Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

Türk'ün Karakteri ve Türkçe I
13 Mayıs 2014
Bu haber 868 kez okundu
Türkler, karakter bakımından söze değil davranışa önem verirler. Bu yüzden "hareket"Türkçede çok önemlidir. Türk milliyetçiliğinin siyasal örgütü olan bir partinin adının "Milliyetçi Hareket" olması, bu gerçeğin yansımasından başka bir şey değildir.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Türkçe kadar Türk'ün karakterini yansıtan bir kültür öğesi yoktur. Denilebilir ki Türkçeye bakarak Türk'ün dünya görüşünü, kişilik özelliğini, töresini, inançlarını, düşünme düzenini, ses zevkini, güzellik anlayışını, geçmişini, eğilimlerini rahatlıkla anlayabiliriz. Bunun için dilimizi iki açıdan değerlendirebiliriz: Birincisi yapısı bakımından değerlendirme, ikincisi de söz dağarcığı bakımından değerlendirmedir.
 
Türkçe, bilindiği gibi eklemeli bir dildir. Bir başka deyişle parçaların birleştrilimesiyle konuşulur, yazılır. Her sözcüğün başında bir kök bulunur. Köke ekler ulanarak dilimiz varlık bulur. Evrene bakıldığında görülür ki dilimizin bu özelliği ile evren tam bir uyum içindedir. Yani ekleme düzeni doğanın yansımasından başka bir şey değildir. Fiziksel olarak varlığa yaklaşıldığında her nesnenin -canlı ya da cansız, soyut ya da somut- birer parça birikiminden oluştuğu görülür. Bir basit eşya olan gözlük bile birçok parçadan oluşur: Cam, sap,tutucu, burgulu çivi, civata, siperlik gibi. En küçük canlı olan hücrenin bile birçok parçanın bileşimi olduğu bir gerçektir. Toplumsal ve ruhsal olaylar da birçok parçanın birleşmesiyle, art arda yaşanmasıyla gerçekleşir. Bir toplumsal olay olan bunalımların birçok olayın peş peşe gelmesiyle ortaya çıktığı bir gerçektir. Bir ruhsal olay diyebileceğimiz sevgi, birçok aşamanın bir birleşimidir. İşte dilimiz bu ekleme özelliği ile doğal, toplumsal ve ruhsal olayların bir karması olan evrenin bir benzeri yapıdadır. Bu yönüyle dilimiz gerçeği yansıtmaktadır. Türk'ün gerçekçiliği bu nedenle diline olduğu gibi yansımıştır.
 
Türkçede gerek tamlama düzeninde, gerek cümle yapısında önemli öğe sürekli olarak sonda bulunur. Bu, raslantı değildir. Bu durumun bir nedeni vardır, o da şudur: Doğal, toplumsal, ruhsal olaylarda hep önemli durum en sonunda ortaya çıkar. Bir doğal olay olan yağmurun ortaya çıkması için havada bulutların belirmesi, yelin ya da hava akımlarının bulutları hareket ettirerek kümelendirmesi, bulutların alçalması, ısının düşmesi gibi birçok aşamanın gerçekleşmesi gerekir. Toplumsal ve ruhsal olaylarda da hep birden çok etkenini gerçekleşmesi görülmektedir. Türkçede önemli öğenin sonda kullanılması evrenin gerçeğine uygun oluşmuş bir dil olmasındandır. Bu yüzdendir ki Türkler sık sık "Henüz son sözümüzü söylemedik." cümlesini kullanırlar.
 
Gerek ad tamlamalarında, gerek sıfat tamlamalarında önemli sözcük sonra söylenir. Dilimizin bu özelliğini bilmeyen ya da bunun ayrımına varamayanların "yüksek ziraat mühendisi, eski içişleri bakanı, eski Ankara valisi" gibi, ad tamlamalarında yanlışlık olduğunu söylemeleri bilgisizliklerinin ürünüdür. Çünkü "yüksek ziraat mühendisi" tamlamasında kullanılan "yüsek" sıfatı da, "ziraat" adı da tamlanan durumundaki "mühendis" sözcüğünün tamlayanlarıdır. Öte yandan cümlede yüklem görevi üstlenen ek-eylem eki almış adların ve çekimli eylemlerin kurallı cümlelerde hep sonda bulunması, yüklemin en önemli öğe olmasından kaynaklanır.
 
Türkler, karakter bakımından söze değil davranışa önem verirler. Bu yüzden "hareket"Türkçede çok önemlidir. Türk milliyetçiliğinin siyasal örgütü olan bir partinin adının "Milliyetçi Hareket" olması, bu gerçeğin yansımasından başka bir şey değildir. Evreni, insan çıplak gözle iki durumda algılar: Nesne ve hareket. Ancak Türkçede hareket, nesneden önemlidir. Denilebilir ki atalarımız evrenin özünün hareketten ibaret olduğunu, Türkçeyi oluşturduklarında fark etmişlerdir. Harekete önem vermeleri nedensiz değildir. Nesne incelendiğinde en küçük yapı taşının "atom"lar olduğunu, atomların da hareket halinde buluğunu atalarımız sanki sezmişlerdir. Göz önünde duran kıpırtısız, dingin nesneye değil de çıplak gözle anlaşılmayan nesnedeki harekete önem vermeleri beğenilecek bir özelliktir. Hatta Tasavvuf tarikatlarından Mevlevilik'te Mevlevilerin dönerek evreni temsil etmelerinin  evrenin özünün hareket olduğunu atalarımızın fark etmesiyle ilgisi vardır diyebiliriz. Yine dilciler, şu soruyu sık sık gündeme getirirler: Neden ad soylu sözcüklerin yerine alıntılar dilimize dolduğu halde cümle sonunda eylemlere hiç dokunulmamıştır. Anlaşılıyor ki dilimizle ürün verenlerin bilinçaltında hareketi kaybetmemek bilinci vardır. Görülüyor ki evrenin özü olan "hareket"i yakalamak bakımından da tam anlamıyla gerçekçi bir dildir.
 
Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Kültür ve Dil adlı eserinde Türkçede sözcük köklerinin değişmemesi ile ilgili olarak insanla konuşulan dil arasında var olan karakter  benzerliğine dikkat çeker. Öteki dillerle Türkçeyi karşılaştırarak vardığı sonuç şudur: Türkler mert insanlardır, verdikleri sözden asla caymazlar. Bu durum dillerinde de kendini gösterir. Söz gelişi bir "söz" köküne yapım eki de çekim eki de eklense sözcük kökünde hiçbir değişme olmaz: Sözcü, sözlük, sözlü, sözsüz, sözde, sözel, sözce, sözcük, sözleşmek, sözlenmek; sözüm, sözler, sözün özü, bilginin sözü, sözden... gibi.
 
Fotoğraf: 737.TÜRK DİL BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.YARIN SAAT 10:00'DA KARAMANOĞULLARI'NIN BAŞKENTİ ERMENEK'İN BALKUSAN KÖYÜNDE DİL BAYRAMIMIZI KUTLAYACAĞIZ. TÜRKÇE AŞIKLARIYLA BULUŞMAK DİLEĞİYLE....Türkçenin konuşulduğu gibi yazılması, yazıldığı gibi okunması da mertlikle ilgilidir. Son yıllarda İstanbul Ağzı'nda görülen sapmalar, Batılı gezginlerin ve yabancı kültürlerin etkisiyledir. Gelecek yerine gelicek, hatta gelcek; olacak yerine bir zamanlar olıcak, şimdilerde olcek; ağa yerine aa, kağan yerine kaan, soğuk yerine souk demeler belli başlı örneklerdir. Ayrıca "y" ünsüzünün daraltıcı etkisinin yazıda gösterilmemesi, bu ana ilkeden sapma gibi algılanıyor. Burada, kök yanında olumsuzluk eki -me'yi koruma amacı vardır. "Gelmiyen" diyor, "gelmeyen" yazıyoruz. Ancak görülen o ki İstanbul Ağzı'nda yaşanan bu daralma er geç yazıya geçecek, ana kural ikilemden kurtulacaktır. Yumuşak "ğ"'nin hiç söylenmemesi için de aynı şey söylenebilir. Nitekim ses olaylarının yazıma etki ettiği yerler vardır: Ben, sen zamirlerinin "bana, sana" söylenişleri gibi. Hatta Türkçede normal sözcük vurgusu son hecede olduğu halde hece birleşmeleri yüzünden vurgunun öne kaydığı örnekler de vardır: Ne için, niçin olunca, cuma ertesi, cumartesi olunca bu görülür.
 
Türkçede ses uyumlarının bulunması, Türk ruhunun musikiye verdiği değerin dile yansımasından başka bir şey değildir. Türkçe öylesine ahenkli bir dildir ki hem ünlüler, hem ünsüzler, hem de ünlülerle ünsüzler arasında ses uyumları görülür. Kalınlık-incelik uyumuile düzlük-yuvarlaklık uyumundan oluşan büyük ve küçük ünlü uyumları bir yandan ses güzelliği yaratırken bir yandan da ağzın konuşma sırasında sürekli yuvarlak biçim almasını önler. Türkler, her sözcükte ancak bir kez o da başta olmak üzere ağızlarını yuvarlaklaştırır.Oğul, oğlan, olmadı, olacak, Oğuz, Öksüz gibi. Bu kurala -yor eki uymazsa da önemli bir aykırılık görülmez. Anadolu Ağızları'nda  ekin pek  kullanılmaması buna örnektir. Ayrıca -yorekinin aslı sözcüktür. Ünsüzler arasındaki uyumun özü, ünsüz benzeşmesidir. Sert ünsüzlerden sonra gelen yumuşak ünsüzle başlayan ekler sertleşir. Bu durum konuşmaya çabukluk katar. Farklı hava akımı kullanmayı önler. Ünsüz uyumu Türk'ün bir tür kolay konuşma, seslendirme eğilimini sezdirir. Ünlü- ünsüz uyumu da “k, g” sesleri için iki fazla harfin kullanımını önlemek kolaylığını kazandırır Türkçeye. Bu ses uyumlarıyla Türkiye Türkleri şiir gibi konuşurlar. Unutmayalım seste güzellik aramak, insanlarımıza başka güzelliklerin kapılarını aralar.
 
( 2. BÖLÜMDE: TÜRKÇE  SÖZ  DAĞARCIĞI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLECEKTİR. )
HÜSEYİN YENİÇERİ


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH