HUZURUN TEMİNATIYIZ

10 Nisan 2017
522 Haber Okunma   0 Haber Yorum

Polis teşkilatı 172 yaşında. Bugün evlerimizde huzurla oturmamızın teminatı olan emniyet teşkilatı gece gündüz demeden mesai yapıyor... Ülkemizin bekası ve vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlama yolunda dünyaya örnek olan Polis teşkilatımız, canları pahasına vatana, bayrağa ve bizlerin can ve mal güvenliğini sağlamak için 7 gün 24 saat özveriyle çalışıyorlar.

Yavuz MÜFTÜOĞLU

'Milletimin zararına, Türkiye'min çıkarına zarar verecek olan herkesin karşısına halkımın koruyucusu olarak çıkacağım' diyen polisimiz söylediği sözün arkasında duruyor

 

İnsanlar, topluluklar meydana getirip bir arada yaşamaya başladıkları tarihten itibaren, toplumun ve fertlerin can ve mallarının korunması ihtiyacını duymuşlar, bu tarihten itibaren güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasına önem vermişlerdir. Şehir devletlerinin kurulması ile birlikte toplumun güvenliğini sağlayacak güvenlik örgütleri kurmuşlardır.

Güvenlik örgütleri 'Polislik Mesleği' yani güvenlik ve huzurunun temini, toplumların birleşmeleri, büyümeleri, gelişmesi ile birlikte hangi yönetim şekline sahip olursa olsunlar devletlerin önem verdikleri bir kurum haline gelmişlerdir. Eski Türk boylarında güvenlik 'SUBAŞI'lar tarafından yürütülmekte idi. Kelime; su, asker ve ordu; subaşı da bunların komutanı demektir.

 

Osmanlılarda ise güvenlik Sadrazama bağlı subaşılar emrindeki ASESBAŞI lar ile sağlanmakta idi. Yeniçeri ocağının kaldırılmasının ardından 10 Nisan 1845'te İstanbul'da "Polis" adıyla bir teşkilat kurulmuş ve bu teşkilatın görevleri "POLİS NİZAMNAMESİ" ile belirtilerek yabancı elçiliklere duyurulmuştur. 

 

Cumhuriyetin kurulmasından sonra ülke genelinde güvenlik ve huzurun sağlanması,halkın canının ve malının korunması görevleri verilen İç İşleri Bakanlığına bağlı olarak şehirlerin güvenliği POLİS TEŞKİLATI tarafından sağlanmaya başlanmıştır.

 

POLİS; bugün, Atatürk ilkeleri ışığında, özgürlükçü, demokratik düzen içinde, millet olarak varlığımızın sürdürülmesi, yasa egemenliğinin ve halkın güvenliğinin sağlanması, sürdürülmesi, halkımızın canının ve malının korunması, suç işlemeye yönelik davranışların önlenmesi, suçluların yakalanarak adalete teslimi ve ilgili yasa ve yönetmeliklerin kendisine verdiği diğer görevleri büyük bir gayretle yerine getirmektedir.

 

POLİS TEŞKİLATININ TARİHÇESİ

İLK POLİS TEŞKİLATININ KURULUŞU 

(10 Nisan 1845)

 

1845 tarihi, Türk Emniyet Teşkilatı açısından önemli bir noktadır. Çünkü bu tarihe kadar zabıta olarak nitelenen teşkilat; 10 Nisan 1845 (12 Rebiül Evvel 1261)'den itibaren polis adı altında hayata geçmiş ve Emniyet Teşkilatının kuruluş günü olarak kabul edilmiştir. 

Yeniçerinin ortadan kaldırılmasından sonra, başkentte ve eyaletlerde zabıta hizmetleri eskisiyle kıyaslanmayacak derecede gelişmesine rağmen; bu hizmetler karışık ve ayrı ayrı kurumlara bağlı olarak yürütülmekteydi. 

Teşkilat ve yürütme alanındaki bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla ilk defa 10 Nisan 1845'te İstanbul'da ilk polis teşkilatı kurulmuş, görevleri de yine aynı tarihte yayımlanan Polis Nizamnamesinde belirtilmiş ve bu durum yabancı elçiliklere de bir yazı ile bildirilmiştir. Bu nizamnamede polis teşkilatının kuruluş amacı, belde güvenliğini sağlamak olarak belirtilmiştir.

Bu çalışmalara rağmen, karışıklık devam etmiş, İstanbul'da polis hizmeti; Yeniçeri Ağası yerine geçen Serasker, İhtisap Ağası ve Polis adını taşıyan teşkilatlar tarafından yürütülmüştür. Taşrada ise güvenlik hizmetleri, Sipahilerden oluşan zaptiyelerle ve Asakir-i Mansure alaylarıyla yürütülmüştür.

 

Polis terimi, kökeni Yunanca ve Latince olan bir kelimedir. Yunanca politika, Latince politika kelimelerinden türemiştir. Eski Yunanlılar kendi şehir devletlerine polis ismini vermişlerdir. Polis kelimesi ıstılah! olarak, kuruluşu bulunduğu yerde kamu düzen ve güvenliğini koruyan, yasaların adil ve eşit bir şekilde uygulanmasını sağlıyan teşkilat, kolluk, zabıta, şehirde güvenliği sağlamakla yükümlü kişiler anlamında kullanılmıştır. Polis kelimesinin yerine emniyet deyiminin kullanıldığı da olur. 

 

Polis görevi itibariyle; asayişi, amme, şahıs tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini koruyan, halkın ırz can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin Eden, yardım isteyenlere, yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet Eden, kanun ve nizamnamelerin kendisine verdiği vazifeleri yapan silahlı icra ve inzibat kuvvetidir. Genel olarak polis, bir ülkenin sükun, güvenlik ve düzenini sağlamak ve korumakla görevlidir. Bunu yerine getirirken önceden belirlenmiş müeyyidelere uymakla yükümlü ve hükümet tarafından alınan ve yerine getirilmesi istenen kararların icrasını sağlamakla görevlidir.

 

Zaptiye Müşirliği Dönemi 

(1846-1879)

Zaptiye Müşirliği, yalnız zabıta işleriyle uğraşmak üzere kurulmuş, yeni bir teşkilat niteliği taşımaktadır. 1846 yılında yayımlanan bir genelge ile polis hizmetlerinin Serasker tarafından yönetilmesinin askerlerin asıl görevlerini aksattığı belirtilerek, yalnızca polis hizmetlerini yürütmek üzere ve seraskerlikten bağımsız olarak, Zaptiye Müşirliği, Zaptiye Müşir Yardımcılığı ve emniyet hizmetleriyle ilgili kanunları hazırlamak için Zaptiye Meclisi kurulmuştur. Ancak kısa bir süre sonra da, Zaptiye Meclisi kaldırılmış ve yerine 'Divan-ı Zaptiye' ve 'Meclis-i Tahkik' kurulmuştur.

 

Böylece, hem İstanbul, hem de eyaletlerin emniyet işleri, Zaptiye Müşiriyetince yürütülmüş ve bu makam gerek teftiş memurlarıyla ikinci defa olarak 1867'de kurulmaya girişilen polis teşkilatının ve gerekse jandarma teşkilatının bağlı olduğu tek yer olmuştur. Bu 'Tevhid-i Zabıta' dönemi 1879 yılına Kadar devam etmiş ve Zaptiye Müşiriyeti kaldırılmış, yerine görevi sadece polis işlerini içeren, Zaptiye Nezareti kurulmuştur. Yani, polis ve jandarma bir daha birleşmemek ve tek elden yönetilmemek üzere ayrılmışlardır.

 

Zaptiye Nezareti Dönemi (1879-1909)

1876 yılındaki Tanzimat ve Islahat hareketleri çerçevesinde, Avrupa'daki örneklerine göre bir polis teşkilatı kurulmasına, I.Meşrutiyet'in ilanından sonra oluşan hükümet programında yer verilmiş ve 1879 yılında Zaptiye Nezareti kurulmuştur.

 

Bu dönem, bir taraftan 18 Zilhicce 1296 tarihinde oluşup, önce yalnız başkent istanbul'un emniyet işleriyle, daha sonra da 1311'den itibaren diğer illerde kurulmaya başlanan polis teşkilatını idareyle görevlendirilen Zaptiye Nezareti'nin oluşturulmasıyla, diğer taraftan kaldırılmış Zaptiye Müşiriyeti'nin emrindeki Asakir-i Zaptiye'nin, Zaptiye Nezaretine bağlanmayarak, Jandarma Dairesi kanalıyla doğrudan doğruya Seraskerliğe bağlanmasıyla başlar ve II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Zaptiye Nezareti'nin ortadan kaldırılıp yerini Emniyet Umum Müdürlüğü'ne bıraktığı Hicri 17 Recep 1327 (22 Temmuz 1909-Miladi) tarihine kadar devam eder. Hicri 1298 senesinde, İstanbul'da inzibat ve asayişi korumakla görevli Asakir-i Zaptiye teşkilatı kaldırılarak yerlerine polis teşkilatı kurulmuş ve bunlara zaptiye görevleri devredilmişti.

 

1- İSTANBUL POLİS TEŞKİLATI VE BÖLGELERİ

 

İmparatorluk başkenti, İstanbul, Üsküdar, Beyoğlu Polis Müdürlükleri ve Beşiktaş Polis Memurluğu adları ile dört polis dairesine ve her polis dairesi de merkezlere ayrılmıştır. Her polis dairesi, bir polis müdürü ile bir başkan ve üyeden oluşan bir polis meclisi ve her merkez bir serkomiser tarafından yönetilmekteydi. Zamanla, meclislerin üye sayısı ve serkomiserlikler çoğaltıldı. 1303 (1886) yılından sonra, İstanbul Polis Müdürlüğü dışındaki diğer müdürlüklerin 'mutasarrıflık' adını aldığı, polis müdürüne mutasarrıf denildiği görülmekte ve 1316 (1898) tarihinde de İstanbul'da sivil polis teşkilatı kurulmuş.

 

ATATÜRK'ÜN POLİSLERİ
 
'HERKESİN POLİSİ KENDİ VİCDANIDIR, FAKAT POLİS VİCDANI 
OLMAYANLARIN KARŞISINDADIR'
 
1311 senesinde 15 ilde polis teşkilatı kurulmuş ve her il polis dairesinin başına bir serkomiser getirilmiştir. Zaptiye Nezareti devrinin sonlarına doğru illerin çoğunluğunda polis müdürü veya serkomiserin yönetiminde polis teşkilatının kurulduğu görülmektedir.
 
 1845 yılında kurulan, 1907 yılına kadar hızla gelişen polis teşkilatının kanuni bir dayanağı yoktu. 1298 (1881) senesinden önce, 1261 ve 1284 senelerinde kurulması istenen polis müesseselerinin dayanacağı hükümleri içeren polis nizamnamelerinin peşinen yayımlanmasına rağmen; bu teşkilat meydana getirilmemiş, buna karşılık kanuni bir metine dayanmayan 1298 (1881) teşkilatı büyük bir başarıyla gelişmiş ve memleketimizin bugünkü kuvvetli polis teşkilatının temellerini atmıştır. 
 
ilk kez, 6 Aralık 1896 (l Recep 1314) tarihinde polisin görev ve yetkilerini gösteren 16 maddelik bir talimat yayımlanarak ilk hukuki metin niteliğini taşıyan belge ortaya çıkmıştır.
 1907 yılına kadar, yürürlükteki ilkelere ve işin gereklerine uygun olarak ve daha önce yayımlanan talimat hükümleri çerçevesinde görev yapan polis kuruluşlarının teşkilatını ve uyguladığı hükümleri tek bir metin halinde toplayan ilk polis nizamnamesi, 19 Nisan 1907 (5 Rebiülevvel 1325) tarihinde yayımlanmıştır.
 Polis kuruluşlarının ihtiyaçlarını her yönden mükemmel bir tarzda karşılamış olan bu nizamnamenin en belirgin özelliği, içerdiği hükümlerin uzun bir süre başarıyla uygulanmış ve herhangi yabancı bir devletin kanunundan körü körüne iktibas edilmiş bulunmamasındandır. Hatta 1913 yılında çıkarılan Polis Nizamnamesi dahil bu nizamnamenin bazı maddelerini yürürlükten kaldırmamış, bahse konu maddeler yeni çıkarılan nizamname ile birlikte uygulanır olmuştur.
 
 
HİZMET NEREDE BİZ ORADAYIZ
 
İmparatorluk başkenti, İstanbul, Üsküdar, Beyoğlu Polis Müdürlükleri ve Beşiktaş Polis Memurluğu adları ile dört polis dairesine ve her polis dairesi de merkezlere ayrılmıştır.
Her polis dairesi, bir polis müdürü ile bir başkan ve üyeden oluşan bir polis meclisi ve her merkez bir serkomiser tarafından yönetilmekteydi. Zamanla, meclislerin üye sayısı ve serkomiserlikler çoğaltıldı.
1303 (1886) yılından sonra, İstanbul Polis Müdürlüğü dışındaki diğer müdürlüklerin “mutasarrıflık” adını aldığı, polis müdürüne mutasarrıf denildiği görülmekte ve 1316 (1898) tarihinde de İstanbul'da sivil polis teşkilatı kurulmuş.
 
 
 
'HERKESİN POLİSİ KENDİ VİCDANIDIR, FAKAT POLİS VİCDANI OLMAYANLARIN KARŞISINDADIR'
 
Polis Üniversitesi anlayışıyla yeniden yapılandırılmıştır. Bünyesinde eğitim hizmeti veren Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Güvenlik Bilimleri Enstitüsü, 20 Polis Meslek Yüksek Okulu ve Fakülte ve Yüksek Okullar bölümü ile üniversite statüsüne kavuşturulmuştur.
Polis, kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat etmelidir. Polis, asker kadar disiplinli, hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır. (1934).
Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır. (1929).
Dün sizin hali tavrınızdaki mertli ve erkeklik, yürüyüşünüzdeki intizam ve ciddiyet size olan haklı itimadı kuvvetlendirdi ve herkesi memnun etti. Çünkü herkes biliyor ki ve bilmelidir ki, Polis ve Jandarma Kuvvetleri vatandaşlara huzur ve sükun temin eden Cumhuriyetin kanunlarına ve medeniyet düşmanlarına karşı kullandığı bir kalkandır.
Binaenaleyh Cumhuriyetin kanunlarına ve memleketin huzur ve asayişine karşı gelebilecek ve vatandaşların hürriyetine tecavüz edebilecek her şeririn kafası behemahal bu kalkana çarpmalı ve parçalanmalıdır.
 
 
REİSİCUMHUR GAZİ MUSTAFA KEMAL...
 
Polis Akademisi, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunun 18. Maddesi gereğince orta ve üst kademe yöneticilerini yetiştirmek üzere, Polis Enstitüsü adı altında bir yıllık meslek içi Yüksek Okul olarak 06 Kasım 1937 yılında kurulmuştur. Polis Enstitüsü'ndeki Eğitim Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Kararlarıyla 1940 yılında iki yıllık, 1962 yılında üç yıllık yüksek okullar içerisine alınmış olup 1980 yılından itibaren öğretim süresi 4 yıla çıkarılmıştır.
Anayasamızın 132. Maddesi ve Yükseköğretim Kanununun 2. Maddesi gereğince, ayrı bir kanuni yapıya kavuşturulmuş ve 06 Aralık 1984 tarihinde 3087 Sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu ile Polis Akademisi adını alıp 4 yıllık lisans düzeyinde eğitim-öğretim veren bir Yükseköğretim kurumu haline getirilmiştir. Emniyet Teşkilatı'nın ihtiyaç duyduğu diğer branşlardaki personel ihtiyacını karşılamak amacıyla, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu kapsamında 1989 yılında değişiklik yapılarak 1991 yılından itibaren Fakülte Yüksek Okullar (FYO) adı altında öğrenci alınmaya başlanmış ve bu hizmetlerin yürütülmesi için Polis Akademisi görevlendirilmiştir. Polis Akademisi; 25 Nisan 2001 tarih ve 4652 sayılı kanunla, Polis Üniversitesi anlayışıyla yeniden yapılandırılmıştır.
Bünyesinde eğitim hizmeti veren Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Güvenlik Bilimleri Enstitüsü, 20 Polis Meslek Yüksek Okulu ve Fakülte ve Yüksek Okullar bölümü ile üniversite statüsüne kavuşturulmuştur. 
2002 Yılında kuruluşu tamamlanan Güvenlik Bilimleri Enstitüsünde, 4 ana bilim dalında (Suç Araştırmaları - Güvenlik Stratejileri ve Yönetimi - Uluslararası Polislik Çalışmaları - Trafik Güvenliği ve Yönetimi Anabilim Dalı) yüksek lisans eğitimi verilmesi 18.03.2002 tarihli Yüksek Öğretim Kurulu Yürütme Kurulunca onanmışve Anabilim Dalları kurulmuştur.
 
POLİS MARŞI
 
Yurtta Sulh Cihanda Sulh, amacımız her işte
Türk Öğün, Çalış, Güven bekleyenin var işte
Hudutta Ordu bekler,
Dahilde biz bekleriz, Biz Kanunun,
Rejimin Timsali POLİSLERİZ.
* * *
Halkın hizmetindedir
bizim bütün varlığımız.
Doğrulukla incelik ayrılmaz şiarımız Hudutta
Ordu bekler, Dahilde biz bekleriz,
Biz Kanunun, Rejimin Timsali POLİSLERİZ.
 
POLİS ANDI
Cumhuriyet Kanunlarının, 
Türk Polisi Olarak bana verdiği 
vazifeleri sadakatle ifa ve 
Amirlerimin Emirlerine itaat 
edeceğime, Vatandaşlarıma daima yardımcı ve müşfik olacağıma ve vazife uğrunda canımı feda 
etmekten çekinmeyeceğime Namusum Üzerine Yemin Ederim.

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber