ANADOLU İSTANBUL”04 Aralık 2021
Adana Liderin emrinde, Hareket’e hazır!03 Aralık 2021
İzmir'de CHP ve İP'ten istifa edip MHP'ye katıldılar02 Aralık 2021
Mansur Yavaş artık hasmımızdır ve Ülkücü Hareketin nefesi ensesindedir01 Aralık 2021
Partisini bir kez satan fırsatını bulunca milletini de satar30 Kasım 2021
Adı konulmamış bir savaşın içerisindeyiz28 Kasım 2021
Türkiye küresel sermaye çetelerine, terör örgütlerine pes etmeyecektir28 Kasım 2021
“Boşuna uğraşıyorlar”28 Kasım 2021
Mezarlarına iki kürek toprak atacak adam bulamazlar28 Kasım 2021
MHP, MİLLİ DURUŞUN SİMGESİ, ŞÜHEDAYA VEFANIN ADRESİDİR28 Kasım 2021
Zillet ittifakı, zulmet cephesine dönüşmüştür28 Kasım 2021
MHP'den birlik, beraberlik kahvaltısı28 Kasım 2021
Başaramayacaklar27 Kasım 2021
MHP Çeşme İlçe Başkanı Gökhan Çelik oldu.27 Kasım 2021
MHP'nin 'Adım Adım 2023, İl İl Anadolu' heyeti Sinop’a geliyor26 Kasım 2021
Kaos isteyenlere fırsat verilmeyecek26 Kasım 2021
Türkiye döviz sabotajlarına yenilmeyecek25 Kasım 2021
MHP'de, Siyaset ve Liderlik Okulu 17. Dönem başvuruları başladı24 Kasım 2021
1921 Anayasası, esasen Kurtuluş Savaşımızın strateji belgesidir24 Kasım 2021
Bahçeli: Döviz operasyonları boşunadır, faiz kulisi yapanların çabası beyhudedir23 Kasım 2021
Çeşme Turizm Gelişim Projesi çok önemli22 Kasım 2021
MHP Karabük’te teşkilat ve STK’larla bir araya geldi21 Kasım 2021
Türkiye her alanda bıçak sırtı bir süreçten geçmektedir21 Kasım 2021
MHP heyeti Batman’da21 Kasım 2021
MHP 81 vilayeti adım adım geziyor20 Kasım 2021
PKK ile Kürt kardeşlerimizi eşitlemek kör tuzaktır20 Kasım 2021
MHP heyetine mehterli karşılama20 Kasım 2021
MHP , Uşak'ta muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle buluştu20 Kasım 2021
Biden’in ‘muhalefete destek vereceğiz’ söyleminin sarsıntılarını yaşıyoruz20 Kasım 2021
“Her şeyden önce devletimizin bekası”20 Kasım 2021
"Kötü yönetimden kaynaklı bir ekonomik kriz söz konusu değil”20 Kasım 2021
Milletin aklıyla alay etme Sayın Kılıçdaroğlu20 Kasım 2021
BUNLARIN TEK ANLADIKLARI KOLTUK, MAKAM, ÇIKAR VE MENFAATTİR19 Kasım 2021
MHP Siyasi Etik Kurulu Yönetmeliği MHP Lideri Bahçeli'ye sunuldu18 Kasım 2021
İflah ve ıslah olmaz sapıklar, ...18 Kasım 2021
Huzur ve güven ortamının sağlanmasıyla Van’a yatırımlar artarak devam edecektir.17 Kasım 2021
Cumhur İttifakı geçmiş ile gelecek arasında köprüdür16 Kasım 2021
Türkiye’nin şerefini satmış hain bir yapı15 Kasım 2021
"Omuz omuza vermeliyiz!"14 Kasım 2021
"CHP ve İP artık yoldan çıkmıştır"13 Kasım 2021
Devlet Bahçeli'den Başak Cengiz mesajı: Takipçisi olacağımın altını çiziyorum13 Kasım 2021
"Adım adım 2023, il il Anadolu" Afyonkarahisar13 Kasım 2021
AYM, NEREYE KOŞUYOR!12 Kasım 2021
Artık Çocuklar icraya konu olamayacak12 Kasım 2021
Atatürk istismarcıları için yolun sonu gelmiştir12 Kasım 2021
Tüh sizin ervahınıza!12 Kasım 2021
Devlet Bey İle 2023 Hedefine11 Kasım 2021
"KANDİL'E TÜRK BAYRAĞI DİKİLMELİDİR"09 Kasım 2021
ŞEHİT AİLESİNE KÜFREDENLERİ UNUTMAYIZ VE UNUTTURMAYIZ09 Kasım 2021
Hakkari’nin potansiyeli harekete geçirilmelidir08 Kasım 2021
Güngöralp'ten İyi Partili Türkkan'a sert tepki08 Kasım 2021
AVCI: Devlet Bahçeli ve MHP, Türk Milleti’nin kendisidir08 Kasım 2021
Kürşad Yılmaz'dan MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye ziyaret03 Kasım 2021
BOZKURT GİBİ KARŞILARINDA DURURUZ02 Kasım 2021
BİR MİLLETİN ÜLKÜSÜNÜN BAYRAKTARI GENÇLERDİR01 Kasım 2021
"CHP Atatürk'e nankörlük yapan bir partidir"31 Ekim 2021
MHP heyeti Bingöl'de31 Ekim 2021
‘Hedef 2023’e destek çağrısı!31 Ekim 2021
Tezkerelerin tamamı bizim sınır ötesinde varlığımızın karşılığıdır31 Ekim 2021
MHP'nin "Hedef 2023: İl İl Anadolu" heyeti Tekirdağ'da30 Ekim 2021
Kurulan tuzakları boşa çıkardık30 Ekim 2021
'Halkımız onlara sandık başında cevap verecektir'30 Ekim 2021
MHP heyeti Bingöl'de30 Ekim 2021
MHP heyetinden Diyarbakır'a ziyaret30 Ekim 2021
İzmir Barosunun derdi hukuk değildir29 Ekim 2021
ATATÜRK'ÜN MİRASINI YAĞMALAYANLAR, TÜRKİYE DÜŞMANLARIYLA AYNI HİZADADIR28 Ekim 2021
Zillet ittifakı, seçimden sonra uzlaşır28 Ekim 2021
BAŞKAN YILDIZOĞLU, HER KESİMLE KUCAKLAŞIYOR...27 Ekim 2021
“Adım Adım 2023: İl İl Anadolu”programı27 Ekim 2021
Kılıçdaroğlu hem devlete hem de millete kazan kaldırmıştır. 26 Ekim 2021
'Uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadele zorunlu ders olarak okutulsun' teklifi25 Ekim 2021
Türkiye Cumhuriyeti’nin fikir kutbu Ziya Gökalp’tir25 Ekim 2021
Kayseri’de MHP rüzgarı 25 Ekim 2021
Osmanağaoğlu muhtarlarla buluşmaya devam ediyor25 Ekim 2021
Başkan Çakır, Gölcük halkı ile istişare içerisindeyiz.24 Ekim 2021
"Köklerini kazıyacağız"23 Ekim 2021
Olcay Kılavuz, TBMM'de Türk Gençliğinin sesi oldu19 Ekim 2021
Osman Kavala Soros'çu, Selahattin Demirtaş teröristtir19 Ekim 2021
MHP'li kadınlar birlik ve beraberlik toplantısında buluştu18 Ekim 2021
Osmanağaoğlu, Mahalle Muhtarları Toplantısının 8.sini Bayındır'da gerçekleştirdi18 Ekim 2021
KILIÇDAROĞLU'NA ZOR SORULAR: BOŞ KAĞIT VERİRSEN...12 Ekim 2021
BATMAN MHP'DE MİTİNG GİBİ AÇILIŞ11 Ekim 2021
HDP, PKK'dır. HDP'nin kapatılması, 'Anaların yüreğine su serpecektir'10 Ekim 2021
"ELİNİZDE YERİ GELDİĞİNDE DE ZÜLFİKAR BULUNSUN"09 Ekim 2021
ABD terörist görmek istiyorsa yanaşmalarına baksın09 Ekim 2021
Türk vatanına ihanet etmenin bedeli ağır bir şekilde ödetilmektedir07 Ekim 2021
'Türkiye’nin Asli Gücü Analar Bacılar Kurultayı’ 06 Ekim 2021
Feti Yıldız’dan İstanbul’un kurtuluş yıl dönümüyle ilgili önemli mesaj!05 Ekim 2021
Terörist arıyorlarsa Pensilvanya'ya baksınlar05 Ekim 2021
BİZ, MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİYİZ. ÖNCELİĞİMİZ, DEVLETİN ÂLİ MENFAATLERİDİR05 Ekim 2021
MHP, 9 ili kapsayan Bölge İstişare Toplantılarını tamamladı 04 Ekim 2021
Başbuğumuz Türkeş’in ve Liderimiz Bahçeli’nin emrinde ve hizmetindeyiz03 Ekim 2021
BU VİZYON, NİZAM-I ALEM ÜLKÜSÜDÜR03 Ekim 2021
MHP'nin varlık nedeni Türkiye'dir, Türk Milleti'dir03 Ekim 2021
Pis Elinizi Ülkücü Gençliğin Üzerinden Çekin29 Eylül 2021
Hedef 2023 Siyasette Yeni Dönem: 29 Eylül 2021
NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR, ALLAH HEPİNİZDEN RAZI OLSUN…29 Eylül 2021
Türkiye ABD’ye mahkum olmayacaktır28 Eylül 2021
Melezip Siyaseti!27 Eylül 2021
Bu topraklarda sadece millet iradesi geçerlidir26 Eylül 2021
Bugün Partimiz daha güçlü, Türkiye’yi lider ülke yapma yolunda daha hazırlıklıdır25 Eylül 2021
Sarıçam'da istihdama büyük katkı sağladık25 Eylül 2021
MHP'Yİ İTİBARLI KILAN YÜKSEK KARAKTERLİ İNSANLARIN VARLIĞIDIR23 Eylül 2021
HDP’yi meşru görmek, meşrutiyet kavramına vurulmuş paslı zincirdir23 Eylül 2021
Kahvaltının yeni adresi İmralı23 Eylül 2021
CHP milli güvenlik tehdidine dönüştü21 Eylül 2021
Gaziliğin oranı, yüzdesi olmamalıdır19 Eylül 2021
Avcı ve Varlı’dan “Milli siyaset” vurgusu!19 Eylül 2021
CHP'li Özel, siyasi ikiyüzlülük görmek istiyorsa Kılıçdaroğlu’na bakmalıdır19 Eylül 2021
Bu ülkede Kürt sorunu yoktur18 Eylül 2021
Cumhur İttifakı Türkiye’dir18 Eylül 2021
Başkan Yılmaz'dan Gaziler Günü mesajı18 Eylül 2021
AHDE VEFA İMANDANDIR17 Eylül 2021
Zilletin aday meselesi milletin meselesi değildir16 Eylül 2021
Laiklik; Türkiye'de din ve ibadet hürriyetinin prangası değil, garantisidir16 Eylül 2021
“Asenaların çalışmaları partimizi güçlendiriyor”15 Eylül 2021
Muhtarlarımız Türk milletinin dilidir14 Eylül 2021
'Ne dinimize laf söyletiriz, ne de Laiklik sütununu kırdırırız'14 Eylül 2021
"Egemen devlet olmanın gururunu yaşıyoruz"13 Eylül 2021
"Milliyetçi-Ülkücü Hareket sadece yüce Türk milletinin emrindedir"13 Eylül 2021
Ne kahpe 12 Eylül’ü ne de şehit dava arkadaşlarımızı unuttuk!12 Eylül 2021
Söğüt ruhunda; sabır vardır, strateji vardır, iman vardır11 Eylül 2021
BURSA'NIN 99. KURTULUŞ GÜNÜ ...11 Eylül 2021
TÜRKİYE MÜSLÜMAN BİR ÜLKEDİR. BU MANEVİ HAKİKAT DEĞİŞMEYECEKTİR09 Eylül 2021
Başkale MHP İlçe Başkanlığı'na Atama Yapıldı08 Eylül 2021
MİLLET BAHÇESİ YANINA HÜKÜMET KONAĞI 07 Eylül 2021
MHP, millî duruşun simgesidir...05 Eylül 2021
Afyonkarahisar MHP’nin ruhunu taşımaktadır04 Eylül 2021
Afyon, Türk milletinin nasıl yırtıcı bir bozkurt kesildiğinin şahidi topraklardır04 Eylül 2021
YALAN VE İFTİRAYI GEÇİM KAPISI GÖRÜYORLAR!...03 Eylül 2021
“Zillet ittifakı Türkiye’ye kurulmuş tuzaktır”01 Eylül 2021
Bir gün Devlet Beyden özür dileyecekler!..31 Ağustos 2021
Liderimize, milletimize layık olacağız!31 Ağustos 2021
Kabil emniyetli değilse Ankara güvende olamaz29 Ağustos 2021
BAŞKAN CANTÜRK'TEN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI29 Ağustos 2021
Karataş'tan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlaması29 Ağustos 2021
“Milli Mücadele hak ile batılın, mazlum ile zalimin savaşıydı!”29 Ağustos 2021
MHP SİİRT İL BAŞKANLIĞI'NDAN KURAN KURSUNA ANLAMLI ZİYARET27 Ağustos 2021
İrademiz Sultan Alparslan’ın iradesi, ilhamımız Atatürk’ün istiklal davasıdır26 Ağustos 2021
"Milli servetleri yok edenler vatan düşmanlarıdır"25 Ağustos 2021
Bahçeli’nin Malazgirt Zaferi programı belli oldu24 Ağustos 2021
Önce ülke ve sonra parti vurgusu24 Ağustos 2021
BÖLGE İSTİŞARE TOPLANTILARI 4 EYLÜL'DE AFYONKARAHİSAR'LA BAŞLAYACAK24 Ağustos 2021
ÖZDEMİR: VAKİT KAYBETMEDEN SAHAYA İNECEĞİZ23 Ağustos 2021
İP'in çapı da gücü de Türk gençliğini ...23 Ağustos 2021
Sakarya’nın sırtına Türk tarihi vurulmuştur23 Ağustos 2021
LİDERE SADAKAT ÜLKÜCÜNÜN ŞEREFİDİR…19 Ağustos 2021
MHP'den Şirvan’da İhtiyaç Sahibi Ailelere Yardım Eli17 Ağustos 2021
Bahçeli, Kastamonu halkı için iyi dileklerini iletti17 Ağustos 2021
“SİZLERİN SESİ OLMANIN GAYRETİNİ VERİYORUZ”17 Ağustos 2021
AFGANİSTAN'IN İÇ BARIŞI, TÜRKİYE İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR16 Ağustos 2021
"Herkes kendine yakışanı yapıyor"15 Ağustos 2021
"Tüm çabamız daha güçlü bir Türkiye için" 15 Ağustos 2021
"MHP ülke menfaatlerini gözetiyor"15 Ağustos 2021
Devlet Bahçeli: ‘Doğrunun yanındayız’13 Ağustos 2021
AİLELERİMİZİN YANINDA YER ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ13 Ağustos 2021
Güngöralp Erciş esnafını ziyaret etti12 Ağustos 2021
Devlet Bahçeli talimat verdi! 11 Ağustos 2021
Sevinçte de tasada da biriz! 10 Ağustos 2021
Türk gençliği bizim has bahçemiz, istikbal güvencemizdir09 Ağustos 2021
Felaketlere umut bağlayanlara karşı uyanık olalım08 Ağustos 2021
Çakır; Ormanlarımızın yeniden yeşillenmesini temenni ediyoruz....07 Ağustos 2021
“Gün bir olma, yaraları sarma zamanı!”06 Ağustos 2021
Yangınları siyasi ranta çevirmek isteyenler gaflet içinde03 Ağustos 2021
Fitneniz sizin olsun, biz Türkiye sevdasındayız02 Ağustos 2021
MHP Siirt İl Başkanı Fatih Cantürk Coronaya Yakalandı 01 Ağustos 2021
MHP DEVLET KÖPRÜSÜNÜN KİLİT TAŞIDIR…01 Ağustos 2021
MHP’li Yalçın: ‘Yakanla, çatan yine aynı safta’31 Temmuz 2021
“DÜZENSİZ GÖÇ ADI KONMAMIŞ BİR İSTİLADIR”31 Temmuz 2021

ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALERİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | 11 | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH