Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

Türkiye, cüretkâr düşmanın elini kolunu kırmalı
02 Mart 2020
Bu haber 9655 kez okundu
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih Yalçın, ''Türk milleti ve tabiatıyla MHP, Türkiye’nin İdlib’de düşmana vuracağı son darbede hükümetin ve kahraman Mehmetçiğin arkasında tereddütsüz duracaktır. Gün, enseyi karartma ve kara propagandalardan etkilenme günü değildir. Türkiye, cüretkâr düşmanın elini kolunu tamamen kırmalı; onu da, destekçilerini de bir daha saldırıya cesaret edemeyecek, hamle yapamayacak hâle getirmelidir.'' dedi
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

İdlib krizi ve arka planını Gazetemiz TÜRKGÜN'e değerlendiren MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, şunları kaydetti:

''27 Şubat akşamı İdlib kırsalındaki birliklerimize Suriye rejim güçlerine ait uçaklar tarafından düzenlenen ve Türkiye’yi bölgede düzenleyeceği büyük operasyondan caydırmaya matuf alçakça hava saldırısı, içeride ve dışarıda bozulan birçok kirli hesabı açığa çıkarmıştır.

Suriye’de cereyan eden hesaplaşmanın merkezinde; Türkiye, Rusya ve İran arasında akdedilen, bu ülkede barışın tesisine yönelik Astana ve Soçi mutabakatlarına rağmen adı konulmamış anlaşmazlıklar yer almaktadır. Bunların başında Suriye’deki rejim muhalifi silahlı grupların tanımlanması gelmektedir.''

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, saldırı öncesinde sık sık Türkiye ile Rusya'nın Suriye'deki siyasi süreçte yer almaya hazır olan silahlı muhalefetin, teröristlerden ayrılmasına ilişkin çalışmaları devam ettirme konusunda anlaştıklarını hatırlatmış ve Türkiye’den bu anlaşmaya uymasını beklediklerini ifade etmiştir.

REJİM, TERÖRİSTLERİ TEMİZLEME BAHANESİYLE BÖLGEYİ TAMAMEN KONTROL ALTINA ALMA ÇABASINDA

Bölgede, Heyet Tahrirü’ş-Şam ve Nusra Cephesi kontrolündeki militanların ateşkes anlaşmalarını sürekli ihlal ettiğini söyleyen Lavrov, radikaller olarak nitelendirdiği bu grupların bölgede saldırılar düzenlemesinden yakınmış ve şunları söylemiştir:

“Bu tür silahlı provokasyonlar karşılıksız kalamaz. İdlib'de provokasyonların kaynağını yok etmeye çalışan Suriye ordusunun eylemlerini destekliyoruz. Bu bölgede bulunan militanlar, Rusya ve Türkiye arasında 2018'de imzalanan Soçi mutabakatı gereği teröristlerden ayrılmaya hazır ise bunu yapmaları gerekiyor."

Rusya ve katil Esad rejimi, Astana Mutabakatının teröristleri kapsamadığına ilişkin maddeyi kullanarak İdlib'e askerî operasyonlar düzenlemektedir. Özellikle rejim, teröristleri temizleme bahanesiyle bölgeyi tamamen kontrol altına alma çabasındadır. Türk gözlem noktalarının defalarca saldırı ve tacize uğraması da bu yüzdendir.

Astana mutabakatı uyarınca çatışmasız alan hâline getirilmesi gereken İdlib’in, kimi birbirine muhalif, kimi de müttefik farklı silahlı grupların ve terör örgütlerinin cirit attığı bir yer hâline gelmesi; Rusya ve rejimin Türk birlikleriyle sivil halka saldırılarını yoğunlaştırmasının bahanesi olmuştur.

İdlib, aynı zamanda stratejik konumu dolayısıyla rejim güçleri ve Rusya’nın hedefindedir. Çünkü Türkiye, Suriye ve Ürdün'ü birbirine bağlayan M-5 otoyolu İdlib’ten geçmektedir.
Diğer taraftan Suriye açısından Akdeniz'e çıkış kapısı niteliğindeki İdlib; Lazkiye, Hama ve Halep’e komşudur. Rusya'ya ait Hmeymim Hava Üssü'nün bulunduğu mevki, stratejik açıdan rejim için önem taşıyan Lazkiye'nin güneydoğusundadır. O bakımdan Suriye rejimi, terörist saldırıları bahane ederek İdlib’i Rusya desteğinde tamamen ele geçirmenin hesaplarını yapmaktadır.

İdlib, son yıllarda Türkiye, Rusya ve İran arasında diplomatik görüşmelerin en önemli başlığı hâline gelmiştir. Zira bu bölge, 10 yıldır devam eden Suriye iç savaşı ve bölgedeki güç mücadelesinin sonucunu belirleyebilecek, son derece kritik bir mevkidedir.

Rusya ve rejimi, hatta ABD’yi bile en az Türkiye’nin askerî operasyonları kadar rahatsız eden meselelerden biri de Suriye’deki silahlı grupların Türkiye tarafından örgütlenmesidir.

Türkiye, rejim muhalifi ve özgürlük savaşçısı muhtelif silahlı grupları Suriye Millî Ordusu çatısı altında toplamak için çabalamaktadır. Bunda kısmen başarılı olmuştur ancak El Nusra gibi gruplar aynı ad altında toplanmaya ikna edilememiştir.

Üstelik İdlib’de at oynatan silahlı grupların kiminin arkasında ABD, kiminin Fransa ve İngiltere, kimimin İran, kiminin de bazı Arap ülkeleri bulunmaktadır. Bu grupların İdlib’deki varlığı Rusya ve rejimin dikkatini ve dolayısıyla saldırılarını bölgeye çekmektedir.

Rusya ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık ve müzakere konularından biri de, bu gruplar arasında net bir ayrım yapılması ve Suriye’nin özgürlüğü için çarpışan gerçek muhaliflerle terörist grupların birbirinden ayrılmasıdır.  Aslında ülkede Suriye’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü için savaşan muhalif grupların, önce Özgür Suriye Ordusu sonra da Suriye Millî Ordusu adıyla aynı çatı altında toplanması doğru bir projedir.

Bu; hem Suriye topraklarındaki silahlı güçlerin terörist gruplarla temasa gelmesini ve onlarla birlikte hareket etmesini önlemekte, hem de Türkiye’ye değerlendirebileceği yerel ve meşru bir yapılanma sağlamaktadır. Fakat bu yapılanma hem ABD’nin, hem Rusya’nın, hem de rejimin işine gelmediği için; El Nusra gibi muhalif savaşçı gruplarla aynı kategoride veya onlarla irtibatlı gösterilerek suçlamaların hedefine konulmaktadır.

Türkiye’de muhalefet partileri de benzer söylemlerle bu savaşçı oluşumu şiddetle eleştirmekte, onları DEAŞ’la aynı kefeye koymaktadır. Oysa Suriye’nin geleceği için savaşan grupları terörizmin malzemesi ve askerî operasyonların hedefi hâline gelmekten kurtarmanın en emin yollarından biri, söz konusu yapılanmadır. Bu yapılanmaya Türkiye’nin eğitim, donatım, silah ve mühimmat desteği hem onları güçlendirmekte hem de onları maceracı adımlardan uzak tutmaktadır. Suriye’nin geleceği adına yürütülecek barış çabaları ve Anayasa sürecinde de bu yapılar, ait oldukları kitleleri ve grupları temsil edeceklerdir.

Rejimin bütün PYD/PKK dışındaki bütün muhalif gruplara terörist gözüyle bakması ise denklemi Türkiye açısından içinden çıkılması müşkül hâle getiren açmazlardan biridir.

Rejim, Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren Suriye’deki en büyük terörist grup olan PYD/PKK ile anlaşmaya gidebilmekte, YPG’yi Türkiye’ye karşı koruma altına almaktan çekinmemektedir. Rejime bu cesareti veren de Rusya’nın “tavşana kaç, tazıya tut” anlayışıyla gerektiğinde PKK’yi muhatap alabilmesi ve bu konuda rejimle PKK’nın arasındaki mutabakata katkıda bulunmasıdır.

REJİM VE RUSYA, SİYASİ VE STRATELİK HESAPLARINA SURİYE HALKINI KURBAN ETMEKTEN ÇEKİNMEMEKTEDİR

Rejim ile Rusya’nın kara ve hava saldırılarında yüzlerce sivil hayatını kaybetmiş, binlercesi yaralanmış, yüz binlercesi de evsiz barksız kalmıştır. Yüzbinlerce mülteci yine Türkiye sınırına dayanmıştır. Rusya ve Şam yönetiminin kasıtlı İdlib politikalarının bir başka hedefi de perişan vaziyetteki yüz binlerce insanın Türk sınırına doğru ilerlemesi ve bu durumun Ankara için büyük bir baskı oluşturmasıdır.

Türkiye sınırına yakın bölgelerde yüz binlerce mülteci güç şartlar altında hayatlarını sürdürme mücadelesi vermekte, İdlib’de Halep ve Doğu Guta’takine benzer bir insanlık dramı bütün dünyanın gözleri önünde yaşanmaktadır. Rejim ve Rusya, siyasi ve stratejik hesaplarına Suriye halkını kurban etmekten çekinmemektedir. Dört milyonu bulan mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’nin, yeni bir mülteci dalgasını kaldıramayacağı ortadadır.

İDLİB, AFRİN'LE BİRLİKTE TÜRKİYE SINIRLARININ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEMDEDİR

Türkiye’nin rejimle temasa geçmesini isteyenler bilmelidir ki bu yolla ne Türkiye’nin Suriye topraklarında askerî operasyon yapmasını gerekçe oluşturan PYD/PKK terörü bitecek, ne de sivillere yönelik rejim saldırıları son bulacaktır. Suriye’ye barışı getirmek amacıyla Astana ve Soçi süreçleriyle stratejik ortaklık kurulan Rusya bile İdlib’de saldırıların kalıcı olarak durdurulması ve orada barış ortamının tesisi konusunda ikna edilemezken, rejimin görüşmeler vasıtasıyla yola getirilmesi asla mümkün olmayacaktır. 27 Şubat akşamı düzenlenen alçakça saldırı, zaten bu tezin saçmalığını ortaya koymuş bulunmaktadır.

Rejim güçlerinin, İdlib’e tamamen hâkim olmadan durmak niyetinde olmadığı, son alçak saldırıdan anlaşılmaktadır. Hâlbuki İdlib, Afrin’le birlikte Türkiye sınırlarının güvenliği açısından stratejik önemdedir.

İDLİB'DEN TERÖRİSTLERİ TEMİZLEME BAHANESİYLE BÖLGEYE PKK GÜÇLERİNİN SOKULMASI İHTİMALİ YÜKSEKTİR

Türkiye’nin İdlib’de kurduğu gözlem noktaları hâlen tehlike altındadır. Ayrıca İdlib’deki istikrarsızlık; mülteci krizini kontrolsüz ve içinden çıkılamaz hâle getirmekle, Türkiye üzerinde baskı oluşturmakta kalmamış, sınırımızın güvenliğini tehdit eden bir unsur hâline gelmiştir.

Türkiye bu olumsuz tabloya rağmen biryandan Rusya ile diyaloğu sürdürerek soruna barışçı bir çözüm aramaya devam etmekte, diğer yandan da nihai askerî harekât için hazırlık yaparak bölgeye takviye güç sevk etmektedir. Gerek gözlem noktalarının gerekse bütünüyle İdlib’in güvenliğinin sağlanması için, Rusya öncelikle rejimi durdurmaya ikna edilemediği takdirde Türkiye, askerî seçeneğe başvurmak zorunda kalacaktır.

Nitekim Millî Savunma Bakanlığından yapılan son açıklamalardan birinde de, İdlib'de gözlem noktalarına yönelik girişimlere karşılık verileceğinin altı çizilmiş ve Türkiye’nin kararlılığı ortaya konmuştur.

Rejim ve hatta Rusya tarafından tolerans gösterilerek İdlib’den teröristleri temizleme bahanesiyle bölgeye PKK güçlerinin sokulması ihtimali yüksektir. Türkiye bu ihtimal karşısında İdlib’in ateşkes bölgesi olarak çatışmaların dışında tutulmasını istemiş ancak şimdiye kadar bu gerçekleşmemiştir.

Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik Barış Pınarı Harekâtı’ndan sonra rejim ve Rusya da İdlib’e saldırılarını arttırmış, Suriye’de zaten karışık olan denge terazisinin batı kefesine yüklenmeye başlamıştır.

Türkiye’nin Libya açılımı ve Kıbrıs bağlamındaki hamleleri bölgedeki dengeleri altüst edince bundan Rusya da rahatsız olmuş, Türkiye’nin başını ağrıtacak İdlib kazanının altına odun atmaya hız vermiştir. Son dönemde Rusya ve rejimin İdlib’e yönelik saldırılarını arttırmasının arkasında Libya adımının Türkiye’ye kazandırdığı bölgesel inisiyatiften doğan rahatsızlık da vardır. Bu sebeple Türkiye’yi zora sokabilecek ve istedikleri sonuçlara razı etmek için önüne engeller, zorluklar çıkarılmaktadır. İşte İdlib de bunlardan biridir.

BU KİRLİ OYUNU BOZMANIN YOLU, TÜRKİYE'NİN YILDIRICI ADIMLAR ATMASINDAN GEÇMEKTEDİR

Bir süre önce Hafter’in Moskova’dan bir anlaşma veya mutabakat metni imzalamadan kaçması, kanaatimizce bir oyundan ibarettir. Hafter’e Libya’da destek verdiği bilinen Moskova yönetiminin yani Putin’in, Hafter’i istediği zaman barışa ikna etmesi işten bile değildir.

O hâlde iki yanlı, ikiyüzlü bir oyun sahneye konmaktadır. Bu kirli oyunu bozmanın yolu, ne yazık ki diplomasiden değil; Türkiye’nin caydırıcı ve vazgeçirici, hatta yıldırıcı adımlar atmasından geçmektedir.

TÜRKİYE, CÜRETKÂR DÜŞMANIN ELİNİ KOLUNU TAMAMEN KIRMALIDIR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bombalamalar durmazsa sabrımız tükeniyor. Saldırılar sürerse kendi göbeğimizi kendimiz keseriz." demiş; ancak bombalamalar, saldırılar durmamıştır. Sayın Erdoğan’ın da belirttiği gibi Türkiye, İdlib’de kendi göbeğini kesmek zorundadır.

Türkiye; İdlib’de yoğunlaşan düğümü çözmek ve kirli hesapları bir kere daha bozmak için yapacağı son büyük hamleyi engellemek maksadıyla düzenlenen menhus saldırıdan daha güçlü, daha kararlı çıkmalıdır.  Türkiye'yi aciz ve zor durumda gösterme hadsizliğine hiç kimse yeltenmemelidir. Gün, enseyi karartma ve kara propagandalardan etkilenme günü değildir.

Türkiye, cüretkâr düşmanın elini kolunu tamamen kırmalı; onu da, destekçilerini de bir daha saldırıya cesaret edemeyecek, hamle yapamayacak hâle getirmelidir.

Suriye’de Türkiye’ye ayar vermeye yeltenenler, yanlış hesabın İdlib’den döndüğünü görmelidir.

Astana ve Soçi süreçleri, Türkiye’nin varlık ve güvenliğinden asla önemli değildir.

Hangi mutabakatlara imza atılmış olunursa olunsun, komşuluk hukukunu zedeleyenlere ve anlaşma hukukunun namusuna tasallut edenlere anladıkları dilden konuşulmalıdır.

Diplomasinin mütemmim cüzü; kararlı, güçlü ve caydırıcı olmaktır. Türkiye’ye destek konusunda ipe un seren ve İdlib üzerinden ders alarak kucaklarına oturmamızı bekleyen Batılı sözde dostlarımız, riyakâr NATO müttefiklerimiz de boşuna el ovuşturduklarını anlamalıdır.

Türk milleti ve tabiatıyla MHP, Türkiye’nin İdlib’de düşmana vuracağı son darbede hükümetin ve kahraman Mehmetçiğin arkasında tereddütsüz duracaktır.

Milletimiz de, MHP camiası da bu hususta her türlü fedakârlığa hazır ve amadedir.

Bize kefen biçmeye heveslenenler, her Türk’ün asker doğup asker ölecek donanım ve kabiliyetle yaratıldığını yeisle hatırlayacaklardır.



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
Çiftçiye destek şart10 Mayıs 2020
Tunç Soyer, tam bir hayal kırıklığı09 Mart 2020
Türk’e Kefen Biçilmez!01 Mart 2020
Kayseri için çalışıyoruz24 Şubat 2020
Fotoğraf vermek için değil, hizmet için varız15 Şubat 2020
İnsanlık huzura muhtaç27 Ocak 2020
Atilla Yılmaz: Nerede kaldı o eski sanatçılar15 Aralık 2019
Yeşil sahalardan Meclis sıralarına: Saffet Sancaklı12 Aralık 2019
YENİ HÜKÜMET SİSTEMİ VE FETÖ İLE MÜCADELE29 Kasım 2019
DÜNYA NEREYE GİDİYOR, ESAD’LA GÖRÜŞÜLMELİ Mİ?28 Kasım 2019
BU PROJENİN HAZIRLAYICISI KİMLER? OYUN BÜYÜK27 Kasım 2019
CHP'ye Atatürk'ün ahı tuttu26 Kasım 2019
İlk dört maddeyi koruyan kudretli başkanlık07 Kasım 2019
'Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne ilk adım06 Kasım 2019
ESAD İLE GÖRÜŞÜLSÜN MÜ? (SURİYE DOSYASI)25 Ekim 2019
TERÖRİSTLERİ TEMİZLEYECEĞİZ16 Ekim 2019
"Bizim için Bursa ne ise Hakkari o'dur. Bizim ayrımız gayrımız yok"17 Temmuz 2019
Terörün eteğine tutunanlar artık susmalı17 Temmuz 2019
KÜSKÜNLER İŞİN CİDDİYETİNİ ANLADI07 Haziran 2019
İstanbul, zillete teslim edilemez01 Haziran 2019
"Türk milleti tehlikeyi gördü"27 Nisan 2019
Sanatımda memleket var17 Mart 2019
Narımız hanım ellerde hayat bulacak08 Mart 2019
Mustafa Yıldızdoğan: Ülkücülük en şerefli madalyam01 Mart 2019
”ÖYLE BİR MİTİNG YILDIRIM GİBİ ÇAKAR”20 Şubat 2019
Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek.02 Şubat 2019
Düşünen, sorgulayan okuyan bir gençlik01 Şubat 2019
‘YUNUSÇA YÜREĞİMİZLE ŞEHRİ KUCAKLAYACAĞIZ’08 Aralık 2018
Devlet Bahçeli’nin zafer formülü07 Aralık 2018
Şehit öğretmenlerimize çok şey borçluyuz24 Kasım 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -2/ 15 TEMMUZ’DA SON NEFESİ VERMEMİZİ GÖZLEDİLER.31 Ekim 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -1- ÜLKÜCÜ VE ÜLKÜCÜLÜK30 Ekim 2018
‘Türk’üm demeye devam edeceğiz’30 Ekim 2018
YENİ DÜNYADA TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI 30 Haziran 2018
'Cumhur İttifakı zaferle sonuçlanacak'12 Mayıs 2018
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE09 Nisan 2018
3 SEÇİME DE HAZIRIZ09 Nisan 2018
“CUMHUR İTTİFAKI TANKIN ÜZERİNDE OLUŞTU”12 Mart 2018
“AYRIMIZ GAYRIMIZ YOKTUR BİZİM”20 Şubat 2018
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
HAVA DURUMU
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH