Ana Sayfa > MHP HABER

Bahçeli uyardı! Hedeflerinde Türkiye var
Flaş Haber
12 Ocak 2020
Bu haber 345 kez okundu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli MHP’nin Ankara kampının kapanış oturumunda konuştu. Bahçeli konuşmasında, "Emperyalist ülkelerin bir asrı aşan süredir Ortadoğu havzasını birbirine düşürmek istediği açıktır. İhanetlerin kurgulanması bundadır. On yıllardır ağlarını ören emperyalist husumetin hedefinde Türkiye ve büyük Türk milleti vardır." dedi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Bahçeli'nin son dakika açıklamalarından satır başları şöyle;
Komşu ülkelerde kaos ve kargaşa, aratarak, azarak, yayılarak devam etmekte.
Adı konulmamış itiraf edilmemiş bir savaş ortamı kendini hissettirmekte.

Adına demokrasi demişler, terörü saklamışlardır.
Emperyal hevesleri olan ülkeler Ortadoğu'yu parsel parsel taksim etmişlerdir.
Sınırlarımıza paralel şekilde kurulmak istenen terör koridoru küresel Türk düşmanlığından başka bir şey değil.
Gönül köprüsü kurdupğumuz komşu halkların huzursuzluğu elbette Türk milletine sirayet edilecektir.
Irak'tan kendimizi soyutlamamız,
Libya'ya sırtımızı çevirmek matıklı ve makul bir tercih sayılmayacaktır.
Ankara'nın güvenliği Şam'dan, Mogadişu'dan, Tahran'dan, Sana'dan başlar.
Komşu ülkelerdeki kanlı ve kaotik manzara Türkiye'nin onay vermeyeceği çıkmazlardır.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin,Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Milletvekilleri ve İl Başkanları Ortak Toplantısı’nın Kapanışında yapmış oldukları konuşma.12 Ocak 2020

Değerli Basın Mensupları,Muhterem Dava Arkadaşlarım,

Sözlerimin başında hepinizi saygılarımla selamlıyor, esenlik ve selamet dileklerimi hassaten paylaşıyorum.
Ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
Sizlerle kavuşmamızı, kucaklaşmamızı nasip eden Allah’a şükrediyor yeni yılınızı da tebrik ediyorum.
10-11-12 Ocak 2020 tarihlerinde planlanan Milliyetçi Hareket Partisi MYK-MDK-Milletvekilleri ve İl Başkanları Ortak Toplantısı’nın son gününde düzenlemiş olduğumuz basın toplantısına hoş geldiniz diyorum.

Sayın Basın Mensupları,Değerli Dava Arkadaşlarım,

21.Yüzyılın ikinci on yılının 365 günlük son etabına girmiş bulunuyoruz.
Çalkantılarla pekişmiş, çatışmalarla perçinlenmiş zorlu bir yılı geride bıraktık.
İnsanlığın sükûnete, suhulete, sulha ve refaha adeta muhtaç hale düştüğü bir dönem bitmiş ve yeni bir yıl umutla başlamıştır.
Bölgemizde ağır şartlar hâkimdir.
Komşu ülkelerdeki kaos ve kargaşa artarak, azarak, yayılarak devam etmektedir.
Sınırlarımızın diğer yakasında, mücavir alan ve bölgelerde ortak akıl ve sağduyu kaybolmuş; cinnet, cinayet ve cepheleşme egemenlik kurmuş, insan hasiyetini kurutmuştur.
Emperyalizm bulduğu her zaaf ve açıktan istifade ederek mevzi üstüne mevzi elde etmiştir.
Etik hassasiyetler dışlanırken, etnik ve mezhebi kamplaşma tırmandırılmakta, bunun sonucunda düşmanlıklar kamçılanmaktadır.
İnsan hayatına saygı, insan onuruna bağlılık neredeyse dip yapmıştır.
Dünya Soğuk Savaş döneminden çıkmasına çıkmıştır, fakat asimetrik boğuşmalar, hibrit mücadeleler, kökleşen hizipler, derinleşen ve devleşen anlaşmazlıklar sıcak savaş şartlarını günbegün tahkim ve tahrik etmektedir.
Adı konulmamış, ilanı yapılmamış, itiraf edilmemiş bir savaş iklimi varlığını hissettirmektedir.
Ben insanım diyen hiçbir vicdan sahibinin suskun ve seyirci kalamayacağı senkronik skandallar, seri komplolar, serpilen kumpaslar vuku bulmaktadır.
Çevremizde güç ve enerji haritaları kanla çizilirken, insani değerler çizik yemektedir
Kumandalı istikrarsızlıkların dalga boyu yükselirken bölüşüm, hakimiyet ve paylaşım kavgaları moda ve meşhur kavramlarla maskelenmektedir.
Adına demokrasi demişler, terörü saklamışlardır.
Adına özgürlük demişler, istilalaları gizlemişlerdir.
Bilhassa emperyal hevesler peşinde koşan ülkeler nüfuz alanları oluşturarak Ortadoğu’yu fiilen parsel parsel taksim etmişlerdir.
Sınırlarımıza paralel şekilde kurulmak istenen ve milli azimle baltalanan terör koridoru küresel Türk düşmanlığının sahne almasından başka bir şey değildir.
Ne ibretlik ve isyan ettirici bir gerçektir ki, masumların canı üzerinden kahredici ve korkunç siyasi oyunlar tedavüldedir.
Kimin dost kimin düşman, kimin mazlum kimin mazarrat olduğu bellidir.
Ortadoğu ateş hattında, işgal altındadır.
Komşu coğrafyalarda fırtınalar kopmaktadır.
Medeniyetler kutuplaşması provoke edilirken; dinler, inançlar ve kültürler arasındaki gerilim beslenip bilenmektedir.
Bizim için öncelikle ele alınması gereken konu etrafımızda yaşanan vahim olayların ülkemize yansıyıp yansımayacağı, şayet yansıyacaksa bunun derece ve ölçüsünün ne olacağı, nasıl mukavemet gösterileceğidir.
Türkiye Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatlarıyla biçilen kefeni yırtmış, ben de varım demiştir.
Bugün harap olan, hüsrana uğrayan coğrafyalar bizim eski hâkimiyet havzalarımızdır.
Buralarla ilgilenmemiz doğaldır, normaldir.
Doğal ve normal olmayan binlerce kilometre uzaktan gelip bölgemizde silah ve zor kullanan ülkelerin cüretkarlıklarıdır.
Gönül köprüsü kurduğumuz, kültürel ve manevi bağlarla aramızda sıkı rabıtalar bulunan komşu halkların huzursuzluğu elbette Türk milletine şu ya da bu şekilde sirayet edecektir.

Irak’tan kendimizi soyutlamamız mümkün değildir.
Suriye’ye sırtımızı dönmek, Libya’ya yüzümüzü çevirmek, İran’a mesafeli durmak akıl karı olmadığı gibi mantıklı ve makul bir tercih de sayılamayacaktır.
Kaldı ki buna ne tarih ne de milli tecrübeler müsaade etmeyecektir.
Ankara’nın güvenliği Şam’dan, Bağdat’tan, Trablus’tan, Tahran’dan, Mogadişu’dan, Sana’dan, Kahire’den başlayacak, hepsini birden jeopolitik bir kuşak içine alacaktır.
Sınırın öbür tarafı huzura kavuşmadan Türk vatanı emniyet bulamayacaktır.
Bu nedenle komşu ülkelerdeki kanlı ve kaotik manzara Türkiye’nin tasvip etmeyeceği, olur ve onay vermeyeceği açmazlardır, çarpıklıklardır.
Emperyalist ülkelerin bir asrı aşan süredir Ortadoğu havzasını karıştırmak, çatıştırmak, birbirine düşürmek, bundan da azami düzeyde nemalanmak istediği açıktır, aleni bir gerçektir.
İhtilafların kaşınması, ihanetlerin kurgulanması bundandır.
İsyanların tetiklenmesi, hükümetlerin devrilmesi, rejimlerin dejenere edilmesi, toplumsal fay hatlarının kırılması, terör örgütlerinin kurulup kışkırtılması, bölünme ve parçalanma dinamiklerinin harekete geçirilmesi vahşi bir programın, vandal bir planın farklı farklı ara yüzleridir.
Çevreden merkeze ulaşmak hedefiyle on yıllardır ağlarını ören, taşlarını döşeyen emperyalist husumet ve melanetin asıl hedefinde Türkiye ve büyük Türk milleti vardır.
Maksat Türk milletini bağımsızlığından koparmak, yurdundan yuvasından sürüp çıkarmaktır.
Hala bu tehdidi göremeyenlerin varlığı derin bir hayal kırıklığı olmakla birlikte hain kadrosunun çoğaldığının da delilidir.
Mazisi yüzyıllara dayanan bir hesaplaşmanın halen sürdüğü, hatta azgınlaşıp boyut değiştirdiği milli hafızalarda tescillidir.
Mıntıka temizliği yapmak suretiyle Türkiye’nin etrafı bir yandan boşaltılmakta, diğer yandan kuşatılmaktadır.
Bu kapsamda İran’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Libya’nın siyasi ve toprak bütünlüğüne sahip çıkmak, saygı duymak, destek vermek Türk dış politikasının ana stratejisi olmalıdır.
Gönül coğrafyalarımız yanarken dirlik ve düzenimizi korumak eşyanın tabiatına aykırıdır.
Eğer engel olunmazsa, eğer durdurulmazsa, komşu coğrafyalardaki çözülmenin ve çürümenin dayanacağı son sınır bilinsin ki Türkiye’dir.
Bekaya dudak bükenlerin bizi anlamasını beklemiyoruz.
Stratejik hataların taktik başarılarla düzeleceğini sanan gafillere sadece acıyor, esefle bakmakla yetiniyoruz.
Yığınakta yapılan bir yanlışın mücadele boyunca devam edeceğini gözden uzak tutmuyoruz.
Ne işimiz var Suriye’de, ne arıyoruz Libya’da diyenler görevli ve taşeron değillerse kesinlikle tarih ve coğrafya cahilleridir.
Bunlar değil devlet yönetmeyi kendilerini bile yönetecek iradeden mahrum düşmüş densizlerdir.
Muhalefet yapmayı Türkiye’ye muhaliflikle, yabancılarla muhbirlikle karıştıran ve kaynaştıran siyasi maskaraların metruk tekne gibi rotalarını kaybettiği, fazilet ve fikir dağılması yaşadıkları ortadadır. 
Türkiye’nin olmadığı veya tecrit edildiği bir Ortadoğu ya da Akdeniz tablosunda kuşun, kurdun, karıncanın bile hayat hakkı olmayacaktır.
Aynı şey Balkanlar ve Kafkaslar için de geçerlidir.
Çünkü zalimlerin pusulası kandır, onlar için her yol mubahtır, amaçları yer altı kaynaklarıyla birlikte jeopolitik ve jeostratejik çıkarlarını en üst ve azami düzeye çıkarmaktır.
Bunun da ülkemizin, egemenlik ve tarihsel haklarımızın, dahası bölge insanının onuruna hepten aykırılığı inkâr edilemeyecektir.
Türkiye ön almalıdır, öncü olmalıdır, çok değişkenli dış politika enstrümanlarıyla, çağın akışına milli perspektiften ve başkent Ankara vizyonuyla bakarak gelişmelere müdahil vasfını gösterebilmelidir.
Bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın demek bu çerçevede doğru ve isabetli bir yorum görülmeyecektir.
O yılan günü saati geldiğinde herkese musallat olacak, zehrini de ilk fırsatta müzahir ve müsait bir bedene akıtacaktır.

Sayın Basın Mensupları,Değerli Dava Arkadaşlarım,
Irak’ın 2003 yılındaki işgalinden sonra sayıları 1,5 milyona yaklaşan Müslüman kadın-erkek-yaşlı-çocuk demeden katledilmiş, büyük bir kültürel mirasın parlak meşalesi söndürülmüştür.
Evini barkını terk eden Iraklı sayısı dört milyonu bulmuştur.
İşgalcileri sevinçle karşılayıp Saddam’ın heykeline terlikle vuranlar şimdi kendi kafalarına vurmakta, açılan şiddet ve nefret dehlizlerinde feryat-figan etmektedir.
Irak’ın devlet ve toplum hayatının ayarı kaçmış, temeli dinamitlenmiştir.
Bu ülke fiilen bölünmüş, fikir, duygu ve inanç ölçeğinde cepheleşmiştir.
Mezhep gerginlikleri, siyasi çatlaklar, hükümet bunalımları, sandık hileleri, mutabakat zayıflıkları birlikte yaşama iradesine ölümcül darbeler vurmuştur. 
Irak’ın inandırıcılığı ve itibarı olmayan hükümetleri doğan hiçbir krize karşı koyamamış, göğüs gerememiştir.
Bu ülkede gittikçe yoğunlaşan bir siyaset ve yönetim sorunu bulunmaktadır.
ABD’nin yanı sıra İran’ın da Irak üzerindeki nüfuz ve etki alanı zaman içinde genişlemiş ve güçlenmiştir.
Irak, toprak altından petrolün çıkarılıp toprağın altına insanın koyulduğu bir ülke haline gelmiştir.
Türkiye’nin, Irak’ın siyasi istikrar ve iç barış ortamına ulaşması konusunda alması gereken sorumlulukları vardır ve olmalıdır.
Türkmenlerin yok sayılması, Türkmen kentlerine saldırılar, terör örgütlerine yardımlar Irak toplumunu bunaltmakla kalmamış siyasi bölünme ve birliğinin hasar almasına kapı aralamıştır.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin de içinde bulunduğu bir konvoya 2 Ocak günü Bağdat’ta düzenlenen ABD hava saldırısı bölgesel gerilimi zirveye taşımıştır.
27 Aralık 2019’da Kerkük yakınlarındaki bir askeri üsse yapılan saldırıda ABD’li bir görevlinin öldürülmesi, 29 Aralık’ta ABD’nin misillemede bulunması, 31 Aralık’ta da ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’ne karşı protesto eylemleri sonuçta Kasım Süleymani’nin katledilmesine kadar uzanmıştır.
Tırmanan ve savaş ihtimallerinin konuşulduğu bir sırada İran 8 Ocak 2020’de Irak’ta konuşlu bulunan iki ABD üssüne gelişigüzel balistik füze fırlatarak cevabi saldırısını vermiştir.
Gözler boyanmış, durum kurtarılmış, intikam çığlıkları düşüşe geçmiştir.
Ardından Trump’ın “Barış içinde yaşamaya hazırız” vurgusu, yatıştırıcı ve yumuşatıcı mesajları, İran yönetiminin temkinli ve tedbirli açıklamaları krizi yönetilebilir seviyede tutmuştur.
Nitekim İran Dışişleri Bakanı’nın “Savaş istemiyoruz” beyanı aklıselimin öne çıkmaya başladığına da işaret ve ispat teşkil etmiştir.
ABD-İran arasındaki itiş kakış dengelenmiş, denetim altına alınmıştır.
Kasım Süleymani’ye düzenlenen füzeli hava saldırısından sonra pek çok senaryo konuşulmuş, bilen bilmeyen herkes, özellikle sözde uzman yorumcular abuk sabuk değerlendirmeleriyle akılları bulandırmışlardır. 
Televizyonları karartan ve kundaklayan tartışmacılar ABD-İran ilişkilerine Türkiye merkezinden bakmak yerine kamplaşarak ters köşeye yatmışlardır.
Türkiye’nin bu suikast karşısında aldığı pozisyon elbette çok dengelidir.
Hiç kuşku yok ki ona buna yüzeysel ve önyargılarla taraf olmak yerine hakkın, haklının ve hakikatin tarafında bulunmak Türk milletinin vakar ve haysiyetinin şaşmaz bir gerçeğidir.
TBMM’nin Libya tezkeresini kabul edip Türk askerinin bir davet üzerine Trablus yoluna düştüğü bir süreçte, İdlib’teki sancının şiddetlendiği, terör örgütü PKK/PYD/YPG’nin Rakka-Erbil bağlantısını kurmak için ABD desteğiyle silahlanmasını sürdürüp mesafe aldığı bir dönemde Kasım Süleymani saldırısı son derece manidar ve kuşkuludur.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de egemenlik haklarına sahip çıkması, terörizme ve teröre destek veren ülkelere tepkisi muhasım çevreleri ürkütmüş, değişik arayışlara itmiştir.
ABD’nin Şii-Sünni bloklaşmasını keskinleştirerek özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleriyle birlikte Mısır ve bazı körfez ülkelerinin elini güçlendirip İran’a karşı stratejik bir avantaj sağlamaya çalışması muhtemeldir.
Libya’da darbeci ve terörist Hafter lehine askeri faaliyet gösterdiği anlaşılan Abu Dabi yönetiminin, finansal ve lojistik destek sağlayan Riyad yönetiminin bir adım gerisinde hangi küresel destekçilerinin bulunduğu, İran ve Irak’taki buhrandan hangi sonuçları çıkarmak istedikleri malumdur.
Kasım Süleymani İran’ın üst düzey meşhur ve müessir bir askeri görevlisidir.
Haşdi Şabi’nin kurucularından olan bu şahsın ismi bölgede pek çok menfur ve hunhar olaya şu ya da bu şekilde karışmıştır.
Ne var ki şayet varsa işlediği suçların tayin, hitamında da tecziye makamı ne ABD ne de bir başka ülke olabilecektir.
İran’ın ve bu ülkedeki Velayet-i Fakih kurumunun en önemli ve kilit isminin öldürülmesi planlı olduğu kadar doğabilecek ve olabilecek bütün olumsuzlukların hesaplandığını da göstermektedir.
Suç ve suçlunun tevsik ve tespitiyle ilgili yollar evrensel hukuk kurallarına göre çok nettir, aksi bir tartışma abesle iştigaldir, aynı zamanda çok tehlikelidir.
Herhangi bir ülke suçlu gördüğü bir başka devlet görevlisine açıktan tavır alıp saldırırsa adalet ve hukuk kuralları tümden rafa kalkacak, deyim yerindeyse orman kanunları geçerli olacaktır.
Böyle olduğu takdirde haklının değil güçlünün sözü geçecektir.
ABD Başkanı Trump’ın, İranlı bir generali suçlu görüp öldürdük demesi ilkesel ve insan hakları merceğinden baktığımızda tam bir kırılmadır.
Resmi bir devlet görevlisi olan Süleymani madem suçluydu, o zaman bir suçlunun nasıl yargılanacağı, nasıl cezalandırılacağı, nasıl bir muameleye ve hangi hukuki işlemlere muhatap kalacağı temel hukuk bilgisine sahip herkesin bildiği bir husustur.
Üst rütbeli bir askeri direkt hedef alarak “Bana göre suçludur, o halde ölmesi gerekir” demek kanun tanımazlıktır, vahşi batı yönetimidir, eşkıyalıktır, barbarlığın ta kendisidir.
Suçu belirleyip, ardından suçluyu cezalandırmak, buna da kılıf dikmek hiçbir ülkenin hakkı ve haddi olamayacaktır.
Nitekim her ülke bu tip bir saldırıya yeri ve zamanı geldiğinde maruz kalabilecektir.
ABD Başkanı’nın, Kasım Süleymani’yi “Savaşları önlemek için öldürdük” itiraf ve ifadesi uluslararası hukuka ve yerleşik insani değerlere meydan okumaktır.
Böylesi bir üslubun genelleşmesi küresel adaleti karartacak, ülkeler arası irtibatları kesecek, dünyayı da Ortaçağ şartlarına taşıyacaktır.
ABD’nin Ortadoğu’daki korsan ve kanunsuz varlığı, Irak ve Suriye’deki gayri hukuki faaliyetleri evvel emirde Müslüman kanının dökülmesine neden olmaktadır.
Ayrıca İran’ın durum muhasebesiyle birlikte özeleştiri yapması, nüfuz alanları oluşturmak, ülkelerin iç işlerine müdahil olmak maksadıyla siyasi, silahlı, ideolojik ve mezhep temelli operasyonları durdurması mecburiyettir.
Bölgesel tansiyonun düşürülmesi; akıl, sağduyu ve diplomasinin hakim olması yegâne temennimizdir.
Türkiye’nin bu süreçte öncü ve yapıcı girişimleriyle gerginliğin yatıştırılmasına destek vermesi takdire şayandır.
Mezhepçi kutuplaşmalar, etnik husumetler, dış müdahaleler, örtülü operasyonlar, hak ve hukuk ihlalleri her zaman itiraz edilip karşısında durulması gereken tehlikelerdir.
Milliyetçi Hareket Partisi komşu ülkelerin huzurundan, güvenliğinden, toprak bütünlüğünden ve siyasal birliğinden yanadır.
Emperyalizmin komplolarını etkisizleştirmek, provokasyonlarla tetiklenen büyük ve yıkıcı bir savaşa engel olmak her ülkenin ortak görevidir.
Aksi halde bölgesel ve küresel hercümercin içinde herkes bedel ödeyecektir.
ABD Başkanı Trump suçlu arıyorsa mesela Pensilvanya’ya bakmalıdır.
251 vatan evladının şehadetinden, 2 bin 194 vatan evladının yaralanmasından doğrudan doğruya sorumlu olan bir caninin korunup kollanması hangi insani değere sığacaktır?
FETÖ’cülük suç, örgüt elebaşı Gülen de suçlu değilse, bu durumda suç ve suçlu tanımı nasıl yapılacaktır?
Suç nedir, suçlu kimdir?
ABD Başkanı Trump’ın, Mazlum Kobani kod isimli teröristbaşı Ferhat Abdi Şahinle telefonla görüşüp general diye yutturmaya çalışması gerçekleri değiştirmeye yetmeyecektir.
Bu terazi bu sıkleti çekmeyecek, mızrak çuvala girmeyecektir.
DEAŞ liderini öldürenler, buyursunlar PKK’nın, YPG’nin ileri gelenlerini de öldürsünler, ya da aradan ve önümüzden çekilip kahraman bir Türk evladının neleri yapacağını dikkatle izleyip ders alıp takip etsinler.
Hamd olsun alemde şer bitmezse Oğuz neslinde de er tükenmez, tükenmeyecektir.
Suçlunun imhası gerekiyorsa o zaman bir terör örgütü liderinin de yok edilmesi hakkın, hukukun, vicdanın sesidir, nefesidir, kesinlikle icabıdır.
Hiç kimse aklımızla alay etmesin.
Hiçbir güç sahibi ülke insanlığın emek emek tecrübe edip biriktirdiği mirasına kast etmeye kalkışmasın.
Cambaza baktıranlar kirli ve kinli hesaplarını bu vesileyle görmeye yeltenmesin.
İran’ın gerek Irak üzerinde, gerek Suriye özelinde, gerekse Bahreyn ve Lübnan çemberinde oynamalar ve siyasi planlanmalar yaptığı, örtülü operasyonlara meylettiği, mezhepçi bir strateji takip ettiği aşikârdır.
Ancak sebep ne olursa olsun ahlak ve hukuk dışı her saldırı ve sonucunda can kaybı cinayettir, rezalettir, hesabı sorulmalıdır. 
İran’da Kasım Süleymani’nin cenazesinde yaşanan olaylar ve sonuçta çok sayıda insanın ölümü, bunun yanında Ukrayna Hava Yolları’na ait 752 sefer sayılı bir yolcu uçağının yanlışlıkla vurulduğunun itiraf edilip 176 masum insanın öldürülmesi tek kelimeyle felakettir.
Bir uçağı düşürüp pardon demek vicdan ve akıl tutulmasıdır.
Elbette sorumluları bunun hesabını vermeli ve hak ettikleri cezayı almalıdır.
Trump’ın azil süreciyle ilgili tartışmalar birden bire sönerken, İran’daki protesto gösterileri de bıçak gibi kesilmiştir.
Görüldüğü kadarıyla Kasım Süleymani’nin ölümü iki ülkeyi de bir yönüyle konsolide etmiş, siyasi ve stratejik kazançlara yol açmıştır.
Gerilimin denetimli şekilde tırmanıp kısa sürede inişe geçmesi ve iki ülkenin makul sınırlara çekilmesi komplo teorisyenlerine bol bol malzeme vermektedir.
ABD-İran arasındaki gelgitler Irak’taki siyasi ve sosyal tansiyonun yönünü belirlemektedir.
Bölgede mazlumların kanı üzerinden sinsi pazarlıklar yapılmaktadır.
Irak Parlamentosu 5 Ocak’ta ABD askerlerinin ülkelerini terk etmesini öngören yasa tasarısını kabul etmiştir.
Irak Başbakanı, Amerikan askerlerinin geri çekilmesine yönelik hazırlıkların başlaması amacıyla Bağdat’a bir heyet gönderilmesi çağrısında bulunmuştur.
Ancak ABD bu çağrıyı reddetmiştir.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün; “Bu dönemde Irak’a gönderilecek herhangi bir heyetin ele alacağı konu ABD askerinin geri çekilmesi değil, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın yeniden en iyi şekilde tesis edilmesi olacaktır.” değerlendirmesi küstahcadır.
Irak, ABD’li askerlere topraklarımdan çık diyor, buna rağmen ne çıkan ne de çıkmaya gönüllü bir irade görülüyor.
Bize göre ABD’nin stratejik ortaklık masalı işgalin örtülmesinden, mütecaviz emellerin gizlenmesinden başka bir anlama gelmeyecektir.
Kiminle stratejik ortaklık kurduysa yapmadığı eziyet, işkence, yaptırım ve baskı kalmayan bir ülke karşımızdadır.
Bu yılın Kasım ayında yapılacak ABD Başkanlık seçiminin siyasi kampanya dönemi Ortadoğu’da başlamış, Trump daralan çemberi şimdilik yarmıştır.
ABD ile İran arasındaki tehlikeli kutuplaşma bölgesel istikrar ve güvenliği temelinden dinamitleme, barış ve huzur çabalarını hepten köreltme riski taşımaktadır.
Büyük sorunlarla boğuşan Ortadoğu’nun kaygı verici yeni bir krizin içine sürüklenmesi çok ciddi badirelere yol açabilecektir.
ABD’nin Bağdat’ta düzenlediği hava saldırısı bölgeyi her türlü risk ve tehdide açık hale getirmiş, adeta pimi çekilmiş bombaya dönüştürmüştür.
Aynı zamanda Irak’ın egemenlik hakları yok sayılmıştır.
Görünen odur ki, ABD Irak’ta seri cinayetlerine alenen ve pervasızca devam edecektir.
Türk milleti emperyalizme direnecek, bekasını tehdit eden hiçbir eylem ve teşebbüse göz yummayacaktır.
Bunları yapıyorken bölge ülkeleriyle sabırlı ve sağlıklı, barış ve istikrar temelli, karşılıklı hak ve çıkarlara hürmet eden ilişkilerini de güçlendirecektir.

Değerli Basın Mensupları,Muhterem Dava Arkadaşlarım,
Irak, Suriye ve Libya’nın toplumsal huzura, sürdürülebilir bir istikrar ve siyasi düzene kavuşması temel tercih ve beklentimizdir.
Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge planlamasıyla, terör örgütlerine yönelik haklı ve meşru harekâtları en başta barış ve güvenliğin teminine yöneliktir.
Türkiye-Rusya-İran arasında 23 Ocak 2017’den beri süren ve 14 defa gerçekleşen Astana Zirveleri, Soçi Görüşmeleri, Cenevre Süreçleri Suriye’de siyasi çözüm arayışlarına ve çatışmasızlık ikliminin tesisine hizmet etmiştir.
Müştereken daha yapılacak çok iş vardır.
Maalesef Suriye Anayasa Komitesi toplantıları bugüne kadar bir sonuç vermemiştir.
Her şeyden önce komşu ülkelerin istikrarına ve Suriye’deki çatışmaların son bulmasına muhatap ülkeler sabırla ve eşgüdüm halinde destek vermelidir.
Bu gece yarısından sonra İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde ateşkes uygulamasına geçilecek olması önemli bir kazanım, muhafazası gereken bir karardır.
İlaveten Türkiye ve Rusya’nın girişimleriyle Libya’da sağlanan ateşkes iradesi çok değerli bir gelişmedir.
Suriye Suriyelilerindir.
Irak Iraklılarındadır.
Libya da Libyalılarındır.
Bu ülkelerde siyasi geçiş süreçlerinin demokratik tahammül sınırları içinde olmasının yanında birlik ve beraberlik ortamı dikkat ve titizlikle sağlanmalıdır.
Türkiye; Irak, Suriye ve Libya’da siyasi gerginliklerin azaltılmasıyla birlikte iç çatışma ortamının zayıflaması konusunda aktif ve katılımcı olmalıdır.
Irak ve Suriye’de demokratik süreçler çalıştırılarak yönetimde denge ve istikrarın kurumsallaşması süratle hayata geçirilmelidir.
Suriye ve Irak’ın geleceğine bu ülkelerin halkları karar vermelidir.
Özellikle bir cinayet makinesi olan Esad’ın varlığı Suriye’deki çözümsüzlüğün de ana sebepleri arasındadır.
“Suriye’ye gidip Esadla görüşüp problemi çözerim” diyenler hezeyan çukuruna düşen zavallılardır.
Problemin faillerinden çözüm beklemek boşuna gayrettir.
Esad’la görüşmeye hazır olduğunu söyleyen acul ve atıl zihniyet, masum ve sivil halka varil bombalarının nasıl fırlatıldığını, milyonlarca Suriyelinin vatanlarından koparılıp sağa sola nasıl savrulduklarını da sorup öğrenecek midir?
2011’den beri çözülemeyen kanlı bulmacanın çözümü bir ziyaretle mümkün idiyse teklif sahibi aklı evvel acaba bugüne kadar neredeydi, ne yapıyordu, niye Esad’a gitmeyi denemedi?
Suriye’de çözümün adresi herkesi, her kesimi içine alacak siyasi uzlaşmadır, kısaca bütün Suriyelilerin müşterek iradesiyle hazırlanacak bir anayasada mahfuzdur.
Eğer sandık ve demokrasi sonuç vermezse Esad’ın tasfiyesi mutlak anlamda zarurettir.
Türkiye’deki Esad lobisinin görüş ve düşünceleri defoludur, temelsizdir.
CHP-İP ve bazı sözde aydınların başını çektiği Esadçıların Baas zihniyetine muhabbet duymaları, görüşülmesini, muhatap alınmasını seslendirmeleri acıklı bir kokuşma halidir.
Katile katil diyemeyenlerin mazlumlara söyleyecek tek bir sözü olamayacaktır.
Türkiye’nin sağlam duruşunu tartışmaya açanlar ahlaki ve milli hedefleri anlamayacak kadar zekaları kıt, idrakleri kapalıdır.
Bunlara ne söylesek boştur.
Libya’da Hafter’le saf tutarlar, Suriye’de Esad’a yanaşırlar, Mısır’da Sisi’ci olurlar, YPG’yi överler, PKK’yı aklarlar, FETÖ’yle kucaklaşırlar, asla Türk milletinin haysiyetli bir evladı olamazlar, milli ve yerli bir duruş gösteremezler.
CHP’nin Libya Tezkeresi’ne karşı çıkması, Hafter’i makul ve seküler görmesi ayıplı ve arızalı bir üsluptur.
Libya’daki Türklerin mevcudiyetini bilmeyenlerin Hafter hayranlığı patolojik vakıadır.
Bu CHP Türkiye’nin yararına ne varsa karşısında hizalanan odaktır.
CHP İl Başkanlarının katılımıyla 16-17-18 Ağustos 2019 tarihinde Nevşehir’de yapılan toplantıda  Kılıçdaroğlu bir konuşma yapmış ve aynen şöyle seslenmişti:
“Doğu Akdeniz’de zengin petrol var. Doğal gaz yatakları var. Amerika orada, Yunanistan orada, Kıbrıs Rum Yönetimi orada, Mısır orada, Katar orada, hepsi orada. Bir tek devlet yok, Türkiye. Niye yok?”
Aynı Kılıçdaroğlu sonra da dönüp “Ne işimiz var Libya’da” sorusunu sormuş, yani kayışı koparmış, şanzımanı dağıtmıştır.
Kılıçdaroğlu salladıkça sallamış, Fizan çöllerinde askerimizin ne işi olduğunu öğrenmek istemiştir.
CHP Genel Başkanı kurusıkı atmakta, baltayı taşa vurmaktadır.
Fizan’ın haritada yerini gösterin deseniz emin olun gösteremez, gösterse gösterse yalan yanlış Filipinleri gösterir.
Fizan Hafter’in kontrolündedir.
Ve de Libya’nın güneyindedir.
Kılıçdaroğlu’nun aklında sadece Hafter olduğundan Fizan’dan başka yer bilmez, bilemez.
Türk askeri bir davet üzerine ve Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin hakim olduğu bölgelerde görev yapacaktır.
Fizan’la Türk askerinin gideceği yer arasında en küçük yakınlık veya bağ aransa bile bulunamayacaktır.
Bir bakıyorsunuz Kılıçdaroğlu “Niye herkesin olduğu yerde biz yokuz” diyor, bir bakıyorsunuz “Ne işimiz var” diye kendisiyle çelişip ters düşüyor.
Kılıçdaroğlu ve CHP’li yöneticiler yalan ve çelişkiler anıtıdır
Kanal İstanbul Projesi depremi tetikler dedikten bir müddet sonra, böyle söylemedik diye çark eden, U dönüşü yapan CHP zihniyetidir.
FETÖ’nün siyasi ayağı temizlenmelidir açıklamamızı çarpıtıp, komisyon kurulması için teklif verin destek olalım derler, FETÖ’nün kiminle emel ve hedef birlikteliği yaptığını görmezler, göremezler, görmek istemezler.
FETÖ’nün CHP’de kurduğu düzeni, inşa ettiği düzeneği saklayıp üç maymunu oynarlar.

Kulakları vardır duymaz.
Kalpleri vardır kavramaz.
Bu CHP’nin sicili kabarık, seciyesi karanlıktır.
Kılıçdaroğlu’nun sözleri yavan, yalan, yeğni ve yozdur.
Türkiye Libya’da huzurun yanındadır.
Tarihin yanındadır.
Birlik ve kardeşliğin tarafındadır.
Libya’da ne aradığımızı söyleyenler Akdeniz’de boğulmamızı, Anadolu’da teslim olmamızı dileyen ve gözleyen işbirlikçilerdir.
Hafter’i makul bulan CHP’nin Türk askerini mahsurlu görmesi utanmazlıktır.
Türkiye bölgesinde bir istikrar adası olarak sivrilmiştir.
Tarihin çağrısı hatırımızdadır.
109 yıl önce Libya’da yaşananlar mıh gibi aklımızdadır.
Türkiye’nin Libya’da bulunması milli şuurun harfiyen gereğidir.
Dün Mustafa Kemal Paşa yapmıştı, Enver Paşa gerçekleştirmişti, şimdi de onların ahfadı müstesna beka nöbeti için Akdeniz’in karşı kıyısındadır.
Kılıçdaroğlu çok dertleniyorsa, çok içerleniyorsa Hafter’e haber yollayıp uygun görülürse bir gemiye binip yanında soluğu alması kendisine samimi tavsiyemizdir.

Sayın Basın Mensupları,Değerli Dava Arkadaşlarım,
Milliyetçi Hareket Partisi MYK-MDK-Milletvekilleri ve İl Başkanları Ortak Toplantılarımız başarıyla sonuçlanmış, son derece verimli geçmiştir.
2020 yılının bu ilk buluşması gayet anlamlı ve faydalı olmuştur.
Alanlarında uzmanlaşmış saygın akademisyenlerimiz ile Başkanlık Divanımızın değerli üyeleri müstesna çalışmalarını bizlerle paylaşmışlardır.
Bu vesileyle kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Milliyetçi, Hareket Partisi gücüne güç katacak ve Türk milletine tercüman olmaya, Türkiye’nin beka ve milli çıkarlarını savunmaya devam edecektir.
2023 Lider Ülke Türkiye amacına ulaşmak Cumhur İttifakı olarak temel gündemimizdir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geleceğin büyük Türkiye’sinin yönetimsel mimarı olacağı inancımızı her zaman koruyacağız.
Zillet millete boyun eğdiremeyecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi fitneye, dedikoduya, kötü niyet sahiplerine şans tanımayacak, fırsat vermeyecektir.
Şahsını davasının önüne çıkaranlarla değil, davasını öne çıkaranlarla sonuna kadar yürüyeceğiz.
Dava arkadaşının kuyusunu kazanlarla değil, dava arkadaşına omuz verenlerle, elele onurla mücadele edenlerle geleceği kucaklayacağız.
Ben değil biz diyen, önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben diyebilen kutlu yüreklerle aşılmaz engelleri aşacağız, bozulmaz tuzakları bozacağız.
Ne yapıyorlar değil, ben ne yaptım sorusunu sorabilen, başkasının çetelesini tutmak yerine kendi vicdanını sorguya çeken ve bugün ülkem için, davam için, milletim için ne üretttim sorusuna gururla cevap verebilen ahlaklı dava insanlarıyla Türkiye’ye umut olacağız.

Oturmayacağız, yorulmayacağız, vazgeçmeyeceğiz.
Yerimizde saymayacağız, yükselmekten taviz vermeyeceğiz.
Onu bunu çekiştirenlere imkan vermeyeceğiz.
Ona buna kulp takanları aramızdan çekip atacağız.
Davamız Türk milletinin ezeli davasıdır.
Davamız Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinin ebedi doğruluşu ve dik duruşudur.
Davamız Kızılelmadır, davamız Turandır, davamız Türk-İslam ülküsünün muzaffer şafağına ulaşmaktır.
Azımızı çok yapıp durmadan ilerleyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, çelik gibi irademizle müfsitlere ve münafıklara kapalı duracağız.
Benimle ilkeli, seviyeli, inançlı ve adam gibi yürüyecek her arkadaşıma gönlüm de, kapım da ardına kadar açıktır.
Allah eksikliğinizi göstermesin.
Hepinize üstün başarılar diliyorum.
Geldiğiniz yurt köşelerinde hayat mücadelesi veren vatandaşlarımıza selam ve hürmetlerimi götürmenizi rica ediyorum.
Kılıcınız keskin, kararınız emin, bahtınız açık olsun.
Ay gökte kaldıkça, güneş üstünüze doğdukça ulu kocaların, aksakallıların duası milletimizin ve dava arkadaşlarımın üzerine olsun.
Geçtiğimiz günlerde Barış Pınarı Harekât Bölgesi’nde şehit düşen dört kahramanımızla birlikte tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin diyorum. Ve de partimizi muzaffer kılsın diliyorum.
Basın toplantımızın sonunda hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Basın mensubu arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum.

Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.
(SORU-CEVAP)
İP Genel Başkanı Meral Akşener'in "güçlendirilmiş parlamenter sistem" ile ilgili açıklamasının sorulduğu Bahçeli, "Hesap bilmeyenlere hesap anlatmak çok zor. Onun için ona cevap vermeye gerek yok." ifadelerini kullandı.
Bahçeli, "Dava arkadaşlarımızla ve omuz verenlerle sonuna dek yürüyeceğiz, oturmayacağız, yorulmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz." ifadelerinin hatırlatılması ve MHP'nin önümüzdeki dönemi nasıl tanımladığı sorusu üzerine şu yanıtı verdi:
"Dava arkadaşlarımızdan samimi olan, yıllarını veren, her türlü zahmeti çeken ama kızgın, kırgın, küskün olarak muhtelif dönemlerde sağa-sola sapanları, bir rüzgar ile sürüklenenleri tekrar bir duldaya çekmek istiyorum. 
O dulda da Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Duldayı tarif etmeme gerek var mı?"
CHP'nin, FETÖ'nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması için Meclis'e araştırma önergesi vermesinin sorulduğu Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi'ne güvenimiz yoktur. Atatürk'ten uzaklaşmış, HADEP'le kucaklaşmış bir CHP'nin hiçbir teklifine iş birliği yapma niyetimiz de yoktur, kabulümüz de yoktur." şeklinde konuştu.
Kanal İstanbul Projesi
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kanal İstanbul Projesi ile Montrö Sözleşmesi'nin bağının olup olmadığının sorulması üzerine şu cevabı verdi "Montrö ile herhangi bir ilişkinin olmadığı resmi açıklamalarla kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Onun üzerinden tekrar bir tartışma açarak 'Var mıydı, yok muydu?' demek doğru değildir. 
Çünkü artık bunun kararı verilmiştir. 
Montrö ile ilgili olmadığı devlet yöneticileri tarafından anlatılmıştır. 
Onun üzerinden tartışma başlatmak, televizyon programlarında 4-5 konuşmacının arasına bizi de dahil etmek olur. 
Biz de o hatayı işlemeyiz."
Bahçeli, Kanal İstanbul konusundaki değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Yalnız bir gerçek var. 
O gerçeğe göre biz hareket ediyoruz. 
Bir siyasi parti programında, gündeminde, seçim beyannamesinde vadettikleri ile ilgili iktidar olduklarında yaptıkları çalışmaları göz önüne alındığı vakit bugüne kadar kaydedilenlerin büyük bir kısmı yapılmış. 
Şimdi ona itiraz edenler hep oralardan geçiyorlar. Ben bir defa Boğaz'ın altından geçtim ama İstanbul'da ne Cumhuriyet Halk Partililer var ki hep Boğaz'ın altından geçiyorlar. 
O sebepten dolayı biz 17 yıldan beri iktidarda bulunanların kamuoyuna vadettikleri üzerinde ısrarla durulanları 'yapamazlar', 'yaparlar' tartışmasının içerisinde 'yapamazlara' laf üretecek bir yanlışa düşmek istemeyiz. 
Benim klasik arkadaşlarla konuşmam vardır. 
Birileri çıkmış 'yapamazlar' diyor. 
Öbürü çıkmış 'yıkarım' diyor. 
Bize ne kalıyor geriye? Bana da kalan 'yakarım' oluyor." 
Bahçeli, yeni kurulan ve kurulacak partilere ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Yüzde 99 oranında benzer yönlerimiz söz konusu. 
İttifak konusuna seçim yaklaştığında bakarız." ifadesinin sorulması üzerine, şunları kaydetti:
"Tabii yeni partiyi kuranların niyetlerine bağlı. 
Niçin kurdukları ve onu kamuoyu ile paylaşımları, amaçlar ve hedefler doğrultusunda ele alırsak CHP veya zillet ittifakının bugüne kadar söylemlerini aynen tekrarlayan bir anlayışı görmekteyiz. 
Yani 'Cumhur ittifakına, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşıyız. 
Tekrar parlamenter sisteme dönmek istiyoruz. 
Onu da birlikte yüceltecek ve güçlendirecek bir şekilde organize edeceğiz' diyor. 
Davutoğlu böyle diyor, Kılıçdaroğlu böyle diyor, Saadet Partisi diyor... 
Yani genel tabir var. 
'Zadeler böyle düşünüyor.' 
Anladınız mı ne demek istediğimi..."

 



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
Bahçeli’den Sakarya’daki patlamaya ilişkin açıklama09 Temmuz 2020
Bahçeli’den teşkilatlara genelge08 Temmuz 2020
Bahçeli, belediye başkanlarını topluyor06 Temmuz 2020
Bahçeli: Ayasofya ile ilgili ABD ve AB kaynaklı şantajlar yok hükmündedir04 Temmuz 2020
Devlet Bahçeli karar aldı, teşkilat hemen uyguladı01 Temmuz 2020
Bahçeli sosyal medya hesaplarını askıya aldı01 Temmuz 2020
Sahil şeridimizi fırsata dönüştürmek istiyoruz01 Temmuz 2020
MHP'nin 13. Olağan Kurultay sloganı belli oldu!30 Haziran 2020
Bünyamin Avcı: Lider Bahçeli'nin sözü sözümüz, yolu yolumuz30 Haziran 2020
Semih Yalçın: Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli partimizin tek adayı29 Haziran 2020
"Silivri'ye hizmette 1.yıl" toplantısı27 Haziran 2020
Adalet suçu aklamak, suçluyu temize çıkarmak değil23 Haziran 2020
Türkiye bu kepazeliği affetmeyecek22 Haziran 2020
MHP'de MYK toplantısı Lider Bahçeli başkanlığında toplandı19 Haziran 2020
Adana’da MHP’ye toplu katılım!18 Haziran 2020
“MHP, TÜRK DÜNYASININ DA MORAL GÜCÜDÜR!”18 Haziran 2020
Ayasofya üzerinde tasarruf hakkı Türk milletine aittir16 Haziran 2020
MHP’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı tarihi açıklandı15 Haziran 2020
Yangına körükle gittikleri çok açıktır15 Haziran 2020
Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalıdır14 Haziran 2020
Biz Liderimizin Yanındayız, Siz Nerdesiniz..?11 Haziran 2020
Bu yanlışın vahim sonuçları olabilecektir10 Haziran 2020
MHP’de Haziran ayı gündemi yoğun09 Haziran 2020
Ayasofya’dan çan sesi değil, Allah’ın izniyle ezan sesi yükselecektir08 Haziran 2020
MHP'li Sarıçam Belediyesi üreticilerden de dua alıyor!05 Haziran 2020
MHP'den CHP'ye maske tepkisi04 Haziran 2020
Devlet Bahçeli’den teşkilatlara 9 maddelik genelge02 Haziran 2020
Erken seçim söylemi kirli bir tertiptir01 Haziran 2020
Zulüm 1453’de başladı diyenler ve pusu kuranlar kötürüm olacaklardır29 Mayıs 2020
MHP'nin duruşu milli, misyonu küresel boyutludur!28 Mayıs 2020
Devlet Bahçeli ve MHP, birlik ve bütünlük demektir.28 Mayıs 2020
Ülkücü şehitler Türk milletinin iftihar ve irade cevherleridir26 Mayıs 2020
Milletin dertlerine “deva” olmak için çıktıkları yol, yol değildir26 Mayıs 2020
Bahçeli'den Siyasi Partiler Kanunu açıklaması: Tam destek vereceğiz24 Mayıs 2020
HER TÜRLÜ KUMPASI YIKACAĞIZ23 Mayıs 2020
İrade varsa istikbal vardır, iman varsa imkan olacaktır22 Mayıs 2020
Bahçeli muhalefetin yeni Ali Cengiz oyununu deşifre etti19 Mayıs 2020
Siyasi etik kanunu çıkarılsın19 Mayıs 2020
Bayram öncesi esnafa müjde verilsin18 Mayıs 2020
İlk adımla ilk kurşunun emaneti milli vicdanlarda hala diridir18 Mayıs 2020
"Hain Gülen’i meşrulaştırma arayışı zalimce bir oyundur"15 Mayıs 2020
Toprak vatan, dil varlıktır! İkisi de Türk milletinin onur vahasıdır14 Mayıs 2020
vekil seçmeni aradı, inandıramadı14 Mayıs 2020
KÖYE DÖNÜŞ TEŞVİK EDİLMELİDİR…14 Mayıs 2020
Bahçeli: Masa; masaldır, maval okumaktır11 Mayıs 2020
CHP küresel tefecilere, vatansız fesat yuvalarına kucak açıyor09 Mayıs 2020
Annelerimizin yetiştirdiği evlatlarla, Türklük cevheri işlenmeye devam edecek09 Mayıs 2020
Türkiye’nin çöküşünü isteyenler avuçlarını yalayacaklardır07 Mayıs 2020
Darbeci geleneğin siyaset ayağı olan CHP suçüstü yakalanmıştır05 Mayıs 2020
Davasına aidiyeti olmayanların 'Ben MHP’liyim' deme hakkı yoktur02 Mayıs 2020
Bahçeli: İhanete taşeronluk yapanlar silinip gidecek02 Mayıs 2020
MHP Lideri Bahçeli’yi katliama teşvik iftirası kimsenin haddi değildir30 Nisan 2020
Ülkücülük zamana ve zemine göre şekil değiştirmez29 Nisan 2020
Bahçeli: 'MHP Diyanet İşleri Başkanı’nın sözlerine aynen iştirak etmektedir'28 Nisan 2020
"MHP İl Teşkilatı kongreleri başlatmaya her zaman hazır"28 Nisan 2020
23 Nisan ve Ramazan mesajı24 Nisan 2020
Bahçeli, TBMM'deki 23 Nisan özel oturumuna katıldı23 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan MHP'li Belediyelere Ramazan Genelgesi 22 Nisan 2020
Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na tepki: Her çağrısı çürük, her teklifi beyhudedir22 Nisan 2020
Fırsatçı CHP yine çuvallamış, yine duvara toslamıştır20 Nisan 2020
Bahçeli'den koronavirüs Çin'de üretildi iddialarına cevap20 Nisan 2020
Bahçeli talimat verdi! Teşkilatlara uyarı 11 Nisan 2020
Bülbül: "Ya olduğunuz gibi görünün" 09 Nisan 2020
TERÖRİST AFFI GİRİŞİMLERİNE TEPKİ09 Nisan 2020
Öztürk: MHP kriz çözen partidir09 Nisan 2020
Ülkücü-Milliyetçi Hareket’in fikri hür, vicdanı hür, irfanı hürdür08 Nisan 2020
Bu felaketten daha güçlü çıkacağız07 Nisan 2020
Bahçeli, AA’nın 100. yılını kutladı06 Nisan 2020
Başbuğ Alparslan Türkeş Kalbimizdesin05 Nisan 2020
Bahçeli, Başbuğ Türkeş’in kabrini ziyaret etti04 Nisan 2020
Merhum Başbuğ Türkeş'in vefat yıl dönümü ...04 Nisan 2020
Türkeş, her vatandaşımızın örnek alması gereken Türk büyüğü03 Nisan 2020
Merhum Türkeş Bey'in yaktığı meşale sönmeyecek03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş'i ölümünün 23. yılında ...03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş’in diktiği Fidanlar Kök Saldı03 Nisan 2020
Alınan tüm tedbirlere eksiksiz olarak uymalıyız02 Nisan 2020
Kayaalp'ten 'Biz Bize Yeteriz'01 Nisan 2020
Esnaf, SGK ve BAĞ-KUR primleri01 Nisan 2020
Saimbeyli’de kimse aç ve açıkta kalmayacak01 Nisan 2020
Vatanı korumak şerefli bir görevdir01 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan belediye başkanlarına mesaj01 Nisan 2020
Bahçeli: virüs dönemini atlatacağız30 Mart 2020
Türk milleti bu badireyi atlatacak, bu belayı def edecektir28 Mart 2020
MHP'den 'SaygılıOl' paylaşımı26 Mart 2020
ÜLKÜCÜ MHP’de olur.25 Mart 2020
Bahçeli: Koronavirüs ile mücadeleyi Allah'ın izniyle kazanacağız21 Mart 2020
Mümkün mertebe evde kalın19 Mart 2020
'Çanakkale Deniz Zaferi Türk Tarihinin Dönüm Noktasıdır'17 Mart 2020
Bahçeli'den koronavirüs açıklaması!17 Mart 2020
“İlham kaynağımız Atatürk olmalı!”16 Mart 2020
Liderimiz çocukların gözyaşlarını sildi...15 Mart 2020
Baki Ersoy: "Biz zalimlerin karşısında olacağız,"14 Mart 2020
“İstiklal Marşımız milli mutabakat metnidir”14 Mart 2020
“BU ESERLERİ AFYONKARAHİSAR’A KAZANDIRMALIYIZ”10 Mart 2020
Türkiye Cumhurbaşkanı’na hakaret hepimize hakarettir.10 Mart 2020
Bahçeli : Durduğumuz yer Türkiye’dir06 Mart 2020
MHP MÜLTECİ ÇOCUKLARI İÇİN KREŞ YAPACAK04 Mart 2020
MHP Van Tuşba ilçe Başkanı Yahya Cancan'dan İdlib Açıklaması04 Mart 2020
''Şehitler Tepesi'' tepkisi: Sözleri vatana ihanettir03 Mart 2020
MHP sayesinde bölücü kalkışma hedefe erişememiştir02 Mart 2020
Bahçeli'den sınıra 'Göçmen Kreşi' kurulması talimatı02 Mart 2020
Üç hilâlin bir jeopolitiği vardır02 Mart 2020
“MHP VAR OLDUĞU SÜRECE BU DEVLET ÇÖKMEZ”01 Mart 2020
MHP'den teşkilatlara uyarı01 Mart 2020
“Aynı şuur ve ruhta buluşma günü!”29 Şubat 2020
Düşman görüldüğü yerde ezilmelidir28 Şubat 2020
Türk Milleti İdlib ve Libya'da onur mücadelesi yapmakta27 Şubat 2020
Karataş, İspir'in Düşman İşgalinden Kurtuluşu kutlamalarına katıldı26 Şubat 2020
MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez25 Şubat 2020
'Şeref aylığı tutarı herkese eşit olmalı'24 Şubat 2020
MHP'ye 350 yeni üye24 Şubat 2020
Bahçeli’den Millet Kütüphanesi’ne kitap bağışı22 Şubat 2020
Taytak başkanları Ankara’da ağırladı21 Şubat 2020
"ESAD GİTMEDEN BARIŞ GELMEZ"18 Şubat 2020
MHP Adana’da 51 yıllık onur!12 Şubat 2020
TÜRKİYE ŞAM'A GİRMELİ, ZALİMLERİ YERLE YEKSAN ETMELİDİR11 Şubat 2020
Milliyetçi Hareket vatan sevgisinin kefili08 Şubat 2020
Şan ve şerefle dolu 51 yıl...08 Şubat 2020
MHP siyasette 51 yılı geride bıraktı08 Şubat 2020
Bahçeli'den, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya istifa çağrısı!08 Şubat 2020
Bahçeli'den AB'ye sert tepki! Kepazelik ve soysuzluktur06 Şubat 2020
MHP’den CHP hakkında suç duyurusu06 Şubat 2020
Sarıçam’dan rekor kıracak proje!05 Şubat 2020
Bir ölür bin diriliriz, çünkü biz Türk milletiyiz!03 Şubat 2020
Kadın vatandır, kadın annedir!02 Şubat 2020
CHP, gizli gizli millete tuzak kurma hesabındadır02 Şubat 2020
"ADANA ÇOK ŞANSLI"01 Şubat 2020
'Bu namertlik skandal ötesidir'30 Ocak 2020
ABD ve İsrail ateşle oynamaktadır!30 Ocak 2020
Bahçeli'den deprem mesajı28 Ocak 2020
Başkan Karataş, TÜRKAV ve KAMU-SEN il temsilcileri ile görüştü.27 Ocak 2020
MHP'den "İnsanlığın Huzuru Projesi"nin hazırlık toplantısı 20 Ocak 2020
MHP Kadroları Manisa'da Vefa Yemeğinde Buluştu19 Ocak 2020
MHP'li Taşdoğan Nadir Hastalıkları meclise taşıdı19 Ocak 2020
Türkiye makûs talihini alt edecektir19 Ocak 2020
Siyasetimiz istikrarlıdır, aynen korunacaktır18 Ocak 2020
Karapıçak: "Yıl sonu itibarıyla üye sayımızı yüzde 20 artırdık"17 Ocak 2020
Bahçeli: Ona kimse İBB Başkanı demeyecek17 Ocak 2020
Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağız17 Ocak 2020
LİDERE BAĞLILIK, SAYGI, VEFA VE SADAKAT’TİR16 Ocak 2020
Ezo Gelin15 Ocak 2020
İsmail Poyraz'dan İp'in ilçe başkanına sert tepki 15 Ocak 2020
MHP üzerinde hesap yapılamaz14 Ocak 2020
Başkan Çakır,Bu Memleketin Evlatları Kardeştir...13 Ocak 2020
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE09 Ocak 2020
Milli bekaya sahip çıkıyoruz08 Ocak 2020
Başbakanını biz veriyorduk, asker göndermek ne ki?07 Ocak 2020
"Türk Polisimiz ve Türk Askerimizle gurur duyuyoruz"05 Ocak 2020
Ünlü,"Hedef Kızılelma,hedef Turan ülküsüdür04 Ocak 2020
MHP KARKAMIŞ YÖNETİMİ YENİLENDİ03 Ocak 2020
“Lider Devlet Bahçeli’nin tahayyülleri dahi bizim için birer talimattır"01 Ocak 2020
Bahçeli'den CHP'ye 'Kanal İstanbul' tepkisi31 Aralık 2019
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ'NİN YENİ YIL MESAJI31 Aralık 2019
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlık ve egemenlik hakları sonuna kadar muhafaza edilmelidir28 Aralık 2019
MHP'den Yeni Kanal İstanbul Açıklaması: 'Şartlar Değişti'27 Aralık 2019
'BİRLİKTELİĞİ AHENGE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ'25 Aralık 2019
Bahçeli: Bizim tarafımız Türkiye’dir25 Aralık 2019
Semih Yalçın duyurdu! MHP'de çok önemli toplantı25 Aralık 2019
KALYONCU;SU KANUNU BİR AN ÖNCE GÜNDEME ALINMALI24 Aralık 2019
Mesele rant değil, milli anttır, böyle de olmalıdır24 Aralık 2019
MHP, Vali Tutulmaz’a seslendi23 Aralık 2019
Türkiye lider ülke ve küresel bir güç olacak20 Aralık 2019
“Kastamonu İçin Bir Olduk” 19 Aralık 2019
Büyük Türk milleti, Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlenmeye devam edecektir18 Aralık 2019
Ülkemiz kuşatılmak istenmektedir.17 Aralık 2019
Taşdoğan'dan doktorların yurt dışı seyahat sıkıntıları için kanun teklifi17 Aralık 2019
Kadının Siyasetteki Yeri Ve Önemi15 Aralık 2019
Taşdoğan Sağlık Bakanlığı 2020 Bütçe Görüşmelerinde Önerilerini Dile Getirdi15 Aralık 2019
2023 lider ülke Türkiye’sine ulaşılacaksa, millî ve yerli duruş sayesinde ulaşılacak14 Aralık 2019
MHP’den istişare toplantısı13 Aralık 2019
MHP'li Kara: Liderimize yaraşır ve yakışır hizmetler yapmaya çalışıyoruz12 Aralık 2019
MHP'li kadınlardan kadına dair sunum12 Aralık 2019
"Bizi biz yapan tarihimiz ve kahraman ecdadımızdır"12 Aralık 2019
Kumpaslardan Medet Ummayı MHP Olarak Reddediyoruz12 Aralık 2019
Taşdoğan'dan Doktorlar İçin Kanun Teklifi06 Aralık 2019
MHP’li Sazak’tan soru önergesi06 Aralık 2019
MHP'den 'İnsanlığın Huzur Projesi'06 Aralık 2019
MHP'li Pehlivan'dan '5 Aralık Dünya Mühendisler Günü' mesajı05 Aralık 2019
MHP'den Doğu Türkistan açıklaması05 Aralık 2019
Bahçeli: Hiçbir sözümüzü unutmayacağız04 Aralık 2019
Ülkücü vakardan taviz veremeyiz03 Aralık 2019
Alevi Kardeşlerimize Yapılan Terbiyesizlik ..30 Kasım 2019
HDP, PKK’NIN MECLİSTEKİ SİYASİ AYAĞIDIR 29 Kasım 2019
Başbuğ Alparslan Türkeş 102. doğum gününde anılıyor25 Kasım 2019
Fendoğlu, Öğretmenler Günü'nü kutladı23 Kasım 2019
Diyarbakır annelerinden MHP İl Başkanlığına ziyaret23 Kasım 2019
Bahçeli'den Öğretmenler Günü mesajı23 Kasım 2019
Devlet Bahçeli: Kılıçdaroğlu zırvada rekor kırdı22 Kasım 2019
MHP Lideri Bahçeli'den EYT açıklaması19 Kasım 2019
MHP İzmir İl Başkanı ŞAHİN; Türkiye Ortak Milli Değerlerin Ülkesidir19 Kasım 2019
"Bu tempomuza ayak uyduramayanlar olursa..."17 Kasım 2019
MHP'li Sazak, engelli çocukları bakana sordu14 Kasım 2019
Liderimiz ; hiçbir tezvirata fırsat ve geçit vermeyecektir.13 Kasım 2019
Bahçeli'den ABD'ye sert tepki: Tutarsız, dengesiz13 Kasım 2019
'Devlet Bahçeli Türk Milletinin medarı iftiharıdır'12 Kasım 2019
Bahçeli'nin Atatürk sevgisinden şüphe eden alçaklara...11 Kasım 2019
Kuruluş ruhu hamdolsun ayaktadır09 Kasım 2019
Bunlar iblisin cani ajanlarıdır08 Kasım 2019
Kararı ne olursa olsun Erdoğan'ın yanındayız06 Kasım 2019
Amerikan rüyasının cenazesi kalkacaktır06 Kasım 2019
KHK faciadır demek büyük bir haksızlık ve hadsizliktir05 Kasım 2019
ABD hem sabıkalı hem de suçlu30 Ekim 2019
Bahçeli'den Cumhuriyet Bayramı mesajı28 Ekim 2019
Avcı: Yaşamak Hakkımız Yaşatmak Borcumuz!28 Ekim 2019
Cumhuriyet bayramı mesajı28 Ekim 2019
Bahçeli, "ABD'nin mektubu nezaket dışı bir olaydır. 26 Ekim 2019
'Güçlü Kadın Güçlü Türkiye'20 Ekim 2019
Muhtarlar Günü Mesajı 19 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı18 Ekim 2019
MHP'den "Toplum, Kadın ve Şiddet" sempozyumu18 Ekim 2019
Türk milleti onuruna düşkün müstesna bir millettir.18 Ekim 2019
MÜSİAD Yönetiminden MHP'ye ziyaret17 Ekim 2019
MHP Adana’da Bahçeli sevinci!16 Ekim 2019
Devlet Bahçeli, istikrar demektir14 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı'na destek10 Ekim 2019
Avcı: Karar Adana'mıza hayırlı olsun!10 Ekim 2019
Devlet Bahçeli : " Gazamız mübarek, zaferimiz muhkem ve mutlak olsun. "09 Ekim 2019
Aydın MHP; "Devlet; devletin başındadır"05 Ekim 2019
Kimse Dokunulamaz Değildir.04 Ekim 2019
Herkes aklını başına alsın! Türkiye sahipsiz değil04 Ekim 2019
MHP, komisyonda dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanacak04 Ekim 2019
'MHP Lideri Bahçeli'nin durumu iyi, iddialar asılsız'03 Ekim 2019
“LİDERİMİZ, DAVAMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”02 Ekim 2019
MHP 1 Ekim mesajı01 Ekim 2019
Karaman MHP'de genişletilmiş iştişare toplantısı01 Ekim 2019
Devlet Bahçeli'den İstanbul depremi mesajı27 Eylül 2019
Adana 5 ayda geriye gitti!22 Eylül 2019
MHP Karaman İl Başkanlığı görevine yeni atama21 Eylül 2019
MHP Konya İl Başkanlığına atama!21 Eylül 2019
Hilmi Durgun MHP Antalya İl Başkanlığına atandı21 Eylül 2019
Kadın ve Şiddet Sempozyumu20 Eylül 2019
Kerbela Şehitleri ve Ülkücü Şehitlere vefa!20 Eylül 2019
Gaziler vazgeçilmez kıymetlerdir!19 Eylül 2019
MHP'li Güngöralp'tan 19 Eylül Gaziler Günü mesajı19 Eylül 2019
'Ahilik kültürü Türk milletini ayakta tutan değerlerden biridir'16 Eylül 2019
Gün, birlik, dirlik ve dayanışma günüdür15 Eylül 2019
12 Eylül'ün yıl dönümü.. Şehitlere dua zalimlere beddua!15 Eylül 2019
MHP’den esnafa 'Siftah bizden Bereketi Allah’tan' ziyareti14 Eylül 2019
KAVGAMIZ ZALİMLERLEDİR14 Eylül 2019
Bahçeli, “Anaların akan gözyaşları, CHP ile HDP’yi zora sokmuştur. 14 Eylül 2019
Sıra Fırat'ın doğusuna gelmiştir14 Eylül 2019
" 12 Eylül Ülkücü Şehitlerini Anma " paneli13 Eylül 2019
12 EYLÜL AÇIKLAMASI13 Eylül 2019
CHP kendisine çeki düzen vermelidir. 12 Eylül 2019
Bahçeli'den Bayburt ve Erzincan ziyareti12 Eylül 2019
'12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun'12 Eylül 2019
Hiç şüphesiz tarafımız Türkiye'dir11 Eylül 2019
Hainlere Hayat Hakkı Yok08 Eylül 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den ziyaret07 Eylül 2019
SALİHLİ MİLLİ İRADENİN TEMSİLCİSİ OLMUŞTUR05 Eylül 2019

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
HAVA DURUMU
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH