Özdağ Başkanlığındaki MHP Heyeti CHP'ye Örnek Oldu

26 Ocak 2016
792 Haber Okunma   0 Haber Yorum

Kıbrıs müzakerelerinin gerçek karakterini anlamak için KKTC'de temaslarda bulunan Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Özdağ başkanlığındaki parlamenterler heyeti, müzakerelerle ilgili çok büyük endişelerle döndüklerini kaydedince CHP de KKTC'ye incelemelerde bulunmak üzere bir parlamenterler heyeti gönderdi.

Kıbrıs konusunda bilgi edinmek ve bazı temaslarda bulunmak için adaya gelen Musul eski konsolosu ve CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ve beraberindeki CHP Dışişleri Komisyonu Heyetigörüşmelerinin bitiminde yaptıkları açıklama ile Ocak başlarında KKTC'ye giden MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Özdağ başkanlığındaki MHP heyeti ile aynı görüşleri paylaştılar.

KKTC dönüşünde açıklama yapan Öztürk Yılmaz, “Suriye’den yaklaşık 3 milyon mültecinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitmesi gündeme gelince Avrupalıların akıllarına birden AB sürecini canlandırmak geldi. 14 fasıl dondurulmuş, açılması için Rum tarafının da onayı gerekiyor. Çözüm, biz ne zaman fazla taviz verirsek olabilir. Siz Kıbrıs konusunu çözseniz de AB konusunu gideremezsiniz” diye konuştu.

Öztürk Yılmaz, Kıbrıs sorunun Türkiye’nin milli davası olduğunu dile getirerek şunları kaydetti: “
Türkiye ve Kıbrıs tarafından gelen açıklamalar çözümün çok kısa bir sürede olacağına işaret ediyor. Kullanılan terminoloji ile gerçekler arasında fark var. İki toplumlu, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayanan, Kıbrıs Türk kurucu devleti ile Kıbrıs Rum kurucu devletinin oluşturacağı ’Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’deniyor buna. Burada söz konusu olan merkezi güçlendirilmiş federasyon.

Bir taraftan kurucu devletler deniyor, sanki devletler varmış, hak ve hürriyetleri gerçek anlamda güçlendirilmiş şekilde sunuluyor. Ancak diğer taraftan güçlendirilmiş bir merkezi federasyon var. Merkezi federasyon kurucu devletlerin yetkilerini yutuyor. Nüfus oranları da siyasi eşitliğe fiiliyatta ve pratikte izin vermeyen bir sonucu doğurabiliyor.
” 

Kıbrıs’ta toprak, mülkiyet ve garantilerle ilgili başlıkların, çözümü zorlaştırdığına dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti: “Fasılların açılabilmesi için altında Rum tarafının imzası olması gerekir. Biz ne kadar taviz vermeye razı olursak o zaman çözüm olabilir. Türkiye’nin AB süreciyle ilgili Kıbrıs’tan başka bir kanal bulması gerekiyor. Eğer bu çözüm olursa Rum kesiminde homojen bir Rum devleti ortaya çıkıyor, kuzeyde ise aşağıdan gelen Rumlarla birlikte oluşturulmuş, sulandırılmış bir KKTC oluşuyor.

Kıbrıs kurucu Türk devletinin içinde Rumlarla yetki paylaşacak, egemenlik paylaşacak bir unsur çıkıyor ki iki kurucu devlet olmuyor. Biri hakiki kurucu devlet, Rum kesimi, kuzeyde Rumlarla egemenliğin paylaşıldığı kurucu devlet. Kuzeydeki alt parlamentonun yüzde 40’ı Rumlardan oluşacak. Böyle bir çözümden bahsediyoruz. Dolayısıyla Kıbrıs sorunu ve AB birbiriyle bağlantılı götürülemez
.”


Özdağ Çalışan Gazeteciler Günü'nü Kutladı

















ÜMİT ÖZDAĞ NE DEMİŞTİ?

Diplomasi Muhabirleri Derneği'nde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Özdağ, Kıbrıs'a endişelerle gittiklerini ve daha büyük endişelerle döndüklerini söyledi. Özdağ, "Kıbrıs konusunda popüler yaklaşım var 'bu sefer bitti, hallettik' şeklinde. Oysa henüz o noktadan uzak görünüyor. 6 temel başlık var. 6 temel başlıktan ilk üç başlık bitmiş, en zor başlıklardan biri mülkiyet konusuna gelinmiş. İlk üç başlıkta üzerinde anlaşılamayan konular var. Görüşmelerin temel ilkesi bir konuda anlaşılmazsa hiçbir şeyde anlaşılmayacak.

En zor başlıklar mülkiyet, harita, garantörlük oluşturuyor. İki kesimin olaya yaklaşımında hala büyük farklılıklar var. Rum Kesimi 1974 yılında sorun başladı, Türk ordusunun geri dönüşü ve KKTC'nin ortadan kalkmasıyla olay bitecek, ara geçiş döneminden sonra Kıbrıs'ı tekrar Helenleştirecek şekilde yaklaşımla masaya oturmuş
" dedi.

Rum Kesimi'nin deneyimli müzakerecilerden oluştuğunu belirten Özdağ, "Türk heyeti bu konularda çok deneyimsiz. Deneyimsiz olmasının ötesinde meselenin en önemli boyutlarından bir tanesini oluşturan devletler ve Avrupa Birliği hukuku konusunda bilgisiz.

Bu konu uzman olmayışından kaynaklanmıyor, Sayın Akıncı'nın dar, hizipçi bir yaklaşımla hareket etmesi, konuyu bilen ama kendisi gibi düşünmeyen bir Kıbrıs Türk uzmanı almaktansa konuyu bilmeyen ama genel olarak kendisi gibi aynı ideolojik eksende düşünen insanla çalışmayı tercih etmesinden kaynaklanıyor
" değerlendirmesini yaptı.

"İdeolojik konumlarından kaynaklanan bir eziklikle hareket ederken Türk heyeti, Rum heyeti saldırgan bir tavır içinde. Bizimkiler 'ne kurtarırsak kardır' anlayışıyla yaklaşırken, Rum heyeti 'her şeyi alabiliriz' gibi saldırgan Helen şövenizmi ile yaklaşıyor" diyen Özdağ şöyle devam etti:

"Daha önceki cumhurbaşkanları bir konuyu gündeme getirecekleri zaman siyasi parti liderleriyle görüşüyorlar, görüş alışverişi yapıyorlar. Ama Sayın Akıncı bu tür görüşmelere kapalı. İnsanları dışlayan, dediğim dedik bir tarz. Ayrıca görüşmelerin içeriğinin Türk tarafından gizlenmesi devam ediliyor. Tutanak tam tutulmuyormuş.

Yani heyetler kendi aralarında görüşmeler yapıyorlar. Sadece milletvekillerine tam olmayan tutanaklar bir odada gösteriliyor. Topluma, siyasete tam bilgilendirme yapılmıyor. Toplum geleceği konusunda karanlık içinde bırakılıyor. Sayın Akıncı  Cumhurbaşkanı  plakasını çıkartıyor. Hiçbir ülkede cumhurbaşkanı yaptığı işten utanmaz.
"

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber