Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası
06 Şubat 2013
Bu haber 1779 kez okundu
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası (Araştırma ) Yazan: Sadun KÖPRÜLÜ
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Dünyanın her bir yerinde olduğu gibi, Türkler kıyıcılar, dikta rejimler tarafından her
türlü baskı, soykırım, katliam, asimilasyona uğramaktadırlar.
Ortadoğu devletlerinde olduğu gibi Avrupa, ve günümüze kadar Amerika’da Kızılderili
Türkleri yanında, en önemlide
Kıyıcı insanlık duygusu, sevgisi bilmeyen Çinliler tarafından uzun yıllardan bu yana
Doğu Türkistan’da soykırım ve katliam asimilasyon politikası tüm hızıyla kapsamlı
olarak uygulanmaktadır.
 
Türkler büyük millet olarak
Tanrı dağlarından inerek kahraman Atalarımız kısa korktu, ölüm kaçınmayarak, Çin
Seddini aşarak sonra İslam Diniyle onurlanarak Viyana kapılarını çalarak dünyanı
kurtarmaya ulaşmışlardır.
 
Türk milletini hiç bir güç Yıldıramadan, yok edemez dünyada ilk milleti olarak 117
devletler kurmuşlardır Atabeyler, büyük İmparatorluklar savaşlarla yaratmışlardır,
kazanılmıştır, ama ne yazık günümüzde kendi yurt, topraklarında Türk dünyasında
Türkistan, Uygur ve öteki Türkler ile birlikte acılar yaşayarak, Doğu Türkistan
Uygurlar Türkleri Kızıl Çinin işkence zulmüne uğramaktadır,
 
Mao'nun kurduğu komünist Çin'de, düzenin ve istikrarın ancak korku işkence, baskı ve
şiddetle sağlanabilmektedir.
 
Doğal olarak acı, işkence, idam hapishane ve acı olaylar altında güvenlik, huzur ve
istikrar yerine tedirginlik, korku ve güvensizlik bulunmaktadır.
 
Böyle kanlı, kıyıcı Çinin toplumsal yapısında sevgi, özveri, merhamet, milli konulardan
konuşmak iç duyguları sergilemek büyük suç sayılmaktadır.
 
Özgürlükten, demokrasiden ve insan haklarını gündeme getirmek imkânsızlık
yaratacaktır.
Uzun yıllardan Baskı ve esaret, işkence altında yaşayan milyonlarca Doğu Türkistan
Türkleri, yavrularını, baba, anne, bacı kardeşlerini, Çin komünist rejimi tarafından
şehit edilmektedir.
 
Yüz binlerce Müslüman Türk Çin hapishanelerinde işkenceye var gücüyle dayanarak,
evlerinden, Topraklarından sürülmektedirler.
 
Dünyanın en önemli ülkelerinden olan Türkistan’ın Tarihi MÖ 200'lü yıllara
(Göktürkler ve Hunlar dönemine) kadar dayanmaktadır, Türkistan toprakları, tarihin
ilk dönemlerinden bu yana Türklerin ana, ata yurdu olarak, bin yıldan beri de İslam
toprağı sayılmaktadır.
 
Bu Türk topraklarda doğan Karahanlılar, Gazneliler, Harzemşahlar, Selçuklular,
Saidiler İslam'ın bayrağı altında devlet kurarak, en güzel varlı, zengin uygarlığı
yansıtmaktadır.
 
Ve insanlığa büyük hizmetler vererek çok sayıda bilginler, liderler büyük devlet
adamları da bu topraklarda yetişmiştir
 
Buna rağmen Türk insanları, çocukları, kadınlar tüm İslamların önünde
öldürülmektedir. Özellikle son yıllarda bu sinsi acımasız, haksız politika tüm yönüyle
artmaktadır.
 
Doğu Türkistan Türklerine yapılan soykırımı politikası tipik örneği olarak Barın Olayı
Doğu Türkistan Türklerine soykırımın en acısıdır, şiddetlisidir Barın olayı demir kale
içinde yaşayan Türkler 40 yıl kölelik fikri aşılanan Doğu Türkistan özgür olmak için
bağımsızlık elde etmek amacıyla canlarını vererek şehit düşmüşlerdir.
 
Çinlilerde insanlık duygusunun yok olduğundan dolayı her türlü işkence, baskıyı
Türklere karşı uygulamaktadırlar.
 
Barın, Doğu Türkistan’daki binlerce Uygur köyünden yükselen milli şuur mücadelesi
olmakla beraberce, birlikte Doğu Türkistan Türklerinin uzun yıllardan içindeki özgür
sesinin tüm dünya yayılmasıdır ve görmüş oldukları baskıların, işkencelerin tek bir
yanıdır.
 
Doğu Türkistan Türklerinin Barın olayı özgürlüğe ve bağımsızlığa kavuşmak için
başarılı bir mücadelesi ve bütün dünyaya duyurmak amacıyla milli bir hareketidir.
Haklarını kazanmakla dava adamları bu uğurda kanlarını vererek, şehit
düşmüşlerdir önde gelenlerden mücadeleci, kahraman Zeydun Yusuf ve onun silah dava
arkadaşları din, vatan ve millet uğrunda büyük güce sahip olan Çinlilerle, acımasız
düşmanla savaşarak, kanlarını, canlarını vererek şehit olmuşlardır.
 
Bu milli mücadele yolunda Doğu Türkistan Türkleri bağımsızlığı elde etmek
için mücadelelerini sürdürdüler ve sürdürmek üzere yeni bir güneşin doğuşunu
Umutlaşarak yiğitçe savaştılar, ölüme yok diyerek çalıştılar.
Ama kıyıcı komünist Çinlilerin Doğu Türkistan’da yaptıkları katliamlar 55 yılda
binlerce Türkler şehit olarak binlerce kayıp olmuşlardır, her türlü ağır işkencelerle
Güçsüz ve zayıf duran sivil halka yapılmakla Çinliler tam olarak vahşileşmiştir suçsuz
Türkleri öldürmek biricik amaçları olmuştur.
 
Doğu Türkistan uygulana Soykırım katliamlardan
1949 yılında işgalci komünist Çin ordusunun komutanlığında bulunan Kızıl komünist
Wang Zhen Türkistan (Şin Jiang) Türklerine karşı yapmış olduğu zulmün işkencenin
benzeri görülmeyerek,
Çin Komünist ordusu Doğu Türkistan’a girmeden Doğu Türkistan Türklerine
cezalandırarak, türlü silah araçlarla öldürmekteydi.
 
Çinliler öte yandan Türklerden korkarak yapılan her harekete karşı önlem alarak
Türklerinin uyanmasından, ayaklanmasından nasıl olursa iyice ne yapacağını
düşünmekteydi.
 
Çin yönetimini daha fazla korkudan Türklerin mücadelesi ve ağır silahlarla 40 bin
kişilik Doğu Türkistan ordusun var oluşu yönetimi Doğu Türkistan’a karşı bir baskı
kullandığı zaman milli ordu sessiz kalmayacağını iyice bilmektedirler.
 
Çinliler Türk milletini yok etmek amacıyla, milli orduyu kendi güçleri içine almayı
katmayı düşünerek, tamamen kontrol altına aldıktan sonra komünist Çinlilerin tam
olarak düşmanlıkları yansıyacak, onlara inanmak çok zordur, nasıl olursa bu milletin
mutlu olmasına gençlerin aydınların ve tüm Türklerinin üstüne düşen önemli görevleri
örgütlenerek bir güç halına gelmekle haklarını korumalıdırlar,
Artık birlikte çalışmalıdırlar.
 
1959 tarihinden siyasi komplo baskılar yüzünden millet içinden aydın lider çalışkanlar
dava adamlarının birçoğu yok edilerek, bir bölüm milliyetçi milli dava sahipleri
yurdundan toprağından uzak hapishanelere atılarak çok sayıda Türkler başka
ülkelerde yaşamaya zorlanmışlardır.
 
Doğu Türkistan’ da bu milletin kahraman yiğit dava adamları vatanın gururunu,
onurunu, töresini üslenen Türkler tüm güçleri ile aydın kalemleri ile haklarını
savunmaktadırlar, öyle zan ederek bir gün düşünen Çinler Türkler tamamen yok
edilecek, umutta olarak katliamlarını, soykırımını sürdürmekteydiler.
 
Ama iyice bildi ki Çin dikta yönetimi hiçbir rejim büyük devletler, uygarlık kuran Türk
milletini yok edemez yıldıramazdır.
 
Kıyıcı Komünist Çinliler Türk milletine karşı reva gördüğü işkence zulüm, katliamlar
tam dünyanın yüzü önünde korkmadan ve hiçbir insan hakları, BM, af örgütü ses
çıkarmadan hiçbirini çekinmeden yapmıştır, sinsi politikasını sürdürmüştür.
 
1959-yılından Türklere karşı başlayan, işkence baskılar, Türkleri kendi yurtlarından,
topraklarından uzaklaştırılarak, Çinliler tarafından tüm Türk bölgeleri işgal edilerek
Çinliler Türklerin yerlerine, topraklarına yerleşerek, akın, akın Çinliler Türklerin ekin,
yiyeceklerini tahılını ve evlerini yağmalayarak Çin’e götürüldüler, yüz binlerce Türk
insanımız açlıktan, susuzluktan öldüler, parçalandılar insanlık dışı işkenceye maruz
kaldılar, binlerce Türklerin gömülmeye sırası gelmeyen ceset dağlarda, tarlalarda
kargalara, hayvanatlara yem olmuştur.
 
1962 tarihinde acımasız işkence her türlü zülüm uygulanan soykırımda yalnız Bay
ilçesinde 20 bin insan açlıktan, susuzluktan karşı işkenceden öldüler.
 
Kıyıcı Çin diktatörü bu işkence, baskıya rağmen kan emmeye yetmeyerek gibi, Türk
milletimize acı baskısı daha artacak günde gençleri, yaşlıları 18 saat çalıştırmaya
başladılar, İslam dinimize Türk milletimize, örf ve adetlerimize, gelenek, görenek kutsal
büyük tarihimize açıkça kötü sözler söyleyerek, hakaret etmeye başladılar.
 
Türk şehirlerinde bulunan milletimizi işkence zorlukla köylere göndererek, tüm Türk
şehirlerine yeni Çin göçmenleri yerleştirmeye kalkarak, acımasız politikasını tüm Türk
topraklarında yürütmekteydi.
 
Atılgan, kahraman Türkler birden güçlenerek, örgütlerini kurarak 1944 tarihinde
Gulca’da Doğu Türkistan Cumhuriyetini kurmuşlardır, ama ne yazık çok sürmeden
kanlı Çinliler Gulca, Çöçek, Altay Türklerini en ağır işkenceler, baskılar altında yok
etmekle yeni soykırımla yurtlarını bırakarak, Batı Türkistan’a göç ettirme mecbur
edilmişlerdir.
 
Türklere karşı her bir türlü silah kullanan Pekin dikta yönetimi daha fazla işkencesi
artırarak, 1962 tarihinde yeni bir katliamla baskı silah zoruyla bütün Türk milletini
kendi yurtlarını bıraktırmaya ve başka yerlere gitmeye zorlamışlardır.
 
Artık tüm silah araçlar toplar, roketlerle 100 binden fazla insan Batı Türkistan’a göç
etmiştir
 
Türkler tarafından 1944. Yılında kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyetinden, Çinliler
kıyarak, yürekleri yanmadan merhamet bilmeden intikam ederek, birçok Türkleri
öldürmekle sürgün etmişlerdir.
 
Türklerin
Boş kalan şehirler, köyleri, yaylaları, evleri, tüm varlıkları Çin göçmenlerinin arasında
paylaştırılmıştı.
 
Milli gururumuzu, Türk milletimizi yok etmek için milli varlığımızı ortadan kaldırmak
amacıyla planlı ve sistemli olarak yapılan siyasi hareketleri baskılar bir gün bile Türk
milletine karşı azalmadı durmadı.
 
Öte yandan Türk aydınlarını ve yeni yetişen millet, yurtlarını sever yiğit Türk
gençlerini her türlü işkenceyle öldürerek. Hayatta yaşayanları bile kıyıcı dikta rejimin
hapishanelerde ağır işkencelerle öldürmüşlerdir.
 
Aynı olaylarda Çinliler Nisan 1970 tarihinde Ürümçi’de 74 Türk’ün yargılanmadan
işkenceyle öldürülmüştür.
 
Doğu Türkistan Türkleri tüm idam işkence öldürmeye karşı sosyalist, Komünist
sistemin zulmü yanında bir milyarın üstünde olan Çinlinin ağır ekonomik yükünü zorla
çalıştırılarak kaldırmaktaydı.
Türk yurdunu işgal eden Çinliler hiçbir günahı olmayan bu millet Türk olması suç
olarak türlü işkence baskıya yüklenmekteydi.
 
Çin dikta rejimi 1957 tarihinde Çin’in neresinde bir Türk milliyetçisi varsa ona
karşı işkence uygulayarak, buna rağmen Türkler bu baskıya karşı mücadeleleri
sürdürmekteydiler Doğu Türkistan`da olduğu gibi Çinliler, Moğolistan ve Tibet bile
bu türlü hareketlere, mücadeleye karşı Çinliler katliamlar, soykırım sinsi siyaseti
uygulayarak Türkleri kendi topraklarında çıkarmak için her türlü oyunları denemek
istiyordu.
 
Doğu Türkistan`da kıyıcı Çin rejimi Uygur, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Tisin ve
Tatar Türklerine aydınlarına, din adamları, öğretmenlere, öğrencilere, çocuk, kadınlara
yüz binlerde Türk insanına işkence yaparak, sorguya çekerek, nedensiz dövüldükten
sonra birçoğunu idam ederek, sayısız Türkleri hapishaneye atmaktaydı milleti
çökerteceği kadar yok atmaktaydı, ama bu büyük milleti yok etmeye gücü yetmiyordu,
Çünkü onlar Allah’a, Milletlerine, mücadele veren kardeşlerine inanıyordular.
 
Türklerin tüm haklarını elinden alarak On binlerce Türkleri Türkçülük, milliyetçilik
diye öldürdü yok etti. Çin Pekin kanlı yönetimi Türklere karşı politikası değişmeyerek,
sömürgesi altındaki Doğu Türkistan Türklerini yoksul eğitimsiz, ekonomisiz,
ana haklarından yoksun bırakarak, günümüze kadar yok etmeye tüm gücüyle
 
uğraşmaktandı.
 
Türk milletini yoğun sinsi politikası ile Milliyetçilik,
Ajanlıkla suçlayarak idam etmektedir.
 
Türklerin yaşamış olduğu bölgelerde Yoğun kontrollerini arttırarak, Türklerin yer
altı ve yer üstü kaynaklarını yağmalayarak, nükleer sonucu milleti zehirleyerek,
öldürerek, baskı zorluğu kullanarak Türkleri susturmakla, kültürel, siyasi ana eğitim
haklarını ellerinden almakla onları Çinleştirmekle toprak yerlerine Çinlileri getirmekle
yerleştirmektedir.
 
Ayrıca Çin yönetimi yerli Türkleri ölüme mahkûm etmekle, Bu kadar işkence, baskı,
nefret, kindarlık,
Soykırımı, katliamı Türklere karşı Çin devleti tarafından elli yıldan beri
yürütülmektedir.
Türklere acı gösteren Çinli cellât Şeng Şisey Türklerin dünyada en çok yer altı ve
yer üstü zenginliklere sahip olmasıyla dünyada hiçbir milletin görmediği yoksulluğu
çekerek, esaret içinde yaşamakla eskiden günümüze kadar hiçbir siyasi hakka, ana
haklara, eğitimi kendi diliyle yapmayan Türkistan Türkleri Komünist rejimi tarafından
silinmeye, yok olmaya karşı acı günlerini yaşamaktadırlar.
 
Bu kadar acı, işkence, baskıya, ölüme karşı Doğu Türkistan Türklerinin dayanma, sabır
etme gücü kalmayarak ezilmektedirler.
İşte Türklerin varlığı Çinliler tarafından uygulanan
Barının olayını hatırlamalıyız,
Kona Korgan. Adı olan Barının
Kaşgar`ın Aktu bağlıdır 19,650 nüfuslu bir ilçede yoğunluk Uygur ve Kırgız Türkleri
yaşamaktadırlar.
Türkler özellikle ziraat tarımla uğraşmakla,
Tüm geliri elde eden Çinliler
Barın Türkleri arasında yoksulluk artırmakla çok acı durumda yaşıyorlar.
 
Bu ilçede 5 Nisan 1990 tarihinde tanınmış Barın Olayı, Çin Komünistlere karşı
Türklerinin Silahlı Ayaklanması” patlak vererek
Başlamıştır.
 
Bu katliam olayında Türkleri yok etmek amacıyla Barın İlçesinde patlak veren
Türklerin Silahlı Ayaklanması bir teşkilatlı, planlı olarak düzenlenmiştir silahlı
ayaklanmadan tek amaç Çin Türkleri uyanarak Çin
 
Komünist partisine karşı milli bir dava yolunda Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetini
kurmaktır,
Barın olayı Zeydin Yusuf Başkanlığındaki 200 kişi 5 Nisan 1990 tarihinde sabah saat
6 Türklerin ellerinde ışık Allah’u Ekber diye bağırarak başlamıştır. Türkler ilçede
bulunan Çin yönetimi hükümet binasının önünde toplandıktan sonra sabah namazı
kıydıktan sonra, ilçe yönetimine isteklerini iletmek üzere toplanmışlardır,
Yazmış oldukları yazıda acılarını dile getirerek, Sürekli olarak Çin yönetimi Türkleri
öldürmektedir idam etmektedir.
Bu Türk Kasabada 250 kadın kürtaj edilerek, çocuğu zorla alınmaktadır. Ve birden
fazla Çocuk yasaklığı konularak tüm normal hakları bile engellenmektedir,
 
1989 tarihinde küçük bir kasabada tam olarak bir yılda yapılan kürtaj sayısı 250 aşarak
çocuklar öldürülmektedir
Çin`den Ürümçi`ye her 15 dakikada bir tren ile binlerce genç kızları hepsi Çinliler
tarafından götürülerek, aile planlama yapma diye uzaklaştırmaktadırlar ve birçoğuca
öldürülmektedir.
 
Türklerin bu ayaklamalarında tek amacı mücadelelerini sürdürerek, Çinlileri Türk
topraklardan çıkmasızını bendi bölgelerine dönmeleri ile ilgili bu hareket, birde Aile
planlaması bir an önce durdurulması nedeniyle uygulanmıştır.
 
Günümüzde Türklere uygulanan vergiler kalkmasıyla, kültürel ana haklarına
kavuşmakla yeni bir demokrasi doğmasını Türkler istemektedirler.
 
Türklerde başkaları gibi bu ülkenin yerli vatandaşı olarak kendi yapraklarında özgürce
yaşamak istiyorlar.
Yok, olmak istemiyorlar.
 
Barın Türk gençleri birbirlerine gönülden sarılarak, haklarını almak için mücadeleyi
sürdürmeye söz vererek ölüme karş durmuşlardır.
 
Barın İlçesinin komünist parti başkanı Tursun Türklerin ayaklanmasını bu olayı
merkez yönetimine telefonla bildirerek, Kaşgar da bulunan kol ordu komutanlığından
yüzlerce askerden oluşan özel takım, türlü silah araçlar gönderilerek, bunun ile
yetmeyerek ardından 130 takviye gücü daha gönderilerek Türk gençlerini ve yaşlı,
çocuk ayrımı yapmadan milletin 200 üstünde olan gençlerin üzerine ateş açılarak,
çok sayıda insanlar ölmüştür, her kes bu kıyıcı katliama karşı dağılarak. Yönetim ise
gösterici gençleri arama, tutuklama, öldürme operasyonu düzenleyerek,
Çatışmalar yaşanmıştır, Bu olayda aynı gün çok sayıda gençlerle yüzlerce köylüler ölür,
193 kişi yaralanır. Ve milleti öldürmeye geniş çapta operasyon düzenlenir…
 
Olaydan bir gün sonra Çin Genel Kurmay başkanlığı Kaşgar’daki kol ordu
komutanlığından hava, kara ve roket, topçu güçlerinden oluşan 3000 kişilik özel
ordu Barın ilçesine gönderilir. Bölgeye bağlı Bütün yollar kapatılarak, Barın ilçesine
havadan, karadan askeri operasyon düzenlenerek, toplar, roketler yağarak,
Köy evleri hem havadan hem de karadan ağır silahlarla harabeye döndürerek yıkıp,
yakmaya maruz kalır. İnsanlarda taranarak öldürülür.
300 üstünde Türkler acımasızca öldürülerek, 400e yakın yaralanmıştır. Artık bu
katliam10 Nisana kadar sürerek, çatışmada 5000e yakın Türkler acımasızca öldürülür.
200 den fazla tutuklanır 25 yıl müebbet olarak Türkler cezaya çarptırılır
 
Barın olayında özel olarak Çin devlet başkanı Jiang zemin, Çin başbakanı Li peng, Çin
genel kurmay başkan yardımcısı Liu Hua Çinglar büyük rolü
Olarak Türkleri yok etmeyi planlarla çalışmışlardır.
 
Çin Halk Cumhuriyeti küçücük Barın kasabasındaki olayda 4000 üstünde Türkü
öldürmüştür.
Çok sayıda Türklerde yaralanmıştır.
 
Ayrıca 5 Şubat 1997 tarihinde Doğu Türkistan’ın kuzey batısındaki bulunan Gulca
şehrinde Ramazan Kadir gecesinde evinde ibadet etmekte olan Türklere karşı büyük
katliam uygulanarak, evlerinden her kesi toplayarak karakola götürerek her türlü
baskı, işkenceyle öldürülerek bir bölüm Türklerin temiz cesetleri bile ailelerine
verilmeden bu acıya dayanmayan Türk milleti rejime karşı öfkelenerek, sokaklara,
caddelere dökülerek, Aileleri ile birlikte toplanan bir gurup Türkler acılarını,
 
durumlarını Çin yönetimine bildirmek için bir araya gelmişlerdir, gittikçe çoğalan
gurup çok kalabalıklaşarak, dertlerini, acılarını anlatmak için ön sıraya küçük
çocukları ve kadınları gösterici olarak koyduktan sonra yönetimin binasın önünde
toplanmışlardır. Ama diktatör Çin yönetiminin güvenlik güçleri hiçbir Türk’ün
durumuna, konuşmasına aldırmadan, ses vermeden gurubun önünde toplanan önce
günahsız, suçsuz küçücük, çocuklara, kadınlara, ve Yaşlılara, gençlere hiç ayrım
yapmadan acımadan tüm Türkleri toplu olarak her türlü silah kullanarak kurşuna
dizerek çok sayıda Türkler şehit olarak yaralanmıştır, olay daha fazla büyüyerek,
 
karşılıklı çatışmaya dönmüştür, Ellerinde yalnız normal sopadan başka bir silah
olmayan Türk Uygur gençleri, kadın, çocuk, gençleri gözlerinin yaşlarına bakmadan
Çinler büyük ordusu tarafından öldürülür.
Çin güvenlik güçleri yönetimin isteği üzerine Gulca şehrindeki bütün Türk evlerine
operasyon yaparak, tolu biçimde gençleri yakalayarak kimilerini işkenceyle öldürürler,
kimilerini uzun yıllar hapishaneye atarak, çoklarının ailelerinden bile haberleri
alınamaz.
Artık tüm hapishaneler doldurulduğundan sonra bölgede olan okullar, dairelerin alt
katı bile hapishaneye çevrilerek, çok Türkler suçsuz yere hapishaneye atılırlar.
Artık her
Türlü işkencelerle tutuklanan gençler dondurucu et depolarına bırakılarak, acımasızca
soğukta öldürülürler.
 
Yaralanan yere düşen yığılıp kalan Türklerin bu kış gününde üzerlerine soğuk su
döküp, serperek dondurarak, canlarını, ruhlarını acıyla vererek ölürler.
İnsanlık dışı acı işkence yetmeden Kazakistan’a kaçmaya başlayan Cananlarını
kurtaranlar gençleri geri aldıktan sonra işkenceyle idam ederek ailelerine teslim
etmeden, kayıplara karışırlar.
 
Çin dikta rejimi bu katliamla sürekli olarak Uygur Türklerini tutuklamaya başlayarak,
dini, milli, anayasal, kültürel hakları onlara tanımayarak,
Ayrıca birçok Uygur Türklerinin ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını yaygın olarak
ihlal ederek, Uygurlar arasında yüksek işsizlik oranı sürerek Çinli işçilerin Türk
bölgesine akınıyla Uygurların iş gücü dışlanmıştır. Uygurların büyük bir çoğunluğu
çiftçilikte çalışarak, dillerini, yalnız Türkçe olarak kullanmaktadırlar, çoğunluğu
kültürlü, sınırlı eğitimli ve iş olanaklarına sahiptirler.
Yıllardan beri Uygur Türkleri Çinliler tarafından topraklarından zorla her türlü
atılmaktadır.
 
Kültür, eğitim alanında Türkçe on binlerce Uygur kitabının yasaklanmıştır ve
yakılmıştır. Eylül 2002’den tarihinden
Sin Can Üniversitesinde birçok Uygurca dersler eğitim dili yasaklanarak resmi Çin
aşırı politikanın artmasıyla kültürel, anayasal, siyasi haklar zorla kaldırılarak baskılar
ağırlaşmıştır.
 
Artık Uygur Türkleri tüm haklarına kavuşmaları ile tam olarak bağımsızlıkların
kazanmalıdırlar ve milli mücadelelerine inanarak, Çinliler tarafından anayasal, eğitim
hakları yanında kültürlerine sahip çıkmaya başlayan Türklere her türlü baskı
uygulanarak demokrasi ve insan hakları kavramını bile Çin rejimi tarafından
yasaklanarak özgürlüğün azıcık olsa bile dile gelmesi de büyük sorun olmaktadır.
 
Çinliler
Türklere karşı
5 Temmuz 2009…
21.Yüzyılda süren baskı, işkenceleri ile ve ardı arkası gelmeyen katliamlarla Uygur
Türk milletinin sindirip yok etmek planı ile kahraman, onurlu, töreli, suçsuz, günahsız
Türkleri Uygur Özerk Bölgesi olan Sincan Doğu Türkistan Türklerini asimilasyon,
soykırım, katliamlarla kan ağlatmaktadır.
 
Türkler, Çinler tarafından kendi topraklarında, yerlerinde, bölgelerinde soykırıma
uğramakla katil Çinlileri biraz daha onları güçlü görünceler her türlü planlara
başvurmaktadırlar.
 
Uzun yıllardan beri Katliamlar yapan ve sokak ortasında Uygur Türklerini taşlarla
şehit edenler Çinliler Uygur Türklerin bölgelerine yerleşen kıyıcılar tarafından
öldürülerek Ellerinde türlü silahlarla sokağa çıkan binlerce Çinliler gördükleri her
Uygur Türklerini sokakta öldürmektedirler. Polis ve asker ise Türklerin olduğu
bölgelere barikatlar kurarak Uygur Türklerinin yaşadığı mahallelerde, yerlerde Türk
soykırımı yapmaktadırlar.
 
Ayrıca Çinliler Uygurların evlerine baskın yaparak çok gençleri, yaşlıları gözaltına
almakla türlü işkenceler yapmaktadırlar.
 
Günümüzde Uygurlara, İran, Irak, Karabağ,
Kızıl derilere, Suriye, tüm dünya Türklerine olan baskı, katliamlar, soykırımlara karşı
Türkler olarak soydaşlarımıza sahip çıkarak
Filistin, Geze konusunda gösterilen yardım, desteğini bir bölümünü kendi
kardeşlerimize göstermeliyiz ayrıca
Bir insanlık, Müslümanlık görevi olarak yerine getirmeliyiz.
 
Bugün Türkistan, Uygur Türkleri şehit oluyor ve dünya bizimle sesiz kalarak Türkler
Gece gündüz ordu, asker, polis tüm gözü dönmüş Çinlilerin kıyıcı sitemi tarafından
öldürülmektedir.
Urumçi’de yapılan soydaşlarımıza karşı büyük katliam içlerimizi, gönlümüzü
parçalıyor;
Evdeki insanları bile Çinliler boğazlarından keserek öldürmekle, bir gecede 300
soydaşımız öldürülmekle kesilen vücutları çıplak olarak sokağa atmışlardır
Önce insanlık için ve Müslümanlık için, Türklük için Türk kardeşlerimize her bir yerde
yardım etmeliyiz,
Soykırımlar Türkistan Uygur Türkleri yanında
Kaşğar Türklerine karşı uygulanmaktadır.
 
Sincan'da büyük bir dram yaşanarak bu Türk topraklarında 60 yıl önce Çin Komünist
Ordusu tarafından işgal edilerek. 60 yıldan fazla baskı, işkence, zulüm ve günümüzde
de sürmektedir.
 
Türklerin her bir yerde hakları çiğnenerek
Doğu Türkistan Türklerine karşı Soykırım 1949 yılından başlamıştır Çocuk yaşlarında
bu acıları Doğu Türkistan geceleri kitabında okuyarak bu acılar hiçbir zaman
kafamdan, gönlümden silinemedi 60 yılda 10 milyon üstünde Uygur Türk’ü Çinlilerin
ayrı yöntemleri ile öldürülerek,
Yok edilmiştir.
 
5 milyonun üstünde Uygur Türkü’de toplu olarak katliamda, 49 nükleer bombasının
denemesi sırasında olmuştur.
Hapishaneye atılarak kayıp olanlar ise işkence ile öldürülmüşlerdir.
Ayrıca 5 milyon Uygur Türk'ü ise zorlu kürtaj ile öldürülmüştür.
 
1949 tarihinden günümüze kadar Doğu Türkistan'da İslam, Uygur Türkçesi ve Uygur
Türk Kültür ortadan kaldırılmaya yok edilmeye planlanmıştır. Bu sonu gelmeyen
baskıların yanında Çin dikta yönetimi her türlü yıkıcı, öldürücü sistemleri Türklere
karşı uygulamaya çalışmaktadır.
 
Bu acı olaylarını katliamların yanında 1,5 milyon Uygur Türk'ü kız ve kadınları
zorla Çin'e götürülerek, Çinler aşırı düşük maaş ile çalıştırılarak kendi gelirini
yükseltmektedir.
Bu acı katliamlar yetmeyerek
Uygur Türklerine karşı Çinin Guangdong Eyaletinde 26.06.2009 tarihinde büyük bir
katliam olmuştur.
Bu acıya dayanmayan Türkler 1997 tarihinde Barın olayında 600 Uygur Türk'ü
yürüyüşe katılmak dolayısıyla 8 bin Uygur Türk'ü yargılanarak hapishanelere
atılmıştır.
 
Ayrıca 05., 06, 07. Temmuz 2009 da Doğu Türkistan'ın Ürümçi şehrinde gerçekleşen
yürüyüşe 10 bin Uygur Türk'ü katılmasıyla, Çinlilerin işkence, baskısıyla Yürüyüş'te
1057 Türk öldürülmüştür 2 bin Türk’te tutuklanmıştır, çok binlerce Türklerde
yaralanmışlardır.
 
Çin dikta yönetiminin uygulamış olduğu asimilasyon politikası ile sindiremediği
Türkleri canavarca, kıyarcasına asimile etmeye çalışarak
Uygur Türklerine yaşatılan olaylar sınırsız hiç olmamıştır. Dikta rejimler Türkistan
topraklarını bölerek Uygur Türklerinin yaşadığı bölgeye Doğu Türkistan adlanarak
Rusya rejiminin ise elinde olan Türkistan topraklarını bölerek sömürge politikası ile
parçalayarak, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Kazakistan olarak
birbirinden ayrılmıştır.
 
Artık Türklerinin kendi Toprakları ellerinden alınarak köle gibi yaşamakla,
 
Her türlü baskı, işkence, acılara dayanmışlardır.
 
Aynı acıları Türk soydaşlarımız Kırım Türkleri uzun yıllardan beri yaşatılmıştır.
 
Osmanlı İmparatorluğundan kopartılıp birçok Türkler kendi topraklarından
vatanlarından sürgün durumunda olmuşlardır. Kırım Türklerinden Yaşayanlar,
ölmeyenler ise 2. Dünya savaşı sonrası 1944 yılında kıyıcı Diktatör Stalin’in eliyle
binlerce Kırım Türkleri vagonlara teknelere bindirip doldurulduktan sonra, Tekneler
Karadeniz’de batırılırken, Vagonda olanlar ise inmelerine izin verilmeyerek, aç, susuz
havasız bırakılarak acı işkenceyle ölmüşlerdir ayrıca Camiler, kıyıcılar tarafından
yakılarak, mezarları bile yerinden sökülerek Kırım Türklerin tarihini yok etmekle,
kültürel ne varsa ortadan kaldırılmışlardır.
Bu acı olaylar, durumlar tüm dünya Türklerin yaşamlarında tarihlerinde günümüzde
kadar görünmektedir, sürmektedir.
 
Balkanlar da yaşayan Türkler ise
Osmanlı İmparatorluğundan sonra milyonlarca Türk katliamdan, soykırımdan
kurtulmayarak, yüz binlerce Türkler kendi topraklarından göç edilmiştir ve birçok
Türkler soykırım nedeni ile yaşamını kaybetmiştir.
 
Ayrıca Yunanistan Mora’da olan Türkleri göçe zorlanarak binlerce Türk işkenceyle
öldürülmüştür.
 
Ana Vatanın Yavru vatanı olan
Kıbrıs’ta kıyıcı Rumlar Türklere karşı uygulamış olduğu katliam, soykırım etnik ve
kültürel soykırımı hiçte unutulmamış, hala kafamızda
Yaşamaktadır.
 
Irak’ ta Amerika işgalinden sonra 1,5 milyonu aşkın insan öldürülerek, Türklere karşı
Saddam döneminde uygulana Araplaştırma politikası günümüzde yerini Kürtleşme
politikasına bırakmaktadır yüz binlerce Irak Türklerinin arazileri, evleri ellerinden
alınmıştır.. bu baskılar ve insanlık dışı olaylar sürüp gedmektedir.
 
Çin’in yaptığı gibi tıpkı Ermenistan rejimi Karabağ, Kocalı ve Azerbaycan Türklerine
soykırımlar uygulamıştır.
 
Hayali Kürt devleti peşinde koşanlar Türkleri sindirmeye çalışarak, Türk topraklarına
işbirlikçileri ile el koymak istiyorlar ve boş tahditler savurarak, terörist yıkıcı, kıyıcı
olayları ile sabrımızı tüketerek, candan bıktırmaktadır.
 
Günümüzde her bir ülkede, topraklarda olanlar insanlığa, Türklere olmaktadır bizler
hep birbirimizden uzak kalınca ve birleşmek olmayınca, ilgilenmemekle ve Türk
dünyası birliği kurulmadan acımız, çilemiz sahipsizliğimiz
Artacaktır. Artık birliğimizi kurma zamanı gelmiştir, Türk milletinin titreyip kendine
gelme zaman gelmiştir, yakınlaşmıştır.
 
Suriye, İran, Irak, dünya Türklerine, Doğu Türkistan Uygur Türklerine yapılan
soykırım her geçen gün daha fazla artarak, biz sesiz kalınca soydaşlarımız yok
olmaktadırlar, ölmektedirler, Bizler ne yapmalıyız ne zamana kadar yok olup gideceğiz
Uyanma saati gelmiştir siperlerimize geçmeliyiz.
 
Tarihe baktığımızda Türklere karşı yapılan katliam, soykırımlarla doludur, Biz Türkler
olarak bu uzun uykudan uyanmamış, kalkmamış gerekmektedir, büyük 16 devletler,
atabeyler, İmparatorluklar kuran atalarımızı düşünelim onların yollarını izleyelim bize
 
karşı yapılan soykırımları, acıları düşünelim unutmayalım.
 
Türk tarihimiz Batıda Viyana’dan Doğuda ise Kafkaslara kadar tüm dönemlerde hep
soykırımlarla acılarla doludur.
 
Viyana, Bosna’da, Mora’da, Tri Poliçe’de Balkanlarda soykırıma uğrayan hep biz
Türkler ve Müslümanlar olmuşuzdur.
 
İrevan Hanlığında, Bakü, Karabağda, Kerkük, Altunköprü, Telafer, Gencede,
Tebriz, Türkmen Sahra, Erdebil, Horasan ve birçok Türk bölgelerinde idam olanlar,
öldürülenler, yok olanlar şehitler olanlar acı görenler hep Türkler olmuştur.
 
Türklerin Türkiye yanında ana, ata yurtları Çin tarafından işgal altında kalan Doğu
Türkistan’ın nüfusları 38 milyonun üstündedir bu Türkler, Uygur Türkleri Hun,
Göktürk, Uygur ve Karahanlı devletlerini kuranlardır
Bu topraklarda Kaşgarlı Mahmud, Divanü Lügaati't-Türk kitabını yazanlardır.
 
1949'daki komünist Çin işgalinden sonra bu ata yurt topraklarına Şincan Uygur Özerk
Bölgesi olarak adlandırılmıştır.
Bu topraklarda kahramanlar, yiğit Türkçülük tarihini kurarak, İsa Yusuf Alptekin gibi
liderler görünmüştür. Buna rağmen günümüzde çok sayıda Doğu Türkistan Türkleri,
sessizce eriyip yok olmaktadırlar.
 
Ata yurdumuz Türkistan'da yaşanan bu acı insanlık dramları Kızıl Çin emperyalizmini
tarafından tarih boyunca sürmektedir, yaşanılmaktadır.
 
Tarihi İki bin iki yüz yıllara dayanan Türkistan toprakları, dünyanın en önemli
yerlerinden biri olarak köklü medeniyetler ülkesi olarak tanınmaktadır.
 
Batıdan Hazar Denizi ve Ural Dağları'nı kapsayarak güney, kuzeyde Sibirya'ya,
güneyde İran, Afganistan ve Tibet'e, doğuda Çin ve Moğolistan'a sınırları
bulunmaktadır.
Türkistan toprakları geniş bir alana sahip olmaktadır.
 
Günümüzde Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan’ı
kucaklayan bölgenin Batı Türkistan diye anılmaktadır. Uzun çağlardan Çin’in işkence,
baskısı altında bulunarak ve Doğu Türkistan olarak adı tanınmaktadır.
 
Batı ve Doğu diye ikiye ayrılan Türkistan topraklarında, Rusya ile Çin'in çok önemli
planları projeleri bulunmaktadır.
 
Bölgenin stratejik konumunun yanında bu Türk bölgesinin sahip olduğu zengin yeraltı
rezervleri de büyük rol oynamaktadır.
 
Türkistan Türklerinin yanında
Kırım Türkleri de çok acı durum soykırım asimilasyon politikasını yaşayarak bir
gecede topluca Kırım Türkleri Sibirya'ya sürülmüşlerdir. Arazilerini, topraklarını
evlerini Ruslar İşgal etmişlerdir. Rus rejimi yıkıcı Orta Asya Türklerini asimile etmeye
ortadan kaldırmaya yönelik bir Kafkas ve Orta Asya Türklerine ana dilleri yerine ikinci
bir dil geliştirmiştir artık Türkler arasında iletişim kurmak için Türkçe değil, Rusça
 
kullanılmıştır.
 
Doğu Türkistan ve Batı Türkistan'da Türklere karşı çok acı baskı, işkence yaşanmıştır.
1700 yıllarının ortalarında Çin baskısına uğrayan Doğu Türkistan, bağımsızlığını elde
etmek için çok mücadele ederek, dikta rejimler dünya bölgeleri Doğu Türkistan'ın
bağımsızlığına karşı durularak, ne yazık ki umutlar gerçekleşmemiştir, her bir taraftan
engel karşılanmıştır.
 
Doğu Türkistan Yaklaşık 10 milyon km2 yüz ölçümüne sahip olan Ata toprakları Çin, 2
milyon km2'lik yüz ölçümü ile dünyanın dev ülkelerinden biri sayılmaktadır
Ama bu baskı, olaylardan, soykırım, katliamlardansan dolayı Doğu Türkistan'da
uygulanan baskı asimilasyon politikaları büyük bir Türk milletini toptan yok etmeye,
dünyadan adını kaldırma silmeye çalışmaktadırlar.
 
Batı Türkistan’da Rusya'nın yapmış olduğu baskı, katliam,
Soykırımları Doğu Türkistan Topraklarında Çinliler büyük sindirme, soykırımı
uygulayarak, tam olarak bölgenin adını değiştirmekle, Sincan Uygur Otonom Bölgesi.
Çinliler bununla yetmeyerek tüm dikta rejimlerin emperyalist devletlerin politikalarını
Türklere karşı uygulamaya başlayarak, milletin
inançlarına, gelenek, göreneklere, adetlerine, dinlerine karşı acımasıca büyük savaş
yürüterek, birçok alanda etnik ayrımcılık sistemini uygulayarak, tüm milletinin
umutları, istekleri bastırıldı, gücü olmayan kendilerini savunmasız bırakan zorlukla,
baskıyla Türkleri topraklarından sürdürerek, uzaklaştırılarak Türklerin topraklarına,
arazilerine evlerine Çinliler yerleştirildi.
Canavarlığıyla
Tanınan Çin devleti işkenceleri, zulmü, baskısı çocuklara, kadınlara, yaşlılara karşı
dehada fazla artmıştır.
 
Bu demokrasi çağda
Tüm insanlar özgür, bağımsız yaşamayı umutlanarak hala birçok dikta rejimler
tarafından Türk dünyasına karşı baskılarlar, soykırım, katliamlar, işkence, baskılar
sürerek uygulanmaktadır.
 
Neredesiniz büyük devletler? Neredesiniz Birleşmiş Milletler, İnsan hakları, Af
örgütleri, Müslümanlar Türkler İran, Kızı deriler Amerika, Lübnan, Suriye, Çin,
Irak birçok bölgelerde yok olmaktadırlar demokrasiden ve İnsan haklarından
konuşuyorsunuz dem vuruyorsunuz
Neredesiniz?
Ülkeler, İnsan hakları savunuculuğu yapan sivil toplum örgütleri
Neredesiniz? Yoksun, kimsesiz, sahipsiz insanların acısına, işkencesine, yokluğuna
katlanmalısınız
Sizlere
Sesleniyoruz. Neredesiniz? Doğu Türkistan’da yaşayan 35 milyonlarca suçsuz, günahsız,
Uygur Türkleri
İnsan değimi?
 
Çinliler En modern silahlarla savunmasız olan suçsuz insanları öldürmektedir.
Kimyasal silahlar
Kullanmaktadır.
 
Dünya Türkleri tüm milli anayasal, siyasi, Tarihsel haklarına kavuşmalıdırlar kendi
ana dilleriyle Türkçe okumalıdır, eğitim görmelidirler, uzun yıllardan hapishane hayatı
yaşayan Türkler özgür olmalıdırlar.
Türkler Suriye, İran, Irak, Türkistan Tüm dünya ülkelerinde özgürce insanca ve kendi
topraklarında yaşamalıdırlar,
Türk insanına karşı tam olarak insanlık suçu işlenmektedir.
Çin, Barın katliam sırasında beşikte
Yatan 7 aylık bir Müslüman Türk çocuğuna 77 adet mermi sıkmıştır.
Bu candan sizler sorumlusunuz, Nerdesiniz buna vicdaniniz hiçte olsa uymadı
Nedesiniz? Neden görmezsizlikten geliyorsunuz, Türk Müslüman olduklarından
dolayımı sesiniz kesildi sustunuz, gözünüz görmez oldu.
 
Türklere yapılan soykırımlara, baskı katliamlara karşı kulaklarınızı kapatarak,
gözlerinizi yumdunuz
Türkler kendi Topraklarında Öldürüyorlar.
Hak Nerde Hukuk Nerde Ey Türkler Neredesiniz Türk birliğimiz ne zaman
kurulacak ne zaman kutsal şehitlerimizin Yüce Türk milletimizin hakları alınacaktır,
topraklarınıza, bayrağınıza, marşınıza sahip çıkınız birleşelim dünyanı titretelim
atalarımızın mezarında kemiklerini sızlatmayalım bu uğurda canını, kanını veren
şehitlerimizin haklarını alarak Ruhlarını şad edelim ve doğrudan Türk milletinden
olduğumuzu tarihte olduğu gibi tüm insanlar, tüm dünyaya ispat edelim Türk
olduğumuzu bildirelim.


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
‘YUNUSÇA YÜREĞİMİZLE ŞEHRİ KUCAKLAYACAĞIZ’08 Aralık 2018
Devlet Bahçeli’nin zafer formülü07 Aralık 2018
Şehit öğretmenlerimize çok şey borçluyuz24 Kasım 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -2/ 15 TEMMUZ’DA SON NEFESİ VERMEMİZİ GÖZLEDİLER.31 Ekim 2018
DEVLET BEYLE SÖYLEŞİ -1- ÜLKÜCÜ VE ÜLKÜCÜLÜK30 Ekim 2018
‘Türk’üm demeye devam edeceğiz’30 Ekim 2018
YENİ DÜNYADA TÜRKİYE VE TÜRK DÜNYASI 30 Haziran 2018
'Cumhur İttifakı zaferle sonuçlanacak'12 Mayıs 2018
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE09 Nisan 2018
3 SEÇİME DE HAZIRIZ09 Nisan 2018
“CUMHUR İTTİFAKI TANKIN ÜZERİNDE OLUŞTU”12 Mart 2018
“AYRIMIZ GAYRIMIZ YOKTUR BİZİM”20 Şubat 2018
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir 26 Mayıs 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH