Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ
08 Kasım 2015
Bu haber 829 kez okundu
Hürriyet Pazar'dan Çınar Oskay ünlü Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya Türkiye'nin 1 Kasım'dan sonra ki geleceğini sordu. İlber Ortaylı 36 Soruyla Türkiye'nin Geleceğini Değerlendirdi
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
1 Kasım Seçimleri toplumun psikolojisini derinden sarstı. Bir taraf zafer sarhoşu… Diğer taraf ise umutsuzluğa ve korkuya gömüldü. “Bu ülkede yaşanmaz, çekip gideceğim” diyenler bile var. Peki bu seçim ülkenin kaderini değiştirecek mi? AK Parti rakiplerine karşı kesin bir galibiyet aldı mı?Toplum baskının artmasına nasıl tepki verir? Kutuplaşma nasıl biter? Türkiye Mısır’ın, Suriye’nin durumuna düşer mi? Bu meselelere günlük siyasetten daha geniş bir pencereden bakmak gerekiyor. Bizi nelerin beklediğini Türkiye’nin ikonik tarihçisi Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya sorduk.
 
İlber Ortaylı: Gençler, oturup Türkiye’nin keyfini çıkarın, rezaleti önleyin
İlber Ortaylı: Gençler, oturup Türkiye’nin keyfini çıkarın, rezaleti önleyin
Hocam, 1 Kasım seçimlerinde ne oldu? Laikler, demokratlar, AB yanlıları, AK Parti karşıtları dükkânı kapayıp, kapağı başka bir yere mi atsın? 
 
Tam manasıyla partisiz ve silahsızlar. Onları temsil etmesi gereken partilerin bilgi birikimleri, politik görgüleri, teşkilatlanma gelenekleri, tecrübeleri sıfırın altında. Nasıl, bir kasaba İslam’ı varsa, karşısında kasaba ilericiliği, kasaba sosyalizmi de var. Mesela çevre politikasını mı eleştirecek? İl başkanlarını biliyorum, hepsi kasaba müteahhidi! Nasıl alternatif olsun?
 
Toplumda da yok mu bilinçli bir tepki?
 
Var ama toplumu biri organize eder, şekillendirir. Toplum sokağa çıkıp Lamartine’lik yapamaz, Victor Hugo’luk yapamaz. (Fransız Devrimi’nin aydınları) Hiçbir yerde yapamamış. İnsanlar ortaya çıkmış, toplumun şikâyetlerini formüllendirmiş.
 
“Bizi küçük görenler bu dev başarıdan ders alsın” diyor. Başarı dediği, yüzde 49.5. Yüzde 50.5’un kendisinden bile sinirli olduğunun farkında değil. Bu tehlikeli bir provokasyon. 
 
Şimdi ne olacak peki? İktidar balkon konuşmasında ve başka zeminlerde yine uzlaşma mesajları verdi.
 
Başbakan “Biz sizi kucaklıyoruz” dedi, Erdoğan’dan duymadım. Televizyonlarda görüyorsun... Türkçeyi, özendikleri Osmanlıca’yı telaffuz edemeyen adamlar, “Bizi küçük görenler bu dev başarıdan ders alsın” diyor. Başarı dediği, yüzde 49.5. Yüzde 50.5’un kendisinden bile sinirli olduğunun farkında değil. Bu tehlikeli bir provokasyon. “Haddini bilsinler” diyor, sanki kendileri hadlerini biliyormuş gibi. “Otokritik yapsın, sonra oturup konuşuruz” diyor. Dolayısıyla hiç de barışçı bir hava görmüyorum. Bir arkadaş yazı yazdı, “Devlete karşı isyan yok Türk tarihinde” diye.
 
İlber Ortaylı, İstanbul Şehir Üniversitesi’ndeki bir konferanstan çıkarken.
 
Doğru mu?
 
Yani bu kadar isyan kime karşı olmuş? Devlet dediğin, gökteki görünmez bir peri mi? İç harp dediğin devlete karşı isyan değildir. Kim kimi vuruyor, belli değildir. Sovyet harbi literatürde yazıldı. İspanya ve Yunanistan bazı şeyleri hatırlamıyor. Bilhassa Yunanistan için yüz kızartıcı bir şeydir. Böyle şeyleri tartışmak, bilmek gerek ki, uzak durabilelim.
 
BİR ŞEY ORTAYA ÇIKAR, PARÇALANMA NOKTASINA GELİNİR
 
Gerilim bu kadar büyük mü? 
 
Teşvik ediyorlar. O aşamaya getiriyorlar.
 
Neden böyle yapıyorlar?
 
“Herkes kendine gelecek!” diyor. Öyle bir şey olur mu ya! Sen yüzde 49.5’sin. Yüzde 50.5 da öbür tarafta... Nedir yani? İnsanların çok dikkatli olması şart. İpin ucunu kaçıran matbuatın, birtakım grupların kendilerine hâkim olması gerekir. Aksi takdirde hepimize çok yazık olacak.
 
 
Kendisi de sizin gibi bir profesör olan Ahmet Davutoğlu bir gazeteye baskın yapan birini yanında oturttu ve birlikte poz verdi. 
 
Genel Yayın Yönetmeni’ne “Sen korkaksın” demişti. Yok, eline tahta kılıç alıp fırlayacaktı. Korkunç bir şey. Herhalde “Bizim yaramaz çocuk, bizim deli oğlan” diye bakıyorlar. Bir yerde bir kolon devrilirse, altında kim kalır belli olmaz. Bizim gibi kalabalık ve sorunlu ülkelerde herkesin, her partinin, en başta hükümetin fevkalade dikkatli olması gerekir. Küçük provokasyonlar, çatlamalardan büyük şeylere gidilebilir. Bunu unutmamak lazım.
 
İktidarın genel vizyonu ne? Türkiye’nin dümenini Doğu’ya çevirmek mi? 
 
Doğu moğu, bunları bilmiyorlar. Maalesef hükümetlerimiz dünyayı tanımıyor. Mesela bir ilahiyatçıyla konuştum. Bana Halep Türkmenlerinin Şii, dolayısıyla Nusayrilerle bir olduğunu, bunun da Özgür Suriye Ordusu’nu kızdırdığını söyledi. Özgür Suriye Ordusu’ndaki ahmaklar Halep Türkmenlerini dövmekle meşguldü o ara. Dedim ki, “Affedersin, bu masalı başka birine anlat. Senden dinleyecek değilim”. Bu tür politikalar fevkalade bilgisizliğe dayanıyor.
 
Türkiye, Mısır’ın, Irak’ın, Suriye’nin durumuna düşebilir mi? 
 
Hayır, düşemez. Her şeye rağmen bir devlet var, ordu var. Gelenek, üretim, işçi sınıfı var. Çok ezilmiş olsa da bir köylü sınıfı var. Böyle bir ülkenin Irak, Suriye olması mümkün değil. Ama bir şey ortaya çıkar, parçalanma noktasına gelinir. Bunun sonunda da kimse mutlu olmaz.
 
 
İktidara yakın bazı çevreler 200 yıllık, 250 yıllık bir davadan söz etmeye başladı. Hesaplaşma Cumhuriyet ile sınırlı kalmayacak, sanki Tanzimat’a kadar uzanacak. 
 
Bunların böyle bir söylemi vardır. Kitap okumazlar. İmam hatiplerde Osmanlıca öğretilmez. İmlası doğru Arapça da öğretilmez. En zeki, en çalışkan çocuk bile yanlışsız yazamaz. Onların kabahati değil bu. Yeterince Arapça hocası yok. Osmanlıca dediğin, bu harflerle Türkçeyi okumaktır. Bunu çok az adam yapar. Dolayısıyla tarihle ilgileri yoktur. Tanzimat’la ilgili basılı, basılmamış malzemeyi okumazlar. Var olduğu halde gazete de taramazlar. Ecnebilerin yaptığı tetkikat vardır, onları da okumazlar. Kulaktan dolma, abuk sabuk sloganları, kahve köşelerinde, kasabalardaki kitapçı köşelerinde tekrarlar dururlar. Televizyonda görüyorsun, kitap okumamış, düşünmemiş insanlar oldukları belli. Kelimeleri yanlış telaffuz ediyor. Yüzünde kitap okumuş insanların düşünme ve ıstırabının verdiği çizgiler yok. Yemek, içmek için yaşıyor. E, bu adamların size ta 200 yılın yorumunu yapacak hali yok. Bu zor bir şeydir, Avrupa bile kendini yorumlayamıyor.
 
UZLAŞMA DEĞİL, TAHAMMÜL İSTİYORUZ 
 
Kutuplaşma ülkeyi ortadan yardı sanki. Bu iki kesim nasıl uzlaşacak? 
 
Vallahi, biz uzlaşmalarını değil, birbirlerine tahammül etmelerini istiyoruz. Batı’da bile böyle. Almanlar iflah olmazdır, “A, o kırmızı” derler sosyalist partiliye. Avusturya’da “Braun” derler faşist parti için. Fakat bunlar devlet dairesinde kavga etmez. Tayinlere bu işler karıştırılmaz. Bir okulda o öğretmen, bir okulda bu öğretmen olmaz. Millet birbirine tahammül eder. “Ben muhafazakârım, bu kadın sosyalist” diye iyi bir manikürcüyü dışlayamazsın. Tırnakların ona muhtaçtır. Türkiye’de daha buraya gelinmedi. Yeni açıldı, bir neslin içinde şehirleşti. İlhan Tekeli buna “Beğenelim, beğenmeyelim, başarıdır” diyor. İyi ama birtakım şeyleri de bulamıyorsun işte. Şehrin gerektirdiği konsensüs, uyum yok. Dışlama olabilir ama varlığını kabul edeceksin. Bu balans çok önemlidir. Onu yapamıyoruz, bütün sorun oradan geliyor.
 
 
Bu ülkede dönemin başbakanı miting meydanında muhalefet lideri için “Biliyorsunuz Alevi” demişti, ölen bir Alevi çocuğun acılı annesi yuhalandı... 
 
O ona bugün Alevi der, öbürü de kalkar başka bir şey der. Türkiye kıtasındaki insanların bu ayrımları kristalize olmamıştır. Fakat, erimiş bitmiş de değildir. Öyle kötü huylara başlarsanız, herkes herkesi öyle bir giydirir ki şaşarsınız. Binaenaleyh çenenizi kısacaksınız.
 
Başbakan, balkon konuşmasında Mevlana’ya atıf yaptı. Anadolu İslam’ından bahsedildiğinde Yunus Emre’ye gönderme yapılıyor. Peki bunları hayatımızda ne zaman göreceğiz? IŞİD’e gidenleri görüyoruz. Nerede bu Yunus Emre’nin, Mevlana’nın torunları? 
O zaman onlar gibi yaşaman gerekir. Beş-on kişinin ezberlemesiyle, benimsemesiyle olacak bir şey değil bu.
 
Basına, diğer kurumlara ağır baskı oldu. Toplum bu kurumları yeterince korudu mu?
 
Her gün her hastanede hekim dövülüyor. Birtakım adamlar, 80 yaşında amcası öldü diye kabile halinde basıyor doktorun ofisini. İnsaf birader yani! Takım halinde önce doktoru, onu bulamadıysa hemşireyi, hastabakıcıyı dövüyorlar. Hastaneye giden öbür insanların sesi çıkmıyor. Şimdi bunu İngiltere’de düşünebilir misin? Böyle hödükler doktor dövecek, o poliklinikten hizmet alan halk “Bana ne” diyecek.
 
Neden “bana ne” diyorlar? Korkaklıktan mı? 
 
Korkaklık ve alakasızlıktan. Bunların kendisiyle ilgisini de ölçemiyor.
 
 
TÜRKİYE'DE 'GEÇMİŞE MAZİ DERLER' MEŞHUR SLOGANDIR 
 
Kemalist Cumhuriyet dindarları çok mu ezdi? Bugünkü kutuplaşmada bunun payı var mı? 
 
Dindarlara “Maşallah, namazı niyazı kılıyorsunuz, orucu tutuyorsunuz. Sayenizde varız” falan diyen olmadı. “Mürtecidir” diyen oldu. Birtakım manasız insanların alay etmeleri filan var. Fakat benim anlamadığım, Stalin Rusya’sı, Enver Hoca Arnavutluk’u gibi bir manzara çiziyorlar. Annem anlattı, ablam anlattı... Böyle tarih yazarsan ucu bir gün sana da dokunur.
 
“İktidarı kaybedersek bunlar yine canımıza okur” gibi bir bakış olabilir mi?
 
Yok canım... Dikkatli hareket ederlerse kimse de canlarına okumaz. Türkiye’de “geçmişe mazi” derler. Meşhur slogandır.
 
 
Bazı laiklere, Kemalistlere de şaşıyorum. Dünyayı gezen, iyi okullarda okumuş insanlar ama bağnazlar... 
 
Kusura bakma, laiklerin hiç dünyayı gezdiklerini ve iyi okuduklarını zannetmiyorum. Türkiye’de eğitim herkese verilir ama kalitesiz olarak verilir. Bir toplumu dejenere etmek istiyorsan yarım eğitim vereceksin. Maalesef biz öyleyiz. İmtiyazlı olduğunu zanneden hariciyeciler bile... Rusya’da Rusça bilen yoktur, öğrenmez. Arap ülkesinde Arapça öğrenmez. Bizim millet öyle dünyayı görmüş, iyi eğitim almış filan değil. Dünyayı görse de bavul gibi görür, eğitimi yarım ve çeyrek çepelek alır. Coğrafya bilmez bizim çocuklar. Hiçbir şeyiyle ilgilenmez o ülkelerin. Ucuz gemiyi bulmuş, biner.
 
 
 
AVRUPALI OLSAN SEN İSTER MİSİN ŞİMDİKİ TÜRKİYE'Yİ?
 
Avrupa Birliği rüya mı oldu?
 
Avrupa Birliği kimseyi alamaz, bizi de istemez. Başbakanken Tayyip Erdoğan da “Biz girmeyiz” dedi. Akıl varsa söylenir zaten. İsveç girdiğine pişman, Norveç hiçbir şeye girmedi, Danimarka para birliğine girmedi. O üçü çok mühim. İngiltere girmedi, Çekya girmiyor, hiç oralı değil.
 
Bizi demokratikleştirmez miydi? 
 
Demokratikleşme Avrupa Birliği için değildi. Bu her zaman sağın ve solun bir oyunu oldu. Turgut Özal demokrat bir adam değil ama orada kendine bir şey buldu. Bir yaşama isteği, bir kuvvet gördü. Kullandılar.
 
Peki Avrupa bizi istemez mi?
 
Hayır istemez. Sen ister misin Avrupalı olsan şimdiki Türkiye’yi?
 
 
 
Ama dışarda bırakmasından daha akılcı olmaz mı? 
 
Patırtı, gürültü... İster misin? Cevap ver. İki milyon Suriyeliye Türk pasaportu verecek, serbest dolaşımla adamlar pıııır, ertesi gün Berlin’e... Ama her zaman doğruyu da görmüyorlar. Mesela Avusturyalı, Türkiye’nin demografik yapısını aleyhte bir durum gibi görüyor. Halbuki aleyhte olan kendi demografik yapısı, moruklar ülkesi! Noam Chomsky “Avrupalılar sizi sokakta görmek istemez” dedi. Çok doğru bir laf. Bir de Avrupa, Hıristiyanlığı bizdeki Müslümanlık gibi dışlamadı. Onun dışlanma nedeni Voltaire’yen bir yaklaşım. Farklıdır bizdeki elitin yaklaşımından. Temelde Hıristiyanlık kaldı. Buraya her zaman Müslüman ülke diye bakar.
 
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ
 
Yaşadığımız döneme tarihçiler bir ad verse ilerde, ne olur? 
 
Aman ‘restorasyon’ filan deme, neyin restore edildiğini kendi de bilmiyor.
 
Siz ne ad verirdiniz?
 
Belki popülizm dönemi derim. Arogans* dönemi de olabilir. *(kibir)
 
 
OSMANLI'DA SİYASETE DALDIĞIN AN İŞ BİTER
 
Cemaat’in durumunu nasıl görüyorsunuz? Osmanlı’da da var mıydı bu tür oluşumlar? İyi bir şey midir, yok etmek mi gerekir?
 
17. asırda Kadızadeliler vardı. Bunlara Asrızade de denir, bir nevi Vahhabi gibiler. Baktılar Fatih Camii’nde makamla ezan okunuyor, müezzin dövdüler. Hemen üstlerine yeniçerileri yolladı Köprülü Mehmet Paşa Efendimiz. Dayağı yediler, başlarındaki Mehmet Efendi de Kıbrıs’a sürüldü. Çünkü Kıbrıs’ta böyle adamların hikmetini kimse dinlemez. Şaman gibiydi onlar, Toroslar’dan... Buna Osmanlı’da da tahammül edilmez. Siyasete daldığın an iş biter.
 
1923’TE CUMHURİYET KURULACAĞINI KİM SÖYLERDİ! YARI İNGİLİZ İŞGALİNDE BİR SALTANAT OLUR GİDERDİ
Türk tarihindeki lider profillerine baktığınız zaman Erdoğan’ı nereye koyarsınız? 
 
Çok olumsuz diyemem, olumlu da diyemem. Fakat hakikaten alışılmamış. Türk tarihi değil, Avrupa’da da öyle. Proletaryadan çıkmak başka bir şey. Çok büyük sıçrama yapmış bir adam. Asıl büyük sıçrama (Bill) Clinton’a has bir şeydi. Annesi yoksul bir işçi kadın, bir kardeşi o şartlar dolayısıyla uyuşturucu satıcısı. Bu adam hangi akıl, hangi metanet, oradan fırlıyor, Yale’de okuyor ve buraya geliyor! Amerika’da olur ama Kıta Avrupası’nda olmaz böyle şey.
 
 
 
Neden? 
 
Bu böyle, bunu gazeteci ve sosyal bilimci olarak biz yargılayamayız. Bizde çıkılabiliyor. Tabii, her şeye rağmen buraya çıkan bir liderin içinde burukluklar oluyor. Birtakım sinir şeyleri olduğunu kabul etmek zorundayım. Bir Demirel’in, Necmettin Erbakan’ın çıkışına sahip değil. Mesela Turgut Özal tonton bir adam. Tanıyan herkes sever. Erdoğan’ın rahatlığı yoktur, fevkalade çatışmacı. Onun da var sempatik tarafları. Hafızası iyi, çok insan tanıyor. Fakat çatışmacı.
 
Bir kişi tarihin akışını değiştirebilir mi?
 
Şartlar varsa değiştirir. 1923’te Türkiye’de cumhuriyet kurulacağını kim söylerdi! Yarı İngiliz işgalinde bir saltanat olur, giderdi.
 
Mustafa Kemal aklınıza geliyor mu hiç? Sizce öngörmüş müdür bugünkü durumu, çatışmanın süreceğini?
 
Bence bütün o kuşağın böyle bir korkusu var. O yüzden biz bu çatışmayı yavaş yavaş çekmeliyiz. Geçirirsek, atlatırız.
 
RUSLARIN SOFİSTİKE OLAN YANLARI, YAZARLARI 
 
 
O ona bugün Alevi der, öbürü de kalkar başka bir şey der. Kötü huylara başlarsanız, herkes herkesi öyle bir giydirir ki şaşarsınız. Binaenaleyh çenenizi kısacaksınız.  
 
Demokrasi eksikliği bazen Müslüman olmamıza bağlanıyor. Fakat Rusya’ya bakıyorum, bizden beter. Putin bir tek adam rejimi, nefret toplumu kurdu orada da. Sisteme itiraz edeni yaşatmıyorlar. 
 
Kuralları çok iyi koymuştur. Stalin terörünün havası yok fakat nereye kadar müsaadeli olduğunu toplum iyi biliyor. Fazla şikâyetçi olacağı yok. Adam Kırım’a saldırıyor, önünde neredeyse haç çıkarıyorlar Kremlin’de. O toplumun psikolojisini çok iyi biliyor. Dünyayı görmüş bir adam. Proconsülgermania (Roma terminolojisiyle Almanya Valisi) derim ben ona. Soğuk Savaş sırasında Almanya’yı o idare etti. KGB’nin şefiydi. Hiyerarşinin en altında da Merkel vardı, düşün!
 
Peki Rus toplumunun özgürlük talebi yok mu?
 
Hep bir büyük adam isterler. Yeter ki huzur getirsin, biraz ekmek getirsin ve şan şeref götürsün Rusya’ya...
 
Şunu anlamıyorum: Uzaya ilk kez insan gönderen, Dostoyevski’yi, Tolstoy’u çıkaran sofistike bir toplum... 
 
Sofistike olan yazarları.
 
 ÇOLUK ÇOCUĞUMUZU NASIL BİR YERE BIRAKIYORUZ, ONU BİLEMEM 
 
İslam’la demokrasi uyum içinde var olabilir mi?
 
Olabilir. Ama bugünkü Müslümanlarla değil.
 
İslam dünyasının durumu ne olacak? İnsanoğlu Mars’a ayak bastı, basacak... 
 
O hiçbir şeyi değiştirmez. Mars’a adam koyar, insanları daha iyi kontrol etmek için istasyon da kurar. O işleri bırak. Biz insanlar daima birileriyle var olmaya mahkûmuz.
 
Gençlere ne öneriyorsunuz? Bazılarının aklında tası tarağı toplayıp gitmek var.
 
Milyonlarca Türk’ü kim ne yapsın? Oturup buranın keyfini çıkarıp, buradaki rezaleti önlesinler. Buranın şartlarına uymayan gitsin buradan. Yani burayı soymak, kirletmek isteyen, burada insanların hayatına karışmak, bir şeyler empoze etmek isteyen gitsin. Ama diğerleri burada kalsın. Türkiye önemli ve güzel bir memleket.
 
Umutlu musunuz geleceğimizden?
 
Çoluk çocuğumuzu nasıl bir yere bırakıyoruz, onu bilemem. Umut nedir? Kim Almanya’nın o hale geleceğini düşünebilirdi 1933’te. 1938’de Avusturya’nın o hale dönüşebileceğini... Bu kadar sahtekâr, ikiyüzlü bir ülke olabileceğini... 
Çınar OSKAY-Fotoğraflar:Sebati KARAKURT(Hürriyet)


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
YENİ DÜNYADA TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI 30 Haziran 2018
'Cumhur İttifakı zaferle sonuçlanacak'12 Mayıs 2018
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE09 Nisan 2018
3 SEÇİME DE HAZIRIZ09 Nisan 2018
“CUMHUR İTTİFAKI TANKIN ÜZERİNDE OLUŞTU”12 Mart 2018
“AYRIMIZ GAYRIMIZ YOKTUR BİZİM”20 Şubat 2018
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH