CENAZEME GELMİŞ OLAN DEĞERLİ ARKADAŞLARIM

16 Ekim 2016
845 Haber Okunma   0 Haber Yorum

AHMET KALELİ'NİN ÜLKÜDAŞLARINA VEDA METUBU.

BEN AHMET KALELİ ,
YOZGAT DA DOĞDUM ,
ANKARA DA BÜYÜDÜM ,
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN TÜRK-İSLAM ÜLKÜSÜNE GÖNÜL VERİP ,
ÜLKÜ DEVLERİNİN YETİŞTİĞİ , ÜLKÜ OCAKLARINDA RÜTBESİZ BİR ÇERİ OLARAK MÜCADELEYE BAŞLADIM ,

NE ATATÜRKÇÜ ,NE TÜRKEŞÇİ , NE ATSIZ CI OLMADIM , AMA ONLARIN ÇİZGİSİNDE DAİMA SAĞLAM BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİ OLMAYA ÇALIŞTIM .

VATANIM , MİLLETİM, DİNİM ,DEVLETİM İÇİN VERDİĞİM BU MÜCADELEDE , AMERİKA VE RUS EMPERYALİSTLERİN UŞAKLIĞINI YAPAN YERLİ KOMİNİSTLERİN KALLEŞ BİR SALDIRISINDA ÜLKÜDAŞIM ÖMER İLE VURULDUK (ÜLKÜ UĞRUNDA GÖNÜLLER DELİDİR-KİŞİLER ÜLKÜ İÇİN ÖLMELİDİR
-TANRI’NIN İNSANA DEĞMİŞ ELİDİR-ŞU ÖLÜM ADLI GÜZEL ŞEY…SARALIM)

EVET DAVA ARKADAŞLARIMBENDE BU ÇAĞRIYA UYDUM AMA BİRAZ GECİKMELİ OLDU , 38 YILDIR YATAĞA BAĞIMLI OLARAK YAŞADIM , BU SÜRE ZARFINDA DA BOŞ DURMADIM , HEM DİN’İMİN AKAİDİNİ ÖĞRENEREK ALLAH’IMA HİÇBİRŞEYİ ORTAK KOŞMAMAYI , HEM RESULİ Zİ ŞAN EFEDİMİZİTEK EFENDİ OLARAK KABULLENİP, EHLİ SÜNNET VELCEMAATTEN AYRILMADIM ,

HEMDE İMAMI ÂZAM VE DİĞER HANEFİ İMAMLARIMIZIN İLİMLERİNDEN FIKIH BİLGİLERİNİ ÖĞRENİP YATAĞIMDA DA OLSA YAŞAMAYA ÇALIŞTIM ,KİMSEYE EL AÇMADIM ,KİMSEYE KENDİMİ KULLANDIRMADIM ,

BANA ŞU VEYA BU ŞEKİLDE YARDIMDA BULUNANLARA TEŞEKKÜR EDERİM ,AMA KİM YAPTIĞINI KULLANMAYA KALKARSA , HAKKIMI HELAL ETMEM , HİÇ KİMSEDEN AFERİN KABUL ETMEDİM VE KİMSEYİ BEN DAVA İÇİN BÖYLE OLDUM DİYE BİRŞEYLER BEKLENTİSİ İÇİNDE OLMADI ,

ÇÜNKİ BEN HER BEKLETİMİ HAZRETİ ALLAH’TAN BEKLEDİM,ŞİMDİ ONA KAVUŞDUM , NE VERECEKSE GÖRECEĞİM , EĞER ONUN RIZASINA UYMUŞ İSEM , OOOH YAŞADIM GİTTİ , İNŞAALLAH KURTULUŞA ERENLERDEN OLMUŞUMDUR ,

LÜTFEN DUALARINIZDAN EKSİK ETMEYİN , KIYMETLİ GENÇ ÜLKÜDAŞLARIM. ÇOK OKUYUN , KIZIL ELMA ÜLKÜMÜZÜN PAROLASI ( DİL DE , FİKİR DE , İŞ DE BİRLİK ) OLSUN ,

AZİZ SANCAR HOCAMIZ ÖRNEĞİNİZ OLSUN , 9 IŞIĞIN IŞIKLARINI SİZ GÜÇLENDİRECEKSİNİZ ,

SİZLER ŞUNUN , BUNUN DEĞİL , DAVANIN ADAMLARI OLUN Kİ , GÜÇ BÖLÜNMESİN , ( ER KİŞİYSEN GÖREVİN NEYSE, BAŞAR.- ZEVKE EĞLENCEYE HAYVAN DA KOŞAR .)TANRI TÜRK’Ü KORUSUN ,

HEPİNİZ ALLAH’A EMANET OLUN .

AHMET KALELİ'NİN ÜLKÜDAŞLARINA VEDA METUBU.

Ve Ahde Vefa...

 

MİSKET'İN SARI PAŞASI ÜLKÜCÜ GAZİ AHMET KALELİ

Sezer YOZGAT 

 

Türkiye zor yıllardan geçmektedir. Yetmişli yılların ikinci yarısından sonra şiddet iyice artmış çatışmanın dozu tavan yapmıştır.
 
Ülke bir ayrışmanın içerisine girmiştir. SSCB'nin yayılmacı politikası hedefine Türkiye'yi koymuştur. Türkiye komünist rejimle birlikte bir rejim değişikliğe uğratılacaktır. SSCB uydu haline getireceği Türkiye ile birlikte Karadeniz'e sıkışmışlıktan kurtulacak Doğu Akdeniz'de hakim güç haline gelecek ve küresel güç olarak dünya literatüründe daha fazla söz sahibi olacaktır.
 
Türkiye'yi karıştırmanın önceliği üniversitelerden başlatılmıştır. Kampüsler karıştırılmıştır. Bunun akabinde şehir merkezlerinden yola çıkarak anarşinin kol gezmediği ilçe, kasaba, köy, mahalle kalmamıştır.
 
Komünizm rejiminin Türkiye'de kol gezdiğinde karşılarına ana babaları tarafından okusun, vatanına hayırlı evlat olsun diye Anadolunun bir çok yanından Ankara'ya, İstanbul'a büyük şehirlere üniversitelere gönderilen Anadolu Çocukları dikilir karşılarına.
 
Başbuğ Türkeş'in rahle-i tedrisatından geçen Hilal bıyıklı, Kürşad duruşlu, kurt bakışlı Ülkücüler bu amansız illetin karşısına dikilmişlerdir.
 
Rus ruleti oynayıp birbirini vuranlar arkadaşımızı faşistler öldürdü diye sokaklara dökülmektedir.
 
Bunun yanı sıra kızıl kurşunlarını Ülkücülerin üzerine çevirmektedirler.
 
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin karşısında yer alan Mamak Dikimevinde bulunan Ankara Site Yurdunda namlular hilal bıyıklı bir ülkücüye çevrilmiştir.
 
Osmaniyeli Ruhi Kılıçkıran orada şehit edilir.
 
Anadolunun bir ilçesinden gelerek öğretmen olmak isteyen Tokat Zileli Dursun Önkuzu Ankara Teknik Yüksek Öğretmen Okulunda şehit edilir.
 
Süleyman Özmen takip eder onu….
 
İstanbul Fen Edebiyat Fakültesinde komünist kurşunlar bu sefer Bursalı Yusuf İmamoğlu'nu alırlar hedeflerine.
 
Çatışmalar mahalle aralarına yayılmıştır.
 
İstanbul'da evlerinin önünde babalarının gözünün önünde şehit edilir Erkenez kardeşler…
 
Ümraniye'de işkencenin her türlüsüyle şehit edilir Giresun Göreleli Ülkücü İşçiler…
 
 
 
Tuzluçayır'da yuvalanan sol, bölücü, marjinal her türlü örgütün sokak çatışmaları bölgede karşılık bulmaktadır. Tuzluçayıra karşı Abidinpaşa'da destansı bir mücadele vermektedir Ülkücüler.
 
Mamak'ın her bir semtinde büyük mücadeleler verilmektedir.
 
Şahapgürler'i, Misket'i, Üreğil'i, Abidinpaşa'sı bile MHP Ana Davasında yer almaktadır.
 
Tuzluçayır'ın Mamak Çarşıya çıkış noktasında ise Misket Mahallesi bulunmaktadır.
 
Orada Ülkücüler'de yiğitçe bir mücadele vermektedirler.
 
Tuzluçayır etrafına yayılmak istemektedir. Dikimevinde doğru yayılamayan ve Abidinpaşa'da Ülkücülerin destansı mücadelesiyle karşılaşanlar yayılmayı Mamak Çarşı Merkezine doğru yapmak istemektedirler. Burada ise Mamak Çarşı Merkezi ile Tuzluçayırın arasında Misket Mahallesi kalmaktadır.
 
Orada da Ülkücülerin yoğun mücadelesi vardır.
 
12 Eylül'de yapılan ihtilal ile birlikte MHP Ana Davasında da yargılanacak Misket Mahallesi Ülkücülerini hedeflerine almışlardır.
 
Yozgat'ın Kadışehri ilçesinden gelerek Yozgatlıların yoğun olarak yaşadıkları Mamak'ta ailesiyle birlikte yaşayan Misket Mahallesinin Sarı Paşası'nı, Ahmet Kaleli'yi hedeflerine alırlar.  
 
1978 yılında daha on dokuz yaşında mahalle içerisinde yapılan bir baskında kurşunların hedefinde kalmıştır Ahmet Kaleli.
 
Aldığı kurşun yaralarından biri hayati bir noktaya gelerek omurilikten aldığı kurşun yarasıyla birlikte arkadaşlarını kara toprağa gömen Ahmet Kaleli'nin kaderinde de Gazilik yatmaktadır.
 
Aldığı kurşun yarasıyla birlikte yatağa mahkum kalır. Ardından zor bir yaşam beklemektedir Ahmet Kaleli'yi.
 
Daha iyi bir tedavi görmek ve çeşitli nedenlerle İstanbul'a götürülür…
 
Ardından geçen otuz sekiz yılda zor bir yaşamdır.
 
Vatanı, milleti uğruna verilen bir mücadele ile birlikte on dokuzunda yatağa mahkum olup otuz sekiz yıl öyle geçen bir ömür.
 
Çile ile geçen, Yozgat'ın bir köyünde kulağa okunan ezan başlayan bir ömür İstanbul Üsküdar'da okunan sela ile sona erdi. Ülküdaşlarının saf tuttuğu Üsküdar Valide Sultan Camiinde cenaze namazından o on iki eylül öncesinin mücadelesini verdiği Ülküdaşlarının omuzlarında son yolculuğuna uğurlanıp Çengelköy Mezarlığına defnedildi.
 
Mekanın Cennet Olsun Ağabey…

 

 

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber