Ana Sayfa > MEDYA VE BASIN

BAŞBUĞ'UN İZİNDEYİZ
04 Nisan 2018
Bu haber 191 kez okundu
Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu, efsane lider Başbuğ Alparslan Türkeş'in 20. ölüm yıldönümü için ülkücüler Ankara'ya akıyorlar. Türkeş'in bıraktığı yüce dava her geçen gün büyüyor. Örneğine sık rastlanmayan tarihi şahsiyetlerden biri olması dolayısıyla Başbuğ ünvanına layık görülen Alparslan Türkeş hayatını adadığı Türk Milliyetçiliği davasında yılmadan mücadele etmiştir. Ölümü ile yasa boğulan Türk Dünyası 4 Nisan Günü bu gerçeğe inanmak istememiş ve acısını bugünlere taşımıştır...
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
CAN VERDİĞİN ÜLKÜYÜ BİZLER YAŞATACAĞIZ
BAŞBUĞ'UN İZİNDEYİZ
Türk Dünyası'nın son Başbuğu Alparslan Türkeş "Hedef Turan, Rehber Kur'an" diyerek çıktıgı kutlu yolda vatan, millet sevdalısı bir nesil yetiştirmişti.

BAŞBUĞ'UN İZİNDEYİZ
İdealist ve inançlı yönü, fikir ve mücadele azmi ile ülke sevdasını yüreğinde hisseden Başbuğ Alparslan Türkeş büyük bir dava adamıdır. Bugün Milliyetçi Hareket Partisi, dimdik ve güçlü şekilde ayakta durmakta, Türk milletinin yegâne ümidi hâline gelmiş bulunmaktadır.
Bunun sebepleri arasında, Alparslan Türkeş gibi karizmatik ve bilge bir lidere ve onun yetiştirdiği kadrolara sahip olması çok önemli bir yere sahiptir. Türk milliyetçileri, bu gerçeği hiçbir zaman unutmadan Başbuğ'larının gösterdiği büyük hedeflere doğru akıp giden kutsal yolculuklarına yılmadan ve yorulmadan devam edeceklerdir. Türk milliyetçileri Başbuğ Alparslan Türkeş'i hiç bir zaman unutmadı.
Dünyada hiçbir büyük ve önemli bir iş, yüreği ülke sevdasıyla yanıp tutuşmayan, hiç cefa çekmemiş ve inanmadığı şeyleri savunmuş politikacılarca başarılmış değildir. 
Büyük davalar, tehlikelere ve zorluklara cesaretle göğüs geren, ömrü boyunca yılmamış, inançlı ve azimli insanların liderliği altında başlamış ve başarılmıştır.
Rahmetli Başbuğumuzun ömrünü yarım asrı aşkın son bölümü, Türk milliyetçiliği hareketinin yaşadığı sorunlarla, gelişmelerle paralel bir seyir takip etmiştir. Hakk'ın rahmetine kavuştuğu son ana kadar da davasına, yani Türk milletine ve Türk dünyasına hizmet etmeye devam etmiştir.
1944 yılında zamanın siyasî iktidarının rüzgâra göre yön değiştiren zihniyetinin bir sonucu olarak uygulanan baskı ve zulümlerden 1997 yılının Nisanına kadar uzanan kararlı milliyetçilik mücadelesi, hayatını ülkesine ve milletine adamışlığın çok önemli ve güzel örneklerini ortaya koymuş olması, Başbuğumuzun siyasî kişiliğinin en kısa ve özlü ifadesidir.

MİLLİYETÇİ HAREKET'İN DOĞUŞU...
Türk milliyetçileri 1944 girdabından yüz akıyla çıktıktan sonra 1940'lı yılların ikinci yarısını ve 1950'lerin başlarını toparlanma ve dayanışma çabalarıyla geçirmiştir. Türk milliyetçileri ikinci tırpanı bu dönemde Demokrat Parti yönetiminden yemiştir. İşte bütün bu olayları ve sorunları çok iyi okuyan Alparslan Türkeş 1960'lı yıllardaki gelişmeleri de dikkate alarak, Türk milliyetçiliği hareketine yeni bir ivme ve boyut kazandırmıştır. 
1960'lı yılların ikinci yarısı, hem Türk milliyetçiliği hem de Türk demokrasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu, dönem, Türk dünyasının Başbuğunun ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin doğuşuna sahne olan bir dönemdir.

TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİ  BİRLEŞTİRME ÇABASI
1960'lı yılların başından itibaren Türkiye'de, büyük bir çoğunluğu Rus emperyalizminin doğrudan ya da dolaylı olarak uzantısı pozisyonunda olan sol hareketlerin canlanışına ve hızlı bir şekilde güçlenmesine şahit olunmuştur.
Buna karşılık, kendini sağcı olarak tanımlayan siyasî partiler ve gruplar ise hem aralarında hem de içlerinde sürekli didişen bir yapıya sahipti. 
Türk milliyetçilerinin hâli de çeşitli dergiler ve dernekler etrafında kümelenmiş çok dağınık, arayış psikolojisinin hâkim olduğu bir manzarayı andırıyordu.
Alparslan Türkeş Bey'in 1964 yılında siyasete doğrudan girmesiyle başlayıp 1969 yılında tamamlanan süreçte ise Türk milliyetçiliği davası, derlenip toparlanmaya, daha doktriner bir hüviyet kazanmaya başlamış, kendi özgün ve dinamik siyasî partisine kavuşmuştur.
Bu süreç, dağınık, siyasî etkinliği çok zayıf ve özgüven bunalımı yaşayan bir camianın varlığını çok iyi gözlemleyen, Türk milletinin yeni bir dirlik, birlik ve kalkınma hamlesine ihtiyacı olduğunu hisseden siyasî iradenin, inancın, kararlığın ürünüdür.
Yani merhum liderimiz Alparslan Türkeş'in önderliğindeki kadronun iradesinin ve çabalarının eseridir.
Kendilerinin veciz bir şekilde ifade ettiği gibi, "Milliyetçi-ülkücü hareket, büyük ve güçlü Türkiye'nin mimarı olarak doğmuş ve gelişmiştir."

KARALAMA KAMPANYALARINA GÜÇLÜ DURUŞ
Türk Milliyetçiliği hareketinin yeniden yapılandırılması aşamasını, bütün milliyetçilerin, vatanseverlerin, bütün dağınık parçaların bir araya getirilmesi ile fikrî alt yapının geliştirilmesi ve projelerin ortaya konması aşaması izlemiştir. 
Tabiî bütün bu aşamalar, çok zorlu ve uzun soluklu bir mücadeleyi, ilmik ilmik örülme anlamında zahmetli çabaları ifade etmektedir. Çünkü Türk milliyetçileri, önlerine çıkartılan birçok engeli aşmak, yoğun karalama kampanyalarını göğüslemek için olağanüstü çabalar sarf etmek zorunda kalmışlardır.
Türk Milliyetçiliği davasının doğrudan siyasî alana taşındığı, yani rahmetli Başbuğumuzun Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin genel başkanı seçildiği günden itibaren başta faşizm olmak üzere sürekli eleştiriler yöneltilmesi, Türk gençliğinin çeşitli oyunların içine çekilmeye çalışılması Milliyetçi Hareket'in gelişimini etkilemiştir.
İşte Milliyetçi-Ülkücü Hareket, bir taraftan bu tür karalama kampanyalarıyla ve terör belâsıyla uğraşmak, bir tarafta da dünya ve ülke sorunlarıyla ilgilenmek, çözümler üretmek durumunda kalmış, siyasî hayatın gereklerini yerine getirmeye çalışmıştır.
Bu mücadelenin bir de imkânsızlıklar içinde yürütüldüğü düşünüldüğünde, anlamı, önemi ve büyüklüğü daha iyi anlaşılmaktadır. 

DİMDİK AYAKTA DURMAKTA
Türk milliyetçileri, 12 Eylül 1980 sonrasındaki üç yılı kapsayan askerî yönetim döneminde de her türlü baskıyla karşı karşıya kalmış ve MHP kapatılmıştır. 
Aynı şekilde 1983 sonrasındaki parçalama teşebbüslerine göğüs germe zorunda kalınmıştır. 
Ancak, Milliyetçi Hareket kısa süre içinde Türkiye'nin ve Türk dünyasının tekrar parlayan yıldızı olmayı başarmıştır.
Haksız eleştirilere karşı koyarak her sınavdan yüz akıyla çıkmak, kısacası zorlu ama onurlu bir mücadele destanı yazmak, ancak haklı ve güçlü davalara sahip siyasî hareketlere nasip olur. Yine hiçbir siyasî hareketin, bilge bir şahsiyete, karizmatik bir lidere sahip olmadan bu kadar zorlu ve uzun bir mücadeleyi sürdürebilmesi mümkün değildir.
Bugün Milliyetçi Hareket Partisi, dimdik ve güçlü şekilde ayakta durmakta, Türk milletinin yegâne ümidi hâline gelmiş bulunmaktadır. Bunun sebepleri arasında, Alparslan Türkeş gibi karizmatik ve bilge bir lidere ve onun yetiştirdiği kadrolara sahip olması çok önemli bir yere sahiptir.
Türk milliyetçileri, bu gerçeği hiçbir zaman unutmadan Başbuğlarının gösterdiği büyük hedeflere doğru akıp giden kutsal yolculuklarına yılmadan ve yorulmadan devam edeceklerdir. Türk milliyetçileri Başbuğ Alparslan Türkeş'i hiç bir zaman unutmadı.
Bugün Başbuğu'un gösterdiği yolda Ülkücü Hareket 21. yüzyılın ilk yarısındaki ana hedefleri olan "Lider ülke Türkiye" ülküsünü gerçekleştirmek ve Türk dünyasının birlikteliğini sağlamak için elinden gelen bütün gayreti gösterip başarıya ulaşacaktır.

BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN HAYATI
Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş, tarihte örneklerine pek sık rastlamayan müstesna şahsiyetlerden biridir. Karizmatik lider bilge lider tarihi şahsiyet gibi sıfatlar Alparslan Türkeş'i anlatmakta kullanılan başlıca sıfatlar olarak Türk milleti tarafından benimsenmiş ve kabul görmüştür. Tarihi geleneğimiz açısından O'nu en iyi anlatan, tanımlayan sıfat ise Başbuğ olmuştur.  
Türkeş, Türk dünyasının Başbuğ'u unvanını, sahip olduğu meziyetler ve yerine getirdiği hizmetler açısından bakıldığında en çok hak eden tarihi bir şahsiyettir. Bu değerlendirmeyi er ya da geç dost düşman herkes yapmıştır. Başbuğumuzun bu sıfatları kazanışı ile Milliyetçi Hareketin tarihi paralel bir çizgiye sahiptir. Çünkü O'nun hayatı ile Türk milliyetçiliğinin yarını yüzyılı aşkın dönemi tamamen özdeşleşmiş iç içe geçmiştir.

BAŞBUĞ TÜRKEŞ'İN HAYATI
Milletimizin yetiştirdiği son Başbuğ'un hayat hikayesinin başlangıcında da göç var.
YIL 1860 Orta Anadolu'da, Kayseri'nin, Pınarbaşı ilçesi'nin Yukarı Köşkerli Köyünde meskun Avşar Obalarından Koyunoğlu ailesi bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girişince Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs'a sürgün edilir.
YIL 1917 ve Kasım'ın 25'i, öğle vakti.. yer, Lefkoşe. Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade sokağı 13 numaralı mütevazi evde, Kıbrıs'a yerleşen Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanimin Ali Arslan adını verdikleri oğulları dünyaya gelir.

YIL 1921 ve 4 yıl 4 ay 4 günlük Ali Arslan, annesi tarafından yıkanır, yeni elbiseler giydirilir ve devrin âdetince fesi mücevherler ile süslenerek Sarayönü ilkokul'una (Sıbyan Mektebi) gönderilir. Sarıklı ve mübarek bir Osmanlı Uleması olan Hoca Efendi'nin dizi dibine çöken Ali Arslan'ın ağzından çıkan ilk söz bir euzü besmeledir. Ey Rahman ve Rahim olan Allah'ım, annem beni yetiştirdi bu mektebe yolladı, okuyup yetişip, milletime hizmet etmek istiyorum dermişçesine bir besmeledir, Ali Arslan'ın ağzından dökülen..
Birbirinin ardısıra gelen ilkokul ve Rüştiye yılları ve her biri birbirinden daha değerli Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla bilenmiş birer hançer olan hocalarından feyz alır. Onlar Ona müfredatın yanısıra Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını Devlet-i âli Osman bakiyesi hür ve müstakil Türkiye'nin yanısıra yeryüzünde kendileri gibi bahtsız esaret altında milyonlarca Türk olduğunu da öğretirler. 
Dahası Osman Zeki Bey Ali Arslan'ın adını adeta senin adın "Alparslan olsun" ve Sultan Alpaslan'a denk bir yiğit Türk ol, diyerek değiştirir. Küçük Alparslan'ın doğup, yetiştiği o yıllarda, Piyale Pasa yadigârı Kıbrıs, sevgili Yeşilada'mızın tamamı İngiliz işgali altındadır ve Türk'ün istiklâlini kaybetmesinin ne demek olduğu Onun ruhunun derinliklerine şuurunun uyanmağa başladığı günden, çocukluk yıllarının başlangıcından başlayarak siner. O her gece Türkiye'ye gidip asker olmayı ve gelip ata-baba ocağını kurtarmanın düşüyle uyur, uyanır.

YIL 1933 ve Alparslan'ın artık işgal altında, esaret altında yasamaya dayanacak gücü kalmamıştır. Babası Ahmet Hamdi Bey'i ve Annesi Fatma Zehra Hanım'ı ikna eder, aile mallarını satıp savar yanlarında oğulları Alparslan ve kızları Dervişe olduğu halde, ak toprakların, hür toprakların, Türk'ün Türk olduğundan utanmadığı, boynunun eğik olmadığı toprakların, anavatanın, Türkiye'nin yoluna düşerler; Viyana vapuru ve.. ver elini İstanbul...
Ailesi İstanbul'a yerleşince Alparslan'ın ilk işi Kuleli Askeri Lisesi'ne kayıt olmak olur. Artık O yüreğinin Onu çağırdığı yerde ve düşlerinin peşindedir. O düşlerini düşleyen başkaları da vardır İstanbul'da... Derlenip toparlanmışlar, Türklük, Türkçülük ülküsünün O bir daha hiç inmeyecek olan bayrağını açmışlardır. 
O Yüce Dilek, O aziz Ülkü, O muhteşem düşler, özellikle, bir Ülkü devi olan Atsız Hoca'nın can evinde, ocağında pişer ve sohbetlerle, şiirlerle, dergilerle, romanlarla mektuplarla Türk aydınlarının gönlüne cemre cemre düşmekte ve yayılmaktadır. Onlarla tanışır, buluşur, Alparslan Türkeş.
YIL 1936 Kuleli Askeri Lisesi'ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitirince Ankara ve Harp Akademisi yılları baslar. 1938'de Harbiye'den mezun olur, artık O Türk Ordusu'nun genç bir teğmenidir ve Türk Milleti'nin emrindedir.
YIL 1940 Isparta'da gönlünü Muzaffer Ana'ya kaptırır ve evlenirler. Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlı çocuklarla çiçeklenir bu evlilik ve bozkurtların Muzaffer Ana'sının 1974 yılında elim kaybından sonra 1976 yılında, Sevâl Hanım'la yaptığı ikinci evliliğinde de Tanrı Onu Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlı iki evlât daha vererek sevindirecektir.

TANRI DAĞI KADAR TÜRK  HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMAN
Düşünce ve icraatlarıyla sadece Türk Dünyasında değil tüm islam dünyasında da sevilen, saygı duyulan bir önder olan Alparslan Türkeş, özellikle 70'li yıllarda Türk-İslam ülküsünün tek lideri konumundaydı. Dünya ülkeleri Başbuğ Türkeş'i konuşurken 'Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman bir lider' olarak tanımlıyorlardı.
YIL 1944; 3 Mayıs.. Ankara'da eski tabirle bir nümayiş yani gösteri veya yürüyüş vardır. Türk'ün, Türklüğün ölmediğini, ölmeyeceğini ve yükselen Türkçülük bayrağının bir daha hiçbir şekilde inmeyeceğini gösteriyorlar. 
Hem dosta hem düşmana... hem devlet hizmetindeki gafillere hem de yurda sızmaya çalışan hainlere, Asya bozkırlarında yaratılan bozkurt soyluların bozkurt torunlarının, bir kaç çakalın günü birlik menfaatleri için göz yumdukları kızıl yılanın farkında ve onun başını ezme azminde olduklarını gösterirler.
Şâirin öz yurdunda garipsin, öz yurdunda parya dediğince tutuklanır Türkçüler... İktidarın uyduruk nedenlerle açtığı Türkçülük-Turancılık Davası başlar. Türkçüler tabutluklara atılırlar, işkencelere uğrarlar. Türkiye'de Türk Milliyetçisi olmanın bedelidir bu... Genç Üsteğmen Alparslan Türkeş'te bunlar arasındadır. 20 Ekim 1944'te kendisini “vatan hainliği” suçlamasıyla sorgulayan mesnetsiz Savcıya “Diğer sanıklar gibi bana da vatan hainliği isnat edilmiştir. Bunu şiddetle redderim. Ben yeryüzünde her şeyden çok milletimi ve vatanimi severim.” diye haykırır.

ÇİLE ÇEKMEYİ ŞEREF BİLMİŞTİR
Ancak mahkeme tarafından, 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılır ve bir yıldır hücre hapsi yattığı için tahliye edilir. Kendisine verilen cezada daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozulur ve 2. numaralı mahkemede beraat eder. Bu onun Türk Milliyetçisi olduğu için zindanlara ilk atılışıdır ve son olmayacaktır. Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil. O da Türklük Ülküsü için zaman zaman şiddeti artan çileyi bir ömür boyu bir an bile tereddüt etmeksizin ve yakınmaksızın, çekmiş ve çile çekmeyi şeref bilmiştir.
YIL 1947 Alparslan Türkeş ve 15 diğer Türk subayı, A.B.D. Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıllık bir süre eğitim görürler. Bu arada ülkemizden Kars ve Ardahan civarıyla Boğazlardan üs talep eden Sovyetler Birliği'nin Komünizm maskesi ardına saklanmış, o eski ve değişmez “Moskofluğu” ayan beyan ortaya çıkar. Bu atmosferde yurda dönen Alparslan Türkeş Gelibolu ve Çankırı'daki görevlerinden sonra 1951 yılında Kurmaylık sınavını kazanır ve 1955 yılında Harp Akademisi'nden Kurmay Binbaşı olarak mezun olur.
YIL 1955 dış görev için açılan sınavı kazanarak A.B.D. Pentagon'da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanır. Bu arada ... Üniversitesinde Uluslararası Ekonomi eğitimi görür. 1957 yılında Türkiye'ye döner.
1959 yılında Almanya'ya Atom ve Nükleer Okulu'na gönderilir ve bu okulu basarıyla bitirir. O artık bir Kurmay Albaydır.

YIL 1960, tarih 27 Mayıs öteden beri örgütlenen ve memlekette kardeş kavgasını önleyerek bazı reformlar yapmayı hedefleyen Milli Birlik Komitesi'nin ülke yönetimine el koyduğunu açıklayan bildiriyi radyodan okuyan kişi ve “ihtilâl'in kudretli Albayı”dır. Kurmay Albay Alparslan Türkeş ihtilâl hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlenir. 
YIL 1963 tarih 23 Mart Alparslan Türkeş sürgünden yurda döner.
Dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup partileşmek amacıyla “Huzur ve Yükseliş Derneği” adli bir dernek kurar.
Kısa bir süre sonra Talat Aydemir'in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiası ile tutuklanır ve Mamak Askeri Cezaevinde dört ay hücre hapsinde yatar, yargılanır ve beraat eder.
Tarih 31 Mart 1965 saat 11.00 de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne katılır.
Tarih 1 Ağustos 1965 Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Büyük Kurultay'ında Genel Başkanlığına seçilir. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili seçilir.
YIL 1969 Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin adi Milliyetçi Hareket Partisi amblemi de Üç Hilâl olarak değiştirilir. O yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili olarak seçilir. İlki, 31 Mart 1975 -13 Haziran 1977 yılları arasında ve ikincisi de 1 Ağustos - 31 Aralık 1977 tarihleri arasında Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yapar.

Ülkü Ocakları, Büyük Ülkü Derneği ve diğer mesleki örgütlenmeler başlar.

1968 Yılından itibaren Marksist ve bölücü gençlik hareketleri üniversitelerde yuvalanır ve üniversite özerkliğinden istifade ederek buraları silah, cephane deposu haline getirerek “Komünist Devrim” için üs haline koyarlar. Üniversiteler işgal altındadır.
Bunun üzerine Başbuğ Alpaslan Türkeş toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerle onları komünizm konusunda aydınlatmaya ve alternatif olarak da Türk Toplumculuğunu, Türk Milliyetçiliğini anlatır. Kısa zamanda çoğalan gençler örgütlenmeye başlarlar. Doktriner Türk Milliyetçiliği safhası başlamıştır. Türk Milliyetçileri Dokuz Işık, dokuz prensip etrafında toplanırlar.
Bu gelişmelerden rahatsız olan Türklük ve Türkçülük düşmanları özellikle de Komünist örgütler kendilerine okulda, fabrikada, köyde, kentte, dağda her yerde ama her yerde karşı çıkıp mücadele eden Ülkücü Hareket'e karşı savaş ilan ederler ve 12 Eylül 1980'e kadar 5000 civarında Ülkücüyü şehit ederler. Devlet'in zaaf içinde olduğu düşünülen “zinde güçlerdi bir şeylerin yani ihtilâlin şartlarının “olgunlaşması” için daha fazla kanın akmasını beklemektedirler.
Başbuğ için 1978, 1979, 1980 yılları bir çoğunu bizzat kendisinin yetiştirdiği binlerce ülküdaşının Komünist çetelerce katledildiğini gördüğü, kan ağlayan bir yürekle her şeye rağmen kaybetmediği soğukkanlılığıyla bir iç savaşı önlediği ızdırap dolu yıllardır.
12 Eylül 1980 sabahı pusudakiler yeterince olgunlaşan şartların neticesi ihtilâllerini yaparlar. Başbuğ Alparslan Türkeş ve Türkiye'nin komünist bir ihtilâle kurban olmasını engelleyen Ülkücü Hareket sanık sandalyesinde, idam sehpalarındadır. Mamaklar ve C5'ler bu sürecin şekillendiği mekanlardır.
Başbuğ 12 Eylül'den üç gün sonra teslim olur. Cunta tarafından tutuklanan Başbuğ, önce 1 ay Uzunada'da daha sonrada Ankara Askeri Dil Okulu'nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi'nde 4,5 yıl hapis yatar. O ve 218 Ülkücünün idamı istenir, 9 Nisan 1985'de tahliye olur ve beraat eder.

Tarih 6 Eylül 1987.. 
Yapılan referandum neticesi diğer siyasilerle birlikte Başbuğ'a da konulan siyaset yapma yasağı kalkar ve Başbuğ Milli Ülküyü iktidar yapmak davayı kitlelere anlatmak için yine meydanlardadır. Tarih 4 Ekim 1987.. Milliyetçi Çalışma Partisi olağanüstü kongresinde Genel Başkanlığa seçilir.
Tarih 20 Ekim 1991.. Genel seçimlerde MÇP'nin RP ve IDP ile yaptığı seçim ittifakı neticesi Yozgat milletvekili seçilir. Başbuğ, son kez T.B.M.M'dedir. Bu dönemde ülkemizi kasıp kavuran bölücü teröre karşı en etkili mücadeleyi O gerçekleştirir.
Tarih 27 Aralık 1992.. On iki Eylül'ün kapattığı partilerin tekrar açılabilmesini sağlayan değişiklikler neticesi toplanan MHP'nin son kurultay delegeleri, MHP'nin isim ve amblemini MÇP'nin kullanabilmesine karar verirler.
Tarih 24 Ocak 1992 MÇP'nin 4. Olağanüstü kurultayı toplanır ve partinin adını MHP amblemini Üç Hilal olarak değiştirir. 

BIRAKTIĞIN BAYRAK EMİN ELLERDE

YIL 1997... TARİH 4 NİSAN... 
Alparslan Türkeş için 8 Nisan 1997 Salı günü düzenlenen cenaze törenine binlerce kişi katıldı. Onu son yolculuğunda yalnız bırakmak istemeyen ülkücüler gerek yurt içinden gerekse yurt dışından Ankara'ya akın ettiler.
Ankara, Alparslan Türkeş'e son görevini yapmak ve ebedî yolculuğuna uğurlamak üzere, o tarihî gün için hazırlık yaptı. Türkeş'in cenazesine katılmak için gelenlerin çokluğu ve nisan ayı olmasına rağmen, anî olarak bastıran kar yağışı nedeniyle 8 Nisan günü sabaha karşı Eskişehir, Samsun, Konya ve İstanbul yolları tıkandı. Tören için başkente yaklaşık 4 bin civarında araç geldi.

'PANKARTLARIN DUYGULANDIRAN ANLAMLARI'
Bu arada taşınan pankartlarda, Ruhun Şad Olsun Türk'ün Gerçek Başbuğu, Türkeş Gibi Lider Yüzyılda Zor Çıkar, Başbuğlar Ölmez Yüreklerde Yaşar, Mekânın Cennet Olsun Bilge Başbuğ, Yüce Başbuğ Ülkün İle Yaşayacaksın, Türk Eşsiz, Türk Emsalsiz, Türk Ne Yapar Türkeşsiz, Türk İslâm Âleminin Başı Sağ Olsun. Yoğun kar yağışı altında yürüyen kortejdekiler, yaklaşık 7 kilometrelik mesafe boyunca tekbir getirerek,”Başbuğ Türkeş” şeklinde slogan attılar. Bu sırada bir araçtan sürekli olarak Kur'anı Kerim okundu.

Yavuz MÜFTÜOĞLU


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MEDYA VE BASIN Haberleri

Başlık Tarih
 
EŞEKLİĞİNİ İSPAT ETMEK İSTEYEN, MHP’YE SALDIRIYOR17 Nisan 2018
DEVLETE SAHİP ÇIKANLAR16 Nisan 2018
Başgil'den Türk'e ve Türkçe'ye Dair 14 Nisan 2018
İşaret Taşlarımız: Dadaloğlu 12 Nisan 2018
İYİ PARTİ , KİME İYİ ?06 Nisan 2018
ANADOLU AJANSINA TEBRİK MESAJI05 Nisan 2018
BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ VE ÇİLELİ DAVASI03 Nisan 2018
“KİN ÂLİMİ” AYŞENUR ARSLAN VE CUMA31 Mart 2018
FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYON ŞART29 Mart 2018
“AFRİN’İ ALMAK İÇİN NE VERDİNİZ?” SORUSUNA CEVAP26 Mart 2018
İYİ PARTİ’NİN, “FETÖ VE DEAŞ İLE İLGİLİ EYLEM PLANI”NDAKİ GİZLİ PLAN21 Mart 2018
SİZ NE TÜR BİR "MAHLUKATSINIZ"18 Mart 2018
BEYLER, TÜRKMENELİ BİZİ BEKLER!15 Mart 2018
TOYUN KUTLU OLSUN TÜRKMEN BEYİ!14 Mart 2018
GÖNÜLLERİ BİRLEŞTİREN; TÜRK'Ü KIZIL ELMA'YA ERİŞTİREN!12 Mart 2018
RUHUNU ŞEYTANA SATMIŞLARIN HÜKMÜ TÜRK AYAĞA KALKANA KADARDIR10 Mart 2018
Çantacılar kimmiş!?07 Mart 2018
HES’LERE DEĞİL EVSEL ATIK SULARA DİKKAT!06 Mart 2018
İşaret Taşlarımız: Ziya Gökalp03 Mart 2018
CUMHUR İTTİFAKI, HAYIR CEPHESİNE KARŞI02 Mart 2018
İşte Bahçeli'nin Eylemleri...01 Mart 2018
BAHÇELİ'NİN TESPİTLERİ VE MİLLİ DURUŞU28 Şubat 2018
SÖYLEM İLE NİYETLERİ ÇOK FARKLI…16 Şubat 2018
İnsanlığa ışık tutan Türk bilgini Hoca Ahmet Yesevi15 Şubat 2018
YA BİZ AFRİN’İ ALACAĞIZ, YA AFRİN BİZİ13 Şubat 2018
İşaret Taşlarımız: Dündar Taşer 13 Şubat 2018
ALIN PKK’YI, VURUN CHP’YE11 Şubat 2018
Kızılelma Ve Gerçek Sahipleri 09 Şubat 2018
BOZKURT İŞARETİNDEN RAHATSIZ OLAN KANI BOZUKLAR08 Şubat 2018
Alnıaçık'tan Muhteşen bir analiz;Şeytanın Kulağına Kurşun!15 Ocak 2018
Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa'ya Yapılan Hiçbir İftira Tutmaz06 Ocak 2018
Yazarımız Orhan Karataş'ın Yazısı;Son sözü liderler söyler04 Ocak 2018
Söz Konusu Vatandır 24 Aralık 2017
Yılbaşı Bizim Neyimiz Olur?23 Aralık 2017
SAHİPLİK DEĞİŞSE DE KÖPEKLİK BAKİDİR!20 Aralık 2017
Y-CHP HAFIZASINI KAYBETMİŞ!13 Aralık 2017
MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ MEDYA SEFERBERLİĞİ!12 Aralık 2017
Gazi Karabulut'un Yeni Kitabı Çıktı.10 Aralık 2017
BAHÇELİ’Yİ TAKDİR06 Aralık 2017
Ordusu Yaşarsa; Başbuğlar Ölmez!27 Kasım 2017
MHP’YE HAKSIZLIK EDİYORSUNUZ22 Kasım 2017
MHP BİTERSE BİTSİN, ZATEN İSTEDİĞİNİZ BU DEĞİL Mİ?22 Kasım 2017
MHP Giderse Ne Olur? 21 Kasım 2017
Ertuğrul Dursun ÖNKUZU…20 Kasım 2017
Ben Ülkücüleri Hep Sevdim19 Kasım 2017
ÜLKÜCÜ ŞEHİDİMİZ İLHAN DARENDELİOĞLU’nu Rahmet İle Anıyoruz…19 Kasım 2017
Devlet BAHÇELİ ve "DEVLET"18 Kasım 2017
Günyeli;BU ÇİRKİN BİR OYUNDUR?17 Kasım 2017
SİYASETİN ÇİRKİNLERİ VE ALÇAKLARI17 Kasım 2017
İşaret Taşlarımız: Mürüvvet Kekilli16 Kasım 2017
AKP MHP’NİN PEŞİNE TAKILMIŞTIR , MHP AKP’NİN PEŞİNE DEĞİL...14 Kasım 2017
GÜVEN PARTİSİ13 Kasım 2017
21. YÜZYILDA ÜLKÜCÜ DÜŞÜNCE13 Kasım 2017
Bahçeli'den şair ve yazar Büyükerol'a destek11 Kasım 2017
15 TEMMUZ'DA BÖYLE KONUŞMUŞ: BİZİM MESELEMİZ DEĞİL10 Kasım 2017
Y-CHP panikte!09 Kasım 2017
İşaret Taşlarımız: Cinuçen Tanrıkorur 08 Kasım 2017
SEVEN SEVDİĞİYLE BERABERDİR, BİZ DE LİDER BAHÇELİ İLE BERABERİZ07 Kasım 2017
SIRAT KÖPRÜSÜNDEN GEÇERKEN05 Kasım 2017
"Millet-i Hâkime" Hukuku ve Eşit Vatandaşlık Fitnesi!04 Kasım 2017
SİVİL CIA’İN TÜRK ÇALIŞANI MERAL AKŞENER’E BAŞDANIŞMAN ATANDI02 Kasım 2017
ADI DEVLET-TAVRI DEVLET-DERDİ MİLLET...30 Ekim 2017
İdeoloji: On Üzerinden Sıfır! - II28 Ekim 2017
İrademiz İnancımız Gücümüz Ordumuz 24 Ekim 2017
GAZETECİLİK DEMOKRASİ İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR UNSURDUR23 Ekim 2017
Türkeş’ten Bahçeli’ye MHP ve Kerkük22 Ekim 2017
TÜRK MİLLETİ…22 Ekim 2017
PARTİLER VE İSTİFA ETME, ETTİRİLME FARKLILIKLARI21 Ekim 2017
ŞENER BÜLBÜL 21 EKİM DÜNYA GAZETECİLER GÜNÜNÜ KUTLADI..21 Ekim 2017
Taşdoğan'dan Gazeteciler Günü'ne Kutlama20 Ekim 2017
BUGÜN DE GÜNLERDEN DEVLET BAHÇELİ...20 Ekim 2017
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…20 Ekim 2017
Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları - II20 Ekim 2017
MİLLİYETÇİLİK ŞUURUNU YOK ETMEK EN BÜYÜK DÜŞMANLIKTIR18 Ekim 2017
İşaret Taşlarımız: Garip Ozan ( Mehmet Said Şimdi)17 Ekim 2017
Mülk’ü Millet İçin16 Ekim 2017
Her Türk Asker Doğar14 Ekim 2017
Başıbozukluk, Mehmetlerin Kemâl Çağıdır! - II14 Ekim 2017
Türk Ordusu İdlib’de13 Ekim 2017
Başka Türkiye Yok!11 Ekim 2017
Çok geç olmadan, Bahçeli’yi algılamak! 10 Ekim 2017
ZOR ZAMANDA DEVLET BAHÇELİ FAKTÖRÜ09 Ekim 2017
BİRİ VAR!08 Ekim 2017
Vatan Satan Tüccarlar! - II04 Ekim 2017
Vatan Satan Tüccarlar! - I03 Ekim 2017
Bize O Dipçiği Kim Vurmuştu?03 Ekim 2017
FETHULLAHÇI, ÖCALANCI, BARZANİCİ KARI- KOCA !30 Eylül 2017
Beş Bin Ülkücü 28 Eylül 2017
BİZ BURADAYIZ, MHP'DEYİZ GİDENLERE ALLAH SELAMET VERSİN25 Eylül 2017
Kürt Gruplarının Kerkük Oyunu23 Eylül 2017
"MHP'DE İSTİFA" OYUNUNU BOZUYORUZ21 Eylül 2017
MHP, FETÖ Atıklarından Temizleniyor.07 Ağustos 2017
Ülkücülüğü, Nerede Kiminle Temsil Edeceksiniz?07 Ağustos 2017
ADAMLIK ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN SADECE LİDER DEVLET BAHÇELİ'YE GÜVENİYORUM07 Ağustos 2017
MEVZU VATANSA HERKESE GİDERİMİZ VAR06 Ağustos 2017
BOŞUNA DEVLET DEMİYORLARMIŞ06 Ağustos 2017
Lider Devlet Bahçeli’yi Dinlerken01 Ağustos 2017
Muharrem Sıddıkoğlu 'nun, "NAMAZ VE NAMAZI İKAME ETMEK" KİTABI YAYINLANDI".30 Temmuz 2017
Stratejik Aymazlık29 Temmuz 2017
MHP VE LİDER DEVLET BAHÇELİ TÜRK MİLLETİNİN TEMİNATIDIR26 Temmuz 2017
MESELE ADALET DEĞİL, MESELE SOKAKTI!24 Temmuz 2017
ÇÖPTEKİ PROJE PARTİSİ!22 Temmuz 2017
"Paradigma Kaymasının Ayak Sesleri"21 Temmuz 2017
15 TEMMUZ'UN KAHRAMANI LİDER DEVLET BAHÇELİ VE ÜLKÜCÜLERDİR!21 Temmuz 2017
EMEKLİ ZAMMI ADİL Mİ?21 Temmuz 2017
BAHÇELIYI ANLAMAK...!21 Temmuz 2017
Bir Ülkücü Şehadet destanı: VELİCAN ODUNCU18 Temmuz 2017
15 TEMMUZ’A DA MÜHRÜNÜ VURDU, SONRASINA DA17 Temmuz 2017
GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ16 Temmuz 2017
Pınar Suyu İle Lağım Suyu Birlikte Akmaz15 Temmuz 2017
Türk Milleti'ne kurşun sıkmak ya da linç edilmek!!!!14 Temmuz 2017
RAHMETLİ BAŞBUĞUMUZA GÖRE SİZ “HAİNSİNİZ”13 Temmuz 2017
... Ve Amacınızı Da Biliyoruz!11 Temmuz 2017
BU BÜYÜK HALKIN EVLADI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ09 Temmuz 2017
Ülkücüler Biliyorlar”Yel Kayadan Bir Şey Koparamaz”09 Temmuz 2017
ADANMIŞ BİR ÖMÜR09 Temmuz 2017
ÜLKÜCÜ LİDERİNE HAKARET EDER Mİ? BUNLAR ETTİ!08 Temmuz 2017
TÜRK SİYASET SAHNESİNDE ROL MODEL BİR İSİM LİDER DEVLET BAHÇELİ06 Temmuz 2017
PROVOKASYONA DİKKAT!05 Temmuz 2017
Tercihler ve Sonuçlar02 Temmuz 2017
Çok Yakın!02 Temmuz 2017
DEVLET, DEVLET ADAMI VE MHP… Türk'üm ve düşmanım sana...02 Temmuz 2017
BAYRAMI HAKETMEK!01 Temmuz 2017
Gelenekten Geleceğe Ozanlık01 Temmuz 2017
ARAMA MOTORU29 Haziran 2017
FETÖ’nün İlk 100 Adamı Nasıl Kaçtı29 Haziran 2017
ECELİ GELEN…28 Haziran 2017
“Adalet”, CHP’ye kaldı ise, vay halimize…27 Haziran 2017
O Bahardan Sonra Öyle Bir Mevsim Geldi ki... 26 Haziran 2017
TÜRK'ÜN DAVASI, TÜRKLÜĞÜN BEKASI24 Haziran 2017
ARTIK YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE!23 Haziran 2017
MHP'de İndükleme- Dürtükleme 21 Haziran 2017
KRİPTOLAR SON TOKATI YEDİ!21 Haziran 2017
Alpaslan Türkeş'in Ertelediği Kavga20 Haziran 2017
Derdimiz Vatan, Ülkümüz Turan 20 Haziran 2017
Feraset Farkı! 19 Haziran 2017
DEVLET’SİZ ASLA!17 Haziran 2017
Küresel Emperyalizme Karşı Duruş Ancak Milli Unsurlarla Sağlanır 11 Haziran 2017
Neredesiniz Kadın Hakkı Savunucuları10 Haziran 2017
MEHMETÇİK OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUM BEN ŞUANDA08 Haziran 2017
MHP'Lİ YÖNTER, BAŞBAKAN'A SORDU07 Haziran 2017
MHP VE LİDER DEVLET BAHÇELİ TÜRKLÜĞÜN KUTLU YOLUDUR06 Haziran 2017
SÖZ KONUSU VATAN; KARŞIT GÖRÜŞ DEĞİL!.05 Haziran 2017
ÜLKÜCÜ-MİLLİYETÇİ MEDYA İFTARDA BULUŞTU03 Haziran 2017
Sizde kırmızı fularlı kahpeler biter de,bizde SONGÜL YAKUT’lar bitmez…02 Haziran 2017
BEN LİDER DEVLET BAHÇELİ GİBİ ÜLKÜCÜ ARIYORUM02 Haziran 2017
"Reziller Ordusu" Olarak Tarihe Geçecekler02 Haziran 2017
DEVLET İÇİN, DEVLETİN SÖZÜNÜ DİNLEYİN!29 Mayıs 2017
FETİH GÖNÜLLERDE OLMALIDIR.29 Mayıs 2017
Basında 22 yıl anısına yemek27 Mayıs 2017
“CHP, ÖLÇÜSÜZLÜĞÜN PARTİSİ…”27 Mayıs 2017
TARİH BİLMEZ, ECDAT TANIMAZ KILIÇDAROĞLU!26 Mayıs 2017
DEVLET ADAMI OLMAK!22 Mayıs 2017
Hedefteki Ülke Türkiye20 Mayıs 2017
Eren Erdem, CHP, FETÖ ve HDP=PKK15 Mayıs 2017
Neden başka parti değil de, özellikle MHP?12 Mayıs 2017
ATATÜRK'E DİL UZATMAK11 Mayıs 2017
CHP Siyasi Zehirlenme Geçiriyor06 Mayıs 2017
MHP BİTER Mİ?05 Mayıs 2017
Logosunda "Ne mutlu Türk'üm diyene" yazan tek gazete…04 Mayıs 2017
Beka Sorunu Nedir 03 Mayıs 2017
BAHÇELİ VE ÜLKÜCÜLER BUNA ASLA FIRSAT VERMEYECEKTİR01 Mayıs 2017
GİDENE DUR DEMEYİZ, ARKASINDAN HİÇ BAKMAYIZ26 Nisan 2017
SİZİN HİÇ DAVANIZ OLMADI Kİ, MHP DİYE BİR PARTİNİZ OLSUN25 Nisan 2017
MHP OYLARI NEREYE GİTTİ21 Nisan 2017
MHP'YE YÖNELİK MEDYA ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONLARI20 Nisan 2017
CHP’nin gitti yol, yol değil!20 Nisan 2017
YENİKAPI RUHU…11 Nisan 2017
Düşmanlık edilen doğrudan Peygamber'dir 07 Nisan 2017
Milli Kimlik, Milli Birlik ve MHP07 Nisan 2017
O’NUN DERDİ BAŞKA…05 Nisan 2017
LİDER DEVLET BAHÇELİ'YE HAKARET VE KÜFÜR EDENLER ESFEL-İ SAFİLİNDİR03 Nisan 2017
BAHÇELİ SİZE NE YAPTI31 Mart 2017
DEVLET BAHÇELİ GÜVENCE VERDİ.26 Mart 2017
DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK ZORDUR..24 Mart 2017
Mustafa Önder;AHMAKLIK!24 Mart 2017
Olcay Kılavuz'a Neden Saldırıyorlar?23 Mart 2017
OLCAY KILAVUZ NAMUSUMUZDUR!22 Mart 2017
Dönmeyi Düşünmediler!.18 Mart 2017
"Milliyetçi Hareket Partisinin Varlık Sebebi Bu."16 Mart 2017
TÜRKEŞSİZ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VEYAHUT BAHÇELİSİZ MHP HESAPLARI16 Mart 2017
EVET MI HAYIR MI KRONOLOJISI16 Mart 2017
KİLİT TAŞI MHP NEREDE DURUYOR15 Mart 2017
Atatürk Düşmanları!15 Mart 2017
Hepsinin korkusu “EVET” çıkması14 Mart 2017
HOLLANDA DAN FAŞİST UYGULAMA12 Mart 2017
Gerçek Türk Milliyetçileri!10 Mart 2017
AKP HÜKÜMETİ BU YANLIŞTAN VAZGEÇMELİ!08 Mart 2017
ABD PROJESİ AKŞENER07 Mart 2017
BAHÇELİ; "BİRİLERİ" DEĞİLDİR04 Mart 2017
CHP GENEL MERKEZİ’NDE BARZANİ’NİN SÖZCÜSÜ İLE GÖRÜŞEN PARTİNİN SÖZCÜSÜ !02 Mart 2017
BÖL-PARÇALA- YUT Taktiği ve Türk Milliyetçileri28 Şubat 2017
TARİHTE YOLCULUK VE DEVLET BAHÇELİ28 Şubat 2017
Devlet Karakterli Adam27 Şubat 2017
AYRI EVLİ, AYNI HALLİ OLANLAR!26 Şubat 2017
YENİ ANAYASA VE TURAN ÜLKÜSÜ24 Şubat 2017
Kime Küfür Ettim?24 Şubat 2017
DEVLET BAHÇELİ YANLIŞ YAPTI21 Şubat 2017
EVET – HAYIR KARDEŞLİĞİNİN ADRESİ MHP21 Şubat 2017
MHP Erzurum İl Başkanı Karataş, Referandum İçin 'Evet' Dedi20 Şubat 2017
Prof. Dr. Ömer Çaha yazdı: Bahçeli’nin anayasa hamlesinin perde arkası20 Şubat 2017
Fırat Yılmaz Çakıroğlu Ege'nin boynu bükük Bozkurt'u!.20 Şubat 2017
Vatanda Birlik Yolunda "Evet"20 Şubat 2017
MHP neden “EVET” diyor?17 Şubat 2017
AKP’YE OY VERMİŞ KADINLAR(!)17 Şubat 2017
Arsız otlar çürüyecek Bozkurtum!. Allah Türk'ü koruyacak Bozkurtum!17 Şubat 2017
BOZKURTÇA BİR DUA / DEVLET BAHÇELİ DESTANI14 Şubat 2017
“Başkanlık sistemi gelirse, MHP bitecek”miş…13 Şubat 2017
ŞARLATAN FİTNEÇAĞ!13 Şubat 2017
BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ VE DEVLET BAHÇELİ13 Şubat 2017
YILDIRAY ÇİÇEK YALNIZ DEĞİLDİR, O BİZİM KANIMIZ VE CANIMIZDIR13 Şubat 2017
İT’TEN KURT, PERİNÇEK’TEN MİLLİYETÇİ OLMAZ10 Şubat 2017
Üç Hilaller…10 Şubat 2017
Yanardöner Perinçek ve Onunla Birlikte Olanlar09 Şubat 2017
OYUMUN RENGİNİ AÇIKLIYORUM!06 Şubat 2017
Ben Ülkü Ocaklıyım06 Şubat 2017
”VATAN HAİNİ” kim?04 Şubat 2017
MHP ve Bahçeli düşmanlarına04 Şubat 2017
EVET ! 01 Şubat 2017
En Muhkem Ihtar Budur Dünya'ya; Açılmalı "Ayasofya"01 Şubat 2017
İŞBİRLİKÇİ İHANET KOROSU!31 Ocak 2017
Hukukların En Kıymetlisi30 Ocak 2017
Siz , MHP’yi Ne Sanıyorsunuz29 Ocak 2017
DEVLET'in anayasasına evet!27 Ocak 2017
HALA GÖZLERİ MHP’DE!24 Ocak 2017
DERDİNİZ VATAN DEĞİL, DEVLET BAHÇELİ'NİN MAKAMI!24 Ocak 2017
“Ülkücülük” Narası Atan Şerefsizler23 Ocak 2017
Birlikteliğiniz Türk'e Karşı!20 Ocak 2017
Nedir Bu Ülkücülerden Çektiğimiz? 1+218 Ocak 2017
DEVLET BAHÇELİ NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?17 Ocak 2017
Bir adım geri duran namerttir Baba…15 Ocak 2017
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!13 Ocak 2017
Oyunları bozan adam: Devlet BAHÇELİ13 Ocak 2017
ATATÜRK VE İNÖNÜ’DE PARTİLİ CUMHURBAŞKANIYDI12 Ocak 2017
ALLAH BU DEVLETİ, BU MİLLETİ KORUSUN MHP'Yİ İKTİDARA GETİRSİN10 Ocak 2017
Anayasa ve CHP'den Y-CHP'ye10 Ocak 2017
DEMİREL: DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞI09 Ocak 2017
ZOR AMA KUTSAL BIR MESLEK09 Ocak 2017
ULUSALCIDAN KURT POSTU ÇIKMAZ!08 Ocak 2017
BAHÇELİ'YE MUTLAKA BİR SÖZ SÖYLENECEKSE, BU ANCAK TEŞEKKÜR OLMALIDIR07 Ocak 2017
Herkes Duysun: Türk'üz Biz!07 Ocak 2017
GÖZLERİNİ KAPAT EY TÜRK!06 Ocak 2017
Yazarımız Mustafa Önder;BU GAKKOŞUN ŞEHADETİ, UYANIŞTIR!06 Ocak 2017
MEMLEKET KAN AĞLARKEN, LİDERE HAKARET ETMEK ŞEREFSİZLİKTİR!...05 Ocak 2017
Devlet, Tarikatların Esaretinden Kurtarılmalıdır...01 Ocak 2017
Şansımız Tek Çaremiz: MHP ve Lider Bahçeli30 Aralık 2016
Anadolu’ya sahip çıkmak zorundayız..29 Aralık 2016
BİR EVLADI RESUL'ÜN TÜRK MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI29 Aralık 2016
MİLLETE GİTMEKTEN NİYE KORKUYORSUNUZ?!28 Aralık 2016
PYD bitmeden, PKK terörü sona ermez…27 Aralık 2016

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH