Flaş Haber :
Hava Durumu

Sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddeti şiddetle lanetliyoruz.

16 Haziran 2022
274 Haber Okunma   0 Haber Yorum
Sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet asla kabulü mümkün olmayan bir durumdur ve bu vakaları şiddetle lanetliyoruz.

MHP Genel Başkan yardımcısı ve Konya Milletvekilimiz Mustafa Kalaycı: 
337 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin geneli üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. 
Bu vesileyle sizleri ve aziz milletimizi hürmetle selamlıyorum.

Kanun teklifi, sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesini ve sağlık hizmetlerinin daha etkin yürütülmesini amaçlayan düzenlemeler içermektedir. 

Sağlık hizmetlerinin etkili, verimli ve hakkaniyete uygun bir şekilde sunulması, organize edilmesi ve finansmanının sağlanması devletin önemli sorumluluklarından biridir. 

Ülkemizde sağlık hizmetlerine erişim ve sağlık hizmet kalitesine ilişkin önemli iyileşmeler kaydedilmiştir. 

Sağlık hizmet altyapısında, hasta yatak kapasitesi ve hasta yatakları niteliklerinde iyileşme sağlanmıştır. 

Bu iyileşmeler sayesinde sağlık hizmetlerinden duyulan memnuniyet oranı yüksek düzeydedir. 

Pandemi nedeniyle bütün dünya zorlu bir süreçten geçmiş hâlâ da tümüyle kurtulabilmiş değildir. 

Salgın döneminin insan ve toplum hayatına, siyaset ve sosyal ilişkiler ağına, ekonomi ve ticaret alanına yıkıcı ve çok yönlü tesirleri olmuştur. 

Türkiye, sağlık altyapısı, etkili yönetim şekli ve buna uygun politikalarıyla dünyada bu süreci başarılı bir şekilde yönetmede öne çıkan ülkelerden biri olmuştur. 

Başta Sağlık Bakanımız olmak üzere salgına karşı fedakârca mücadele ederek canlarını ortaya koyan tüm sağlık çalışanlarımıza tekraren şükranlarımızı sunuyoruz. 

Salgında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımıza ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. 

Cenabı Allah her türlü salgın, afet, felaket ve musibetten Türk milletini ve tüm insanlığı korusun.

Sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet asla kabulü mümkün olmayan bir durumdur ve bu vakaları şiddetle lanetliyoruz. 

Sağlıkta şiddeti önlemeye dönük önemli düzenlemeler yapılmış olup etkin bir şekilde uygulanmalıdır. 

Şifa dağıtan kardeşlerimize saldıran her kim olursa olsun en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. 

Geçen ay Meclisimizde kabul edilen kanunla 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na eklenen ek 18'inci madde ve bu madde uyarınca hazırlanarak bugünkü Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelikle sağlık çalışanlarının tıbbi iş ve işlemleri dolayısıyla yapılan şikâyetler hakkında soruşturma izni verilmesi ve tazminat konularında yetkili Mesleki Sorumluluk Kurulu kurulmuştur, özel sağlık kuruluşlarında çalışanların soruşturma izinlerine de bu kurul karar verecektir. 

Tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle idarece ödenen tazminatın ilgili sağlık personeline rücu edilmesi ancak kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığının kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla tespit edilmesi hâlinde mümkün olabilecektir. 

Mahkemece hükmedilecek tazminatla ilgili de ilgili sağlık personelinin kusur oranı gözetilerek rücu miktarı kurul tarafından belirlenecektir. 

Böylelikle başta hekimlerimiz olmak üzere sağlık çalışanlarımız malpraktis baskısı yaşamadan mesleklerini bilimsel çerçevede ifa etme imkânına kavuşmuştur. 

Gerçekten çok önemli bir düzenleme yapılarak sağlık çalışanlarımıza güvence sağlanmıştır.

 Hekimlerimize, hemşirelerimize, bütün sağlık çalışanlarımıza çok şey borçluyuz, onlar için ne yapsak azdır. 

Sağlık çalışanlarımızın talep ve beklentileri bulunmaktadır. 

Tabiplerimiz özlük haklarının geride kalmasından dolayı kamu hastanelerinden ayrılmaktadır. 

Sağlık çalışanları emekli aylıklarında artış sağlayacak düzenleme yapılmasını, ek ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmasını talep etmektedir. 

Sağlık çalışanları döner sermayelerde kronikleşen sorunların çözülmesini ve sistemin yenilenerek çalışan merkezli ve adaletli bir yapıya kavuşturulmasını istemekte, 3600 ek göstergeyle ilgili düzenlemeyi beklemektedir.

Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinde sağlık çalışanlarımızın bazı talep ve beklentilerini karşılamaya yönelik düzenlemeler yapılmaktadır. 

Bununla birlikte Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından müjdesi verilen ve ana hatları açıklanan ek göstergeyle ilgili çalışmaya dair kanun teklifi önümüzdeki günlerde Meclisimize gelecektir. 

Bu düzenleme de sağlık çalışanlarımızı kapsayacaktır. 

Ayrıca enflasyon farkı olarak aylıklara 1 temmuzdan geçerli yüzde 40 civarında artış yapılması da emeklileri ve kamu çalışanlarını büyük ölçüde rahatlatacaktır.

Bu kanun teklifinde 5434 sayılı Kanun'a tabi tabip, diş tabibi, uzman tabip ve uzman diş tabiplerinin ilave ödemeye dair gösterge rakamları artırılarak emekli aylıklarında iyileştirme yapılmaktadır. 

Tabiplerimizin emekli aylıklarının iyileştirmesi ve kamuda çalışmalarının özendirilmesi amaçlanmaktadır. 

Buna göre, ilave ödeme için uzman tabiplerin 17 bin olan gösterge rakamı 26 bine, tabipler ve diş tabipleri için 13 bin olan gösterge rakamı 20 bine yükseltilmektedir. 

Ayrıca, 5510 sayılı Kanun'un 4/C statüsünde olan tabip ve uzman tabiplerin de ilave ödemeden yararlanması düzenlenmektedir.

Sağlık çalışanlarının ek ödeme tavan oranları artırılmaktadır. 

Döner sermaye gelirlerinden yapılan ek ödeme tavan oranları eğitim görevlisi ile uzman tabip kadrosundaki profesör ve doçentlerde yüzde 950'ye, uzman tabiplerde yüzde 850'ye, tabiplerde ve uzman eczacılarda yüzde 650'ye, hastane müdürü ve eczacılarda yüzde 305'e ve diğer sağlık çalışanlarında yüzde 225'e yükseltilmektedir. 

Personele dağıtılabilecek ek ödeme tutarı belirlenirken sağlık kurum ve kuruluşlarının tek tek tahakkukları ya da gelirleri yerine Sağlık Bakanlığı döner sermaye gelirleri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan elde edilen tüm kaynaklar ve diğer nakit kaynakların toplamının esas alınması sağlanmaktadır. 

Ayrıca, bu düzenlemeyle tüm sağlık tesislerini kapsayacak şekilde ek ödeme dağıtılmasına imkân tanınmaktadır. 

Bugüne kadar döner sermayeden yapılan sabit ek ödemelerin merkezi yönetim bütçesinden ödenmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. 

Ek ödemeyle ilgili düzenlemeler tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde çalışan sağlık personelini de kapsamaktadır. 

Adli tıp kurumunda görev yapan personelin sabit ek ödemelerinin de merkezi yönetim bütçesinden karşılanması öngörülmektedir. 

Ayrıca, eğitim, aile sağlık merkezi ve eğitim, aile hekimliği birimlerinde görev yapan öğretim üyelerine de ek ödeme verme imkânı sağlanmaktadır.

Diğer yandan aile hekimlerinin uzmanlık eğitimi yapabilmelerini teminen 1 Ocak 2020 tarihinde sona ermiş olan sürenin 1 Ocak 2029 tarihine kadar uzatılması öngörülmektedir. 

Kamu kurum ve kuruşlarının uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman, tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak atamalarla kuraya ilişkin şartlar, Sağlık Bakanlığımızca belirlenmektedir. 

Teklifte kuraya ilişkin usul ve esaslarla bunların Sağılık Bakanlığındaki atamalarına ilişkin usul ve esasların Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi düzenlenmektedir. 

Doktor öğretim üyesi ve baş asistanların uzmanlık eğitimine daha nitelikli katkıda bulunmalarını temin etmeye yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Bugün özellikle bazı ilçelerimizdeki hastane ve sağlık birimlerinde hekim ihtiyacı bulunmaktadır. 

Bu hastanelerde gerekli tıbbi teçhizat ve ameliyathane olmasına karşın uzman hekim ihtiyacı karşılanamamaktadır. 

Buralara atanan hekimlerimiz, mecburi hizmet yükümlülüklerini tamamladıktan ya da belli bir süre çalıştıktan sonra ayrılmaktadır. Hekimlerimizin buralarda puanlarını dolduramaması ayrılmalarındaki en önemli gerekçedir.

Sözleşmeli sağlık personel pozisyon sayısı sınırlı olduğundan devlet hizmeti yükümlülüğünün öncelikle devlet memuru statüsünde ifa edilmeye başlanılması ve daha sonra mevcut pozisyon sayısı dikkate alınarak sözleşmeli statüye geçişe imkân sağlayıcı değişiklik yapılmaktadır. 

Bununla birlikte eleman temininde güçlük çekilen yerlerde 4924 sayılı Kanun'a tabi sözleşmeli sağılık personeli istihdamında yaşanan güçlük dikkate alınarak sözleşmeli pozisyon sayısı 22 binden 27'e yükseltilmektedir. 

İnanıyoruz ki gerek döner sermayeden yapılan ek ödemelerle ilgili gerekse de sözleşmeli çalıştırmayla ilgili düzenlemeler, elaman temininde güçlük çekilen yerlerde yaşanan sorunlara önemli ölçüde çözüm getirecek, hekimlerimizin uzun süreli kalmalarını sağlayacaktır, 

Komisyonda verilen bilgiler de bu yöndedir. 

Kanun teklifinde ayrıca herhangi bir sebeple sağlık sigortasından yararlanamayan gerçek kişilere sunulan sağlık hizmet bedellerinden 31 Aralık 2021 tarihine kadar tahsil edilememiş alacak tutarlarının yarısının bir yıl içerisinde ödenmesi hâlinde geri kalan kısmının ferîleriyle birlikte terkin edilmesi düzenlenmektedir. 

Alacak tutarı 10 bin Türk lirası ve altındaysa tamamının, alacak tutarının yarısı 10 bin Türk lirasının altındaysa 10 bin Türk liralık kısmının terkin edilmesi öngörülmekte bu işlemler sebebiyle devam eden dava ve icra takiplerinin durumu düzenlenmektedir.

Sağlık hizmetlerinde sürekliliği ve erişebilirliği sağlamak amacıyla sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli dağılımını sağlayacak istihdam politikası uygulanması önem arz etmektedir. 

Hekim, diş hekimi, hemşire, ebe ve diğer sağlık personeli sayısında önemli artışlar olmakla birlikte Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da ifade edildiği gibi özellikle bazı alanlardaki açığın giderilmesine yönelik çalışmaların devam etmesi gerekmektedir. 

Sağlık personeli okullarından mezun olan ve istihdam sorunu bulunan ebe, acil tıp teknisyeni, anestezi teknisyeni, sağlık memurları ve tıbbi sekreterlerin gerek özel gerekse de resmî kuruluşlarda istihdam edilebilmesi için gerekli koşullar sağlanmalıdır. 

Sağlık Bakanlığı bünyesinde birçok statüde personel istihdam edilmektedir.

 4/A'lı, vekil, 4/B'li, sözleşmeli, 209'a, 4924'e, 5258'e, 663'e göre sözleşmeliler, işçi, taşeron personeli gibi çeşitli istihdam modelleri karmaşık bir yapıyı ortaya çıkarmıştır. 

Aynı yerlerde ve hizmetlerde aynı işi yapmalarına rağmen statülerinin farklı olması nedeniyle çalışanlar arasında idari, mali ve sosyal haklar yönünden farklılıklar bulunması çalışanların motivasyonunu ve çalışma barışını olumsuz etkilemektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız 3600 ek gösterge düzenlemesi sonrası ele alacakları ilk dosyanın sözleşmeli kamu çalışanları olduğunu açıklayarak "Biz isteğe bağlı olarak kadro hakkı vereceğiz." demiştir. 

Çok önemli olan bu çalışmanın sonucu umutla beklenmektedir. 

Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz 4/B'li, vekil, sözleşmeli, fahri ve geçici statüde çalışanlar ile asli işlerde çalışmakla birlikte kadro alamayan taşeron işçilerin kadroya alınmasını içeren kanun teklifimiz ilgili komisyonlardadır. 

Kamuda sözleşmeli personel uygulaması homojen bir yapı olmayıp kendi içinde ayrışmıştır. 

Başlangıçta 4+1 olan daha sonra 3+1 olarak güncellenen uygulamayla sözleşmeli personel olarak işe girenler üç yıl sonra kadroya geçmektedir. 

4/B'liler ise süresiz sözleşmeli olup kadroya geçememektedir. 

Kamu idarelerinde kadroya alınmayı bekleyen sözleşmeli personel hiç olmazsa 3+1 sisteminin genel uygulama hâline getirilmesini istemektedir. 

Esasen, On Birinci Kalkınma Planı'nında da vurgulandığı gibi ehliyet ve liyakat esaslı bir yaklaşımla nitelikli insan gücünden etkin ve verimli şekilde yararlanılmasını mümkün kılan bir personel rejimi inşa edilmeli, statü ve istihdam kargaşası tümüyle giderilmeli; sözleşmeli, vekil, geçici, fahri, ücretli ve asli işlerde taşeron eliyle personel çalıştırılması son bulmalıdır. 

Ayrıca kendilerine ilk defa ek gösterge verilecek olmakla birlikte yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların genel idare ve teknik hizmetler sınıfı kadrolarına alınması uygun olacaktır. 

Diğer yandan kamu işçilerinin çeşitli nedenlerle kamu kurumları arasında naklen atanma ihtiyacı doğmaktadır. 

Ancak diğer kamu çalışanları gibi başka kamu kurum ve kuruluşlarına naklen atanamamaktadır. Kamu işçilerinin de naklen atama konusundaki sorunlarına çözüm bulunmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımız tüm memurlarımızın ek göstergelerinde 600 puanlık bir yükseltmeye gitmeyi kararlaştırdıklarını, yardımcı hizmetler sınıfındakiler dâhil ülkemizdeki 5,3 milyon kamu görevlimizin tamamının önümüzdeki yılbaşından itibaren bu düzenlemeden yararlanacağını açıklamıştır. 

Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği müjde kamu çalışanlarını ve özellikle de emeklilerini sevindirmiştir. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız da çok geniş bir kadroya ek gösterge verdiklerini, kapsamlı bir çalışma yaptıklarını, iki yıllıklarda teknik sıfatlı olanları da değerlendirdiklerini açıklamıştır.

Ek gösterge sisteminin tüm boyutlarıyla ele alınması ve eşitsizliklerin giderilmesi çok önemlidir. 

Bu çalışmanın yakın zamanda kanun teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasını bekliyoruz. 

Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz ve 3600 ek gösterge vaatlerimizi de içeren kanun teklifimiz Meclis komisyonlarındadır. 

Teklifimizde ek gösterge rakamları 657 sayılı Kanun'daki tüm hizmet sınıfları için hiyerarşik sırayla yeniden belirlenmiş, yardımcı hizmetler sınıfı da ek gösterge kapsamına alınmıştır. 

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Çalışma Bakanımız tarafından ana hatları açıklanan ek göstergeyle ilgili çalışma, Milliyetçi Hareket Partisinin teklifiyle önemli ölçüde örtüşmektedir. 

Basına yansıyan bilgilerden, 3600 ek gösterge kapsamında kendilerini göremeyen bazı kariyer meslek mensupları ile sağlık lisansiyerleri, il müdür yardımcıları ve şube müdürlerinin durumlarının da dengeler gözetilerek dikkate alınacağına inanıyoruz.

Kamu çalışanları için ek gösterge çok önemlidir. 3600 ek gösterge ise kritik eşiklerden biridir. 3600 ek göstergenin özellikle emekli aylığına önemli yansıması bulunmaktadır. 

5,3 milyon kamu görevlimizin ek göstergelerinde yeni yıldan itibaren 600 puanlık artış yapılmasıyla birlikte öğretmen, kamu avukatı, matematikçi, istatistikçi, hemşire, polis, uzman çavuş, uzman jandarma, bekçi, din görevlisi gibi bazı meslek gruplarının 3600 ek göstergeye ulaşacak olması, hem sevindirici bir gelişme hem de geçim standartlarını yükseltici bir hamledir. 

Nihayetinde acil bir ihtiyaç karşılanmakta, verilen sözler tutulmaktadır.

Ek gösterge, bir taraftan memur maaşlarının bir unsuru olurken diğer taraftan emekli aylığı ve emekli ikramiyesi tutarını doğrudan etkilemektedir. 

Ek göstergelerde yapılan artış, asıl emekli ikramiyeleri ve emekli maaşlarında ciddi kazanımlar getirmektedir. 

Bu artışlar elbette daha önce emekli olan kamu görevlilerinin maaşlarına da aynen yansıtılacaktır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, yine, TRT Haber'de yaptığı açıklamalarda tüm sosyal meseleleri görev alanı saydıklarını, EYT yani emeklilikte yaşa takılanların dosyasının önlerinde olduğunu, onu da mesafe katedildiği zaman kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etmiştir. 

İnşallah, emeklilikte yaşa takılanlar sorunu da çözüme kavuşacaktır.

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
Çok Okunanlar Çok Okunanlar
Son YorumlarSon Yorumlar
AnketAnket

MHP'NİN HÜKÜMETE YAKLAŞIMINI NASIL BULUYORSUNUZ?

OLUMLU!
OLUMSUZ!
KARARSIZIM!
LİDER NE DERSE ODUR!
Lig FikstürüLig Fikstürü

Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.