TÜRKMENLERE ZULMÜ GÖRMEYENLERİN KOBANİ İÇİN İNSANİ DEĞERLERDEN BAHSETMESİ İKİYÜZLÜLÜKTÜR

14 Ekim 2014
1028 Haber Okunma   0 Haber Yorum

14 MART TIBBİYELİLER DERNEĞİ: TÜRKMENLERE ZULMÜ GÖRMEYENLERİN KOBANİ İÇİN İNSANİ DEĞERLERDEN BAHSETMESİ İKİYÜZLÜLÜKTÜR.... 14 Mart Tıbbiyeliler Derneği yaptığı açıklamada "Yakın zamanda Irak'ta zulme uğrayan Şia, Sünni, Türkmen ve aynı zamanda Suriye'de zulme uğrayan Araplar için hekimlik görevi ve insanlık değerini ortaya koymayan Tabip Odalarının bu gün Ayn-el-Arab (sözde Kobani) için insani değerlerden bahsetmesi ikiyüzlülüklerinin tezahüründen başka bir şey değildir" dedi.

14 Mart Tıbbiyeliler Derneği Genel Başkanı Dr. Ömer Çağlar Yılmaz "Tabip Odalarının Ayn-el-Arab Sınır Kapısına Gitmeleri Üzerine" basın açıklaması yaptı.

Açıklamada; "Yakın zamanda Irak'ta zulme uğrayan Şia, Sünni, Türkmen ve aynı zamanda Suriye'de zulme uğrayan Araplar için hekimlik görevi ve insanlık değerini ortaya koymayan Tabip Odalarının bu gün Ayn-el-Arab (sözde Kobani) için insani değerlerden bahsetmesi ikiyüzlülüklerinin tezahüründen başka bir şey değildir" sözlerine yer verildi.

Açıklama şu şekilde:

Türk Milletine ve Türk hekimlerine duyurudur.

Son yüzyılda kan ve gözyaşının eksik olmadığı ve ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafya, özellikle son yıllarda artan bir şekilde sayısız drama şahitlik etmektedir. İnsanların artık maalesef sıradan karşıladığı Filistin ve Doğu Türkistan’daki zulümden sonra, Irak’ta 2002 yılından bu yana oluşan kaos ortamı ve Suriye’de son birkaç yıldır yaşanan iç savaş sayısız masum sivilin ölümüne, ailelerin yıkılmasına, insanların evlerinden yurtlarından mahrum kalmasına neden olmaktadır.

Sınırımızda yaşanan savaşların ülkemizi etkilememesi elbette düşünülemez. Resulayn’de, Musul’da, Kerkük’te, Telafer’de ve son olarak da Ayn-el-Arab (sözde Kobani)’da yaşanan çatışmalar başta sınır şehirlerimizi olmak üzere bütün ülkemizi doğrudan etkilemiştir. Devletimiz tarihi köklerinden gelen vazife ve insanlık bilinci ile kapılarını masum sivillere sonuna kadar açmış, gerek kurulan çadırkentler gerek de şehir içine yerleşenler için yürütülen yardım faaliyetleri ile onlara mümkün olduğu kadar yaşam ortamı sağlamaya çalışmaktadır. Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde kurulan iki çadırkent Ceylanpınar nüfusunu neredeyse geçmektedir. Bu çadırkentlerde maddi yardımlar, giyecek ve barınma ihtiyaçları devletimiz tarafından karşılanmakta ve sağlık hizmetleri de ilçe sağlık kurumları tarafından karşılanmaktadır. Bu misaller sınırdaki her il ve ilçe için çoğaltılarak örneklendirilebilir.

Hekim olarak bizler insanları dinleri, dilleri, milliyetleri ve siyasi görüşlerine bakmaksızın insan olarak görmekteyiz. Özellikle acil servise giren her hasta sadece insandır ve tedavisinin yürütülmesi esastır. Dünyevi hiçbir değer ile ölçülemeyecek bu vazifeyi vicdan sahibi her hekim içinde bulunduğumuz çağda yaşanan emek sömürüsü, hak ihlalleri ve maddi yetersizliklere rağmen insanüstü bir çaba ile yerine getirmeye gayret göstermektedir.

Tüm bu savaşlar ve gözyaşlarının yanında son zamanlarda ülkemiz de kaos ortamının içine sokulmaya çalışılmakta ve bazı siyasi partiler ile sivil toplum örgütleri bu ateşe odun atmaktan imtina etmemektedir.

Tabip odaları hekimlerin toplumsal hayattaki temsilcileridir, seçimle iş başına gelir ve hekimlerin iradesini yansıtır. Ne zaman ki hekimler iradelerini sergilemek konusunda yetersiz kalırlar, o zaman bugün olduğu gibi marjinal gruplar yönetime çöreklenir, bu iradenin siyasi emellere alet edilmesi ve her türlü ayrımdan uzak kalması gereken hekimlik mesleği ayrılığın kuvvetlenmesine yardım edecek şekilde kirletilmesi de kaçınılmaz olur.

Derneğimizin kuruluş felsefesi, hekimlik vazifesinin yanında ve hatta bizzat içinde olmak üzere insan hayatını tehdit eden her durumun karşısında olmaktır. Birlik, beraberlik ve kardeşlik bilinci içinde meydana gelen bu kurum, sadece bir drama dikkat çekip, hekimlerin tepkileri üzerine ülkemizi yakıp yıkanlara karşı sessiz bir çığlık atmaktan öteye gidemeyen yöneticilerin her zaman karşısındadır.

Yakın zamanda Irak’ta zulme uğrayan Şia, Sünni, Türkmen ve aynı zamanda Suriye’de zulme uğrayan Araplar için hekimlik görevi ve insanlık değerini ortaya koymayan Tabip Odalarının bu gün Ayn-el-Arab (sözde Kobani) için insani değerlerden bahsetmesi ikiyüzlülüklerinin tezahüründen başka bir şey değildir.

Toplumu ayakta tutan temel dinamiklerden bir tanesi hafızasıdır. Bizlerin hafızasında da memleketimizin otuz yılını ve binlerce ocaktan babaları, çocukları çalan eli kanlı terör örgütünün bir tane eylemini kınamaktan kaçınan ama teröristbaşının hapishane koşulları ile bir baba şefkati ile ilgilenen Tabip Odası yöneticileri bugün gibi yerini korumaktadır. Bu yüzden de her ne kadar hekim vicdanımız kanasa da, herkes her zaman olduğu gibi kanının gereğini yerine getirmiştir, getirecektir.

Derneğimiz dünyanın her neresinde bir mazlum varsa, vatansız kalmış bir çocuk varsa, onun temel sağlık ihtiyacının ve bunun yanında da insani ihtiyaçlarının karşılanmasının her zaman yanındadır, en büyük destekçisidir. Fakat mazlumlar arasında ayrım yapılmasının, mazlumu savunma iddiası ile terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürülmesinin de karşısındadır. Ayrıca bütün hekim arkadaşlarımız teröristbaşına gösterilen baba şefkatinin kendilerine de gösterilmesi ve özlük hakları, insan gibi çalışma koşullarına kavuşulması için gereken mücadelenin gerektiği gibi yürütülmesinin taraftarıdır.

Türk Milletine saygıyla duyurulur

14 Mart Tıbbiyeliler Derneği

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber