TURİZM YERLİ SEKTÖRDÜR, SORUNLARI ÇÖZELİM!

21 Şubat 2016
818 Haber Okunma   0 Haber Yorum

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı 2016 yılı bütçe görüşmeleri sırasında söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet GÜNAL, seçim bölgesi olan Antalya'nın Rusya krizinden en çok etkilenen il olduğunu, senelerdir dile getirilen ancak uygulanmayan eylem planlarının turizmin sorunlarını kronik hale getirdiğini belirterek, yaşanan bu krizi fırsata çevirmek gerektiğini söyledi.

Günal ayrıca, AKP İktidarı boyunca bir türlü çıkarılmayan Turizm çerçeve kanununun çıkarılarak, yerli bir sektör olan turizm sektörünün sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasında toplum olarak en büyük sorunumuzun kültürel ve ahlaki yozlaşma olduğuna, kültür mirasımızın doğru tanıtımı ve aktarımına dikkat çeken Günal, ''Eğer biz 21'inci yüzyılı medeniyetler çatışması değil de medeniyetler uzlaşması belirleyecek diyorsak önce bu görevi kendimizin, bu kadim coğrafyanın en köklü mirasçısı olarak bizim üstlenmemiz lazım diye düşünüyorum.'' dedi.

 

Günal'ın konuşmasından başlıklar şöyle;

Turizm Döviz Getiren Ama Yerli Bir Sektör!

Bugün bizim hem tarımda hem turizmde önce Antalya diye bir bağırmamız lazım. Bakanlığın hazırladığı kitabın sadece 5-6 sayfası turizm, onun da zaten 3 sayfası resim. Kaç senedir turizm çerçeve kanunu yok diye söylüyorum. 2007, 2013 Eylem Planı bitti, siz hala iki tane turizm geliri rakamını verip geçiştiriyorsunuz.

Devlet olarak size düşen yönlendirici bir şekilde o boşluğu doldurup koordinasyonu sağlamaktır. Önemli bir düzenleme ve reform eksikliğimiz var. Hükûmetin eylem planına bakın! En önemli konular, dışarıya bağımlılığın azaltılması, yerli girdiler, yerli enerji kaynakları, tasarrufun artırılması değil mi? Sektörün tüm dinamiklerini ve anketlerin sağlıklı olmadığını en iyi bilenlerden birisi biri olarak söylüyorum; eldeki veriler gerçek geliri yansıtmıyor.

Eskiden Merkez Bankası yapardı, sonra TÜİK'le anlaşıldı. Bu sektör başlangıçta gerekli olan birtakım ekipmanların ithalatı hariç, tüketilen malzemelerin, tüketilen gıda maddelerinin çoğunun yerli ve milli olduğu bir sektör. Turizmdeki krizin etkisi tarımı da vuracak, turizm için yapılan tarımsal ihracatımızda sıkıntı var. Antalya bu konuda çok muzdarip.

Turizm Çerçeve Kanunu Çıkarsa Gelir Artar!

Rusya krizinin doğurduğu sorunları çözmek için her siyasi partiden temsilci Milletvekillerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız ile oluşturduğumuz Tarım Konseyinde de bahsetmiştim. Olaylara herkes kendi açısından bakıyor. Tur operatörleri ayrı, otelciler ayrı, rehberler ayrı tarafta. "Küreselleşme" çağında, kapitalist toplumda herkes kendi menfaatini düşünüyor.

Devletin görevi de adaletli bir şekilde pastayı büyütmek. Onun için ne lazım? Yıllardır çıkmayan "turizm çerçeve kanunu" lazım. Dünyadaki birçok ülkenin turizm örgütlenme yapısına baktık, kanun taslağı haline getirdik ama bir irade koyup tasarı taslağı bile Bakanlar Kuruluna gelemedi. Senelerdir bekleyen eylem planı, strateji belgesi hazırlandı, hiçbir tarafı uygulanamadı.

Yine Kıyı Kenar Kanunu var, Teşvik Kanunu var, İstihdamın Teşviki var, kışın ölü zamanda çalışmayla ilgili teşvikler var. Yani topyekûn bir turizm çerçeve kanunu, en başında bu örgüt yapısına ve devletin dikte değil oradaki yönlendiriciliğine, ihtiyaç var. Herkes kendi açısından bakınca organizasyonda sıkıntı oluyor. Bu krizi bir fırsat bilelim ve sorunlarımızı çözmek için yapısal bir değişiklik yapalım.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, 35 milyara yakın döviz getiren turizm sektörünün sorunlarının çözümünde katkı sağlamaya hazırız. Gecekondu gibi plansız bir tesis yapılaşması var. Otellerde konsept bir çevre düzenlemesi yok, çok plansız giden arz konusu var.

Sağlık turizmi deyince sadece kaplıca turizmi algılanıyor, ama kamuoyundaki algı doğru değil. Sağlık hizmetiyle ilgili yani yaşlıların bakımıyla ilgili konularda da topyekûn bir düzenleme lazım. Gerekirse sağlık serbest bölgeleri oluşturulabilir, teşvikleri de ona göre ayarlanabilir.

Milli Kültürümüze Sahip Çıkalım ve Yeni Nesillere Aktaralım!

Kültür deyince, bir tarih, bir medeniyet anlayışı, bilinçli bir toplum gerekiyor. Neden? Şu anda en büyük sorunumuz maddi sorunlarımızdan daha önemli kültürel ve ahlaki yozlaşma. İnsanlar daha çatışmacı, daha menfaatçi, daha bireysel, kapitalist hâle gelmiş durumda.

Eğitimle kültürel değerlerimizi tanıtmazsak, örneğin Çanakkale'ye bir kültür mirası olarak değil de üzerinden birtakım polemiklerin yapıldığı bir yer olarak bakarsak; Kurtuluş Savaşı'nı kendi tarihimize mal ederek konuşmayıp da herkes kendine göre yorum yaparsa ortak noktayı bulma şansımız olmaz.

Eğer biz 21'inci yüzyılı medeniyetler çatışması değil de medeniyetler uzlaşması belirleyecek diyorsak önce bu görevi bu kadim coğrafyanın en köklü mirasçısı olarak bizim üstlenmemiz gerekir. "Kültür değerleriyle ortak bir strateji belirleyeceğiz." diyorsunuz, müzeler var, kütüphaneler var, fuarlar var ama kültürümüzü anlatamıyoruz.

O nedenle, topyekûn bir strateji lazım. Yani, bütüncül yaklaşımla hem planlama anlamında hem arz planlaması anlamında hem de pazarlama anlamında topyekûn bir anlayışa ihtiyacımız var. Bunu yaparsanız en büyük mirası bırakmış oluruz.

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber