ENERJİDE YERLİ KAYNAKLARA VE AR-GE’YE ÖNCELİK VERİLMELİ!

11 Şubat 2016
819 Haber Okunma   0 Haber Yorum

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve ilgili kuruluşların 2016 yılı bütçesi üzerindeki görüşmeler sırasında söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç.Dr.Mehmet GÜNAL, doğalgaz deyince aklımıza sadece ısınma sorunun geldiğini fakat ısınmanın yanı sıra elektrik üretimimizin yarısını da doğal gaz santrallerinden sağladığımızı, bunun için de enerjide doğalgaza bağımlılıktan kurtulmak için yerli enerji kaynaklarının arzının artırılması gerektiğini söyledi.

Enerji üretimimizi bir taraftan yerli kaynaklarla yapalım derken Afşin-Elbistan Santrali ve Linyit Madeni gibi yerli kaynakların yabancılara satılmasını ve petrol fiyatlarındaki artışı tüketiciye otomatik olarak yansıdığı halde düştüğünde aynı şekilde yansımamasını eleştiren Günal, personel alımlarında Enerji Bakanlığı'nda da yandaş sendikacılar kayırıldığını belirtti.
MHP olarak Ceyhan merkezli bir bölgesel bir enerji borsası kurulmasını, buranın dünyanın enerji merkezi hâline gelmesi ve kaynaklarımızın burada alınıp satılmasını hedeflediklerini belirten Günal, bunun için de enerjide Ar-Ge çalışmaları artırılması ve teknoloji üretime geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Günal'ın konuşmasından başlıklar şöyle;

Enerjide Doğalgaza Bağımlılığı Azaltmalıyız!

Enerji Bakanı da yeni bakan olmasına rağmen sunumunda 2002'den başlayıp 2014'e mukayese yapıyor ama bir türlü 2015 yılında neler harcandığına ve 2016 bütçesindeki paraları hangi projelere tahsis ettiğine ilişkin bilgi vermiyor.

Fakat bizim öğrenmek istediğimiz şey bütçe açısından kaynakların etkin kullanılıp kullanılmadığı ve bu sene ayrılan bütçeyi nereye harcayacağınız. Çünkü sürekli olarak geçmişe takılıp kalanlar gelecekle ilgili bir şey yapamazlar. Biz daha ne yapacağımıza karar veremezken elimizdeki enerji kaynaklarımızı da doğru değerlendiremeyiz.

Kalkınma Planında yerli enerjiyle ilgili öncelikli dönüşüm programı var. Bakanlığınızın görevli olduğu yerli enerji kaynaklarına dönüşümle ilgili kısmı var. Yeni enerji kaynaklarının arzının artırılması bu şekliyle pek mümkün değil. Bir an önce eylem planlarını bırakıp eyleme geçmek lazım.

Öncelikle dönüşüm programında Hükümete verilen görev bugünün görevi değil. Kalkınma Planını 2013 yılında kabul ettik, üç yıl oldu ne zaman bunu yapıp bitireceğiz? "Bu yerli enerji kaynakların arzının artırılması, toplam kapasitemiz şuydu, şuraya gedik" diyorsunuz. O kapasiteyi nasıl geliştireceğiz? Şu anda bir krizden dolayı bir tek ülkeye doğal gaz bağımlılığımızın ne kadar tehlikeli olduğunu gördük.
Yani bu bağımlılıklarımızı sorgulamamız lazım. Yıllardır devam eden, doğal gaz depolama tesislerimizin en öncelikli konu olması lazım. Bir an önce bitmesi için ne gerekiyorsa, para, pul, zaman, teknik destek, ne gerekiyorsa yapmamız lazım. Ama bunların bir bütünlük içerisinde yapılması lazım.
Tamamen doğal gaza bağlı bir enerji sektörü olursa bu tehlikelidir. Kriz çıkınca hepimiz birincil ihtiyacımız diye, önce ısınmayı düşündük ama elektrik üretimimizin yarısını doğal gaz santrallerinden sağladığımızı göz ardı ediyoruz. Bağımlılıktan nasıl kurtulacağız o zaman?

Afşin-Elbistan Santrali ve Linyit Madeni Yabancılara Satılmasın!

Öbür taraftan yerli kömürün enerji kaynaklarımız içerisindeki payı yüzde 28,5. Şimdi kendi elimizde kendi yerli kaynağımız var ama öbür taraftan Afşin-Elbistan kömür madenini "yeni bir modelle." devredeceğiz dediniz. Ama sizin rakamlarınızda yine ben konuşurken dikkatle baktım, arkadaşlar da daha önce söylemiştiler.
Yani toplam rezervimizin üçte 2'sine yakın bir kısmını orada üretiyoruz. Siz bize böyle "Yeni bir finansman modeli." dediniz, ama onun devir sözleşmesinin sizin önünüzde olduğunu, Avusturya'nın Verbund şirketine devredilmek üzere olduğunu, yirmi yıllığına gideceğini de hesaplamamız lazım.

Bir taraftan yerli kaynaklarla yapalım diyorsunuz, sonra yerli kaynakları yabancılar işletsin diyorsunuz. Ben şimdi bunu anlamakta zorlanıyorum açıkçası. Orada çalışanlar var, o kaynak var. Ben bir taraftan diyorum ki elektrik üretimimi doğal gaza bağlama, elimdeki kömürü geliştireyim; siz bir taraftan AR-GE projelerinden bahsediyorsunuz.

Kömürün kalitesini, kömürün çevreye duyarlılığı artıralım, daha çok kullanalım, güzel. Sıkıştırma gaz, birtakım şeylerle uğraşalım derken bu konudaki en önemli yatırımımızı santralle beraber bir şirkete devretmek üzere hiçbir şey olmamış gibi, yeni bir model, devletler arası bir şey diye geçiştiriyorsunuz. Bunları bir düşünmemiz lazım.

Yani esas olan bunlardır. Sizin rakamda şu kadar kapasitemiz var, buraya geldik demek sorunu çözmüyor. O kapasiteyi kurup sonra birilerine devredersek yirmi yıl boyunca ne kadara mal olacak? Ben onun hesabını istiyorum. Daha önce Türkiye KAMU-SEN'e bağlı Türk ENERJİ-SEN'in

Başkanı'nın size bir mektup yazarak durumu anlattığını biliyorum. Bu kapsamda bu hususun hem burada çalışan personel açısından hem de bağımlılığımız açısından çok önemli olduğunu söylüyorum. Yani yirmi yılda burada üreteceğimiz elektriğin maliyeti nedir, ne kadara bize mal olacak?
Şimdi yabancıya verdiğimiz zaman onların yapacağı maliyet ne olacak, yenileme projeleri için ne kadar süre devre dışı kalacak santral üniteleri? Bunları bilmemiz lazım. Bu stratejileri tartışalım. Önümüzdeki yapacağımız yatırımlarda nereye öncelik vereceksiniz, bunun hangisi nereye gidecek, oradan kaybolacak enerjiyi nereden karşılayacağız?

Enerji AR-GE Çalışmaları Artırılsın ve Teknoloji Üretime Dönüştürülsün!

Yeni enerji kaynaklarıyla ilgili AR-GE'den bahsettik. Bu anlamda Bor Enstitüsü önemli. Özellikle yakıt piliyle ilgili bazı projeler var. 18 tane patent var ama bunun kaçı üretime dönüştü?
Bunların üretime dönüşmesi için teknolojinin ticarileşmesi için ne yapmamız gerekiyor? Küçük rakamları, işin siyaset tarafını konuşmak istemiyorum. Geleceğimizi planlayalım, buna ne kadar kaynak ayıracağımızı görelim. Artı, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu proton hızlandırıcısından bahsediyorsunuz, kendisi bir araştırma merkezi kurmuş.

Geçtiğimiz yıl Araştırma Merkezleri Kanunu'nu çıkmadan önce birçok araştırma merkezini kendim bizatihi gezdim ve inceledim. Sayın bakanları bir an önce bu kanunun çıkması için zorlamıştım ve o kanunu hep birlikte çıkardık. Bu çerçevede üç, dört üniversitemizin beraber yaptığı, Ankara Üniversitesinin liderliğinde Hızlandırıcı Merkezi var.
TAEK'in orayla ilişkileri nasıl? Ne yapıyorlar? Hidrojen enerjisiyle ilgili çalışmalar nasıl? Neler yapılıyor? Ne kadar kaynak lazım? Kamu ne ayıracak, özel sektör ne ayıracak, onları nasıl teşvik edeceğiz?

Ayrıca burada EPİAŞ'la ilgili kanun çıktı, enerji borsası dedik. Siz gün içi işlemden sonraki, önceki piyasalarla ilgili birtakım şeyler söylemişsiniz. Biz MHP olarak onun da ötesinde Ceyhan merkezli olarak, bu bölgeyi içine alan bir şekilde bölgesel bir enerji borsası kurulmasını, sadece BİST içerisinde bir piyasa olarak işletmenin ötesinde dünyanın bir enerji merkezi hâline getirmeyi, aynı zamanda bunların tamamının burada alınıp satılmasını hedefliyoruz. Onun için bu çalışmalara daha öncelik verilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Petrol Fiyatlarının Artışı Otomatik, Düşüşü ise Karışık Matematik!

Elektrik faturalarıyla ilgili olarak enerjideki fiyat düşüşlerini "yansıtacağız." demişsiniz. Benim aklım almayan bir şey var. Yani petrolün varili 120, 130 dolarlardan 80'e, 50'ye, şimdi 20 küsur dolara kadar inmiş ama bize yansıması maalesef çok düşük kalıyor. Çıkarken nasıl oluyorsa otomatik olarak bir anda çıkıyor. Nasıl oluyor da fiyatlar düşerken bunu yansıtamıyoruz, ben açıkçası anlamakta zorlanıyorum.

Bunun tüketiciye yansıması nasıl olacak? Bir de burada son dönemde çok konuşulan, doğal gazla ilgili olarak, hele bu krizden sonra, İsrail'le gelişen ilişkiler bağlamında Kıbrıs meselesi ve bunun üzerinden hem petrol aramaları hem de doğal gaz hatlarıyla ilgili önemli tartışmalar, iddialar yaşanıyor. Bu konuda da ben çok bir şey söylemek istemiyorum. Hassas konudur ama biraz daha dikkatli olunması gerektiğini, belli konuda verilecek tavizlerin sonrasında uzun yıllar geri alınamayacağını biliyoruz.

Hem Kıbrıs'ın statüsü açısından hem de sonraki oradaki doğal kaynaklar üzerinde haklarımız açısından çok önemli. Musul'daki kargaşa yıllardır devam ediyor. Biliyorsunuz, o süreçte bir hengamede öyle gitmişti. Şimdi bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söylüyorum.

Enerji Bakanlığı'nda da Yandaş Sendikacılar Kayırılıyor!

Son olarak, Sayın Bakan, burada size arz önce belirtmiş olduğum T.KAMU-SEN'den gelen, bazı kurumlarla ilgili talepler var. Gerçekten yandaş sendikanın kayrıldığı birçok örnek var. Şimdi, ben, tek tek vakit alarak zamanınızı buna harcamak istemiyorum ama hepsinde var.

Yani Atom Enerjisi Kurumunda daha önce sınav yapılmamış, hâlâ duruyor, öbür taraftan sözleşmeler uzun süredir bekliyor, hâlâ yılbaşı geçmesine rağmen diyorlar, Eti Maden'de yine buradaki sınavlarla ilgili, iç denetçi sınavıyla ilgili var. Onun ötesinde, Maden İşleri Genel Müdürlüğünde yine personelin denetime gönderilmesinde özellikle yüzde 100 zamlı denetim personeli ücret alıyormuş.

Kayırmalar olduğu ve bu kapsamda da özellikle kayırmanın siyasi olmasının ötesinde denetimlerde bu sefer kalite sorununun yaşandığı söyleniyor. Maden kazaları bizim için en önemli sorun hâline gelmişti geçtiğimiz yıllarda can kayıpları açısından, ülke ekonomisi açısından.

Bu hususlardaki sorunları yeni bakan olduğunuz için sizin dikkatinize sunmak istedim. Personelle ilgili şeylerin ayrıntısını size daha sonra da takdim ederim ama biraz daha hassas olmanızı çalışma barışı açısından daha önemsediğimizi belirtmek istiyorum.

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber