Ana Sayfa > MHP HABER

TÜRKİYE ŞAM'A GİRMELİ, ZALİMLERİ YERLE YEKSAN ETMELİDİR
Flaş Haber
11 Şubat 2020
Bu haber 380 kez okundu
Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşma yaptı. "Türkiye Şam'a girmeyi şimdiden planlamalı" diyen Bahçeli, "Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun zalim Esad" dedi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
"Türkiye son zamanlarda afetlerle, elim kazalarla, vahim hadiselerle deyim yerindeyse kıyasıya boğuşmaktadır.
Felaketler 2020 yılında adeta otomatiğe bağlanmış, peşpeşe eklemlenerek ülkemizi tesir altına almıştır.
24 Ocak 2020 Cuma günü saat 20.55’te merkez üssü Elazığ’ın Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğündeki deprem milletimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin,TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma.11 Şubat 2020

Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,
Basınımızın Değerli Temsilcileri,
Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımıza başlarken saygın heyetinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.
Ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımıza gönül dolusu selamlarımı iletiyorum.
Yöresi, kökeni, mezhebi, anasının dili ne olursa olsun tasada ve sevinçte bir olan, birlikte ağlayıp birlikte gülen, aynı maziden gelip ortak bir geleceği kucaklayan Türk milletinin asil evlatlarına en derin şükranlarımı sunuyorum.
Türkiye son zamanlarda afetlerle, elim kazalarla, vahim hadiselerle deyim yerindeyse kıyasıya boğuşmaktadır.
Felaketler 2020 yılında adeta otomatiğe bağlanmış, peşpeşe eklemlenerek ülkemizi tesir altına almıştır.
24 Ocak 2020 Cuma günü saat 20.55’te merkez üssü Elazığ’ın Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğündeki deprem milletimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir.
Depremden Elazığ ve Malatya başta olmak üzere çok sayıda il, ilçe ve köyümüz etkilenmiştir.
37’si Elazığ’da, 4’ü de Malatya’da olmak üzere 41 vatandaşımız depremde hayatını kaybetmiş, sayıları bin 600’ü aşan vatandaşımız da yaralanmıştır.
Türk milleti tek yürek-tek bilek-tek nefes halinde, ortak kader ve kardeşlik bağlarıyla depremzedelere sahip çıkmıştır.
Devletin tüm imkânları seferber edilerek müşfik ve muhtevalı yardım eli darda ve zorda kalanlara anında uzatılmıştır.
Milli birlik ve dayanışma ruhu zamanında harekete geçmiştir.
Elbette bundan memnuniyet duyduk.
Doğal felaketin yaraları milletimizin mümtaz hissiyatı ve iradesiyle sarılmaktadır.
Elazığ ve Malatya’da depremin enkazı kaldırılırken 4-5 Şubat 2020 tarihlerinde üst üste iki gün boyunca Van-Bahçesaray karayoluna çığ düşmüştür.
Düşen çığda 11 askerimiz, 9 güvenlik korucumuz, 2 itfaiye erimiz, 19 vatandaşımız olmak üzere toplam 41 kardeşimiz şehit olmuş, 84 kardeşimiz yaralanmıştır.
Deprem oldu, çığ düştü derken, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir yolcu uçağı inişinden hemen sonra maalesef kaza kırıma uğramış, 3 kişi hayatını kaybetmiş, 180 kişi de yaralanmıştır.
Türk milleti tarih boyunca felaketlere teslim olmamıştır.
Çünkü felaketlere direne direne, facialara ve feci hadiselere meydan okuya okuya bugünlere gelmiş, kutlu varlığını muhafaza etmiştir.
Hiçbir engel aziz milletimizi istikametinden döndüremeyecek, ihlaslı ve iradeli yolculuğundan çeviremeyecektir.
Felaketler karşısında soğukkanlı tavır, sağduyulu duruş, aklıselim sabır yegâne dayanağımız olmalıdır.
Allah’ın izniyle kötü günler geçecektir.
Karamsarlık milli haslete ve imanla dolu gönüllere yakışmayacaktır.
Korku ve kötümserlik yaymaya çalışan aymaz ve ahlaksızlara karşı da azami uyanıklık göstermek milli şuurun doğası gereğidir.
Bu vesileyle gerek deprem felaketinde, gerek çığ düşmesinde, gerekse de yaşanan uçak kazasında hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyor, yaralılara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Allah her türlü afet ve musibetten ülkemizi, milletimizi ve insanlığı korusun diye dua ediyorum.

Değerli Milletvekilleri,
Özellikle 1999 Gölcük merkezli deprem ile Elazığ Sivrice merkezli depremi karşılaştırıp siyasi fırsatçılık yapan, seninki kötü benimki iyi imasına yeltenen küçük ve güdük bir azınlık bizim gözümüzden kaçmamıştır.
1999 Büyük Marmara depreminde devletin çöktüğünü bugün ise ayakta olduğunu iddia eden sefillerden tutun da, yine 1999’da toplanan deprem yardımlarından memur maaşlarının ödendiğini söyleyen haysiyet fukaralarına kadar kederli günlerimizi daha da karartan provokatörler gizlendikleri deliklerinden başlarını uzatmışlardır.
Bunlar önce ateş edip sonra nişan alan zübükzadelerdir.
Toplanan deprem vergisinin akıbetini sorgulayanlarla, yardım paralarıyla memur maaşlarının ödendiğini söyleyenler aynı iftira çanağının iki yanında ip gibi dizilmişlerdir.
Bilinmelidir ki, Türk devleti ne 1999’da çöktü, ne de 2020’de zaafa uğradı.
Çöken devlet değildir, çürük binalardır, utanmaz müteahhitlerdir, kaçak ve kanunsuz bina ve yapılara göz yuman işbirlikçi yöneticiler, çıkar lobileridir.
Devlet aynıdır, ruh aynıdır, fıtrat aynıdır, duruş aynıdır, dün ile bugün arasında ayrımcılık yapanlar ya kalleştir ya da kifayetsiz muhteristir.
1999 Marmara depremiyle 2020 Elazığ depremini terazinin iki kefesine koyup tartıya çıkarmak ayıp değil midir? Yazık değil midir? Ahlaksızlık değil midir?
Depremin büyüğü küçüğü teknik olarak izah edilebilir, buna diyeceğimiz bir şey yoktur.
Fakat acının küçüğü büyüğü olmaz, gözyaşının biri bini olmaz, enkaz altında kalanların azı çoğu da olamaz.
Siyasi sorumluluğunu paylaştığımız 57. Cumhuriyet Hükümet döneminde 20.yüzyılın en büyük felaketlerinden birisini yaşadık.
17 Ağustos 1999’da merkez üssü Gölcük olan depremden 16 milyon Türk vatandaşı etkilenmiştir.
133 bin 683 konut ve işyeri yıkılmıştır.
Toplamda da 376 bin 479 yapı hasar görmüştür.
Daha da vahimi, resmi verilere göre 17 bin 480 insanımız hayatını kaybetmiştir.
43 bin 953 insanımız yaralanmıştır.
600 bin insanımız evsiz kalmıştır.
İstanbul dahil ülke nüfusunun yüzde 23’ünü oluşturan bir bölgede deprem korku verici derecede etkili olmuştur.
Bu bölgenin gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı o dönemde yüzde 34,7; sanayi katma değeri içindeki payı da yüzde 46,7’dir.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’ndan Sağlık Bakanlığı’na kadar partimizin sorumluluğunda olan 7 bakanlık doğrudan doğruya depremle mücadelenin görevi gereğince içinde yer almışlardır.
Devlet çökseydi kısa sürede geçici ve prefabrik konutlar nasıl yapılacaktı?
Devlet çökseydi milli güvenlik ve milli bekamızı doğrudan hedef alan depremle nasıl inançla mücadele edilip kanayan yaralar tedavi edilecekti?
17 Ağustos depreminde devletin en az üç gün kafayı kaldıramadığını iddia eden köşe yazarı, bu iddianı ispatlamazsan alçaksın, müfterisin.
Hiç kimse merak buyurmasın, Milliyetçi Hareket Partisi’nin olduğu yerde Türk devleti çökmez, çökemez, çökmeyecektir.
Varsayalım devlet çöktü, hepimiz inançla ele ele veririz, ya Söğüt olur tekrardan Ocağımızı tüttürürüz, ya canımızı hiçe sayar Oğuz neslini sürdürürüz, ya da felaketler karşısında celadet anıtı gibi yükselerek bu devleti, bu milleti, bu aziz vatanı bir kez daha yükseklere taşırız.
Biz varsak çöküş yoktur, çürüme imkânsızdır.
Türklük varsa Türk devleti bakidir, hakimdir, hadimdir.
Depremler arasında siyasi kıyas yapmak Türkiye’nin yürüyüş ve yükseliş ümitlerini baltalamak, birlik ve kardeşlik duygusuna hançer sallamaktır.
Niyet sahipleri, ağızlarından ve kalemlerinden damlayan nifaka dikkat etsinler, akılları varsa da başlarına alsınlar.
Türk devleti ve hükümeti dün gereğini yapmış, bugün de aynısını başarmıştır.
Şu da unutulmasın ki, geçmişi kötülemek geleceği kurtarmaz.
Yapılanları inkar etmek vicdan yıkımına bahane teşkil etmez.
Acılar üzerinden siyasi şantiye kurmak için kolları sıvayanlara Türk milleti itibar etmez, ihtimam göstermez, bunları da hoş görmez.
Gölcük bizimdir, Elazığ da bizimdir.
Feryat bizimdir, fedakarlık da bizimdir.
İstanbul biziz Malatya da ta kendimizdir.
1999’daki acı neyse 2020’deki acı da odur.
Buz gibi havada enkaz altından çığlıkları duyulanlar, bu çığlıkları şefkatle dindirenler bu milletin has evlatlarıdır.
Bedenleri toza toprağa bulanmış, yüzü gözü kan revan içinde kalmış kardeşlerimize vefasızlık ve nankörlük şerefli bir tavır olamayacaktır.
Biz alınganlık yapmıyoruz, sadece üç-beş çürük yumurtaya, kısıtlı sayıdaki defolu zihniyete ayna tutuyor, kendilerini görmelerini ve izlemelerini umut ediyor, bunu sağlıyoruz.
Hiç kimse karanlığa saklanıp taş atmasın, potansiyel nefretini dışa vurmasın.
Dün de, bugün de Türk devleti her imkanıyla muktedirdir, her kabiliyetiyle muvaffakiyet halindedir.
Münafıklar, gıybet ustaları, bozgun kafilesi tezgahlarını başka yere açsınlar, çünkü onlara tenezzül edecek, adam yerine koyacak hiç kimse yoktur, bundan sonra da olmayacaktır.

Muhterem Milletvekilleri,
Türk milleti felaketin yıkıntısını emsalsiz yardımlaşma hissiyatıyla kaldırırken buna kulp takan, eksik kalan yıkımı dedikoduyla tamamlamaya çalışan mihraklar da devreye girmişlerdir.
Şov yapan, gerçekleri çarpıtan, karanlıktan medet uman, yardımların yetersizliğini söyleyip arkasını dönünce kıs kıs gülen, duyguları istismar edip yalan ve yanlış bilgileri servis eden bir güruhun varlığı bize göre utanç vesikasıdır.
Ünlü-ünsüz bazı soytarıların sosyal medyadaki kokuşmuş ve provokatif paylaşımları bir başka rezalet ve hezimettir.
Bunların milli ve ahlaki seviyeleri dip yapmıştır.
Muhalif olmak demek muzır ve mumyalanmış şahsiyete sahip olmak demek değildir.
Milli kederde buluşamayan, milli hedeflere ve milli haysiyete nasıl sahip çıkacaktır?
Enkazın altında kalan, fikren ve ahlaken iskelete dönen asıl bunlar değil midir?
Acıları dindirmek, mağduriyetleri bitirmek için insanüstü gayretle mücadele sürerken, devlet ve millet düşmanlarının, terör örgütü yandaşlarının isnat ve iftiralarının tedavüle girmesi tertiptir, tuzaktır.
Bunlar içimizde dışımızda sürünen zehirli yılanlardır.
Elazığ’ın Türk mü Kürt mü olduğunu sorgulayan şerefsizlerle, Malatya’da hasar gören bazı köylerin Alevi olduğundan dolayı ayrımcılığa maruz kaldığını yazıp çizen alçaklar amaçlarına ulaşamayacaklardır.
Millet burnundan solurken fitne aşılamak için çakal mevziisine girenler inanıyorum ki hak ettikleri cezaları alacaklardır.
Türk milleti hamd olsun diridir, Elazığ’da, Malatya’da, Van’ın Bahçesaray ilçesinde varlığını göstermiştir.
Yurdumuzun dört bir yanından harekete geçen yardım konvoyları, toplanan paralar, edilen dualar, dalgalanan inanç ve irade birliği Türk milletinin soylu vasfının müstesna bir tezahürüdür.
Türkiye Cumhuriyeti her zorluğun üstesinden gelecektir.
Hiçbir engel şahlanmış ve ayaklanmış milli ruhun önünde duramayacaktır.
Bir olacağız, Gakkoşlar kadar samimi, dürüst, dost canlısı, cesur yürekli ve ahlaklı duracağız.
Aynı zamanda Malatya kadar istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkacağız.
Biz Türk milletiyiz. Biz Türkiye’yiz. Birlikte çok daha güçlüyüz.
Yaşadığımız zor günleri aşmak için olağanüstü gayret sarfeden kadirşinaz milletimizi, fedakârca çalışan devlet ve hükümetimizi, tüm görevlileri canı gönülden tebrik ediyor ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Kimin ne dediğinin bir önemi yoktur, millet ne istiyor, milli haklarımız neyi gerektiriyor ona bakarız, ilhamımızı tarihten, itibarımızı ecdadımızdan, itimadımızı da imanımızdan alırız.
Mazlumların dostuyuz, 100 yıllık maziye sahip Misak-ı Milli’nin sevdalısıyız; zalimlerin, hainlerin, iç ve dış hasımların sonsuza kadar dimdik karşısındayız.

Değerli Arkadaşlarım,
Türk milleti doğal felaketlerle mücadele ederken bilhassa İdlib’de kahredici gelişmelere şahitlik etmiştir.
İdlib krizi, Rusya’nın hava desteğini alan rejim güçlerinin hunhar saldırılarını yoğunlaştırmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır.
Önce 3 Şubat 2020’de 7 numaralı gözlem noktamızın bulunduğu Serakib yakınlarında intikal halinde bulunan kahramanlarımıza adice, alçakça ateş açılmıştır.
Bu kapsamda Uzman Çavuş Halil Demir, Uzman Çavuş Serkan Deprem, Uzman Çavuş Şükrü Özler, Uzman Çavuş Uğur Kurt, Uzman Çavuş Uğur Katran, Uzman Onbaşı Kadir Yıldız, Uzman Onbaşı Gökhan Orhan ve tır şoförü İsmail Akatay rejim güçleri tarafından, Rusya’nın mihmandarlığı altında şehit edilmişlerdir.
Zalimler kana doymamış, şiddete ara vermemiş, evlatlarımıza akst etmeye devam etmişlerdir.
Acılarımız henüz tazeyken, dün İdlib’den milli vicdanı heder eden, kederlendiren yeni şehit haberleri gelmiştir.
İdlib’in Taftanaz Bölgesi’nde bulunan gözlem noktasında inşaatı devam eden havaalanı inşaatında çalışma yapan askerlerimize cani Esad güçleri topçu atışıyla saldırmıştır.
Uzman Onbaşı Fatih Saylak, Uzman Onbaşı Enes Alper, Uzman Onbaşı İbrahim Halil Açıkgöz, Uzman Onbaşı Davut Özcan, Uzman Onbaşı İbrahim Albayrak şehit olmuş, beş kahramanımız da yaralanmıştır.
Kanlı Suriye rejimi bir yanda masum sivilleri diğer yanda da Türk askerini hedef almıştır.
Artık buna tahammül edecek halimiz kalmamıştır.
Rejim güçlerine misliyle karşılık verilse de, yüreğimizin yangını katil Esad defolup gidesiye kadar soğumayacaktır.
Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyor, ailelerine, milletimize, silah arkadaşlarına sabır ve başsağılığı temennilerimi iletiyorum.Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanlar tarihin her devrinde ağır bedeller ödemişlerdir.
Kaldı ki bundan sonra da ödemeye devam edeceklerdir.
İdlib’de evlatlarımızı katledenler insanlık vicdanında çoktan mahkûm olmuşlardır.
Esad katildir, suçludur, gayri meşrudur, husumetin kaynağıdır.
Hem Suriye’yi hem de Türkiye’yi eşzamanlı idare etmeye, durumu kurtarmaya, kontrollü ve sürdürülebilir istikrarsızlık stratejisiyle bölgesel ve tarihsel emellerini gerçekleştirmeye çalışan Rusya iyi niyetli değildir.
Hükümetin Rusya ile ilişkileri tekrardan gözden geçirmesi samimi dileğimizdir.
Rusya, Suriye’deki çatışma ve gerilim ortamının sürekli ve sınırlı bir çerçevede devamını sağlayarak kriz ve kaos üzerine kendi hesap ve hedeflerini kademe kademe inşa etmektedir.
Bunu görmek, bunu idrak etmek lazımdır.
Ne Astana’dan, ne Soçi’den, ne Cenevre’den, ne de diplomatik temaslardan herhangi bir sonuç bugüne kadar çıkmamış, çıkması da beklenmemelidir.
Suriye ve diğer komşu ülkelerde haklının gücü değil, güçlünün hakkı revaçtadır.
Gün silahın günü, gün vahşetin günüdür.
Hukukun sözü çiğnenirken, hukuksuzluğun ve eşkıyalığın fermanı okunmaktadır.
Zalimler kendi aralarında nüfuz alanları oluşturarak küçük ölçekli savaşların fitilini tutuşturmuşlardır.
Dünya petrol rezervlerinin yüzde 62’sinin, doğalgaz rezervlerinin de yüzde 40’nın bulunduğu Ortadoğu güç bloklarının acımasız mücadelelerine sahnedir.
Bize göre, Rusya’nın içinde olduğu antlaşma ve mutabakatlar bu ülkenin asıl hedefleri için ara istasyonlardır.
Suriye, resmen olmasa bile Rusya’nın fiili sömürge ülkesi haline gelmiştir.
Esad’ın yuları Moskova’ya bağlanmıştır.
Demem odur ki, şehitlerimizin vebali saldırgan Suriye kadar buna ortam açan, perde gerisinde teşvik ve tahrik eden Rusya’nın omuzlarındadır.
Bu gerçekle yüzleşmek şarttır.
Suriye’de var olan krizi çözmek için siyasi ve diplomatik temaslar aldatmadır, masaldır, oylanmadır.
Esad tahtından indirilmeden ne Suriye’ye ne de Türkiye huzur gelecektir.
Türk milleti gerekirse, artık başka bir seçenek de görülmezse Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmelidir.
Diyorum ki, yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad.
Ocağımıza ateş düşürenlerin ocağı söndürülsün.
Evlatlarımızı toprağa serenlerin hayat pınarları kurutulsun.
Bugünün konusu hukuk mukuk değildir, zalimlerin tepesine Türk milletinin çelik iradesi inmelidir.
Bilinsin ki, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.
Bir Türk de dünyaya bedeldir. Nitekim muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda gizlidir.
Yurdu yaşatmak için can veren kahramanların intikamı mutlaka alınmalı, tertemiz şehit kanı yerde kalmamalıdır.
Merak ediyoruz, uluslararası toplum ne duruyor, neyi bekliyor, neden suya sabuna dokunmuyor?
Bir caniye, bir despota, bir vandala nereye kadar sabır gösterilecek?
Esad savaş suçlusudur, mutlaka yargılanmalıdır, hak ettiği cezayı almalıdır.
Türkiye’de tek adam rejimi var diyen, saray rejiminden bahseden yalancıların Suriye’deki belgeli ve delilli tek adamlık sistemine tepki göstermemeleri, üstelik katil Esad ile diyalog önerileri Baas’çı mantığın kimlere ve hangi oranda bulaştığının da ibretlik misalidir.
Zulme zulüm diyemeyenler zalimlerin kuklasıdır.
Ve de dökülen her kana ortaktır.
Mehmetlerimizi şehit eden alçaklara ses çıkarmayıp Türk devletini ve hükümetini suçlayanlar, gönüllü Esad sözcülüğü yapanlar, Türk milletinin ruh köküne yabancı düşenlerden başkası değildir.
Kılıçdaroğlu ve diğer Esad hayranları vatana ihanet içindedir.
Esad’ın defterini dürmek varken, hatta bu sorumluluk ahlaki, tarihi ve hukuki bir mecburiyetken, temas ve görüşme önerisiyle avunanalar cinayete ve ihanete ortaktır.
Esad devrilmelidir, zulüm şatoları yıkılmalıdır, katiller döktükleri kanların son damlasına kadar hesap vermelidir.

Değerli Arkadaşlarım,
Türkiye’miz yüksek risk ve tehlikelerle karşı karşıyadır.
Hainler milli varlığımızı tehdit etmektedir.
PKK/PYD/YPG/FETÖ/DEAŞ/ESAD ve emperyalist çevreler Türkiye’nin kuyusunu kazmaktadır.
Ne yazık ki, içimizde bunlara yardım ve yataklık eden işbirlikçiler vardır ve hüviyetleri bellidir.
CHP Genel Başkanı’nın takdir ve tasvip ettiği karanlık oluşumlar zehir saçmakta, ülkemizi uçuruma çekmektedir.
Bugünkü CHP yönetimi Türkiye düşmanları tarafından ele geçirilmiş, kafalarına da esaret çuvalı geçmiştir.
4 Ekim 2019’da, partimizin Başkanlık Divanı kararıyla, CHP-HDP ilişkilerinin incelenmesi, CHP Genel Başkanı’nın suç teşkil eden fiili ve değerlendirmelerinin analiz ve araştırılması maksadıyla üç Genel Başkan Yardımcımızdan kurulan Komisyon görevini layıkıyla tamamlamıştır.
Partimiz iç bünyesinde oluşturulan bu Komisyon marifetiyle Kılıçdaroğlu hakkında 5 Şubat 2020 Çarşamba günü suç duyurusunda bulunulmuştur.
CHP’nin Genel Başkanı ve yönetimi milli güvenlik meselesidir.
İnanıyorum ki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gereğini yapacak, adalet yerini bulacak, maşeri vicdan müsterih olacaktır.
Kılıçdaroğlu, bugün FETÖ’nün siyasi ayağını açıklayacakmış.
Oysaki bir boy aynasına baksa ayağı da görecek, boyunu da görecektir.
Bugüne kadar FETÖ’nün siyasi ayağını devamlı gündeme getiren biz olduk.
Ancak bazıları her seferinde bizim düşüncelerimizi maksatlı biçimde çarpıttı, hedef şaşırtmaya çalıştı.
Dedik ki, şayet 15 Temmuz başarılı olsaydı, Yurtta Sulh Konseyi’nin siyasi ayağı kim olacak, ülkeyi kimler yönetecekti?
Yani Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, bürokratlar kimlerden teşekkül edecekti?
Mesela, Kılıçdaroğlu böyle bir durumda görev alacak mıydı?
Söylediklerimiz budur. Arayış ve cevabını aradığımız sorular da bu şekildedir.
Bizim çaycıyla, çorbacıyla, odacıyla, zabıt kâtibiyle işimiz yoktur.
Bunları konuşanlar cambaza bak oyunu içindedir.
FETÖ’nün Cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları kimlerdir?
Eğer bu melun isimler deşifre edilirse siyasi ayak ortaya çıkabilecektir.
TBMM’de herhangi bir kanun teklifi kapsamında değişiklik önergesi verenlere siyasi ayak yakıştırması bize göre hezeyandır, aklımızla alay etmektir.
Bu önergeyi hazırlayıp Meclis gündemine taşıyan milletvekilleri üzerinde kuşku yaratmak, bunların araştırılmasını istemek asıl hedef ve mücadeleyi kösteklemektir.
26.Genelkurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ, 29 Ocak 2020’de bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarla gündemin rotasını değiştiren malum iddialarda bulunmuştur.
Gerçekten de 29 Haziran 2009 tarihinde gece yarısından sonra verilen bir önerge üzerinde siyasi ayak tartışması odaklanmıştır.
Özellikle ve altını çizerek ifade etmek isterim ki, Milliyetçi Hareket Partisi 2009 ne söylemişse bugün arkasındadır, gene aynı noktadadır.
Ancak FETÖ’nün siyasi ayağı basit şekilde ve sadece bir önergeye imza atanların zan altında bırakılmasıyla geçiştirilemez, izah edilemez.
5271 Sayılı Ceza Mahkemesi Kanununun 3’ncü maddesine eklenen fıkralardan birisi şu şekildedir:
“Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemesi durumunda soruşturmaları Cumhuriyet Savcıları, kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafından yapılır.”
Ayrıca, 5271 Sayılı Kanunun 250’nci maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinde geçen “hali dahil” ibaresi “halinde” şeklinde değiştirilmişti.
Böylelikle muvazzaf askerlerin savaş ve sıkıyönetim hali dışında ağır cezalık suçlarına sivil mahkemelerin bakılacağı hükmü getirilmiştir.
Tartışmanın kaynağı da burasıdır.
Bizim bu değişiklikle ilgili çekince ve eleştirilerimiz bellidir.
Fakat, Sayın İlker Başbuğ yanlış bir yerde iz sürmektedir.
Şayet bugün eski uygulamaya dönülse, yani askeri mahkemeler kurulup, mesela Sincan ve Silivri’deki FETÖ’cü darbecilere tekrar yargılanma imkanı tanınsa doğabilecek tehditler hakkında bir fikir sahibi olan var mıdır?
2009 yılının 25 Haziran’ındaki bir konuyu bugün yeniden kaşımanın kime ne faydası olacaktır?
Sivil mahkemelerin verdiği kararların ihlal ve inkarı nasıl bir gelişmeye kapı aralayacaktır?
Asker şahısların sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan önergeyi FETÖ’ye bağlamak, FETÖ’nün siyasi ayağıyla ilişkilendirmek aşırı ve zorlama bir yorum değil midir?
Bu manasız tartışmayı tetikleyip tırmandırmak kimin işine yarayacak, hangi çevreleri rahatlatacaktır?
Bunların yanında, 26. Genelkurmay Başkanı görevdeyken FETÖ’cülerle mücadeleyi layıkıyla yapmış mıdır?
Bizim için siyasi ayak Yurtta Sulh Konseyi’nin yürütme kadrosudur.
Bunlar tek tek tespit edilirse, inanıyorum ki, FETÖ’cülerin, kriptocuların, hainlerin, Türk ve İslam düşmanlarının kökü kazınacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinizi bir kez daha hürmetle selamlıyor, değerli milletvekili arkadaşlarıma Meclis çalışmalarında başarılar diliyorum.
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.
Depremden Elazığ ve Malatya başta olmak üzere çok sayıda il, ilçe ve köyümüz etkilenmiştir.
37’si Elazığ’da, 4’ü de Malatya’da olmak üzere 41 vatandaşımız depremde hayatını kaybetmiş, sayıları bin 600’ü aşan vatandaşımız da yaralanmıştır.
Türk milleti tek yürek-tek bilek-tek nefes halinde, ortak kader ve kardeşlik bağlarıyla depremzedelere sahip çıkmıştır.
Devletin tüm imkânları seferber edilerek müşfik ve muhtevalı yardım eli darda ve zorda kalanlara anında uzatılmıştır.
Milli birlik ve dayanışma ruhu zamanında harekete geçmiştir.
Elbette bundan memnuniyet duyduk.
Esad tahtından indirilmeden ne Suriye’ye ne de Türkiye huzur gelecektir.
Türk milleti gerekirse, artık başka bir seçenek de görülmezse Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmelidir.
Diyorum ki, yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad.
Ocağımıza ateş düşürenlerin ocağı söndürülsün.
Evlatlarımızı toprağa serenlerin hayat pınarları kurutulsun.
Bugünün konusu hukuk mukuk değildir, zalimlerin tepesine Türk milletinin çelik iradesi inmelidir.
Bilinsin ki, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.
Bir Türk de dünyaya bedeldir. Nitekim muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda gizlidir.
Yurdu yaşatmak için can veren kahramanların intikamı mutlaka alınmalı, tertemiz şehit kanı yerde kalmamalıdır.
Merak ediyoruz, uluslararası toplum ne duruyor, neyi bekliyor, neden suya sabuna dokunmuyor?
Bir caniye, bir despota, bir vandala nereye kadar sabır gösterilecek?
Esad savaş suçlusudur, mutlaka yargılanmalıdır, hak ettiği cezayı almalıdır.
Türkiye’de tek adam rejimi var diyen, saray rejiminden bahseden yalancıların Suriye’deki belgeli ve delilli tek adamlık sistemine tepki göstermemeleri, üstelik katil Esad ile diyalog önerileri Baas’çı mantığın kimlere ve hangi oranda bulaştığının da ibretlik misalidir.
Zulme zulüm diyemeyenler zalimlerin kuklasıdır.
Ve de dökülen her kana ortaktır.
Mehmetlerimizi şehit eden alçaklara ses çıkarmayıp Türk devletini ve hükümetini suçlayanlar, gönüllü Esad sözcülüğü yapanlar, Türk milletinin ruh köküne yabancı düşenlerden başkası değildir.
Kılıçdaroğlu ve diğer Esad hayranları vatana ihanet içindedir.
Esad’ın defterini dürmek varken, hatta bu sorumluluk ahlaki, tarihi ve hukuki bir mecburiyetken, temas ve görüşme önerisiyle avunanalar cinayete ve ihanete ortaktır.
Esad devrilmelidir, zulüm şatoları yıkılmalıdır, katiller döktükleri kanların son damlasına kadar hesap vermelidir.

Değerli Arkadaşlarım,
Türkiye’miz yüksek risk ve tehlikelerle karşı karşıyadır.
Hainler milli varlığımızı tehdit etmektedir.
PKK/PYD/YPG/FETÖ/DEAŞ/ESAD ve emperyalist çevreler Türkiye’nin kuyusunu kazmaktadır.
Ne yazık ki, içimizde bunlara yardım ve yataklık eden işbirlikçiler vardır ve hüviyetleri bellidir.
CHP Genel Başkanı’nın takdir ve tasvip ettiği karanlık oluşumlar zehir saçmakta, ülkemizi uçuruma çekmektedir.
Bugünkü CHP yönetimi Türkiye düşmanları tarafından ele geçirilmiş, kafalarına da esaret çuvalı geçmiştir.
4 Ekim 2019’da, partimizin Başkanlık Divanı kararıyla, CHP-HDP ilişkilerinin incelenmesi, CHP Genel Başkanı’nın suç teşkil eden fiili ve değerlendirmelerinin analiz ve araştırılması maksadıyla üç Genel Başkan Yardımcımızdan kurulan Komisyon görevini layıkıyla tamamlamıştır.
Partimiz iç bünyesinde oluşturulan bu Komisyon marifetiyle Kılıçdaroğlu hakkında 5 Şubat 2020 Çarşamba günü suç duyurusunda bulunulmuştur.
CHP’nin Genel Başkanı ve yönetimi milli güvenlik meselesidir.
İnanıyorum ki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gereğini yapacak, adalet yerini bulacak, maşeri vicdan müsterih olacaktır.
Kılıçdaroğlu, bugün FETÖ’nün siyasi ayağını açıklayacakmış.
Oysaki bir boy aynasına baksa ayağı da görecek, boyunu da görecektir.
Bugüne kadar FETÖ’nün siyasi ayağını devamlı gündeme getiren biz olduk.
Ancak bazıları her seferinde bizim düşüncelerimizi maksatlı biçimde çarpıttı, hedef şaşırtmaya çalıştı.
Dedik ki, şayet 15 Temmuz başarılı olsaydı, Yurtta Sulh Konseyi’nin siyasi ayağı kim olacak, ülkeyi kimler yönetecekti?
Yani Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, bürokratlar kimlerden teşekkül edecekti?
Mesela, Kılıçdaroğlu böyle bir durumda görev alacak mıydı?
Söylediklerimiz budur. Arayış ve cevabını aradığımız sorular da bu şekildedir.
Bizim çaycıyla, çorbacıyla, odacıyla, zabıt kâtibiyle işimiz yoktur.
Bunları konuşanlar cambaza bak oyunu içindedir.
FETÖ’nün Cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları kimlerdir?
Eğer bu melun isimler deşifre edilirse siyasi ayak ortaya çıkabilecektir.
TBMM’de herhangi bir kanun teklifi kapsamında değişiklik önergesi verenlere siyasi ayak yakıştırması bize göre hezeyandır, aklımızla alay etmektir.
Bu önergeyi hazırlayıp Meclis gündemine taşıyan milletvekilleri üzerinde kuşku yaratmak, bunların araştırılmasını istemek asıl hedef ve mücadeleyi kösteklemektir.
26.Genelkurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ, 29 Ocak 2020’de bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarla gündemin rotasını değiştiren malum iddialarda bulunmuştur.
Gerçekten de 29 Haziran 2009 tarihinde gece yarısından sonra verilen bir önerge üzerinde siyasi ayak tartışması odaklanmıştır.
Özellikle ve altını çizerek ifade etmek isterim ki, Milliyetçi Hareket Partisi 2009 ne söylemişse bugün arkasındadır, gene aynı noktadadır.
Ancak FETÖ’nün siyasi ayağı basit şekilde ve sadece bir önergeye imza atanların zan altında bırakılmasıyla geçiştirilemez, izah edilemez.
5271 Sayılı Ceza Mahkemesi Kanununun 3’ncü maddesine eklenen fıkralardan birisi şu şekildedir:
“Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemesi durumunda soruşturmaları Cumhuriyet Savcıları, kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafından yapılır.”
Ayrıca, 5271 Sayılı Kanunun 250’nci maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinde geçen “hali dahil” ibaresi “halinde” şeklinde değiştirilmişti.
Böylelikle muvazzaf askerlerin savaş ve sıkıyönetim hali dışında ağır cezalık suçlarına sivil mahkemelerin bakılacağı hükmü getirilmiştir.
Tartışmanın kaynağı da burasıdır.
Bizim bu değişiklikle ilgili çekince ve eleştirilerimiz bellidir.
Fakat, Sayın İlker Başbuğ yanlış bir yerde iz sürmektedir.
Şayet bugün eski uygulamaya dönülse, yani askeri mahkemeler kurulup, mesela Sincan ve Silivri’deki FETÖ’cü darbecilere tekrar yargılanma imkanı tanınsa doğabilecek tehditler hakkında bir fikir sahibi olan var mıdır?
2009 yılının 25 Haziran’ındaki bir konuyu bugün yeniden kaşımanın kime ne faydası olacaktır?
Sivil mahkemelerin verdiği kararların ihlal ve inkarı nasıl bir gelişmeye kapı aralayacaktır?
Asker şahısların sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan önergeyi FETÖ’ye bağlamak, FETÖ’nün siyasi ayağıyla ilişkilendirmek aşırı ve zorlama bir yorum değil midir?
Bu manasız tartışmayı tetikleyip tırmandırmak kimin işine yarayacak, hangi çevreleri rahatlatacaktır?
Bunların yanında, 26. Genelkurmay Başkanı görevdeyken FETÖ’cülerle mücadeleyi layıkıyla yapmış mıdır?
Bizim için siyasi ayak Yurtta Sulh Konseyi’nin yürütme kadrosudur.
Bunlar tek tek tespit edilirse, inanıyorum ki, FETÖ’cülerin, kriptocuların, hainlerin, Türk ve İslam düşmanlarının kökü kazınacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinizi bir kez daha hürmetle selamlıyor, değerli milletvekili arkadaşlarıma Meclis çalışmalarında başarılar diliyorum.

Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
Zillet cephesini büyük bir nefret ve hiddet dalgası sardı12 Ağustos 2020
Bahçeli: Türkiye’yi Akdeniz’den çıkarmaya hiçbir ülkenin gücü yetmeyecektir12 Ağustos 2020
MHP Kayseri Teşkilatı 16 ilçe kongresini 2 günde bitirecek10 Ağustos 2020
MHP, kongre sürecini İlkadım'dan başlattı09 Ağustos 2020
CHP'de sular durulmaz,04 Ağustos 2020
Bahçeli sosyal medya suskunluğunu bozdu31 Temmuz 2020
Bahçeli, Başbuğ Alparslan Türkeş'in kabrini ziyaret etti31 Temmuz 2020
MHP'nin bayramlaşma programı belli oldu30 Temmuz 2020
Anıtkabir-Ayasofya kutuplaşması yaratmak soysuzluktur30 Temmuz 2020
Başkan Avcı’dan “Yabancı sansür” çıkışı!30 Temmuz 2020
MHP Adana'da kongre heyecanı29 Temmuz 2020
Bugünkü CHP'nin Atatürk'le hiçbir bağlantısı kalmamıştır28 Temmuz 2020
Bahçeli: Atatürk’e, lanet okuyacak bir hayasız henüz anasından doğmamıştır28 Temmuz 2020
Kadın cinayetlerine sıfır tolerans göstermeliyiz22 Temmuz 2020
Bahçeli: Ayasofya'nın açılması egemenlik hakkımız21 Temmuz 2020
Başkan Avcı, kongre çalışmalarına hız verdi19 Temmuz 2020
Bahçeli’den Ayasofya Camisi’ne özel yüzük18 Temmuz 2020
Hüznümüzün izahı, üzüntümüzün ifadesi yoktur16 Temmuz 2020
Bahçeli: 15 Temmuz’da ihanet imanı yenememiştir14 Temmuz 2020
“TÜRK MİLLETİ HAKKINI VE HUKUKUNU UYANIK BİR ŞUURLA MUHAFAZA EDECEK”14 Temmuz 2020
'MHP; Türk siyasi hayatında barış iklimine gölge veren çınar olmuştur'13 Temmuz 2020
Ayasofya Camisi Türk milletinin emanetidir11 Temmuz 2020
Bahçeli'den Ayasofya yorumu: İrade milletin, karar hukukundur10 Temmuz 2020
Egemenliğimize ne el, ne de dil uzatılmasına izin veririz10 Temmuz 2020
Kadınlarımızı ve Devletimizi hedef aldılar10 Temmuz 2020
Bilge Liderimizle, milli siyasetimizle gurur duyuyoruz09 Temmuz 2020
Bahçeli’den Sakarya’daki patlamaya ilişkin açıklama09 Temmuz 2020
Bahçeli’den teşkilatlara genelge08 Temmuz 2020
Bahçeli, belediye başkanlarını topluyor06 Temmuz 2020
Bahçeli: Ayasofya ile ilgili ABD ve AB kaynaklı şantajlar yok hükmündedir04 Temmuz 2020
Devlet Bahçeli karar aldı, teşkilat hemen uyguladı01 Temmuz 2020
Bahçeli sosyal medya hesaplarını askıya aldı01 Temmuz 2020
Sahil şeridimizi fırsata dönüştürmek istiyoruz01 Temmuz 2020
MHP'nin 13. Olağan Kurultay sloganı belli oldu!30 Haziran 2020
Bünyamin Avcı: Lider Bahçeli'nin sözü sözümüz, yolu yolumuz30 Haziran 2020
Semih Yalçın: Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli partimizin tek adayı29 Haziran 2020
"Silivri'ye hizmette 1.yıl" toplantısı27 Haziran 2020
Adalet suçu aklamak, suçluyu temize çıkarmak değil23 Haziran 2020
Türkiye bu kepazeliği affetmeyecek22 Haziran 2020
MHP'de MYK toplantısı Lider Bahçeli başkanlığında toplandı19 Haziran 2020
Adana’da MHP’ye toplu katılım!18 Haziran 2020
“MHP, TÜRK DÜNYASININ DA MORAL GÜCÜDÜR!”18 Haziran 2020
Ayasofya üzerinde tasarruf hakkı Türk milletine aittir16 Haziran 2020
MHP’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı tarihi açıklandı15 Haziran 2020
Yangına körükle gittikleri çok açıktır15 Haziran 2020
Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalıdır14 Haziran 2020
Biz Liderimizin Yanındayız, Siz Nerdesiniz..?11 Haziran 2020
Bu yanlışın vahim sonuçları olabilecektir10 Haziran 2020
MHP’de Haziran ayı gündemi yoğun09 Haziran 2020
Ayasofya’dan çan sesi değil, Allah’ın izniyle ezan sesi yükselecektir08 Haziran 2020
MHP'li Sarıçam Belediyesi üreticilerden de dua alıyor!05 Haziran 2020
MHP'den CHP'ye maske tepkisi04 Haziran 2020
Devlet Bahçeli’den teşkilatlara 9 maddelik genelge02 Haziran 2020
Erken seçim söylemi kirli bir tertiptir01 Haziran 2020
Zulüm 1453’de başladı diyenler ve pusu kuranlar kötürüm olacaklardır29 Mayıs 2020
MHP'nin duruşu milli, misyonu küresel boyutludur!28 Mayıs 2020
Devlet Bahçeli ve MHP, birlik ve bütünlük demektir.28 Mayıs 2020
Ülkücü şehitler Türk milletinin iftihar ve irade cevherleridir26 Mayıs 2020
Milletin dertlerine “deva” olmak için çıktıkları yol, yol değildir26 Mayıs 2020
Bahçeli'den Siyasi Partiler Kanunu açıklaması: Tam destek vereceğiz24 Mayıs 2020
HER TÜRLÜ KUMPASI YIKACAĞIZ23 Mayıs 2020
İrade varsa istikbal vardır, iman varsa imkan olacaktır22 Mayıs 2020
Bahçeli muhalefetin yeni Ali Cengiz oyununu deşifre etti19 Mayıs 2020
Siyasi etik kanunu çıkarılsın19 Mayıs 2020
Bayram öncesi esnafa müjde verilsin18 Mayıs 2020
İlk adımla ilk kurşunun emaneti milli vicdanlarda hala diridir18 Mayıs 2020
"Hain Gülen’i meşrulaştırma arayışı zalimce bir oyundur"15 Mayıs 2020
Toprak vatan, dil varlıktır! İkisi de Türk milletinin onur vahasıdır14 Mayıs 2020
vekil seçmeni aradı, inandıramadı14 Mayıs 2020
KÖYE DÖNÜŞ TEŞVİK EDİLMELİDİR…14 Mayıs 2020
Bahçeli: Masa; masaldır, maval okumaktır11 Mayıs 2020
CHP küresel tefecilere, vatansız fesat yuvalarına kucak açıyor09 Mayıs 2020
Annelerimizin yetiştirdiği evlatlarla, Türklük cevheri işlenmeye devam edecek09 Mayıs 2020
Türkiye’nin çöküşünü isteyenler avuçlarını yalayacaklardır07 Mayıs 2020
Darbeci geleneğin siyaset ayağı olan CHP suçüstü yakalanmıştır05 Mayıs 2020
Davasına aidiyeti olmayanların 'Ben MHP’liyim' deme hakkı yoktur02 Mayıs 2020
Bahçeli: İhanete taşeronluk yapanlar silinip gidecek02 Mayıs 2020
MHP Lideri Bahçeli’yi katliama teşvik iftirası kimsenin haddi değildir30 Nisan 2020
Ülkücülük zamana ve zemine göre şekil değiştirmez29 Nisan 2020
Bahçeli: 'MHP Diyanet İşleri Başkanı’nın sözlerine aynen iştirak etmektedir'28 Nisan 2020
"MHP İl Teşkilatı kongreleri başlatmaya her zaman hazır"28 Nisan 2020
23 Nisan ve Ramazan mesajı24 Nisan 2020
Bahçeli, TBMM'deki 23 Nisan özel oturumuna katıldı23 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan MHP'li Belediyelere Ramazan Genelgesi 22 Nisan 2020
Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na tepki: Her çağrısı çürük, her teklifi beyhudedir22 Nisan 2020
Fırsatçı CHP yine çuvallamış, yine duvara toslamıştır20 Nisan 2020
Bahçeli'den koronavirüs Çin'de üretildi iddialarına cevap20 Nisan 2020
Bahçeli talimat verdi! Teşkilatlara uyarı 11 Nisan 2020
Bülbül: "Ya olduğunuz gibi görünün" 09 Nisan 2020
TERÖRİST AFFI GİRİŞİMLERİNE TEPKİ09 Nisan 2020
Öztürk: MHP kriz çözen partidir09 Nisan 2020
Ülkücü-Milliyetçi Hareket’in fikri hür, vicdanı hür, irfanı hürdür08 Nisan 2020
Bu felaketten daha güçlü çıkacağız07 Nisan 2020
Bahçeli, AA’nın 100. yılını kutladı06 Nisan 2020
Başbuğ Alparslan Türkeş Kalbimizdesin05 Nisan 2020
Bahçeli, Başbuğ Türkeş’in kabrini ziyaret etti04 Nisan 2020
Merhum Başbuğ Türkeş'in vefat yıl dönümü ...04 Nisan 2020
Türkeş, her vatandaşımızın örnek alması gereken Türk büyüğü03 Nisan 2020
Merhum Türkeş Bey'in yaktığı meşale sönmeyecek03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş'i ölümünün 23. yılında ...03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş’in diktiği Fidanlar Kök Saldı03 Nisan 2020
Alınan tüm tedbirlere eksiksiz olarak uymalıyız02 Nisan 2020
Kayaalp'ten 'Biz Bize Yeteriz'01 Nisan 2020
Esnaf, SGK ve BAĞ-KUR primleri01 Nisan 2020
Saimbeyli’de kimse aç ve açıkta kalmayacak01 Nisan 2020
Vatanı korumak şerefli bir görevdir01 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan belediye başkanlarına mesaj01 Nisan 2020
Bahçeli: virüs dönemini atlatacağız30 Mart 2020
Türk milleti bu badireyi atlatacak, bu belayı def edecektir28 Mart 2020
MHP'den 'SaygılıOl' paylaşımı26 Mart 2020
ÜLKÜCÜ MHP’de olur.25 Mart 2020
Bahçeli: Koronavirüs ile mücadeleyi Allah'ın izniyle kazanacağız21 Mart 2020
Mümkün mertebe evde kalın19 Mart 2020
'Çanakkale Deniz Zaferi Türk Tarihinin Dönüm Noktasıdır'17 Mart 2020
Bahçeli'den koronavirüs açıklaması!17 Mart 2020
“İlham kaynağımız Atatürk olmalı!”16 Mart 2020
Liderimiz çocukların gözyaşlarını sildi...15 Mart 2020
Baki Ersoy: "Biz zalimlerin karşısında olacağız,"14 Mart 2020
“İstiklal Marşımız milli mutabakat metnidir”14 Mart 2020
“BU ESERLERİ AFYONKARAHİSAR’A KAZANDIRMALIYIZ”10 Mart 2020
Türkiye Cumhurbaşkanı’na hakaret hepimize hakarettir.10 Mart 2020
Bahçeli : Durduğumuz yer Türkiye’dir06 Mart 2020
MHP MÜLTECİ ÇOCUKLARI İÇİN KREŞ YAPACAK04 Mart 2020
MHP Van Tuşba ilçe Başkanı Yahya Cancan'dan İdlib Açıklaması04 Mart 2020
''Şehitler Tepesi'' tepkisi: Sözleri vatana ihanettir03 Mart 2020
MHP sayesinde bölücü kalkışma hedefe erişememiştir02 Mart 2020
Bahçeli'den sınıra 'Göçmen Kreşi' kurulması talimatı02 Mart 2020
Üç hilâlin bir jeopolitiği vardır02 Mart 2020
“MHP VAR OLDUĞU SÜRECE BU DEVLET ÇÖKMEZ”01 Mart 2020
MHP'den teşkilatlara uyarı01 Mart 2020
“Aynı şuur ve ruhta buluşma günü!”29 Şubat 2020
Düşman görüldüğü yerde ezilmelidir28 Şubat 2020
Türk Milleti İdlib ve Libya'da onur mücadelesi yapmakta27 Şubat 2020
Karataş, İspir'in Düşman İşgalinden Kurtuluşu kutlamalarına katıldı26 Şubat 2020
MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez25 Şubat 2020
'Şeref aylığı tutarı herkese eşit olmalı'24 Şubat 2020
MHP'ye 350 yeni üye24 Şubat 2020
Bahçeli’den Millet Kütüphanesi’ne kitap bağışı22 Şubat 2020
Taytak başkanları Ankara’da ağırladı21 Şubat 2020
"ESAD GİTMEDEN BARIŞ GELMEZ"18 Şubat 2020
MHP Adana’da 51 yıllık onur!12 Şubat 2020
Milliyetçi Hareket vatan sevgisinin kefili08 Şubat 2020
Şan ve şerefle dolu 51 yıl...08 Şubat 2020
MHP siyasette 51 yılı geride bıraktı08 Şubat 2020
Bahçeli'den, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya istifa çağrısı!08 Şubat 2020
Bahçeli'den AB'ye sert tepki! Kepazelik ve soysuzluktur06 Şubat 2020
MHP’den CHP hakkında suç duyurusu06 Şubat 2020
Sarıçam’dan rekor kıracak proje!05 Şubat 2020
Bir ölür bin diriliriz, çünkü biz Türk milletiyiz!03 Şubat 2020
Kadın vatandır, kadın annedir!02 Şubat 2020
CHP, gizli gizli millete tuzak kurma hesabındadır02 Şubat 2020
"ADANA ÇOK ŞANSLI"01 Şubat 2020
'Bu namertlik skandal ötesidir'30 Ocak 2020
ABD ve İsrail ateşle oynamaktadır!30 Ocak 2020
Bahçeli'den deprem mesajı28 Ocak 2020
Başkan Karataş, TÜRKAV ve KAMU-SEN il temsilcileri ile görüştü.27 Ocak 2020
MHP'den "İnsanlığın Huzuru Projesi"nin hazırlık toplantısı 20 Ocak 2020
MHP Kadroları Manisa'da Vefa Yemeğinde Buluştu19 Ocak 2020
MHP'li Taşdoğan Nadir Hastalıkları meclise taşıdı19 Ocak 2020
Türkiye makûs talihini alt edecektir19 Ocak 2020
Siyasetimiz istikrarlıdır, aynen korunacaktır18 Ocak 2020
Karapıçak: "Yıl sonu itibarıyla üye sayımızı yüzde 20 artırdık"17 Ocak 2020
Bahçeli: Ona kimse İBB Başkanı demeyecek17 Ocak 2020
Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağız17 Ocak 2020
LİDERE BAĞLILIK, SAYGI, VEFA VE SADAKAT’TİR16 Ocak 2020
Ezo Gelin15 Ocak 2020
İsmail Poyraz'dan İp'in ilçe başkanına sert tepki 15 Ocak 2020
MHP üzerinde hesap yapılamaz14 Ocak 2020
Başkan Çakır,Bu Memleketin Evlatları Kardeştir...13 Ocak 2020
Bahçeli uyardı! Hedeflerinde Türkiye var12 Ocak 2020
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE09 Ocak 2020
Milli bekaya sahip çıkıyoruz08 Ocak 2020
Başbakanını biz veriyorduk, asker göndermek ne ki?07 Ocak 2020
"Türk Polisimiz ve Türk Askerimizle gurur duyuyoruz"05 Ocak 2020
Ünlü,"Hedef Kızılelma,hedef Turan ülküsüdür04 Ocak 2020
MHP KARKAMIŞ YÖNETİMİ YENİLENDİ03 Ocak 2020
“Lider Devlet Bahçeli’nin tahayyülleri dahi bizim için birer talimattır"01 Ocak 2020
Bahçeli'den CHP'ye 'Kanal İstanbul' tepkisi31 Aralık 2019
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ'NİN YENİ YIL MESAJI31 Aralık 2019
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlık ve egemenlik hakları sonuna kadar muhafaza edilmelidir28 Aralık 2019
MHP'den Yeni Kanal İstanbul Açıklaması: 'Şartlar Değişti'27 Aralık 2019
'BİRLİKTELİĞİ AHENGE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ'25 Aralık 2019
Bahçeli: Bizim tarafımız Türkiye’dir25 Aralık 2019
Semih Yalçın duyurdu! MHP'de çok önemli toplantı25 Aralık 2019
KALYONCU;SU KANUNU BİR AN ÖNCE GÜNDEME ALINMALI24 Aralık 2019
Mesele rant değil, milli anttır, böyle de olmalıdır24 Aralık 2019
MHP, Vali Tutulmaz’a seslendi23 Aralık 2019
Türkiye lider ülke ve küresel bir güç olacak20 Aralık 2019
“Kastamonu İçin Bir Olduk” 19 Aralık 2019
Büyük Türk milleti, Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlenmeye devam edecektir18 Aralık 2019
Ülkemiz kuşatılmak istenmektedir.17 Aralık 2019
Taşdoğan'dan doktorların yurt dışı seyahat sıkıntıları için kanun teklifi17 Aralık 2019
Kadının Siyasetteki Yeri Ve Önemi15 Aralık 2019
Taşdoğan Sağlık Bakanlığı 2020 Bütçe Görüşmelerinde Önerilerini Dile Getirdi15 Aralık 2019
2023 lider ülke Türkiye’sine ulaşılacaksa, millî ve yerli duruş sayesinde ulaşılacak14 Aralık 2019
MHP’den istişare toplantısı13 Aralık 2019
MHP'li Kara: Liderimize yaraşır ve yakışır hizmetler yapmaya çalışıyoruz12 Aralık 2019
MHP'li kadınlardan kadına dair sunum12 Aralık 2019
"Bizi biz yapan tarihimiz ve kahraman ecdadımızdır"12 Aralık 2019
Kumpaslardan Medet Ummayı MHP Olarak Reddediyoruz12 Aralık 2019
Taşdoğan'dan Doktorlar İçin Kanun Teklifi06 Aralık 2019
MHP’li Sazak’tan soru önergesi06 Aralık 2019
MHP'den 'İnsanlığın Huzur Projesi'06 Aralık 2019
MHP'li Pehlivan'dan '5 Aralık Dünya Mühendisler Günü' mesajı05 Aralık 2019
MHP'den Doğu Türkistan açıklaması05 Aralık 2019
Bahçeli: Hiçbir sözümüzü unutmayacağız04 Aralık 2019
Ülkücü vakardan taviz veremeyiz03 Aralık 2019
Alevi Kardeşlerimize Yapılan Terbiyesizlik ..30 Kasım 2019
HDP, PKK’NIN MECLİSTEKİ SİYASİ AYAĞIDIR 29 Kasım 2019
Başbuğ Alparslan Türkeş 102. doğum gününde anılıyor25 Kasım 2019
Fendoğlu, Öğretmenler Günü'nü kutladı23 Kasım 2019
Diyarbakır annelerinden MHP İl Başkanlığına ziyaret23 Kasım 2019
Bahçeli'den Öğretmenler Günü mesajı23 Kasım 2019
Devlet Bahçeli: Kılıçdaroğlu zırvada rekor kırdı22 Kasım 2019
MHP Lideri Bahçeli'den EYT açıklaması19 Kasım 2019
MHP İzmir İl Başkanı ŞAHİN; Türkiye Ortak Milli Değerlerin Ülkesidir19 Kasım 2019
"Bu tempomuza ayak uyduramayanlar olursa..."17 Kasım 2019
MHP'li Sazak, engelli çocukları bakana sordu14 Kasım 2019
Liderimiz ; hiçbir tezvirata fırsat ve geçit vermeyecektir.13 Kasım 2019
Bahçeli'den ABD'ye sert tepki: Tutarsız, dengesiz13 Kasım 2019
'Devlet Bahçeli Türk Milletinin medarı iftiharıdır'12 Kasım 2019
Bahçeli'nin Atatürk sevgisinden şüphe eden alçaklara...11 Kasım 2019
Kuruluş ruhu hamdolsun ayaktadır09 Kasım 2019
Bunlar iblisin cani ajanlarıdır08 Kasım 2019
Kararı ne olursa olsun Erdoğan'ın yanındayız06 Kasım 2019
Amerikan rüyasının cenazesi kalkacaktır06 Kasım 2019
KHK faciadır demek büyük bir haksızlık ve hadsizliktir05 Kasım 2019
ABD hem sabıkalı hem de suçlu30 Ekim 2019
Bahçeli'den Cumhuriyet Bayramı mesajı28 Ekim 2019
Avcı: Yaşamak Hakkımız Yaşatmak Borcumuz!28 Ekim 2019
Cumhuriyet bayramı mesajı28 Ekim 2019
Bahçeli, "ABD'nin mektubu nezaket dışı bir olaydır. 26 Ekim 2019
'Güçlü Kadın Güçlü Türkiye'20 Ekim 2019
Muhtarlar Günü Mesajı 19 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı18 Ekim 2019
MHP'den "Toplum, Kadın ve Şiddet" sempozyumu18 Ekim 2019
Türk milleti onuruna düşkün müstesna bir millettir.18 Ekim 2019
MÜSİAD Yönetiminden MHP'ye ziyaret17 Ekim 2019
MHP Adana’da Bahçeli sevinci!16 Ekim 2019
Devlet Bahçeli, istikrar demektir14 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı'na destek10 Ekim 2019
Avcı: Karar Adana'mıza hayırlı olsun!10 Ekim 2019
Devlet Bahçeli : " Gazamız mübarek, zaferimiz muhkem ve mutlak olsun. "09 Ekim 2019
Aydın MHP; "Devlet; devletin başındadır"05 Ekim 2019
Kimse Dokunulamaz Değildir.04 Ekim 2019
Herkes aklını başına alsın! Türkiye sahipsiz değil04 Ekim 2019
MHP, komisyonda dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanacak04 Ekim 2019
'MHP Lideri Bahçeli'nin durumu iyi, iddialar asılsız'03 Ekim 2019
“LİDERİMİZ, DAVAMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”02 Ekim 2019
MHP 1 Ekim mesajı01 Ekim 2019

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
HAVA DURUMU
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH