Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

Uluslararası hukuk Türkiye'nin yanında
29 Ağustos 2020
Bu haber 2016 kez okundu
Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin ve Yunanistan’ın uluslararası hukuk açısından hiçbir geçerliliği olmayan bir yaklaşımla hareket ederek Doğu Akdeniz’de provokasyon yaptıklarını söyleyen TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi ve MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, bölgede Türkiyesiz bir projenin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını dile getirdi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Fatih sondaj gemisinin Karadeniz'de 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi tespit etmesi ve yeni keşif alanlarına yönelik yürütülen çalışmalar Türkiye’yi umutlandırdı. Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığı sona erecek mi?

Bu keşif Türkiye’yi sevindirdi. Yapılan çalışmalarla beraber, bölgenin yer altı yapısı, potansiyel rezervler ve açılan kuyuların sayısındaki artış dikkate alındığında önümüzdeki uzak olmayan vadede yeni keşifler de inşallah gerçekleşecektir. Bu sadece doğal gaz olarak düşünülmemeli, petrol keşfi de olabilir. Üstelik sadece Karadeniz değil, açılan kuyu sayısına bakılırsa Akdeniz’de de hidrokarbon keşfinin yapıldığını yakında öğrenebileceğimize inanıyorum. Bu kapsamda hükümetimize ve ayrıca Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na teşekkür ederiz. Sabır ve azimle, bu süreç başarıyla yürütülüyor.

Anlaşıldığı kadarıyla 2023 yılında Tuna-1 olarak bilinen Sakarya Gaz Sahası'nda keşfedilen doğal gaz çıkarılmaya başlanacak. Bu andan itibaren Türkiye hem ekonomik hem de siyasi olarak bir sıçrama yaşayacaktır. Dış ticaret açığımızın ağırlıklı kısmını petrol ve doğal gaz oluştururken, bu kaynaklara kendimizin sahip olması ülkemize hızlı bir seviye atlama imkânı tanıyabilecektir. Enerjide dışa olan bağımlılığınız ne derecede azalırsa, uluslararası alanda takip edeceğiniz siyasette eliniz o kadar güçlenir. Bulunan yeni kaynaklarla beraber Türkiye enerji hubu olmanın yanı sıra, tedarikçi bir ülke olma vasfına da sahip olacaktır. O zaman sadece coğrafyanın getirdiği üstünlük değil, diğer koşulların avantajıyla küresel güç olma yolunda büyük bir kazanım elde edebileceğimize inanıyorum.

-Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin son dönemdeki hamlelerini ve jeostratejik hedeflerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Özellikle 2000’li yılların başından itibaren Doğu Akdeniz bölgesinde Türkiye ve Kıbrıs Türk’ünün hak ve menfaatleri karşısındaki çabalar yeni koşullarla beraber ortaya çıkmış, şimdiki döneme erişen gündemin ana sebebi olmuştur.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRK)’nin hiçbir hukuki hakkı bulunmamasına rağmen Doğu Akdeniz’e kıyısı olan İsrail, Mısır ve Lübnan ile deniz sınırlarını tayin ettiği iddia olunan sözde anlaşmalar yapması ve Yunanistan’ın da uluslararası hukuk açısından hiçbir geçerliliği olmayan yaklaşımla adaların kıta sahanlığı olduğunu öne sürerek kabul edilemez bir yaklaşım sergilemesi, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklüğünün egemenlik haklarının çiğnenmeye çalışıldığını göstermiştir.

Doğu Akdeniz’de 1577 kilometre ile en uzun kıyıya sahip olan Türkiye, Yunan-Rum tezleri ile neredeyse Antalya ve İskenderun Körfezleri haricinde başka hiçbir deniz yetki alanına sahip olmadığı oyunu ile karşı karşıya kalmıştır.

Yunanistan’ın bugün de adalar ve kıta sahanlığı ile ilgili yaklaşımının uluslararası hukukta hiçbir karşılığının olmadığı, yine bu anlamda verilen çok sayıdaki uluslararası yargı kararları ile sabittir ve bunlar emsaldir. Örneğin Uluslararası Adalet Divanı’nın 1977-78 yıllarında İngiltere ile Fransa, 1985 yılında Libya ile Malta ve 2012 yılında Nikaragua ile Kolombiya arasında olmak üzere, deniz yetki alanlarını ilgilendiren sınırlandırmalarla alakalı verdiği tüm kararlar, Türkiye’nin şimdiki durumda var olan haklılığını, Yunanistan’ın da haksızlığını ortaya koymaktadır. Benzer şekilde yapılan çok sayıdaki ikili anlaşmada da geçerli olan bu durum teyit edilmektedir.

Yunanistan’ın ne derecede yanlış bir yaklaşım içerisinde olduğu sadece Meis adasının konumu ve bu ada üzerinden sergiledikleri tutuma bakarak da açık bir şekilde görülür. Meis Ada’sı, Türkiye kıyılarına 2 kilometre, Antalya ilimizin Kaş ilçesine neredeyse yüzme mesafesindeyken, Yunanistan’a ise 580 kilometre uzaklıktadır. Yunanistan’ın getirdiği yaklaşıma bakılırsa 10-12 kilometrekarelik yüz ölçümüne sahip olan Meis Adası, kendi yüzölçümünün neredeyse 4000 katı fazlası bir deniz yetki alanına sahiptir. Bunun ne kabulü ne de izahı mümkündür. Ayrıca uluslararası hukuk, adaların kıta sahanlığına sahip olamayabileceğini de söyler.

-Mevcut şartlar içerisinde Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası nedir?

Bu şartlar altında Türkiye, Doğu Akdeniz’de kendisinin ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türklüğü ile KKTC’nin haklarını koruma kararlılığını sürdürmektedir. Ülkemizin Doğu Akdeniz’deki temel yaklaşımı diplomasi kanallarını daima açık tutmak olmuştur. Yine Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının belirlenmesinde hakkaniyet ilkesinin işletilmesi ve sınırlandırmanın bu bölgeye kıyısı bulunan ülkeler arasında orta hat üzerinden yapılması gerektiği yaklaşımı mevcuttur.

ARAMA, TARAMA VE SONDAJ FAALİYETLERİ HIZ KAZANDI

Türkiye, Doğu Akdeniz’de ilk deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını KKTC ile imzalamıştır. 2019 yılında ise Libya ile deniz yetki alanları sınırlandırılması anlaşmasını imzalamıştır. Böylelikle Doğu Akdeniz’deki kuzey ve batı deniz yetki alanlarımız tescil edilmiştir. İlave olarak aynı yaklaşım çerçevesinde Doğu Akdeniz’de bize ait olan deniz alanlarındaki hidrokarbon arama, tarama ve sondaj faaliyetleri de hız kazanmıştır..

Bu kapsamda Türkiye, Doğu Akdeniz’de ilk deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını KKTC ile imzalamıştır. 2019 yılında ise Libya ile deniz yetki alanları sınırlandırılması anlaşmasını imzalamıştır. Böylelikle Doğu Akdeniz’deki kuzey ve batı deniz yetki alanlarımız tescil edilmiştir. İlave olarak aynı yaklaşım çerçevesinde Doğu Akdeniz’de bize ait olan deniz alanlarındaki hidrokarbon arama, tarama ve sondaj faaliyetleri de hız kazanmıştır. Şu anda Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın gayretleri ve Türk donanmasının korumasında Doğu Akdeniz’de kendi deniz yetki alanlarında, kendi faaliyetlerini kararlıkla yürütmekte, hak ve menfaatlerini korumaktadır. Oruç Reis sismik araştırma gemimiz, daha önceden ilan edilen sahalardaki çalışmalarına başlamıştır. Buna karşın GKRK ve Yunanistan kışkırtıcı bir yol izlemeyi tercih ediyor.

‘TÜRKİYE, DOĞU AKDENİZ’DEKİ HAKLARINI KORUYACAK’

-Türkiye karşısında birleşen cephenin politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Böylesi bir dönemde beklentimiz, diğer ülke ve tarafların Türkiye’nin egemenlik haklarına saygılı davranmalarıdır. Özellikle Avrupa Birliği’nin gelinen aşamada takındığı tavır ve izlediği tutumun bizim nazarımızda hiçbir değeri olmadığı gibi hukuki açıdan da geçerliliği asla yoktur. AB, kendisini yüksek mahkeme gibi görerek Doğu Akdeniz konusunda karar verici bir merciiymiş gibi tutum takınamaz. Diğer bir konu, herhangi bir AB üyesi ülkesinin, üçüncü tarafların hak ve egemenliğini ihlal eden deniz yetki alanlarını, AB’nin dış sınırları olarak göremeyeceği gerçeğidir. Ayrıca tamamen hukuksuz olarak GKRK’nin AB’ye üye olarak alınması konusu da dikkate alındığında, AB’nin Kıbrıs konusundaki görüş ve beyanatlarının da geçerli olamayacağını ifade etmek lazımdır, çünkü Kıbrıs’ta kimlerin garantör olduğu bellidir. Bu koşulda AB hiçbir surette, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hak, menfaat ve egemenliğini koruma çabalarına karışamaz, yasa dışı olarak göremez. Dolayısıyla AB’nin, Yunanistan’ın tabir yerindeyse gazına gelerek hareket etmesi sadece ağızdan çıkan boş sözler olarak tarihe geçmenin ötesine varamayacaktır.

'FRANSA HADDİNİ AŞAN BİR DAVRANIŞ İÇERİSİNDE’

-Fransa’nın girişimini nasıl yorumluyorsunuz?

Böylesi bir dönemde Fransa, Güney Kıbrıs Rum Kesimi üzerinden bölgeye donanma göndermeye çalışıyor. Libya’da sürdürdüğü darbeci Hafter’i destekleme ve Türkiye’ye iftira atma yanlışına şimdi Kıbrıs’ı da ekleyen Fransa maksadına ulaşamayacaktır. Çünkü Kıbrıs Adası’na Fransa’nın asker konuşlandırması Kıbrıs’la ilgili varılan 1960 tarihli tüm antlaşmalara aykırıdır, hukuk dışıdır. Haddini aşan davranışlar sergileyen Fransız hükümetinin izlediği dış politikanın bölgesel barış ve istikrarı bozmaya çalıştığı ama netice itibarıyla kaybetmekten başka bir yere varamayacağı açıktır.

Ülkemiz her daim diplomasi kanallarını açık tutarak, Doğu Akdeniz’de adil bir yol izlenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Buna rağmen farklı bir yol izleyenlerin, Türkiyesiz hiçbir projenin amacına ulaşamayacağını, egemenlik haklarımızdan asla taviz vermeyeceğimizi ve bunun için gerekirse her adımı atmaktan geri durmayacağımızı bilmeleri gerekir. 462 bin kilometrekarelik Mavi Vatan'ımızın, 780 bin kilometrekarelik vatan toprağımızdan hiçbir farkı yoktur!

Yunanistan’ın böylesi bir dönemde takındığı provokatif tutum ortadadır. Ülkemizin tüm iyi niyet göstergesine rağmen Mısır ile vardıkları korsan anlaşma, asıl niyetleri açığa vurmuştur. Belli ki Yunanistan hiçbir temele dayanmayan kışkırtıcı tutumunu sürdürmeye devam edecektir. Bakınız Ege’de dâhi hâlâ sorumluluklarını yerine getirmemiş, askerden arındırılmış olmasına rağmen hâlâ asker bulundurulan çok sayıdaki adanın varlığı malumdur. Buna diğer çevrelerin alet olmaması lazımdır.

Sayın Genel Başkanımızın ifade buyurdukları gibi, Türkiye’yi Akdeniz’den çıkarmaya, Anadolu coğrafyasına kıstırmaya ve sıkıştırmaya hiçbir ülkenin gücü yetmeyecektir. Bu şartlarda Ege’de var olan statükonun da yeni baştan değerlendirilmesinin zamanı gelmiştir. Çünkü mevcut durumda bölgesel barışın tesisi için sürdürülebilmesinin imkânı artık kalmamıştır.

‘YUNANİSTAN PANİKLEDİ’

-Türkiye ve Libya arasındaki anlaşmadan sonra Yunanistan ile Mısır arasında yapılan deniz yetki anlaşması ne anlama geliyor?

Türkiye’nin Libya ile yapmış olduğu deniz yetki alanları sınırlandırılması anlaşması Yunanistan’ı kuşku yok ki panikletti. Çünkü Yunan tezinin ana gayesi Türkiye’nin bölgesinde yalnızlaştırılması üzerine kuruluydu. Ayrıca Libya ile varılan anlaşmada öne sürmüş olduğumuz tez, Mısır ve İsrail’in, ülkemizle deniz yetki alanları sınırlandırılması anlaşması yapmaları halinde bu ülkelere Akdeniz’de daha fazla deniz alanına sahip olma imkânı veriyordu. Nitekim Libya ile vardığımız anlaşma ve peşi sıra yine Libya’ya verdiğimiz destekle burada istikrarın sağlanması çabasını büyük mesafe katedince, Türkiye’nin bölgede yalnızlaştırılması tezi ortadan kalktı.

KENDİLERİNE BÜYÜK ZARAR VERİYORLAR, FARKINDA DEĞİLLER

Yunanistan ve Mısır’ın izlediği politikalara bakarsak, Türkiye karşıtlığı iki ülkenin şimdiki tek dayanağıdır. Oysa bölgede nelerin olup bittiğini, böyle davranarak aslında kendilerine büyük zararlar verdiklerini okuyamıyorlar. Bu şartlar altında Yunanistan’ın, Mısır’la vardığı korsan anlaşma bir bakıma kendi ayaklarına sıkmalarına yol açtı. Zira Yunanistan bu anlaşmayla Girit ve Rodos Adalarının kıta sahanlığının olmadığını göstermiş oldu.

Gelinen aşamada Yunanistan ve Mısır’ın izlediği politikalara bakarsak, Türkiye karşıtlığı iki ülkenin şimdiki tek dayanağıdır. Oysa bölgede nelerin olup bittiğini, böyle davranarak aslında kendilerine büyük zararlar verdiklerini okuyamıyorlar. Bu şartlar altında Yunanistan’ın, Mısır’la vardığı korsan anlaşma bir bakıma kendi ayaklarına sıkmalarına yol açtı. Zira Yunanistan bu anlaşmayla Girit ve Rodos Adalarının kıta sahanlığının olmadığını göstermiş oldu. Benzer bir durum İtalya ile yaptıkları anlaşmada da kendisini göstermişti. Mısır ise Yunanistan’a büyük tavizler vermiştir. Yunanistan’la varılan korsan anlaşma ile Mısır’a ait Doğu Akdeniz’deki çok geniş bir alan Yunanistan’a terk edilmiştir. Mısır, şayet ülkemizle sınırlandırma anlaşması imzalarsa daha geniş bir deniz yetki alanına sahip olabilecektir. Mısırlılar buna nasıl tepki verecek, bekleyip göreceğiz. Geride bıraktığımız yıllarda, Kızıldeniz’de yer alan Tiran ve Senafir Adalarının Suudi Arabistan’a verilmesi bahsinde, Sisi yönetimine karşı Mısırlıların tepkisi çok büyük olmuştu. Dolayısıyla Mısırlılar, kendi egemenlik haklarını, diğer ülkelere kolaylıkla veren bir zihniyetle karşı karşıyalar. Dün Tiran ve Senafir, bugün Akdeniz, yarın neresi? Bu elbette Mısır’ın kendi iç meselesi…

-Bu anlaşma Türkiye’yi nasıl etkiler?

Varılan anlaşma Türkiye’nin egemenlik haklarını ihlal etmektedir. Dolayısıyla bu ve benzeri anlaşmalar, üçüncü tarafların hak ve egemenliklerini ihlal etmesi halinde geçerli kabul edilemeyecektir. Ayrıca Birleşmiş Milletler’e de tescil ettirilmiş olunan Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Arasındaki Deniz Yetki Alanları Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası da belirtilen alana girmektedir. Her açıdan korsan olarak nitelendirdiğimiz anlaşma, bizim açımızdan yok hükmündedir. Oldubitti çabaları Türkiye karşısında sonuç vermez.

Yunanistan iyi komşuluk ilişkileri içerisinde olmak, hak ve egemenliğe saygılı davranmak yerine tüm gayesini neredeyse Türkiye düşmanlığı üzerine kurmuş durumda. Bu vahim durum, onları Türkiye’ye karşı büyük bir hata yapmaya sevk etmekten geri durduramayacaktır. Haksızlıklarını ise vakti ve saati geldiğinde en çok inandıkları ve güvenlikleri çevreler bile savunamayacaktır.

Türkiye, Akdeniz ve Ege dâhil olmak üzere, her alanda kendi egemenlik haklarını korumaktan başka bir yol izlemiyor. Aynı ölçüde diğer tarafların da hak ve egemenliklerine saygılı davranıyor, aynı davranışın kendisine karşı da benimsenmesini istiyor.



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
En az etkilenen ülkelerden biriyiz04 Eylül 2020
'Türk müziği abidedir, ciddi kültür ister'30 Ağustos 2020
Türk Gençliği sahipsiz değil28 Ağustos 2020
Feti Yıldız: ‘Ruhsatlı silahımı alıp hemen sokağa fırladım’14 Temmuz 2020
Çiftçiye destek şart10 Mayıs 2020
Tunç Soyer, tam bir hayal kırıklığı09 Mart 2020
Türkiye, cüretkâr düşmanın elini kolunu kırmalı02 Mart 2020
Türk’e Kefen Biçilmez!01 Mart 2020
Kayseri için çalışıyoruz24 Şubat 2020
Fotoğraf vermek için değil, hizmet için varız15 Şubat 2020
İnsanlık huzura muhtaç27 Ocak 2020
Atilla Yılmaz: Nerede kaldı o eski sanatçılar15 Aralık 2019
Yeşil sahalardan Meclis sıralarına: Saffet Sancaklı12 Aralık 2019
YENİ HÜKÜMET SİSTEMİ VE FETÖ İLE MÜCADELE29 Kasım 2019
DÜNYA NEREYE GİDİYOR, ESAD’LA GÖRÜŞÜLMELİ Mİ?28 Kasım 2019
BU PROJENİN HAZIRLAYICISI KİMLER? OYUN BÜYÜK27 Kasım 2019
CHP'ye Atatürk'ün ahı tuttu26 Kasım 2019
İlk dört maddeyi koruyan kudretli başkanlık07 Kasım 2019
'Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne ilk adım06 Kasım 2019
ESAD İLE GÖRÜŞÜLSÜN MÜ? (SURİYE DOSYASI)25 Ekim 2019
TERÖRİSTLERİ TEMİZLEYECEĞİZ16 Ekim 2019
"Bizim için Bursa ne ise Hakkari o'dur. Bizim ayrımız gayrımız yok"17 Temmuz 2019
Terörün eteğine tutunanlar artık susmalı17 Temmuz 2019
KÜSKÜNLER İŞİN CİDDİYETİNİ ANLADI07 Haziran 2019
İstanbul, zillete teslim edilemez01 Haziran 2019
"Türk milleti tehlikeyi gördü"27 Nisan 2019
Sanatımda memleket var17 Mart 2019
Narımız hanım ellerde hayat bulacak08 Mart 2019
Mustafa Yıldızdoğan: Ülkücülük en şerefli madalyam01 Mart 2019
”ÖYLE BİR MİTİNG YILDIRIM GİBİ ÇAKAR”20 Şubat 2019
Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek.02 Şubat 2019
Düşünen, sorgulayan okuyan bir gençlik01 Şubat 2019
‘YUNUSÇA YÜREĞİMİZLE ŞEHRİ KUCAKLAYACAĞIZ’08 Aralık 2018
Devlet Bahçeli’nin zafer formülü07 Aralık 2018
Şehit öğretmenlerimize çok şey borçluyuz24 Kasım 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -2/ 15 TEMMUZ’DA SON NEFESİ VERMEMİZİ GÖZLEDİLER.31 Ekim 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -1- ÜLKÜCÜ VE ÜLKÜCÜLÜK30 Ekim 2018
‘Türk’üm demeye devam edeceğiz’30 Ekim 2018
YENİ DÜNYADA TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI 30 Haziran 2018
'Cumhur İttifakı zaferle sonuçlanacak'12 Mayıs 2018
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE09 Nisan 2018
3 SEÇİME DE HAZIRIZ09 Nisan 2018
“CUMHUR İTTİFAKI TANKIN ÜZERİNDE OLUŞTU”12 Mart 2018
“AYRIMIZ GAYRIMIZ YOKTUR BİZİM”20 Şubat 2018
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH