Ana Sayfa > MEDYA VE BASIN

BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ VE ÇİLELİ DAVASI
03 Nisan 2018
Bu haber 259 kez okundu
‘MHP sadece bir siyasi parti değildir ve MHP sadece siyaset yapmaz. Yeri gelir oyun kurar, yeri gelir oyunları bozar! Fakat hepsini Türk milleti ve Türk vatanı için yapar’
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

1860 yıllarda Orta Anadolu’nun Kayseri Pınarbaşı İlçesi’nin Yukarı Köşkerli Köyünde yaşamakta olan Avşar Obalarından Koyunoğlu (Koyunoğlu ailesi, Oğuzların yirmi dört boyundan birisi olan Avşar boyuna mensup bir aileydir) ailesinin mensubu olan Arif Ağa, toprak kavgası nedeniyle Sultan Abdülaziz döneminde önce Silifke’ye sürgün edilmiştir. Arif ağa ve ailesi Silifke’de fazla kalmayıp, tekrar Pınarbaşı İlçesi’ne dönmüşler, ancak bu kez de Kıbrıs’a sürgün edilmişlerdir…

Alpaslan Türkeş, 25 Kasım 1917 yılında Kıbrıs’ın Lefkoşe Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade sokağının 13 numaralı mütevazi evde gözlerini dünyaya açar. Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanımın dünyaya gelen oğullarına Ali Arslan adını verirlerdir…

4 yıl 4 ay 4 günlükken; 1921 yılında Ali Arslan, annesi tarafından yeni elbiseler giydirilir ve devrin âdetince fesi mücevherler ile süslenerek Sarayönü İlkokulu’na (Sıbyan Mektebi) gönderilir…

Osmanlı Uleması olan Hoca Efendi’nin dizi dibine çöken ve Ali Arslan’ın ağzından çıkan ilk söz, euzü besmeledir…

Ardı sıra gelen ilkokul ve Rüştiye yılları ve her biri birbirinden daha değerli Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla yetişmiş olan hocalarından dersler alır…

Onlar, Ona müfredatın yanı sıra Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını Devlet-i âli Osman bakiyesi hür ve müstakil Türkiye’nin yanı sıra yeryüzünde kendileri gibi bahtsız esaret altında milyonlarca Türk olduğunu da öğretirler…

..ve Hocası Osman Zeki Bey, Ali Arslan’ın adını, “Senin adın Alparslan olsun ve Sultan Alpaslan’a denk bir yiğit Türk ol” diyerek değiştirir…

Küçük Alparslan’ın doğup, yetiştiği o yıllarda Piyale Paşa yadigârı Kıbrıs, sevgili Yeşilada’mızın tamamı İngiliz işgali altındadır…

..ve Türk’ün istiklâlini kaybetmesinin ne demek olduğu daha çocukluk yıllarında düşünmeye başlar…

Ki, O her gece Türkiye’ye gidip asker olmayı ve gelip ata-baba ocağını kurtarmanın düşüyle uyur, uyanır…

Bir euzü besmele ile başlayan şuur, hocaları tarafından körüklenerek, dava ateşine dönmeye başlamıştır…

1933 yılına gelindiğinde, 16 yaşında olan Alparslan, işgal ve esaret altında yaşamaya dayanacak gücü kalmamıştır…

Babası Ahmet Hamdi Bey’i ile Annesi Fatma Zehra Hanım’ı ikna eder ve Türk’ün Türk olduğundan utanmadığı, boynunun eğik yaşamadığı anavatanı Türkiye’ye geri dönerler…

Ailesi ile İstanbul’a yerleşen Alparslan’ın ilk işi Kuleli Askeri Lisesi’ne kayıt olmak olur…

Artık Alparslan yandan Askeri okul okurken, bir yandan da çocukken düşlediği ve yüreğini yakan Türklük, Türkçülük davasının peşindedir…

Ülkü devi Atsız Hoca ile tanışıp, onun ocağında pişmesiyle bambaşka bir boyuta taşınır…

Dünyaya gözünü işgalin altında açsa da, çocukluğunun bir kısmı esaret altında geçse de, gönlündeki dava uğruna çileli yılar daha yeni başlayacaktır…

Alparslan Türkeş, 1936 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitirince Ankara ve Harp Akademisi yılları başlar…

1938’de Harbiye’den mezun olur…

..ve Alparslan Türkeş, Türk Ordusu’nun genç bir teğmenidir ve artık O, Türk Milleti’nin emrindedir…

Takvimler 3 Mayıs 1944 gösterir…

Ankara’da (eski tabirle bir nümayiş) gösteri/yürüyüş vardır…

Türk’ün, Türklüğün ölmediğini, ölmeyeceğini ve yükselen Türkçülük bayrağının bir daha hiçbir şekilde inmeyeceğini hem dosta, hem de düşmana hep bir ağızdan meydan okunarak gösterileceği bir yürüyüşdür…

O gün Bozkurt soylular, komünizmle hiç alakası olmayan komünizme ve her türlü emperyalizme boyun eğmeyeceklerini, gafilliğe ve ihanete göz yummayacaklarını haykırırlar…

..ve işte o gün kendi öz vatanında, vatanına sahip çıkanlar, devrin dalkavuk iktidarının uyduruk iddiaları sonucu tutuklanıp, haklarında açılan “Türkçülük-Turancılık Davası” adı altında yargılama süreci başlar…

..ve Türklük, Türkçülük ve Turancılık davasını savunanlar, tabutluklara atılıp, işkencelere maruz kalırlar…

Türkiye’de Türk Milliyetçisi olmanın bedelini tarifi imkânsız çileler çekerek ödenmeye başlarlar…

Bu çileli yolda çile çekenlerden birisi de genç Üsteğmen Alparslan Türkeş’tir…

18 Mayıs 1944 tarihinde İsmet İnönü Türk milliyetçileri “vatan haini” olarak suçlar ve tebligat yayınlar…

13 Haziran 1944 tarihinde Tophane semtinde tutuklanıp askeri cezaevindeki hücreye kapatılır…

20 Ekim 1944’te kendisini “vatan hainliği” suçlamasıyla sorgulayan Savcıya, “Diğer sanıklar gibi bana da vatan hainliği isnat edilmiştir. Bunu şiddetle redderim. Ben yeryüzünde her şeyden çok milletimi ve vatanimi severim.” diye haykırır ve suçlamayı kabul etmez, fakat mahkeme tarafından, 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılır. Bu süreçte bir yıldır hücre hapsi yattığı için tahliye edilir. Kendisine verilen cezada daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozulur ve 31 Mart 1947 yılında “Türkçülük-Turancılık Davası”ndan 2 nolu mahkemenin kararıyla beraat eder…

Bu, Alparslan Türkeş’in Türkçülüğü savunduğu ve Türk Milliyetçisi olduğu için zindanlara ilk atılışıdır…

..ve sonda olmayacaktır…

“Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil”di ya…

O da Türklük Ülküsü için zaman zaman şiddeti artan çileyi bir an bile tereddüt etmeksizin ve yakarmaksızın bir ömür çekmiş ve çile çekmeyi şeref bilmiştir…

1947 yılında Alparslan Türkeş ve 15 Türk subayı, ABD Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıl süren bir eğitim görürler…

1951 yılında Kurmaylık sınavını kazanır ve 1955 yılında Harp Akademisi’nden Kurmay Binbaşı olarak mezun olur…

1955 yılında yurt dış görev için açılan sınavı kazanır ve ABD Pentagon’da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanır. Bu arada Üniversitesinde Uluslararası Ekonomi eğitimi görür…

1957 yılında Türkiye’ye döner…

1959 yılında Almanya’ya Atom ve Nükleer Okulu’na gönderilir ve bu okulu da başarıyla bitirir…

..ve O artık bir Kurmay Albay’dır…

Fakat Türkiye’de bu süre zarfında iyiye yönelik hiçbir gelişme olmadığı gibi, ülke her gün daha kötüye gitmektedir…

Emperyalist dış güçlerin desteği ile beslenip, yıllarca örgütlenen ve memleketi kardeş kavgasına sürüklemek isteyenleri önlemek ve bazı reformları yapmayı hedefleyen Milli Birlik Komitesi ülke yönetimine el koyar…

El koyma kararını açıklayan bildiriyi radyodan okuyan kişi; “İhtilâlin Kudretli Albayı” Alpaslan Türkeş’tir…

Kurmay Albay Alparslan Türkeş, ihtilâl hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlenir. Bu vazifesi esnasında Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet istatistik Enstitüsü ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurar.

Ancak Milli Birlik Komitesi arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle, 13 Kasım 1960’ta Kurmay Albay Alparslan Türkeş ve “Ondörtler” olarak bilinen arkadaşları ile birlikte Komite’nin diğer üyelerince emekliye sevk edilerek tasfiye edilirler ve zorla evlerinden alınıp, yurtdışında görevlendirilmek suretiyle sürgün edilirler…

Alparslan Türkeş, 19 Kasım 1960 yılında Türkiye’nin Hindistan Büyükelçiliği müşaviri sıfatıyla sürgüne gönderilir…

1961-1963 yılına kadar; 2,5 yıl yönetimi elinde bulunduranlarca Alparslan Türkeş’in Türkiye’ye dönmesine müsaade edilmez…

Fakat her ne kadar Alpaslan Türkeş’in Türkiye’ye dönmesine müsaade edilmese de, işgal altında geçen çocukluğunda olduğu gibi, O’nun aklı hep vatanı Türkiye’deydi…

Sürgünde olduğu halde ülke menfaatini düşünerek Hindistan Delhi’den, “Milli Birlik Komitesi”nin Cumhurbaşkanı Orgeneral Cemal Gürsel’e, dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmemesi gerektiği hususunda, “Orgeneralim, Size asla yazmak niyetinde değildim. Fakat bugün memleketin yüksek menfaatleri bakımından bazı hususları dikkatinize sunulması zaruri oldu.” diyerek başlayan ve “Aksi halde millet ve tarih önünde sorumlu olacağınızı hatırlatırım. Saygılarımla.” diyerek biten o tarihi mektubu yazmıştır…

Alparslan Türkeş her ne kadar yurt dışında sürgünde olsa da, Türkiye’nin geleceği için fikri ve siyasi mücadelesine, Türkiye’de bulunan dava arkadaşları vasıtasıyla devam etmiştir…

İdamların yapılmasından bir ay sonra 15 Ekim 1961 yılında seçimler yapılmış ve İsmet İnönü Başbakan olmuştur…

Başını Kara Harp Okulu Komutanı olan Kurmay Albay Talat Aydemir’in çektiği bir grup askerin, “Henüz ihtilal amacına ulaşamadı. Askeri yönetim devam etmeli” düşüncesiyle hareket ettiği dönemde; 23 Mart 1963 yıllında Alparslan Türkeş sürgünden Türkiye’ye dönmüştür…

İsmet İnönü hükümetine karşı yapılmak istenen darbe girişiminde yer alması teklifi Alpaslan Türkeş’e de yapıldı, fakat 10 Nisan 1963 yılında “Artık her gün memlekette ihtilalcilik oynanmaz. Türkiye Suriye gibi her erken kalkanın darbe yapacağı bir ülke olamaz. Seçim yapılmıştır. Particilik faaliyettedir. Meclis çalışmaktadır. Bu durumda demokratik düzen içinde meşru siyasi faaliyetle hizmet çaresine bakmalıyız.” diyerek Talat Aydemir’in darbe teklifini Ankara Dikmen semtindeki meşhur Taşoçağı görüşmesinde reddeder…

Alparslan Türkeş’in amacı,  dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup parti kurmaktır ve “Huzur ve Yükseliş Derneği’nin kuruluş amacı da buna yöneliktir…

Lakin 21 Mayıs 1963 tarihinde “Talat Aydemir’in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiasıyla” Alparslan Türkeş tutuklanır ve Mamak Askeri Cezaevinde dört ay hücre hapsinde yatar, yargılanır ve beraat eder…

Türklük ve Türk Milliyetçiliği uğruna çile çekmeye devam eder, fakat bir adım geri atmaz…

31 Mart 1965’de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne katılır…

1 Ağustos 1965 tarihinde Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Büyük Kurultay’ında Genel Başkanlığına seçilen Alparslan Türkeş, aynı yıl yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili seçilir…

18 Mart 1966 tarihinde “Ülkü Ocağı” adı altında Ülkü Ocaklarının gençlik teşkilatı kuruldu. 28 Şubat 1968 yılında bunu Genç Ülkücüler Teşkilatı’nın kurulması takip etti ve diğer mesleki örgütlenmeler başlar…

8-9 Şubat 1969 tarihinde Adana Olağanüstü Büyük Kongresinde Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CHMP)’nin adı, Milliyetçi Hareket Partisi ((MHP), amblemi ise, Üç Hilâl olarak değiştirilir. O yıl yapılan genel seçimlerde Alpaslan Türkeş Adana milletvekili olarak seçilir…

31 Mart 1975 -13 Haziran 1977 tarihleri ile 1 Ağustos – 31 Aralık 1977 tarihleri arasında Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yapar…

Çocuklu yıllarında düşlediği gibi, gerek Türkiye’de yaşayan Türkleri gerekse de Türkiye dışında yaşayan Türk soydaşlarımız Türk Milliyetçiliği etrafında birleştirmek için verdiği Türklük mücadelesi ve Turan ülküsü ile bütün Türklerin yeniden birliğini sağlayıp, bir bayrak altında toplamak için verdiği eşsiz mücadele nedeniyle Türk dünyası O’na, Başbuğ Türkeş adını vermiştir…

Artık O, sadece Alparslan Türkeş’in değil, Türk dünyasının Başbuğu, Başbuğ Alparslan Türkeş’tir…

Siyaset yapmakla, bir dava ortaya koyup onun üzerinden siyaset yapmak çok farklı bir şeydir…

Sıradan siyasetten ziyade, ülke menfaatinin koşulsuz her zaman önde olduğu dava söz konusu olduğunda resmiyete olmadığı halde görev addedip devletin geleceğini sağlamak için gerekeni yapmak gerekiyordu…

Öncesi olmakla birlikte, özellikle 1968 yılından itibaren Marksist ve bölücü gençlik hareketleri üniversitelerde yuvalanır ve üniversite özerkliğinden istifade ederek buraları silah, cephane deposu haline getirerek “Komünist Devrim” için üs haline koyarlar…

..ve Üniversiteler işgal altındadır. Her yer Lenin’in Stalin’in Mao’nun resimleri ve komünist sloganlarla doludur…

Ülke öyle bir noktaya gelmiştir ki; Komünist yeraltı örgütleri “şehir gerillası”, “kır gerillası” gibi isimler altında savunma güçleri oluşturulmuştur…

..ve Okullarda kendilerine tabi olanlardan başka hiç kimseye hayat hakkı tanımamaktadırlar…

Bunun üzerine Başbuğ Alpaslan Türkeş, toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerle onları komünizm konusunda aydınlatmaya ve alternatif olarak da Türk Toplumculuğunu, Türk Milliyetçiliğini anlatır…

Başbuğ Alpaslan Türkeş’in sürgüne gönderildiği yıllarda, yurtdışında yazmaya başladığı Türk Milliyetçiğinin temelini oluşturan “Dokuz Işık” prensipleri, ülkenin vahim noktaya gidişatı nedeniyle uygulamaya konarak, Türk milliyetçisi gençlerin örgütlenmesini sağlar…

Başka bir deyişle; yazı olarak bulunan “Doktriner Türk Milliyetçiliği” safhası ülke çıkarı için belki de zamanından önce fiilen uygulamaya başlar…

Ki, bu gelişmelerden rahatsız olan Türklük ve Türkçülük düşmanları; özellikle de Komünist örgütler, kendilerine karşı çıkıp, mücadele eden Ülkücü Hareket’e karşı savaş ilan etmiştir…

Ülkücü Hareketin vatan savunması için Komünist teröristlerle girdiği mücadele sonucu; İlk ülkücü şehit Ruhi Kılıçkıran’ın şahadet şerbetini içtiği 4 Ocak 1968’den, 12 Eylül 1980’e kadar 5000 civarında Ülkücüyü şehit vermiştir…

O yıllar, Başbuğ Alparslan Türkeş’in, “Evlatlarım“ dediği Ülkücü-Türk Milliyetçisi gençleri kendi eliyle kara toprağa verdiği yıllardır…

Gelişen olaylar karşında devletti yönetenler aciz iken, devletin emrinde olan güvenlik güçleri ise, yönetime geçici el koyup, ülkede güvenlik ve huzur sağlamak yerine, ihtilalin şartlarının “olgunlaşması”; daha fazla kanın akmasını bekliyordu…

..ve aynen istedikleri gibi olmuştur…

12 Eylül 1980 sabahı şartlar yeterince “olgunlaşmış” olacak ki; “olgunlaşan şartların neticesinde” ihtilâl yaparlar…

Dava için çile çekmek dedik ya…

Bu ilk, fakat son değil dedik ya…

Başbuğ Alparslan Türkeş, Türkiye’nin dış güçlerin emellerine kurban edilmemesi için mücadele verirken, bir anda kendini Ülkücü Hareket sanık sandalyesinde, idam sehpalarında bulur…

12 Eylül’den üç gün sonra teslim olan Başbuğ Alparslan Türkeş, Cunta tarafından tutuklanır ve önce 1 ay Uzunada’da daha sonrada Ankara Askeri Dil Okulu’nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi’nde 4,5 yıl hapis yatar…

O ve 218 Ülkücünün idamı istenir, 9 Nisan 1985’de tahliye olur ve beraat eder…

Başbuğ Alparslan Türkeş için 1978-1980 yılları birçoğunu bizzat kendisinin yetiştirdiği binlerce ülküdaşının Komünist çeteler tarafından katledildiğini bizzat gördüğü ve her şeye rağmen kaybetmediği soğukkanlılığıyla bir iç savaşı önlediği ızdırap dolu yıllardır…

12 Eylül 1980 askeri darbesi ile darbeciler tarafından siyasetçilere konan “siyaset yapma yasağı”, 6 Eylül 1987 yalında yapılan referandum sonucu kalkar ve Başbuğ Alparslan Türkeş, Milli Ülküyü iktidar yapmak ve davayı kitlelere anlatmak için yeniden meydanlara inerek, milletine gider…

4 Ekim 1987 tarihinde Milliyetçi Çalışma Partisi olağanüstü kongresinde Genel Başkanlığa seçilir…

20 Ekim 1991 tarihinde Genel seçimlerde MÇP’nin, RP ve IDP ile yaptığı seçim ittifakı neticesi Yozgat milletvekili seçilir…

..ve Türkün Başbuğu son kez TBMM’dedir…

Bu dönemde ülkemizi kasıp kavuran bölücü teröre karşı en etkili mücadeleyi veren Başbuğ Alpaslan Türkeş’tir…

27 Aralık 1992 tarihinde 12 Eylül 1980 darbesi ile kapatılan partilerin tekrar açılabilmesini sağlayan değişiklikler neticesi toplanan MHP’nin son kurultay delegeleri, MHP’nin isim ve amblemini MÇP’nin kullanabilmesine karar verirler…

24 Ocak 1992 tarihinde MÇP’nin 4. Olağanüstü kurultayı toplanır ve partinin adını MHP, amblemini Üç Hilal olarak değiştirirler…

Tarih 1997’nin 4 Nisan’ını gösterdiğinde, Türk Dünyasının Son Başbuğu, Başbuğ Alparslan Türkeş Hak’ka yürür…

*

Öncelikle, Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyi vefatının 21. Yılında rahmet, minnet ve dua ile anıyorum.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun…

“Dava” diyorsunuz ya…

Sizin “dava”dan/mücadeleden ne anladığınızı, daha doğrusu hiçbir şey anlamadığınız rahmetli Başbuğumuz Başbuğ Alparslan Türkeş, “Mücadelemiz her ne pahasına olursa olsun, siyasi kazanç mücadelesi değil ahlak ve fazilet mücadelesidir.” diyerek anlatıyor…

Çünkü davada kişisel çıkar yoktur…

İstediği olmayınca dava arkadaşlarını yarı yolda bırakmak yoktur…

Davada satmakta yoktur…

Başbuğumuzun tarifi imkânsız çileler çekerek kurduğu MHP’ne kişisel çıkarlar nedeniyle ihanet ederek gittikten sonra, “Biz Türkeşçiyiz” deseniz buna kim inanır?

Sizlerde ahlak ve fazilet olsaydı, davasına ihanet ettiğiniz rahmetli Başbuğumuzun adını, ihanetiniz sonrası ağzınıza bile almaktan utanırdınız!..

MHP’ni siz sadece siyaset yapan bir parti olarak görmüş olmalısınız ki; siyasi çıkarınızın mücadelesi verdiniz…

İsteğiniz olmayınca, her zaman yaptığınız gibi, yine soluğu başka patilerin kapısında aldınız…

..ve siz bilir misiniz?

“Sadakatin bittiği yerde, ihanetin başladığını”!..

Ülkücülüğün çilesini çekmiş ve yazmış; rahmet ve dua ile andığım Galip Erdem ağabeyimizin “Ağrı Dağı Teorisi” olarak bilinen bir sözü vardır; “Bizler davayı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. Yola koyulduk. Bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu. Ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik. Davayı dağın eteklerinde unutmuştuk. Meğer biz davayı değil, kendimizi zirveye çıkarmışız.”

Rahmetli Galip Erdem ağabeyimizin sözü gayet nettir ki, ayrıca bir açıklamaya gerek yoktur ki, zaten kişisel çıkarını, “davam” dediğinden önde tutan, başka bir deyişle davasını satan anlayacaktır Galip Erdem ağabeyimizin anlatmak istediğini…

İkbal ve siyasi çıkarınız için siyaset yapacak siyasi parti arıyor iseniz, tercihiniz MHP değil, başka partiler olmalıdır…

Dava adamı olmayıp, kişisel çıkar için herkese müsait olmanız, “Kimse gömleğini çıkarmadan gelsin. Gelen herkese kapımız açık” söyleminizden net bir şekilde anlaşılmaktadır…

MHP için -sizin tabiriniz ile- “gömlek” önemlidir…

Ki, MHP’nin birilerine şirin görünmek, onlardan oy alabilmek, onları oy potansiyeli olarak görmek gibi bir siyaset tarzı ve düşüncesi yoktur, olmayacaktır…

Ki, MHP böyle düşündüğü ve bu düşüncesini siyasete birebir yansıttığı için yarım asırlık bir davadır…

İhanet edenlere ve davayı satanlara MHP’de yer yoktur…

Bir kere davasını satan, her defasında satar…

..ve bu rahmetli başbuğumuz zamanında da böyle olmuştur…

O’nun zamanında, O’nu satanların soyundan gelenler, bugün davasını satmıştır…

Rahmetli Başbuğumuzun hayatını kısa bir anlatımla okudunuz/biliyorsunuz…

“MHP” demek, Başbuğ Alparslan Türkeş demektir!

“Ülkücülük” demek, MHP demektir!

Ki, “Ülkücü MHP olur. MHP’de olmayan ülkücü değildir.” diyen rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’tir…

Siyaset yapacaksanız, “adam” gibi siyaset yapın!

Yolunuz çizdiniz ise, gidişiniz olsun da, geri dönüşümüz olmasın…

Ki, olmayacaktır da…

Solcu ile solcu, komünist ile komünist, sağcı ile sağcı olup, nabza göre şerbet vermekle siyaset yapabilirsiniz, fakat dava ve/veya dava adamı olamazsınız!..

Onun için gömleğin sizin için önemi yoktur, fakat MHP için “gömleğin” önemi büyüktür…

MHP’nin kuruluşundan itibaren Türk siyaseti, Türklük ve Türk Milliyetçiliği için ortaya koyduğu bir duruşu vardır…

Her zaman ifade ettiğim gibi; ‘MHP sadece bir siyasi parti değildir ve MHP sadece siyaset yapmaz. Yeri gelir oyun kurar, yeri gelir oyunları bozar! Fakat hepsini Türk milleti ve Türk vatanı için yapar’

Siyasi ikballere açılan kapı değildir MHP!..

Bu vatanının en icra köşesinde; her ne olursa olsun sadece bu davayı savunmaya devam eden bir genç/gençler ile “Ben bu dava için şunu yaptım. Ben bu dava için bu yaptım. Ben bu dava için hapis yattım. Ben söyle ülkücüyüm. Ben böyle ülkücüyüm” diye övünen, ama davayı satan sizi kıyasladığımız da, O genç/gençler daha değerlidir!..

Sizden vazgeçilir de, işte o gençten/gençlerden vazgeçilmez!..

Biliyoruz ki; MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin kişilik ve siyasi hayatının çizgisi olan ve MHP’nin geniş görüşlü siyasi çizgisi haline de gelen, “Önce Ülkem ve Milletim, Sonra Partim ve Ben” düşüncesiyle ortaya koyduğu tavır ve yaptırımlar, dün olduğu gibi bugün de sorunuza gitmektedir…

Kimin zoruna giderse gitsin, kimin/kimlerin oyunları bozulsa bozulsun, MHP tarihin kendisine yüklediği kutsal görevi, yarım asırlık dönemde yerine getirmiş ve getirmeye devam edecektir…

Ki, “İt Ürür, Kervan Yürür”müş…

Boşuna hayal kurmayın!

“MHP biterse, biz çıkarız”, başka bir deyişle; “MHP’nin bitmesi üzerine” plan yapmayın!

Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi, “İMANLA YAPILAN, İHANETLE ASLA YIKILMAZ”

Siz bitersiniz, biz bunu görürüz de, MHP’nin bittiğini görmek size asla nasip olmaz…


Cengiz KORKMAZ



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MEDYA VE BASIN Haberleri

Başlık Tarih
 
EŞEKLİĞİNİ İSPAT ETMEK İSTEYEN, MHP’YE SALDIRIYOR17 Nisan 2018
DEVLETE SAHİP ÇIKANLAR16 Nisan 2018
Başgil'den Türk'e ve Türkçe'ye Dair 14 Nisan 2018
İşaret Taşlarımız: Dadaloğlu 12 Nisan 2018
İYİ PARTİ , KİME İYİ ?06 Nisan 2018
ANADOLU AJANSINA TEBRİK MESAJI05 Nisan 2018
BAŞBUĞ'UN İZİNDEYİZ04 Nisan 2018
“KİN ÂLİMİ” AYŞENUR ARSLAN VE CUMA31 Mart 2018
FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYON ŞART29 Mart 2018
“AFRİN’İ ALMAK İÇİN NE VERDİNİZ?” SORUSUNA CEVAP26 Mart 2018
İYİ PARTİ’NİN, “FETÖ VE DEAŞ İLE İLGİLİ EYLEM PLANI”NDAKİ GİZLİ PLAN21 Mart 2018
SİZ NE TÜR BİR "MAHLUKATSINIZ"18 Mart 2018
BEYLER, TÜRKMENELİ BİZİ BEKLER!15 Mart 2018
TOYUN KUTLU OLSUN TÜRKMEN BEYİ!14 Mart 2018
GÖNÜLLERİ BİRLEŞTİREN; TÜRK'Ü KIZIL ELMA'YA ERİŞTİREN!12 Mart 2018
RUHUNU ŞEYTANA SATMIŞLARIN HÜKMÜ TÜRK AYAĞA KALKANA KADARDIR10 Mart 2018
Çantacılar kimmiş!?07 Mart 2018
HES’LERE DEĞİL EVSEL ATIK SULARA DİKKAT!06 Mart 2018
İşaret Taşlarımız: Ziya Gökalp03 Mart 2018
CUMHUR İTTİFAKI, HAYIR CEPHESİNE KARŞI02 Mart 2018
İşte Bahçeli'nin Eylemleri...01 Mart 2018
BAHÇELİ'NİN TESPİTLERİ VE MİLLİ DURUŞU28 Şubat 2018
SÖYLEM İLE NİYETLERİ ÇOK FARKLI…16 Şubat 2018
İnsanlığa ışık tutan Türk bilgini Hoca Ahmet Yesevi15 Şubat 2018
YA BİZ AFRİN’İ ALACAĞIZ, YA AFRİN BİZİ13 Şubat 2018
İşaret Taşlarımız: Dündar Taşer 13 Şubat 2018
ALIN PKK’YI, VURUN CHP’YE11 Şubat 2018
Kızılelma Ve Gerçek Sahipleri 09 Şubat 2018
BOZKURT İŞARETİNDEN RAHATSIZ OLAN KANI BOZUKLAR08 Şubat 2018
Alnıaçık'tan Muhteşen bir analiz;Şeytanın Kulağına Kurşun!15 Ocak 2018
Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa'ya Yapılan Hiçbir İftira Tutmaz06 Ocak 2018
Yazarımız Orhan Karataş'ın Yazısı;Son sözü liderler söyler04 Ocak 2018
Söz Konusu Vatandır 24 Aralık 2017
Yılbaşı Bizim Neyimiz Olur?23 Aralık 2017
SAHİPLİK DEĞİŞSE DE KÖPEKLİK BAKİDİR!20 Aralık 2017
Y-CHP HAFIZASINI KAYBETMİŞ!13 Aralık 2017
MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ MEDYA SEFERBERLİĞİ!12 Aralık 2017
Gazi Karabulut'un Yeni Kitabı Çıktı.10 Aralık 2017
BAHÇELİ’Yİ TAKDİR06 Aralık 2017
Ordusu Yaşarsa; Başbuğlar Ölmez!27 Kasım 2017
MHP’YE HAKSIZLIK EDİYORSUNUZ22 Kasım 2017
MHP BİTERSE BİTSİN, ZATEN İSTEDİĞİNİZ BU DEĞİL Mİ?22 Kasım 2017
MHP Giderse Ne Olur? 21 Kasım 2017
Ertuğrul Dursun ÖNKUZU…20 Kasım 2017
Ben Ülkücüleri Hep Sevdim19 Kasım 2017
ÜLKÜCÜ ŞEHİDİMİZ İLHAN DARENDELİOĞLU’nu Rahmet İle Anıyoruz…19 Kasım 2017
Devlet BAHÇELİ ve "DEVLET"18 Kasım 2017
Günyeli;BU ÇİRKİN BİR OYUNDUR?17 Kasım 2017
SİYASETİN ÇİRKİNLERİ VE ALÇAKLARI17 Kasım 2017
İşaret Taşlarımız: Mürüvvet Kekilli16 Kasım 2017
AKP MHP’NİN PEŞİNE TAKILMIŞTIR , MHP AKP’NİN PEŞİNE DEĞİL...14 Kasım 2017
GÜVEN PARTİSİ13 Kasım 2017
21. YÜZYILDA ÜLKÜCÜ DÜŞÜNCE13 Kasım 2017
Bahçeli'den şair ve yazar Büyükerol'a destek11 Kasım 2017
15 TEMMUZ'DA BÖYLE KONUŞMUŞ: BİZİM MESELEMİZ DEĞİL10 Kasım 2017
Y-CHP panikte!09 Kasım 2017
İşaret Taşlarımız: Cinuçen Tanrıkorur 08 Kasım 2017
SEVEN SEVDİĞİYLE BERABERDİR, BİZ DE LİDER BAHÇELİ İLE BERABERİZ07 Kasım 2017
SIRAT KÖPRÜSÜNDEN GEÇERKEN05 Kasım 2017
"Millet-i Hâkime" Hukuku ve Eşit Vatandaşlık Fitnesi!04 Kasım 2017
SİVİL CIA’İN TÜRK ÇALIŞANI MERAL AKŞENER’E BAŞDANIŞMAN ATANDI02 Kasım 2017
ADI DEVLET-TAVRI DEVLET-DERDİ MİLLET...30 Ekim 2017
İdeoloji: On Üzerinden Sıfır! - II28 Ekim 2017
İrademiz İnancımız Gücümüz Ordumuz 24 Ekim 2017
GAZETECİLİK DEMOKRASİ İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR UNSURDUR23 Ekim 2017
Türkeş’ten Bahçeli’ye MHP ve Kerkük22 Ekim 2017
TÜRK MİLLETİ…22 Ekim 2017
PARTİLER VE İSTİFA ETME, ETTİRİLME FARKLILIKLARI21 Ekim 2017
ŞENER BÜLBÜL 21 EKİM DÜNYA GAZETECİLER GÜNÜNÜ KUTLADI..21 Ekim 2017
Taşdoğan'dan Gazeteciler Günü'ne Kutlama20 Ekim 2017
BUGÜN DE GÜNLERDEN DEVLET BAHÇELİ...20 Ekim 2017
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…20 Ekim 2017
Stratejik Ahmet'in Hariciye Maceraları - II20 Ekim 2017
MİLLİYETÇİLİK ŞUURUNU YOK ETMEK EN BÜYÜK DÜŞMANLIKTIR18 Ekim 2017
İşaret Taşlarımız: Garip Ozan ( Mehmet Said Şimdi)17 Ekim 2017
Mülk’ü Millet İçin16 Ekim 2017
Her Türk Asker Doğar14 Ekim 2017
Başıbozukluk, Mehmetlerin Kemâl Çağıdır! - II14 Ekim 2017
Türk Ordusu İdlib’de13 Ekim 2017
Başka Türkiye Yok!11 Ekim 2017
Çok geç olmadan, Bahçeli’yi algılamak! 10 Ekim 2017
ZOR ZAMANDA DEVLET BAHÇELİ FAKTÖRÜ09 Ekim 2017
BİRİ VAR!08 Ekim 2017
Vatan Satan Tüccarlar! - II04 Ekim 2017
Vatan Satan Tüccarlar! - I03 Ekim 2017
Bize O Dipçiği Kim Vurmuştu?03 Ekim 2017
FETHULLAHÇI, ÖCALANCI, BARZANİCİ KARI- KOCA !30 Eylül 2017
Beş Bin Ülkücü 28 Eylül 2017
BİZ BURADAYIZ, MHP'DEYİZ GİDENLERE ALLAH SELAMET VERSİN25 Eylül 2017
Kürt Gruplarının Kerkük Oyunu23 Eylül 2017
"MHP'DE İSTİFA" OYUNUNU BOZUYORUZ21 Eylül 2017
MHP, FETÖ Atıklarından Temizleniyor.07 Ağustos 2017
Ülkücülüğü, Nerede Kiminle Temsil Edeceksiniz?07 Ağustos 2017
ADAMLIK ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN SADECE LİDER DEVLET BAHÇELİ'YE GÜVENİYORUM07 Ağustos 2017
MEVZU VATANSA HERKESE GİDERİMİZ VAR06 Ağustos 2017
BOŞUNA DEVLET DEMİYORLARMIŞ06 Ağustos 2017
Lider Devlet Bahçeli’yi Dinlerken01 Ağustos 2017
Muharrem Sıddıkoğlu 'nun, "NAMAZ VE NAMAZI İKAME ETMEK" KİTABI YAYINLANDI".30 Temmuz 2017
Stratejik Aymazlık29 Temmuz 2017
MHP VE LİDER DEVLET BAHÇELİ TÜRK MİLLETİNİN TEMİNATIDIR26 Temmuz 2017
MESELE ADALET DEĞİL, MESELE SOKAKTI!24 Temmuz 2017
ÇÖPTEKİ PROJE PARTİSİ!22 Temmuz 2017
"Paradigma Kaymasının Ayak Sesleri"21 Temmuz 2017
15 TEMMUZ'UN KAHRAMANI LİDER DEVLET BAHÇELİ VE ÜLKÜCÜLERDİR!21 Temmuz 2017
EMEKLİ ZAMMI ADİL Mİ?21 Temmuz 2017
BAHÇELIYI ANLAMAK...!21 Temmuz 2017
Bir Ülkücü Şehadet destanı: VELİCAN ODUNCU18 Temmuz 2017
15 TEMMUZ’A DA MÜHRÜNÜ VURDU, SONRASINA DA17 Temmuz 2017
GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ16 Temmuz 2017
Pınar Suyu İle Lağım Suyu Birlikte Akmaz15 Temmuz 2017
Türk Milleti'ne kurşun sıkmak ya da linç edilmek!!!!14 Temmuz 2017
RAHMETLİ BAŞBUĞUMUZA GÖRE SİZ “HAİNSİNİZ”13 Temmuz 2017
... Ve Amacınızı Da Biliyoruz!11 Temmuz 2017
BU BÜYÜK HALKIN EVLADI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ09 Temmuz 2017
Ülkücüler Biliyorlar”Yel Kayadan Bir Şey Koparamaz”09 Temmuz 2017
ADANMIŞ BİR ÖMÜR09 Temmuz 2017
ÜLKÜCÜ LİDERİNE HAKARET EDER Mİ? BUNLAR ETTİ!08 Temmuz 2017
TÜRK SİYASET SAHNESİNDE ROL MODEL BİR İSİM LİDER DEVLET BAHÇELİ06 Temmuz 2017
PROVOKASYONA DİKKAT!05 Temmuz 2017
Tercihler ve Sonuçlar02 Temmuz 2017
Çok Yakın!02 Temmuz 2017
DEVLET, DEVLET ADAMI VE MHP… Türk'üm ve düşmanım sana...02 Temmuz 2017
BAYRAMI HAKETMEK!01 Temmuz 2017
Gelenekten Geleceğe Ozanlık01 Temmuz 2017
ARAMA MOTORU29 Haziran 2017
FETÖ’nün İlk 100 Adamı Nasıl Kaçtı29 Haziran 2017
ECELİ GELEN…28 Haziran 2017
“Adalet”, CHP’ye kaldı ise, vay halimize…27 Haziran 2017
O Bahardan Sonra Öyle Bir Mevsim Geldi ki... 26 Haziran 2017
TÜRK'ÜN DAVASI, TÜRKLÜĞÜN BEKASI24 Haziran 2017
ARTIK YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE!23 Haziran 2017
MHP'de İndükleme- Dürtükleme 21 Haziran 2017
KRİPTOLAR SON TOKATI YEDİ!21 Haziran 2017
Alpaslan Türkeş'in Ertelediği Kavga20 Haziran 2017
Derdimiz Vatan, Ülkümüz Turan 20 Haziran 2017
Feraset Farkı! 19 Haziran 2017
DEVLET’SİZ ASLA!17 Haziran 2017
Küresel Emperyalizme Karşı Duruş Ancak Milli Unsurlarla Sağlanır 11 Haziran 2017
Neredesiniz Kadın Hakkı Savunucuları10 Haziran 2017
MEHMETÇİK OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUM BEN ŞUANDA08 Haziran 2017
MHP'Lİ YÖNTER, BAŞBAKAN'A SORDU07 Haziran 2017
MHP VE LİDER DEVLET BAHÇELİ TÜRKLÜĞÜN KUTLU YOLUDUR06 Haziran 2017
SÖZ KONUSU VATAN; KARŞIT GÖRÜŞ DEĞİL!.05 Haziran 2017
ÜLKÜCÜ-MİLLİYETÇİ MEDYA İFTARDA BULUŞTU03 Haziran 2017
Sizde kırmızı fularlı kahpeler biter de,bizde SONGÜL YAKUT’lar bitmez…02 Haziran 2017
BEN LİDER DEVLET BAHÇELİ GİBİ ÜLKÜCÜ ARIYORUM02 Haziran 2017
"Reziller Ordusu" Olarak Tarihe Geçecekler02 Haziran 2017
DEVLET İÇİN, DEVLETİN SÖZÜNÜ DİNLEYİN!29 Mayıs 2017
FETİH GÖNÜLLERDE OLMALIDIR.29 Mayıs 2017
Basında 22 yıl anısına yemek27 Mayıs 2017
“CHP, ÖLÇÜSÜZLÜĞÜN PARTİSİ…”27 Mayıs 2017
TARİH BİLMEZ, ECDAT TANIMAZ KILIÇDAROĞLU!26 Mayıs 2017
DEVLET ADAMI OLMAK!22 Mayıs 2017
Hedefteki Ülke Türkiye20 Mayıs 2017
Eren Erdem, CHP, FETÖ ve HDP=PKK15 Mayıs 2017
Neden başka parti değil de, özellikle MHP?12 Mayıs 2017
ATATÜRK'E DİL UZATMAK11 Mayıs 2017
CHP Siyasi Zehirlenme Geçiriyor06 Mayıs 2017
MHP BİTER Mİ?05 Mayıs 2017
Logosunda "Ne mutlu Türk'üm diyene" yazan tek gazete…04 Mayıs 2017
Beka Sorunu Nedir 03 Mayıs 2017
BAHÇELİ VE ÜLKÜCÜLER BUNA ASLA FIRSAT VERMEYECEKTİR01 Mayıs 2017
GİDENE DUR DEMEYİZ, ARKASINDAN HİÇ BAKMAYIZ26 Nisan 2017
SİZİN HİÇ DAVANIZ OLMADI Kİ, MHP DİYE BİR PARTİNİZ OLSUN25 Nisan 2017
MHP OYLARI NEREYE GİTTİ21 Nisan 2017
MHP'YE YÖNELİK MEDYA ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONLARI20 Nisan 2017
CHP’nin gitti yol, yol değil!20 Nisan 2017
YENİKAPI RUHU…11 Nisan 2017
Düşmanlık edilen doğrudan Peygamber'dir 07 Nisan 2017
Milli Kimlik, Milli Birlik ve MHP07 Nisan 2017
O’NUN DERDİ BAŞKA…05 Nisan 2017
LİDER DEVLET BAHÇELİ'YE HAKARET VE KÜFÜR EDENLER ESFEL-İ SAFİLİNDİR03 Nisan 2017
BAHÇELİ SİZE NE YAPTI31 Mart 2017
DEVLET BAHÇELİ GÜVENCE VERDİ.26 Mart 2017
DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK ZORDUR..24 Mart 2017
Mustafa Önder;AHMAKLIK!24 Mart 2017
Olcay Kılavuz'a Neden Saldırıyorlar?23 Mart 2017
OLCAY KILAVUZ NAMUSUMUZDUR!22 Mart 2017
Dönmeyi Düşünmediler!.18 Mart 2017
"Milliyetçi Hareket Partisinin Varlık Sebebi Bu."16 Mart 2017
TÜRKEŞSİZ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VEYAHUT BAHÇELİSİZ MHP HESAPLARI16 Mart 2017
EVET MI HAYIR MI KRONOLOJISI16 Mart 2017
KİLİT TAŞI MHP NEREDE DURUYOR15 Mart 2017
Atatürk Düşmanları!15 Mart 2017
Hepsinin korkusu “EVET” çıkması14 Mart 2017
HOLLANDA DAN FAŞİST UYGULAMA12 Mart 2017
Gerçek Türk Milliyetçileri!10 Mart 2017
AKP HÜKÜMETİ BU YANLIŞTAN VAZGEÇMELİ!08 Mart 2017
ABD PROJESİ AKŞENER07 Mart 2017
BAHÇELİ; "BİRİLERİ" DEĞİLDİR04 Mart 2017
CHP GENEL MERKEZİ’NDE BARZANİ’NİN SÖZCÜSÜ İLE GÖRÜŞEN PARTİNİN SÖZCÜSÜ !02 Mart 2017
BÖL-PARÇALA- YUT Taktiği ve Türk Milliyetçileri28 Şubat 2017
TARİHTE YOLCULUK VE DEVLET BAHÇELİ28 Şubat 2017
Devlet Karakterli Adam27 Şubat 2017
AYRI EVLİ, AYNI HALLİ OLANLAR!26 Şubat 2017
YENİ ANAYASA VE TURAN ÜLKÜSÜ24 Şubat 2017
Kime Küfür Ettim?24 Şubat 2017
DEVLET BAHÇELİ YANLIŞ YAPTI21 Şubat 2017
EVET – HAYIR KARDEŞLİĞİNİN ADRESİ MHP21 Şubat 2017
MHP Erzurum İl Başkanı Karataş, Referandum İçin 'Evet' Dedi20 Şubat 2017
Prof. Dr. Ömer Çaha yazdı: Bahçeli’nin anayasa hamlesinin perde arkası20 Şubat 2017
Fırat Yılmaz Çakıroğlu Ege'nin boynu bükük Bozkurt'u!.20 Şubat 2017
Vatanda Birlik Yolunda "Evet"20 Şubat 2017
MHP neden “EVET” diyor?17 Şubat 2017
AKP’YE OY VERMİŞ KADINLAR(!)17 Şubat 2017
Arsız otlar çürüyecek Bozkurtum!. Allah Türk'ü koruyacak Bozkurtum!17 Şubat 2017
BOZKURTÇA BİR DUA / DEVLET BAHÇELİ DESTANI14 Şubat 2017
“Başkanlık sistemi gelirse, MHP bitecek”miş…13 Şubat 2017
ŞARLATAN FİTNEÇAĞ!13 Şubat 2017
BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ VE DEVLET BAHÇELİ13 Şubat 2017
YILDIRAY ÇİÇEK YALNIZ DEĞİLDİR, O BİZİM KANIMIZ VE CANIMIZDIR13 Şubat 2017
İT’TEN KURT, PERİNÇEK’TEN MİLLİYETÇİ OLMAZ10 Şubat 2017
Üç Hilaller…10 Şubat 2017
Yanardöner Perinçek ve Onunla Birlikte Olanlar09 Şubat 2017
OYUMUN RENGİNİ AÇIKLIYORUM!06 Şubat 2017
Ben Ülkü Ocaklıyım06 Şubat 2017
”VATAN HAİNİ” kim?04 Şubat 2017
MHP ve Bahçeli düşmanlarına04 Şubat 2017
EVET ! 01 Şubat 2017
En Muhkem Ihtar Budur Dünya'ya; Açılmalı "Ayasofya"01 Şubat 2017
İŞBİRLİKÇİ İHANET KOROSU!31 Ocak 2017
Hukukların En Kıymetlisi30 Ocak 2017
Siz , MHP’yi Ne Sanıyorsunuz29 Ocak 2017
DEVLET'in anayasasına evet!27 Ocak 2017
HALA GÖZLERİ MHP’DE!24 Ocak 2017
DERDİNİZ VATAN DEĞİL, DEVLET BAHÇELİ'NİN MAKAMI!24 Ocak 2017
“Ülkücülük” Narası Atan Şerefsizler23 Ocak 2017
Birlikteliğiniz Türk'e Karşı!20 Ocak 2017
Nedir Bu Ülkücülerden Çektiğimiz? 1+218 Ocak 2017
DEVLET BAHÇELİ NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?17 Ocak 2017
Bir adım geri duran namerttir Baba…15 Ocak 2017
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!13 Ocak 2017
Oyunları bozan adam: Devlet BAHÇELİ13 Ocak 2017
ATATÜRK VE İNÖNÜ’DE PARTİLİ CUMHURBAŞKANIYDI12 Ocak 2017
ALLAH BU DEVLETİ, BU MİLLETİ KORUSUN MHP'Yİ İKTİDARA GETİRSİN10 Ocak 2017
Anayasa ve CHP'den Y-CHP'ye10 Ocak 2017
DEMİREL: DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞI09 Ocak 2017
ZOR AMA KUTSAL BIR MESLEK09 Ocak 2017
ULUSALCIDAN KURT POSTU ÇIKMAZ!08 Ocak 2017
BAHÇELİ'YE MUTLAKA BİR SÖZ SÖYLENECEKSE, BU ANCAK TEŞEKKÜR OLMALIDIR07 Ocak 2017
Herkes Duysun: Türk'üz Biz!07 Ocak 2017
GÖZLERİNİ KAPAT EY TÜRK!06 Ocak 2017
Yazarımız Mustafa Önder;BU GAKKOŞUN ŞEHADETİ, UYANIŞTIR!06 Ocak 2017
MEMLEKET KAN AĞLARKEN, LİDERE HAKARET ETMEK ŞEREFSİZLİKTİR!...05 Ocak 2017
Devlet, Tarikatların Esaretinden Kurtarılmalıdır...01 Ocak 2017
Şansımız Tek Çaremiz: MHP ve Lider Bahçeli30 Aralık 2016
Anadolu’ya sahip çıkmak zorundayız..29 Aralık 2016
BİR EVLADI RESUL'ÜN TÜRK MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞI29 Aralık 2016
MİLLETE GİTMEKTEN NİYE KORKUYORSUNUZ?!28 Aralık 2016
PYD bitmeden, PKK terörü sona ermez…27 Aralık 2016

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH