Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

YENİ DÜNYADA TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI
30 Haziran 2018
Bu haber 265 kez okundu
Ramazan Çağlar Röportaj M.Halistin Kukul ile ... M.Halistin Kukul’la Bir Durum Muhakemesi:
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
ÇAĞLAR- Değerli Hocam; dünyaya, şöyle bir kuşbakışı bakalım, dünyayı bir dolaşalım, tâbiri câizse kolaçan edelim: Milyonlarca senelik bu coğrafyaların size telkin ettiği düşünceler nelerdir? 

KUKUL- Sayın Çağlar, bu coğrafyaları, kâinat sistemi içersinde kavrayabilmek lâzımdır. 
Sathî bir bakışla, sâdece varlıkların dış cephelerini ve beşerî inşâları keşfederiz. 
Halbuki, bu dünya değil, topyekûn kâinat, biz insanlara ‘okunmak’ için sunulmuştur. 
Zeminiyle, kendisini ihâta eden fezâyla ve için yapısıyla, keşfedilmek üzere önümüze serilmiştir. 
Sözünü ettiğiniz telkîn, bu “okuma” sistematiğiyle, ilmî inkişafların habercisi olmalıdır. 
Kimilerinin küçülen dünya dediği bu coğrafya, bütün bu sözlere rağmen, milyarlarca insan ve canlının beslediği yerdir ve öyle olacaktır. 
Öyle ki, araştırmakla da, yiyip sarfetmekle de tükenmiyor. 
Ancak, bu demek değildir ki, onu, saçıp savuralım!.. 
Bir bakıyorsunuz binlerce acayip tertipsizlik, bir bakıyorsunuz, bütün tertipsizlikleri aynı pota içersinde eriten muazzam bir âhenk/uyum/tertip nizâmı... 

ÇAĞLAR- Sözünü ettiğiniz bu nizam içersinde Türkiye ve buna bağlı olarak Türk Dünyası’nın yeri ve üstlendiği beşerî vazife nedir? 

KUKUL- İnsanlık âlemi, kendi yaratılış maksadını bilmelidir. 
Biz, Türk milleti olarak, kendi kültür değerlerimizle, önce, ahlâklı, fazîletli, hoşgörülü, yardımseverlik gibi üstün insânî meziyetlerle donanımlı olarak, “İlim, müminin kaybolmuş malıdır, onu nerede bulursa alsın” mübârek sözüyle hareket ederek, cihânşümûl terkiplere ulaşmalıyız, en azından bu hedefi gözümüze kestirmeliyiz. 
Yâni, ‘önde olmak’ hedefiyle kendimizi şartlandırmalıyız!..
Bu, kendini birilerinden üstün görmek mânâsında değil; kendini, insanlık hizmetine vakfetmek için çalışmak emelinde olmaktır. 

ÇAĞLAR- Şu anda bulunduğumuz mevki neresidir? Böyle bir dünyanın neresinde yer alıyoruz? 

KUKUL- Herkesin sözünü ettiği bir husus var: Türkiye, merkezî bir yerde...
Tabiî ki coğrafî olarak... 
Bütün geçiş istikametlerine açık...
Üç tarafı denizlerle çevrili vesâire....
Bunlar, düşünüyorum da, bize, ta ilkokuldan beri fısıldanan sözler. 
Bu sözleri, bahsettiğim dönemlerimden itibâren en az altmış-altmış beş senedir duyuyorum. 
Hattâ, buradan nice nice kavimler gelip geçmişler...
Nice medeniyetlerin beşiği olmuş...
Doğrudur..
Peki ne yapalım? 
Öğretmenlerim böyle derdi, üniversitede hocalarım böyle derdi...
Arkadaşlarım ve her dönemde, bizi idâre edenler böyle derdi ve hâlâ da böyle diyorlar...
Mes’ele bu değil...
Mes’ele, mevcudu, en iyi şekilde sistemleştirmektir. 
Bugünü korumak, yarına daha iyisini intikal ettirmektir...
İlmî hakîkatleri görmek ve ona ulaşacak yolları tespit ile, hedefe kilitlenmektir. 
Şu an bulunduğumuz yeri, elbetti ki, sâdece coğrafî târîf olarak sormuyorsunuz...
Matematikte, fizikte, edebiyatta, bediîyatta, romanda, sanayide, mîmârîde, mûsıkîde, ziraatta...neredeyiz’i soruyorsunuz. 
Size bir şöy söyleyeyim: Kazanmak, asla bir başarı değildir!..
Herkes, bir yerlerde bir şeyler kazanıyor ammâ ‘başarmak’ apayrı bir şeydir.
 Biz, fert fert, senelerdir, hep “kazanma”yı oynuyoruz. 
Sen, bana karşı; ben de sana karşı kazanmış olabilirim ammâ, ne senin ne de benim bir başarımdan söz edebiliriz... 
Başarmak, cihânşümûl olmaktır!..
Evet, cihânşümûl olmak/olabilmek!.. 

ÇAĞLAR- Bir tiyatro mu oynanıyor? Görüp de anlayamadığımız, kavrayamadığımız bir şeyler mi oluyor? 

KUKUL- Elbette ki, bilmediğimiz şeyler olacaktır. 
Bunları ortaya çıkarmak için bilginin yanında firâset de lâzımdır. 
Maddî ve mânevî değerleri dengeli olarak geliştirmesini bilemezsek ve tabiatın yanında beşerîyetin gelişmelerini tâkîp edemezsek, elbette, işi tiyatroya da benzetiriz, başka şeye de.. 
Toprağınız, havanız, suyunuz, yağmurunuz, gölünüz, deniziniz, dağınız, ovanız, yamacınız, dolunuz kar’ınız ve en önemlisi hazır bekleyen milyonlarca insanınız var fakat üç tarafı denizlerle çevrili ülkenizde balıkçılığınız yok. 
Samanınız yok...
Etiniz yok...
Patatesiniz, soğanınız hattâ tohumunuz yok... 
Yâni kıt olan neyimiz var? 
Hulâsa edersek, insangücü mü, toprak mı, su mu, ne?.. 
Ormanlarımız , madenciliğimiz, et-süt hattâ yabanî hayvancılığımız ne durumda? 
Gelişmeyi bırakalım, basit bir korumacılık bile yeterli mi?!.. 

ÇAĞLAR- Bu kadar mı zordayız? Hiç mi müspet şeyimiz, elle tutulur yanımız yok? 

KUKUL- Hayır, bu değil!..
Niçin ümitsiz olalım...
Mukayese ediyoruz...
Soralım kendimize: Konya ovamız, Çukurovamız kadar devletler niçin bizden fazla üretiyor...
Ankara, İstanbul, İzmir kadar nüfusu olan bâzı devletlerin s(ı)poru, san’atı, ilmi bizden niçin daha önde?..
Siz, bana dünyaya bakışı sordunuz. 
On, yirmi, elli, yüz, üçyüz sene gerilere gidip kendimizi suçlayıp duruyoruz...
Bundan ne kazandık, ne kazanacağız? 
Bu iş, ilim adamlarının, sosyologların, târihçilerin işi!.. 
Bu hususta, sâdece şu üç örnek yeterlidir: 
Almanya, Japonya ve Güney Kore...
Biz, bir asır kadar önce tahrip edilmiş, yıkılmış bir coğrafyadan ayağa kalktık ki doğrudur! 
Peki, bizden nice sene sonra, bu yıkımları, tahribatları geçiren bu devletler niçin bizden fersah fersah öndedirler? 
Herbirinde kişi başına düşen millî gelir 25-30 bin dolar iken, belki de daha fazla, bizdeki, bunların yarısı bile değil!..
Niçin? Bir de, bu rakamı geçtik/geçeceğiz teraneleriyle yalanlarla avutulup duruyoruz...
Türkiye’de yüzde kaçın geliri bin dolar üzerindedir? 

ÇAĞLAR- Dînin yâni İslâmiyet’in bu hususlardaki rolü nedir? Bâzıları, gelişememizi buna bağlıyor; bâzıları da mes’eleyi gerilik vasıtası olarak kullanıyor, ne dersiniz? 

KUKUL-Dîn, her türlü ideolojinin üstündeki en üstün bir değeridir. 
Dîn, ilim ve san’at ise, insanlığın gelişmesi için üç temel unsurdur. 
Bugün, dîni/İslâmiyet’i gerilik sebebi görenler, elbette ki, ondan haberdar olmayanlardır. 
Dinsiz hiçbir insan ve cemiyet yoktur ve düşünülemez. 
Ancak, şu var ki, din düşmanları kadar, dinî siyâsete âlet eden din istirmarcıları da bunda müessirdir. 
Allah ü teâlâ, kâinatı bir âhenk içinde yaratmıştır. 
Bize, Kur’ân-ı Kerîm’de, ilmi/tefekkürü/düşünmeyi/aklımızı kullanmayı tavsiye etmiştir. 
Sıkıntımız bu noktadadır. 
İlme değer verenler, akıllarını kullanıyorlar, tefekkür ediyorlar, laboratuvarlarda deneyler yapıyorlar, kütüphâneleri tıklım tıklım doldurup araştırıyorlar. 
Bakınız, İstiklâl Marşı Şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy, 1912’de yazdığı Süleymaniye Kürsüsünde adlı şiirinde ne diyor: 
“İstedim sonra, neden böyle Japon’lar yüksek? Nedir sebebi esbâb-ı terakkîsi? Yakından görmek. 
Bu uzun boylu mesai, bu uzun boylu sefer, Bir kanâat verecekmiş bana dünyâda meğer. 
O kanâat da şudur: Sırr-ı terakkînizi siz, Başka yerlerde taharrîye (aramaya) heveslenmeyiniz. 
Onu kendinde bulur yükselecek bir millet; Çünkü her noktada taklîd ile sökmez hareket.” 

ÇAĞLAR- Bu kapıyı hâlâ aralamada geç mi kaldık? “Onu kendinde bulur yükselecek millet” diyor Âkif, henüz bu anlayışa kavuşamadık mı, ne dersiniz? 

KUKUL- Bakınız, Âkif bir şey daha söylüyor: “her noktada taklîd ile sökmez hareket!” diyor...
Bu, kendine dönüşün, taklîtten kaçışın, birliğe dâvetin işâretidir...
Hiçbir şey mi olmadı...
Oldu elbette...
Bu kadar da mı olmasın yâni? 
Fakat teknoloji t(ı)ransferi, nakil ve taklit...
Tabiî ki, geç de kaldık... 

ÇAĞLAR- Ya Türk Dünyâsı? 

KUKUL- Türkiye kendine gelebilmeli ki, Türk dünyası ve İslâm dünyasına rehber olsun!..
Bakınız, Türk Cumhuriyetleri’nin istiklâllerine kavuşmasının üzerinden çeyrek asırdan fazla zaman geçti. 
İktisâdî, kültürel, ticârî, s(ı)portif ve edebî faaliyetlerimiz ne derecede başarılı... 

ÇAĞLAR- Demek ki, çok zaman kaybımız var, değil mi Hocam? 

KUKUL- Zaman kaybı yâni zamanın hebâ olması en büyük israftır.
 Biliyorsunuz, Allah ü teâlâ, Asr sûresi’nde “Asr’a/zamana/çağa...yemin olsun ki/andolsun ki”buyuruyor. 
Zamanı, her ne surette olursa olsun değerlendiremeyenlerin makbul olmadığı ifade buyuruluyor. 
Önce yalansız ve hakkaniyetli bir cemiyet nizamının tesisi gerekir. 
Şu anda idârî makamda bulundukları için iki selâhiyetli ve mes’ul şahsiyetten örnek sunmak istiyorum: 
Bakınız, Başbakan Yıldırım, 1 Aralık 2016’da ne diyor: 
“Seçim kampanyalarında söylenenle sorumluluk omuzlarınıza yüklenince söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. 
Hiçbir ülkede de aynı olmaz. 
Bu, siyasetin gereğidir. 
Siyasetle hakikat hiçbir zaman biririyle örtüşmez. 
Bu, Türkiye için değil, dünya için böyledir.” 
Bunu, ben, başka ülkelere karşı uygulanan yâni ülkelerin birbirlerine karşı uyguladıkları siyâsette anlarım. 
Fakat, kendi milletine karşı böyle bir siyâset olur mu? 
Âkif ne diyor: “Çünkü her noktada taklîd ile sökmez hareket.”
 “Dünya için böyle” ise, bizde olmasın, değil mi?!..
Kendimez karşı dürüst olmamız gerekmez mi? 
Söylenenler, devlet titizliğiyle, ciddiyetinde olmalıdır. 
Meselâ, Erdoğan, bir meydan konuşmasında şunları söylemiş: 
“Kandil’i vurduk. 20 uçakla 10 tane önemli noktasını vurduk. 
İkinci operasyonda bunların lider toplantısını yakaladık ve o liderler toplantısında 35 önemli ismi orada bitirdik.” (Basın: 21 Haziran 2018)
 Kandil’in vurulması, senelerdir beklediğimiz bir hareketti. 
Geç hattâ çok geç bile kalındı...
Bu sözler söylenince, gururlandık, heyecanlandık ve alkışladık. 
Fakat, şu gün îtibâriyle, ne Cumhurbaşkanlığı, ne İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ve ne de Genelkurmay Başkanlığı’ndan bu “35 önemli isim” denilenlerin kimler olduğunu öğrenemedik. 

ÇAĞLAR- İster istemez, Türk Dünyâsı da bu durumlardan fazlasıyla etkilenmektedir. Peki, çâresi nedir? 

KUKUL- Zaman zaman devlet adamlarından, başka devlet adamları için “kardeşim, arkadaşım, dostum” dendiğini duyuyoruz. 
Peki; kendi adamımıza bu hitaplarda bulunmayı bir kenara bırakalım, birbirimize, niçin, “şerefsiz, alçak, münafık, neseb-i gayri sahih, ulan, diktatör...” gibi hitaplarda bulunuluyor? 
Yakışıyor mu? 
İşin esâsında; ahlâkî tahribat/bunalım/yozlaşma/karmaşa vardır.
 Nezâketsizlik, etrafımızı ihâta etmiştir. 
Millî ve dînî değerlerimiz, siyâsî menfaat ve iltimas uğruna zedelenmiştir.
 Tabiî ki, bu, böyle olunca, ilimsizlik ileri safhalara ulaşmıştır. 
Her seviyeli okullarımızda -bilhassa ortaöğretimde- uygulanan kılık kıyafet serbestliği, büyük bir disiplinsizliği beraberinde getirmiştir. 
Okullarımız, not verme/değerlendirmedeki yanlış sistemle de fedâkâr öğretmenlerimizin elinden alınmıştır. 
Karmaşa, göründüğünden de fazladır... 

ÇAĞLAR- Yâni kültürel değerlerde heyelân mı yaşıyoruz? 

KUKUL- Çok yerinde bir değerlendirme sorusu...
Heyelân/erozyon/kayma/sapma yaşıyoruz. 
Büyük çapta...
Dilde, mîmârîde, mûsıkîde...hep böyle!.. 
Bir defa, dînî değerlerimizde aşırı derecede tahribat vardır. 
Yâni, şahsî menfaat için, âyet-i kerîmelerin ve hadîs-i şerîflerin yanlışa taşınması...
Sonra...
Öyle bir hâldeyiz ki, ister kendisini İslâm dâiresinde, ister milliyetçi kefesinde, ister sosyal demokrat veya sosyalist cenahta görsün, hepsinin temelinde ürkütücü bir ‘kapitalist idrâk’ mevcuttur. 
Bu cihetten, toplum şaşkındır. 
Son model vasıtalara binip volta atanlar, câmilerde leğenlerle yardım talebinde bulundurmaktadır. 
Bunların içinde, her görüşün temsilcileri de vardır. 

ÇAĞLAR-Bu hengâme içinde birbirimize karşı güvenimiz de mi kayboluyor, ne dersiniz? 

KUKUL- Sayın Çağlar, güven kaybı en ileri safhada...
Maalesef öyle!..
Bu güvensizlik, bizi, içte ve dışta zayıf düşürüyor. 
Kendimize gelemiyoruz. 
Gözünün içine baktığımız, dostumuz dediğimiz biri, bir bakıyorsunuz, en olmadık yerde ve zamanda aksi faaliyetlerde bulunmuş. 
Meselâ... 
Türk Dünyası mevzûmuzun başlığıdır. 
Bütün mazlûmlar için en yüksek perdeden -en azından- ses yükseltiliyor da, sıra, Doğu Türkistan’daki zulümlere, Karabağ’dakilere, Kerkük’tekilere gelince diller tutuluyor. 
Niçin? 
Somali’ye, Mymar’a, Filistin’e...elbette ki, haklı olarak -meydanlarda, salonlarda ve bilhassa câmilerde- ses yükseltiyoruz da, bir kez olsun, Türk Dünyası’nda namaz kıldığı, oruç tuttuğu için eziyet görenlere niçin kulak tıkıyoruz ve onların dertlerini dünyâ ile niçin paylaşmıyor, dile getirmiyoruz? 

ÇAĞLAR- Bunun sebebi ne olabilir sizce Hocam? 

KUKUL- Türkiye’de bir gürûh var...
Çoğu dışarı bağlı bir gürûh... 
Birileri ses çıkarınca, onlar hep bir ağızdan bunları söyleyenleri “ırkçılık”la suçluyorlar. 
Bu, sebeplerden sâdece biridir. 
Bir deafa, bu gürûhun sesini, hukukî ölçüler içinde, kesmek lâzımdır. 
Dîğer taraftan, bu hususlarda, ciddî, kalıcı ve anlaşılır ‘devlet politikalarımız yok’tur. 
İnsan haklarındaki mahrûmiyetleri, kıvrak ve müsessir bir siyâsetle, milletlerarası hukuk sahasına taşıyabilecek temaslarımız yeterli değildir.
 Önce; Türkiye olarak kendimize çekidüzen vermeliyiz. 
Her şeyde önce; Teoman’ın oğlu Mete Han’ın/Oğuz Han’ın sağladığı Türk birliğini, inişleri çıkışlarıyla Türk târihini...
Şanlı Selçuklulardan, muhteşem Osmanlılardan sonra ulaşılan yepyeni, pırıl pırıl Türk Cumhuriyeti’ne kadar geçirilen yüzlerce senelik mâcerâyı iyi okuyup tahlil etmemiz gerekir. 
Bilge Kağan’ın, Orhun Âbideleri’ndeki nasihatlerini çok muhkem bir şekilde gönül ve zihin haritamıza yerleştirmeliyiz. 
Bunca yeraltı ve yerüstü zenginlikleri yanında, büyük ve yetişmiş insangücü bulunan Türk Dünyası, günübirlik tartışmaları/çekişmeleri/hizipleşmeleri/şahsî hırsları bir kenara bırakmalıdır.

 ÇAĞLAR- Son olarak ne diyebilirsiniz? 

KUKUL- Ezcümle sözü şöyle bağlayabilirim: *Her işimizde adâleti ve liyâkati önde bulundurulmalıyız!..
Adâlet, vazgeçilmezimiz olmalıdır!.. 
*İnsan istihdamını kolaylaştırıcı, zekâ, kaabiliyet, zevk ve çalışma azmini esas alan, dünya ile yarışır bir ‘maarif sistemi’ âcilen tesis edilmelidir. 
*Millî bir uzlaşma zemininin asgarî vasıtaları tespit edilmeli, millî mutabakat sağlanarak gerginliklerden kaçınılmalıdır. 
*”Devlet israfı” çok mühimdir. 
Bu yoldaki müspet telkîn ve tavsiyeler harfiyen yerine getirdilmelidir.
 Bilinmelidir ki, Türkiye’nin, Türk birliğinin ve bütün insanlığın selâmeti, bu hususların hukuka bağlı kaldığı hür bir sistemle mümkündür.



Ramazan Çağlar Röportaj M.Halistin Kukul ile 
Kapsam Haber
Bildergebnis für M.Halistin Kukul
M.Halistin Kukul 


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
'Cumhur İttifakı zaferle sonuçlanacak'12 Mayıs 2018
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE09 Nisan 2018
3 SEÇİME DE HAZIRIZ09 Nisan 2018
“CUMHUR İTTİFAKI TANKIN ÜZERİNDE OLUŞTU”12 Mart 2018
“AYRIMIZ GAYRIMIZ YOKTUR BİZİM”20 Şubat 2018
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH