Ana Sayfa > SİYASET

MHP'den Darbe Komisyonu Raporu'na şerh
12 Haziran 2017
Bu haber 270 kez okundu
MHP'nin 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı darbe raporu için üç bölümden oluşan şerhinde görüşler, eleştiriler ve çözüm önerilere yer verildi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Komisyonun kamuoyu ile paylaştığı Taslak Raporda üzerinde sık sık durulan hususlardan birisi de Papalık projesi olan ve FETÖ’ nün figüranlığını yaptığı “Dinler Arası Diyalog” hususudur. Dinler Arası Diyalog safsatası ile ilgili tespit ve eleştirilere katılmakla beraber bu hususta bazı soruların hala cevap beklediğini de eklemek gerekmektedir.
 
-Hatay’da, Antalya’da ve muhtelif yerlerde gösterişli organizasyonlarla, dinler arası diyaloğa destek veren dinler bahçesi açılışlarına kimler katılmıştır?
 
-Bu açılışlar gerçekleştirilirken Diyanet’in sessiz kalması, hatta destek verir tavırlar sergilemesinin İslam âleminde meydana getirdiği tahribatın sorumluları kimlerdir? Bu sorumlular hakkında ne gibi işlem yapılmıştır veya yapılmalıdır?
 
-Dinler arası diyalog o dönemde hangi siyasiler tarafından övülmüştür? (Bu husus önemlidir. Çünkü o dönemde uygulanan yanlış politikaların sorumlularının kimler olduğu, hangi gerekçeyle kimler tarafından, neyin karşılığında yönlendirildiği bir daha böyle sapkın düşüncelere hizmet edecek politikaların uygulanmaması açısından önemlidir. )
 
-Raporda “Dinler Arası Diyalog” adı altında Papalığa hizmet edildiği hususu sıkça ifade edilmesine ve bu haklı tespitte bulunulmasına rağmen “Dinler Arası Diyalog” başlığı altında Cuma hutbelerinde “Allah katında hak din İslam’dır” Ayet-i Kerimesinin okunmasından vazgeçilmesine ve bunu yapan diyanet görevlilerinin görevlerini kötüye kullanması hususuna hiç değinilmemesi eksik ve yanlış bir tutumdur.
 
· Raporda “ 15 Temmuz kalkışması, kimilerince iddia edildiğinin aksine dini yapılara ve kavramlara yönelik bir nefret doğurmamıştır.” ifadelerine yer verilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki dini yapıların gelecekte FETÖ gibi bir örgüte dönüşme endişesi toplumun kahir ekseriyetinde olan bir endişedir. Bunun önüne geçilmesi için de devletimize ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza büyük görevler düşmektedir.
 
-Özellikle denetim konusunda zafiyet gösterilmemesi ve denetim mekanizmasının güçlendirilmesi önemlidir.
 
-Diyanet İşleri Başkanlığımızın kadrosu geniştir. Yapmak istediği her işi yapabilecek genişlikte ve kabiliyette kadroları mevcuttur. Diyanet İşleri Başkanlığına düşen ise elindeki un, şeker ve yağ ile helva yapmaktır. Mazeret üretme politikası kabul edilemez.
 
-Diyanet İşleri Başkanlığı elindeki insan kaynağını ve mali gücü kullanarak bu ve buna benzer tehlikelerin önüne geçecek çalışmalar yapmak zorundadır.
 
-Ayrıca; dini saiklerle kurulmuş olan uluslararası yardım kuruluşlarının mali hareketliliklerinin yanında misyonerlik faaliyetlerinin de yakından ve etkili biçimde takip edilmesi gerekmektedir.
 
· Din- Devlet- Cemaat İlişkilerinin yeniden düzenlenmesinden bahsedilen raporda Eski Diyanet İşleri Başkanı Sn. Ali Bardakoğlu ‘nun fikirlerine ve ifadelerine yer verilmemesi büyük bir eksikliktir.
 
· Raporda Diyanet İşleri Başkanlığının iç hizmetlerinde görev yapması için nitelikli eleman yetiştirme maksadıyla Diyanet Akademisi Kurulması önerilmektedir. Ancak; aynı maksatla, yani kendi bünyelerinde çalıştırılmak üzere elaman yetiştiren Polis Akademilerinin, Harp Akademilerinin kapatıldığı bir dönemde Diyanet Akademisinin önerilmesi anlaşılamamıştır. Bu kurumların içinde FETÖ’ cülerin yuvalanması bu kurumların gerekliliğini ortadan kaldırmaz. Bu kurumlar yanlış kadroların elinden kurtarılmalı ve devletimize nitelikli insan yetiştirmeye devam etmelidir. Ayrıca kapatılan Polis Akademisi ve Harp akademilerinin FETÖ’cüler tarafından ele geçirilmesinde bu kurumların bağlı olduğu amirinden bakanına, görevini kötüye kullanan, ihmal eden kim varsa hesap vermesi sağlanmalıdır.
 
· FETÖ’nün İslam’dan çok Hristiyanlık ve diğer dinlere hizmet ettiği konusunda kamuoyunun aydınlatılması gerekmektedir. Uyguladıkları yöntemler, benimsedikleri usuller ve hizmet ettikleri odaklar bunu açık bir şekilde göstermektedir.
 
· Vatandaşların kolaylıkla erişebildiği, dini yayın organları, kitap, dergi ve televizyon yayınları ciddi bir şekilde denetlenmeli, başı boş bırakılmamalıdır. Bu konuda Eski Diyanet İşleri Başkanı Sn. Ali Bardakoğlu’nun komisyonumuzda yapmış olduğu konuşmada dikkat çektiği bir husus durumun vahametini ortaya koymaktadır. Sn. Bardakoğlu Diyanet İşleri Başkanı olduğu dönemde bir çalışma yaptıklarını ve Türkiye’de en çok satan ilk 20 dini yayının listesini çıkardıklarını ifade etmişlerdir. Yine kendi ifadeleriyle bu en çok satan 20 dini kitabın hepsinin dinen sakıncalı olduğunu vurgulamışlardır. Bu noktada da Diyanet İşleri Başkanlığına ertelenemeyecek çok büyük görevler düşmektedir.
 
· Diyanet İşler Başkanlığı ve İlahiyat Fakülteleri arasında işbirliğinin ivedilikle sağlanması gerekmektedir. Bu yönde yapılacak bir çalışma Diyanet İşler Başkanlığını faaliyetlerini daha iyi yapılmasına vesile olacaktır.
 
Polis Akademisi- Polis Kolejleri ve FETÖ
 
· Yine FETÖ’ nün en etkin olduğu kurumların arasında Polis Akademisi ve Polis Kolejleri gelmektedir. Sistematik olarak üyelerini akademi ve kolejlere yönlendiren FETÖ, hedeflerine ulaşmak için bu iki kuruma özel bir önem vermiştir. Ancak bu kurumların FETÖ tarafından ele geçirilme süreciyle ilgili kuşkular komisyonun raporunda net bir şekilde cevap bulmamıştır.
 
. Polis Akademisinde ve Polis Kolejinde FETÖ ne zamandan bu yana etkilidir? En etkili olduğu yıllar hangi yıllardır?
 
. Polis Akademisi ve Polis Kolejinde FETÖ mensuplarının yönlendirdiği öğrencileri dışında bu kurum ve kuruluşlara idareci olarak atanan kişilerin atamasını yapan makamlar bu kişilerin FETÖ ile irtibat halinde olduğunu bilmiyor muydu? Bu atamalar yapılırken yapılan güvenlik soruşturmalarında hangi kriterlere riayet edilmiştir?
 
. Söz konusu kurumların denetiminden sorumlu olan makam sahiplerinin bu kurumlardaki işleyişleri takip etmemesi görevi kötüye kullanmak olarak tanımlanabilir. Görevini kötüye kullanan üst düzey bürokratlar ve siyasiler kimlerdir?
 
. FETÖ’nün bu kurumlarda etki alanlarını genişletip operasyonel kabiliyet kazanmasında ihmali olan Bakan, Müsteşar veya üst düzey sorumlular kimlerdir?
 
FETÖ ile etkin bir mücadele için yol gösterici olması beklenen raporun bahsi geçen bu soruların cevaplarını içinde barındırmadığı ortadadır. Yine aynı sorular ve değinilmeyen cevaplar Harp Akademileri, Askeri Lise ve Harp Okulu için de geçerlidir.
 
Raporda Abdullah Gül ve FETÖ Mücadelesi
 
· Raporun 97. Sayfasında Eski Cumhurbaşkanı Sn. Süleyman Demirel’in FETÖ lehine yazdığı referans mektuplarına atıfta bulunulurken yine eski Cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül’ün FETÖ için yazdığı tavsiye mektuplarından, büyükelçiliklere yayınladığı genelgelerden, FETÖ mensuplarından Dışişleri Bakanlığına alınan meslek memurlarından hiç bahsedilmemesi manidardır. Bu durum raporun tarafsızlığına gölge düşürmekte, FETÖ ile mücadeledeki samimiyetini sorgulatmakta, bazı çevrelerin FETÖ ile mücadele kararlılığını sorgulatmaktadır. AKP iktidarları döneminde kendisine tarihinde hiç olmadığı kadar alan bulabilen ve en sonunda Türk milletine kasteden FETÖ’ nün bugünlere kendiliğinden gelmediği ortadadır. Bugün FETÖ tutuklusu olarak yargılanmalarına devam eden birçok üst düzey bürokratın atanmasında imzası bulunanların sütten çıkmış ak kaşık rolüne büründürülmeye çalışılması samimi ve gerçekçi bir tutum değildir. Yapılan yanlışlıkların bir daha tekrarlanmaması için alınması gereken önlemler tespit edilirken bu denli “çekingen” bir tavır sergilemek Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesiyle örtüşmeyen bir tutumdur.
 
Mit Müsteşarının İfadeye Çağırılmasının Milat Kabul Edilmesi
 
· 7 Haziran 2012 tarihinde MİT Müsteşarının ifadeye çağırılmasına atıfta bulunularak FETÖ’ nün siyasi iktidarı ele geçirme/devirme girişimlerinden bahsedildikten sonra siyaseti dizayn etme çabasına değinilmiştir. Ancak, FETÖ ‘nün sadece AKP’yi dizayn etmeye çalıştığı algısı burada da oluşturulmaya çalışılmaktadır. Öyle ki;
 
o Yıllardır FETÖ’ nün her türlü iftirasına ve algı politikalarına maruz bırakılmaya çalışılan Milliyetçi hareket Partisi’nden hiç bahsedilmemiştir.
 
o MHP lideri Sn. Devlet Bahçeli’nin ve Genel Merkezinin bu hain örgüt ile ilgili tavrının haklılığı bugün daha iyi anlaşılmaktadır. MHP’nin tek başına aldığı önlemlerden ve tarihi mücadelesinden hiç bahsedilmemiştir.
 
o Özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin üzerine oyunlar oynanırken, Liderimiz Devlet Bahçeli’ye hakaretler sıralanırken, gerçekleri söyledi diye türlü asılsız ithamlara muhatap bırakılırken, sırf FETÖ’ye karşı savaş açtığı için türlü operasyonlara maruz kalırken hangi siyasilerin hangi söylem ve eylemlerde bulunduğu, MHP’nin FETÖ’ye karşı cephede tek başına bırakıldığına hiç yer verilmemesi de manidardır.
 
o Yine kaset operasyonlarıyla siyaseti dizayn etmeye çalışan bu örgütün CHP’ye yaptığı operasyonlar da ortadadır.
 
Bu tespitlerimizin ışığında; yaşanan bunca olaydan ve ihanetten ders çıkarılmaması vicdanları rahatsız eden ve Yenikapı ruhuna uymayan hususlardır.
 
Dolayısıyla; “FETÖ ‘nün nasıl bir terör örgütü olduğu AKP iktidarı ile ortaklık bozulunca mı ortaya çıktı?” sorusunu soranların aklındaki soru işaretlerinin kalkması da engellenmiş olmaktadır.
 
FETÖ Figüran Mı Yoksa Tek Başına Mı?
 
· Fethullahçı Terör Örgütü zehirli bir sarmaşık gibi devletin bütün organlarını ele geçirmeye çalışmış, bulduğu fırsatları ve kripto üyelerinin açtığı alanı en iyi şekilde değerlendirmesini bilen, uluslararası arenada kendisine ait lobisi olan büyük bir örgüttür. Alt yapısı, bilgi, beceri ve kabiliyet açısından kendini geliştirmiş satılık ruhlu kişilerden oluşmaktadır. Bu sebeple; 15 Temmuz Darbe Girişiminin 1 numaralı şüphelisi olan, sığındığı Pensilvanya' dan getirdiği beddua seanslarıyla, nefret söylemleriyle, öfke nöbetleriyle cinayet örgütüne Türkiye'yi vur emri veren, sadece 2 yıl eğitim görmüş, hastalıklı bir ruha sahip Fethullah Gülen’in bunları tek başına başarıp başaramayacağı üzerinde iyi düşünülmelidir. Dolayısıyla, “Gülen’in bunları tek başına mı yaptığı, yoksa bu işleri yapan gizli ellerin figüranlığını mı yaptığı” sorusunun cevabı üzerinde iyi düşünülmelidir.
 
FETÖ’ nün Kamu Kaynaklarından Gelir Elde Etmesi
 
· Raporda FETÖ’nün kamu kaynaklarından gelir elde etme yöntemleriyle ilgili tespitlere de yer verilmiştir. Ne yazık ki AKP iktidarının bu tespitleri 15 Temmuz’dan sonra yapması büyük bir eksikliktir.
 
o FETÖ’nün en büyük kadro ve mali kaynaklarından birisi olan Üniversitelerden mali kaynak aktarımı yapmasının detaylarına inilmemesi rapor açısından eksikliktir.
 
o Belediyeler FETÖ’ye mali kaynağın aktarıldığı en önemli kurumların arasında yer almaktadır. Öyle ki hala hafızalarımızdan çıkmayan, damadı FETÖ tutuklusu Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında yaşanan tartışmada Bülent Arınç’ın Gökçek’e yönelik “Ankara'yı parsel parsel sattı. Yurt yerleri verdi” sözleri iddialı ve belediyelerin FETÖ’nün gelişmesi sürecinde ne denli etkin rol alabileceğini göstermektedir. Bu sadece Ankara için geçerli olan bir durum da değildir. Büyükşehirler başta olmak üzere belediyelerin içinde örgütlenmiş, kritik noktalara yerleştirilmiş FETÖ mensuplarının FETÖ lehine maddi ve manevi birçok işe imza attığı kamuoyunun malumudur. Dolayısıyla FETÖ’nün mali kaynaklarını incelerken belediyeleri üstünkörü geçiştirmek, görmezden gelmek büyük bir hata olacaktır.
 
o Belediyelerin hizmet alımlarının, ihalelerinin gözden geçirilmesi ve milletin kaynaklarını millete kurşun sıkanlara verenlerin ortaya çıkarılması şarttır.
 
İfade ettiğimiz sebeplerle belediyeler ve üniversiteler başta olmak üzere denetim mekanizmasının etkin bir şekilde çalıştırılması ve bu gibi yapılanmalarla mali kaynak aktarımlarına meydan bırakılmaması gerekliliğinin raporda kesinlikle yer alması gerekmektedir. Şimdiye kadar belediyeler üzerinden FETÖ’ye aktarılan taşınır, taşınmaz ve nakdi yardımlara dikkat çekilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için önerilerin de raporda yer alması önem arz etmektedir.
 
İstihbarat Eksikliği
 
· Raporda yer alan bilgi ve dokümanlara bakıldığında ortaya çıkan çok net bir tespit bulunmaktadır. Gözüken o ki; uzun bir dönem istihbarat tersine işlemiş, FETÖ’ den veya başka bir oluşumdan istihbarat toplaması gereken kurumlarımız maalesef bu örgütlerin kendisinden istihbarat almasına olanak tanıyan bir şekle girmiştir. Devlet adına FETÖ ile ilgili istihbarat toplaması gerekenler devletin sırlarını FETÖ’ nün istihbarat havuzuna akıtmışlardır. İstihbarat eksikliğinden bahsedilirken sadece 15 Temmuz Darbe Girişiminin önceden öğrenilememesi üzerinde durulması eksik bir yaklaşım olacaktır. FETÖ’nün en çok alan bulduğu yıllar göz önüne alındığında, FETÖ’ ye alan açan, siyasetçiler ve üst düzey bürokratlar göz önüne alındığında istihbaratın yıllarca “zafiyet” içinde olduğu anlaşılmaktadır.
 
· Tüm bunların yanında MİT’in TSK içinde istihbarat toplama yetkisinin olmadığı ifade edilmiştir. Ancak TSK İmamları sivil kişilerdir. Asker kişiler değildir. Darbe planlarının ve darbe girişimiyle ilgili toplantıların yapıldığı yerler askeriyenin içinde değil dışarıdaki sivil mekânlardır. Ayrıca Adil Öksüz gibi sıradan bir kamu görevlisinin onlarca kez yurt dışına çıkış yapmasının dikkat çekmemesi de mümkün değildir. Dolayısıyla ileri sürülen mazeret de temelsizdir.
 
İşte MHP'nin muhalefet şerhinin tam metni:
 
Milliyetçi Hareket Partisi 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan ve her yönüyle ihanet kokan hain kalkışma girişimini aynı zamanda bir işgal girişimi olarak gören ve yok edilmeye çalışılan devlet otoritesini yeniden tesis etmek adına üzerine düşeni eksiksiz bir şekilde yapmayı kendisine görev edinmiş bir siyasi partidir. Bu sebeple muhalefet şerhimiz de bu yönde kaleme alınmıştır. Bu vesileyle, 15 Temmuz FETÖ’cü Darbe Girişimini gerçekleştirenleri lanetliyor, şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi de saygıyla anıyoruz.
 
Rapor kaleme alınırken FETÖ’nün yıllardır var olduğu ve siyasetle en güçlü bağı yakın zaman içinde kurduğu göz ardı edilmiştir. Yapılan ihmallerin ve izlenen yanlış politikaların sonucunda en büyük ve en önemli kaynağımız olan insan kaynağımızın heba edildiği ise ayrıca dikkat çekilmesi gereken bir husustur. 15 Temmuz Darbe Girişimini gerçekleştiren FETÖ’nün devletimize ve milletimize faydalı kişiler olabilecek yetenekli yüz binlerce gencimizi devşirdiği ortadadır. FETÖ’nün devşirdiği ve beynini yıkadığı yetenekli insanların yarattığı hasarın, 1915 yılında Çanakkale savaşında kaybedilen neslin yarattığı hasardan bir farkı yoktur.  Anılan tarihte Harbiye, Tıbbiye ve Anadoludaki liselerimiz mezun vermemiştir. Çanakkale’de verdiğimiz 253 bin şehidimizin çoğu eğitim görmekte olan gençlerimizden oluşmaktaydı.
 
15 Temmuz hain darbe girişimi sonucu FETÖ ile irtibatlı, iltisaklı ve darbe ile fiilen bağlantılı olan, bu iddialarla ihraç edilen, açığa alınan, tutuklu bulunan kamu görevlilerinin sayısına bakıldığında FETÖ’nün açtığı hasarın Çanakkale savaşlarının bu minvalde açtığı hasardan bir farkı yoktur. Velhasıl Çanakkale’den 1 asır sonra tekrar bir nesil kaybedilmiştir. Bu sebeple olayları masaya doğru yatırmak, çalışmalarımızı doğru yapmak ve sağlıklı sonuçlara ulaşarak yeni 15 Temmuzların önünü kesecek tedbirleri almak konusunda hem zorunluluk hem de komisyonumuzun sorumluluğu vardır.
 
Günümüzde en önemli kaynak olan nitelikli insan kaynağına sahip çıkılmaması, fikri buhran yaşayan hastalıklı ruhların pençesine düşürülmemesi en büyük amacımızdır. Muhalefet şerhimizin bu minval üzere, Türk Milletine ve Türk Devletine sahip çıkma gayesiyle kaleme alındığının bilinmesini isteriz.
 
15 Temmuz FETÖ’cü Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 26.07.2016 tarihli 118. Birleşiminde görüşülmüş ve kurulmuştur. Kararı 02.08.2016 tarihli Resmî Gazete ’de yayımlanmış ve komisyon ilk toplantısını 04.10.2016 tarihinde yapmıştır.
 
Milliyetçi Hareket Partisinin 1 üye ile temsil edildiği Komisyon, 04.10.2016 tarihinde gerçekleştirdiği ilk toplantısında 3 ay sürecek olan çalışmaları için bir takvim belirlemiş, bu takvime mecburi hallerin gerektirdiği bir durum oluşmadığı müddetçe riayet edileceği hususunda mutabık kalmıştır.
 
Milliyetçi Hareket Partisi 15 Temmuzdan sonra da aziz Türk Milletinin takdirle karşıladığı yapıcı üslubunu komisyon çalışmalarına da yansıtmıştır. FETÖ’nün 15 Temmuzda hain saldırılarına maruz bıraktığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tüm sorunların çözümünün yegâne adresi olduğu bilincini komisyon çalışmalarına hâkim kılmak istemiştir.
 
3 aylık sürenin en verimli şekilde değerlendirilmesi için azami gayreti sarf etmiş ve bu minvalde çalışmalarını sürdürmüştür. Bu kapsamda ortaya çıkan uyuşmazlıkların yapıcı bir üslupla çözülmesi, komisyonun daha verimli çalışması için yapılması gerekenlere ilişkin öneriler komisyon çalışmalarına fiili olarak başlamadan önce başkanlık divanı ve komisyon üyeleriyle paylaşılmıştır. Birçok önerimizin komisyon üyelerinin kahir ekseriyeti tarafından haklı bulunduğu komisyon tutanaklarında sabittir.
 
Tüm bunların yanında; 15 Temmuz 2016’da yaşanan FETÖ’cü darbe girişiminin herhangi bir kişi ya da kuruluşun ötesinde, doğrudan Türk milletine ve Türk devletine yapılmış bir saldırı olduğu konusundaki fikirlerimizi her defasında beyan ederek, konuya bu açıdan bakılmasının faydalı olacağını ifade ettik.  Söz konusu darbe girişiminin hedefinde, sadece iktidar partisi ve Sayın Cumhurbaşkanın ya da kişilerin olduğu noktasından olaya bakılırsa çalışmanın alanının daraltılmış olacağı tespitimizi komisyonun diğer üyelerinin de bilgisine sunduk. 
 
Bunlara rağmen; komisyonun çalışma usulüyle ilgili alınan kararlara riayet edilmediği, komisyonun nihai hedefine ulaşacak şekilde çalıştırılmadığı, 3 aylık sürede verimli bir çalışmanın tam manasıyla gerçekleştirilmediği müşahede edilmiştir.
 
Diğer yandan, komisyonda dinlenilen kıymetli isimlerin değerli fikirlerinin komisyonumuzun çalışmalarına sunduğu katkı göz ardı edilmemelidir. Özellikle devletin çeşitli kademelerinde yıllarca görev almış ve kamuoyuna mal olmuş isimlerin tespitleri ve komisyonumuza sundukları bilgiler önemli ve dikkate değerdir.
 
Dinlenilen isimlerin yanı sıra dinlenemeyen isimlerin olması da önemlidir. Dinlenemeyen isimlerin konumları da göz önünde bulundurulduğunda bu hususun komisyonun çalışmaları açısından büyük bir eksiklik olduğu ortadadır.
 
Bu durum bazı sonuçları da beraberinde getirmiştir.
 
Öyle ki;
 
·         Toplumun tüm kesimleri komisyonumuzun çalışmaları neticesinde birçok sorunun cevap bulacağına inanmıştır. Haklı olarak böyle bir beklenti içerisine girmiştir. Ancak bu soruların cevabının bulunması bir kenara vatandaşlarımızın kafasında yeni soru işaretleri ortaya çıkmıştır.
 
·         Özellikle örgütün siyasi ayağının ve 15 Temmuz gecesi darbeciler adına bildiri okutan Yurtta Sulh Konseyi’nin tam olarak ortaya çıkartılmaması, bu minvalde yapılmak istenen çalışmalarımızın ve önergelerimizin bir şekilde Komisyon Divanı tarafından engellenmesi yeni şüpheleri beraberinde getirmiştir.
 
·         Örgütün mali ayağı ile ilgili somut adımlar atılmamış bu kadar güçlü bir mali ayağın oluşmasında “katkısı” olanların araştırılması tam anlamıyla yapılmamıştır.
 
·         Darbe gecesi yaşanan olayların karanlık noktalarının aydınlatılması da sağlanamamıştır.
 
·         Komisyonun çalışmalarının ilk gününde, çalışmalara Başbakanlığın sunacağı kapsamlı bir brifing ile başlanılmasının faydalı olacağı, söz konusu brifingden edinilecek olan somut verilerin ışığında devletin kılcallarına kadar işlediği bilinen bu örgütün ve darbe girişiminin araştırılması gerektiği tarafımızca ifade edilmiştir. Ancak Başbakanlık günler sonrasında aklımızla alay eden bir brifing vermiştir. Dolayısıyla komisyonun yapacağı çalışmalar sağlam temellere ve verilere oturtulamamıştır.
 
·         Dinlenecek kişilerin öncelik sıralamasına göre dinlenilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Esas dinlenilmesi gereken isimlerin dinlenmesinden sonra, alınan bilgilere göre diğer dinlenecek isimlerin belirlenmesi gerektiğine ilişkin ifadelerimiz tutanaklarda mevcuttur. Tüm bunların yanında mutlaka dinlenmesi gerektiğini düşündüğümüz isimler de önergelerimizle Komisyon Divanına sunulmuştur. Ancak bu isimler dinlenmeden komisyon çalışmalarının sonuçlandırılması (TBMM İç Tüzüğüne göre Komisyonun çalışmalarını 1 ay daha uzatma hakkı var olmasına rağmen) ile karşı karşıya kalınmıştır.
 
·         Komisyon olarak haftanın 3 günü çalışma kararı alınmasına rağmen bazı haftalar 1 gün dahi çalışılmamıştır.  
 
·         MİT Müsteşarı Hakan FİDAN ve Genel Kurmay Başkanı Hulisi AKAR’ın bütün ısrarlarımıza rağmen komisyona çağırılmaması sebebiyle darbe girişiminin yaşandığı gün veya öncesinde devletin herhangi bir birimine veya üst düzey yöneticisine bir ihbarın gelip gelmediğine bile netlik kazandırılamamıştır. O gece karanlıkta kalmıştır. Tarafımızdan Sn. Akar ve Sn. Fidan’ın Komisyona davet edilmesi noktasında önerge ile başvuruda bulunulmuştur. Komisyon Başkanı tarafından önerimizin değerlendirildiği ifade edilmiştir. Komisyon Başkanının bu iki önemli isme davet göndermediğini 30.05.2017 tarihinde televizyon kanallarına verdiği bir röportajında öğrendik!
 
·         BYLOCK kullanan üst düzey bürokratların ve siyasilerin listesinin MİT tarafından komisyona iletilmesi tarafımızca talep edilmiş ancak bu talebimiz; Komisyon divanı tarafından adli soruşturmanın sürdüğü gerekçesiyle yerine getirilmemiştir. Hâlbuki süren bir adli soruşturma idari bir soruşturmaya engel teşkil edemez. Bu durum 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerinde açık bir şekilde ifade edilmiştir.
 
o   Üst düzey bürokratların ve BYLOCKCU siyasilerin listelerinin komisyonumuza bildirilmesi talebimizin yerine getirilmemesi gerekçelerinden bir diğeri olan “kişisel verilere girilmemesi” gerekçesi de temeli olan bir gerekçe değildir.
 
o   BYLOCK, FETÖ terör örgütüyle iltisakı gösteren somut bir veridir. Dolayısıyla bu kişilerin açıklanmasının kişisel verilerin kullanılması bakımından hukuki bir sıkıntı yaşatmayacağı açıktır.
 
o   MİT her kuruma kendi mensuplarının BYLOCK listesini göndermiştir. Bu çerçevede MİT siyasilerin ve üst düzey bürokratların da listesini pekâlâ ayrıştırarak komisyonumuza gönderebilir ve komisyonun hedefine ulaşmasını kolaylaştırabilirdi.
 
o   Alt kademedeki BYLOCK kullanıcılarının tutuklandığı bir dönemde üst kademedeki bürokratların ve siyasetçilerin kimliklerinin ve listelerinin açıklanmaması, bunlar hakkında herhangi bir adli ya da idari soruşturma yapılmaması anlaşılır bir durum olmadığı gibi vicdanları da rahatsız eden bir uygulamadır.
 
·         Mehmet PARTİGÖÇ, Mehmet DİŞLİ ve Akın ÖZTÜRK gibi darbe girişiminin en önemli aktörlerinin dinlenilmesi yine adli soruşturma gerekçe gösterilerek, komisyon başkanlığı ve AKP’li komisyon üyelerinin oylarıyla engellenmiştir.  Bu durum;
 
o   Darbe başarılı olsaydı siyasi ayağın kimlerden teşekkül ettirileceğinin ortaya çıkarılmasını engellemiştir.
 
o   Darbe bildirisinin altında ismi bulunan Yurtta Sulh Konseyi’nin kimlerden oluştuğunun öğrenilmesi engellemiştir.
 
o   Darbe girişiminin ardında bulunan dış desteklerin kimlerden ve hangi uluslararası kuruluşlardan oluştuğunu öğrenmemizi engellemiştir.
 
o   Bu tutum FETÖ üyelerinin yurt dışında kimlerle bağlantıda olduğuna ilişkin bilgilere ulaşmamızı engellemiştir.
 
·         Rapordaki dipnotlara bakıldığında en çok alıntının Ankara Çatı İddianamesinden olduğu görülecektir. Bu durum Komisyonun bu iddianamede ismi geçen darbecileri dinlemesinin ne kadar önemli olduğunun göstergesidir.
 
·         Bilgi ve belge talepleri kapsamında 86 kişi ve kuruma yazı yazılmış ancak 4’te 1’inden cevap gelmemesine rağmen, hukuken var olan komisyonun çalışmalarının 1 ay uzatma hakkının da kullanılmayarak gelecek cevapların değerlendirilmesinin önüne geçilmiştir.
 
·         Komisyonun esas maksadı yaşanan acıları ortaya çıkarmak ile birlikte bundan sonra benzer acıların yaşanmasının önüne geçmektir.
 
·         Darbe girişimi öncesi belediyelerden FETÖ’ye ciddi kaynak aktarıldığı kamuoyunun malumudur. Ancak komisyonumuzun çalışmaları içerisinde Belediyelerle ilgili hiç bir işlem ve araştırma yapılmamış, Belediyelerdeki FETÖ yapılanmalarıyla ilgili hiçbir çalışma sürdürülmemiştir.
 
·         Özerk bütçeye sahip üniversiteler üzerinden FETÖ’ye kaynak aktarıldığı, FETÖ mensuplarına ciddi kadrolar kullandırıldığı, akademik ünvanlar verildiği, yurtdışı kadroların FETÖ mensuplarına tahsis edildiğine dair kamuoyunda ciddi ve gerçekçi iddialar bulunmaktadır. Ancak komisyonumuz tarafından bu konunun üzerine de gidilmemiştir.
 
·         Elbette komisyonda 3 ay içerisinde 50 kişi dinlenilerek, Özel Harekât Daire Başkanlığı, Ankara Özel Harekât Şube Müdürlüğü, TÜRKSAT gibi stratejik önem arz eden yerler ziyaret edilip yerinde tespitler yapılarak, Marmaris ve İstanbul’ da bazı ziyaretler gerçekleştirilerek komisyonun kurulma amacına yönelik birçok değerli bilgiye de ulaşılmıştır.
 
o   Emekli Jandarma Kurmay Albay Mustafa ÖNSEL cemaatin ordu içerisindeki yapılanması noktasında önemli bilgileri komisyonumuzla paylaşmışlardır.
 
o   Genel Kurmay İkinci Başkanı Sn. Ümit DÜNDAR yine 15 temmuz gecesi yaşananlar ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesine yol gösterecek fikirlerini komisyonumuzla paylaşmıştır.
 
o   Yine bu manada Eski Genel Kurmay Başkanları; Sn. Hilmi ÖZKÖK, Sn. Işık KOŞENER, Sn. İlker BAŞBUĞ, Emekli Jandarma Genel Komutanı Galip MENDİ, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Arif ÇETİN, Bursa Jandarma Eski Bölge Komutanı Seyfullah SALDIK, Jandarma İstihbarat Eski Başkanı İbrahim Aydın, İstanbul İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Sn. Hüseyin KURTOĞLU ordu içerisindeki FETÖ yapılanmasıyla ilgili yapılanmayla alakalı olarak yapılanlar ve yapılmayanlar hakkında komisyonumuza teferruatlı bilgiler vermişler sorularımızı yanıtlamışlardır.
 
§  Bu dinlemelerde; bir öğrencinin FETÖ tarafından askeri liselere ve harp okuluna nasıl hazırlandığını, FETÖ’nün bu öğrencileri nasıl takip ettiğini, sistem içinde nasıl korunduğunu ve yollarının nasıl açıldığını, sisteme dâhil olmayanların ise nasıl bertaraf edildiğini de gözlemlemiş olduk.
 
o   Ancak bu noktada belirtmek gerekir ki; özellikle askeri yapılanma konusunda son dönemlerin üç önemli ismi; Eski Genel Kurmay Başkanı Yaşar BÜYÜKANIT, Necdet ÖZEL çağırılmalarına rağmen komisyona gelip bilgi vermemişlerdir. Diğer yandan mevcut Genel Kurmay Başkanı Sn. Hulisi Akar’ın komisyona çağırılmasını yazılı ve sözlü olarak ısrarla talep etmemize rağmen komisyona gelmesi sağlanamamıştır.
 
o   Yine komisyonumuza gelen eski İçişleri Bakanları Efkan ALA ve Mehmet AĞAR, Eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin ASLAN, Eski Emniyet Genel Müdürü Mehmet KILIÇLAR, Eski Emniyet Genel Müdürü Celalettin LEKESİZ, mevcut Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa ÇALIŞKAN, Adana Emniyet Müdürü Osman AK, Sakarya Emniyet Müdürü Eyüp PINARBAŞI, Eski Ankara Emniyet Müdürü Cevdet SARAL gibi isimler de FETÖ’nün Emniyet yapılanmasıyla ilgili komisyonumuza teferruatlı bilgiler sunmuşlardır.
 
§  Bir öğrencinin FETÖ tarafından polis kolejine, polis akademisine hazırlanma yöntemlerini, abilere zimmetlenilmelerini, FETÖ’nün tayin ve terfi sistemlerini birinci ağızdan dinleyip değerlendirme şansı bulunmuştur.   FETÖ’nün bu öğrencileri nasıl takip ettiğini, sistem içinde nasıl korunduğunu ve yollarının nasıl açıldığını, sisteme dâhil olmayanların nasıl bertaraf edildiğini müşahede etme fırsatımız olmuştur. 1992 yılında Emniyet Genel Müdürü Olan Ünal Erkan’ın Polis Akademisinin kura çekme törenini basarak FETÖCÜ ve FETÖCÜ olmayanların nasıl ayrı torbalardan kura çekmelerinin sağlandığını komisyonumuzda dinlediğimiz bu isimlerden öğrenmiş olduk.
 
o   Yine komisyonumuzda dinlediğimiz, hâlihazırda YÖK üyesi olan, daha önce ÖSYM’de Yönetim Kurulu Üyeliği yapan, bir ara da TÜBİTAK’da Başkan Yardımcılığı yapan Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu yaşanan sınav yolsuzlukları ve TÜBİTAK’da yapılanlarla ilgili komisyona detaylı bilgiler sundular. Ancak komisyona, ilgisi olmamasına rağmen, 17-25 Aralık tapeleri ile ilgili yaptığı “montajdı” yorumu, “bu konuşmalarının tamamının montaj olduğunu” iddia etmesi verdiği diğer bilgileri gölgede bıraktırmıştır. Kendisi TÜBİTAK’ın FETÖ tarafından nasıl kullanıldığını teferruatlı bir şekilde komisyonumuza anlatmıştır.
 
o   Komisyonda dinlediğimiz bir diğer önemli isim de Eski MİT Müsteşarı Emre TANER’dir.
 
§  Emre Taner’in FETÖ ile ilgili en dikkat çeken tespiti, örgütün 1970 yıllardan itibaren içinde bulunduğu nurculuk platformundan ayrışarak farklı bir kulvara yöneldiğini ifade etmesidir.
 
§  Özellikle eğitim alanında, çok iyi bireylerin iyi bir eğitimden geçirdikten sonra çok iyi yerlere hazırlandığının görüldüğünü dikkatlerimize sundu.
 
§  Yine Sayın Taner komisyonumuza yaptığı açıklamalarda 1970’li yıllardan itibaren Fettullah Gülen oluşumunun “Batı” kadrajına girdiğini “Batı” merkezli bir yönlendirme altında olduğunu ifade ettiler. 1970’lerden itibaren angajmanların başladığını, temasların kurulduğunu ifade ettiler. 1975’li yıllar, bu minval üzere, hareketin içte ve dışta gelişmesiyle devam ettiğini bilgilerimize sunmuştur.
 
§  Örgütün finans kaynaklarında yaşanan gelişmeler ve açılımların dikkat çekici olduğunu söyleyen Taner; yetişmiş kadroların meydana getirilmesiyle daha sonra bürokraside yer alma gayretlerinin başladığını ifade etmişlerdir. Yeri gelmişken darbe girişiminde en aktif rol alan Generallerin 1982 yılında Harp Okuluna giriş yaptıkları anekdotunu paylaşmanın uygun olacağını düşünmekteyiz.
 
§  Emre Taner’e göre 12 Eylül 1980 darbesi gurubun genel Nurculuk platformundaki ayrışmasını daha da hızlandırmıştır. Gülen oluşumunun 12 eylül darbesine diğer “Nurcu” grupların aksine “evet” dediğinin de altını çizmiştir. Bu “evet”in örgüt için faydalarının olduğu da ortadadır.  Öyle ki sıkıyönetim uygulamalarında örgüt en az zararla çıkmış, en önemli gelişimini de bu dönemde sağlamıştır. Özellikle okullarda ve eğitim faaliyetlerinde örgütün sıkıyönetim döneminde de yol aldığı görülmektedir. Buna benzer bir diğer stratejinin örgüt tarafından 28 Şubat sürecinde de uygulandığı ortadadır.
 
o   İş adamı Galip ÖZTÜRK ‘de FETÖ’nün iş adamlarına nasıl şantaj yaptığını, baskı yaptığını ve örgüte mali kaynak aktardığını detaylı olarak anlatmıştır. Para transferleriyle ilgili, kumpaslarla ilgili detaylı bilgileride komisyonumuz ile paylaşmıştır. Bu konuşmalardan FETÖ tarafından iş adamlarının emniyet, yargı, maliye gibi güçlerle nasıl baskı altına alındığını, oralardan nasıl para transfer edildiği ile ilgili detaylı yöntemleri içeren bilgileri de edinme şansımız olmuştur.
 
o   15 Temmuz gecesi olup bitenler ile ilgili olarak da Ankara Valisi, Ankara Emniyet Müdürü, İstanbul Valisi, İstanbul Emniyet Müdürü ve Başbakanlık Yetkilileri komisyona detaylı bilgiler vermişlerdir.
 
o   Dinlediğimiz isimler arasında komisyonumuza en çok katkı sağlayan isimlerin arasında olduğunu düşündüğümüz eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Sn. Ali BARDAKOĞLU ilahiyatçı ve eski Diyanet İşleri Başkanı olarak ciddi özeleştirilerde bulunmuş ve bazı acı gerçekleri de komisyonumuz ile paylaşmıştır.
 
§  Diyanetin alanı boş bırakmaması gerektiği konusunda fikirlerini beyan etmişlerdir.  Burada en çok dikkat çeken tespitini direk aramızda geçen diyalog ile paylaşılmasında fayda görmekteyiz. Kendisine: “ Herkes bir dinî yayın yapabiliyor bu ülkede. Belki hukuki olarak da buna bir engel yok. Ama, İslam diniyle ilgili yapılan yayınları inceleyen bir yapısı var mı Diyanetin? Bugüne kadar böyle bir şey yapıldı mı? Eğer bugüne kadar yapılmadıysa bundan sonra böyle bir şeyin yapılmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?” soruları tarafımızdan yöneltilmiştir. Sn. Bardakoğlu’nun sorumuza cevabı ise tutanaklara şu şekilde yansımıştır: “Türkiye’de en çok satan dinî kitaplar üzerinde bir çalışma yapalım, Türkiye’deki dinî hareketlilik, dinî düşüncedeki yönelişler nedir diye bir çalışma yapalım dedik. Çok acı bir sonuç ortaya çıktı.
 
Türkiye’de en çok satan 20 dini kitabın 20’si de sorunlu kitaplardır. İsim vermeyeyim, 20’si de din konusunda zihinleri iyice alıp bir taraflara doğru savuran kitaplardır ve vahim bir durumdur. En çok satan 20 kitap. Şimdi, bir çalışma grubuyla onlar üzerinde çalışılıyor.” Yani Sn. Bardakoğlu Türkiye’de en çok satılan 20 dini yayının dinen sakıncalı olduğunu komisyonumuzda açık bir şekilde ifade etmişlerdir.
 
§  Yine Ramazan programları ve televizyon kanallarında yer alan bazı programların muhakkak gözden geçirilmesi gerektiğini, buna karşı halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini, bu görevin de Diyanet İşleri Başkanlığında olduğunu komisyonumuzla paylaşmışlardır.
 
§  Kendisine bir paralel yapıdan ülke olarak çok çektiğimizi, bundan sonrası için ne yapılması gerektiği, ne gibi önlemler alınması gerektiği sorusu tarafımızca sorulduğunda ise kendisi yine önemli gördüğümüz şu cevabı vermişlerdir: “Türkiye’deki dinî cemaatleşmelerin dikkatle izlenmesi ve kendi alanında kalmasının sağlanması gerekmektedir. Bir cemaatleşme, siyaset, ticaret ve eğitim gibi üç alana kaydığı sürece zihinlerde benzeri sapmaların yaşanabileceğini ve bunun da ileride bir başka boyuta doğru evrilebileceğini ben şahsen düşünürüm. Tarih boyunca böyle oldu. On dört asırlık İslam tarihi boyunca ne zaman bu sahanın dışına çıkılmış ise bu böyle olmuştur.” Bu sözler hangi oluşum dini bir cemaat hangilerinin farklı bir oluşuma doğru evrilebileceği konusunda komisyonumuza ve gerekli önlemleri alacak olan TBMM’ye yol gösterici mahiyettedir.
 
o   Dinlediğimiz bu isimlerin yanında AKP’li üyelerin önerileriyle dinlediğimiz ilginç isimlerin olduğunu da paylaşmak isteriz. Komisyona geliş maksatlarını açık eden, birileri tarafından kendilerini veya birilerini aklamak üzere komisyona gönderildiğini müşahede ettiğimiz isimlerin olduğunu üzülerek gördüğümüzü de ifade etmemiz gerekmektedir. Bu isimlerden birisi de cemaatin eski Kıbrıs İmamı Dr. Hasan POLAT’dır.
 
o   Polat komisyon üyelerine, sanıyoruz ki yanlışlıkla, referans olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat ALBAYRAK’IN isminin yazdığı özgeçmişini dağıttırmıştır. Tabii özgeçmiş hemen toplattırılmıştır. (Ancak biz de bir örneği hala bulunmaktadır.) Kendisine sorulması üzerine de referans olarak yazdığı kişiyle iki senedir dargın olduğunu söylediğini de eklemek de fayda vardır.
 
o   Bunun gibi bazı örnekler olmakla beraber bu kişinin komisyona anlattığı hususların birkaç tanesini rapora girmesi açısından paylaşmak gerekliliği görüyoruz.
 
-          Konuşmasının bir bölümünde Fettullah Gülen’in çağın müçtehidi olduğunu ifade etmişlerdir. Tepki göstermemiz üzerine de bu çağdaki dini literatüre hâkim olduğunu söylemişlerdir.
 
-          Kendisinin Kıbrıs İmamı olduğu dönemde Sayın Başbakanın oğlunun kendileriyle beraber olduğunu ifade etmişlerdir.
 
-          Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sn. Berat Albayrak cemaatin okullarında okuduğunu, ancak hiçbir zaman cemaatçi olmadığını da söylemişlerdir!
 
·         Komisyonumuza bilgi sunan bir diğer isim Eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Sn. Cevdet Saral “Onu da bilemem, bir şey söyleyemem, mütalaa edemem ama genelde, bütün örgütlerin arka ayaklarında istihbarat birimlerinin izleri vardır. Bakın, istisna etmiyorum, bütün örgütlerin arka ayaklarında istihbarat birimlerinin izleri vardır; şöyle veya böyle, vardır.” İfadelerini kullanmıştır.
 
o   Bu çok ciddi bir iddiadır. Bu durumda gelecekte nelerle karşılaşabileceğimizi iyi hesap etmenin ve yeni paralel yapılara alan açılmamasının gerekliliği ortadadır.
 
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi komisyon çalışmaları esnasında dinlediğimiz isimlerden birçok bilgi alınmıştır. Ancak dinlenemeyen ve dinlenme taleplerimizin reddedildiği kişilerin vereceği birçok bilgiden de mahrum kalınmıştır.
 
Çok sayıda kamu görevlisi açığa alınmış veya ihraç edilmiştir. Hakkında adli veya idari tahkikatları devam edenler vardır. Bu işlemlerin de hukuk çerçevesinde makul ve mantıklı bir sürede sonuca bağlanması, mağduriyetlerin artmasını engelleyecektir. Ayrıca haklarındaki adli tahkikatları sonuçlanan ve her hangi bir ceza almayan insanların hala pasaport alamaması, SGK kayıtlarının açılmaması gibi durumlar da vardır. Adli tahkikat bittikten sonra temel haklar ile ilgili sınırlandırmaların hala devam etmesi mantıksızdır. Bu aynı zamanda gerçekten suçlu olan FETÖ’ cülerin ekmeğine yağ sürmekte, FETÖ ile mücadelenin sulandırılmasına zemin oluşturmaktadır.
 
Raporun içeriğine ilişkin tespitler
 
Fethullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirdiği hain Darbe girişiminin ardından kurulan TBMM Araştırma Komisyonu çalışmalarının ardından taslak raporunu 26.05.2017 tarihinde kamuoyu ile paylaşmıştır. 639 sayfadan oluşan raporda komisyonda dinlenen konukların ifadelerinden, iddianamelerden ve açık istihbarat kaynağı olan yayınlardan yaptığı alıntılardan oluşan ayrıntılı bir rapordur. Ancak; raporda yer alan birçok hususun sorunun çözümü noktasında eksik kaldığı ortadadır. Diğer yandan, bazı hususlara raporda yer verilmemesi, raporun yazım sürecinde siyasi saplantılara mahkûm kalındığı, bazı isim ve kurumları aklama çabası içinde olduğu da tespit edilmiştir.
 
Bu sebeple raporda yer alan bazı konularda tespit edilen eksikliklerin katkı sunulmak maksadıyla dile getirilmesi, yer verilmeyen hususların ifade edilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.
 
FETÖ’ nün Siyasi Ayağı ve FETÖ Kontenjanı
 
·         Raporun 184 ve 185. sayfalarında, Fethullahçı Terör Örgütü kontenjanından bazı isimlerin milletvekili olarak siyasi mecrayı dizayn etme çalışması yaptığından bahsedilmiştir. Bu isimlerin kimler olduğundan bahsedilmemiştir. Bu durum bazı soruları da beraberinde getirmiştir. Cevap arayan bazı sorular şunlardır:
 
o   2011 Milletvekilliği Genel Seçimlerinde FETÖ iktidar partisinden milletvekilliği kontenjanı kullanmış mıdır?
 
o   Böyle bir kontenjan varsa iktidarı elinde bulunduran AKP kadrolarında bu kontenjandan kaç isim milletvekili seçilmiştir?
 
o   Örneğin FETÖ lideri Fetullah Gülen’in ilk öğrencilerinden olan, yani çekirdek kadroda yer alan, İlhan İşbilen kimin veya kimlerin talebi üzerine AKP’den milletvekili yapılmıştır?
 
o   Raporda olduğu söylenen FETÖ kontenjanından milletvekili seçilen isimlerin yanında Belediye Başkanı seçilen isimler de var mıdır?
 
o   Yerel yönetimlerde FETÖ kontenjanı uygulamasıyla seçtirilen isimler hakkında şimdiye kadar ne gibi işlemler yapılmıştır?
 
Tüm bu sorular komisyonumuzun çalışma maksadının ve nihai hedefi olan FETÖ ‘yü araştırma ve gerekli önlemleri alma gayretinin sulandırılmasına ve vicdanları rahatsız etmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla FETÖ’nün siyasi ayağının tespit edilmesi ve gerekenin yapılması elzemdir.
 
·         Raporda FETÖ’ nün etkin olduğu, ele geçirdiği veya geçirmeye çalıştığı her türlü kurum- kuruluş ve meslek grubuyla ile ilgili yorum veya tespitte bulunulduğu görülmektedir. Ancak FETÖ’ nün siyasi ayağından hiç bahsedilmemiştir.
 
·         FETÖ’yü besleyen, ona alan açan, onun tetikçiliğini yapan, siyasi partileri dizayn etme çabası içindeki FETÖ’nün figüranlığını yapan, kanal kanal dolaşıp FETÖ’yü zamanında aklamaya çalışan siyasilerden hiç bahsedilmemesi ve bunların “bulunup yargı önüne çıkartılması gerektiği” önerisinin raporda yer almaması kabul edilemez.
 
·         FETÖ’ nün her türlü siyasi yapıyla diyalog halinde olduğu veya olmaya çalıştığı doğrudur. Ancak bu yapıya kucak açanlar ile bu yapıyı en başından beri elinin tersiyle itenler aynı kefeye konamaz. Ödenen bedeller göz ardı edilemez. Bu yapıyla mücadele eden, her türlü siyasi çıkarı bir kenara bırakıp aziz Türk Milletinin bekasını düşünen siyasi partilerin öngörüleri ve uyarılarının raporda yer bulması, alınması gereken tedbirler açısından önemlidir.
 
·         ByLock ve Eagle kullanan kişilerin makam ve mevki gözetilmeden yargılanmasının ve soruşturulmasının önemine raporda değinilmemiştir. 10 binlerce kullanıcısı olan bu gibi programları hiçbir siyasetçinin kullanmamış olması ve hiçbir bürokratın bu programlar aracılığı ile haberleşmemiş olması gülünç ve hakkaniyetten uzak bir tespit olacaktır.
 
·         MİT raporundan da anlaşılacağı üzere FETÖ ‘nün 7 katmanlı bir yapıdan oluştuğu görülmektedir. Ancak bu 7 katman içinde siyasilerden hiç bahsedilmemesi manidardır.
 
·         2002 öncesi FETÖ’nün birlikte hareket ettiği siyasiler açık açık isim verilerek yazılmışken 2002 sonrası beraber hareket ettiği siyasi ayağa ilişkin hiçbir ismin yer almaması ilginçtir.
 
·         Raporda Abant Platformundan kısaca bahsedilmiştir. Ancak bu platformun ne denli zehirli bir platform olduğu geç olmadan ortaya çıkmıştır. Bu platformda yer alan, zehir saçan fikirlerini bu millete dayatan, siyasilere, bürokratlara, gazetecilere, sözde aydınlara, akademisyenlere ve iş adamlarına dikkat çekilmemiştir. Toplumun temel direklerine dinamit koyan bu platform ve yayımladıkları bildirilerin ardında FETÖ’ nün olduğu artık ortaya çıktığına göre sorgulanması gereken hususların ve kişilerin varlığı ortadadır.
 
·         Raporun 65. Sayfasında FETÖ’ nün 2009 yılında AKP iktidarına bayrak açtığından bahsedilmektedir. Bu tespit temelsizdir. Çünkü aynı FETÖ ile 2010 referandumunda AKP iktidarının gerçekleştirmiş olduğu seçim ittifakı nasıl açıklanacaktır. Yine raporda yer alan 2011 yılında FETÖ kontenjanından bazı isimlerin milletvekili seçildiği tespiti nasıl açıklanacaktır?
 
Bank Asya
 
·         Raporda Bank Asya adlı bankanın direk FETÖ’ye bağlı bir kuruluş olarak görev yaptığına atıfta bulunulmuştur. Ayrıca söz konusu bankada hesapları olanların ve dikkat çekici hesap hareketlerine sahip olanların araştırıldığı da kamuoyunun malumudur. Ancak; 24 Ekim 1996 tarihinde dönemin siyasi figürlerinin çoğunun katılımıyla açılan bu bankayla ilgili yapılan çalışmalarda bazı eksikliklerin olduğu gözlemlenmiştir. Bu eksiklikler ışığında, FETÖ ile mücadelenin etkin bir şekilde devam ettirilebilmesi için aşağıdaki soruların cevaplarının bulunması gerekir:
 
o   24 Ekim 1996 tarihinde Bank Asya’nın açılışına kimler katılmıştır?
 
o   Açıldığı tarihte Bank Asya’da hesap açma yarışına kimler katılmıştır?
 
o   Bank Asya’da yıllarca üst düzey yöneticilik yapmış, bu bankada çalışmış kaç kişi başka bankalarda (özellikle devlet bankalarında) halen üst düzey yönetici olarak görev yapmaya devam etmektedir? (Bu hususun araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması şarttır. Çünkü bu bankayla çalışanlar, bankada alt düzeyde çalışanlar FETÖ ile mücadele kapsamında soruşturulmakta ve bazı incelemelere tabii tutulmaktadır. Ancak üst düzey yapıda görev yapanlar hakkında hiçbir işlem yapılmaması vicdanları ziyadesiyle rahatsız etmekte FETÖ’ ye 15 Temmuz gecesi yaşattıklarına rağmen alan açmaktadır.)
 
o   Ayrıca Bank Asya’nın marka değerini arttırmasında bir hayli katkısı olan 1. Lig sponsorluğunun nasıl gerçekleştiği, kimlerin katkısı olduğu soruları da cevap bulmamıştır.
 
Sınav Yolsuzlukları
 
·         Raporda sınav yolsuzluklarının birçok alanda yıllardır yapıldığı yer bulsa da, sadece 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavının odak noktayı teşkil etmesi yanlış ve eksiktir. Son yıllarda yapılan bütün kurum sınavlarının, Askeri okul sınavlarının, Polis Koleji ve Akademisi sınavlarının, hatta SBS, TEOG, LYS sınavlarının da mercek altına alınması ve bu sınavlarda FETÖ’ nün etki alanının araştırılması şarttır.
 
Dinler Arası Diyalog Ve Diyanet İşleri Başkanlığının Konumu
 
·         Komisyonun kamuoyu ile paylaştığı Taslak Raporda üzerinde sık sık durulan hususlardan birisi de Papalık projesi olan ve FETÖ’ nün figüranlığını yaptığı “Dinler Arası Diyalog” hususudur. Dinler Arası Diyalog safsatası ile ilgili tespit ve eleştirilere katılmakla beraber bu hususta bazı soruların hala cevap beklediğini de eklemek gerekmektedir.
 
o   Hatay’da, Antalya’da ve muhtelif yerlerde gösterişli organizasyonlarla, dinler arası diyaloğa destek veren dinler bahçesi açılışlarına kimler katılmıştır?
 
o   Bu açılışlar gerçekleştirilirken Diyanet’in sessiz kalması, hatta destek verir tavırlar sergilemesinin İslam âleminde meydana getirdiği tahribatın sorumluları kimlerdir? Bu sorumlular hakkında ne gibi işlem yapılmıştır veya yapılmalıdır?
 
o   Dinler arası diyalog o dönemde hangi siyasiler tarafından övülmüştür? (Bu husus önemlidir. Çünkü o dönemde uygulanan yanlış politikaların sorumlularının kimler olduğu,  hangi gerekçeyle kimler tarafından, neyin karşılığında yönlendirildiği bir daha böyle sapkın düşüncelere hizmet edecek politikaların uygulanmaması açısından önemlidir. )
 
o   Raporda “Dinler Arası Diyalog” adı altında Papalığa hizmet edildiği hususu sıkça ifade edilmesine ve bu haklı tespitte bulunulmasına rağmen “Dinler Arası Diyalog” başlığı altında Cuma hutbelerinde “Allah katında hak din İslam’dır” Ayet-i Kerimesinin okunmasından vazgeçilmesine ve bunu yapan diyanet görevlilerinin görevlerini kötüye kullanması hususuna hiç değinilmemesi eksik ve yanlış bir tutumdur.
 
·         Raporda “ 15 Temmuz kalkışması, kimilerince iddia edildiğinin aksine dini yapılara ve kavramlara yönelik bir nefret doğurmamıştır.” ifadelerine yer verilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki dini yapıların gelecekte FETÖ gibi bir örgüte dönüşme endişesi toplumun kahir ekseriyetinde olan bir endişedir. Bunun önüne geçilmesi için de devletimize ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza büyük görevler düşmektedir.
 
o   Özellikle denetim konusunda zafiyet gösterilmemesi ve denetim mekanizmasının güçlendirilmesi önemlidir.
 
o   Diyanet İşleri Başkanlığımızın kadrosu geniştir. Yapmak istediği her işi yapabilecek genişlikte ve kabiliyette kadroları mevcuttur. Diyanet İşleri Başkanlığına düşen ise elindeki un, şeker ve yağ ile helva yapmaktır. Mazeret üretme politikası kabul edilemez.
 
o   Diyanet İşleri Başkanlığı elindeki insan kaynağını ve mali gücü kullanarak bu ve buna benzer tehlikelerin önüne geçecek çalışmalar yapmak zorundadır.
 
o    Ayrıca; dini saiklerle kurulmuş olan uluslararası yardım kuruluşlarının mali hareketliliklerinin yanında misyonerlik faaliyetlerinin de yakından ve etkili biçimde takip edilmesi gerekmektedir.
 
·         Din- Devlet- Cemaat İlişkilerinin yeniden düzenlenmesinden bahsedilen raporda Eski Diyanet İşleri Başkanı Sn. Ali Bardakoğlu ‘nun fikirlerine ve ifadelerine yer verilmemesi büyük bir eksikliktir.
 
·         Raporda Diyanet İşleri Başkanlığının iç hizmetlerinde görev yapması için nitelikli eleman yetiştirme maksadıyla Diyanet Akademisi Kurulması önerilmektedir. Ancak; aynı maksatla, yani kendi bünyelerinde çalıştırılmak üzere elaman yetiştiren Polis Akademilerinin, Harp Akademilerinin kapatıldığı bir dönemde Diyanet Akademisinin önerilmesi anlaşılamamıştır. Bu kurumların içinde FETÖ’ cülerin yuvalanması bu kurumların gerekliliğini ortadan kaldırmaz. 

devami asagidaki link de.....
http://www.hasulkuhaber.com/haberdetay/MHPden-Darbe-Komisyonu-Raporuna-serh-2/16228


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer SİYASET Haberleri

Başlık Tarih
 
Üç parti (CHP-HDP-İP) bir araya gelsinler, "darbe ittifakını" kursunlar24 Şubat 2018
CHP Siyaseti Kahvehane Dırdırı Sanıyor 23 Şubat 2018
MHP İl BaşkanıTaşdoğan'dan Türk Tabipler Birliği'ne Tepki22 Şubat 2018
Mevlüt Karakaya, ittifaklı oy pusulasını kamuoyu ile paylaştı.22 Şubat 2018
İzmirli Kadınlar, Mehmetçik İçin Boyunluk Ördü22 Şubat 2018
MHP STK'ları Önemsiyor22 Şubat 2018
MHP Malatya İl Başkanı Avşar'dan Sendika Ziyaretleri22 Şubat 2018
Şehit ve Gazi Yakınları ve Uzman Erbaşların Sorunları 22 Şubat 2018
Hadım mutlaka şart21 Şubat 2018
İTTİFAKTA SÖZ MECLİSİN21 Şubat 2018
MHP Aybastı'dan Ordu Büyükşehir Belediyesine istek ve talepler!21 Şubat 2018
10 maddede ittifakın şifreleri20 Şubat 2018
MHP ÇEŞME’ DEN HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ.19 Şubat 2018
İTTİFAK MECLİS'E GİDİYOR19 Şubat 2018
Erdoğan-Bahçeli görüşmesi Sona Erdi 18 Şubat 2018
MHP’Lİ KURT “İYİ PARTİ MHP’DEN OY ALAMAZ”18 Şubat 2018
CHP, tabanına da, ülkeye de ihanet içerisindedir17 Şubat 2018
MHP'Lİ YALÇIN'DAN SORULAR 15 Şubat 2018
'Yılmaz sen kendini FETÖ'ye kaça sattın?'15 Şubat 2018
"TANAP'a imza atmamız tarihi olaydı"15 Şubat 2018
''MHP TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR''15 Şubat 2018
“Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.”14 Şubat 2018
MHP'nin 49'uncu Kuruluş Yıldönümü...11 Şubat 2018
Çölaşan’daki illet belirtileri, artık paranoid şizofreniyle birlikte seyretmektedir 09 Şubat 2018
Başkan Avşar İş Adamlarını Ağırladı.07 Şubat 2018
MHP Muş İl Başkanı Demir'in, Afrin Değerlendirmesi07 Şubat 2018
Erhan Usta, "Güçlü olmak için birlik beraberlik içinde olmak durumundayız.04 Şubat 2018
Durmaz: MHP Bu Ülkenin Kuruluş Felsefesine Sahip Çıkan Partidir04 Şubat 2018
Prof. Dr. Aydın: "Bu Operasyon Sadece Afrin ve Münbiç ile Kalmayacak"04 Şubat 2018
Adan;Türkiye, bugün son 300 yılın en güçlü devleti, en büyük milli birlik ve beraberliği içindedir."04 Şubat 2018
Erkan Akçay: Afrin Bu Meselenin Başlangıcıdır01 Şubat 2018
MHP Kocaeli'den Afrin Desteği!01 Şubat 2018
Bahçeli: Terör Yuvalarını Temizlemek Mecburiyet01 Şubat 2018
MHP İl Başkanı Adem Kar: "MHP Devleti ve Milleti İçin Vardır.31 Ocak 2018
Celal Adan Afrin'de Türk Milletinin Varlığının Devamı Noktasında Bir İrade Ortaya Konulmuştur...29 Ocak 2018
MHP Erzurum İl Başkanı Karataş: "Gezmediğimiz Bucak, Görmediğimiz Vatandaş Kalmayacak"29 Ocak 2018
MHP: Asgari Ücretin Brüt Tutarından Daha Az Geliri Olanlar Elektrik Ücreti Ödemesin29 Ocak 2018
MHP Gölbaşı İlçe Teşkilatı Şehitler İçin Mevlid Okuttu.28 Ocak 2018
Karakaya;"SORUNLAR ARAŞTIRILMALI, ÇÖZÜM BULUNMALI"28 Ocak 2018
İzzet Ulvi Yönter, "Hain FETÖ darbe teşebbüsünde biz bekamıza sahip çıktık." 28 Ocak 2018
Celal Adan: Afrin'de Türk Milletinin Varlığının Devamı Noktasında Bir İrade Ortaya Konulmuştur28 Ocak 2018
İsmet Büyükataman: "Türk milleti mazluma sığınak, zalime ateştir"27 Ocak 2018
Ünlü;Ülküsüzler Anlayamaz25 Ocak 2018
MHP Çorlu Afrein'deki Askerlerimiz İçin Koç Kesip Dua Etti25 Ocak 2018
MHP Zonguldak İl Başkanı Hamdi Ayan,"Allah Türk askerine üstün başarılar versin."25 Ocak 2018
Kadın Girişimcilerden Başkan Akın'a Ziyaret25 Ocak 2018
MHP Sivas İl Yönetimi Sivasspor'u Ziyaret Etti.25 Ocak 2018
Adan;"MHP, BU ÜLKENİN ÇİMENTOSUDUR"21 Ocak 2018
Bahçeli'nin 6 Sene Önce ki "Afrin" Öngörüsü Tescillendi.21 Ocak 2018
MHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk;Milli ittifak Türk milletinin karar ve iradesidir.18 Ocak 2018
MHP Silopi İlçe Başkanı Ökten'den Engelli Çocuğa Tekerlekli Sandalye17 Ocak 2018
MHP'den Kadınlara "Emeklilik" Hamlesi17 Ocak 2018
İlçe Başkanı Öksüz'den Ülkü Ocaklarına Ziyaret16 Ocak 2018
Avşar, "Bizim için siyaset, bir doğruyu, doğru zamanda, doğru yerde, doğru şekilde söylemek ve yapmaktır. 16 Ocak 2018
ZİHNEN FELÇ OLMUŞ İNSANLAR16 Ocak 2018
'2019'da Türkiye'de 3. bir dönem başlayacak'15 Ocak 2018
MHP'li Semih Yalçın'dan Seçim İttifakı Tartışmalarına İlişkin Açıklama13 Ocak 2018
MHP Grup Başkanvekili Usta: "Türkiye'nin Çok Ciddi Reform İhtiyacı Var"13 Ocak 2018
AÇIK ÖĞRETİME MHP AYARI11 Ocak 2018
Adan;'MHP'nin duruşu; dosta güven, düşmana korku vermiştir'11 Ocak 2018
MHP'li Akçay;CHP'nin başına MHP gibi büyük bir taş düşmüştür" dedi. 11 Ocak 2018
MHP'li Taşdoğan; "Uyuşturucu kullanma yaşı 10'a kadar düştü"11 Ocak 2018
MHP Malatya İl Başkanlığından , Taşeron İşçilere Destek.11 Ocak 2018
Avşar; Devlet Bahçeli'ye yönelik eleştirilere tepki gösterdi. 11 Ocak 2018
MHP Bursa İl Başkanı Topçu Emeklileri Dinledi10 Ocak 2018
BAHÇELİ-ERDOĞAN ZİRVESİ SONA ERDİ.10 Ocak 2018
İzmir'de Bin 200 Kişi MHP'ye Katıldı09 Ocak 2018
MHP Lideri Bahçeli: "Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden geriye dönüş Hz. Nuh'un cep telefonu kullanması kadar hayal mahsulüdür"09 Ocak 2018
MHP'li Akpınar: "Liderimizin Yanındayız"09 Ocak 2018
MHP Malatya İl Başkanı Avşar'dan Bahçeli'nin Kararına Tam Destek09 Ocak 2018
Par;Herkes Zamanında Ülkücü Hareketi Anlamalı ve Buna Göre Değerlendirmeli...09 Ocak 2018
MHP aday göstermeyecek..08 Ocak 2018
MHP Ereğli İlçe Başkanı Demirtürk'ün Hastane Ziyareti06 Ocak 2018
Çorum MHP'den İran Açıklaması07 Ocak 2018
Çorum MHP'den İran Açıklaması07 Ocak 2018
Bodrum'da 150 Kişi, MHP'ye Katıldı06 Ocak 2018
MHP kimsesiz çocuklara sahip çıkıyor06 Ocak 2018
MHP Grup Başkanvekili Usta'dan Taşeron Açıklaması06 Ocak 2018
Bahçeli'den Çok Sert Afrin Çıkışı: Taş Üstünde Taş, Baş Üstünde Baş Bırakmayın!06 Ocak 2018
Adana'da Bahçeli heyecanı05 Ocak 2018
MHP İl Başkanı Topçu;Bölgede liman, antrepo veya rafineri hazırlıkları var mıdır? 05 Ocak 2018
Eğitim-Bir-Sen'den Bilecik MHP'ye Ziyaret04 Ocak 2018
ASKİ, 2017 yılında yapılan yatırım miktarlarını açıkladı04 Ocak 2018
MHP'den Ordu İçin Soru Önergesi01 Ocak 2018
MHP Myk Üyesi Pınarbaşı: "Khk Açıktır. 31 Aralık 2017
Gaziantep Dernekler Konfederasyonundan Devlet Bahçeli Ziyareti31 Aralık 2017
MHP'li Kaya'dan Mehmet Akif Ersoy'u Anma Mesajı26 Aralık 2017
MHP KULA İLÇE TEŞKİLATINDAN CHP İL BAŞKANI BALABAN’A TEPKİ26 Aralık 2017
Atila Kaya’ya ne olmaktadır? Neden rahatsız olmuştur?" 26 Aralık 2017
MHP 81 İlde Teşkilata "Cumhur İttifakını" Anlatacak 26 Aralık 2017
MHP, 2017’yi değerlendirdi; “İzmit’te sürpriz parti biziz” 26 Aralık 2017
Sözlü: "Milliyetçi ve Üretken Belediyeciliği Hakim Kılıyoruz"26 Aralık 2017
Siyasetçi,Ayrıştırıcı Değil Bütünleştirici Olmalıdır.25 Aralık 2017
MHP'li Yönter, Uzman Çavuşların Kadro Sorununa Dikkat Çekti25 Aralık 2017
Erhan Usta, Ankara Karadenizliler Derneği Etkinliğinde Hamsi Şöleninde 24 Aralık 2017
"TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLDUNUZ"24 Aralık 2017
“SARIKAMIŞ HAREKÂTI BİR YİĞİTLİK DESTANIDIR”23 Aralık 2017
“Her Şeyin Arkasında Menfaat Yatıyor” 23 Aralık 2017
Bilinmelidir ki, akıl yaşta değil, baştadır. 23 Aralık 2017
Başkan Avşar Muhtarların Sorunlarını Dinledi22 Aralık 2017
MHP Kilis'den Hastane Açıklaması22 Aralık 2017
İNSANLAR O TOPRAKLARI VATAN YAPMIŞLAR 22 Aralık 2017
MHP'den Mustafa Tuna hakkında şok iddia!22 Aralık 2017
Devletin Yanında Saf Tutmak Boynumuzun Borcu21 Aralık 2017
MHP'li Akçay'dan CHP'ye sert sözler20 Aralık 2017
Özel;3 Yıllık Görev Süresini Değerlendirdi.19 Aralık 2017
DEVLET BAHÇELİ’YE ÖZEL BOZKURT İŞARETLİ KILIÇLI BASTON18 Aralık 2017
Aybastı MHP Yönetiminden Ülkü ve Birlik Kahvatısı.17 Aralık 2017
MHP İstanbul İl Başkanı Karataş, Beykoz’da muhtarlarla buluştu17 Aralık 2017
Mustafa Kalaycı: "Yerli Otomobil Yatırımı İçin En Uygun Yer Konya"16 Aralık 2017
Avukatlarımızın da önemli sorunları var15 Aralık 2017
Kudüs Mukaddesatımızın Namusudur13 Aralık 2017
"İlla bir şey yapacaksanız nitelikle uğraşın"13 Aralık 2017
MHP İL BAŞKANI BIYIK TOPLU İSTİFA İDDİALARINA CEVAP VERDİ.11 Aralık 2017
Erşat Salihi'den Kudüs Açıklaması09 Aralık 2017
Türkiye'de Kudüs protestosu08 Aralık 2017
ABD'Yİ KINIYORUZ 08 Aralık 2017
ABD'nin Kudüs Kararına Tepki07 Aralık 2017
VATAN MÜCADELESİNE KENETLENMİŞ GENÇLERİMİZİ MAĞDUR ETMEYELİM 07 Aralık 2017
Sertan Duran"Seçme ve seçilme hakkı kutsaldır"05 Aralık 2017
Bahçeli, "Bizim tarafımız Türkiye'dir, tarafsızlık namussuzluktur."05 Aralık 2017
MHP'li Kadın Milletvekillerinden Kılıçdaroğlu Tepkisi03 Aralık 2017
Biz Söyleyeceğimizi Söyledik02 Aralık 2017
EGEM Platformu MHP Vekili Parsak’ı ziyaret etti01 Aralık 2017
CHP'nin Sözcüleri Sayın Genel Başkanımızın Adını Ağızlarına Alırken...29 Kasım 2017
Sayın Başbakan zaten her şeyi söylemiş.29 Kasım 2017
Başbakan Binali Yıldırım'dan "MHP ile ittifak" açıklaması29 Kasım 2017
Büyükataman: Arınç, Türk siyasetinin pinokyosu27 Kasım 2017
Suriye'de kantonlaşmaya çalışanlar çözüme müdahil olamaz 24 Kasım 2017
"12 Mart, 12 Eylül ve 15 Temmuz'un Arkasında Kimlerin Olduğunu Biliyoruz"22 Kasım 2017
ŞEHİT AİLELERİNDEN BAŞKAN KOCAMAZ’A ZİYARET21 Kasım 2017
Küfürbaz Beyaz TV'den kovuldu20 Kasım 2017
BİZLER BU ŞEHRE SEVDALIYIZ 20 Kasım 2017
Emin Çölaşan tetikçi gazeteciliğin iflah olmaz bir numunesidir 20 Kasım 2017
Nato Tatbikatında Atatürk’ün Hedef Seçilmesi18 Kasım 2017
"CHP'NİN KARIN AĞRISI ARTIYOR"18 Kasım 2017
'MHP İLE HER TÜRLÜ ADIMI ATMAYA VARIZ'17 Kasım 2017
Bahçeli'nin açıklamasını çok önemsiyoruz15 Kasım 2017
MHP'li Akçay, 'Paradise belgeleri'için MASAK'ı işaret etti15 Kasım 2017
Kahraman'dan Bahçeli'ye ziyaret15 Kasım 2017
ÇEKMEKÖY MHP´DEN ´BÜYÜK KATILIM´ GECESİ13 Kasım 2017
Bülent Avşar;“Söz konusu vatan ve millet ise her daim devletimizin yanındayız”13 Kasım 2017
Mübaşirlere yapılan haksızlık giderilmeli13 Kasım 2017
İyi demekle iyi olunmuyor…12 Kasım 2017
"CHP, MHP SENDROMU YAŞIYOR"10 Kasım 2017
Atatürk'ün cenazesinden hiç görülmeyen fotoğraflar10 Kasım 2017
Devlet erkanı Anıtkabir'de Atatürk'ü andı10 Kasım 2017
10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA MESAJI10 Kasım 2017
MHP BOLU İL BAŞKANI ADEM EVCİL’DEN 10 KASIM MESAJI10 Kasım 2017
İş Kazalarında Avrupa Birincisiyiz09 Kasım 2017
HEM FAİL HEM MAĞDUR SIFATLILARA;05 Kasım 2017
Doğalgaz indiriminden faydalanmak diğer iller kadar bizimde hakkımızdır02 Kasım 2017
MHP'Lİ YALÇIN'DAN TBMM BAŞKANLIĞINA SORU ÖNERGESİ01 Kasım 2017
Partimize saldıranların kafası 'İYİ'01 Kasım 2017
“Kılıçdaroğlu’nun yaptığını boş bir meydan okuma”31 Ekim 2017
MHP'den İP'li Aytun Çıray'a sert tepki31 Ekim 2017
"Gözlüklerini al şantiyeye gel"31 Ekim 2017
GMİS; MHP Genel Başkanı Bahçeli ile görüştü 31 Ekim 2017
MHP, Ziya Gökalp'i Meclis'te andı27 Ekim 2017
MHP SAKARYA İL BAŞKANI SORDU “MUHATAPLARDAN NEDEN SES YOK?”26 Ekim 2017
MHP'li Birtürk: "Meral Akşener, MHP'yi Bölmek İçin Yapılan Bir Projedir"26 Ekim 2017
Bir Oyun Varsa Bununda Kokusu Çıkacaktır26 Ekim 2017
"Vatan aşkının cinsiyeti olmaz." 25 Ekim 2017
SAMSUN MHP İL BAŞKANI’NDAN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE TEPKİ24 Ekim 2017
YÖNTER; UZMAN ÇAVUŞLARIN SORUNLARINI BAŞBAKANA DA SORDU24 Ekim 2017
"ORTAK ÇALIŞMA YÜRÜTEREK ÇÖZÜM ÜRETECEĞİZ" 22 Ekim 2017
'SEVDAMIZ VATAN, SEDAMIZ MİLLET VE DEVLETTİR'20 Ekim 2017
Uzman çavuşlarımızın elinden tutmak en temel görevimiz20 Ekim 2017
İKTİDAR PARTİSİ KAÇAK GÜREŞMEMELİDİR..19 Ekim 2017
'KAPI YOK Kİ KİLİT OLALIM'19 Ekim 2017
Samanlı; "Muhtarlar bizim için mahallemizde güveni temsil eden kişilerdir”19 Ekim 2017
Tuna, "Bu millet ebediyete kadar yaşasın diye iktidarın yanındayız.19 Ekim 2017
“Üniversite sınavı kaldırılmalı”19 Ekim 2017
Davutoğlu çamura battı19 Ekim 2017
Perfüzyon teknikerlerinin önündeki engeller kaldırılsın19 Ekim 2017
Evlilik akdi devlet eliyle yapılmalı18 Ekim 2017
Tehdit devam ediyor18 Ekim 2017
'Sen kim, Genel Başkanımıza sataşmak ve saldırmak kim?'18 Ekim 2017
Davutoğlu stratejik derinlik altında zekâyı, milli menfaati, öngörüyü derinlere gömmüş, yok etmiştir.18 Ekim 2017
Bazı insanların müftülüklerde nikah kıydırmasını saygıyla karşılamak gerekir18 Ekim 2017
MHP Lideri Bahçeli’den Deniz Baykal’a geçmiş olsun mesajı18 Ekim 2017
Başkan Sözlü'den İçişleri Bakanlığı'na çağrı17 Ekim 2017
DEVLETİN BEKAASI İÇİN 16 Ekim 2017
MHP, Büyük Bir Uyanışa Öncülük Yaptı15 Ekim 2017
HAZIMSIZLIKTIR, AYIPTIR, ÇİRKİNDİR13 Ekim 2017
Devlet Gayretli Ama Yetersiz 12 Ekim 2017
Tokat'taki Su Baskınlarının Sebebi O Projeler mi?12 Ekim 2017
MHP’Lİ SENİRLİ, ANTALYA VALİSİNİ GÖREVE ÇAĞIRDI…11 Ekim 2017
MHP'li Günal'dan 'Vize' Açıklaması10 Ekim 2017
YÜCEL BULUT'TAN KASET KUMPASI AÇIKLAMASI!09 Ekim 2017
Jeotermal Enerjiye Yapılan Zam09 Ekim 2017
Bahçeli;84'ü Söylesek Çılgına Dönecek09 Ekim 2017
Başkan Sözlü'den Bahçeli'ye Kerkük ve Musul Plakaları09 Ekim 2017
MHP'li Yalçın'dan Perinçek'e sert cevap07 Ekim 2017
“Akıl Dışıdır Ve Karşılığı Yoktur”05 Ekim 2017
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ GÖRÜŞTÜ05 Ekim 2017
'Satılmışlık, bunların genlerinde vardır'05 Ekim 2017
MHP'li Başkan Vergili’den Akşener’e ’28 Şubat’ Göndermesi04 Ekim 2017
Başkan Ergün CNN'in 'Yeşil Doğa'sına Konuk Oldu02 Ekim 2017
Başkan Ergün Aşure Dağıttı Hayır Duası Aldı02 Ekim 2017
SEÇİM BARAJININ DÜŞÜRÜLMESİ TARTIŞILABİLİR02 Ekim 2017
Mecliste Liderler Zirvesi01 Ekim 2017
''BAYRAĞIMIZIN İNMEMESİ HEPİMİZİN ORTAK GAYESİDİR''01 Ekim 2017
Karaman’da Ülkücüleri buluşturan yoğun katılımlı program01 Ekim 2017
Bahçeli'nin tavsiyeleri erken uyarı sistemidir29 Eylül 2017
Tokat'taki bozkurtlar Bahçeli'den emir bekliyor.29 Eylül 2017
Başkan Tutar'dan 'Uyuşturucuya Hayır' Kampanyasına Destek29 Eylül 2017
MHP Melikgazi Teşkilatından Toplu Taşıma Zamlarına Tepki Geldi29 Eylül 2017
MHP'li Cemal Enginyurt: "Kimse Kerkük'ü Türklerden Alamaz"28 Eylül 2017
Sarıveliler'de MHP İlçe Teşkilatından Öğrencilere Kırtasiye ve Giysi Yardımı28 Eylül 2017
Akçay, "Meclisi yoğun bir yasama yılı bekliyor." 27 Eylül 2017
BAHÇELİ;"MİLLİ BİLİNCİN UYANMASI ÇOK ÖNEMLİ"26 Eylül 2017
Bahçeli;Barzani Ağır Bedel Ödeyeceği Yolculuğu Başlattı26 Eylül 2017
Marmara Bölgeden Önemli Ziyaret25 Eylül 2017
TÜRKİYE 'YANKEE'NİN YANCISI BARZANİ'NİN ZULMÜNE DUR DEMELİ24 Eylül 2017
'TÜRKİYE’NİN BEKASI İÇİN HER ŞEYİ GÖZE ALABİLECEĞİZ'24 Eylül 2017
UŞAK MHP’DEN GÖVDE GÖSTERİSİ24 Eylül 2017
Meclis'te Sürpriz Zirve: Başbakan, CHP ve MHP Liderleriyle Görüştü24 Eylül 2017
Gideni çift görüyorlar, geleni hiç görmüyorlar23 Eylül 2017
Başkan Sözlü: "Bizim İçin Kerkük Türklüktür, Şah Damarımızdır"23 Eylül 2017
Balıkesir MHP'den Referandum Tepkisi23 Eylül 2017
SİYASİ DEPREM;İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş istifa etti .22 Eylül 2017
TEKİN'DEN İSTİFA EDEN 5 MECLİS ÜYESİ İLE İLGİLİ ZEHİR ZEMBEREK AÇIKLAMA22 Eylül 2017
Öztürk, "Kerkük'ü Fitneyle Oyuna Getirmek İsteyenler Her Kim Olursa Olsun Apaçık Düşmanımızdır.22 Eylül 2017
MHP Grup Başkanvekili Usta: "Tezkereye Destek Vereceğiz"22 Eylül 2017
Meclis Irak ve Suriye için olağanüstü toplanıyor21 Eylül 2017
MHP'li Ersoy: "Yer Fıstığı Destekleme Kapsamına Alınmalı"21 Eylül 2017
Toroslar Belediyesi, Türkeş'in Adını Parkta Yaşatacak21 Eylül 2017
MHP’li Yalçın’dan İngiltere Büyükelçisine: “Shut up!” 21 Eylül 2017
MHP'li Akçay 'Soma'daki Yolsuzluk' İddialarını TBMM'ye Taşıdı10 Ağustos 2017
MHP Kocasinan İlçe Başkanlığına Hacı Ali Doğan atandı.09 Ağustos 2017
Karabağlar'da MHP'den Demokrasi Platformu09 Ağustos 2017
MHP'den Tekstil İşçilerine Destek09 Ağustos 2017
YALOVA'DA MHP'YE TOPLU KATILIM!08 Ağustos 2017
MHP Yalova İl Başkanı'ndan 'Hüseyin Gülerce' Eleştirisi07 Ağustos 2017
Hayvana Eziyet, En Ağır Biçimde Cezalandırılmalıdır07 Ağustos 2017
“ZAMAN GAZETESİ ALMAK HARAMDIR’ DEDİĞİM İÇİN BENİ SÜRMÜŞTÜNÜZ”06 Ağustos 2017
Başbakan Binali Yıldırım da tepki gösterdi. Şaka mı yapıyorsunuz? 06 Ağustos 2017
Seçim Kurulu Tokatı03 Ağustos 2017
MHP’DEN ORMAN YANGINLARI İÇİN MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGESİ02 Ağustos 2017
“BİR SIKINTI GÖRMÜYORUZ”31 Temmuz 2017
TBMM İçtüzüğü değişti28 Temmuz 2017
İsrail, Harem-i Şerif'ten derhâl elini çekmeli27 Temmuz 2017
İllerin milletvekili sayısı yeniden düzenlendi27 Temmuz 2017
MHP’Lİ ADAN GAZİANTEP’İN SORUNLARINI MECLİSE TAŞIDI27 Temmuz 2017
MHP milletvekili, İçtüzük görüşmelerinde komisyonu temsil etti 27 Temmuz 2017
Davutoğlu'nun MHP Lideri Bahçeli'ye yönelik sözlerine eleştiri 26 Temmuz 2017
Davutoğlu’nun kaypak açıklamaları “Pensilvanya taktiği”nin devamıdır 26 Temmuz 2017
Ahmet Davutoğlu'na cevap Şefkat Çetin'den geldi26 Temmuz 2017
Destekçi değil, eşit ve aktif bir taraf olarak yer aldık25 Temmuz 2017

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH