Biz nerede sınıfta kalıyoruz?

27 Kasım 2017
375 Haber Okunma   0 Haber Yorum

MHP İl Başkanı Karagöz, “Afyonkarahisar gelişmişlik sırasında nerede? Peki, biz nerede sınıfta kalıyoruz?” sorularını yöneltti.

Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Mehmet Karagöz, haftalık olağan basın toplantısında gündeme dair konuları değerlendirdi. Karagöz şunları söyledi: “Kalkınma Bakanlığı 2003 yılından sonra ilk defa illerin gelişmişlik listesini güncelledi

Daha önce 2011 yılında Yapılan araştırmaya göre İstanbul Ankara İzmir Kocaeli Bursa Eskişehir Tekirdağ ve Antalya ile birlikte ilk 10'da yer alan Yalova ve Adana'nın yerini Denizli ile Muğla aldı.

Burada hangi şehir olursa olsun, şehirlerin gelişmesi ülkemiz adına ve bizler adına mutlaka onur vericidir.
Peki bizim şehrimiz Afyonkarahisar gelişmişlik sırasında nerede?

Ege Bölgesi Türkiye'de sosyal ve ekonomik olarak önemli bir bölge.

Afyonkarahisar da, Ege Bölgesi'nde pek çok konuda gerek turizm, gerek hayvancılık, gerek üretim, önemli bir yere sahip. Peki, biz nerede sınıfta kalıyoruz?

Bu gün baktığımız zaman Afyonkarahisar genel gelişmişlik sıralamasında: 58

Ekonomide 46, Eğitimde 53, Sağlıkta 35, Kent hayatı sıralamasında ise 67. sırada.

Burdur ise son yıllardaki gelişmişliğine bakılarak genel sıralamada 15; ekonomide 7 eğitimde 8, sağlıkla 26, kent hayatında 11. sırada.

Yanlış anlamayın Afyonkarahisar diğer illerden daha geride demiyoruz. Afyonkarahisar'ın diğer illere göre gelişme hızı geride.

Peki biz Afyonkarahisar'ın örneğin Sağlık konusunda Üniversite Hastanesi'ndeki gelişmelerini, hayvancılıktaki, mermer ihracatındaki gelişmelerini Afyonkarahisar'ın yöresel tatların turizme açılmasındaki ekonomik payları, neden kendi gelişmesine sosyal ekonomik ya da kültürel olarak olumlu yansıtmayalım?

Tabii bir de şu var. Biz ilimize verilen bütçeyle kendi belediyemizin battı çıktı projesini zamanında bitiremezken, şehrin trafiğini felç etmişken, muhteşem bir sağlık hizmetimiz olsa da hastaneye yetişemezken, şehrimizin turistik mekânlarına daha ulaşım sağlayamazken sosyo-kültürel gelişmemizden, sosyo-ekonomik gelişmemizden, çok da bahsetmesek iyi olur.

Fakat tek dileğimiz bizlere güvenerek bu şehri emanet eden vatandaşlara kul hakkına girmeden emeklerini zayi etmeden yerinde Sayan değil gelişmişliğini kanıtlayan ve gelişmeye devam eden bir şehir sunmak. Bu konuda bize çok şey düşüyor. Peki, layıkıyla yapıyor muyuz?

Milliyetçi Hareket Partisi önce Ülkem ve Partim, sonra ben anlayışıyla Ülke yönetimine ve yerel yönetimlerde yetişmiş kadrolarıyla iş başına geldiğinde, Afyonkarahisar’ı daha iyi yaşanabilir iller arasında en üst seviyelere getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın, Afyonkarahisar’ın diğer illerden farklı olarak  termal, mermer, et ve sucuk gibi birçok kendine özgü değerleri olmasına rağmen hak ettiği yere sahip olmadığını, diğer illerdeki gelişmişlik sıralama baktığımızda iyi anlaşılmaktadır.

NATO’NUN YAPTIKLARI ASLA KABUL EDİLEMEZ.
NATO'nun 8-17 Kasım 2017 tarihlerinde Norveç'te düzenlediği bir masa başı tatbikatı sırasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk'ün düşman kampta yer alan isimler arasında ve mevcut Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da düşmanla işbirliği yapan isimler arasında gösterilmesi tam bir rezalet örneği oldu.

NATO gibi kuruluşu oldukça eski bir teşkilatın, ilgilendiği son derece önemli ve stratejik meseleler dikkate alındığında bu durumun bir hatadan kaynaklanmasının söz konusu olamayacağını ifade etmek gerekir.
Dolayısıyla başta NATO Genel Sekreteri Stoltenberg olmak üzere, Norveç makamlarının da özürlerini iletmesinin, ülkemize karşı yapılan ayıbı örtmesi yahut unutturması gibi bir durumun söz konusu olmadığını en başından belirtmeliyiz.

Ortada bulunan gerçeklik, ülkemize karşı yapılan kasti bir girişimin olduğunu her yönüyle gözler önüne seriyor.
NATO, kendi bünyesindeki üye ülkelerle küresel sistem içerisindeki tüm gelişmeleri askeri stratejik pencereden değerlendirmekte mahir bir yapılanmayken, ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye konusunda böylesi bir uygulamanın daha açık bir tabirle operasyonun neden yapıldığı üzerinde düşünmek gerekir.

Meselenin özüne bakıldığında ise NATO'nun mevcut koşullarda Türkiye'nin güvenliğine ne gibi katkılarının olduğudur.

Suriye'de yaşanan krizden en çok etkilenen ülkenin Türkiye olduğu açıkken, Türkiye'nin savunmasına yönelik, ittifakın kendi hukukundan doğan savunma desteğini esirgeyen NATO'nun, 15 Temmuz'daki rolünün ortaya çıkmış olması ve yine yıllardan bu yana Ege Denizi'ndeki gelişmelerde Yunanistan'dan yana tutum sergilemesi, Türkiye'nin güvenliğine katkıdan çok zarar verdiği sonuncunu doğurmaktadır.” 

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber