U” DÖNÜŞÜ VE “NANKÖRLÜK”

02 Temmuz 2018
325 Haber Okunma   0 Haber Yorum

Kandil’e Türk bayrağı dikmek için başlatılan harekata, “Siyasete alet edilmek isteniyor” diyerek karşı çıkan bunlardı… Daha çok şeyler sayabiliriz… Bunlar ortada iken, bunlara “iyi niyetli, devletin çıkarı için bunu yapıyorlar” diyebilir miyiz?!.. Asla diyemeyiz. . . Görünün o ki; bunların “U” dönüşü yapmalarını bırakın, çıkarları uğruna vantilatör olacaklar…

24 Haziran seçimleri sonrası, umduğunu bulamayanlar, hayal kırıklığı yaşayanlar, farklı yollara başvurmaya başladı…

Bunların başında “U” dönüşü geliyor…

Haksızlık yapılarak, her türlü hakaret maruz kalan Sayın Devlet Bahçeli’yi anlayın ki, onun karşısında yer alanları(n ne mal olduğunu) anlarsınız…

24 Haziran seçimi öncesi katıldığı bir tv proğramında Sayın Devlet Bahçeli, “15 Temmuz Türkiye’de herkesi bir araya getirebilecek çok büyük bir darbedir, çok büyük bir işkencedir, çok büyük bir ihanettir. Bu olaylar karşısında 15 Temmuz’u görüp, 251 şehidimiz 2 bin 194 yaralımız gazimizin olduğu bir dönemde hala kalkıp filan tarihte şunu söylemiştik filan tarihte bunu söylemiştik diye husumeti geliştirmenin bir manası yoktur.

Bu devlet adamlığı ile bağdaşmaz bu siyasetle de bağdaşmaz. Ama dün söylediklerimizi şimdi yanlıştır demiyoruz. O günkü şartlarda geçerli eleştirilerdir. Geçmişte ne söylemişsem onun arkasında olduğumu söylüyorum. Bir yönetimdeki aksaklıkları, yanlışlıkları söylemek muhalefetin görevidir. Dün öyle söyledin diye bugün onları inkar ederek bugünkü Cumhur İttifakı’nda hepimiz kanka olacak halimiz yok. Onun için olayları doğru anlamak lazım”
diyordu…

Kısacası: ‘Ben devletimin ve milletimin yüksek menfaati için yanlış varsa eleştirir, doğru yapılan bir şey varsa yanında olup, destek veririm. Bunun için siyasi ve kişisel hesap yapmam’ diyordu…

Bu düşünce, Sayın Devlet Bahçeli’nin kişilik ve karekterini oluşturan, MHP’nin siyasetine yansıyan devlet adamlığı ilkesiydi…

Lakin geçmişe dönüp, hatırlayın!

MHP ve onun lider Devlet Bahçeli için atılmadık iftira, söylenmedik kötü söz, çevrilmedik fırıldaklık kalmamıştı…

Sebep ise, MHP’yi millet nazarında bitirmek ve MHP’nin oylarını kendi hanelerine yazdırmaktı…

Kısacası: Kişisel çıkar için yalan ve iftira başta olmak üzere her türlü yolu mübah görmüşlerdi…

Bugün geldikleri nokta ise, attıkları iftiraları, söyledikleri yalanları yalayıp, yutmuşlardır…

“Dün dündür, bugün bugündür” siyaseti yapmaya başlamışlardır…

“Bunların söylem ve niceleri çok farklı. Amaçları, ifade ittikleri gibi değil. Bunlara inanayın” dediğinizde, o gün görmediğinizi veya görmek istemediğinizi, bugün kendileri gözlerinizin önüne seriyor(lar)…

Hatırlayın!

Ülke menfaati / bekası için herşeyi yapmayı göze alan MHP için, “AKP’nin bastonu, AKP’nin arka bahçesini, AKP’nin yedek lastiği” diyen bunlardı…

Seçim bitti…

İyi Parti Milletvekili adayı, kurucular kurulu üyedi Mehmet Aslan ise şimdi, “Sadece kanun çıkarma yetkisinde AK Parti’nin bir avuç vekile ihtiyacı var. Devletin bekası için bir kanun ise, MHP’ye ihtiyacı yok ki İYİ Parti de çıkartır verir o vekili.” diyor…

Şimdi bunar için (MHP için ifade ettikleri gibi), “AKP’nin bastonu, AKP’nin arka bahçesini, AKP’nin yedek lastiği olacaklar” desek yeri midir?!

Bence, tam da yeridir…

-“U” dönüşleri bitmedi…

İyi Parti Genel Başkanı ve o günün Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ı işaret ederek, “Damadınız AA’ya seçim akşamı ‘21.30 itibariyle bizi yüzde 52 olarak ilan edeceksin’ dedi mi, demedi mi?” diye soru sormuştu…

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ise, “Millette aradığı karşılığı bulamayanların, bir kez daha iftiralara sarılmalarını üzüntüyle izliyoruz. Siyaseten yok oluşlarına çare bulmak, bir kez olsun Sn. Cumhurbaşkanımızca muhatap alınabilmek için artık iftiranın, saçmalamanın ötesine geçmişlerdir. Acıyoruz. Müfteriyi iddiasını ispatlamak için adaletin önüne davet ediyorum. Bu aşağılık iftirasına yarın 1 milyon TL’lik tazminat davası açıyorum. Bu davanın gelirini, bugün ittifak kurmaktan utanmadıkları terör örgütlerince şehit edilen kahramanlarımızın ailelerine bağışlayacağım.” cevabını vermişti…

Seçim bitti…

24 Haziran seçimlerinde aldığı ağır yenilginin ardından, seçim sonuçlarını değerlendirmek için kameraların karşısına geçen Meral Akşener’e, bir basın mensubunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a yönelik, “AA’ya seçim akşamı ‘21.30 itibariyle bizi yüzde 52 olarak ilan edeceksin’ dedi mi, demedi mi?” iftirasını hatırlatılması üzerine Meral Akşener, “Anadolu Ajansı’na Sayın Albayrak’ın bir talimat verdiğine dair aldığımız duyumu ben sadece bir soru olarak sordum, o gece herhangi bir açıklamamız olmadı. Dolayısıyla o bir soruydu sorunun karşılığı olarak da bir milyon liralık bir tazminat davası açıldı hakkımda” desede, “duyum” dediğini hem Twitter hesabında yazmış, hem de çok defa dillendirmişti…

Seçim sonucunu gören Meral Akşener anında “U” dönüşü yaptı…

Seçim öncesi “Erdoğan benin ismimi anmıyor. Çünkü benden korkuyor.” diyen Meral Akşener, 24 Haziran seçimlerinin sonucunu değerlendirmek için A takımı ile yaptığı toplantıda,“Erdoğan’a karşı uzlaşmacı bir tavır takınma” kararı almış…

Yani “U” dönüşü yapmış…

“Ne değişti?” diye düşünüp, “Doğru yolda olduğuna inanıyorsa, neden değişme gereği duydun? Bu “U” dönüşünün sebebi nedir” diye sorun…

Çünkü kötü günde milletin çıkarı için bu tavırlarından vazgeçseler, deriz ki; milletin yüksek menfaati için böyle bir zamanda kavga etmeye gerek yok. Yaptıkları doğru bir şey” diye düşünüp, hak veririz…

Fakat bunlar, öyle kritik zamanlarda devleti yöneten hükümete karşı oldular ki, bugün yaptıkları “U” dönüşlerini haklı / devletin çıkarına görmek mümkün değildir…

Çünkü Afrin Zeytin Dalı Harekatına karşı çıkan bunlardı…

Menbiç harekatına karşı çıkan bunlardı…

Kandil’e Türk bayrağı dikmek için başlatılan harekata, “Siyasete alet edilmek isteniyor” diyerek karşı çıkan bunlardı…

Daha çok şeyler sayabiliriz…

Bunlar ortada iken, bunlara “iyi niyetli, devletin çıkarı için bunu yapıyorlar” diyebilir miyiz?!..

Asla diyemeyiz.

Görünün o ki; bunların “U” dönüşü yapmalarını bırakın, çıkarları uğruna vantilatör olacaklar…

*

Gelelim “nankörlüğe”…

24 Haziran Seçim sonuçları için değerlendirmesi yaptığı sırada, “İyi Parti milletvekillerinin başka bir partiye geçeceğini iddia etmek, seçmene nankörlüktür. Başta Sayın Akşener ve İYİ Partililer hiçbir zaman nankörlük yapmayacaklardır” diyen, İyi Parti Milletvekili Aytun Çıray’dır…

Meral Akşener’in kapı kapı dolaştığını; Aytun Çıray’ın deyimiyle, “nankörlüğü” o kadar çok ki; sayamıyorum…

İyi Parti Aytun Çıray’ın siyasi geçmişine bakın, Meral Akşener’den hiç farkı olmadığını göreceksiniz…

..ve Aytun Çıray CHP Milletvekili iken İyi Patiye geçerek (kendi deyimiyle) “nankörlük” eden kişidir…

..ve hülle yolu ile 15 tane CHP’li “nankörü” İyi Patiye kabul eden partinin yöneticisidir…

..ve kendi deyimiyle MHP’ye nankörlük edenlerden oluşan partinin milletvekilidir…

Yani Aytun Çıray’ın deyimiyle İyi Parti “nankörler” partisidir…

*

Dikkat edin!

“Nankörlük” oy verirken size de sirayet etmesin!..


Cengiz KORKMAZ

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber