Ana Sayfa > EKONOMİ

FAİZ Mİ? KUR MU?
23 Şubat 2015
Bu haber 965 kez okundu
Son günlerde başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, hükümet üyeleri tarafından Merkez Bankası'nın faiz politikası ciddi ölçüde eleştiri konusu olmaktadır. Hatta bu eleştirilerin dozajının artması, Merkez Bankası bağımsızlığı ile ilgili endişeleri artırmış ve uluslararası piyasalarda ABD Doları'nın değer kazanması ile birlikte, Türk Lirası ABD Doları'na karşı önemli ölçüde değer yitirerek, 1 ABD Doları 2,50 TL seviyelerine kadar çıkmıştır.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Prof. Dr. Mevlüt KARAKAYA

Faize ilişkin tartışmalar Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun Ocak ayı toplantısı öncesinde başlamış ve toplantıda yapılan 0,50 puanlık politika faizi indirimi sonrası artarak devam etmiştir.  İktidar kanadı 50 baz puanlık indirimi yetersiz bulmuş ve eleştirilerini artırmıştır. Bunun sonucunda Merkez Bankası ABD Doları döviz alış kuru, 22 Ocak 2015 tarihindeki 2,3337 TL'lik seviyesinden 11 Şubat 2015 tarihinde 2,4896 TL'lik seviyeye ulaşmıştır. Diğer bir ifade ile 20 günde TL ABD Doları'na karşı % 7 değer kaybetmiştir. 

Kurdaki değişme ihracat ve ithalata konu nihai malların ve girdilerin fiyatlarını değiştirmesi, belirsizliğin yerli fiyatların oluşmasında hesaba katılan bir faktör olması ve ücret endekslemesi gibi farklı yollarla iç piyasada fiyatlar genel düzeyini etkilemektedir. Yani, Türk Lirasının değer kaybetmesi enflasyonu daha da hızlandırabilir. 

Yerli paranın yabancı paralar karşısında değer kaybetmesi ithal ikame mallar ile ihracata konu malların fiyatlarını doğrudan etkiler. Paranın değer kaybetmesi fiyatları, ithal girdi fiyatları yoluyla dolaylı olarak etkiler. İthal girdinin yerli para cinsinden fiyatını artması maliyetleri, dolayısıyla yerli nihai malların fiyatlarını arttırır. Döviz kurundaki, dolayısıyla yabancı para cinsinden fiyatlardaki belirsizlik doğal olarak iç fiyatları yükseltir. 

Türkiye'nin ithalat kompozisyonu önemli ölçüde sermaye malları ve ara mallar gibi,  bir anlamda yerli üretimin devamı için zorunlu olarak ithal edilen mallardan oluşmaktadır. Dolayısıyla döviz kurlarının enflasyon üzerindeki etkisinin, toplam ithalat içinde çok küçük paya sahip bulunan tüketim mallarından ziyade, bunun 8-9 katı daha yüksek olan ithal girdiler yoluyla gerçekleştiğini söylemek mümkündür. 

Ekonomide genel kabul gören bir gerçek vardır ki, kurda yaşanan % 10'luk bir artışın kısa zamanda enflasyonda 1,5 puanlık bir artışa neden olabilmesidir. Son 30 gün içerisinde yaşanan kurdaki artış önümüzdeki dönemde enflasyon üzerinde 1,5 puan bir artış getirmesi kaçınılmazdır. 

Türkiye'de son yıllarda üretim maliyeti açısından enflasyonun somut bir şekilde arttığı görülüyor. Ancak enflasyonun ortaya çıkmasındaki asıl sorun yüksek kur riskidir. Cari açığın önemli bir sorun olduğu ekonomilerde faizlerden daha çok kur faktörü devreye giriyor. Türkiye'nin, geçen yılın 11 ayındaki ara mallar ithalatı, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artışla 167 milyar 324 milyon dolar oldu. Türkiye, geçen yılın ocak-kasım döneminde 228 milyar 511 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Söz konusu rakamlara göre, "ara mallar", 167 milyar 324 milyon dolarla söz konusu dönemde ki ithalatın yüzde 73,2′sini oluşturması kur faktörünü ön plana çıkarıyor. Ara mallar arasında en fazla ithalat ise 78 milyar 472 milyon dolarla "sanayi için işlem görmüş hammaddeler "de yapıldı.

Merkez Banka'sının son dönemde uygulamış olduğu yüksek faiz politikası enflasyondan daha çok kuru kontrol altında tutmaya yönelik bir politikadır. Uygulanan bu politika faizi araç olarak kullanıp enflasyonu aşağıya çekmekten daha ziyade kuru baskılamayı hedefliyor. Maliyet enflasyonun büyük bir kısmı cari açık ve yüksek kurlardan dolayı ortaya çıkıyor. Maliyet enflasyonun düşürülmesi noktasında yapılacak adım üretimin artırılmasıdır.

İktidar kanadının faiz indirimi talebinin altında yatan ise esas itibariyle reel sektörün faiz maliyetinin düşürülmesi arzusudur. Ancak bu tartışmalar sonucunda faiz maliyeti düşmediği gibi, kurdaki yükselişe bağlı olarak bir de maliyet artışı ortaya çıkmıştır. Hatta, Merkez Bankası bağımsızlığı üzerinden sürdürülen tartışmalar Hazine tahvil faizlerini artırmış ve dolayısıyla kamuya da ilave maliyet yüklenmiştir.

Ayrıca kur artışının enflasyon üzerindeki artırıcı etkisi göz önüne alındığında, kurların bu seviyede kalıcı olması halinde, bu durum 2015 yılında enflasyonda öngörülerin üzerinde bir artışa yol açacak ve tüm Türk halkı bu durumdan zarar görecektir. 

Döviz kuru ve faiz oranının makro etkileri için çok daha fazla şey söylemek mümkün olmakla birlikte,  burada, kurla ilgili yaşananların makro etkilerini tartışmak olmayıp, reel sektör için faizin mi? yoksa döviz kurunun mu? Daha önemli olduğunu tartışmaktır.

Finansal kesim dışı firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri incelendiğinde, reel sektörün 2014 yılı Kasım ayı itibariyle 179.200 milyon ABD Doları açık pozisyonu olduğu görülmektedir Dolayısıyla, bahsedilen dönemdeki kur artışı, açık pozisyon tutarının değişmediği varsayımı altında, reel sektöre toplamda yaklaşık 28 milyar TL'lik bir maliyet yüklemektedir. 

Konuya kullanılan krediler açısından bakıldığında, bahsedilen gelişmelerin reel sektörün finansman maliyeti üzerindeki etkisi çok daha net görülmektedir. Finansal kesim dışı firmaların Türkiye'deki bankalardan ve yurt dışından kullandığı döviz kredilerinin tutarı 242, 5 milyar ABD Doları'dır. Buna göre bahsedilen dönemdeki kur artışı reel sektörün finansman giderlerinde yaklaşık 38 milyar TL tutarında artışa yol açmıştır. 

Türk bankacılık sektörünün 2014 yılı kasım ayı itibariyle kullandırmış olduğu toplam kredi tutarı, 1 trilyon 200 milyar TL'dir.  Bu tutardan tüketici kredilerini ve kredi kartlarını düştüğümüzde kabaca reel sektörün bankalardan kullanmış olduğu kredi tutarını 840 milyar TL olarak hesaplayabiliriz. Bu tutarın yaklaşık 500 milyar TL'lik kısmı TL cinsinden, 340 milyar TL'lik kısmı yabancı para cinsindendir. 

Yukarıda da bahsedildiği üzere, Merkez Bankası faiz politikası ile ilgili eleştiriler, Ocak ayındaki toplantıda Para Politikası Kurulu'nun 50 baz puanlık politika faiz indiriminin yetersiz olduğuna yöneliktir. Diğer bir ifade ile iktidar kanadı politika faiz oranında 0,50 puan değil de daha yüksek oranda bir indirim yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. Böyle bir indirim olsa reel sektörün finansman maliyetlerinin düşeceğini, yeni yatırımlar olacağını ileri sürmektedirler.

Bir an için iktidar kanadının istediği gibi örneğin 2 puanlık bir politika faizi indirimi olduğunu ve bu indirimin kredi faizlerine de yansıdığını varsayalım. Reel sektörün kullanmış olduğu TL cinsinden kredilerin tutarı, yukarıda belirttiğimiz gibi, 500 milyar TL'dir. 2 puanlık indirim ise finansman maliyetlerinde 10 milyar TL'lik azalış sağlayacaktır.  Ancak, kur artışı bu tutarın çok daha üzerinde maliyet getirmektedir.

Faiz oranının enflasyon oranı göz önüne alınmadan düşürülmesi, döviz kurlarında artışa yol açmakta ve bu durum faiz indiriminin sağlayacağı sanılan menfaatin çok daha ötesinde toplumsal maliyete sebep olmaktadır.

Geçmiş tecrübeler bu durumu birçok kez teyit etmiş olmasına rağmen, konunun tekrar bu şekilde gündeme getirilmesi ile amaçlanan, faiz oranının düşürülüp düşürülmemesi değil, kötü giden ekonomik duruma bir günah keçisi yaratma çabasıdır. Nitekim, Sayın Cumhurbaşkanı'nın yurt dışı seyahati öncesi düzenlediği basın toplantısı sırasında bir gazetecinin döviz kuru ile ilgili sorduğu soruya verdiği cevap her şeyi özetlemektedir. "..Kur Merkez Bankası'nın işi…". Biz de soralım; "Peki faiz kimin işi?".

Sonuç olarak Türkiye'de Merkez Bankasının enflasyonu düşük tutmak amacıyla uyguladığı fiyat istikrarı hedefi 2001'den bu yana örtülü olarak bir kur hedeflemesi şeklinde uygulanmıştır. 2001'den özellikle 2007'ye kadar geçen dönemde ABD'de başlayan parasal genişleme sayesinde Merkez Bankası döviz kurlarını düşük tutarken küresel anlamda artan dolar bolluğu ile bir taraftan yurtiçi reel faizleri düşük tutmayı başarmış diğer taraftan da yükselen cari açığa rağmen kolay döviz bularak kurun artmasını önlemiştir.

 

Dolayısıyla ortaya çıkan iyimser hava sayesinde bir taraftan düşük kur değerli TL hedefi sağlanırken diğer taraftan da göreli olarak düşük faiz ortamı oluşturulmuştur. Söz konusu dönemde ortaya çıkan özel kesimin borçlanma kapasitesindeki artış da buna eklendiğinde bir bahar havası oluşturulmuştur. Tüm bunlar 2008 Küresel Krizi ile tersine dönmeye başlamış ve Türkiye istikrarsız bir ortamla karşı karşıya gelmiştir. Bu durumda 2013 ve 2014 yılları hesaba katıldığında faizlerin yükseldiğini ve buna rağmen döviz kurlarının da arttığını gözden kaçırmamak gerekmektedir. Bir başka deyişle düşük kur ve görece daha düşük faiz dönemi sona ermiş ve yüksek kur ve bu yükselmeyi frenleyebilmek içinde yüksek faiz oranları uygulanmaya başlanmıştır. 

 

Tüm bu gelişmeler Merkez Bankasının nihai hedefi olan fiyat istikrarı veya daha düşük enflasyon hedefi için bir tehdit olarak görülebilir mi? 

Bu noktada Merkez Bankası kur artışlarının firmalara ciddi bir maliyet getirdiği ve maliyet artışlarının da enflasyonu tetiklediği şeklinde bir düşünceye sahip olduğu kanısını uyandırmaktadır. Çünkü toplam ithalatın yaklaşık yüzde 73'ü ara malları ithalatından oluşurken bunun içindeki sanayi için işlem görmüş hammaddelerin payı yaklaşık yüzde 47 olarak gözükmektedir. 

Peki, bu ne anlama gelmektedir? 

Türkiye'de sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinde firmaların üretim maliyetleri içinde hammadde ithalatının payı yaklaşık yüzde 41 olarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla kurda ortaya çıkacak bir artış firmaların maliyetlerinin önemli ölçüde yükseltecektir. Buna karşılık firmaların finansman (faiz) maliyetinin toplam maliyet içindeki payı ise yaklaşık yüzde 3 olarak hesaplanmaktadır. Bu durumda, iki kötüden birini engellemek isteyen Merkez Bankası döviz kurundaki artışı frenleyebilmek için daha yüksek faizi tercih etmek durumundadır. Aksi takdirde daha düşük enflasyonu sağlayabilmesi mümkün gözükmemektedir. 

Merkez Bankası cari açığın finansmanın kısa vadeli döviz girişi ile finanse edildiği ve ara malda dışa bağımlı bir ülke için adeta çaresiz bir şekilde faiz silahını kullanmak zorunda kalmış gibi görünüyor. Ancak bilinmelidir ki bunun yaratacağı etki ile büyüme oranları düşmekte ve istihdam sorunları daha da artmaktadır. 

Dolayısıyla enflasyonu düşürmek ve cari açığı finanse etmek maksadıyla kullanılan faiz silahı büyüme oranları üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır. Bu noktada hükümet ile Merkez Bankası arasında faizin düşürülmesi konusunda malum polemik devam etmektedir. 

Şimdi şu soruları sormamız gerekmektedir:

- Sürekli artan cari açığın finansmanını daha düşük faiz ile sağlamak (ki bu döviz çıkışına ve kur artışına neden olacaktır) nasıl mümkün olacaktır? 

- Örtülü bir kur hedeflemesi yaparak düşük enflasyon ortamı yaratılmasının getirdiği rehavet ortamı bittiğine göre döviz kurlarını düşük tutmak için yüksek faiz uygulamasının yarattığı düşük büyüme oranlarının sosyal ve ekonomik boyutu nasıl çözülecektir? 

- Faizi düşürme konusunda merkez bankasına baskı yapanlar enflasyonu düşürme konusunda faizin engel olduğunu söylerken (ki yukarıda da belirtildiği gibi üretim maliyetleri içinde faizin payı kura göre oldukça düşüktür), daha düşük faiz ve yüksek kur ile enflasyonun artmasını mı istemektedirler?

-  Hal böyle ise TL'deki bir değer kaybının sermaye çıkışını tetikleyeceğini ve dövizin kıt olduğu bir küresel ekonomik ortamda cari açığın kapatılamayacağını bilmemekte midirler? 

- Yoksa hükümet 2001-2007 dönemindeki karşılaştığı küresel ekonomideki bol dövizin yarattığı yurtiçinde düşük faiz, değerli TL, düşük enflasyon ve yüksek büyüme olarak karşılaştığı rüyanın devam ettiğini mi düşünmektedir? 

- Yoksa, hükümet bu rüyanın bittiğini bildiği halde borç batağına düşmüş ve ürettiğinden daha fazlasını tüketmeye hevesli milyonlarca kişiye düşük faiz olsaydı daha da çok borçlanabilirdiniz, ne yazık ki Merkez Bankası buna engel olmak istiyor mizanseni ile seçim öncesi mesaj verme kaygısı mı taşınmaktadır? 

Bilinmelidir ki, bu oyun sona ermiş ve perde kapanmıştır. Ürettiğinden daha fazlasını tüketen, tasarruf yapamıyorum o halde  bankadan kredi alarak daha çok tüketeyim, para biriktiremiyorum o nedenle borç alayım borcum olunca ödemek zorunda olduğum için bir nevi tasarruf yapmış olurum diye kendini aldatan sadece ve sadece tüketmeye odaklanmış parası yetmediğinde biriktirmek yerine borçlanma kolaycılığını seçen bir toplum inşa edilmiştir. Bu ortamda ben faizin düşmesini istiyorum ama görüyorsunuz karşı çıkıyorlar oyununun elbette seyircisi olacaktır. Perde kapandıktan sonra seyirci memnun kalmayınca oyunun senaristinin aslında bu oyunu ben yazmadım sanatçılar kendileri uydurmuş bende sizin gibi düşünüyorum hiç güzel bir oyun değil demesi oyuncular açısından traji-komik bir anı olarak hafızalara yerleşecektir. 

 

ÇÖZÜM DÜŞÜK KUR YÜKSEK FAİZ AÇMAZINDAKİ BİR PARA POLİTİKASI KISKACINDAN TÜRKİYE'Yİ ÇIKARMAKTIR

Küresel anlamda likidite bolluğu olduğunda göze batmayan bu politika likidite sıkışıklığı olduğunda daha yüksek faizle savuşturulmaya çalışıldığında daha düşük yatırım daha yüksek işsizlik, daha çok ithalat, daha çok cari açık ve daha yüksek faiz ile sonuçlanmaktadır. Böyle bir ortamda hükümet ve merkez bankası arasındaki tartışma ülkenin yapısal problemlerinin çözümünü engellemektedir. 

Merkez Bankası kendi penceresinden döviz kurunun yüksek bir maliyet kalemi olduğunu, faizi artırarak bir taraftan kurun düşük tutulacağını diğer taraftan da yüksek faiz nedeniyle toplam talebin azaltılacağını ve daha düşük enflasyon hedefine ulaşılacağını iddia ettiğini görmekteyiz. Elbette böyle bir politikanın maliyeti daha düşük büyüme ve daha yüksek işsizlik iken faydası daha az borçlanma, daha yüksek tasarruf ve daha değerli TL olacaktır.

Hükümetin ise daha düşük faiz ile daha fazla borçlanma, daha çok tüketim, daha yüksek enflasyonu tercih etmek istediği gözükmektedir. Bir başka deyişle merkez bankası daha yüksek faiz ile enflasyonu düşük tutmak ve büyüme hızının düşük kalmasına razı olmaktan yana olduğu, hükümetin ise faizin düşmesi ile tüketimi canlandırarak büyüme hızını artırmayı ve buna karşılık daha yüksek enflasyondan yana görüntü verdiğini söyleyebiliriz. Her ne kadar hükümet; "Düşük faiz olduğunda enflasyon da düşecektir." şeklindeki iddiasını tekrarlamış olsa da, cari açığın yüksek olduğu ve yeterli döviz geliri olmadığı için dış kaynak kullanan bir ülkenin faizleri düşürerek enflasyonu düşüreceğini iddia etmesi acıklı bir hal olarak görülmelidir. 

Hem değerli TL hem de daha düşük reel faizin gerçekleştirilmesi enflasyonun düşmesine bağlıdır. Bunu dış konjonktürün sağladığı avantaja bağlı olarak gerçekleştiren bir hükümetten yeniden yapmasını beklemek kendimizi aldatmak olacaktır. Faiz neden değil bir sonuçtur ve yüksek faiz vererek düşük kur ile enflasyonu düşük tutmak sürdürülemez bir politikaydı, nitekim öyle de oldu. 

Türkiye'nin bu cinnetten kurtulması daha çok tüketerek değil, daha çok üreterek gerçekleşecektir. Çözüm "Üreten Ekonomi"dir. Bu da üretimin önündeki engellerin kaldırılması ile mümkündür. Bir ülkede üretim arttığında istihdam artacak, enflasyon düşecek ve hanehalklarının satın alım gücü artarak toplum refahı yükselecektir. Ortaya çıkan gelir artışı tasarrufları artıracak, faizleri düşürecek ve yatırım artışı ile büyüme süreklilik kazanacaktır.

Önümüzdeki haftalarda Milliyetçi Hareket Partisi'nin kamuoyu ile paylaşacağı, üretimi merkezine alan "Üreten Ekonomi" programının tüm bu sorunlara nasıl çareler getireceğini hep birlikte göreceğiz.



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer EKONOMİ Haberleri

Başlık Tarih
 
Kadro alamayan taşeron işçiler Gündeme Alınmalı 14 Kasım 2018
ŞEHİT, GAZİ VE YAKINLARINA . . . 12 Kasım 2018
MHP'li Durmaz: "Güvenli Bir Gelecek İnşası En Büyük Hedefimizdir"08 Kasım 2018
MHP'den Mevduat Önerisi08 Kasım 2018
MHP’Lİ AKÇAY ZEYTİN ÜRETİCİLERİNE DESTEK İSTEDİ07 Kasım 2018
Karataş'dan, Aydın'a Destek07 Kasım 2018
"Kayseri Milli Savunma Üretimi Konusunda Sembol Olmaya Aday Bir Şehrimizdir"02 Kasım 2018
MHP’den EYT açıklaması29 Ekim 2018
Fendoğlu'ndan Eyt Değerlendirmesi28 Ekim 2018
"ASKIDA EKMEK PROJESİ"26 Temmuz 2018
BATAKLIĞI BIRAKIP SİVRİSİNEKLERLE UĞRAŞMAK05 Temmuz 2018
Reformlar ittifak ruhu içerisinde devam edecek01 Temmuz 2018
"ÜRETEN BİR TÜRKİYE OLMALI" 21 Haziran 2018
"Bizim 24 Haziran'dan Sonra Önceliğimiz Ekonomi"10 Haziran 2018
"Enflasyon Merkez Bankasının yalnız başına çözeceği bir mesele değil"05 Haziran 2018
"Kadro Alamayan Taşeron İşçilerin Feryadı Duyulmalı"14 Mayıs 2018
GEÇİMLE İLGİLİ SIKINTILAR VAR 10 Mayıs 2018
“EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR MAĞDUR EDİLMEMELİ”06 Mayıs 2018
“İmar Ve Mülkiyet Sorunlarının Çözülebilmesi İçin” Kanun Teklifi 05 Nisan 2018
PROJELERİN BİR AN ÖNCE BİTİRİLMELERİ GEREKİYOR28 Mart 2018
"Çiftlik Bank" Araştırma Önergesi 27 Mart 2018
Kanun tasarısı KDV sistemindeki çarpıklığı düzeltmiyor23 Mart 2018
'TÜRKİYE'DE ŞEKER ÜRETİMİ MUTLAKA OLMALI'11 Mart 2018
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde acele edilmemeli09 Mart 2018
MHP'Lİ KARAKAYA, SULAMA BİRLİKLERİNE TERCÜMAN OLDU07 Mart 2018
"2023’e Doğru Türkiye’nin Kalkınma Perspektifi”06 Mart 2018
Afyonkarahisar MHP'den İmza Kampanyasına Destek01 Mart 2018
KÖYLÜLER, ÜRETKEN, ÇALIŞKAN VE KAHRAMANDIR25 Şubat 2018
MHP Yozgat Şeker Fabrikası Satışını TBMM Gündemine Taşıdı.24 Şubat 2018
Türk Şekeri Tehdit Ediliyor22 Şubat 2018
Çorum ortalamanın çok altında kaldı22 Şubat 2018
KENTSEL DÖNÜŞÜM RANTSAL DÖNÜŞÜME KURBAN EDİLEREK VATANDAŞLARIMIZ MAĞDUR EDİLMEMELİDİR! 21 Şubat 2018
'VATANDAŞIN YAŞAYACAĞI KARGAŞANIN ÖNÜNE GEÇİN'20 Şubat 2018
Taksici Esnafımızın Helal Lokmasıyla Oynayan UBER Ülkemizde de Yasaklanacak mı?13 Şubat 2018
ÜLKEMİZİN FOTOĞRAFI BUDUR 26 Aralık 2017
MHP'den Gemlik Belediyesi'ne Tepki 21 Aralık 2017
TÜRK FINDIĞI YABANCI TEKELLERE TESLİM EDİLDİ 21 Aralık 2017
MHP’den Ak Belde AŞ.vergi borcu nedeniyle ihalelere giremiyor !20 Aralık 2017
TARIM, MİLLİ GÜVENLİK SEKTÖRÜDÜR 19 Aralık 2017
MHP'den 'Bütçe' Eleştirisi19 Aralık 2017
YERLİ MALI DEMEK, MİLLİ ÜRÜN DEMEKTİR.18 Aralık 2017
ÇALIŞANLARIN TAMAMI MUTSUZ18 Aralık 2017
Taşeronlar...17 Aralık 2017
TÜRK METAL SENDİKASI İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ15 Aralık 2017
MHP'den 'büyüme' eleştirisi15 Aralık 2017
Devletimiz Büyüktür. Devlete Düşen Hak Ve Hakkaniyettir, Adalettir13 Aralık 2017
"Kurumlar lego değildir"11 Aralık 2017
'TÜRK MİLLETİ HAFIZASI OLAN BİR MİLLETTİR'11 Aralık 2017
MEVSİMLİK İŞÇİLER DE KADROYU HAK EDİYOR 09 Aralık 2017
'Çiftçi ve köylü çok zor durumdadır'07 Aralık 2017
"2017 Yılında Asgari Ücret Enflasyona Yenilmiştir." 06 Aralık 2017
MHP'DEN MECLİSE TEKLİF06 Aralık 2017
'Büyüme Kortizonlu'05 Aralık 2017
Hayvancılık, Tarımsal Üretimin Amiral Gemisidir01 Aralık 2017
“YETMEZ AMA EVET” KABİLİNDEN… 30 Kasım 2017
MHP'li Karakaya: Kooperatifçilik sahipsiz22 Kasım 2017
TARSİM'in Dolandırıldığı Doğru mu?17 Kasım 2017
'HÜKÜMET TARAFINDAN TAŞERON İŞÇİLERE VERİLEN SÖZ YERİNE GETİRİLMELİDİR'16 Kasım 2017
'TÜTÜN İTHALATI OLMASIN, ÜRETİME DESTEK VERİLSİN'16 Kasım 2017
Afetten sonra vatandaşlarımızın yanında olamayacaksak ...16 Kasım 2017
"4 bin 995 geçici cami görevlisinın durumu ne olacak"16 Kasım 2017
Ekmek fiyatları açıklandı16 Kasım 2017
MHP Antalya Afet Bölgesinde15 Kasım 2017
'MADEN RUHSATI ÇOK, SAHADA ÜRETİM YOK'15 Kasım 2017
ASGARİ ÜCRETLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA14 Kasım 2017
'İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ŞARTLARI İNSANLIK DIŞIDIR'14 Kasım 2017
MHP'li Karakaya’dan Adana çağrısı12 Kasım 2017
Ekonomi büyüdükçe işsizlik artıyor12 Kasım 2017
Buğday üreticisi 20 milyar kaybetti11 Kasım 2017
“GEREKÇE BAŞTAN SAVMA YAZILMIŞ”10 Kasım 2017
'ASGARİ ÜCRETLİNİN ÜCRETİNİN TELAFİ EDİLMESİ DOĞRU BİR YAKLAŞIMDIR AMA YETERLİ DEĞİLDİR'09 Kasım 2017
MHP’Lİ AKÇAY’DAN ÜZÜM ÜRETİCİLERİNE MÜJDE09 Kasım 2017
MHP’Lİ AKÇAY’DAN AKARYAKIT ZAMLARI DEĞERLENDİRMESİ09 Kasım 2017
'ÜZÜM ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARIYLA İLGİLİ MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALIDIR'06 Kasım 2017
MHP'den emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili kanun teklifi06 Kasım 2017
MHP'li Usta: Sonuç tam bir fiyasko05 Kasım 2017
Hükümetin, çalışanlara ve emeklilere de kesenin ağzını açmalı03 Kasım 2017
"Durumumuz 2002 yılından bile daha kötü"03 Kasım 2017
Tarladaki traktörden, neden vergi alınıyor?02 Kasım 2017
Kamu Kendine Çeki Düzen Vermelidir 27 Ekim 2017
“Afetzede üreticilerin Borçlarını yapılandırın”26 Ekim 2017
ÖZEL STATÜ TAŞERON İŞÇİLERİN SORUNUNU ÇÖZMEZ25 Ekim 2017
'MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL’IN BEYANI GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR'20 Ekim 2017
HÜKÜMETİN TASARRUFA GİTMESİ GEREKLİ..19 Ekim 2017
Hükümete Adana Çağrısı09 Ekim 2017
FINDIĞI KONUŞMAK İÇİN HEP GEÇ KALINIYOR 08 Ekim 2017
Taşerona Kadro Konusu Acilen Düzenlenmeli; 06 Ekim 2017
"Rekabet gücümüz yok"01 Ekim 2017
Ekonomi Yönetimindeki, Algı Yanılması mı, İllüzyon mu, Halüsinasyon mu ?07 Ağustos 2017
MİLLİ GELİRİN ADİL ŞARTLARDA, HAKKA VE HUKUKA UYGUN PAYLAŞILMALIDIR 01 Ağustos 2017
Hükümet Yanlış Bir Yoldadır.31 Temmuz 2017
FINDIK ÜRETİCİSİ MAĞDUR EDİLMESİN!26 Temmuz 2017
Gelin Görün Yaşayın! Muğla Çok Güzel25 Temmuz 2017
MHP GENEL SEKRETERİ İSMET BÜYÜKATAMAN'DAN AÇIKLAMA24 Temmuz 2017
TÜRK TELEKOM’DA BÜYÜK ZARAR KAPIDA17 Temmuz 2017
Karakaya: “Adana afet bölgesi ilan edilsin”11 Temmuz 2017
"Dünyada Suç, Bizde Serbest03 Temmuz 2017
"Maalesef Hükümet, Dimyat'a Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olacağının Farkında Değil."30 Haziran 2017
YENİ BİR RANT MI?18 Haziran 2017
Elektrik abonelerinden TRT payı kaldırılmalı16 Haziran 2017
HASAT BAŞLADI FİYAT HÂLÂ YOK14 Haziran 2017
AKP Tarımı Bitirdi12 Haziran 2017
Tasarı geçerse kırmızı et gibi zeytin ithal ederiz 08 Haziran 2017
Sanayi ve Üretime Destek Tasarısı Genel Kurul'da07 Haziran 2017
MHP’li Karakaya, üreticinin sesi oldu 05 Haziran 2017
Tıbbi Atıkların Bertarafı Çok Önemli 02 Haziran 2017
MHP’li Usta, Meclis’te ‘Çay’a Değindi31 Mayıs 2017
Elektrikte Kayıp Kaçak Tepkisi31 Mayıs 2017
MHP'li Tanrıkulu'ndan, 'Zeytincilik Yasası' tepkisi 31 Mayıs 2017
İNŞAATLAR DURMA TEHLİKESİNDE 30 Mayıs 2017
"Fiyatı Erken Açıklayın, İthalat Yapmayın"29 Mayıs 2017
Çiftçilerin feryadına kayıtsız kalınmamalı14 Mayıs 2017
Türkiye'de 2 milyon 700 bin hane yardımla yaşıyor04 Mayıs 2017
Enflasyon canavarı zammı 4 ayda yuttu 04 Mayıs 2017
Pozitif Gündemle Bir Yol Haritası Hazırlanmalı 21 Nisan 2017
Enflasyon canavarı vatandaşın paçasını yakalamış durumda03 Nisan 2017
MHP’Lİ ÖZTÜRK TAŞERONA KADROYU SORDU28 Mart 2017
Turizmde borç yapılandırması ve akıllı teşviklere ihtiyacımız var 28 Mart 2017
Türkiye kaybederse Avrupa kaosa gider22 Mart 2017
HaremGebze hattı minibüs esnafının sorunları bir an önce çözülmeli'.,21 Mart 2017
Türkiye yüksek enflasyona yenik düştü04 Mart 2017
Çiftçimiz borç ekip faiz biçmekte22 Şubat 2017
MHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ YÖNTER'İN BASIN TOPLANTISI...15 Şubat 2017
Varlık Fonu çare değil08 Şubat 2017
“Elektrik ve su faturalarındaki soygun da önlensin!”06 Şubat 2017
MHP'Lİ TANRIKULU'DAN EKONOMİK UYARI01 Şubat 2017
İŞSİZLİK SON 7 YILIN ZİRVESİNDE17 Ocak 2017
ENFLASYONDA HEDEFLER 9'UNCU KEZ BİR BAŞKA BAHARA KALDI04 Ocak 2017
ACİL EYLEM PLANINA İHTİYAÇ VAR29 Aralık 2016
YOKSULUN MİLLİ GELİRDEKİ PAYI DÜŞTÜ29 Aralık 2016
Koncuk: İnanmış İnsanın Gücü, En Büyük Güçtür28 Aralık 2016
Türk İşçisine Hak Vereceksiniz27 Aralık 2016
Tanrıkulu: Gemi Üfleyerek Yol Almıyor23 Aralık 2016
Benzinin fiyatı arttı22 Aralık 2016
Ilgaz Tüneli 26 Aralık'ta hizmete giriyor22 Aralık 2016
İKTİDARIN ATACAĞI ADIMLARA EKONOMİMİZİN İSTİKRARI İÇİN KATKI SUNMAYA HAZIRIZ12 Aralık 2016
MHP’den “İki katına çıkaralım” çağrısı!09 Aralık 2016
Asgari Ücrette Ayak Oyunu Yapıldı08 Aralık 2016
TL DOĞRU, ALTIN YANLIŞ08 Aralık 2016
Asgari ücret açlık sınırının üzerine çıkarılsın25 Kasım 2016
MHP'li Tanrıkulu: 2016 kayıp bir yıl oldu11 Kasım 2016
Biz terörizm ve teröristlerle mücadelede .....20 Ekim 2016
MHP’li Mevlüt Karakaya’dan kanatlı sektör uyarısı19 Ekim 2016
MHP'li Tanrıkulu: "İşsizlik patlamış" 18 Ekim 2016
Yardıma Muhtaç Vatandaşlarımızın Sayısı Giderek Artıyor18 Ekim 2016
MHP'Lİ TANRIKULU: 2016 KAYIP YILI 2017 İSE MEÇHUL13 Ekim 2016
ÜLKÜCÜ İŞÇİLER İŞSİZLİK RAKAMLARINA DİKKAT ÇEKTİ10 Ekim 2016
Tanrıkulu'dan Kredi Kartı Borcu Uyarısı29 Eylül 2016
Yokuş; Memurlar Hak Arama Kuyruklarına Mahkum Edildi22 Eylül 2016
MHP'Lİ TANRIKULU'NDAN TAKSİT ELEŞTİRİSİ22 Eylül 2016
YÜKSEK İŞSİZLİK NEDENİYLE SOSYAL PATLAMA RİSKİ ARTIYOR21 Eylül 2016
MHP’li Parsak, Erdoğan ile Putin görüşmesini değerlendirdi10 Ağustos 2016
Vergi affı getiriliyor ama ya düzenli ödeyenler…!05 Ağustos 2016
Esnaf ve Çiftçinin Vergi ve Prim Yükü Hafifletilmeli04 Ağustos 2016
MHP'li Parsak Patates üreticilerinin sorunlarını meclise taşıdı04 Ağustos 2016
Hiçbir Yargı, Hiçbir Vicdan, Çalanla Çalışanı Aynı Kefeye Koyamaz.03 Ağustos 2016
Vergi affı kötü bir şey31 Temmuz 2016
AKP, kara para ekonomisini düzlüğe çıkarmak istiyor15 Temmuz 2016
MHP'Lİ TANRIKULU: ULUSLARARASI GÖSTERGELERDE TÜRKİYE...14 Temmuz 2016
OLUMSUZ ŞARTLAR ÜRETİMİ ZAYIFLATIYOR14 Temmuz 2016
Rüşvet vermeden iş yapamıyorlar26 Haziran 2016
MHP'Lİ MEVLÜT KARAKAYA'DAN ADANA ÇAĞRISI!24 Haziran 2016
Üretici küstü 9 milyar uçtu!21 Haziran 2016
MHP KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ TOR'UN BASIN TOPLANTISI...16 Haziran 2016
YATIRIMCININ DERDİ AYAĞINA SERİLECEK HALININ RENGİ DEĞİL16 Haziran 2016
Acil Önlem Çağrısı06 Haziran 2016
Kapanan Kepenkler TBMM'de05 Haziran 2016
MHP'Lİ MEVLÜT KARAKAYA'DAN 'İLAÇ GİBİ' ÖNERGE29 Mayıs 2016
Elektrikteki Kesintilere Karşı Denetim Çağrısı05 Mayıs 2016
“ Taşeron işçilere "3 yıllık sözleşme" değil "kadro" sözü verdiniz. „02 Mayıs 2016
İşsizlik Maaşı Başvuruları Yüzde 42 Arttı02 Mayıs 2016
1 Mayıs'ı bayram tadında kutlamamızın imkanı yok01 Mayıs 2016
"Çiftçinin sesine kulak verin"28 Nisan 2016
Tüsiad Heyetinden MHP'ye Ziyaret25 Nisan 2016
Ekonomik Ve Sosyal Göstergeler Alarm Veriyor24 Nisan 2016
MHP'NİN OSMANLI HANEDANLARINA MAAŞ TEKLİFİ21 Nisan 2016
NAKİT KREDİ KULLANIMI YÜZDE 20 ARTTI19 Nisan 2016
Yoksul Çalıştıranlara Destek Verilecek13 Nisan 2016
SENDİKALI İŞÇİLERE ÜLKÜCÜ İŞÇİLER DERNEĞİ SAHİP ÇIKTI11 Nisan 2016
Grevdeki Maden İşçilerine Destek10 Nisan 2016
Trafik Sigortasından Herkes Dert Yanıyor10 Nisan 2016
Bazı okul arsaları, imara açılıp birilerine rant sağlayacak bir oluşum mu hazırlanıyor?08 Nisan 2016
AKP hükümeti on binlerce engellinin aylığını kesti08 Nisan 2016
Ekonomide İşler İyi Değil02 Nisan 2016
Devlet Bahçeli Köprüsü’nde hummalı çalışma01 Nisan 2016
Taşeron İle Geçici İşçilere "Uyduruk" Değil, "Tapu" Gibi Kadro Verelim Hodri Meydan31 Mart 2016
Çiftçi dostu31 Mart 2016
Darısı Kadro Dışı Çalıştırılan Tüm Sözleşmelilere23 Mart 2016
Kamu-Özel İşbirliğinde İflas Tehlikesi10 Mart 2016
Türkiye ekonomisi tıkandı09 Mart 2016
EKONOMİYE GÜVEN DE YERLERDE SÜRÜNMEKTEDİR08 Mart 2016
SÜT SANAYİCİLERİ ÜRETİCİLERİ FERYAT ETTİREREK BAKAN ÇELİK’TEN İHRACAT PRİMİ-PASTASINI KOPARTTILAR06 Mart 2016
Memurun kaybı büyük 02 Mart 2016
RİZE ÇAYINA VE ÇAYKUR'A UZANAN ELLERİ MHP KIRAR 01 Mart 2016
"Adana'nın rekoru" Meclis gündeminde 28 Şubat 2016
HÜKÜMET VERGİYLE VURUYOR 24 Şubat 2016
Ülkedeki siyasi, sosyal kaos ve kargaşa AKP'nin eseridir 24 Şubat 2016
TURİZM YERLİ SEKTÖRDÜR, SORUNLARI ÇÖZELİM!21 Şubat 2016
MHP'den 'Ucuz ekmek' önergesi 21 Şubat 2016
TARIM VE HAYVANCILIĞIN SORUNLARI ÇÖZÜLSÜN!19 Şubat 2016
Kalkınma Planı Mevta Oldu16 Şubat 2016
Altın sert düştü, işte çeyrekte son durum15 Şubat 2016
DİSK-AR: Gerçek işsizlik yüzde 17, işsiz sayısı 5.4 milyon15 Şubat 2016
KARAKAYA, ET FİYATLARINDAKİ SKANDALI AÇIKLADI14 Şubat 2016
Doğalgaz Fiyatlarındaki Artışı Meclis Gündemine Taşıdı12 Şubat 2016
ENERJİDE YERLİ KAYNAKLARA VE AR-GE’YE ÖNCELİK VERİLMELİ!11 Şubat 2016
MHP'Lİ AYHAN: AKP'NİN ZİKZAKLARININ TÜRKİYE'YE FATURASI GİDEREK AĞIRLAŞMAKTADIR11 Şubat 2016
'BÖYLE PARLAYAN YILDIZ MI OLUR?'08 Şubat 2016
'MERKEZ BANKASI İNANDIRICILIĞINI KAYBEDİYOR'05 Şubat 2016
Türkiye’nin Toplam Borcu Belli Oldu04 Şubat 2016
Tarım Sektöründe Verimlilik Çok Düşük03 Şubat 2016
Enflasyon hesabı tutmayacak, zararlar telafi edilsin 03 Şubat 2016
Kuşadası'nda üç sitede yaşanan soruna çözüm bekliyoruz28 Ocak 2016
MHP’den ‘zorunlu trafik sigortası’ için kanun teklifi21 Ocak 2016
EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLARA MHP'DEN MÜJDE15 Ocak 2016
Suriyeli istihdamı işsizliği artırır14 Ocak 2016
Sebze meyveye emeği üretici veriyor, parayı market kazanıyor13 Ocak 2016
Altın fiyatları düşüyor! 13 Ocak 201613 Ocak 2016
Niyetimiz Üzüm Yemek, Bağcıyı Dövmek Değil01 Ocak 2016
MİNİ HARCAMA PAKETLERİ REFORM OLARAK MİLLETE YUTTURMAYA ÇALIŞILIYOR30 Aralık 2015
Karakaya, ‘kaçak geçişlere’ kesilen yüksek ceza makbuzlarını sordu29 Aralık 2015
MHP'den mevsimlik tarım işçilerine destek 24 Aralık 2015
Çeyrek altın ne kadar? Altın piyasasındaki son durum ne? 24 Aralık 2015 Perşembe24 Aralık 2015
MHP'den Narenciye Üreticilerine Destek 20 Aralık 2015
Karşılıksız çekler yüzde 19 arttı15 Aralık 2015
Bütçe 5,4 milyar lira açık verdi15 Aralık 2015
Avrupa otomobil pazarı yüzde 8,6 büyüdü15 Aralık 2015
Yapısal reformlar yine lafta kalmasın! 11 Aralık 2015
SİZCE ASGARİ GEÇİM TUTARI NE KADAR OLMALI?09 Aralık 2015
MHP'DEN MAZOT 1,75 TL OLSUN TEKLİFİ04 Aralık 2015
ÜLKÜCÜ İŞÇİLER DERNEĞİ AKP'NİN YALANLARINI İFŞA ETTİ !02 Aralık 2015
Devlet memuru iş güvencesine sahip olmalı15 Kasım 2015
Türkiye Gelir Adaletsizliğinde Avrupa Birincisi25 Ekim 2015
'MAKUL ŞÜPHE' NEDEN CANLI BOMBALARA UYGULANMADI?15 Ekim 2015
"Hükümet resmi belgede tahrifat yaparak ekonomideki gerçekleri gizliyor mu? " 13 Ekim 2015
MHP'Lİ AYHAN'DAN BABACAN'A ELEŞTİRİ09 Ekim 2015
AKP TÜRKİYE'Yİ AVANTA EKONOMİSİYLE YÖNETİYOR08 Ekim 2015
Tanrıkulu’ndan eylemdeki işçilere destek06 Ekim 2015
TÜİK rakamlarla mı oynuyor? 03 Ekim 2015
MHP'li Kilci: Uzun Süredir Diken Üzerinde Olan Ekonomi Dibe Vurdu28 Eylül 2015
TÜRKİYE EKONOMİSİ ÇOK SIKINTILI VE RİSKLİ BİR SÜRECE MAHKUM EDİLİYOR15 Ağustos 2015
"Diyanet'in sadaka-i fıtırına göre aylık gıda ihtiyacı 1200 TL" 31 Mayıs 2015
MHP'den Petkim işçilerine destek 31 Mayıs 2015
Asgari ücretli AKP'ye tepkili 26 Mayıs 2015
Esnafı borç sarmalından kurtaracağız 22 Mayıs 2015
'Onlar konuşuyor, sanayici önünü göremiyor'20 Mayıs 2015
Türkiye'ye Soma faciaları yaşatmayacağız 15 Mayıs 2015
PATATESİN YÜKÜNÜ MHP KALDIRACAK09 Mayıs 2015
ÇOCUKLARIMIZ ‘İŞ DİYE’ GEZERKEN, AKP YANDAŞLARINI KADROLARA DOLDURUYOR09 Mayıs 2015
DR. HATİCE ÖZÇELİK'İN İŞTEN ATILMASI VİCDANLARI YARALADI09 Mayıs 2015

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH