Asgari ücret açlık sınırının üzerine çıkarılsın

25 Kasım 2016
730 Haber Okunma   0 Haber Yorum

MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2017 Yılı Bütçe görüşmelerinde, "asgari ücret, taşeron ve emeklilerin sorunları"nı gündeme getirdi.

Hükûmet çalışma hayatıyla ilgili yapısal sorunlara duyarsız kalmakta, sömürü ve kölelik düzeninden bir türlü vazgeçmediğini savunan Kalaycı yaptığı konuşmada şunları söyledi:

 

"Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüşümüz, net asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması, asgari ücretlilere büyük şehirlerde ulaşım desteği verilmesi, asgari ücretten vergi alınmaması ve ücretlilerin asgari ücret kadar gelirinin vergi dışı bırakılmasıdır. Asgari ücretin vergi dışı bırakılması prim matrahını da düşüreceğinden, işveren maliyetinde de azalmaya yol açacaktır.

 

Yalnızca çalışanların ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenmiş bir ücretin doğrudan  vergilendirilmesi  sosyal  devlet  anlayışıyla  da bağdaşmamaktadır. Bu nedenle asgari ücretin vergi yükünün kaldırılması sosyal ve ekonomik bir mecburiyettir.

 

Bugünkü asgari ücret, her zaman söylediğimiz gibi, sefalet ücretidir. TÜRK-İŞ'in Ekim ayı itibarıyla 4 kişilik bir ailenin yapması gereken gıda harcaması , sadece gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı- 1.405 lira. Buna göre, mevcut asgari ücret çalışanların gıda harcamasını bile karşılamıyor. 

 

EMEKLİLER, BORÇ BATAĞINA GİRMİŞ, GEÇİM SIKINTISI ÇEKİYOR.

Emeklilerde de biliyorsunuz, Emekli Sandığı emeklileri dediğimiz emekliler memur maaşı kat sayısına göre emekli maaşında bir artış alıyor. Diğer emekliler, SSK, BAĞ-KUR'lu dediğimiz emekliler de son altı aylık yani temmuz -aralık fiyat artışı enflasyonu kadar bir maaş alabilecek. Bu oranlara da baktığımız zaman, gerçekten, çok yetersiz artışlar söz konusu. 

 2017 yılı çalışanlar ve emekliler için sıkıntılı bir yıl olacak.Bugün emekliler aldığı aylıkla ay sonunu getiremiyor. Birçoğu borç batağına girmiş, geçim sıkıntısı çekiyor. Kendi geçinemediği gibi bir de işsiz kalan çocuklarına bakmak zorunda kalıyor. Emekli aylığı bugün milyonlarca kişinin tek gelir kaynağı. Bu parayla geçinmek mümkün mü Sayın Bakanım?

 

EMEKLİ AYLIKLARI ARASINDAKİ EŞİTSİZLİK GİDERİLMELİ

Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliklerin giderileceği sözü verildi ama maalesef bu yapılmadı. 2000 öncesi SSK emeklileriyle ilgili kısmi bir iyileştirme yapıldı. Ne BAĞ-KUR ne diğer emeklilerle ilgili bir intibak düzenlemesi  verilen  söze  rağmen  yapılmadı.  Tam  tersine,  emekli aylıklarındaki eşitsizlik özellikle 2008 yılında çıkarılan kanundan sonra iyice arttı, daha da eşitsiz hâle geldi. 

Milliyetçi Hareket Partisi olarak emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi, emekli aylıklarının artışında büyümeden pay verilmesi, emeklilere "emekli destek ödeneği" altında yılda 2 kez net asgari ücret tutarında ikramiye ödenmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz, bu çağrıda bulunuyoruz.

 

SEKİZ YILDIR EMEKLİLER PROMOSYON BEKLİYOR

Sizin daha önce basına yansıyan şekliyle "Bizim böyle bir taahhüdümüz yok." gibi de bir açıklamanız oldu. aslında şunu istiyorum: Bir önceki Başbakan Sayın Davutoğlu 21 Ekim 2015 tarihinde  emeklilerin  huzurunda  "Bankalarla  anlaşmalar  yapıyoruz. Emeklilerimiz böylece yılda en az 300 lira promosyon almaya başlayacaklar." demişti. Ne zaman? 21 Ekim 2015 tarihinde. Peş peşe bakanlar değişti, çalışma bakanları; hep umut verildi ama emekliler bugüne kadar promosyon değil hava aldı, bu konu niye bu kadar uzatıldı? Sekiz yıldır milletvekilleri dâhil çalışanlar alıyor ama emeklilere maalesef üvey evlat muamelesi yapılıyor. Bu sorunun bir an önce çözülmesini bekliyoruz.

 

 

SEÇİM ÖNCESİ TAŞERONA VERİLEN  KADRO SÖZÜ  NE OLDU?

 Bugün taşeron işçiler aşağılanıyor, taşeron işçiler küçümseniyor, taşeron işçiler eziliyor. Soruyorum: Bu, insan ticareti değil de ne? Yani, bu çağda böyle bir uygulama olabilir mi? Bu kölelik sistemi değil mi? Bunun hangi kitapta yeri var? Yıllardır oyalıyorsunuz taşeron işçileri, bunu üzülerek söylüyorum- aldatıyorsunuz. 2014 yılında 6552 sayılı Kanun çıktı,  burada  "Görevlendirildikleri  hizmetler  dışında  başka  görevlerde çalışmayacak." dendi, sonra uygulamayı ertelediniz. 

 

Hükûmet, devletin hangi hizmetlerinin asıl iş, hangi hizmetlerinin yardımcı iş olduğunu dahibugüne  kadar  belirleyemedi.  Seçimler  öncesi  "kadro"  dendi,  64'üncü Hükûmetin Eylem Planı'nda "Alt iş planı çerçevesinde asıl işlerde çalışanların kamuda istihdam edilmesine yönelik düzenleme yapılacak." denildi, kapsam daraltıldı. Daha sonra, yine, kadro müjdesi verildi, bizzat Başbakan tarafından "müjde" dendi ama taşeron işçiler önce sevindi, sonra ayrıntıları görünce hayal kırıklığına uğradı kadroya değil, sözleşmeli olarak kamuya alınacakları açıklandı. O konuda da bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı. 

 

Ortada bir gerçek var ki taşeron işçilerden siyasi rant sağlıyorsunuz, o nedenle bir türlü vazgeçemiyorsunuz. Taşeron işçilerin tamamı partiniz kanalıyla, referansıyla işe alınıyor, işten çıkarma tehdidiyle oy kullanmaya zorlanıyor, siyasi mitinglerde kadrolu eleman gibi kullanılıyor. Bu sistem bir an önce kaldırılmalı, bu kölelik sistemine, sömürü düzenine son verilmeli. 

 

 

TOPLUM YARARINA PROGRAMLARI, PARTİ YARARINA PROGRAMINA DÖNÜŞMÜŞ

 "Toplum Yararına Programlar" adı altında dokuz aya kadar varan süreyle kamuda eleman çalıştırıyorsunuz, buna "İŞKUR elemanları" deniyor ama çalıştırdıkları işe baktığın zaman kamunun işleri yani zaten Millî Eğitime, Ormana, belediyelere alınıyor. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinin yapıldığı 2015 yılında  523  bin  kişi  bu  şekilde  işe  alınmış, bakıyorsunuz, Ormana sezonda şu dönemde eleman alınıyor, belediyelere tıka basa adam dolduruluyor. Bu uygulama mutlaka gözden geçirilmeli, insanların emeği sömürülmemeli. 

Siyasi amaçla bu şekilde bir uygulama hem Anayasa'ya hem kamu mevzuatına aykırı, bu uygulamadan vazgeçmeliyiz. 

 

 

GEÇİCİ MEVSİMLİK İŞÇİLER KADRO BEKLİYOR

Geçici mevsimlik işçiler kadro bekliyor, bunlarla ilgili verilen sözler de var. 30 Mayıs 2015 tarihli Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü imza töreninde, o günkü Başbakan "Kişi, beş ay yirmi dokuz gün çalışıyor, ara veriyor. Bu, iş üretkenliğini, verimliliğini negatif etkiliyor." diyerek geçici işçilerin çalışmasının kalkacağını müjdelemiş, protokolün 9'uncu maddesine de bu amaçla madde konulmuştur. Bugüne kadar yapılan bir şey yok. Bir önceki Çalışma Bakanı Faruk Çelik Bey "Hızlı bir şekilde bu konuyu yasalaştıracağız." demişti. Yani, hızınıza da yetişilmiyor. Aradan bir sene geçti.

 

 

EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLARA İŞSİZLİK ÖDENEĞİ VERİLSİN

Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili hiç olmazsa bu işsiz kalanlardan sağlık sigortası primi alınmasın, hatta bunlara, işsiz kalanlara, emeklilikte yaşa takılıp işsiz kalanlara İşsizlik Ödeneği verilmesi suretiyle hiç olmazsa evine giren bir gelir sağlayalım, bunların mağduriyetine hiç olmazsa bu şekilde çözüm bulalım.

 

 

KADINLARA SİGORTALILIK ÖNCESİ DOĞUM BORÇLANMA HAKKI VERİLMELİ

 Kadınlara sigortalılık öncesi doğumlarını borçlandırma hakkı verilmesi lazım. Çok yoğun talep var ve bence büyük haksızlık olan bu çıraklık ve staj sürelerinin boşa gitmesi. Bunların hizmetten sayılması için, işe giriş, başlangıç tarihi olarak esas alınması için gerekli düzenleme de mutlaka yapılmalı.

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
Yazarlar Yazarlar
AnketAnket



Son YorumlarSon Yorumlar
Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber