Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI
15 Temmuz 2017
Bu haber 445 kez okundu
MHP, Devlet Bahçeli liderliğinde Türk demokrasisi açısından tarihi adımlar atılmasına vesile olan, hep kilit roller üstlendi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

DEVLET Bahçeli, 1997 yılındaki Olağanüstü Kurultay'da genel başkan seçildikten sonra çok sayıda liderlik sınavından geçti. Türkiye'nin badireli günlerinde Milliyetçi-Ülkücü camiayı bilgeliğin gölgesinde toplayarak daima en sakin limanlara ulaştırmayı başardı. MHP gemisinin dalgalı sulara sürüklenmesine izin vermedi. Onun liderliğinde Türk demokrasisi açısından tarihi adımlar atılmasına vesile olan MHP, hep kilit roller üstlendi.

 

SINAVLARDAN en zorlusunu; bir dönem 'Paralel yapı' diye anılan, küresel güçlerin taşeronu FETÖ'yle yaşadı. FETÖ'cüler, sistemin atardamarlarına sızmıştı. Silahlı Kuvvetler, Emniyet ve yargıya personel alımlarında FETÖ elemanları rekor kırıyordu. Örgüt, her gelen iktidarın sırtına kene gibi yapışarak kanını emdi. AKP, iktidara geldiğindeyse FETÖ'cü şebeke, aradığı en uygun operasyonel vasatı buldu.

 

DEVLET Bahçeli, gelecek öngörüsü oldukça yüksek bir lider, feraset ve basiret sahibi bir politikacı. Daha 2007'ye girilirken AKP'nin cemaat zihniyetine teslim olmasının doğuracağı mahzurlar konusunda kamuoyunu uyardı. AKP siyasetinde cemaat zihniyetinin egemen olmaya başladığını görüyordu. AKP, gücünün zirvesindeyken, FETÖ elebaşı henüz 'muhterem Fetullah Hoca Efendi" ve FETÖ, "hizmet hareketi" diye anılırken Devlet Bahçeli'nin sesini duyan çıkmadı.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; Türkiye'nin badireli günlerinde Milliyetçi-Ülkücü camiayı bilgeliğin gölgesinde toplayarak daima en sakin limanlara ulaştırmayı başardı.

 

MHP gemisinin dalgalı sulara sürüklenmesine izin vermedi. 

Onun liderliğinde Türk demokrasisi açısından tarihî adımlar atılmasına vesile olan MHP, hep kilit roller üslendi.

Devlet Bahçeli, 1997 yılındaki Olağanüstü Kurultayda genel başkan seçildikten sonra çok sayıda liderlik sınavından geçti.

 

Sınavlardan en zorlusunu; bir dönem paralel yapı diye anılan, küresel güçlerin taşeronu FETÖ'yle yaşadı.

Paralel yapının MHP'de nabız yoklama hamleleri,örgütün AKP ile kavgasından çok önceye dayanıyordu.

 

Eskiden Fetullah Gülen cemaati denilen FETÖ'nün MHP'ye duyduğu ilgi, AKP iktidarının 5. yılından itibaren belirginleşti.

Bunda, MHP'nin siyasi tıkanıklıklara gösterdiği refleks ve sunduğu çözüm önerilerinin payı büyüktü.

 

2002 Kasım'ındaki Genel Seçimlerden sonra AKP tek başına iktidara gelmişti.

2007'de de güçlü geleceği tahmin ediliyordu.

Ana muhalefet partisi CHP ve düzenin dinamik güçleri, iktidar partisinin yolunu kesmek için sözde demokratik bahaneler icat edecekti.

 

"Demokrasi ve laiklik" gerekçesiyle parlamenter sistemin önüne konan antidemokratik engeller, sistemi tıkamaya başlayınca MHP devreye girmişti.

Kadro ihtilali peşindeki FETÖ elebaşı Gülen ise kurduğu eğitim şebekesiyle ülkede siyasi inisiyatifi ele geçirmeye çabalıyordu.

 

Dershaneler, okullar, yurtlar ve evlerde yetiştirilen elemanlar; uygunsuz yollarla devlet kademelerine yönlendiriliyordu.

 

Üniversite sınavlarına giren örgüt elemanları için sorular çalınıyordu. 

Aileler; çocuklarının iyi bir fakülteye girmesi için çaba gösterirken, çocukları da dirsek çürütüp emek harcarken, onlar kolayca istedikleri bölüme giriyorlardı.

Mezun olanlar da yine sorular çalınarak veya mülakatlarda torpil yapılarak devletin en kritik kurumlarına yerleştiriliyorlardı. 

''İNANÇ TİCARETİNİN SERMAYESİ, KUL HAKKI YENEREK BİRİKTİRİLİYORDU''

Bu sayede FETÖ'cüler, sistemin atardamarlarına sızmıştı.  

Silahlı Kuvvetler, Emniyet ve yargıya personel alımlarında FETÖ elemanları rekor kırıyordu.  

Sözüm ona İslam'ı tebliğ edenlerden müteşekkil örgüt, hedefine ulaşmak için her yolu mübah sayıyor, helal haram gözetmiyordu. 

 

İnanç ticaretinin sermayesi, kul hakkı yenerek biriktiriliyordu.

Hak yolunda kurulduğu söylenen sofraya, her türlü halt seriliyordu.

Muhafazakâr ve değerlerine düşkün olan milletimizin duyguları istismar edilerek himmet adı altında muazzam miktarlarda paralar toplanıyordu.

Abiler ve ablalar, bu korkunç şebekenin mahalle kolları ve ayaklarıydı.

Şebekenin medya ayağı da vardı. 

 

Yıllar boyunca bu düzen böyle sürüp gitti. 

Kirli işlerine hizmet süsü verildiği için örgüte "Hizmet Hareketi" deniliyordu.

Kadroya çok sayıda iş adamı da dâhil olunca, örgüt banka kurma imkânına kavuştu.

Zaten arkasında uluslararası sermaye de vardı.

FETÖ, artık milyarlarca dolarlık sermayeye hükmeden çok tehlikeli bir şebeke hâline gelmişti.

Örgüt, her gelen iktidarın sırtına kene gibi yapışarak kanını emdi.

 

AKP iktidara geldiğindeyse FETÖ'cü şebeke, aradığı en uygun operasyonel vasatı buldu.

Küresel bir proje olanFETÖ'nün temelleri, 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi'nin hazırlandığı dönemde atılmıştı.

Türkiye'yi çekip çevirmeye, bir uydu devlet hâline getirmeye dönük başarısız projelerin alternatifi niteliğindeydi. 

Askerlerin yönetimi devraldığı bir zaman diliminde,FETÖ'nün öncelikle askeriyede yuvalanması tesadüf değildi. 

Devlet Bahçeli, gelecek öngörüsü oldukça yüksek bir lider, feraset ve basiret sahibi bir politikacıydı.

 

Daha 2007'ye girilirken AKP'nin cemaat zihniyetine teslim olmasının doğuracağı mahzurlar konusunda kamuoyunu uyardı.

AKP siyasetinde cemaat zihniyetinin egemen olmaya başladığını görüyordu.

Partisinin 11 Ocak 2007'deki grup toplantısında şunları söyledi:

"AKP, siyasi cemaat anlayışının hâkim olduğu, fikirleri ve kadroları devşirme, uçların ve tezatların partisidir.Yalan, riya ve aldatmacadan ibaret olan siyasi sermayesi tükenen bu zihniyet, şimdi ümidini gerginlik ve cepheleşmelere bağlamıştır."

 

Devlet Bahçeli'nin bu sözlerinde kiçarpıcı gerçekler o zaman gözlerden kaçtı.

AKP gücünün zirvesindeyken, FETÖ elebaşı henüz "muhterem Fetullah Hoca Efendi" ve FETÖ, "hizmet hareketi" diye anılırken Devlet Bahçeli'nin sesini duyan çıkmadı.

Türkiye'de siyaset; neredeyse pervanelerin ışık etrafında döndüğü gibi, cemaatin etrafında dönüyordu.

 

Meczup sözde bir din adamının şeytani çekiciliği ruhları efsunlamıştı.

FETÖ elebaşı Gülen; ağdalı, ağlamaklı üslubuyla bir mıknatıs gibi zayıf ve hastalıklı ruhları kendine raptediyordu.

Gözleri kamaştıran ışığın, henüz cehennem ateşinden yansıdığı fark edilememişti.

2007, Türkiye'de siyasetin çalkantılı yıllarından biriydi.

O yıl, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi doluyordu.

Kamuoyunda, yeni cumhurbaşkanının kim olacağı tartışılıyordu.

İktidardaki AKP Abdullah Gül'ü aday gösterdi.

 

Gül, TBMM'de 357 oy alınca, ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesine başvurdu.

CHP, cumhurbaşkanlığı için 367 oy şartının sadece karar yeter sayısı değil, aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğunu savunuyordu. 

Anayasa Mahkemesi "367 iddiasını" onaylayarak birinci tur oylamayı kabul edince, cumhurbaşkanlığı seçim krizi ortaya çıktı.

''CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM KRİZİ REJİM KRİZİNE DÖNÜŞMÜŞTÜ''

 

CHP, eşi başörtülü olan Gül'ün Köşk'e çıkmaması için çaba gösteriyordu.

O günlerde ana muhalefet partisinin birçok kentte Cumhuriyet mitingleri adı altında tertiplediği eylemlerde, "Gül'ü istemezük. İrtica Çankaya'ya çıkamaz!" sloganları ortalığı inletiyordu.

Halk iradesine karşı eylem,demokrasilerin en yaman tenakuzlarından biriydi.

Halk iradesini yok sayan sivil girişimleri,"üniformalı balans ayarcılar"da destekledi.

TBMM'de birinci turun gerçekleştiği 27 Nisan 2007'de Genelkurmay Başkanlığı İnternet sitesinden bir basın açıklaması yapıldı.

Daha sonra "e-muhtıra" olarak adlandırılacak açıklamada, millet iradesi tehdit ve tedip ediliyordu. 

 

Cumhurbaşkanlığı seçim krizi rejim krizine dönüşmüştü.

İktidardaki AKP ise22 Temmuz 2007'de erken genel seçime gitti.

Ancak oylarını 2002'ye göre 12 puan artırmasına rağmen, 367 düğümünü çözecek milletvekili sayısına ulaşamadı.

AKP'nin milletvekili sayısı 341'de kaldı.

 

Demokrasinin gereği olarak meclisin çalışmasını sağlamakla,tıkanıklığı yine MHP giderecekti.

71 milletvekilliği kazanan MHP, TBMM'de Ağustos ayında yeniden yapılan cumhurbaşkanlığı oylamasında, hazır bulunarak kilidi açtı.

Neticede Abdullah Gül, 339 oyla 11. Cumhurbaşkanı seçildi.

CHP'nin millî iradeyi çeşitli bahanelerle yok sayan siyasi tutumu, Türkiye'yi Anayasa tartışmalarına götürdü.

 

İktidar tarafından hazırlanan ve cumhurbaşkanının halk oyuyla seçilmesini de öngören Anayasa değişikliği paketi, 21 Ekim 2007'de yapılan referandumda yaklaşık % 69 oyla kabul edildi.

Bu tercih, Türkiye'de hükûmet sistemini değiştirecek adımlara kapı araladı.

Türkiye politika platformu, bir güçler mücadelesi manzarası arz ediyordu. 

Ana muhalefet partisi CHP ve rejimin dinamik güçleri, AKP iktidarının önüne yeni mâniler çıkardı.

 

İktidarın başörtüsü yasağını tamamen kaldırma çabaları, Anayasa Mahkemesi engeline takıldı.

Çıkarılan her engel paralel yapıyı güçlendiriyor, yeni sinsi oyunlara vesile oluyordu.

Sırada AKP'ye açılan kapatma davası vardı.

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, 14 Mart'ta "laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği" iddiasıyla AKP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı.

Buna karşılık AKP içindeki ve yargıdaki FETÖ'cü unsurlar karşı atağa geçti.

Türkiye, 2008'de Ergenekon ve benzeri davalarla tanıştı. 

 

O dönemde paralel yapının devlet kademelerindeki unsurlarıyla yayın organları kapatma davasının sarmalına giren AKP'yi düştüğü girdaptan kurtarmak için çırpınıyordu.

FETÖ'cüler demokratik mücadele yerine meşrepleri ve teşekkül amaçları gereği entrika, iftira ve karalama gibi gayrimeşru yolları seçiyordu.

 

Nitekim Türkiye 2008'de Ergenekon ve benzeri davalarla tanıştı. 

AKP iktidarının önüne çıkarılan her engel; paralel yapıyı güçlendiriyor, Gülen cemaatinin yeni sinsi oyunlarına vesile oluyordu.

 

O çalkantılı günlerde MHP Lideri Bahçeli, dümeni başında olduğu gemiyi sakin sularda tutmaya çabaladı.

Politika çarkının ürettiği sorunlara hep yapıcı çözüm önerileri sundu.

Başörtüsü yasağı konusunda 17 Ocak 2008'de yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, üniversitelerdeki başörtüsü sorununun "hukuki zeminde siyasal ve toplumsal gerginliklere yol açmadan çözüme kavuşmasında yardımcı olacaklarını" açıkladı.

Şöyle konuştu Bahçeli:

 

"Devletin sunduğu hizmetlerinden yararlanmada eşitsizliğe yol açması nedeniyle Milliyetçi Hareket Partisi başörtüsü yasağı uygulamasına karşıdır.

 

Milliyetçi Hareket Partisi bu konuyu, mevcut Anayasa'nın 10. maddesinin 4. fıkrasında 'Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.' ifadesine ek olarak bütün işlemlerinden sonra gelmek üzere "her türlü kamu hizmetlerinin sunulmasında ve bunlardan yararlanılmasında" cümlesine yer vererek çözmeyi önermektedir.

 

Önerdiğimiz anayasa değişikliğinin metni şudur:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesinin 4. fıkrasının değiştirilmesi hakkında kanun teklifi.

 

Madde 1: Anayasa'nın 10. maddesinin 4. fıkrasının "devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetinin sunulmasında ve bu hizmetlerden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.

 

Madde 2: Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer, halkoylamasına sunulduğu takdirde tümüyle oylanır.

 

Başörtüsü konusunda herhangi bir yasaklayıcı yasal düzenleme bulunmadığı bilinmektedir. Bu konudaki muhalif görüşlerin temel dayanağı Anayasa Mahkemesi'nin 1989 yılında aldığı bir karardır.

Bu şekilde bir düzenleme öncelikle bir kamu hizmeti olan Yüksek Öğretim hizmetinden yararlanma hakkını anayasal eşitlik ilkesi kapsamına alacaktır.

 

Böyle bir düzenlemeden sonra tartışma konusu olan yasal düzenlemelerin anayasaya aykırılığı da laiklik ve eşitlik ilkesi birlikte değerlendirilip yorumlanacağından daha dengeli bir sonuca ulaşılması da mümkün hale gelecektir.

 

Bu nedenle mevcut anayasanın 10. maddesinin 4. fıkrasına yapılacak ek bir ifade ile konu hukuki zeminde siyasal ve toplumsal gerginliklere yol açmadan çözüme kavuşturulmuş olacaktır."

Devlet Bahçeli'nin bu tarihî açıklaması, Türkiye'de başörtüsü yasağının kaldırılmasına giden yolda çok önemli bir kilometre taşı oldu.

 

AKP iktidarı Devlet Bahçeli'nin desteğinden cesaret alarak sorunun çözümü için adımlar attı.

Üniversitede başörtüsünün serbest olmasını sağlayacak Anayasa değişikliği paketi Meclise getirildi.

 

Paket, 10 Şubat 2008 günkü ikinci tur oylamada, 411 kabul, 103 ret oyuyla Meclisten geçti. 

Ancak Anayasa Mahkemesi yetkisini aşarak milletin temsilcileri tarafından alınan kararı 5 Haziran'da iptal etti.

 

Yarın: FETÖ elebaşının en mutemet adamı Bahçeli'ye ne dedi, ne cevap aldı?



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH