Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI
14 Nisan 2016
Bu haber 822 kez okundu
Gizli Miras ve Dokuz romanlarıyla edebiyat severlerin beğenisini kazanan ve üçüncü kitabı Çakal Kayası ile okurlarının karşısına çıkan Gazeteci- Yazar Ahmet Karayün ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI  
“Doğduğum toprakların büyük 12 Eylül hikâyesini kaleme aldım” Gizli Miras ve Dokuz romanlarıyla edebiyat severlerin beğenisini kazanan ve üçüncü kitabı Çakal Kayası ile okurlarının karşısına çıkan Gazeteci- Yazar  Ahmet Karayün ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

 Buyrun. Ahmet Bey bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 1985 Ordu doğumlu olup evli ve 3 çocuk babasıyım. 1998 senesinden bu yana gazetecilik yapıyorum, yazı hayatım dağıtım yapmakla başladı. Aslında gazetenin dağıtımı benim için ilk basamaktı, sonrasında abone yapma, mizanpaj ve tasarımına kadar gazeteciliğin bütün evrelerinden geçtim. Haber yazarken de, onun yanı sıra makaleler kaleme alarak yazarlık serüvenimi başlatmış oldum. Roman yazmaya ne zaman başladınız? Kardeşim Mustafa'yla birlikte röportajlarımız oluyordu, bu röportajlarda biz biraz daha hikâye dilini kullanmaya başladık. Röportaja gitmeden başımıza gelenlerden, oraya gittiğimizde başımıza gelenlere kadar olan zamanları hikâyeleştirdik. O röportajlar çok beğeni aldı, insanlar daha rutin haberlerden, kesin görülmüş, verilmiş kesin bilgilerden, klişe cümlelerden sıkılmıştı, bu anlamda böyle bir yeniliği önce gazetede getirdik. Daha sonra kafamda kısa hikâyelerimin kitaplaştırma çalışması ilk 2010 yılına dayanır.

İlk Çakal Kayası'yla başladım ama bitmedi, o sırada gizli miras ve ardından dokuz adlı kitaplarım çıktı. Son kitabınız olan ‘Çakal Kayası’ndan biraz bahseder misiniz? Biz 12 Eylül hikâyeleriyle büyüdük. Bizim yaşadığımız bölgede çok yoğun sağcı, solcu çatışması yaşanmış, tabi şimdi herkes o günleri lanetle anıyor. İstanbul'da da patlak vermiş çatışmalar, yayılmış bir dönem, Ordu ili 12 Eylül dönemiyle ilgili biraz daha farklı bir noktaya sahip. Çünkü Fatsa'da daha da yoğun yaşanmış ve kurtarılmış bölge ilan edilmiş. O zamanki devrimci hareketin, devrimin sembolü olmuş. Bizim karakterimiz Nevzat’ta devrimciler tarafından kurtarılmış bölge ilan edilen yerde tek başına mücadele ediyor. Çakal kayası biraz bahtsız bir kitap oldu aslında.12 Eylül, hikâyeleriyle büyüdük. Bizim yaşadığımız bölgeye verilen isim Çakal Kayası, Ordu’nun Aybastı ilçesinde bu yer ve bizim köyümüz. Çakal Kayası'nda vermek istediğiniz bir mesaj var mı? Romanlarımda işlediğim konuda içindeki çocuğu öldüren bir insanın neler yapabileceğini vermeye çalıştım. Benim karakterlerim Nevzat ve Semih aynı okula giden, aynı dağ yolundan birlikte koşarak oynayarak inen, birbiriyle dost karakterler. Büyüdükleri zaman üniversiteden tekrar evlerine döndüklerinde bu karakterler bu kez biri sağın, biri solun liderleri olarak dönüyor.
Burada sağ ve solda kandırılmış kesim oluyor, çünkü aynı silahla öldürülen insanlar, sağcı solcu önemli şahsiyetlerin bombalanması, bunlar üçüncü bir elin üçüncü bir gözün, tepede birilerinin bu olayları çıkardığını, bu olaylar sonunda darbeye zemin hazırlandığını, nihayetinde darbe geldiği gün her şeyin kesildiğini yaşadık. Darbeci paşamızın söylediği bir sözü de hatırlarsınız, bir tane sağdan, bir tane soldan astık ki denge olsun. Bu aslında çok vahim bir açıklama. Yani insan asmaktan bahsediyor, sanki pancar doğramış gibi rahatça konuşabiliyor. Büyük acılar yaşandı o dönemde, 16 yaşında bir çocuğu asmak için 18 yaşına büyütecek kadar kötü olaylar yaşamış bir ülkeyiz biz ne yazık ki.  

Yukarıdaki güçlerin elde etmek istediği rant uğruna olan binlerce insana oldu ve olmaya devam ediyor? Tarih tekerrürden ibaret denir, gelecekte çıkabilecek bu tarz kardeş kavgaları, Kürt - Türk kavgası, Alevi - Sünni kavgası, başlıklar çeşitli olsa da, adı değişse de yine bir kardeş kavgası, durumları devam ediyor. Ortadoğu yangın yeri, bize de sıçratılmak için eminim çok uğraşıldı. Ama şu var millet olarak 12 Eylül'ü, 61 darbelerini yaşadığımız için, diyorum ki bazı şeylerden ders alıyoruz. Yakın tarihimizi iyi incelememiz lazım öncelikle iyi çözümlememiz lazım. İki bin sonrasında doğan bir çocuğu düşünün, şu an on beş yaşında ama hiç bir şeyden haberi yok.   Karakterlerinizi nasıl oluşturuyorsunuz?  Karakter oluşturmak için çok insan tanımak gerekiyor mu? Romanlarınızdaki karakterlere benzer insanlar tanıdınız mı? Gerçek hikâyeden esinlendik, yaşanmış olaylardan yola çıktık elbette ama hepsi hayal ürünüdür. Çoğu olayı tabii ki yaşamadık görmedik, birçok olayları o dönemi yaşayan sayısız, sağcısı solcusu insanla görüşmeler, konuşmalar yaptım. Çocukluğumdan bu yana biriken şeyler tabii ki var. Birden kurşun yağmurunun olduğu, her yerden ateşler açıldığı bir bölge düşünün, ahşap evler düşünün ve her an bir kör kurşuna hedef olma olasılığı var. O bölgede evlerin altına taştan ahır üzerine ise ahşaptan ev yapılır. Kendinizi yazmak için şartlandırır mısınız? ‘günde şu kadar yazmalıyım’ gibi, yoksa fikirleriniz geliştikçe mi yazarsınız? Kitap yazan bir insan, yaşadıklarından, gördüklerinden, duyduklarından en iyileri damıtır. Kitap yazıyorsa birçok elekten geçirir. O yüzden orda yazdığı herhangi bir olay yâda hikâye, çok iyi gözlemlediği bir şeyi yazmıştır.

Belki on senede tecrübe etiği durumları siz saatler içerisinde oradan alabilirsiniz, tecrübe edebilirsiniz. Hayat kısa, dünya üzerindeki bütün kitapları okuma şansınız yok, bütün filmleri seyretme şansınız yok, alabildiğimiz kadar. Yada bütün başımıza gelen olayları kendi yaşamımızda deneyimleştirme şansımız yok, o zaman deneyimlenmiş şeylerden faydalanabilmek daha akıllıca geliyor. Kitaplarınızı ne kadar sürede yazıyorsunuz? Başka bir deyişle bir romanın ortaya çıkması ne kadar sürer? Bir kitabın ortaya çıkması, belli bir süreye yada standarta bağlı değildir. Bazen iki üç ayda ortaya çıkabilir, bazen de beş yılda on yılda çıkabilir. Benim ortalama bir buçuk yılda, Gizli Miras üç dört ay gibi bir sürede çıkmıştı. Ama şuan yazdığım dördüncü romanımın tam birinci yılı bugün fakat daha yarısındayız, yarısında bile değiliz belki bakalım o iki yılda çıkacak gibi gözüküyor. Kitaptan kitaba değişir. Bazı kitaplar araştırma yapmak ister, bazı konularda detaylı inceleme yapman gerekir, tıkandığın noktalar olur oraları çözmen gerekir. Bu gibi sebeplerden dolayı kitaba göre süreç değişir. Kitap seçerken bir tarzınız var mı? Yoksa her türden kitabı okumak mı gerekir? Benim söylediğim bir söz vardır, beynimiz çöplük değil. Yani her bilgiyi illa ki okumamız  illa ki bilmemiz gerekmiyor. Beynimizde de belli süzgeçten geçirerek bazı bilgileri beynimize misafir etmemiz yada kapısını aralayıp almamız lazım. Çünkü hayat kısa, tüm dünyadaki yazılmış kitapları okuma fırsatı yok o yüzden iyi seçmek lazım. Bir de roman, deneme, inceleme, şiir, tarih çeşitli yelpazeyi geniş tutmak tabi ki beyin açısından da güzeldir. Beyin jimnastiği denmektir aynı zamanda. Bende dönem dönem tarihi kitaplar okuyorum, dönem dönem roman okuyorum, romanın kategorilerinde dönem dönem bu polisiye olabiliyor, bazı dönem psikolojik olabiliyor.

Tıpkı filmlerdeki gibi dönemi oluyor. Bazen romantik komedi seyretme ihtiyacı duyuyorsun. Kitaplarda da keyifli zaman geçireyim dediğin kitaplar oluyor. o yüzden her türlü kitabı hemen hemen bir tanede olsa birkaç tane de olsa okumaya çalışırım. Bir romanın başarılı olabilmesi için sizce olmazsa olmaz koşul nedir? Bu soruyu cevaplamam için romanlarımın çok başarılı olması gerekiyor. Bu konuda emin değilim. Sonuçta üçüncü romanım. Bunu halk takdir edecek, okuyan kişiler, okullar takdir edecek. O yüzden ben bu konuda bir otorite değilim. Ama bana göre bir romanın başarılı olabilmesi şudur; bir insanın yüreğine değebiliyorsa, duygularına değebiliyorsa dokunabiliyorsa, benim için başarılıdır. Ben bir kişinin gönlünde bir yere değebiliyorsam bir kişiye soru sordurabiliyorsam hayatında bir şeyi yeniden değerlendirmesine vesile olabiliyorsam başarı odur. Yeni yazarlara tavsiyeleriniz nelerdir? Ben tavsiye vermeyi seven bir insan değilim ama sürekli okumak sürekli yazmak gerektiğini düşünüyorum. Okuyarak dolmak lazım, bilgileri doldurup ondan sonra birbiriyle harmanlamak onları en sonunda damıtarak kendi düşünceni kendi tarzını yansıtarak, kitaba yazıya dökmek lazım. Bunun için de çok okumak gerekiyor. Çok okumanın yanı sıra çok gözlemlemek, çok yaşamak, çok gezmek bunların hepsi yazma aşamasında insana farklı kapılar açabiliyor.

Son olarak yakın gelecekteki projelerinizden bahseder misiniz? Şuan dördüncü kitabımı yazıyorum. Adı henüz belli olmadığı için onunla ilgili bir şey söyleyemiyorum. Ama iyi gidiyor, farklı bir tarz deniyorum bunda. Ahmet Karayün’ ün ilk üç romanını okuyan insanlar bunda daha farklı bir dille karşılaşacaklar. Birinci tekil şahıstan, şimdiki zamanla hikayeyi anlatıyor. Öyle bir hikaye ile karşılaşacaklar. Güzel olacağını düşünüyorum.


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
‘YUNUSÇA YÜREĞİMİZLE ŞEHRİ KUCAKLAYACAĞIZ’08 Aralık 2018
Devlet Bahçeli’nin zafer formülü07 Aralık 2018
Şehit öğretmenlerimize çok şey borçluyuz24 Kasım 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -2/ 15 TEMMUZ’DA SON NEFESİ VERMEMİZİ GÖZLEDİLER.31 Ekim 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -1- ÜLKÜCÜ VE ÜLKÜCÜLÜK30 Ekim 2018
‘Türk’üm demeye devam edeceğiz’30 Ekim 2018
YENİ DÜNYADA TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI 30 Haziran 2018
'Cumhur İttifakı zaferle sonuçlanacak'12 Mayıs 2018
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE09 Nisan 2018
3 SEÇİME DE HAZIRIZ09 Nisan 2018
“CUMHUR İTTİFAKI TANKIN ÜZERİNDE OLUŞTU”12 Mart 2018
“AYRIMIZ GAYRIMIZ YOKTUR BİZİM”20 Şubat 2018
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH