Flaş Haber :
Hava Durumu

Kadına şiddet insanlığa şiddettir.

12 Mayıs 2022
113 Haber Okunma   0 Haber Yorum
MHP Ankara Milletvekilimiz Nevin Taşlıçay "sıfır şiddet, sıfır mağduriyet" noktasına erişinceye kadar ilerletilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

MHP GRUBU ADINA NEVİN TAŞLIÇAY (Ankara) -  323 sıra sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. 
Yüce Meclisi ve aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Kadının Türk toplumundaki yeri ve önemine dair etnografik eserler ve tarihî kaynaklarda sayısız örnekler bulunmaktadır. 

Faslı seyyah İbn Battuta, gezdiği Türk illerinde hatunların nüfuzlarından, bey ve sultanlardan gördükleri hürmetten sitayişle bahsederken Türk illerinde kadınların siyasal alanda ve sosyal hayatta muayyen bir protokol esasına göre karşılandığını ve hürmet gördüğünü aktarmıştır. 

İbni Fadlan, Volga boylarında Türkler arasında gezerken kadınların erkeklerle birlikte her türlü sosyal aktiviteye katıldıklarından, dinî ve resmî şölenleri bizzat yönettiklerinden bahseder. 

Orhun Yazıtları'nda, Yenisey Yazıtları'nda, Dede Korkut'ta ve aktarılan sözlü kültür öğelerimizin hemen hepsinde kadının Türk toplumundaki yeri olması gerektiği gibidir. 

Türk milleti için tarihin altın devirlerinden bozgun zamanlarına, dirlikte ve yoklukta, barışta ve savaşta kadın her zaman varlık göstermiş ve saygı görmüştür.

Binlerce yıldır süregelen kültür birikimimiz, medeniyet telakkimiz ve sosyal yaşam kurallarımız üzerinden meydana gelen kültürel erozyon sonucunda ne yazık ki kadına yönelik şiddet son yıllarda gündemimizde fazlasıyla yer almıştır. 

Yaşanan olaylar toplumsal psikoloji üzerinde derin tesirler bırakmıştır.

Kadına yönelik şiddetin sonlandırılması için ortaya konulan çalışma ve çabaları takdir etmekle birlikte bu çabaların toplumsal düzeyde "sıfır şiddet, sıfır mağduriyet" noktasına erişinceye kadar ilerletilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun bu alanda, yasal altyapının güçlenmesini sağlamış, şiddetle mücadeledeki kararlılığı ortaya koyarken toplumsal farkındalığın artışına katkıda bulunmuş ve şiddetle topyekûn mücadelede bizleri daha sağlam bir zemine taşımıştır. İlgili yasa doğrultusunda koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin şekilde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği 81 adet şiddet önleme ve izleme merkezi kurulmuştur. 

Psikososyal ve ekonomik koşullara yönelik destek sağlanan bu merkezlerde düzenli aralıklarla yapılacak denetimler hizmet verimliliğini de artıracaktır. 

ŞÖNİM'lerde vaka inceleme, değerlendirme ve takip için istihdam edilen uzmanların sayılarında artış sağlanması da önem arz etmektedir. 

ŞÖNİM yetkililerinin bulundukları illerde savcılık, aile mahkemeleri, halk sağlığı, jandarma, baro, denetimli serbestlik yetkilileri ve ilgili STK'lerle gerçekleştirdiği toplantılar belirli bir takvime bağlanmalı ve düzenli şekilde de raporlaştırılmalıdır.

Kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda 3.624 kapasiteli 149 kadın konukevi açılmış. Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunmaları, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözümlemeleri güçlendirilmelidir. 

Ve bu dönemde kadınların varsa çocuklarıyla birlikte ihtiyaçlarının karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilmeleri yönünde imkânlar oluşturulmuştur.

 Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarına göre 42 milyon 252 bin 172 kadın nüfusumuz göz önünde bulundurularak kadın konuevleri sayısının artırılması, bu doğrultuda da 5393 sayılı Belediye Kanunu'yla büyükşehir belediyeleri ve belirli nüfus şartlarına göre kadınlar ve çocuklar için konukevi açma zorunluluğu getirilen belediyeler hususunda denetimler de aktifleştirilmelidir.

Şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlarımız için geliştirilen KADES mobil uygulaması binlerce kadınımızın imdadına yetişmiş olup önemli bir koruyucu ve önleyici tedbir çalışması olan bu uygulamanın tanıtım çalışmaları yaygınlaştırılarak kadınlarımızın uygulama ve kullanımı hakkında farkındalığı da artırılmalıdır. 

Söz ettiğimiz alanlarda yapılacak her olumlu düzenleme, ortaya koyulacak her çaba bizleri kadını mutlu, çocuğu umut dolu yarının Türkiye'sine bir adım daha yaklaştıracaktır.

Bugün üzerinde konuştuğumuz kanun teklifiyle Türk Ceza Kanunu'nda yer alan "kasten öldürme" "kasten yaralama" "işkence" "eziyet" ve "tehdit" suçları bakımından mağdurun kadın olması hâli cezayı ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmektedir. 

Özellikle kadınlara yönelik şiddet içeren suçlar işlenmeden önce gerçekleşecek ısrarlı takip fiillerinde mağdurlara gerekli güvencenin sağlanması hedeflenmektedir.

Kadınlarımızın hak arama yollarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri açısından istemleri hâlinde barodan ücretsiz avukat gönderilmesi imkânı getirilmektedir.

Sunulan kanun teklifiyle yapılan düzenlemede Türk Ceza Kanunu 62'nci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle takdir indirimi nedenleri belli konulara münhasır kılınmakta, failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışlarının takdir indirimi nedeni olarak dikkate alınmayacağı hükme bağlanmakta ve böylelikle, takdir indiriminin uygulama alanı sınırlandırılmaktadır yani failin salt indirim almaya yönelik kılık ve kıyafetine özen göstermesi, takım elbise giymesi, kravat takması gibi duruşmadaki şekli tutum ve davranışları takdir indirimine konu olmaktan çıkarılmaktadır. Böylelikle, toplumumuzda "kravat indirimi" olarak bilinen ve vicdanlara rahatsızlık veren bu konu ortadan kalkmaktadır. 

Bu güzel gelişme doğrultusunda ifade etmek isterim ki iyi hâl ve saygınlık, kadına yönelik şiddet suçunun faili olup hâkim karşısında kravat takarak değil, ancak kadına gösterilen samimi sevgi ve saygı nispetinde kazanılacaktır.

Kanun teklifinin bir diğer kıymetli yanı ise mezkûr teklifte yalnızca kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu değil aynı zamanda sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı işlenen kasten yaralama suçları da tutuklamaya ilişkin katalog suçlar arasına alınmaktadır. 

Ayrıca teklifte hekim, diş hekimleri ve diğer sağlık meslek mensuplarının yanı sıra eczacıların da madde kapsamına alınmasından, sağlık personelinin bir çatı altında eksiksiz korunmasından duyduğum memnuniyetle teklifte emeği geçenlere eczacı meslektaşlarım adına da teşekkür ediyorum.

Son olarak TÜİK verilerine göre, nüfusumuzun yüzde 49,9'u kadındır yani nüfusumuzun yarısı. 

Toplumsal bütünlüğümüzün yarısı, ekonomik kalkınma hedeflerimizin, kültürümüzün, tarihimizin, talihimizin, kısacası yaşamımızın ve yaşama dair her şeyin yarısı. 

Bu sebeple net olarak dile getirmek isterim ki kadına şiddet insana şiddettir. Kadına şiddet insanlığa şiddettir. Kadına şiddet toplumsal bütünlüğe yöneltilmiş şiddettir. 

Kadına şiddet ekonomik kalkınmaya yöneltilmiş şiddettir. 

Kadına şiddet kültürümüze, tarihimize, talihimize yöneltilmiş şiddettir. 

Kadına şiddet yasaya, devlet iradesine, binlerce yıllık millet iradesine yönelik şiddettir. 

İradesine ve idaresine karşı şiddet uygulayanlara karşı Türkiye Cumhuriyeti devleti kudretini daima ortaya koyacak ve gereğini yerine getirecektir.

Bu düşüncelerle kanun teklifiyle sunulan düzenlemelerden memnuniyet duyduğumuzu ifade ediyor, teklifin bu aşamaya kadar gelmesinde ve yasalaşmasında emeği geçen ve geçecek olan herkese teşekkür ediyorum. 

Kadınlarımıza daha sağlıklı, mutlu, huzurlu, özgür yarınlar temenni ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. 

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
Son YorumlarSon Yorumlar
AnketAnket

MHP'NİN HÜKÜMETE YAKLAŞIMINI NASIL BULUYORSUNUZ?

OLUMLU!
OLUMSUZ!
KARARSIZIM!
LİDER NE DERSE ODUR!
Lig FikstürüLig Fikstürü

Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.