Ana Sayfa > MHP HABER

Görevini yapan kalır yapamayan gider
Flaş Haber
09 Temmuz 2019
Bu haber 416 kez okundu
Sayın Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğini söylüyor. . . Sayın Kılıçdaroğlu, cumhuriyet tarihinde bize tek tarafsız cumhurbaşkanı göstersin. . . Devlet demek hukuk demektir. . . Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. . . Bununla birlikte her devlet adamı hukuka uymakla mükelleftir. . . Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle sahnenin önünde tarafsız, arkasında siyasi ve ideolojik saiklerle hareket eden o dönem bitti. . .
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkay'nın görevden alınmasına ilişkin yapılan eleştirilere "Merkez Bankası Başkanı'nın görevden alınmasıyla başlayan tartışmaların kaos bekçilerinin ortaya çıktıkları görülmektedir. 
Bir bürokrattır. Hiçbir bürokrat imtiyazlı değildir. Görevini yapan kalır, yapamayan gider. 
Merkez Bankası Başkanı'nı siper yapıp, ekonomide felaket tellallığı yapanlar utanmazlığını kaybetmişlerdir" ifadeleri ile tepkisini dile getirdi.
İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:
Türk milleti zorlu bir coğrafyayı, üzerinde hesap yapılan bereketli toprakları vatan yaptı. 
Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı, bu bedeller de destanlaşan şehadetlerle ödendi.
Milli ruh asırları kavramış, cihanı kuşatmış, beşeriyeti kendisine hayran bırakmıştır. Türk milleti, üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğin yol haritasını çizmiştir.
Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren ülke olmanın hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz.
Bizim meselemiz arayışların hiç bitmeyişi. Sözde reformcu nazırlar arasında bitmeyen kavgalar, emperyalist ülkelerin komploları devlet ve millet hayatını rehin almıştır. 
Tarihten ibret aldığını söyleyenlere sormak isterim ki, hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?
İç bütünlük sağlanamayınca dış etkiler sonuç vermiş, Osmanlı İmparatorluğu sakin limana bir türlü yanaşamamıştır. Tanzimat, Islahat, Meşruiyet ve Cumhuriyet Türk milletinin var oluş mücadelesinin karar duraklarıdır. 
Bir devleti pansuman tedbirlerle hayatta tutmaya çalışmak boşa gayrettir. 
Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır. 
Tarihten çıkardığımız derslerle önümüze bakmazsak, geçmiştekinden daha ağır sonuçlar çıkacaktır. 
Başka başkentlerin büyüsüne kapılarak Türk tarihinin çekim alanından koparsak, derin uçurumların açıldığını görmemiz kaçınılmaz hale gelecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma. 9 Temmuz 2019

Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,
Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli Basın Mensupları,
Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi muhabbetle selamlıyor her birinize üstün muvaffakiyetler diliyorum.
An itibariyle bizleri izleyen, dinleyen, takip eden bütün vatandaşlarımıza saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
Dünden bugüne, devlet ve millet hayatında daha ileri, daha iyi, daha gelişmiş, daha güzel merhale ve menzile duyduğumuz özlem hiç azalmadı, hiç aksamadı, hiç de ara vermedi.
Özümüzü koruyarak, birlik ve dirliğimizi kollayarak yüksek hedeflere ulaşmayı istedik.
Hep bir adım önde olmayı gaye bildik.
Zamanın sorunlarıyla başa çıkabilmek, zalimlerin oyunlarıyla mücadele edebilmek için azmimizin ve ahlakımızın yörüngesinden sapma göstermedik.
Mesele milli bekamızın, milli varlığımızın güvenli, istikrarlı ve iradeli şekilde istikbale taşınmasıydı.
Bu itibarla arayışımız, çabamız, çalışmamız hiç bitmedi.
Türk milleti; zorlu bir coğrafyayı, üzerinde asırlarca hesap yapılan bereketli toprakları nice fedakârlık ve fazilet örnekleri sayesinde vatan yaptı.
Bir vatana sahip olmanın ağır bedelleri vardı, bu bedeller de destanlaşan şehadetlerle, devleşen kahramanlıklarla ödendi.
Türk milleti varlığına kefen biçen barbarlara, vandallara, haçlılara direne direne, her gün yeniden doğa doğa kurulan tuzakları bozdu, esaret senaryolarını yırtıp attı.
Milli yeminler çiğnenmedi, çiğnetilmedi.
Tarih içinde yönetim sistemleri değişti, yöneticiler değişti, çağlar değişti, yıllar yılları kovaladı devirler değişti; yeri geldi devletin adı farklılaşıp rejim değişikliği gerçekleşti; ancak Türk milleti varoluş kararlılığından, vakarıyla perçinlediği ilkelerinden, ülkülerinden ve ülkesinden asla taviz vermedi.
Caber’e giderken Fırat Nehri’nin koynunda ruhunu teslim eden Süleyman Şah’ın sancağı elden ele, gönülden gönüle taşınarak kıtalara uzandı.
Söğüt’te yakılan kutlu ateş tüm dünyaya ulaştı.
Filiz filiz büyüyen, fıtrat ve fikir gücüyle yükselişe geçen, müşfik ve müthiş bir yürekle sevdasını ve sedasını haykıran niyazlı bir millet tarihe sığmayıp taştı, haysiyetiyle asırların engellerini aştı.
Hangi dönem ve yüzyıl olursa olsun, kan aynı kandır. Kahramanlık aynıdır. Nitekim hedef de aynıdır, bu suretle milli ruh asırları kavramış, cihanı kuşatmış, beşeriyeti kendisine hayran bırakmıştır.
Türk milleti üzerinde yaşadığı aziz vatana tutunarak geleceğinin yol haritasını çizmiştir.
Bunu yaparken de karşılaştığı sorunlara teslim olmak yerine üstüne üstüne gitmeyi tercih etmiştir.
Kaldı ki bu tercihin içinde geri adım yoktu, alttan almak yoktu, gevşemek yoktu, yılgınlık yoktu, vazgeçmek yoktu.
Huşunet ve husumet karşısında hulus ve huzurun safında olduk.
İhanet ve işgalin karşısında inanç ve imanın yanında durduk.
Çözülmenin ve çöküşün karşısında birliğin, beraberliğin, bekanın hizasında toplanarak etten duvar çektik.
Fakat gene de pek çok badire ve belayla karşılaştık.
Zaman oldu, aklımıza gelmeyen ne varsa başımıza geldi.
Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun gerilemesi şöyle dursun, yıkımını durdurmak için çareler arandı, yollar açıldı, fermanlar hazırlandı, zincirleme reformlar yapıldı.
Ne var ki, 19.yüzyılda içine düştüğümüz anafor günbegün umutlarımızı çaldı, huzurumuzu kaçırdı, topraklarımızın kaybına neden oldu.
Lütfen dikkat buyurunuz, 3 Kasım 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı’ndan bugüne kadar geçen 180 yılda devlet ve millet hayatını istikrara kavuşturmanın, güvenceye almanın, düzlüğe çıkarmanın amansız gayreti içindeyiz.
Dışarıdan gelip yenemeyenlerin içeriden çözme denemelerine karşı hala direniyor, hala karşı geliyor, hala karşı çıkıyoruz.
Hükümran mazimize hasretiz, bunun düşünü kuruyoruz.
Hükmedilen değil hükmeden, istikamet verilen değil istikamet veren, önü alınan değil ön alan, ağza bakan değil ağzına bakılan bir ülke olmanın hayal ve hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz.
Merhum Hocamız Erol Güngör’ün ifade ettiği gibi, geçmişin olaylarını manalı bir bütün halinde yorumladığımız anda meselelere tarih şuuruyla bakmamız mümkün hale gelecek, nereden gelip nereye gittiğimiz hakkında bir fikir sahibi olunacaktır.
Önemle ifade etmek isterim ki, tarih şuuru varsa, dün-bugün arasındaki rabıta kopmayacak, gelecek vizyonu canlı bir resim gibi önümüzde duracaktır.
19.yüzyıl batmak üzere olan devasa bir geminin zaman zaman hatalı ve yanlış rotalara sapmış olsa da yüzdürülmesine ve yüzeyde tutulmasına sahne olmuştur.
Mahvımız demek olan malum akıbetin ertelenmesi, hatta ortadan kaldırılması için çok uğraşılmıştır.
Ancak niyetler halis olsa da, seçilmiş yöntemlerin, belirlenmiş sistemlerin milli gerçeklerle uyumsuzluğu, yabancıların tazyik ve telkiniyle reçete hazırlığı ve tedavi temini beklenmeyen pek çok menfi neticeye açık kapı bırakmıştır.
Kapı bir defa açılmaya görsün, sosyal bünyeyi zehirleyen, siyasal bütünlüğü zayıflatan ne varsa içeri dolmuş, her yeri kaplamıştır.
Tanzimat reformlarının yetersiz kaldığını iddia eden sömürgeci güçlerin kesif baskı ve kategorik dayatmalarının mahsulü olarak bu defa da 163 yıl evvel bir Şubat ayının 25’inde Islahat Fermanı ilan edilmiştir.
Bu da tutmayınca, 143 yıl önce Anayasa yapılmış, Meşrutiyet kümesinde kısa ömürlü de olsa parlamento açılmıştır. 
1821’den 1897’e kadar Şark Meselesi üzerine sadece Fransızca yazılmış 2 bin 142 eser ortada duruyorken, çözüm ve çarenin ruh kökümüzün haricinde aranması çok ciddi sorun ve sıkıntıların doğmasına yol açmıştır.
Akif Paşa’dan Pertev Paşa’ya, Mustafa Reşit Paşa’dan Ali Paşa’ya, Fuat Paşa’dan Ziya Paşa’ya, aralarındaki gerilimin hiç bitmediği Mithat Paşa’dan Abdullah Cevdet Paşa’ya kadar pek çok devlet ve siyaset adamı Osmanlı İmparatorluğu’na kendi fikir örgüsü ve düşünce kalıbı çerçevesinde bir güzergâh çizmeye çalışmışlardır.
Ne kadar başarılı veya başarısız oldukları, maksat ve mizaçlarının neye hizmet edip nereye kadar işe yaradığı elbette tarihin konusudur.
Ancak bizim meselemiz arayışların hiç bitmeyişidir.
Aslında Nizam-ı Ceditle başlayan süreç pek çok kırılma, hezimet, isyan, savaş ve çözülmeyle birlikte adeta tarihin derin kovuklarına gömülmüş gitmiştir.
Sözde reformcu nazırlar arasında biteviye süren kavga ve anlaşmazlıklar, yabancı ülke sefirlerinin bitmek bilmeyen müdahaleleri, emperyalist ülkelerin bilenmiş komploları Tanzimat’tan Meşrutiyet’e kadar devlet ve millet hayatını rehin almıştır.
Bu tablonun bir benzerine içinde bulunduğumuz zaman diliminde de şahit olmuyor muyuz?
Tarihten ibret aldığını söyleyenlere sormak isterim ki, hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?
Devleti yeni temeller üstünde canlandırma çabaları makus talihin kayalıklarına tehlikeli ölçüde çarpmış, reformlar tarihin tozlu raflarına kaldırılmak durumunda kalmıştır.
Miadı dolan devlet ve siyaset adamları gözden düşmek şöyle dursun, kah sürgünlere, kah zindanlara, kah idamlara maruz kalmışlardır.
Darbeler, mali iflaslar, israflar, bozgunlar, savaşlar, taht mücadeleleri, darboğazlar, sömürgecilerin oyunları, çağın akıntısına karşı kürek çekmeler zincirleme felaketleri tetiklemiş, feci derecede kamçılamıştır.
İç bütünlük sağlanamayınca, dış etkiler sonuç vermiş, Osmanlı İmparatorluğu fırtınaların kol gezdiği karanlık dehlizden sakin ve durulmuş limana bir türlü yanaşamamıştır.
Yeni bir yönetim ve hukuk sistemi vaaz eden Tanzimat, bunun devamı olan Islahat, bundan mülhem Meşrutiyet, hepsinin başarısız olmasıyla tarihin ve talihin parlak bir vetiresi halinde yükselen Cumhuriyet Türk milletinin var oluş mücadelesinin karar ve kader duraklarıdır.
İktisadi ve içtimai temelleri çürüyen, iradesi ve ifade kudreti çölleşen bir devleti pansuman tedbirlerle hayatta tutmaya çalışmak boşuna bir gayrettir.
Dünya siyasi tarihinde buna dair çok sayıda misal verilebilecektir.
İnanıyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır.
Tarihten çıkardığımız derslerle önümüze bakmaksak geçmişten daha ağır olaylara mahkumiyetimiz mutlak ve mukadder olacaktır.
Siyaseti kavga ve çıkar çatışmalarının merkez üssü haline getirmenin, milli birliği tahrip edip bekayı yok saymanın vahameti hepimize ağır ve acıklı fatura çıkaracaktır.
Başkalarına özenerek, başka başkentlerin büyüsüne kapılarak, Türklüğün ve Türk vatanın jeopolitiğini ihmal edersek, dahası Türk tarihinin çekim alanından koparsak, bilinsin ki, derin uçurumların önümüze açıldığını görmemiz kaçınılmaz hale gelecektir.
Her yüzyılın dimağı ve dinamikleri farklıdır.
Buna karşı hazırlıklı ve uyanık olmak şarttır.
Türk milletinin birinci ve öncelikli hedefi ne pahasına olursa olsun bekasını korumak olmalıdır.
Bunu yaparken siyasi ve ekonomik bağımlılığa yol açan kalıntı ve tortuları temizlemek, milli birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirip güçlendirmek esas olmalıdır.
15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünün habis sonuçlarıyla hala meşgulüz.
Ederi bir dolar olan şerefsizlerin devlet ve toplum hayatında açtıkları dipsiz kuyuları kapatmanın mücadelesindeyiz.
Kuşkusuz FETÖ işgal girişiminin yıkıntılarını kaldırmakla da sonuna mesulüz.
Düşünebiliyor musunuz, İzmir’in Yunan işgalinden 97 yıl, İstanbul’un işgalinden 96 yıl sonra Türk vatanı az kalsın tam bir kabus ve karanlığa mahkum olacak, yeniden işgal kapanına sıkışacaktı.
15 Temmuz’da yaşananlar tarihimizin çağrısını tekrar hatırlatmış, hepimize ihmal edilemez görev ve sorumluluklar yüklemiştir.
Demek ki, Türk vatanını işgal emelleri hala bitmemiştir.
Demek ki, küresel odakların mütecaviz akınları hala kesilmemiş, daha doğru bir ifadeyle kesilmeyecektir.
Bu nedenle hükümet sisteminin değişmesi, milli birlik ve beraberliğin tahkimi gerekiyordu.
Siyasetteki itiş-kakış son bulmalıydı.
Kutuplaşma en aza çekilmeliydi.
Cephe siyaseti değil toparlayıcı, kucaklayıcı ve kaynaştırıcı bir siyaset anlayışının kök salması temin edilmeliydi.
Tanzimat’tan bu tarafa süren arayışlar muhkem ve muhterem bir iradeyi mahfuz tutarak devrilmeden evrilmeyi başarabilmeliydi.
Parlamenter sistemden kaynaklanıp siyaset ve devlet hayatımızı doğrudan kuşatan kriz ve kaosların milli mutabakatla bitirilmesi, değilse bile hatırı sayılır ölçüde azaltılması en acil gündemdi.
Türkiye siyasi, ekonomik, diplomatik ve güvenlik sorunlarıyla boğuşurken, hızlı, verimli ve zamanlama hatasına düşmeyen bir yönetim ve idare sistemine kavuşturulmalıydı.
TBMM güçlendirilmeli, yasama-yargı ve yürütme arasındaki yetki kargaşasına, görev karmaşasına, sınır ihlallerine nokta koyulmalıydı.
Efradına cami, ağyarına mani bir hükümet sistemi inşa etmeliydik.
Çıkmaz sokaktan kurtulmak için gereği yapılmalıydı.
Tarihimizin sesine kulak verdik, coğrafyamızın politik müktesebatını titizlikle değerlendirdik, ecdadımızın hedeflerini rehber ettik.
Siyaseti köhneleştiren tıkanıklıklar, artan beka sorunları, ülkemizin küresel ve bölgesel düzeyde muhatap kaldığı tehditler, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşanan mücadele süreci sonucunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hayata geçirilmiştir.
16 Nisan 2017 Halkoylamasında aziz milletimiz yüzde 51,41 oy oranıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne evet demiş, bu yeni sistemi kabul ve tasdik etmiştir.
Böylelikle ülkemiz fiilen yeni bir sürece girmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin müellifi Cumhur İttifakı, mimarı ise elbette Türk milletidir.
Türkiye’nin çok nazik ve hassasiyet yüklü döneminde ortaya çıkan Cumhur İttifakı yalnızca seçim ittifakı değildir.
Bu şekilde tasavvur ve tahayyül de edilmemiştir.
Türkiye’ye karşı iç ve dış kaynaklı düşmanca muamele ve müdahaleler karşısında milli ve ahlaki bir duruş, duyuş ve tarihi direniş ruhudur.
Cumhur İttifakı’nın üzerinde yükseldiği zemin 7 Ağustos Yenikapı dirilişidir.
Bu diriliş ki, kaynağını ve kararını 15 Temmuz’da bulmuş, Türk milletinin muteber azim ve iradesiyle tezahür etmiştir.
Günlük siyasi hesaplar kenara itilmiştir.
Ortak akıl devreye girmiş, ezcümle tarihi kudret ayağa kalkmış, yeni bir hükümet sistemini hem mecburi kılmış, hem de yolunu açmıştır.
Milli kararlılık ve işbirliği sayesinde Türkiye’nin bölgesinde bileği bükülmez bir güç ve lider ülke haline gelmesi konusunda Cumhur İttifakı 2023 hedeflerine kilitlenmiştir.
Hedefimiz İla-yı Kelimetullah’tır, hedefimiz Kızılelma’dır.
Hatırlarsanız, Afrin operasyonu öncesi tankın üzerine çıkan bir kahraman askerimize istikamet neresi diye sorulduğunda verdiği cevabın milli vicdanda muhteşem bir yankısı olmuştu.
Alnı öpülesi bu evladımız demişti ki, “İstikamet Kızılelma”.
Ailene bir mesajın var mı diye sorulduğunda da yine kahramanca ve yüreklerimizi titreterek şöyle seslenmişti:
“Beklemesinler, bu vatanı kimse bölemez.”
Plevne’de sivrilen duruş bu duruştur.
Edirne’yi müdafaa eden ruh bu ruhtur.
Şıpka’daki cesaret bu cesarettir.
Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Büyük Taarruz’da ihanete, işgale, küfre, batıla, mülhide, müfside cüretkarlığının, soysuzluğunun ve şımarıklığının bedelini ödeten şuur bu şuurdur, bu asalettir.
İşte bu asalet ve şuur halinin siyasi ve ahlaki birliktelikle bezenmiş, billurlaşmış özeti Cumhur İttifakı’dır.

Muhterem Arkadaşlarım,
16 Nisan Halkoylamasının bir nevi güven testi ve en önemli dönemeci olan 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerine Cumhur İttifakı mührünü vurmuş, milli gönüllerde takdir ve teveccüh görmüştür.
Sayın Erdoğan yüzde 52,95 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçilirken, Cumhur İttifakı da yüzde 53,66’lık oy gücüyle TBMM’de sayısal ve siyasal çoğunluğu elde etmiştir.
Tam bir yıl önce, yani 9 Temmuz 2018’de, Sayın Cumhurbaşkanı TBMM’de yemin ederek görevine başlamış, ardından kısa süre içinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Birinci Bakanlar Kurulu’nu açıklamıştır.
Parlamenter sistemde hükümet kurulma sürecinde yaşanan uzun süreli gerginlik ve çalkantıların hiçbiri vasat bulmamıştır.
Hükümet süratle teşkil etmiş, ülke gündemine, temel meselelere odaklanmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 9 Temmuz 2018’den itibaren resmen yönetim hayatımıza girmiştir.
Tanzimat’tan bugüne kadar geçen 180 yıllık sürede edindiğimiz birikim ve tecrübelerin kılavuzluğuyla, tarihimize ve kültürümüze en uygun hükümet modeline intikal sağlanmış, Türkiye Cumhuriyeti de üçüncü evresine eklemlenmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 2023’ün emniyetli ana kulvarıdır.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli misyon ve vizyonumuzla 2053 ve 2071 hedeflerinin temellerini kazacak, alt yapısını oluşturacak, siyasi uzlaşmayı kurumsallaştıracaktır.
Geride kalan bir yıllık sürede Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tutmuş, uyum ve uygulama süreci kazasız belasız mesafe almıştır.
Kimisi vardır, karanlığa sövüp sayar, kimisi vardır karanlıktan sızlanıp şikayet etse de nemalanmanın peşindedir.
Biz karanlığı gördük, bunu dert ettik, sonra da bir mum yakıp etrafı aydınlattık.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin terennümü, tecellisi ve teminatıdır.
Türk milleti aradığı sistemi tarihimizin kuytularda kalan cevherinde bulup çıkarmasını bilmiştir.
Yeni sisteme alışma devresi de son derece uyumlu geçmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde hükümet krizleri yoktur.
Koalisyon çatlakları, güvenoyu virajları, yürütmenin yasama üzerinde ördüğü vesayet ağları görülemeyecek, bulunamayacaktır.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin önünü açmıştır.
Milli güvenliğimizle ilgili atik ve çevik kararların alınmasını kolaylaştırmış, devlette çift başlılığa neşter vurmuştur.
Güçlü devlet, güçlü millet, güçlü Meclis, güçlü yargı, güçlü Türkiye bir güneş gibi doğmuştur.
Yeni hükümet sistemiyle birlikte kalıcı siyasi istikrarın kilidi açılmış, hızlı ve etkin icraat sistematik olarak serpilip yerleşmiş, güvenli ve huzurlu Türkiye’nin ufku görülmüş, birlik ve uzlaşmanın alanı genişlemiştir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün kurum ve kurallarıyla oturması, emekleme döneminden çok kısa zaman içinden çıkarak olgunlaşma aşamasına geçmesi, ilaveten ülkemizin demokratik, sistemik ve hukuki zırhı olması ana hedefimizdir.
Bu hedef için seferber edilecek anayasal, yasal ve idari imkanların saptanıp en verimli şekilde kullanılması, yeni sistemin karşısında duran çevrelerin olabildiğince yalnızlaştırılması beka düzeyinde önemlidir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kökleşmesi, itibar ve inandırıcılığının genişlemesi maksadıyla belirlenecek milli stratejilere, siyasi ve hukuki eylem planlarına çok büyük ihtiyaç vardır ve ortadadır.
CHP’nin ucuz siyasi kafasına göre, Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıymış.
Yani partisiyle bağı kesilmeliymiş.
Sayın Kılıçdaroğlu, eğer biliyor ve inanıyorsa, Cumhuriyet tarihinde bize tek bir tarafsız Cumhurbaşkanı göstersin?
Yüreği varsa, bilgi ve görgüsü yetiyorsa tek bir numune isimden bahsetsin?
Devlet demek hukuk demektir.
Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır.
Bununla birlikte taşıdığı ve işgal ettiği makam ve mevki ne olursa olsun her devlet ve siyaset adamı hukuka uymakla mükelleftir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle devlet hayatında fiili-hukuki uyumsuzluk ve uygunsuzluk devri sona ermiştir.
Sahnenin önünde tarafsız, arkasında siyasi ve ideolojik saiklerle hareket eden Cumhurbaşkanları dönemi kapanmıştır.
Kim olursa olsun, mühim olan Cumhurbaşkanlığı sıfatını taşıyan değerli şahsiyetin, görevinin yeter ve gerek şartlarını objektif esaslara muvafık, hukuki ve ahlaki kurallara riayet ederek icra etmesidir.
Bugünkü hayat ve siyaset verileri ışığında diyebiliriz ki, mutlak bir tarafsızlık akıl ve mantık ölçüleriyle çelişecek, eşyanın tabiatıyla ters düşecektir.
Hz. Mevlana’nın “Ya göründüğü gibi ol, ya da olduğun gibi görün” tavsiye ve tembiği devlet hayatında 16 Nisan Halkoylamasıyla hukukileşmiş, 9 Temmuz 2018’den itibaren de resmileşmiş ve tescillenmiştir.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun kıvranması, huzursuz olması, keyfinin kaçması, kriz ayinine çıkması amaçsız ve çarpık siyaset hastalığıdır.
Millet zillete rağmen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni sevmiş, benimsemiş, geleceğini bu yeni sistemde görmüştür.
Bor’un pazarı çoktan bitmiş, Niğde yolu görünmüştür.
CHP Genel Başkanı, devşirilmiş ve döne döne çula çaputa dönmüş siyasi iplikçilerle eski sistemin özlemini duyarken, tenakuzlara batmaktan da kendisini kurtaramamaktadır.
Aklıyla dili arasına kara kediler girdiğinden pot kırmanın yanında zor durumlara bodoslama düşmektedir.
CHP Genel Başkanı’nın, 5 Temmuz 2019 tarihinde İstanbul’a yaptığı bir ziyaret esnasında, gönlüne inen perdenin düşünme melekelerini de etkilediğine dinleyen herkes bizzat şahit olmuştur.
Sayın Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının siyasi çap ve çeperini genişletip “hıyarım var” diyen kim varsa tuz alıp koşmasından anlaşılan biraz ürkmüş, “ne oluyoruz, nereye düştük” sorusunu zannederim kendisine sormaya başlamıştır.
İstanbul’da sorulan bir soruyu şu ilginç ve her tarafa çekiştirilecek cevabı veren aynısıyla CHP Genel Başkanıdır.
Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki: “Eski sisteme dönülmesiyle ilgili bir talebimiz olmadı. Eski sistemden zaten biz de şikâyetçiydik.” 
Madem rahatsızdın, bu kadar beyhude çırpınışa ne gerek vardı?
Gül gibi geçinip gidiyordun, Merhum Neşet Ertaş’ın dediği gibi, “Nemize yetmiyor el kadar hasır” der dururdun.
CHP Genel Başkanı şafak vakti başka, karanlık basınca başka konuşmaktadır.
Yalan derseniz, çizmeyi aşmıştır.
Sayın Kılıçdaroğlu için bazen hüzünleniyorum, su alan teknesinin içinde ayağına geçirdiği dalış paletiyle yüzme hazırlığı yapmasını doğrusunu isterseniz hayretle takip ediyorum.
HDP’nin Meclis’e ittiği, CHP’nin çekiştire çekiştire koltuklarına oturttuğu ipçilerin aklına bakıyorsa, elde olta su dolu bardakta balık avına çıkması bile neredeyse an meselesidir.
İki ileri bir geri gide gide, ya uçtuğuna inanarak bir uçurumdan kendisini boşluğa bırakacak, ya da dolandığı iple Kandil’e tırmanıp bir mağara deliğinde başını yiyecektir.
Demedi demesin, beni dinlesin, gidişat hayra alamet değildir.
Sayın Kılıçdaroğlu için çember daralıyor, suyu ısınıyor, kader ağlarını dört bir koldan örüyor.
Eski sistemden şikâyetçi olduğunu ileri süren CHP Genel Başkanı, burada dursa iyi, bununla yetinse tamam, fakat bir kere yama dikiş tutmayınca dil döndükçe dönüyor, kendisini yalancı çıkarıyor.
Konuşmasının başka bir yerinde de diyor ki, “Güçlü, liyakatli bir devlet yapısıyla parlamenter sistem isteriz.”
“Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı, ben annemi çok özledim, bugün 23 Nisan.” CHP Genel Başkanı’nın hal-i pür melali aynen budur.
Genel Başkanı’ndan rol kapmak için durum ve fırsat gözleyen İstanbul’un yeni Belediye Başkanı da, boş zamanlarında makamına uğrarken, geri kalan zamanlarında üstüne vazife olmayan her şeyle uğraşmaktadır.
İstanbul’u halletmiş olacak ki, Diyarbakır’a gitmek istediğini söyleyerek, “Bu toplumu barıştırmamız lazım” sözleriyle dikkatleri üzerine çekmiştir.
Hatta dilinin altındaki baklayı çıkarmış ve şöyle konuşmuştur:
“Yarınlarda siyasette bir başka alanda başarı elde edebilir miyim sorusunun kriteri İstanbul’daki başarımdır.”
Maksat hizmet değil, gizli ve adrese teslim hesaptır.
Terörist Demirtaş hasreti ise bu şahısta günden güne kabarmaktadır.
Herkes iyi bilmelidir ki, bu toplumda, bu millette, bu ülkede küslük, dargınlık, kırgınlık olmadığı için barış ve barıştırma söylemleri tehlikelidir, fitneyi selamlamaktır.
Aynı zamanda şeytani bir üsluptur.
Türk milleti asırlar boyunca var olagelmiş köklü bir kardeşliğin, kaderde, sevinçte, anıda, acıda bir ve beraber olmayı başarmış kuvvetli bir iradenin beşeri kıvanç ve onurudur.
Bu kıvanç özenle korunacak, bu onur övgüyle yaşayacak ve yaşatılacaktır.
Yeni sistem olmuştur.
Yeni sistemin siyaset ve stratejisi el birliğiyle, güç birliğiyle Türk milletinin tamamını kucaklayacaktır.
CHP’nin takoz koyma hevesleri ters tepecektir.
Bilhassa vurgulamalıyım ki,
15 Temmuz bir milattı, bir kavşaktı.
Biz Tanzimat döneminin hatalarına düşemezdik.
Kaht-ı rical, yani devlet adamlığı eksikliği var diyerek boş bahanelere sığınamazdık.
Tehditlere sırtımızı dönemezdik.
Milli bekamıza pusu kuran alçaklarla gerekirse göz göze, gerekirse göğüs göğüse mücadele etmekten de korkamazdık, nitekim korkmadık, kaçmadık.
Aynı yollardan geçerek farklı bir sonuca ulaşılacağını düşünemeyiz.
Kendi içimizde bir olmazsak, iri olmazsak, diri kalmazsak bölünüp parçalanmamız katidir, kesindir.
Leyleğin ömrü laklakla geçer, tıpkı zillete düşenler gibi. Bunu biliyoruz.
CHP-HDP-İP siyasi üçüzünün, birbirinin çıkar cüzü olan zillet sacayağının günleri iftira ve izansızlıkla pekişir, bunu da görüyoruz.
Gafillerin evleri çökmüş, çatılarını gizlemeye çalışıyorlar.
Alan almış, satan satmış, kimin kimi Meclis’i soktuğu alenileşmiştir.
Artık söz bitmiş, ilişki, irtibat ve ittifaklar açığa çıkmıştır.
 Birbirlerini tam bulmuşlar, dibi yanık tencere yuvarlana yuvarlana küflü kapağıyla buluşmuştur.
Birbirlerine kefil olmuşlar, nasılsa işleri yok şahit olurlar, paraları bol kefil olurlar, CHP-İP-HDP’ye söylüyorum, bozacıdan kefil istemişler, şıracıyı göstermiş.
HDP/PKK dersem siz İP’i anlayın, CHP dersem hemen Kandil’i aklınıza getirin.
Pensilvanya dersem hepsini birden gözünüzün önüne getirin, hatırınızda tutun.
Doğru duvarın eğri gölgesi olmazmış, ama bunların doğru tek yanları yoktur.
Ne yapsalar boştur, Türkiye’yi heba ettirmeyeceğiz.
Türk vatanını hüsrana uğratmayacağız.
Hodri meydan, bu vatan bölünmeyecek, bu devlet budanmayacak, bu bayrak buruşmayacak, bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, nitekim ezanı susturmaya hiçbir bozguncunun gücü yetmeyecek.
Türkiye Cumhuriyeti’nin her karışında şehidimizin şühedamızın aziz hatırası vardır.
Şunu da biliriz ki, kahramanlık ruhun bedene karşı müstesna bir zaferidir.
Ruhu olmayanların, vicdanı olmayanların, mensubiyeti olmayanların uydur kaydır kahramanlık hikâyeleri kurnaz tilkinin aç tavuğa darı ambarı daveti yapması kadar akıl tutulması, hezeyan turudur.
Türk milleti kahramandır.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bu kahramanlığın ilelebet bayrak gibi dalgalanması hususunda Hakka, hakikate, halka, tarihe, şühedaya karşı son ferdine kadar sorumludur.
Sözlerimin bu kısmında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birinci yılını heyecanla kutluyor, daha nice yıllar ve asırlarda var olmasını diliyor, milletime ve devletime ebedi saadet ve selametler temenni ediyorum.

Değerli Milletvekilleri,
Türkiye sistem tartışmalarını uzlaşmayla bağlamış, seçim süreçlerini huzurla tamamlamış, esas gündem başlıklarını sırasıyla çözmek için harekete geçmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi bu süreçte Cumhur İttifakı’nın varlığını müdafaa ve hükümeti desteklemek için milli ve demokrasi mücadelesini inanmışlıkla sürdürecektir.
Geçtiğimiz hafta 12 yıllık bir dava nihayete ermiştir.
İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesi 235 sanıklı Ümraniye Davası’nda tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermiştir.
12 Haziran 2007 tarihinde, Ümraniye’de bir gecekonduda bulunduğu iddia edilen 27 el bombasıyla soruşturmalar başlatılmış, FETÖ’cülerin sahte delillerle suç imal etmeleri ve organize hukuk katliamlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri maalesef hedef alınmıştı.
Darbe hazırlığı yapan, darbeye niyetlenen, demokrasiye kast etmek için el ovuşturan kim varsa haklarında her türlü cezai takibatın yapılması elbette mecburidir.
O tarihlerde sürekli ifademiz bu olmuştur.

Ancak Ümraniye davasının ilerleyen safhalarında görülmüştür ki, Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde alçak ve hain bir kurgu yapılmıştır.
Ümidim ve beklentim, gerçek darbe plancılarıyla masumların hiçbir şart altında yan yana getirilmemesi, bir ve aynı görülmemesidir.
Kozmik odaya girmek için uydurulmuş sözde suikast iddialarından tutun da Balyoz Davasına kadar pek çok hukuki süreç yıllar yılı devam etmiş, ülkemiz özel yetkili mahkemelerin tasallutu altına sokulmuştur.
FETÖ’cülerin yargı ve hukuk alanındaki ihanetleri hazin mağduriyetlere ve haksız mahkûmiyetlere neden olmuştur.
Türkiye’yi içten içe çürütmek için harekete geçen FETÖ’cü alçaklar şerefli Türk askerine kara çalmak, terörist yandaşlarına yer açmak için adeta saldırıya geçmişlerdir.
Bu dönem geride kalmıştır.
Duyarlı ve hassas olmamız gereken başlıca konu şudur: Hiçbir kurum ve kuruluş milli iradenin önünde ve üstünde değildir.
Devlet çarkı içindeki her kurum millete hukuk ölçüleri içinde ve verilmiş görevler çerçevesinde hizmet etmekle yükümlüdür.
Bilhassa Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasıyla başlayan tartışmaların tehlikeli bir seviyeye ulaştığı, krizseverlerin, kaos bekçilerinin gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında, siyaset alanında ortaya çıktıkları görülmektedir.
Merkez Bankası Başkanı hükümet tarafından ataması yapılan bir bürokrattır.
Hiçbir bürokrat imtiyazlı değildir.
Görevini layıkıyla yapan kalır, yapamayan gider, devletteki işleyiş budur, böyle de olmalıdır.
Görevden alınan Merkez Bankası Başkanı’nı siper yapıp ekonomide felaket senaryosu yazanlar en hafif tabirle utanmasını kaybetmiş densizlerdir.
Bir dönem Kemal Derviş’in emir eri gibi çalışan CHP’li malum ismin, Merkez Bankası’ndaki görev değişiminin bedeli ağır olacak demesi kendisi ve bürokratik mazisi gibi kara mizahtır.
Merkez Bankası’nın bağımsızlığı başka bir şey, Başkanı’nın kurumsal hedeflere ulaşamadığından olayı hükümet tasarrufuyla görevden alınması başka bir şeydir.
Merkez Bankası Başkanı ayrıcalıklı değildir.
Fiyat istikrarı konusunda sorunlar varsa, enflasyonla mücadele tekliyorsa Banka kendisini gözden geçirmek, politika enstrümanlarını ve ekonomik müdahale araçlarını sorgulamak durumundadır.
CHP’nin ganimet avına çıkması art niyetliliktir.
CHP’li sözcüler dedikodu yapmak yerine şu sıralar moda haline gelen, cevabı da oldukça zor olan "Yeni doğmuş, sütle beslenen sığır yavrusuna ne ad verilir?" sorusunun cevabını aramaya koyulmalıdırlar.
Şıklar arasında bulunan “oğlak, sıpa, kuzu, buzağı” seçeneklerinden birisini tercih edebilecekler, arzu ediyorlarsa telefon jokeri veya çift cevap haklarını da kullanabileceklerdir.
Bize göre daha yararlı bir iş yapmış olacaklar, böylece zamanları da boşa geçmemiş sayılacaktır.
CHP inkar etse de, Türkiye ekonomisi bugün çok cepheli bir kuşatma ve saldırı altındadır.
Ekonomik tetikçiler, sermaye çeteleri, ulus ötesi şirket ve bankalar ekonomik operasyonun içindedir.
Türkiye’de ise CHP’nin ve diğer zillet partilerinin bu operasyona mihmandarlık yapmaları adamlık değildir, millilik değildir, doğru değildir, siyaset hiç değildir.
Biz tarafız, Türkiye’nin tarafındayız.
Onların hepsi gelsin, Allah’ın izniyle alayına yeteriz, hepsinin hakkından ve üstesinden kesinlikle geliriz.

Muhterem Arkadaşlarım,
Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi geçtiğimiz hafta skandal bir görüşmeye sahne olmuştur.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin özel danışmanı olan bir zatın YPG/PKK’lı bir teröristle masaya oturması, sözde bir eylem planına bu teröristle imza atması tarifi olmayan bir alçalmadır.
Türkiye söz konusu gelişme üzerine Birleşmiş Milletler makamları nezdinde derhal gerekli girişimlerde bulunmuştur.
Birleşmiş Milletler’in bir terör örgütünü resmi muhatap kabul etmesi terörizmle mücadeleyi köstekleyecek, küresel adaleti ve insanlık vicdanını sukutu hayale uğratacaktır.
Bir diğer skandal da PKK’lı bir teröristin Washington Post’ta karanlık makalesinin yayınlanmasıdır.
Türk milleti kanlı ve kirli emel sahiplerinin ne yapmaya çalıştığını, hangi şer ve sinsi hazırlıklar içinde olduğunu gayet iyi bilmektedir.
Hiçbir oyun Türkiye’yi tarihsel hak ve tezlerinden caydıramayacaktır.
Hiçbir tezgâh ve tuzak Türk milletine boyun eğdiremeyecektir.
İşte görüyorsunuz, son günlerde devamlı ülkemizi tehdit eden topal ördek Çipras sandıkta layığını bulmuş ve pılısını pırtısını toplayarak iktidardan göçüp gitmiştir.
Unutulmasın ki, öfke akıldan büyük olursa varılacak yer pişmanlıktır.
Yunanistan’da seçimi kazanan parti ve liderinin Türkiye’yle ilişkilerinin nasıl olacağını, Doğu Akdeniz ve Ege’deki gerilimlerin hangi boyutlara ulaşacağını zaman içinde net olarak görmek mümkün hale gelecektir.
Biz sabırlıyız, ama ayağımıza basanın da dalını kırarız.
Sinir uçlarımıza dokunan olursa alınlarını karışlarız, sınırlarımızı zorlayan çıkarsa Osmanlı şamarını indiririz.
Biz Türkiye’yiz, biz onuruna düşkün, bağımsızlığına vurgun büyük Türk milletiyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken değerli milletvekillerimizi, muhterem misafirleri bir kez daha muhabbetle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum.
Sağ olun,  var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
Devlet Bahçeli’den teşkilatlara 9 maddelik genelge02 Haziran 2020
Erken seçim söylemi kirli bir tertiptir01 Haziran 2020
Zulüm 1453’de başladı diyenler ve pusu kuranlar kötürüm olacaklardır29 Mayıs 2020
MHP'nin duruşu milli, misyonu küresel boyutludur!28 Mayıs 2020
Devlet Bahçeli ve MHP, birlik ve bütünlük demektir.28 Mayıs 2020
Ülkücü şehitler Türk milletinin iftihar ve irade cevherleridir26 Mayıs 2020
Milletin dertlerine “deva” olmak için çıktıkları yol, yol değildir26 Mayıs 2020
Bahçeli'den Siyasi Partiler Kanunu açıklaması: Tam destek vereceğiz24 Mayıs 2020
HER TÜRLÜ KUMPASI YIKACAĞIZ23 Mayıs 2020
İrade varsa istikbal vardır, iman varsa imkan olacaktır22 Mayıs 2020
Bahçeli muhalefetin yeni Ali Cengiz oyununu deşifre etti19 Mayıs 2020
Siyasi etik kanunu çıkarılsın19 Mayıs 2020
Bayram öncesi esnafa müjde verilsin18 Mayıs 2020
İlk adımla ilk kurşunun emaneti milli vicdanlarda hala diridir18 Mayıs 2020
"Hain Gülen’i meşrulaştırma arayışı zalimce bir oyundur"15 Mayıs 2020
Toprak vatan, dil varlıktır! İkisi de Türk milletinin onur vahasıdır14 Mayıs 2020
vekil seçmeni aradı, inandıramadı14 Mayıs 2020
KÖYE DÖNÜŞ TEŞVİK EDİLMELİDİR…14 Mayıs 2020
Bahçeli: Masa; masaldır, maval okumaktır11 Mayıs 2020
CHP küresel tefecilere, vatansız fesat yuvalarına kucak açıyor09 Mayıs 2020
Annelerimizin yetiştirdiği evlatlarla, Türklük cevheri işlenmeye devam edecek09 Mayıs 2020
Türkiye’nin çöküşünü isteyenler avuçlarını yalayacaklardır07 Mayıs 2020
Darbeci geleneğin siyaset ayağı olan CHP suçüstü yakalanmıştır05 Mayıs 2020
Davasına aidiyeti olmayanların 'Ben MHP’liyim' deme hakkı yoktur02 Mayıs 2020
Bahçeli: İhanete taşeronluk yapanlar silinip gidecek02 Mayıs 2020
MHP Lideri Bahçeli’yi katliama teşvik iftirası kimsenin haddi değildir30 Nisan 2020
Ülkücülük zamana ve zemine göre şekil değiştirmez29 Nisan 2020
Bahçeli: 'MHP Diyanet İşleri Başkanı’nın sözlerine aynen iştirak etmektedir'28 Nisan 2020
"MHP İl Teşkilatı kongreleri başlatmaya her zaman hazır"28 Nisan 2020
23 Nisan ve Ramazan mesajı24 Nisan 2020
Bahçeli, TBMM'deki 23 Nisan özel oturumuna katıldı23 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan MHP'li Belediyelere Ramazan Genelgesi 22 Nisan 2020
Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na tepki: Her çağrısı çürük, her teklifi beyhudedir22 Nisan 2020
Fırsatçı CHP yine çuvallamış, yine duvara toslamıştır20 Nisan 2020
Bahçeli'den koronavirüs Çin'de üretildi iddialarına cevap20 Nisan 2020
Bahçeli talimat verdi! Teşkilatlara uyarı 11 Nisan 2020
Bülbül: "Ya olduğunuz gibi görünün" 09 Nisan 2020
TERÖRİST AFFI GİRİŞİMLERİNE TEPKİ09 Nisan 2020
Öztürk: MHP kriz çözen partidir09 Nisan 2020
Ülkücü-Milliyetçi Hareket’in fikri hür, vicdanı hür, irfanı hürdür08 Nisan 2020
Bu felaketten daha güçlü çıkacağız07 Nisan 2020
Bahçeli, AA’nın 100. yılını kutladı06 Nisan 2020
Başbuğ Alparslan Türkeş Kalbimizdesin05 Nisan 2020
Bahçeli, Başbuğ Türkeş’in kabrini ziyaret etti04 Nisan 2020
Merhum Başbuğ Türkeş'in vefat yıl dönümü ...04 Nisan 2020
Türkeş, her vatandaşımızın örnek alması gereken Türk büyüğü03 Nisan 2020
Merhum Türkeş Bey'in yaktığı meşale sönmeyecek03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş'i ölümünün 23. yılında ...03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş’in diktiği Fidanlar Kök Saldı03 Nisan 2020
Alınan tüm tedbirlere eksiksiz olarak uymalıyız02 Nisan 2020
Kayaalp'ten 'Biz Bize Yeteriz'01 Nisan 2020
Esnaf, SGK ve BAĞ-KUR primleri01 Nisan 2020
Saimbeyli’de kimse aç ve açıkta kalmayacak01 Nisan 2020
Vatanı korumak şerefli bir görevdir01 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan belediye başkanlarına mesaj01 Nisan 2020
Bahçeli: virüs dönemini atlatacağız30 Mart 2020
Türk milleti bu badireyi atlatacak, bu belayı def edecektir28 Mart 2020
MHP'den 'SaygılıOl' paylaşımı26 Mart 2020
ÜLKÜCÜ MHP’de olur.25 Mart 2020
Bahçeli: Koronavirüs ile mücadeleyi Allah'ın izniyle kazanacağız21 Mart 2020
Mümkün mertebe evde kalın19 Mart 2020
'Çanakkale Deniz Zaferi Türk Tarihinin Dönüm Noktasıdır'17 Mart 2020
Bahçeli'den koronavirüs açıklaması!17 Mart 2020
“İlham kaynağımız Atatürk olmalı!”16 Mart 2020
Liderimiz çocukların gözyaşlarını sildi...15 Mart 2020
Baki Ersoy: "Biz zalimlerin karşısında olacağız,"14 Mart 2020
“İstiklal Marşımız milli mutabakat metnidir”14 Mart 2020
“BU ESERLERİ AFYONKARAHİSAR’A KAZANDIRMALIYIZ”10 Mart 2020
Türkiye Cumhurbaşkanı’na hakaret hepimize hakarettir.10 Mart 2020
Bahçeli : Durduğumuz yer Türkiye’dir06 Mart 2020
MHP MÜLTECİ ÇOCUKLARI İÇİN KREŞ YAPACAK04 Mart 2020
MHP Van Tuşba ilçe Başkanı Yahya Cancan'dan İdlib Açıklaması04 Mart 2020
''Şehitler Tepesi'' tepkisi: Sözleri vatana ihanettir03 Mart 2020
MHP sayesinde bölücü kalkışma hedefe erişememiştir02 Mart 2020
Bahçeli'den sınıra 'Göçmen Kreşi' kurulması talimatı02 Mart 2020
Üç hilâlin bir jeopolitiği vardır02 Mart 2020
“MHP VAR OLDUĞU SÜRECE BU DEVLET ÇÖKMEZ”01 Mart 2020
MHP'den teşkilatlara uyarı01 Mart 2020
“Aynı şuur ve ruhta buluşma günü!”29 Şubat 2020
Düşman görüldüğü yerde ezilmelidir28 Şubat 2020
Türk Milleti İdlib ve Libya'da onur mücadelesi yapmakta27 Şubat 2020
Karataş, İspir'in Düşman İşgalinden Kurtuluşu kutlamalarına katıldı26 Şubat 2020
MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez25 Şubat 2020
'Şeref aylığı tutarı herkese eşit olmalı'24 Şubat 2020
MHP'ye 350 yeni üye24 Şubat 2020
Bahçeli’den Millet Kütüphanesi’ne kitap bağışı22 Şubat 2020
Taytak başkanları Ankara’da ağırladı21 Şubat 2020
"ESAD GİTMEDEN BARIŞ GELMEZ"18 Şubat 2020
MHP Adana’da 51 yıllık onur!12 Şubat 2020
TÜRKİYE ŞAM'A GİRMELİ, ZALİMLERİ YERLE YEKSAN ETMELİDİR11 Şubat 2020
Milliyetçi Hareket vatan sevgisinin kefili08 Şubat 2020
Şan ve şerefle dolu 51 yıl...08 Şubat 2020
MHP siyasette 51 yılı geride bıraktı08 Şubat 2020
Bahçeli'den, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya istifa çağrısı!08 Şubat 2020
Bahçeli'den AB'ye sert tepki! Kepazelik ve soysuzluktur06 Şubat 2020
MHP’den CHP hakkında suç duyurusu06 Şubat 2020
Sarıçam’dan rekor kıracak proje!05 Şubat 2020
Bir ölür bin diriliriz, çünkü biz Türk milletiyiz!03 Şubat 2020
Kadın vatandır, kadın annedir!02 Şubat 2020
CHP, gizli gizli millete tuzak kurma hesabındadır02 Şubat 2020
"ADANA ÇOK ŞANSLI"01 Şubat 2020
'Bu namertlik skandal ötesidir'30 Ocak 2020
ABD ve İsrail ateşle oynamaktadır!30 Ocak 2020
Bahçeli'den deprem mesajı28 Ocak 2020
Başkan Karataş, TÜRKAV ve KAMU-SEN il temsilcileri ile görüştü.27 Ocak 2020
MHP'den "İnsanlığın Huzuru Projesi"nin hazırlık toplantısı 20 Ocak 2020
MHP Kadroları Manisa'da Vefa Yemeğinde Buluştu19 Ocak 2020
MHP'li Taşdoğan Nadir Hastalıkları meclise taşıdı19 Ocak 2020
Türkiye makûs talihini alt edecektir19 Ocak 2020
Siyasetimiz istikrarlıdır, aynen korunacaktır18 Ocak 2020
Karapıçak: "Yıl sonu itibarıyla üye sayımızı yüzde 20 artırdık"17 Ocak 2020
Bahçeli: Ona kimse İBB Başkanı demeyecek17 Ocak 2020
Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağız17 Ocak 2020
LİDERE BAĞLILIK, SAYGI, VEFA VE SADAKAT’TİR16 Ocak 2020
Ezo Gelin15 Ocak 2020
İsmail Poyraz'dan İp'in ilçe başkanına sert tepki 15 Ocak 2020
MHP üzerinde hesap yapılamaz14 Ocak 2020
Başkan Çakır,Bu Memleketin Evlatları Kardeştir...13 Ocak 2020
Bahçeli uyardı! Hedeflerinde Türkiye var12 Ocak 2020
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE09 Ocak 2020
Milli bekaya sahip çıkıyoruz08 Ocak 2020
Başbakanını biz veriyorduk, asker göndermek ne ki?07 Ocak 2020
"Türk Polisimiz ve Türk Askerimizle gurur duyuyoruz"05 Ocak 2020
Ünlü,"Hedef Kızılelma,hedef Turan ülküsüdür04 Ocak 2020
MHP KARKAMIŞ YÖNETİMİ YENİLENDİ03 Ocak 2020
“Lider Devlet Bahçeli’nin tahayyülleri dahi bizim için birer talimattır"01 Ocak 2020
Bahçeli'den CHP'ye 'Kanal İstanbul' tepkisi31 Aralık 2019
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ'NİN YENİ YIL MESAJI31 Aralık 2019
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlık ve egemenlik hakları sonuna kadar muhafaza edilmelidir28 Aralık 2019
MHP'den Yeni Kanal İstanbul Açıklaması: 'Şartlar Değişti'27 Aralık 2019
'BİRLİKTELİĞİ AHENGE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ'25 Aralık 2019
Bahçeli: Bizim tarafımız Türkiye’dir25 Aralık 2019
Semih Yalçın duyurdu! MHP'de çok önemli toplantı25 Aralık 2019
KALYONCU;SU KANUNU BİR AN ÖNCE GÜNDEME ALINMALI24 Aralık 2019
Mesele rant değil, milli anttır, böyle de olmalıdır24 Aralık 2019
MHP, Vali Tutulmaz’a seslendi23 Aralık 2019
Türkiye lider ülke ve küresel bir güç olacak20 Aralık 2019
“Kastamonu İçin Bir Olduk” 19 Aralık 2019
Büyük Türk milleti, Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlenmeye devam edecektir18 Aralık 2019
Ülkemiz kuşatılmak istenmektedir.17 Aralık 2019
Taşdoğan'dan doktorların yurt dışı seyahat sıkıntıları için kanun teklifi17 Aralık 2019
Kadının Siyasetteki Yeri Ve Önemi15 Aralık 2019
Taşdoğan Sağlık Bakanlığı 2020 Bütçe Görüşmelerinde Önerilerini Dile Getirdi15 Aralık 2019
2023 lider ülke Türkiye’sine ulaşılacaksa, millî ve yerli duruş sayesinde ulaşılacak14 Aralık 2019
MHP’den istişare toplantısı13 Aralık 2019
MHP'li Kara: Liderimize yaraşır ve yakışır hizmetler yapmaya çalışıyoruz12 Aralık 2019
MHP'li kadınlardan kadına dair sunum12 Aralık 2019
"Bizi biz yapan tarihimiz ve kahraman ecdadımızdır"12 Aralık 2019
Kumpaslardan Medet Ummayı MHP Olarak Reddediyoruz12 Aralık 2019
Taşdoğan'dan Doktorlar İçin Kanun Teklifi06 Aralık 2019
MHP’li Sazak’tan soru önergesi06 Aralık 2019
MHP'den 'İnsanlığın Huzur Projesi'06 Aralık 2019
MHP'li Pehlivan'dan '5 Aralık Dünya Mühendisler Günü' mesajı05 Aralık 2019
MHP'den Doğu Türkistan açıklaması05 Aralık 2019
Bahçeli: Hiçbir sözümüzü unutmayacağız04 Aralık 2019
Ülkücü vakardan taviz veremeyiz03 Aralık 2019
Alevi Kardeşlerimize Yapılan Terbiyesizlik ..30 Kasım 2019
HDP, PKK’NIN MECLİSTEKİ SİYASİ AYAĞIDIR 29 Kasım 2019
Başbuğ Alparslan Türkeş 102. doğum gününde anılıyor25 Kasım 2019
Fendoğlu, Öğretmenler Günü'nü kutladı23 Kasım 2019
Diyarbakır annelerinden MHP İl Başkanlığına ziyaret23 Kasım 2019
Bahçeli'den Öğretmenler Günü mesajı23 Kasım 2019
Devlet Bahçeli: Kılıçdaroğlu zırvada rekor kırdı22 Kasım 2019
MHP Lideri Bahçeli'den EYT açıklaması19 Kasım 2019
MHP İzmir İl Başkanı ŞAHİN; Türkiye Ortak Milli Değerlerin Ülkesidir19 Kasım 2019
"Bu tempomuza ayak uyduramayanlar olursa..."17 Kasım 2019
MHP'li Sazak, engelli çocukları bakana sordu14 Kasım 2019
Liderimiz ; hiçbir tezvirata fırsat ve geçit vermeyecektir.13 Kasım 2019
Bahçeli'den ABD'ye sert tepki: Tutarsız, dengesiz13 Kasım 2019
'Devlet Bahçeli Türk Milletinin medarı iftiharıdır'12 Kasım 2019
Bahçeli'nin Atatürk sevgisinden şüphe eden alçaklara...11 Kasım 2019
Kuruluş ruhu hamdolsun ayaktadır09 Kasım 2019
Bunlar iblisin cani ajanlarıdır08 Kasım 2019
Kararı ne olursa olsun Erdoğan'ın yanındayız06 Kasım 2019
Amerikan rüyasının cenazesi kalkacaktır06 Kasım 2019
KHK faciadır demek büyük bir haksızlık ve hadsizliktir05 Kasım 2019
ABD hem sabıkalı hem de suçlu30 Ekim 2019
Bahçeli'den Cumhuriyet Bayramı mesajı28 Ekim 2019
Avcı: Yaşamak Hakkımız Yaşatmak Borcumuz!28 Ekim 2019
Cumhuriyet bayramı mesajı28 Ekim 2019
Bahçeli, "ABD'nin mektubu nezaket dışı bir olaydır. 26 Ekim 2019
'Güçlü Kadın Güçlü Türkiye'20 Ekim 2019
Muhtarlar Günü Mesajı 19 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı18 Ekim 2019
MHP'den "Toplum, Kadın ve Şiddet" sempozyumu18 Ekim 2019
Türk milleti onuruna düşkün müstesna bir millettir.18 Ekim 2019
MÜSİAD Yönetiminden MHP'ye ziyaret17 Ekim 2019
MHP Adana’da Bahçeli sevinci!16 Ekim 2019
Devlet Bahçeli, istikrar demektir14 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı'na destek10 Ekim 2019
Avcı: Karar Adana'mıza hayırlı olsun!10 Ekim 2019
Devlet Bahçeli : " Gazamız mübarek, zaferimiz muhkem ve mutlak olsun. "09 Ekim 2019
Aydın MHP; "Devlet; devletin başındadır"05 Ekim 2019
Kimse Dokunulamaz Değildir.04 Ekim 2019
Herkes aklını başına alsın! Türkiye sahipsiz değil04 Ekim 2019
MHP, komisyonda dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanacak04 Ekim 2019
'MHP Lideri Bahçeli'nin durumu iyi, iddialar asılsız'03 Ekim 2019
“LİDERİMİZ, DAVAMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”02 Ekim 2019
MHP 1 Ekim mesajı01 Ekim 2019
Karaman MHP'de genişletilmiş iştişare toplantısı01 Ekim 2019
Devlet Bahçeli'den İstanbul depremi mesajı27 Eylül 2019
Adana 5 ayda geriye gitti!22 Eylül 2019
MHP Karaman İl Başkanlığı görevine yeni atama21 Eylül 2019
MHP Konya İl Başkanlığına atama!21 Eylül 2019
Hilmi Durgun MHP Antalya İl Başkanlığına atandı21 Eylül 2019
Kadın ve Şiddet Sempozyumu20 Eylül 2019
Kerbela Şehitleri ve Ülkücü Şehitlere vefa!20 Eylül 2019
Gaziler vazgeçilmez kıymetlerdir!19 Eylül 2019
MHP'li Güngöralp'tan 19 Eylül Gaziler Günü mesajı19 Eylül 2019
'Ahilik kültürü Türk milletini ayakta tutan değerlerden biridir'16 Eylül 2019
Gün, birlik, dirlik ve dayanışma günüdür15 Eylül 2019
12 Eylül'ün yıl dönümü.. Şehitlere dua zalimlere beddua!15 Eylül 2019
MHP’den esnafa 'Siftah bizden Bereketi Allah’tan' ziyareti14 Eylül 2019
KAVGAMIZ ZALİMLERLEDİR14 Eylül 2019
Bahçeli, “Anaların akan gözyaşları, CHP ile HDP’yi zora sokmuştur. 14 Eylül 2019
Sıra Fırat'ın doğusuna gelmiştir14 Eylül 2019
" 12 Eylül Ülkücü Şehitlerini Anma " paneli13 Eylül 2019
12 EYLÜL AÇIKLAMASI13 Eylül 2019
CHP kendisine çeki düzen vermelidir. 12 Eylül 2019
Bahçeli'den Bayburt ve Erzincan ziyareti12 Eylül 2019
'12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun'12 Eylül 2019
Hiç şüphesiz tarafımız Türkiye'dir11 Eylül 2019
Hainlere Hayat Hakkı Yok08 Eylül 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den ziyaret07 Eylül 2019
SALİHLİ MİLLİ İRADENİN TEMSİLCİSİ OLMUŞTUR05 Eylül 2019
Bahçeli: Sivas Kongresi’nin şan ve şerefi Cumhur İttifakı’nındır!04 Eylül 2019
Cumhuriyetimizin temelleri Sivas'ta atılmıştır04 Eylül 2019
Tek Yürek Olmalıyız01 Eylül 2019
“Ey edep erkan bilmez yaratık”30 Ağustos 2019
Devlet Bahçeli : MHP ile Ülkü Ocakları her daim ayakta kalacaktır.30 Ağustos 2019
MHP’li Arkaz'dan 30 Ağustos mesajı30 Ağustos 2019
Erkan Akçay'dan 30 Ağustos mesajı29 Ağustos 2019
Özdemir'den 30 Ağustos mesajı29 Ağustos 2019
"MHP'nin yeri terörle mücadele eden taraftır"28 Ağustos 2019
Türkiye Cumhuriyeti’ne âşık Türk Milleti’ne sevdalıyız!28 Ağustos 2019
Yardan ve serden vazgeçmeye hazırız28 Ağustos 2019
PKK uzantısı olanın milli iradesi olmaz28 Ağustos 2019
Devlet BAHÇELİ, Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Töreni'ne Katıldı.27 Ağustos 2019
'Türk'ün mücadelesi Malazgirt ruhu ile devam ediyor'26 Ağustos 2019
Kararlılığımızı tartışmaya açmamalıyız25 Ağustos 2019
MHP'den teşkilatlara "Malazgirt" genelgesi!23 Ağustos 2019
MHP Adana’da hedef büyük!21 Ağustos 2019
"CHP hemen öne çıkıp PKK’ya siper olmuştur"21 Ağustos 2019
Bahçeli'den Bakan Soylu'ya tebrik19 Ağustos 2019
Bahçeli'den 17 Ağustos mesajı17 Ağustos 2019
MHP , Malataya ´da istişare toplantısı15 Ağustos 2019
'Hükümet Sistemini karşılıksız destekliyoruz'12 Ağustos 2019
"Bizim bakanlık gibi bir beklentimiz yok"11 Ağustos 2019
Bahçeli: Erken seçime ihtiyaç yok11 Ağustos 2019
"FIRAT'IN DOĞUSUNDA HİLAL YÜKSELMELİDİR"08 Ağustos 2019

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
HAVA DURUMU
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH