Ana Sayfa > MHP HABER

Devlet Bahçeli: ‘Herkes Kaçacak Delik Arar’
Flaş Haber
04 Aralık 2018
Bu haber 507 kez okundu
MHP lideri Devlet Bahçeli grup toplantısında önemli açıklamalar bulundu. Bahçeli açıklamasında, “Bu milletin sabrı taşarsa herkes kaçacak delik arar” dedi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Dün 3 Aralık Dünya Engelliler Günüydü. Engelli olmanın ne demek olduğunu samimiyetle dikkatle analiz ettik. İstiyoruz ki bütün engeller kaldırılsın. Engelli kardeşlerimiz hayata tutunma iradeleriyle her türlü takdir ve övgüye layıktır. Sevgi varsa saygı varsa engel yoktur. Parti olarak Engelli kardeşlerimizle ilgili yapılacak her kanuni düzenlemenin arkasında duracağız.

Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 84. Yılını yarın kutlayacağız. Kadının siyasette temsili gecikmiş olmakla birlikte alınan kararın reform niteliğinde çığır açan bir stratejik hamle olduğunu söyleyebiliriz. Kadınlarla erkekler yaşadıklarını toplumun işleyişini gözetme ve belirleme sorumluluğuna sahiptir. Türk kadının siyasette daha etkin olması için üzerimize düşeni yerine getireceğimizi ilan ediyorum.
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Oslo’da yapıldığı söylenen toplantıya katılanlar hakkında sert ifadeler kullanan Devlet Bahçeli, “Yeni bir çözüm süreci için kendini akil sanan zeka özürlüler bu kış kıyamette niye Oslo’ya giderler? Kandil’e gitseler kendilerini yormazlardı. Yine bildik isimler sahnededir. Yarım akıllı çürük akiller, Türkçe konuşuyorum, kulak verin; çözüm süreci gömüleli çok olmuştur, şansınızı fazla zorlamayın” dedi.

Yeni bir çözüm süreci için kendini akil sanan zeka özürlüler bu kış kıyamette niye Oslo’ya giderler? Kandil’e gitseler kendilerini yormazlardı. Yine bildik isimler sahnededir. Yarım akıllı çürük akiller, Türkçe konuşuyorum, kulak verin; çözüm süreci gömüleli çok olmuştur, şansınızı fazla zorlamayın. İsterseniz PKK’ya katılın ama Türk milletinin sabrınız zorlamayın. Milletin şamarını yerseniz Oslo’yu da İmralı’ya görür kendinizi dağda bulursunuz.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış oldukları konuşma metni. 4 Aralık 2018 

Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli Basın Mensupları,

Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken hepinizi hürmetle selamlıyor, başarılı bir hafta geçirmenizi içtenlikle temenni ediyorum.
Televizyonlarından Grup Toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, Türk-İslam coğrafyasında yaşayan tüm kardeşlerimize gönül dolusu muhabbetlerimi iletiyorum.
Hayatın; düşünenler için farklı, hissedenler için farklı, gülenler için farklı, ağlayanlar için farklı anlam ve içeriklere sahip olması eşyanın tabiatına uygundur.
Esasen bunda şaşılacak bir taraf da yoktur.
Hayat dediğimiz karmaşık süreç; bazen trajedi, bazen komedi, bazen de çelişki halinde karşımıza çıkmaktadır.
Her ne olursa olsun asıl marifet, asıl meziyet çıkan veya çıkması muhtemel tüm engelleri birer birer aşmayı başarmakta saklıdır.
Zorluklar karşısındaki direncimiz, engellere karşı mukavemet gücümüz hem karakterimiz hem de kişiliğimiz hakkında önemli ipuçları verecektir.
Şurası açık bir hakikattir ki, yaşam Cenab-ı Allah’ın bir lütfudur.
İnancımız gereği ilahi lütuflara şükretmek vazgeçilmez manevi ödevdir.
Sağlık kadar hastalık, sevinç kadar hüzün hayatın gerçekleri arasındadır.
Kim olduğumuz, nasıl bir şahsiyat ölçüsüne bağlı kaldığımız olağan veya olağanüstü bir şekilde ortaya çıkan insani hallere göstereceğimiz reflekslerle yakından ilişkilidir.

Bilinmelidir ki, her şey insan içindir.
Hiç kimse geleceğin ne olacağını, neyle karşılaşacağını, başına ne geleceğini önceden kesin bir şekilde bilemez, isabetle söyleyemez.
Düşmez kalkmaz bir Allah’tır, bunun haricinde insan her türlü gelişmeye, her neviden huzur ya da hasara açık veya adaydır.
Engelli olmak insani bir haldir ve hepimizin, her insanının maruz kalacağı bir durumdur.
Bildiğiniz gibi dün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ydü.
Engelli olmanın, bir engelle yaşamanın, bir engele uğramanın ne demek olduğunu, neye tekabül ettiğini, hangi sonuçlara kapı araladığını samimiyetle, dikkatle analiz ettik.
Elbette engelli kardeşlerimizin üstesinden gelinmesi aciliyet arzeden sıkıntıları, çözülmesi gereken problemleri olduğunu biliyoruz.
İstiyoruz ki, bütün engeller kaldırılsın.
Diliyoruz ki, engelsiz bir dünyanın kapıları aralansın.
Bekliyoruz ki, engelle mücadele eden kardeşlerimizin ellerinden tutulsun, destek verilsin, önleri açılsın.
Engeller takılmak için değil, aşılmak içindir.
Engelli olmanın ayıplanacak, utanılacak, horlanacak, küçümsenecek, küçük görülecek, kusur sayılacak bir yanı asla yoktur.
Aksi bir tavır her şeyden önce insan olmanın asalet ve şerefine ağır bir bühtan, vahim bir saygısızlık olacaktır.

Biz engelli kardeşlerimizi çok seviyoruz.
Hepsini kucaklıyoruz, hepsiyle bir ve bütün, aynı milletin eşit ve onurlu fertleri olduğumuza inanıyoruz.
Empati yaparak, duygudaşlık köprüleri kurarak onların ne hissettiğini, neleri hedeflediğini anlamaya, anlatmaya çalışıyoruz.
Geçtiğimiz cumartesi günü, parti genel merkezimizde düzenlediğimiz toplantıyla bir nebze de olsa bunu göstermeye, engelli kardeşlerimizi özümsemeye gayret ettik.
Yeri gelmişken, bu toplantının gerçekleşmesinde emeği geçen başta Aile, Kadın ve Engellilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Deniz Depboylu Hanımefendi olmak üzere bütün arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Bizim nezdimizde engelli kardeşlerimiz hayata tutunma iradeleriyle, önlerine çıkarılan sanal ve sahte engelleri yıkma azimleriyle her türlü takdir ve övgüye ziyadesiyle layıktır.
Mesele vücutta bir eksikliğin olup olmaması değildir.
Mesele akıl ve zihin ölçeğinde bir pürüzün olması da değildir.
Mesele insan olmaktır, insanca bakabilmektir, insafla ve vicdanla hareket edebilmektir.
Ezcümle mesele muhabbette bir engelin olmaması, hoşgörüde, dayanışmada, yardımlaşmada herhangi bir engelin çıkmamasıdır.
İnanıyoruz ki, sevgi varsa, saygı varsa engel yoktur.
İnsanlık varsa bütün engeller bertaraf olmaya mahkûmdur.

Acı duymak canlılara mahsustur.
Acı başka acımak başkadır.
Fakat başkasının acısını yürekte duyup yüksek bir vicdanla ortak olmak ancak ve ancak insan olana, insanlık değerlerini ruhuna nakşetmiş kişilere özgü bir haslettir.
İster doğuştan olsun, isterse de sonradan çıksın, bir engeli bulunan kardeşlerimizin engellerle kıyasıya mücadeleleri imrenilecek ve örnek gösterilecek bir kararlılığın özetidir.
 Bize göre asıl engel bedende ya da zihinde değil; algıda, davranışta ve insanlık değerlerinden mahrumiyette gizlidir.
Parti Programımızda anlam ve karşılık bulduğu üzere; engelli kardeşlerimizin toplumla bütünleşmeleri, başkalarının yardımına muhtaç olmadan hayatlarını idame ettirebilmeleri fiziki ve sosyal çevrenin oluşturduğu engellerin kaldırılmasına bağlıdır.
Anaokulundan başlayarak; eğitim sürecinin her aşamasında, sosyal ve ekonomik ilişkilerinde, iş ve meslek hayatlarında engelli kardeşlerimizin muhatap kaldıkları sorunları kökünden bitirmek, hepimizin hem insani, hem de vicdani görevleri arasındadır.
Parti olarak engelli kardeşlerimizle ilgili atılacak her adımın, yapılacak her kanuni düzenlemenin yanında ve arkasında önşartsız duracağız.

Bu kapsamda TBMM’ne vermiş olduğumuz;
Engelli vatandaşlarımıza bağlanan aylıklarda muhtaçlık durumunun, aile geliri yerine kendi gelirlerine göre belirlenmesi,
Başkasının yardımına muhtaç engelli aylığının ayda 985 liraya, üç ayda 2 bin 954 liraya, engelli ve engelli yakını aylığının ayda 656 liraya üç ayda bin 969 liraya yükseltilmesi,
Doğuştan ya da işe girmeden önce engelli olup, çalışma gücünün en az yüzde 60’ını kaybedenlerin malul sayılması,
Kamuda engelli kotalarının yüzde 5’e çıkartılması, 2019 yılında en az 10 bin engelli atamasının yapılmasıyla ilgili kanun tekliflerimizin yasalaşması hususunda bütün gücümüzle çalışacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.
Engel, onu kenara iten fazilet ve fedakârlık ruhu olduktan sonra hiçbir sorun yaratamayacaktır.
Yılın bir gününde değil, her gününde bütün engelli kardeşlerimizin yanındayız, onların tercümanıyız.
Tüm engelli kardeşlerimizin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü farkındalık şuuruyla anıyor; sahip oldukları hiçbir engelin huzurlarına, ümitlerine, heveslerine engel olmamasını Cenab-ı Allah’tan diliyor, sevgi ve şükranlarımı sunuyorum.

Değerli Milletvekilleri,
Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 84’üncü yıldönümü yarın kutlayacağız.
5 Aralık 1934 tarihinde alınan bir kararla kadınlara siyasal hayata müdahil olma ve yönlendirme hakkı kazandıran bu tarihi ve demokratik kararın ülkemiz için, siyasetimiz için, özellikle kadınlarımız için manası çok derindir.
Kadının siyasette temsili gecikmiş olmakla birlikte, dönemin sosyal ve siyasal iklimini göz önüne aldığımızda alınan kararın reform niteliğinde ve çığır açan bir stratejik hamle olduğunu söyleyebiliriz.
Takdir edersiniz ki, toplumsal yapının en temel özelliği kadınlar ve erkekler tarafından teşkilidir.
Cinsiyet ayrımının farklılaştırıcı ve dışlayıcı etkisini bir yana bırakarak diyebiliriz ki, kadınlarla erkekler yaşadıkları toplumun teşkilatlanmasını, işleyişini, genel çıkarını gözetme ve belirleme sorumluluğuna sahiplerdir.
Seçme ve seçilme hakkı her şeyden önce demokrasinin nasıl algılandığı ve pratik hayata nasıl yansıdığı sorularına verilecek cevaplarla yakından ilgilidir.
1930’lu yıllarda, yeni kurulan bir devletin yöneticileri ve siyaset adamları iftihar edilecek bir kararla seçme ve seçilme konusundaki eşitsizlikleri tamir ve telafi etmişlerdir.
Bir tarafta devlet kuran, diğer tarafta da demokrasiyi bina eden kurucu kahramanların, hukuken Türk vatandaşları arasındaki uçurumları kapatma gayretleri her açıdan övgüye değerdir.
1926 tarihinde kabul edilen Medeni Kanun, kadınların en temel haklarına ulaşmadaki önemli mihenk taşlarındandır.
Arkasından 3 Nisan 1930 tarihinde çıkarılan Belediye Kanunuyla birlikte, mahalli idarelerde katılım ve temsil konusunda kadınlarımız değerli imkânlara kavuşmuşlardır.
Peşi sıra 5 Aralık 1934 tarihi, hem kadınlarımız hem de demokrasimiz açısından milat olmuş ve siyasal hakların kullanımı konusunda mutlak bir eşitlik sağlamıştır.
Kadının seçme ve seçilme hakkı özü itibariyle bir insan hakkıdır.

Kadınlık onuru aynı zamanda insanlık onurudur.
Kadın haklarını insan haklarından ayırmak, ayrı görmek imkansızdır.
Ne var ki, bir tarafta kadınların seçme ve seçilme haklarıyla ilgili 84 yıllık kazanımı överken, diğer yanda bitmeyen, dinmeyen, bir türlü eksilmeyen kadına yönelik şiddeti konuşuyor olmak hüsran verici bir çelişkidir.
Kadınların demokratik haklarını elde etmeleri önemli bir gelişmeyken, kadın cinayetlerinin, kadın ve çocuk istismarlarının azap verici ölçüde yükselişi de utanç duyulması gereken bir ilkelliktir.
Kadınlarımız hayatın her alanında başarılarıyla göz doldurup isimlerinden bahsettiriyorlar.
Aday oluyorlar, seçim yapıyorlar, seçiliyorlar, yönetiyorlar, hizmet ediyorlar, çocuklarına bakıyorlar, hanelerine bereket katıyorlar, gelin görün ki, şiddetin de hedefi haline geliyorlar.
Meşhur bir kadına yönelik şiddet günlerce medyada yer buluyorken, nice talihsiz ve tanınmayan kadınımızın yaşadığı ızdırap maalesef gün yüzüne çıkmıyor, çıkamıyor.
Her zaman söyledim, yine söylüyorum; kadınlar kadar medeniyiz, kadınlar kadar insanız, kadınlar kadar güçlüyüz, kadınlar kadar haysiyetliyiz.
Şiddet seli bitmeden, akan kan durmadan, cinayetler, istismarlar, tacizler, tecavüzler son bulmadan kadınlarımızın seçme ve seçilme haklarını konuşuyor olmamız gerçekten de bir avunmadır.
Şiddete göz yummak, şiddeti görmezden gelmek, şiddetin önlenmesi için gerekli tedbirleri almaktan imtina etmek işlenen suçlara ortak olmak anlamına gelecektir ve bunun vebali de hepimizin omuzlarındadır.
Sonuç itibariyle Türk kadının siyasal hayatta daha fazla etkin ve belirleyici olması için parti olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğimizi açık yüreklilikle söylüyor ve ilan ediyorum.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilişinin 84’üncü yıldönümünde gerek toplantımıza teşrif eden gerekse de vatanımızın her yöresinde varlık mücadelesi veren muhterem hanımefendilere en iyi dileklerimi sunuyor, her şeyin en güzeline müstahak olduklarını bir kez daha ifade ediyorum.

Değerli Arkadaşlarım,
Uzun süredir, insanlık içine düştüğü derin uçurumdan çıkışın, devasa bunalım döngüsünden kurtuluşun yollarını aramaktadır.
Ancak henüz bir arpa boyu mesafe alabilmiş değildir.
Sosyal gerginlikler, toplumsal kargaşalar, asimetrik çatışmalar, örtülü operasyonlar, ticaret savaşları, ekonomik cepheleşmeler, siyasal anlaşmazlıklar, hegemonya mücadeleleri yoğunlaşmakta, hatta yaygınlaşarak devam etmektedir.
Uluslararası toplum krizden krize sürüklenirken; huzur, barış ve refah arayışları her seferinde sonuçsuz kalmakta, adeta duvara toslamaktadır.
Beşeriyet hem birinci hem de ikinci dünya savaşı öncesi vasat bulan gerilim ve kutuplaşmaların bir benzerini yaşamaktadır.
Asya-Pasifik Bölgesi sancılıdır, Avrupa diken üstündedir, Kafkaslar kanayan yaradır, Ortadoğu yangın yeridir.
Dünya huzur değil, hüsran istikametinde dönmektedir.
Küresel vicdan suskun, küresel adalet durgundur.
Hakkaniyete saygı kalmamıştır.
Adaletli paylaşım, insan onuruna saygı, egemenlik haklarına riayet yok hükmündedir.
İçinde bulunduğumuz çağ huzursuzluk ve bunalım çağı olmaya şimdiden namzettir.
Yemen’deki bir çocuğun Londra’daki bir çocuk kadar değeri yoktur.
Arakan’daki bir mazlumun, Kerkük’teki bir masumun ne kaygısını taşıyan, ne de insani haklarına kafa yoran bir dünya düzeni vardır.
Sefalet, açlık, yokluk, yoksulluk, yolsuzluk, yozlaşma sadece bölgemizi pençesine almakla kalmamış, insani bir yıkım haline bürünerek yerküre için vahim bir tehdit boyutuna ulaşmıştır.
Tarihin her dönemini inceleyiniz, zulmün bu kadar sözünün geçtiği, zalimlerin bu denli küstah ve cüret sahibi olduğu başka bir döneme tesadüf edemezsiniz.
Eğer, insanlık ortak akılda buluşup, adalet ve ahlak ölçülerinde bir araya gelmezse,  artan çok ciddi risk ve tehlikeler gelecekte beşeriyeti maalesef öğüterek yutacaktır.

Yalnızca güçlünün haklı olduğu bir dünya düzeni sürdürülebilir olamayacaktır.
Bu sürecin kazanını küçük bir elit tabaka, kaybedeni ise herkes ve tüm insanlık olacaktır.
Bu şartlar altında 13’üncü G-20 Zirvesi geçtiğimiz hafta Arjantin’in başkentinde yoğun bir gündemle toplanmış, ülkemizi temsilen de Sayın Cumhurbaşkanı mezkûr Zirveye katılım sağlamıştır.
“Adil ve Sürdürülebilir Gelecek” temasıyla toplanan G-20 Zirvesi’ne Türkiye haklı ve meşru duruşuyla damga vurmuş, bilhassa Sayın Cumhurbaşkanı’nın 1 Aralık’ta düzenlemiş olduğu basın toplantısındaki sözleri gerçekten de etkili ve isabetli olmuştur.
Türkiye, G-20 Zirvesi’nde hakkın ve haklının sözcüsü mertebesine çıkarak tüm dikkatleri üzerine çekmiştir.
Sayın Erdoğan’ın, hak ve adaleti gözetmeyen bir sistemin ilanihaye devam etmeyeceğine vurgu yapması, terör örgütlerinin arkasında duran müttefiklerimizin gözlerinin içine baka baka eleştirilerini dile getirmesi çok değerli, çok önemlidir.
Biz bu düşüncelere aynen ve eksiksiz iştirak ediyoruz.
Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünün zulmünden kurtarma iradesinin G-20 Zirvesi’nde gündeme taşınması, Kaşıkçı cinayetinde parmak izi bulunan faillerin maskelerinin indirilmesi takdir edilecek bir duruştur.
31 maddeden oluşan G-20 Sonuç Bildirgesi’nde özetle;
Uluslararası düzenin kurallara bağlı olarak sürdürülmesi,
ABD’nin itirazlarına rağmen Paris İklim Antlaşması’nın aynen uygulanması,
Dünya Ticaret Örgütü’nün reforme edilmesi yer almış, daha da mühimi terörün her türlüsü güçlü şekilde kınanarak 7-8 Temmuz 2017’de yapılan Hamburg G-20 Zirvesi’ne hakim olan terörle mücadele kararlılığının arkasında durulmuştur.
Peki, G-20 Zirvesi’ne katılan ülkelerden bazılarının teröre verdiği destek nasıl izah edilecektir?
Malum ve sabıkalı ülkeler hem teröre karşı çıkıp hem de terörle içiçe olmayı nasıl açıklayacaklar, bunu kendi halklarına, insanlık vicdanına nasıl anlatacaklardır?

Terörizm aynı zamanda küresel bir tehdittir.
Bu gerçeği açık seçik görmek lazımdır.
Türkiye ile ABD müttefiktir.
Bunun yanında müttefik olmanın karşılıklı ahlaki ve hukuki sorumlulukları vardır. Ve taraflar için de bağlayıcıdır.
Ancak ABD müttefiklik hukukuna duyarsızdır, kayıtsızdır, biganedir.
Terör örgütleriyle sürekli olarak yan yana, yanak yanağadır.
Türkiye sınırının hemen dibinde, Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD’nin gözlem noktaları kurmak için harekete geçmesi tam bir rezalettir.
ABD kimi kimden korumakta, neyi gözlemlemek için hazırlık yapmaktadır?
Müttefik olduğumuz ülkenin PYD-YPG lehine gözcülük yapması, PKK/YPG’yi alenen muhafaza altına alması ne hukukla, ne adaletle, ne de ittifak onuruyla bağdaşmaktadır.
ABD Savunma Bakanı, gözlem noktalarını ülkemizin terör tehdidinden kaynaklanan meşru kaygılarına cevap vermek maksadıyla kurduklarını açıklamıştır.
Şu yalana bakar mısınız, ülkemize doğru uzanan herhangi bir tehdit gördükleri takdirde uyarmak istiyorlarmış.
IŞİD karşıtı koalisyonun ABD’li sözcüsü de, gözlem noktalarının Suriye’den kaçıp Türkiye’ye girmeye çalışacak IŞİD militanlarını durdurmak amacına hizmet olduğunu ifade etmiştir.
Bu açıklamalara yüzeysel ve üstünkörü baktığımızda ABD’nin Türkiye’yi korumaya çalıştığı izlenimi karşımıza çıkacaktır.

Devlet Bahçeli’den Oslo görüşmesi tepkisi
Kimden, PKK/YPG’den, başka, IŞİD’ten.
Büyük Türk milletini korumaya alacak, bilinsin ki henüz doğmamıştır.
Türkiye hiç kimsenin himayesine, hiç kimsenin gözetim ve koruyuculuğuna ihtiyaç duymayacak kudret ve kuvvete haiz bir devlettir.
ABD PKK/YPG’nin gözcüsü olmanın ayıbını asılsız ve fuzuli bahanelerle örtmeye çalışmasın, çünkü her şey ortadadır.
Saklayacak, gizleyecek bir şey de yoktur; nitekim gözlem noktaları kurulmasının amacı, Fırat’ın doğusuna kilitlenmiş Türkiye’yi teröristlerin nam ve hesabına izlemek, perdelemek ve gerekirse de karşı tedbir geliştirmektir.
Bunun adı terör ajanlığıdır, terörist seviciliktir.
ABD, PKK/YPG’nin dümen suyuna çoktan girmiştir.
Ancak hevesler beyhude, çabalar boşunadır.
Fırat’ın doğusu temizlenesiye kadar, hainler ya inlerinde teslim alınıp ya da sığınaklarında imha edilesiye kadar mücadeleden taviz yoktur, tavsama yoktur, tehir yoktur, geri adım ise haramdır.
Ok yaydan çıkmış, mızrak çuvalı delip geçmiştir.
Gözlem noktalarından Türkiye’yi izleyen ABD derin bir çukurdadır.
YPG’li teröristler ABD’li askerlerle nöbetleşe gözcülük yapsalar da, bu milletin ayranı bir kabarırsa, bu devletin sabrı bir taşarsa, alimallah herkes kaçacak delik, canını kurtaracak yer arayacaktır.
Bir başka düşündürücü husus ise gözlem noktalarını finanse edecek ülkenin Suudi Arabistan olduğuyla ilgili yürek burkan ve bu kadarı da fazla dedirten iddialardır.
Suriye’nin kuzey ve doğu sınırlarında teröristlerden oluşturulacak sözde sınır muhafızlarının parasal, eğitim, silah ve lojistik ihtiyaçlarının karşılanması konusunda da Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve bazı körfez ülkelerinin ABD’yle ortak hareket edeceği söylenmektedir.
İddialar doğru ise, Kaşıkçı cinayetinin altından kalkamayan Suudi Arabistan yönetimi, Türkiye husumetini gizleyemeyen Birleşik Arap Emirlikleri ABD’ye olan diyet borçlarını anlaşılan bu şekilde ödeyeceklerdir.
Emperyalizmin tutsağı olmuş bu ülkelerin neresi İslam, nereleri doğrudur?

Türk milletine tuzak kuran, günahla kol kola giren, batıla mihmandarlık yapan iradesiz ve icazetli yönetimler, biliniz ki, İslam’ın sırtına saplanmış zehirli hançerden başka bir şey değildir.
Suudi Arabistan Allah’tan korkuyor, kuldan utanıyorsa önce işlediği vahşi cinayetin hesabını versin, bedelini ödesin.
Türk ve Türkiye düşmanlarına omuz vermek, teröristlere destek sağlamak imanın, İslam’ın neresine sığacaktır?
Kudüs’ün karışmasından sonra, Kabe’nin de karışması ve kaosa girmesi mi isteniyor?
Yoksa Türk-Arap cepheleşmesi tırmandırılarak yeni bir sıcak çatışma mı planlanıyor?

Emperyalizm yeni bir komplo peşindedir.
Taşeronlar bellidir, boyunlarına esaret tasması geçenler karşımızdadır.
Hadimu’l Harameyn eş-şerifeyn olmak iman işidir, yürek işidir, gönül işidir, ancak hak edenlerin, haysiyetle benimseyenlerin taşıyacakları bir unvandır.
İslam’a kara çalan günahkârlara teslimiyet, Müslümanlara ölüm ve felaket yağdıran utanmazlara hizmetkarlık hiçbir şekilde namuslu bir hal değildir.
Kılıç dansıyla belki bugünler kurtarılmış olabilir.
Petro dolarlarla, milyar dolarlık silah alımlarıyla küresel güçlerin baskısı belki geçici olarak ertelenmiş de sayılabilir.
Ancak bunların hiçbiri muhatabına onur sağlamaz, itibar getirmez, haklılık kazandırmaz, şeref katmaz, katmayacaktır.
Gerek Suudi Arabistan’ın gerekse de Birleşik Arap Emirlikleri’nin 15 Temmuz ihanetine nasıl baktıkları, hangi gizli kapaklı ilişkilerin içinde sürüklendikleri artık sır değildir.
Şimdi de Türk düşmanlığıyla ve ABD’nin gözüne girebilmek için bölücü terör örgütlerine destek vermeleri alçaklıktır, ahlaksızlıktır, su katılmamış kepazeliktir.

Türk milleti oyunları görmektedir.
Ruhu esir düşmüş, şuuru kapanmış ülke ya da ülkelerin hazımsızlıklarına tamam demeyecek, göz yummayacaktır.
Aziz milletimiz kahramanca duruşunu çok şükür muhafaza etmektedir.
Diyor ya merhum Ömer Seyfettin:
“Kahramanlık herkes meyus iken sönmez bir ümide, herkes müteredditken dönmez bir azme, herkes korkakken payansız bir cesarete, herkes şüpheci iken nihayetsiz bir yakine sahip bulunmaktır.”
O kahramanlar kahramanını tarih çoktan belirlemiş ve adına da Türk milleti demiştir.

Muhterem Milletvekilleri,
25 Kasım 2018 tarihinde Azak Denizi Kerç Boğazı’nda Rusya ile Ukrayna arasında ciddi bir kriz yaşanmıştır.
Ukrayna savaş gemileri, Azak Denizi kıyısındaki 2 limana doğru yol alırken, Ruslar ateşle karşılık vermişlerdir.
Bu kapsamda Ukrayna Rusya’nın tavrını açık bir saldırı olarak değerlendirmiş, Rusya ise provokasyon olarak yorumlamıştır.
Elbette Kırım’a nasıl baktığımız bellidir, Karadeniz’deki güç dengeleri açısından Kırım’ın taşıdığı değer de bilinmektedir.
Temennimiz Ukrayna ile Rusya arasındaki kutuplaşmaların yumuşaması, aklıselimin galip gelmesi, uluslararası hukuka uygun hareket edilmesidir.
Her iki ülkenin sabırlı ve soğukkanlı politika takip etmeleri tarihi önemdedir.
Karadeniz’deki bir kıvılcımın nelere mal olacağını öngörmek lazımdır.
Doğu Akdeniz’de sular ısınmışken, hidrokarbon kaynakları üzerinde güç mücadeleleri sürdürülüp Kıbrıs Türklüğünün hakları yok sayılırken, bu defa da Karadeniz’in yeni bir çatışma girdabına sürüklenmesi bölgesel huzur ve barış çabalarını temelden dinamitleyecektir.
Bunun da ülkemize yansımaları elbette olacaktır.
Son zamanlarda her yer karışık, her taraf kaos içindedir.
Şu feleğin işine bakınız ki, 17 Kasım’dan bu tarafa Fransa sarsılmaktadır.
Hatta ikinci Fransız devriminden bile bahsedilmektedir.
Akaryakıt zammı bahanesinin yanı sıra Macron’un politikalarına tepki göstermek amacıyla sokaklara çıkan sarı yelekliler her yeri yakıp yıkmaktadır.
Bugüne kadar iki kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış, bir o kadarı da gözaltına alınmıştır.
Hasta çocuğuna ekmek ve süt almaya giderken polis saldırısıyla ağır yaralanan kadının dramı bütün Fransa’yı ayağa kaldırmıştır.
Demokrasi, özgürlük ve insan hakları konusunda mangalda kül bırakmayanların foyası meydana çıkmıştır.
Fransa teyakkuzdadır, şaşkındır, tedirgindir, gergindir.
Gezi olayları esnasında polisin göstericilere meşru ve hukuki müdahalesinden rahatsız olan Fransa, bugünlerde Türkiye’ye ne söylemişse yemiş yutmuş, olayları bastırmak amacıyla orantısız tepkiye tevessül etmiştir.
Bir ara OHAL yönetimiyle ilgili ülkemize ayar ve akıl vermeye kalkışan Fransa’nın bizatihi OHAL ilanını tartışmaya başlaması da çok manidar bir gelişmedir.
Temennimiz Fransa’daki olayların durulması, tansiyonun düşmesi, toplumsal sükûnetin temin edilmesidir.
Biz başkalarının yıkımından memnuniyet duyan, başkalarının krizinden el ovuşturan bir ülke, bir medeniyet, bir millet değiliz.
Frenk dememiş, Fransuva dememiş, zamanında kanuni vasfımızla cihana merhamet göstermiş ecdadın bugünkü asil varisleriyiz.
Şayet olaylar yayılırsa, sokak hareketleri bütün Avrupa’yı sarartacak, köşeye sıkıştıracaktır.
Kaldı ki, çatışmalar Belçika’ya çoktan sıçramış, Hollanda ise alarm vermeye başlamıştır.
Göstericilerin giydiği yeleklerin sarı mı siyah mı olduğundan daha önce, şiddet olaylarını tetikleyen gizemli el ve emellerin deşifresi sanıyorum pek çok şeyi ortaya çıkaracak, Gezi Parkı’nın içyüzü daha da netlik kazanacaktır.
Avrupa zihniyeti çifte standarttan, potansiyel Türk ve İslam karşıtlığından geldiğimiz bu aşamada artık kesinlikle vazgeçmelidir.

Düşmanlığın hiçbir ülkeye yararı yoktur.
Türk milletine yapılacak her kötülüğün hesabı vardır ve acıklıdır.
Gün olacak devran dönecek herkes yaptığını çekecektir.
Ne Fransa, ne Almanya, ne de diğerleri bundan muaf olamayacaktır.
Çünkü yolumuz hak yolu, davamız Allah davasıdır.
Allah doğrunun yardımcısıdır.
Hiçbir şey kimsenin yanına kalmayacaktır.
Ne demiş atalarımız, etme bulursun, inleme ölürsün.
Fransa’nın hali aslında ders almasını bildikten sonra ibret vesikasıdır.
Türklüğü aşağılama, İslam’ı kötü gösterme çabaları aynısıyla ters tepecek, muhataplarını mahcup ve perişan edecektir.
Fransa’da bunlar oluyorken, 2006’dan beri toplanan ve Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından 4’üncüsü düzenlenen İslam Konferansı geçtiğimiz günlerde Berlin’de yapılmıştır.
İslam’ın Almanya’ya ait olmadığını söyleyen bir bakan bu sözde konferansı tertip etmiştir.
Almanya’da ve Almanya için bir İslam sloganıyla toplanan konferans skandaldır, aymazlıktır, inançlarımıza hakarettir.
Bu konferansta Diyanet yok sayılmıştır.
Ne kadar Türkiye muhalifi varsa konferansa davet edilmiştir.
Bizi daha da öfkelendiren husus ise açık büfede domuz etinin servis edilmesidir.
Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkışmak, İslam’ı yeniden tanımlama küstahlıklarıyla birlikte, Almanya için İslam projesini sahnelemek tek kelimeyle camiyi kiliseye hapsetme izansızlığıdır.

Almanya için İslam ne demektir?
Domuz etinin İslam Konferansı’nda ne yeri, ne işi vardır?
Şunun bunun İslam’ı olmaz, o ülkenin bu ülkenin İslam’ı da olamaz; hakikat tektir, İslam tektir, Allah katında din, ancak İslâm’dır.
Ezanın hür sesini çanın gürültüsüyle bastırmak, dinimize hakaret seferleri düzenlemek Almanya’nın ne haddinedir?
Almanya İçişleri Bakanlığı İslam Konferansı düzenleme yetkisini nereden almış, böyle bir hakkı kendisinde nasıl görmüştür?
Almanya’nın ılımlı İslam taraftarlarının veya dinler arası diyalogcuların izinden giderek yüce dinimizi FETÖ’cülerin işbirliğiyle keyfi şekilde yorumlaması tüm Müslümanlara, tüm inananlara ihanettir.
Bu rezaleti kabul etmemiz, doğal karşılamamız, sıradan görmemiz mümkün olmayacaktır.

Değerli Milletvekilleri,
Bir başka endişe verici konu ise Almanya’yı ziyarete giden CHP Genel Başkanı’nın PKK’lılardan ve FETÖ’cülerden fırsat bulup, fotoğraf karelerinden çıkarak sözde konferansa tek bir söz edememiş olmasıdır.
Sayın Kılıçdaroğlu ne yaptığını, nereye savrulduğunu ya bilmiyor ya da tutsak alındığından sesi çıkmıyor, çıkamıyor.
Her iki durumda da CHP Genel Başkanı kayıptır, karanlıktadır.
Bir Alman gazetesine yazdığı makalenin başlığına bakar mısınız:
Neymiş, Türkiye’de demokratlar yalnız bırakılmamalıymış.
Demokratlar kimdir, yardım istenenler kimlerdir?
Eğer kast edilen Osmanlı Demokrat Partisi’nin Genel Sekreteri meşhur Demokrat Mustafa ise bu şahsın vefatının üzerinden on yıllar geçmiştir.
Kılıçdaroğlu neyin demokratından, kimin demokrasisinden bahsediyor?

Almanya’dan yardım dilenmek manda özlemi değil midir?
Bununla da kalmıyor, hem kutuplaşmadan şikâyet edip hem de ilerici halk kitlelerinin Türkiye’yi yeniden aydınlığa çıkarmak için mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini aklınca ileri sürüyor.
Akıl akıl, gel çengele takıl, durum budur.
Akıl olmayınca ne yapsın sakal, tablo aynen böyledir.
Sayın Kılıçdaroğlu tavsiyem olsun, aklına geleni işleme, her ağacı taşlama, Allah muhafaza kamyon farı görmüş tavşana dönersin.
Seni ve zihniyetini HDP de kurtaramaz, çürük İP de tutamaz.
CHP Genel Başkanı, ilerici halk kitlelerini biliyorsa gerici halk kitlelerini de mutlaka hafızasında taşıyordur.
Gerici diye kast ettikleri; makarnacı, kömürcü, bidon kafalı, göbeğini kaşıyanlar diye aşağılanan milyonlar ise halt ettiğini, yine mayına bastığını, yine sınıfta kaldığını kendisine hatırlatmak isterim.
Gerici diye suçladığı vatan evlatları milli ve manevi değerlere sahip olanlar ise Kılıçdaroğlu ve çevresi unutmasın ki biz de gericiyiz, biz de geri kalmaya seve seve hazırız.
Ne diyordu merhum Cemil Meriç: “Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.”
Zillet şemsiyesinin altında buluşanlar bu milletin değerlerine, bu milletin köküne, bu milletin ruhuna, bu milletin tarihine tamamen yabancıdır.
İşleri güçleri istismardır, yalandır, aldatmadır, kandırmacadır.
Devşirmelerle yola çıkmak, çıkarcıların yakasına rozet takmak, inkarcılarla ağız birliği yapmak edepsizliktir.
Sırayla Meclis Araştırma Önergesi verirler, kendileri çalıp kendileri oynarlar, üç beş kişiyle siyasi amigoluk yaparlar, döner sosyal medyadan tezvirata heves ederler.

Bre cahiller, solumuza flu bakıyoruz demedik mi?
Zilletten gelen Allah’tan gelsin diye tavır göstermedik mi?
Cumhur İttifakı’ndan başka her yere kapalı olduğumuzu söylemedik mi?
İP boşuna heves etmesin, CHP ve HDP’ten aldığı suflelere boş yere güvenmesin, bizim nazarımızda günahtan kurtulmadıktan, tövbe ve pişmanlık yaşamadıktan, terör ittifakından dönmedikten sonra önergeleri yalnızca zaman israfı, buruşturulup atılacak kâğıt parçalardır.
Bu zilletin ortakları, yakında göğe direk denize kapak önergesi verirlerse, aya merdiven Mars’a otoban için Meclis’e önerge sunarlarsa hiç kimse şaşırmasın, şaşkınlık yaşamasın.
Bir söz vardır; delilik şüphesiz aptallıktan daha iyidir. Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur, aptallık ise var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir.
Sanıyorum anlayan anladı, anlamayan da zillete çoktan daldı.
CHP- İP verkaçıyla hazırlanan, HDP’nin tezahüratı eşliğinde varlık bulan Meclis Araştırma Önergeleri siyasi butlandır, bizim için doğmadan ölmüştür.
Çünkü niyetleri kötüdür, hedefleri kirlidir, maksatları arızalıdır.
Bizim onlarla işimiz yoktur, ama meselemiz vardır, hesabımız vardır, 31 Mart 2019’da bu hesap sandıkta görülecektir.

Değerli Arkadaşlarım,
Yeni bir çözüm süreci için kendini akil sanan bazı akılsız ve zeka özürlüler Oslo’da toplanmışlar.
Bu kadar yolu tepip şu kış kıyamette niye Oslo’ya kadar giderler, anlamak zordur.
Hemen sınırımızın diğer tarafına geçip Kandil’e gitseler, orada bir mağara deliğinde oturup çözüm gevişi getirseler, bir daha da geri dönmeseler hem zahmete katlanmazlar, hem de kendilerini yormazlardı.
Yok bu olmuyorsa, Kerkük’te Osmanlı yadigarı eserleri kundaklayan, en son Kayseri Kapalı Çarşısı’nı hayasızca yakan Barzani zihniyetine sığınsalar, başlarına da peşmerge geçirip keyif çatsalar daha evladır.
Kendilerine yakışan da bu olacaktır. 
Tencere yuvarlanacak kapağını bulacaktır.
Biz onları düşünüyoruz, bu kadar kendilerini harap etmelerine üzülüyoruz.
Vermeyince mamut ne yapsın mahmut, ihanet bunların gözlerini kapatmış, teröristler akıllarını başlarından almış.
Akil geçen akılsızlar aramızda dolaşan terörist hayranlarıdır.
PKK’nın düdüğünü çalarlar, haçlıların bekçiliğini yaparlar, melanetin beşiğini sallarlar, her şey olurlar, her kılığa girerler, elbette sadece Türk olamazlar, olmaya da takatleri ve nefesleri yetmez.
Türk'ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.
Bunlarda ne arar bu özellikler?
Yine bildik isimler sahnededir.
Yine malum ülkenin bir enstitüsü ön plandadır.
Anlaşılan sözde yazar, aydın, siyasetçi artığı ve artist bozuntularından oluşan koro hala akıllanmamış.
Bakın yarım akıllı çürük akiller, anladığınız dilden değilse bile Türkçe konuşuyorum, kulak verin, sözlük varsa elinize alıp sözlerimi tercüme edin.
Çözüm süreci gömüleli çok olmuştur, şansınızı fazla zorlamayın.
İsterseniz PKK’ya katılın, isterseniz Avrupa kadrosuna karışın, ama Türk milletinin sabrını zorlamayın, tahammülünü yanlışa yormayın.
Milletin şamarını yerseniz Hanyayı da Konyayı da öğrenir, Osloyu da İmralı’yı da görür, kendinizi mekap giyerek dağda taşta bulursunuz.
Akıllı olun, aklınızı başınıza alın, üstünü başınızı yırtmayın, çözüm çığlığı atmayın, zira meydan boş değildir, Milliyetçi Hareket Partisi’nin gözü üzerinizdedir.

Değerli Arkadaşlarım,
2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifiyle, 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Tasarısı kapsamında yapılacak genel kurul görüşmeleri 10 Aralık 2018 Pazartesi’nden itibaren başlayacaktır.
Bu nedenle gelecek hafta ve takip eden haftalar içinde Grup Toplantılarımız yapılmayacaktır.
Milletvekili arkadaşlarımın bütçe görüşmelerini sabırla, titizlikle, dikkatle takip etmeleri ve tam katılımları gerekmektedir.
Bütçe sürecinde demokratik olgunluk, kapsamlı hazırlık, etkili sunuş, polemiklerden uzak kalan bir duruş samimi beklentimdir.
Genel Kurul çalışmalarına devam konusunda bütün arkadaşlarımın özenli ve hassas olması lazımdır.
Münakaşa değil mutabakat içinde ve muazzez şuurla siyasetimizi icra etmek hepinizin mükellefiyetidir.
Milliyetçi Hareket Partisi’ni layıkıyla temsil edeceğinize, karar ve düşüncelerimizi Parti Programımıza ve ana hatları belirlenmiş politikalarımıza göre temiz bir üslupla aktaracağınıza inanıyor, hepinize güveniyor ve üstün başarılar diliyorum.

Sözlerimizin sonunda muhterem heyetinizi hürmetle selamlıyor, her birinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.
Sağ olun, var olun diyorum.


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
Bahçeli'den Siyasi Partiler Kanunu açıklaması: Tam destek vereceğiz24 Mayıs 2020
HER TÜRLÜ KUMPASI YIKACAĞIZ23 Mayıs 2020
İrade varsa istikbal vardır, iman varsa imkan olacaktır22 Mayıs 2020
Bahçeli muhalefetin yeni Ali Cengiz oyununu deşifre etti19 Mayıs 2020
Siyasi etik kanunu çıkarılsın19 Mayıs 2020
Bayram öncesi esnafa müjde verilsin18 Mayıs 2020
İlk adımla ilk kurşunun emaneti milli vicdanlarda hala diridir18 Mayıs 2020
"Hain Gülen’i meşrulaştırma arayışı zalimce bir oyundur"15 Mayıs 2020
Toprak vatan, dil varlıktır! İkisi de Türk milletinin onur vahasıdır14 Mayıs 2020
vekil seçmeni aradı, inandıramadı14 Mayıs 2020
KÖYE DÖNÜŞ TEŞVİK EDİLMELİDİR…14 Mayıs 2020
Bahçeli: Masa; masaldır, maval okumaktır11 Mayıs 2020
CHP küresel tefecilere, vatansız fesat yuvalarına kucak açıyor09 Mayıs 2020
Annelerimizin yetiştirdiği evlatlarla, Türklük cevheri işlenmeye devam edecek09 Mayıs 2020
Türkiye’nin çöküşünü isteyenler avuçlarını yalayacaklardır07 Mayıs 2020
Darbeci geleneğin siyaset ayağı olan CHP suçüstü yakalanmıştır05 Mayıs 2020
Davasına aidiyeti olmayanların 'Ben MHP’liyim' deme hakkı yoktur02 Mayıs 2020
Bahçeli: İhanete taşeronluk yapanlar silinip gidecek02 Mayıs 2020
MHP Lideri Bahçeli’yi katliama teşvik iftirası kimsenin haddi değildir30 Nisan 2020
Ülkücülük zamana ve zemine göre şekil değiştirmez29 Nisan 2020
Bahçeli: 'MHP Diyanet İşleri Başkanı’nın sözlerine aynen iştirak etmektedir'28 Nisan 2020
"MHP İl Teşkilatı kongreleri başlatmaya her zaman hazır"28 Nisan 2020
23 Nisan ve Ramazan mesajı24 Nisan 2020
Bahçeli, TBMM'deki 23 Nisan özel oturumuna katıldı23 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan MHP'li Belediyelere Ramazan Genelgesi 22 Nisan 2020
Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na tepki: Her çağrısı çürük, her teklifi beyhudedir22 Nisan 2020
Fırsatçı CHP yine çuvallamış, yine duvara toslamıştır20 Nisan 2020
Bahçeli'den koronavirüs Çin'de üretildi iddialarına cevap20 Nisan 2020
Bahçeli talimat verdi! Teşkilatlara uyarı 11 Nisan 2020
Bülbül: "Ya olduğunuz gibi görünün" 09 Nisan 2020
TERÖRİST AFFI GİRİŞİMLERİNE TEPKİ09 Nisan 2020
Öztürk: MHP kriz çözen partidir09 Nisan 2020
Ülkücü-Milliyetçi Hareket’in fikri hür, vicdanı hür, irfanı hürdür08 Nisan 2020
Bu felaketten daha güçlü çıkacağız07 Nisan 2020
Bahçeli, AA’nın 100. yılını kutladı06 Nisan 2020
Başbuğ Alparslan Türkeş Kalbimizdesin05 Nisan 2020
Bahçeli, Başbuğ Türkeş’in kabrini ziyaret etti04 Nisan 2020
Merhum Başbuğ Türkeş'in vefat yıl dönümü ...04 Nisan 2020
Türkeş, her vatandaşımızın örnek alması gereken Türk büyüğü03 Nisan 2020
Merhum Türkeş Bey'in yaktığı meşale sönmeyecek03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş'i ölümünün 23. yılında ...03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş’in diktiği Fidanlar Kök Saldı03 Nisan 2020
Alınan tüm tedbirlere eksiksiz olarak uymalıyız02 Nisan 2020
Kayaalp'ten 'Biz Bize Yeteriz'01 Nisan 2020
Esnaf, SGK ve BAĞ-KUR primleri01 Nisan 2020
Saimbeyli’de kimse aç ve açıkta kalmayacak01 Nisan 2020
Vatanı korumak şerefli bir görevdir01 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan belediye başkanlarına mesaj01 Nisan 2020
Bahçeli: virüs dönemini atlatacağız30 Mart 2020
Türk milleti bu badireyi atlatacak, bu belayı def edecektir28 Mart 2020
MHP'den 'SaygılıOl' paylaşımı26 Mart 2020
ÜLKÜCÜ MHP’de olur.25 Mart 2020
Bahçeli: Koronavirüs ile mücadeleyi Allah'ın izniyle kazanacağız21 Mart 2020
Mümkün mertebe evde kalın19 Mart 2020
'Çanakkale Deniz Zaferi Türk Tarihinin Dönüm Noktasıdır'17 Mart 2020
Bahçeli'den koronavirüs açıklaması!17 Mart 2020
“İlham kaynağımız Atatürk olmalı!”16 Mart 2020
Liderimiz çocukların gözyaşlarını sildi...15 Mart 2020
Baki Ersoy: "Biz zalimlerin karşısında olacağız,"14 Mart 2020
“İstiklal Marşımız milli mutabakat metnidir”14 Mart 2020
“BU ESERLERİ AFYONKARAHİSAR’A KAZANDIRMALIYIZ”10 Mart 2020
Türkiye Cumhurbaşkanı’na hakaret hepimize hakarettir.10 Mart 2020
Bahçeli : Durduğumuz yer Türkiye’dir06 Mart 2020
MHP MÜLTECİ ÇOCUKLARI İÇİN KREŞ YAPACAK04 Mart 2020
MHP Van Tuşba ilçe Başkanı Yahya Cancan'dan İdlib Açıklaması04 Mart 2020
''Şehitler Tepesi'' tepkisi: Sözleri vatana ihanettir03 Mart 2020
MHP sayesinde bölücü kalkışma hedefe erişememiştir02 Mart 2020
Bahçeli'den sınıra 'Göçmen Kreşi' kurulması talimatı02 Mart 2020
Üç hilâlin bir jeopolitiği vardır02 Mart 2020
“MHP VAR OLDUĞU SÜRECE BU DEVLET ÇÖKMEZ”01 Mart 2020
MHP'den teşkilatlara uyarı01 Mart 2020
“Aynı şuur ve ruhta buluşma günü!”29 Şubat 2020
Düşman görüldüğü yerde ezilmelidir28 Şubat 2020
Türk Milleti İdlib ve Libya'da onur mücadelesi yapmakta27 Şubat 2020
Karataş, İspir'in Düşman İşgalinden Kurtuluşu kutlamalarına katıldı26 Şubat 2020
MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez25 Şubat 2020
'Şeref aylığı tutarı herkese eşit olmalı'24 Şubat 2020
MHP'ye 350 yeni üye24 Şubat 2020
Bahçeli’den Millet Kütüphanesi’ne kitap bağışı22 Şubat 2020
Taytak başkanları Ankara’da ağırladı21 Şubat 2020
"ESAD GİTMEDEN BARIŞ GELMEZ"18 Şubat 2020
MHP Adana’da 51 yıllık onur!12 Şubat 2020
TÜRKİYE ŞAM'A GİRMELİ, ZALİMLERİ YERLE YEKSAN ETMELİDİR11 Şubat 2020
Milliyetçi Hareket vatan sevgisinin kefili08 Şubat 2020
Şan ve şerefle dolu 51 yıl...08 Şubat 2020
MHP siyasette 51 yılı geride bıraktı08 Şubat 2020
Bahçeli'den, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya istifa çağrısı!08 Şubat 2020
Bahçeli'den AB'ye sert tepki! Kepazelik ve soysuzluktur06 Şubat 2020
MHP’den CHP hakkında suç duyurusu06 Şubat 2020
Sarıçam’dan rekor kıracak proje!05 Şubat 2020
Bir ölür bin diriliriz, çünkü biz Türk milletiyiz!03 Şubat 2020
Kadın vatandır, kadın annedir!02 Şubat 2020
CHP, gizli gizli millete tuzak kurma hesabındadır02 Şubat 2020
"ADANA ÇOK ŞANSLI"01 Şubat 2020
'Bu namertlik skandal ötesidir'30 Ocak 2020
ABD ve İsrail ateşle oynamaktadır!30 Ocak 2020
Bahçeli'den deprem mesajı28 Ocak 2020
Başkan Karataş, TÜRKAV ve KAMU-SEN il temsilcileri ile görüştü.27 Ocak 2020
MHP'den "İnsanlığın Huzuru Projesi"nin hazırlık toplantısı 20 Ocak 2020
MHP Kadroları Manisa'da Vefa Yemeğinde Buluştu19 Ocak 2020
MHP'li Taşdoğan Nadir Hastalıkları meclise taşıdı19 Ocak 2020
Türkiye makûs talihini alt edecektir19 Ocak 2020
Siyasetimiz istikrarlıdır, aynen korunacaktır18 Ocak 2020
Karapıçak: "Yıl sonu itibarıyla üye sayımızı yüzde 20 artırdık"17 Ocak 2020
Bahçeli: Ona kimse İBB Başkanı demeyecek17 Ocak 2020
Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağız17 Ocak 2020
LİDERE BAĞLILIK, SAYGI, VEFA VE SADAKAT’TİR16 Ocak 2020
Ezo Gelin15 Ocak 2020
İsmail Poyraz'dan İp'in ilçe başkanına sert tepki 15 Ocak 2020
MHP üzerinde hesap yapılamaz14 Ocak 2020
Başkan Çakır,Bu Memleketin Evlatları Kardeştir...13 Ocak 2020
Bahçeli uyardı! Hedeflerinde Türkiye var12 Ocak 2020
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE09 Ocak 2020
Milli bekaya sahip çıkıyoruz08 Ocak 2020
Başbakanını biz veriyorduk, asker göndermek ne ki?07 Ocak 2020
"Türk Polisimiz ve Türk Askerimizle gurur duyuyoruz"05 Ocak 2020
Ünlü,"Hedef Kızılelma,hedef Turan ülküsüdür04 Ocak 2020
MHP KARKAMIŞ YÖNETİMİ YENİLENDİ03 Ocak 2020
“Lider Devlet Bahçeli’nin tahayyülleri dahi bizim için birer talimattır"01 Ocak 2020
Bahçeli'den CHP'ye 'Kanal İstanbul' tepkisi31 Aralık 2019
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ'NİN YENİ YIL MESAJI31 Aralık 2019
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlık ve egemenlik hakları sonuna kadar muhafaza edilmelidir28 Aralık 2019
MHP'den Yeni Kanal İstanbul Açıklaması: 'Şartlar Değişti'27 Aralık 2019
'BİRLİKTELİĞİ AHENGE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ'25 Aralık 2019
Bahçeli: Bizim tarafımız Türkiye’dir25 Aralık 2019
Semih Yalçın duyurdu! MHP'de çok önemli toplantı25 Aralık 2019
KALYONCU;SU KANUNU BİR AN ÖNCE GÜNDEME ALINMALI24 Aralık 2019
Mesele rant değil, milli anttır, böyle de olmalıdır24 Aralık 2019
MHP, Vali Tutulmaz’a seslendi23 Aralık 2019
Türkiye lider ülke ve küresel bir güç olacak20 Aralık 2019
“Kastamonu İçin Bir Olduk” 19 Aralık 2019
Büyük Türk milleti, Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlenmeye devam edecektir18 Aralık 2019
Ülkemiz kuşatılmak istenmektedir.17 Aralık 2019
Taşdoğan'dan doktorların yurt dışı seyahat sıkıntıları için kanun teklifi17 Aralık 2019
Kadının Siyasetteki Yeri Ve Önemi15 Aralık 2019
Taşdoğan Sağlık Bakanlığı 2020 Bütçe Görüşmelerinde Önerilerini Dile Getirdi15 Aralık 2019
2023 lider ülke Türkiye’sine ulaşılacaksa, millî ve yerli duruş sayesinde ulaşılacak14 Aralık 2019
MHP’den istişare toplantısı13 Aralık 2019
MHP'li Kara: Liderimize yaraşır ve yakışır hizmetler yapmaya çalışıyoruz12 Aralık 2019
MHP'li kadınlardan kadına dair sunum12 Aralık 2019
"Bizi biz yapan tarihimiz ve kahraman ecdadımızdır"12 Aralık 2019
Kumpaslardan Medet Ummayı MHP Olarak Reddediyoruz12 Aralık 2019
Taşdoğan'dan Doktorlar İçin Kanun Teklifi06 Aralık 2019
MHP’li Sazak’tan soru önergesi06 Aralık 2019
MHP'den 'İnsanlığın Huzur Projesi'06 Aralık 2019
MHP'li Pehlivan'dan '5 Aralık Dünya Mühendisler Günü' mesajı05 Aralık 2019
MHP'den Doğu Türkistan açıklaması05 Aralık 2019
Bahçeli: Hiçbir sözümüzü unutmayacağız04 Aralık 2019
Ülkücü vakardan taviz veremeyiz03 Aralık 2019
Alevi Kardeşlerimize Yapılan Terbiyesizlik ..30 Kasım 2019
HDP, PKK’NIN MECLİSTEKİ SİYASİ AYAĞIDIR 29 Kasım 2019
Başbuğ Alparslan Türkeş 102. doğum gününde anılıyor25 Kasım 2019
Fendoğlu, Öğretmenler Günü'nü kutladı23 Kasım 2019
Diyarbakır annelerinden MHP İl Başkanlığına ziyaret23 Kasım 2019
Bahçeli'den Öğretmenler Günü mesajı23 Kasım 2019
Devlet Bahçeli: Kılıçdaroğlu zırvada rekor kırdı22 Kasım 2019
MHP Lideri Bahçeli'den EYT açıklaması19 Kasım 2019
MHP İzmir İl Başkanı ŞAHİN; Türkiye Ortak Milli Değerlerin Ülkesidir19 Kasım 2019
"Bu tempomuza ayak uyduramayanlar olursa..."17 Kasım 2019
MHP'li Sazak, engelli çocukları bakana sordu14 Kasım 2019
Liderimiz ; hiçbir tezvirata fırsat ve geçit vermeyecektir.13 Kasım 2019
Bahçeli'den ABD'ye sert tepki: Tutarsız, dengesiz13 Kasım 2019
'Devlet Bahçeli Türk Milletinin medarı iftiharıdır'12 Kasım 2019
Bahçeli'nin Atatürk sevgisinden şüphe eden alçaklara...11 Kasım 2019
Kuruluş ruhu hamdolsun ayaktadır09 Kasım 2019
Bunlar iblisin cani ajanlarıdır08 Kasım 2019
Kararı ne olursa olsun Erdoğan'ın yanındayız06 Kasım 2019
Amerikan rüyasının cenazesi kalkacaktır06 Kasım 2019
KHK faciadır demek büyük bir haksızlık ve hadsizliktir05 Kasım 2019
ABD hem sabıkalı hem de suçlu30 Ekim 2019
Bahçeli'den Cumhuriyet Bayramı mesajı28 Ekim 2019
Avcı: Yaşamak Hakkımız Yaşatmak Borcumuz!28 Ekim 2019
Cumhuriyet bayramı mesajı28 Ekim 2019
Bahçeli, "ABD'nin mektubu nezaket dışı bir olaydır. 26 Ekim 2019
'Güçlü Kadın Güçlü Türkiye'20 Ekim 2019
Muhtarlar Günü Mesajı 19 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı18 Ekim 2019
MHP'den "Toplum, Kadın ve Şiddet" sempozyumu18 Ekim 2019
Türk milleti onuruna düşkün müstesna bir millettir.18 Ekim 2019
MÜSİAD Yönetiminden MHP'ye ziyaret17 Ekim 2019
MHP Adana’da Bahçeli sevinci!16 Ekim 2019
Devlet Bahçeli, istikrar demektir14 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı'na destek10 Ekim 2019
Avcı: Karar Adana'mıza hayırlı olsun!10 Ekim 2019
Devlet Bahçeli : " Gazamız mübarek, zaferimiz muhkem ve mutlak olsun. "09 Ekim 2019
Aydın MHP; "Devlet; devletin başındadır"05 Ekim 2019
Kimse Dokunulamaz Değildir.04 Ekim 2019
Herkes aklını başına alsın! Türkiye sahipsiz değil04 Ekim 2019
MHP, komisyonda dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanacak04 Ekim 2019
'MHP Lideri Bahçeli'nin durumu iyi, iddialar asılsız'03 Ekim 2019
“LİDERİMİZ, DAVAMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”02 Ekim 2019
MHP 1 Ekim mesajı01 Ekim 2019
Karaman MHP'de genişletilmiş iştişare toplantısı01 Ekim 2019
Devlet Bahçeli'den İstanbul depremi mesajı27 Eylül 2019
Adana 5 ayda geriye gitti!22 Eylül 2019
MHP Karaman İl Başkanlığı görevine yeni atama21 Eylül 2019
MHP Konya İl Başkanlığına atama!21 Eylül 2019
Hilmi Durgun MHP Antalya İl Başkanlığına atandı21 Eylül 2019
Kadın ve Şiddet Sempozyumu20 Eylül 2019
Kerbela Şehitleri ve Ülkücü Şehitlere vefa!20 Eylül 2019
Gaziler vazgeçilmez kıymetlerdir!19 Eylül 2019
MHP'li Güngöralp'tan 19 Eylül Gaziler Günü mesajı19 Eylül 2019
'Ahilik kültürü Türk milletini ayakta tutan değerlerden biridir'16 Eylül 2019
Gün, birlik, dirlik ve dayanışma günüdür15 Eylül 2019
12 Eylül'ün yıl dönümü.. Şehitlere dua zalimlere beddua!15 Eylül 2019
MHP’den esnafa 'Siftah bizden Bereketi Allah’tan' ziyareti14 Eylül 2019
KAVGAMIZ ZALİMLERLEDİR14 Eylül 2019
Bahçeli, “Anaların akan gözyaşları, CHP ile HDP’yi zora sokmuştur. 14 Eylül 2019
Sıra Fırat'ın doğusuna gelmiştir14 Eylül 2019
" 12 Eylül Ülkücü Şehitlerini Anma " paneli13 Eylül 2019
12 EYLÜL AÇIKLAMASI13 Eylül 2019
CHP kendisine çeki düzen vermelidir. 12 Eylül 2019
Bahçeli'den Bayburt ve Erzincan ziyareti12 Eylül 2019
'12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun'12 Eylül 2019
Hiç şüphesiz tarafımız Türkiye'dir11 Eylül 2019
Hainlere Hayat Hakkı Yok08 Eylül 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den ziyaret07 Eylül 2019
SALİHLİ MİLLİ İRADENİN TEMSİLCİSİ OLMUŞTUR05 Eylül 2019
Bahçeli: Sivas Kongresi’nin şan ve şerefi Cumhur İttifakı’nındır!04 Eylül 2019
Cumhuriyetimizin temelleri Sivas'ta atılmıştır04 Eylül 2019
Tek Yürek Olmalıyız01 Eylül 2019
“Ey edep erkan bilmez yaratık”30 Ağustos 2019
Devlet Bahçeli : MHP ile Ülkü Ocakları her daim ayakta kalacaktır.30 Ağustos 2019
MHP’li Arkaz'dan 30 Ağustos mesajı30 Ağustos 2019
Erkan Akçay'dan 30 Ağustos mesajı29 Ağustos 2019
Özdemir'den 30 Ağustos mesajı29 Ağustos 2019
"MHP'nin yeri terörle mücadele eden taraftır"28 Ağustos 2019
Türkiye Cumhuriyeti’ne âşık Türk Milleti’ne sevdalıyız!28 Ağustos 2019
Yardan ve serden vazgeçmeye hazırız28 Ağustos 2019
PKK uzantısı olanın milli iradesi olmaz28 Ağustos 2019
Devlet BAHÇELİ, Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Töreni'ne Katıldı.27 Ağustos 2019
'Türk'ün mücadelesi Malazgirt ruhu ile devam ediyor'26 Ağustos 2019
Kararlılığımızı tartışmaya açmamalıyız25 Ağustos 2019
MHP'den teşkilatlara "Malazgirt" genelgesi!23 Ağustos 2019
MHP Adana’da hedef büyük!21 Ağustos 2019
"CHP hemen öne çıkıp PKK’ya siper olmuştur"21 Ağustos 2019
Bahçeli'den Bakan Soylu'ya tebrik19 Ağustos 2019
Bahçeli'den 17 Ağustos mesajı17 Ağustos 2019
MHP , Malataya ´da istişare toplantısı15 Ağustos 2019
'Hükümet Sistemini karşılıksız destekliyoruz'12 Ağustos 2019
"Bizim bakanlık gibi bir beklentimiz yok"11 Ağustos 2019
Bahçeli: Erken seçime ihtiyaç yok11 Ağustos 2019
"FIRAT'IN DOĞUSUNDA HİLAL YÜKSELMELİDİR"08 Ağustos 2019
ÜLKÜCÜ OLACAKSINIZ!08 Ağustos 2019
“ KÜTAHYA BİZİM SEVDAMIZ "07 Ağustos 2019
İP müdiresinin attığı tweet ciddiyetsizlik, seviyesizlik ve çapsızlık örneğidir . . . 02 Ağustos 2019
MHP lideri Bahçeli'den TASAV'a ziyaret01 Ağustos 2019
Bahçeli'den kucaklaşma çağrısı01 Ağustos 2019
FIRAT'IN DOĞUSU ATEŞE VERİLMELİ27 Temmuz 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli Amasya'da27 Temmuz 2019

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
HAVA DURUMU
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH