Ana Sayfa > MHP HABER

“ASIL HEDEF TÜRKİYE’DİR, TÜRK MİLLETİDİR”
Flaş Haber
13 Kasım 2018
Bu haber 342 kez okundu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Devlet Bahçeli Macron’a sert tepki gösterdi. ‘Utanmayan bu sömürgeciler bize hangi demokrasi, barış, insanlık ve huzurdan bahsediyorlar.’ dedi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
“Hakkari’de 7 askerimiz şehit oldu. Patlamaya arızalı bir mühimmatın neden olduğu açıklandı. Durum, tahkikat sonucu ortaya çıkacaktır. Süngütepe’deki patlamada ihmal varsa sorumlular bulunup ağır şekilde cezalandırılmalıdır… Tunceli’de donmak, Hakkari’de yanmak kaderimiz olmamalıdır.
 
Emperyalist güçler dağılmamızı projelendirdiler, çok şükür buna karşı durduk. Bölünmemizi planladılar, kenetlenerek planlarını buruşturup yüzlerine fırlattık. Başaramadılar, milli haysiyetimize leke süremediler. Ancak hala vazgeçmiyorlar. Bu amaca hizmet etmek için terör örgütlerini tembihleyerek emellerini diri tutuyorlar. Uyuyor muyuz yoksa uyanık mı bunu araştırıyorlar… Türkiye’ye kafa tutan kim olursa olsun doğduğuna doğacağına pişman etmek tarihi görevdir.
 
ABD’NİN KOYDUĞU PARA ÖDÜLÜ
Türkiye’nin hayat damarlarını kesmek istiyorlar, oyun kuruyorlar. Emperyalizm, terörizmi siyasi ve stratejik amaçların doğrultusunda kullanıyorlar. ABD de terör örgütleriyle aynı hizaya girmekten rahatsız olmuyor. 3 terör örgütü üyesiyle ilgili para ödülü vermeyi açıkladı ABD. Bu niyet ve zamanlama itibarıyla kuşku vericidir. YPG’yi PKK’nın aksine terör örgütü olarak tanımadıklarını söylediler. İşin püf noktası budur. Bu yeni bir aldatma serüvenidir. 
 
Tüm dünya bilir ki PKK eşittir YPG’dir… Bu para ödülü YPG’yi perdelemek, gözlerden uzak tutmak demektir. Bir dolarlık FETÖ’cüler neyse YPG ve PKK’lı teröristler aynısıdır… İsmi ne olursa olsun Türkiye’ye silah doğrultmuş hangi örgüt varsa yok edilmesi sonuna kadar meşrudur, müstahaktır. Ödül yemi ‘vahşi batı’ alışkanlığıdır. Merak ediyoruz, bu ödül parasının sponsoru kim olacaktır… 6 Kasım’da demokratik uyarı alan Trump yönetiminin, karşılıklı egemenlik haklarına riayet eden bir politikaya dönüş yapması beklentimizdir.
 
Çengelköy ve Kuleli davasında mütalaa Çengelköy ve Kuleli davasında mütalaa
 
“ASIL HEDEF TÜRKİYE’DİR, TÜRK MİLLETİDİR”
ABD’nin İran’a uyguladığı haksız yaptırım kararları ve Cemal Kaşıkçı olayı hep aynı kapıya açılmaktadır. Ortadoğu’nun kargaşaya ve krize sokulması büyük bir tehdaittir. 1. Dünya Savaşı’nın gerilim ve sancıları henüz geçmiş değildir. Asıl mesele Türkiye’nin çözülüp çözülmeyeceğidir. Asıl hedef Türkiye’dir, Türk milleti ve Türk vatanıdır. Yabancı odaklar ve yerli işbirlikçileri batışımızı projelendirilmişlerdir… Terörizme karşı bir olacağız, zalimlere karşı dimdik duracağız…
 
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,"Hiç kimse karanlıktan göz kırpmasın, istismardan çıkar elde etmeye kalkışmasın. Hiç kimse ne tarihi kazanımlardan ne de inançlarımızdan husumet türetmeye cüret etmesin, bunu aklından dahi geçirmesin. Atatürk de bizimdir, Ankara’da bizimdir, Cami de bizimdir, Cemevi de bizimdir, doğulusu da biziz, batılısı da biziz, güneylisi de bizden, kuzeylisi de bizim ayrılmaz bir parçamızdır. Biz, kuvveden fiile geçeli asırlar olmuş büyük Türk milletiyiz."dedi.
 
İşte o konuşmanın tam metni;
"Değerli Milletvekilleri,
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli Basın Mensupları,
 
Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızın hemen başında hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyor, başarılı bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.
 
Televizyon ekranlarından bizleri izleyen aziz vatandaşlarımıza, Türk ve İslam coğrafyalarında var oluş mücadelesi veren kardeşlerimize her zaman olduğu gibi şükranlarımı sunuyorum.
 
Geçtiğimiz hafta Cuma günü akşam saatlerinde, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine 40 km uzaklıkta bulunan Süngütepe Üs Bölgesi’ndeki bir mühimmat deposunda milletimizi acıya boğan bir patlama meydana gelmiştir.
 
Maalesef 7 Mehmedimiz şehit olurken, 25 Mehmedimiz de yaralanmıştır.
Tablo kahredici boyuttadır.
Söz konusu patlamaya, top atışı esnasında arızalı bir mühimmatın neden olduğu açıklanmıştır.
 
Arızalı mühimmatla ilgili tespitin yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa arızanın giderilip giderilmediği, giderilemediyse envanterden neden düşülmediği elbette teknik inceleme, başlatılan adli ve idari tahkikat sonucunda ortaya çıkarılacaktır.
 
Hatırlarsanız, 5 Eylül 2012’de Afyonkarahisar ilimizde bulunan Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası’nın cephanelik bölümünde patlama yaşanmış, 25 evladımız şehit düşerken, 3’ü sivil olmak üzere 11 evladımız da yaralanmıştı.
 
Yeni bir mühimmat depo felaketine maruz kalmamız hakikaten düşündürücü ve yürek yaralayıcıdır.
Demek ki, Afyonkarahisar faciasından gerekli ders ve sonuçlar çıkarılamamıştır.
Mühimmat depoları Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hassas ve kritik alanlarıdır.
Cephanelerin mahfuz tutulup muhafaza altına alındığı kısımlarda en ufak dikkatsizlik, tedbir ve titizlikteki en küçük ihmal vahim sonuçlara davetiye çıkaracak, kapı aralayacaktır.
 
Mehmetlerimizin canı devlete emanettir.
Vatan görevini yapan her evladımız bizim için paha biçilemez önemdedir.
 
Şayet 7 kahramanımızın şehadetine yol açan Süngütepe Üs Bölgesi’ndeki patlamada herhangi bir ihmal, herhangi bir atalet ve gevşeklik varsa sorumlular bulunup ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
 
Kaldı ki, Afyonkarahisar’daki patlamanın müsebbipleri bu yılın başında gerekli cezaları almışlardır.
Esasen Süngütepe’deki mühimmat deposunda yaşanan şiddetli patlamanın makul ve mantıklı izahını sabırla beklediğimizi de özellikle belirtmek isterim.
 
Tunceli Nazımiye’de donmak, Hakkari Şemdinli Süngütepe’de yanmak kaderimiz olmamalıdır.
Ayrıca 11 Kasım 2018 Pazar günü, Şırnak’ın Görmeç Köyü kırsalında icra edilen bir operasyon sırasında, teröristlerin Gabar Dağı Geverkaya Tepe Bölgesine tuzakladıkları el yapımı patlayıcıların infilakı sonucunda 2 kahramanımız şehit olmuş, bir kahramanımız da yaralanmıştır.
 
Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
 
Muhterem ailelerine, fedakâr silah arkadaşlarına, büyük Türk milletine sabır ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Bugün var isek şehitlerimizin sayesindedir.
Bugün yaşıyorsak şehit ve gazilerimiz, canlarını, kollarını, bacaklarını, gözlerini kaybettikleri içindir.
 
Bilinsin ki, şehitlerimizin duası biz olacağız.
Gazilerimizin kolu, bacağı, gözü, eli, ayağı biz olacağız.
 
Can verip, kan verip, gönül verip, nefes verip, tertemiz toprağa uzanan kahramanlarımızın mücadelelerine halel getirmeyeceğiz, geride bıraktıkları emanetlerini yalnız ve sahipsiz bırakmayacağız.
 
Diyorum ki, şehitler ölmedi, ölmez; vatan bölünmedi, bölünmez, bölünmeyecek.
 
Değerli Arkadaşlarım,
 
Türk milleti asırlardır üzerinde yaşadığı kutlu topraklarda var olmanın, birlikte ve beraberce yaşamanın hedef ve heyecanıyla dolup taşmaktadır.
Bunu hazmedemeyen emperyalist güçler dağılmamızı projelendirdiler, çok şükür direnerek karşı koyduk.
 
Parçalanmamızı kurguladılar, devleşen mücadelemizle engel olduk.
 
Bölünmemizi, birbirimize düşmemizi, birbirimizden kopuşumuzu planladılar; kenetlenerek, kavlimiz ve kaderimiz bağımsızlıktır diyerek işgal planlarını buruşturup yüzlerine fırlattık.
 
Hangi meşum ve melun vasıtayı kullanırlarsa kullansınlar başaramadılar, nitekim Türk milletinin milli haysiyetine leke süremediler, gölge düşüremediler.
 
Bir öldüysek bin dirildik.
İstiklalimizden, tarihi ve egemenlik haklarımızdan asla taviz vermedik.
 
Ancak hala durmuyorlar, hala vazgeçmiyorlar, hala pes etmiyorlar.
Ülkemizi teslim almak, milli bekamızı sakatlamak için her tahrikten, her tertipten istifadenin peşindeler.
 
Bu amaca hizmet etmek için terör örgütlerini teşvik edip tembihleyerek mazisi yüz yılları bulan vahşi emelleri diri tutuyorlar.
 
Gözler üstümüzde, bütün dikkatler bizde.
Suskun muyuz, yoksa şuurlu mu, buna bakıyorlar.
Durgun muyuz, yoksa atılgan mı, bunu değerlendiriyorlar.
Korkak mıyız, yoksa sabırlı mı, bunu analiz ediyorlar.
Uyuyor muyuz, yoksa uyanık mı, bunu araştırıyorlar.
 
Türk milletini tanımayanlar, asaletini anlamayanlar, hayallerini, ilkelerini ve ülkülerini idrakte zorluk çekenler mutlaka rezilliklerinin içinde boğulup gideceklerdir.
Bu kaçınılmaz akıbete Türk ve Türkiye düşmanları eninde sonunda mahkûm olacaktır.
 
Merhum Dündar Taşer’in dediği gibi “biz çadırımızı sırtlanların yolu üstünde kurmuşuz.”
Ancak önümüze çıkan ister sırtlan, ister çakal, isterse de cani olsun; Türk milletine meydan okuyan, Türkiye’ye kafa tutan kim olursa olsun tepesine binmek, hakkından gelmek, doğduğuna doğacağına pişman etmek milli şerefin bizlere yüklediği tarihi görevdir.
 
Ecdadımız bu görevi hiçbir zaman ağırdan almadı, asla da yüksünmedi.
Tarih boyunca adam gibi yaşadık, imanla yaşadık, mertçe yaşadık, onurlu ve omurgalı hayat çizgisinden kesinlikle ayrılmadık.
 
Türkiye’nin hayat damarlarını kesmek istiyorlar.
Etrafımızı kuşatmaya almak için uğraşıyorlar.
Bitmek bilmeyen mütecaviz akın ve akımlarla oyun kuruyorlar, milli bünyemizi kundaklamaya çalışıyorlar.
 
Emperyalizm, terörizmi ve terör örgütlerini siyasi ve stratejik amaçları doğrultusunda acımasızca kullanıyor, arsızca seferber ediyor.
Özellikle ABD terör örgütleriyle aynı hizaya girmekten rahatsızlık duymuyor, aynı karanlık senaryonun aktörleri olmaktan gocunmuyor.
Bildiğiniz gibi, Washington yönetimi, Kandil çetesinin 3 hain elebaşıyla ilgili kimlik ya da yer tespitini mümkün kılacak bilgiler karşılığında toplam 12 milyon dolarlık para ödülü vermeyi geçen hafta açıklamıştır.
Teröristlerin başına ödül koyulması sahip olunan niyet ve zamanlama itibariyle oldukça kuşku vericidir.
 
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, YPG’yi PKK’nın aksine terör örgütü olarak tanımadıklarını söylemiştir.
Bahçeli’den Diyanet İşleri Başkanı’na tepki!
Meselenin püf noktası da burasıdır.
Geçen haftaki Grup Toplantımızda açıkça sormuştum;
YPG, PKK’dan nasıl ayrılacaktır?
PKK, PKK’dan nasıl ayrıştırılacaktır?
Buna inanmamız nasıl beklenecektir?
ABD’nin YPG’yi kollayıp PKK’yı hedef haline getirmesi tamamen kandırmaca, yeni bir aldatma serüvenidir.
Dünya alem bilmektedir ki, PKK eşittir YPG’dir.
YPG’yi kuran ve kumanda eden Kandil ve mücavir alanlarda mukim PKK terör örgütüdür.
 
ABD, YPG’yi silahlandırmakta, eğitim desteği vermektedir.
ABD’li askerler YPG’lilerle kolkola devriye turu atmakta, beraber yiyip içmektedir.
Suriye Demokratik Güçleri isimli paravan örgütün içine yuvalanan YPG’ye her türlü imkanı sunmakta, her kolaylığı sağlamaktadır.
 
ABD ile YPG arasında Irak ve Suriye’nin paylaşılması hususunda derin bir anlaşma, alçak bir paslaşma vardır, tüm yönleriyle meydandadır.
Güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen terör devletinin alt yapı çalışmaları, bina faaliyetleri sinsice, kurnazca, kalleşçe devam etmektedir.
Açık ve ortadadır ki, PKK’lı teröristlerin başına ödül koymak, PYD/YPG’yi perdelemek, gözlerden uzak tutmak demektir.
Ederi 12 milyon dolar olduğu ilan edilen canilerin işin özünde bizim nezdimizde delikli kuruş kadar değeri yoktur.
 
1 dolarlık FETÖ’cüler neyse YPG’li ve PKK’lı teröristler aynısıdır.
ABD bölgemizde karıncayı bile izlerken, herkesi gözetlerken, kimin ne yaptığını takip ederken 3 PKK’lının yerini mi bilmeyecektir?
Eğer bilmiyorlarsa, eğer görmüyorlarsa ya uyduları bozulmuş, ya da gaflet uykusuna bulanmışlardır.
 
Başlarına ödül koydukları PKK’lılarla sabah akşam beraber olan, mağara deliklerinde, yer altı tünellerinde teröristlerle karşılıklı bağdaş kurup oturan ajanları da mı Washington yönetimini bilgilendirmekten acizdir?
ABD yönetimi YPG’yi saklayıp PKK’yı sobelemekle milletimizin gözünü boyayacağını, akılları çeleceğini, sempati uyandıracağını zannetmesin.
 
YPG demek PKK demektir, ölüm demektir, bebeklere sıkılan kurşun, mazlumlara hıyanet demektir.
YPG’yi PKK’yla savaştırmaktan bahsedenler zeka özürlü değilse, kesinkes riya ve yalan kapanına sıkışmışlardır.
YPG’nin yuları Kandil’in elindedir.
YPG de teröristtir, PKK da teröristtir.
Aralarında hiçbir fark yoktur.
Sahneye sürülen yeni ve vandal oyuna Türkiye asla düşmeyecektir.
YPG’yle birlikte planı yapılan sözde Kürdistan devletine, hatta büyük İsrail tasarımına Türkiye Cumhuriyeti bedeli ne olursa olsun izin vermeyecektir.
 
PKK’nın isim olarak miadı dolmuş, bütün cinayet ve hıyanet müktesebatı YPG’ye devredilmiş olabilir.
Hatta PKK’yı kuran ve kurduran muhasım odaklar için terör faaliyetlerinin YPG üzerinden devamı da planlanıp sağlanabilir.
Ancak ismi ne olursa olsun, Türkiye’ye silah doğrultmuş, Türk milletinin bekasına saldırmış ve kast etmek için kuyruğa girmiş hangi örgüt varsa düşmandır, yok edilmesi sonuna kadar meşrudur, mubahtır, müstahaktır.
 
Ödül yemi Vahşi Batı alışkanlığıdır.
Acaba ödül avcıları bundan sonra ne yapacaklar, teröristleri ne zaman derdest edip ödüle hak kazanacaklardır?
Merak ediyoruz, bu ödül parasının sponsoru kim olacaktır?
ABD kara mizaha dönen politikalarını revize etmedikçe, terörle arasına mesafe koymadıkça, bilinmelidir ki, YPG demek hem PKK hem de ABD demek olacaktır.
 
Önümüzde başka bir seçenek kalmamıştır.
6 Kasım Kongre ara seçiminden sonra demokratik bir uyarı alan Trump yönetiminin vakit geç olmadan, sağduyulu ve soğukkanlı şekilde, karşılıklı egemenlik haklarına hürmet eden bir siyaset anlayışına dönüş yapması arzu ve beklentimizdir.
 
Komşu ülkelerin sınır ve haritalarıyla oynamaya kalkışarak Türkiye’yi kafeslemek için zaman ve zemin yoklamak; bunu da kukla ve maşa örgütler IŞİD, PKK, YPG’yle yapmak vahşettir, kaostur, ateşle oynamaktır.
 
Türkiye müttefiklik hukukuna her türlü olumsuzluğa ve aleyhe gelişmeye rağmen saygı duymuş, riayet göstermiştir.
Aynı tutum ve tutarlılığı ABD’den beklemek en tabii hakkımızdır.
ABD’nin İran’a uyguladığı haksız yaptırım kararları, akıl ve insanlığın reddettiği, üstelik barbarlıkta zirveye çıkan yöntemlerle katledilen gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı, etnik ve mezhebi kamplaşmalar, Fırat’ın doğusundaki provokasyonlar hep aynı kapıya açılmaktadır.
 
Ortadoğu’nun kargaşa ve krize sokulması, Arap Baharı’yla birlikte kırılan fay hatlarının yeni cephe hatları olarak değerlendirilmesi bölgesel huzur ve barış açısından büyük bir tehdittir.
 
Dünya, Soğuk Savaş döneminden çıksa da, sıcak çatışma ve asimetrik hesaplaşmaların tuzağına çoktan düşmüştür.
Bize göre 1.Dünya Savaşı’nın gerilim ve sancıları henüz geçmiş ve geride bırakılmış değildir.
 
Paylaşım kavgaları, hâkimiyet mücadeleleri ağırlaşarak, şiddetlenerek, hatta dehşet verici bir sarmala bürünerek devam etmektedir.
Burada asıl mesele Türkiye’nin çözülüp çözülmeyeceği, milli birlik ve dayanışma ruhunun canlı kalıp kalmayacağıdır.
Bu itibarla asıl hedef Türkiye’dir, Türk milletidir, Türk vatanıdır.
 
Tarihin akışını değiştirmek isteyen yabancı odaklar ve yerli işbirlikçileri; gönül, inanç ve kültür coğrafyalarımızla bağımızı koparmayı, kendi içimize kapanarak batışımızı ve bölünüşümüzü projelendirmişlerdir.
 
Sevr’de bunu dayatmışlardı, ne var ki Lozan’da püskürttük.
Topraklarımızı işgal etmişlerdi, savaş meydanlarında esarete itiraz ettik, çok güçlü şekilde hayır dedik.
İnanarak söylüyorum, Türkiye’nin tamam demediği, boyun eğmediği, rıza göstermediği hiçbir emperyalist senaryo bugünkü şartlarda hayata geçemeyecektir.
 
Bunu bildiklerinden dolayı Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve diplomatik kanallardan önünü kesmek, irade ve istikbaline ipotek koymak gayesiyle her iğrençlikten, her ilkellikten medet ve menfaat umuyorlar.
Türkiye düşmeden, insanlık düşmeyecek, bölgemiz devrilmeyecektir.
Güvence büyük Türk milleti, yegane güç Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Suriye’yi Türkiye’ye taşımaya, Türkiye’den bir Irak çıkarmaya, Ortadoğu’nun kanlı hesaplaşmalarını Anadolu’ya teşmil etmeye gayret ve heves edenleri acıklı bir son, tıpkı kurtuluş yıllarında olduğu gibi inanmış ve can pahasına da olsa geri adım atmayacak kahraman bir millet beklemektedir.
 
Terör örgütleriyle amansız ve tavizsiz mücadele edilerek Fırat’ın doğusu da, batısı da tertemiz yapılmalı, ülkemizi çembere almak için çırpınan mihraklara dünyanın kaç bucak olduğu gösterilmelidir.
 
Medeniyetler ve milletler mücadelesinde yenilmeyeceğiz, eğilmeyeceğiz, mahcup düşmeyeceğiz.
Terörizme karşı bir olacağız, zalimlere karşı dimdik duracağız.
Biz Türkiye’yiz, biz Türk milletiyiz, biz kahraman ve dualı bir ecdadın şerefli ahfadıyız.
 
Değerli Milletvekilleri,
 
Eğer bir milletin fertleri kendi tarihleri hakkında düşünceye sahiplerse tarih şuuru tezahür ve tecelli etmiş demektir.
 
Merhum Hocamız Erol Güngör’ün değerlendirmesi bu şekildedir.
Tarih şuuru, tarih birliğinden, tarih eskiliğinden daha önemlidir.
Şuur varsa huzur vardır, muhayyile uyanık, müstahkemin ufku parlaktır.
 
Yine Merhum Güngör Hocamız demişti ki: “Milliyetçilik esas itibariyle tarih hakkında bir yorum ve bu yoruma bağlı olarak öngörülen pratiklerden ibarettir.”
Ayrıca milliyetçiliğin bir memleketteki milli kültüre dayandığını tam isabetle dile getirmişti.
 
Tarih her yönüyle yaşanıp bitmiş olaylar mecmuu, üzeri düğümlenip örtülmüş muhtasar ilişkiler mevzu değildir.
 
Yaşayan tarih telakkisi kapsamında gelecek geçmişin gölgesinde ve güvencesinde vasat bulmaktadır.
Bütün dünler bugünleri aydınlatan gür meşalelerdir.
 
Tarih şuuru anlam bunalımına çaredir, ahlak ve aidiyet krizine çözümdür, köksüzlüğe reçetedir, kimliksizliğin şifa kaynağıdır.
Tarihi şuurla özümseyip idrak edemezsek gelecek hakkında konuşacak ne hakkımız ne de yüzümüz olacaktır.
 
11 Kasım 2018 tarihinde 1.Dünya Savaşı’nı sonlandıran ateşkes antlaşmasının yüzüncü yıldönümü Paris’te çeşitli etkinliklerle anılmıştır.
 
Peki Ortadoğu’daki şiddet ve savaşın bitişi ne zaman anılacaktır?
Paris’te toplananların alayı birden yüz yıl öncesi için sahte üzüntülerini paylaşırken, şu anda Ortadoğu’da yaptıkları için acaba ne diyeceklerdir?
 
Paris’teki anma toplantılarında milliyetçilik adeta öcü gibi gösterilmiş, neredeyse nefret objesi gibi takdim edilmiştir.
 
Fransa Cumhurbaşkanı milliyetçiliği vatanseverliğe ihanet olarak tanımlamış, Almanya Başbakanı at gözlüğü takan milliyetçiliğin tekrar hortlamasından korktuğunu dile getirmiştir.
 
Bu ülkelerin dünyanın yıkımından, insanlığın felaketinden birinci derecede mesul olmalarını görmeden milliyetçiliği suçlamaları hezeyanın ötesinde hüsran verici bir cehalettir.
 
Madem milliyetçilik vatanseverliğe ihanet ise, Fransa’nın deniz aşırı sömürge faaliyetlerine hala devam etmesi, buralarda yaşayıp vatanlarını seven insanların haklarını gasp etmesi nasıl izah edilecektir?
 
Bu kadar insancıl ve barışsever olan Fransa, mesela 1920’lerde Çukurova’da ne arıyor, ne geziyordu?
Sömürgecilik başka şeydir, milliyetçilik başka bir şeydir. Bu ayrımı bilmeyen akıl fukarasıdır.
Bu ikisini karıştırmak, bir ve aynı görmek Fransa horozuna tavuk kostümü giydirip yumurtlamasını beklemek kadar aptalca ve ahmakçadır.
 
1.Dünya Savaşı’nda yaklaşık 20 milyon kişi hayatını kaybetmişti.
21 milyon kişi yaralanmıştı.
Dünya üzerinde yaşanan tahribat korkunç boyutlara ulaşmıştı.
 
28 Temmuz 1914’de başlayan savaş, 11 Kasım 1918’de Fransa’da, bir demiryolu vagonun içinde imzalanan ateşkes antlaşmasıyla son bulmuştu.
Yüzüncü yıldönümü anılan bu ateşkes antlaşması aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun da ölüm fermanı olmuştu.
 
Savaşı önce başlatmışlar, sonra da keyifleri yetince, bölüşmeyi yapınca bitirmişlerdi.
 
1.Dünya Savaşı’nın ne başlamasında, ne de son buluşunda İmparatorluğumuzun hiçbir dahli, hiçbir payı olmamıştı.
 
Ancak en büyük bedeli biz ödemiştik.
En çok acıyı biz çekmiştik.
En fazla külfete biz katlanmıştık.
Hafıza kayıtlarımızı tazelemek, 1.Dünya Savaşı’na tekemmül etmiş bir tarih şuuruyla bakmak Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in görev ve sorumluluğudur.
 
Osmanlı Beyliği, 1299’da Söğüt ve çevresini kapsayan 5 bin 631 kilometre karelik bir alanda kurulmuştu.
 
Beylik aşamasından devlet aşamasına geçtiğinde Osmanlı’nın sahip olduğu toprakların yüzölçümü 95 bin kilometre kareye ulaşmıştı.
 
Osmanlı İmparatorluğu, en geniş sınırlarına ulaştığı 1699 yılında etki alanlarıyla birlikte 24 milyon kilometre karelik bir coğrafyada hüküm sürüyordu.
Bu dönemde Akdeniz’in dörtte üçü, Kızıldeniz ve Karadeniz’in tamamı, Balkanların ve Basra Körfezi’nin büyük bir kısmı İmparatorluğun egemenliği altındaydı.
 
Osmanlı Beyliğinin kurulduğu 1299 yılından Karlofça Antlaşması’nın imzalandığı 1699 yılına kadar geçen 400 yıllık zaman içinde, yani 146 bin günde, 23 milyon 994 bin kilometre kare toprak kazanılmıştı.
Bir diğer ifadeyle bu zaman sürecinde her gün 164 kilometre kare toprak denetim ve kontrolümüze geçmişti.
 
Günümüzde, Osmanlı İmparatorluğu’nun hükmettiği topraklar üzerinde 64 ülke ve özerk bölgenin bulunduğu dikkate alındığında ne kadar güçlü ve muktedir bir tarihe sahip olduğumuz gayet net olarak görülebilecektir.
 
Ne üzücüdür ki, zirve noktası olan Karlofça Antlaşması aynı zamanda gerilemenin de miladıdır.
 
1699’dan 12 Ağustos 1914’e kadar geçen 215 yıllık sürede yaklaşık 20 milyon kilometre kare toprak kaybettik.
Bir başka ifade ile 215 yılda Osmanlı İmparatorluğu her gün 255 kilometre karelik toprağı yitirmiştir.
 
12 Ağustos 1914’ten 30 Ekim 1918 Mondros hezimetine kadar geçen 4 yıllık süre zarfında ise, yani 1461 günde, toplam 3 milyon 214 bin 200 kilometre karelik toprak elimizden kayıp gitmiştir.
Bu 1461 günlük süreç içerisinde her gün 2 bin 200 kilometre kare toprak kaybedilmiştir.
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme döneminde günde yaklaşık 255 kilometre karelik bir alan kaybına karşı, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı yılları arasında günlük toprak kaybımız bunun yaklaşık 9 katına ulaşmıştır.
 
Yani tam bir felakettir.
Her beş ayda bir Almanya,
Her dört buçuk ayda bir İtalya,
Her üç buçuk ayda bir İngiltere,
Her iki ayda bir Yunanistan,
Her on dokuz günde bir Hollanda/İsviçre,
Her on dört günde bir Belçika,
 
Her beş günde bir Lübnan kadar büyüklükteki toprak parçası hâkimiyetimizden çıkıp gitmiştir.
 
Üstelik, Allah muhafaza, Sevr Antlaşması sonuç verseydi;
Batı Anadolu, İzmir ve havalisi dahil, Trakya’nın bir bölümü Yunanlılara,
Rodos, 12 Adalar, Akdeniz ve Ege bölgelerinin büyük bir kısmı ile Konya yöresi İtalyanlara,
Sivas, Malatya, Adana, Mardin, Urfa, Maraş, Antep ve Suriye Fransızlara,
Musul, Kerkük dahil Irak ve Arabistan yarım adası İngiltere’ye verilecek,
Doğubayazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan'ı içine alan bir Ermenistan tesis edilecek,
Irak ve Suriye arasında bir Kürdistan kurulacak,
 
Türklere de kala kala, Orta Anadolu Bölgesi ile Karedeniz Bölgesi’nin bir kısmından ibaret yaklaşık 200 bin kilometre karelik bir alan kalacaktı.
Hesap buydu, plan buydu, hedef buydu.
Bu durum karşısında yaşa yaşayabilirsen, kırk satır mı kırk katır mı?
Fakat Türk milleti enkazın içinde doğrulmayı bildi, bağımsızlığı namus belledi, Türkiye Cumhuriyeti devletini eşsiz cesaretiyle, engin ve inanmış mücadelesiyle kurmayı başardı.
Biz 1.Dünya Savaşı’nı bitiren makus antlaşmanın nesini ve neyini anacağız?
 
Kaybettiğimiz İmparatorluğumuzun ardından oh iyi oldu mu diyeceğiz?
Neresini tutup neyine saygı duyacağız?
Osmanlı’nın cellatlarından ne duyacağız, neyi öğreneceğiz?
 
Türk milletine hayat hakkı tanımayan, Türklüğü Anadolu’dan çıkarmak için el ovuşturan, ecdadımıza haysiyetsizce hücum eden müstevliler, acaba yaptıkları kötülüklerden, döktükleri kanlardan, çaldıkları topraklardan hiç pişmanlık duymuşlar mıdır?
Bize Macron ne söylüyor? Merkel ve diğerleri ne anlatıyor? Söyleseler bile inandırıcılıkları ve itibarları olacak mı?
 
Türkiye’yi siyasi oyunlar oynamakla itham eden Fransız zihniyeti asıl oyunları, asıl içten pazarlıkları, asıl ikiyüzlülükleri kendilerinin sahnelediğini ne zaman görüp kabullenecek?
 
1.Dünya Savaşı’nın mirası üzerine utanmadan kapaklanıp konan bu sömürgeciler, bize hangi demokrasiden, hangi barıştan, hangi insanlık ve huzurdan bahsediyorlar?
 
Az evvel de ifade ettiğim gibi, 1.Dünya Savaşı bitmiş falan değildir.
Kanlı sayfa açıktır, çatışmalar ve çekişmeler sadece bünye değiştirmiştir.
Bir damla petrol için devasa medeniyet ve tarihi birikimlere savaş açanlar bu dünyada değilse, mahşerde yaptıklarının bedelini mutlaka ödeyeceklerdir.
 
Allah’ın sopası yoktur ve adaleti tartışmasızdır.
Çekildiğimiz hiçbir toprak parçasında, hiçbir coğrafyada huzur yoktur, umut yoktur, adalet yoktur, barış yoktur, saadet ve selamet yoktur.
 
Ahımızı alanlar bu dünyada gün yüzü görememişler, ilelebet de göremeyeceklerdir.
 
Bu nedenle, Paris’te yüzüncü yıldönümü anılan ve infazımızın ilanı demek olan malum ateşkes antlaşması bizim ayaklarımızın altındadır, hiçbir ahlaki, vicdani ve manevi hüküm ihtiva etmemektedir.
 
Muhterem Arkadaşlarım,
Hassasiyetlerimiz kaşınıyor, değerlerimiz aşındırılıyor.
Toplumsal gerginlikler, fikri ayrılıklar, ideolojik farklılıklar kamçılanıyor, devamlı kanatılıyor.
 
Laik-anti laik, inanan-inanmayan- Sünni-Alevi, Türk-Kürt ayrımı körükleniyor, milli ve tarihi değerlerimiz üzerinden kutuplaşmalar alçakça kışkırtılıyor.
Atatürk’ü sevenler-sevmeyenler cepheleşmesi tehlikeli şekilde tırmandırılıyor.
 
Anıtkabir ile Kocatepe arasında aşılmaz bariyerler dikilip, çift taraflı nifak kazıları yapılıyor.
Bu yanlıştır, vahimdir, art niyetliliktir, cepheleşme tetikçiliğidir.
 
5 Şubat 2008 tarihli Meclis Grup Toplantımızda şöyle haykırmıştım:
 
“Milliyetçi Hareket Partisi, kimseyi asla bir tercihe ve taraf olmaya zorlamadan, her ikisini de en yüksek seviyede benimseyen ve temsil eden, bu değerler arasındaki rabıta ve bağın kopartılmasına asla izin vermeyen duruşu ile Anıttepe ile Kocatepe arasına çekilmiş çelikten bir halattır.”
 
Hiç kimse karanlıktan göz kırpmasın, istismardan çıkar elde etmeye kalkışmasın.
Hiç kimse ne tarihi kazanımlardan ne de inançlarımızdan husumet türetmeye cüret etmesin, bunu aklından dahi geçirmesin.
Atatürk de bizimdir, Ankara’da bizimdir, Cami de bizimdir, Cemevi de bizimdir, doğulusu da biziz, batılısı da biziz, güneylisi de bizden, kuzeylisi de bizim ayrılmaz bir parçamızdır.
 
Biz, kuvveden fiile geçeli asırlar olmuş büyük Türk milletiyiz.
 
Türkiye’yi tehlikeli bir girdaba çekmek için pusuya yatanlar Anıtkabir ile Kocatepe arasında fitne hatları oluşturmaya, bozgunculuk yapmaya, milli duyguları ve manevi duyarlılıkları pis oyunlarına alet etmeye asla kalkışmasınlar.
 
Çünkü bedeli çok ağır olacaktır, bunun altından da kalkamayacaklardır.
 
Maalesef gelişmeler ve gidişat hayra alamet değildir.
İç bunalıma yatırım yapan, birlik ve beraberliğimizi çürütmeye çalışan bir dip akıntı gün geçtikçe hız ve yaygınlık kazanmaktadır.
 
Atatürk üzerinden Cumhuriyetle hesaplaşılmaktadır.
Atatürk bahanesiyle mukaddesatımıza tahammülsüzlük sergilenmektedir.
İki ayrı kampa ayrılanlar gittikçe azgınlaşmaktadır.
Türklük üzerinden milletle hesap görülmektedir.
 
Bitmiş ve kapanmış Türkçe ezan tartışmalarıyla maneviyatımız sömürülmekte, milli ve manevi değerlerimiz örselenmektedir.
 
Bir grup kiralık ve görevli siyasetçi, sözde uzman, yarım aydın zehir saçmakta, milletimizi tahrik etmektedir.
 
Türkiye üzerinde kumar oynanmaktadır.
Bir yanda bunlar oluyorken, diğer yanda Diyanet İşleri Başkanı’nın geçen hafta gerçekleştirdiği esef verici bir ziyareti tartışmaların odağına oturmuştur.
 
Diyanet İşleri Başkanı, 9 Kasım saat 14.30’da cüppesini giyip, eline de vereceği hediyesini alarak Atatürk’e hakaret eden, Yunan tezlerine methiyeler düzen fesli Türk düşmanını ziyarete gitmiştir.
 
Bunun tamamen insani duygularla yapılan hasta ziyareti olduğu bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanmıştır.
 
Kimin nereye gideceği, kimin kiminle görüşeceği veya düşüp kalkacağı, hangi maksatla buluşacağı bizim meselemiz ve ilgi alanımız değildir.
Herkes beşeri münasebetlerinde toplumsal adap ve ahlaki ölçülere uyduğu sürece özgürdür.
 
Anlayamadığımız, tuhafımıza giden, garipsediğimiz husus, Diyanet İşleri Başkanı’nın, fesli provokatörü ziyaret tarihindeki manidarlıktır.
 
Diyanet İşleri’nin Sayın Başkanı, sorarım sana, meczubu ziyaret tarihi olarak bula bula 9 Kasımı mı buldun?
Yılın diğer günlerinin suyu mu çıktı? Diğer tarihler torbaya mı girdi?
Durdun durdun da 10 Kasım’dan bir gün önce mi hasta ziyaretini hatırına getirdin?
 
Mustafa Kemal’e ne inançlarımıza ne de kültürümüze uymayacak şekilde bühtanla saldıran şahsı 10 Kasım’ın arifesinde ziyaret etmek nasıl bir aklın, nasıl bir çarpıklığın mahsulüdür?
 
10 Kasım saat 9’u 5 geçe kenefe gidin diyen, Yunan galibiyetine özlem çeken bir çukur şahsiyete geçmiş olsun demek, bunu da milletimize kafa tutar gibi uluorta yapmak fesli münafığı manen onaylamak, yanında olmak, arka çıkmak değil midir?
 
Ne istiyorsunuz Cumhuriyet’ten?
Atatürk düşmanlarına zırh olmak gayeniz nedir?
Diyanet İşleri Başkanlığı görevi Türkiye Cumhuriyeti’ne söven, kurucu değerlere ihanet eden, kurucu şahsiyetlere galiz ifadelerle yüklenen vatansızları aklama, anma ve alkışlama görevi değildir.
 
Aksi tavır ayıptır, günahtır
Türk milletinin ortak değerlerine saldıranlara maneviyatımızda cevaz yoktur, yer yoktur, hoşgörü olamayacaktır.
 
Hangi kurumuş vicdan, hangi satılmış ruh, hangi işgal artığı varsa duysun ve bilsin ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletimizin ortak değeridir.
Bu gerçek değişmeyecektir.
Ancak, Atatürk üzerinden, Anıtkabir’e gelen kalabalıklar gerekçesiyle yeni bir karşıtlık oluşturmaya, yeni bir güç devşirmeye de hiç kimse heves etmemelidir.
 
Bu yolun sonu karanlıktır, çıkmazdır, hüsrandır, buhrandır.
Tartışmaların göbeğindeki Diyanet İşleri Başkanı’nın kendi durumunu gözden geçirip erdemli davranış içinde hareket etmesi ve gereğini derhal yapması samimi tavsiyem ve temennimdir.
 
Son olarak, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin Andımızla ilgili aldığı kararı temyize götüren Milli Eğitim Bakanlığı’nın dilekçesinde tarihi ve sosyolojik olarak örtülemez yanlışlıklar vardır.
 
Bakanlık diyor ki; “Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadro zaten gecikmiş olan süreci hızlandırmak için yoğun çaba harcamıştır.”
 
Türkleri millet bilincine en geç ulaşan topluluk olarak değerlendirmek tarih inkarı, tarih ihmali, tarih ihanetidir.
 
Unutmayınız ki, tarihimiz mührü sökülmemiş bir hazinedir.
Bu hazinenin talanına müsaade etmeyeceğiz, bu hazinenin karalanmasına onay vermeyeceğiz.
Milli Eğitim Bakanımızın temyiz dilekçesini görmediğine veya yoğunluktan dolayı dikkatle bakmadığına inanmak istiyor, bunu ümit ediyoruz.
 
Türk milletine kara çalan zihniyet Orhun Yazıtlarını nereye koyacak?
Tarihte kurulan 16 Türk devletini nasıl izah edecek?
 
Türklerin millet bilincine en geç ulaşan topluluk olduğunu söyleyen şahıs direkt sana soruyorum, bunu nasıl yazdın, nasıl iddia ettin, hangi çevrenin mahsulü, nerenin piyonusun?
 
Bu yanlı ve maksatlı değerlendirmelere imza atanlara diyorum ki, asıl sizin sabah akşam Andımızı okumaya ihtiyacınız vardır ve Türk milletinin kim olduğunu, Türklüğün nasıl bir tarih ve sosyolojik derinlikten süzülüp geldiğini öğrenmeniz şarttır, önünüzdeki asıl ödevdir.
 
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken, yüksek heyetinizi bir kez daha hürmetle, muhabbetle selamlıyor, değerli milletvekillerimize Meclis çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum.
 
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum."
 
 


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
"Cumhur İttifakı bunu başarmaya muktedirdir"24 Mayıs 2019
MHP SEÇMENLE YÜZ YÜZE GÖRÜŞECEK15 Mayıs 2019
Bahçeli'den milliyetçi medyaya iftar14 Mayıs 2019
Be hey alçaklar, ihanetin nesi güzeldir, 12 Mayıs 2019
HIRSIZIN ÜSTÜNÜ ÖRTMENİN MANASI YOK11 Mayıs 2019
MHP'den İstanbul seferberliği09 Mayıs 2019
Bahçeli'den dokunulmazlık çağrısı08 Mayıs 2019
YSK üyelerine çete demek sakat bir zihniyettir08 Mayıs 2019
Parti olarak İstanbul'da seçimin yenilenmesinden yanayız.05 Mayıs 2019
Bahçeli: Hıyanetin üstüne gidilmeli04 Mayıs 2019
MHP'li Yalçın'dan Cumhur İttifakı'ndan rahatsız olanlara cevap03 Mayıs 2019
'3 Mayıs Milliyetçiler Günü ve Cumhur İttifakı' 03 Mayıs 2019
Cumhur ittifakı Türk milletinin takdiri ve ufuk bayrağıdır. 01 Mayıs 2019
'Bu mübarek topraklarda zillet, kaybetmeye mahkûmdur'01 Mayıs 2019
'Zırvaları zaman israfıdır...'26 Nisan 2019
Yanlış hesap milletten döner24 Nisan 2019
CHP'yi siper olarak kullandılar21 Nisan 2019
KUTUPLAŞMAYA İZİN VERMEYECEĞİZ20 Nisan 2019
Devlet Bahçeli'den Berat Kandili mesajı 19 Nisan 2019
İşte MHP'nin Antalya Programı!19 Nisan 2019
MHP'den Hasan Tahsin Hamlesi19 Nisan 2019
Bu kuru gürültülere pabuç bırakmayız 18 Nisan 2019
Bundan belediye başkanı olmaz14 Nisan 2019
‘BU SOYSUZLAR TEK KELİMEYLE VATAN HAİNİDİR’13 Nisan 2019
MHP Lideri Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı'nı ziyaret etti13 Nisan 2019
MHP kampa giriyor13 Nisan 2019
"Yeni bir seçim de düşünülebilir"09 Nisan 2019
KÜTAHYA’YI ÜÇ HİLAL İLE TAÇLANDIRDILAR09 Nisan 2019
MHP'li başkan ! Sözünü tuttu08 Nisan 2019
ÇALIŞANLARI SAVUNUN HALKIN İÇİNDE OLUN!07 Nisan 2019
Türkiye bugünkü sancılı süreci atlatacaktır.05 Nisan 2019
Milliyetçi-Ülkücü Hareket dimdik ve inançla ayaktadır.05 Nisan 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den Miraç Kandili mesajı02 Nisan 2019
Devlet Bahçeli'den yerel seçimlere yeni sistem önerisi!02 Nisan 2019
MHP'nin itiraz edeceği yerler01 Nisan 2019
Türkiye üzerinde karanlık hesapları olan mihraklar kaybetmiştir01 Nisan 2019
Cumhur İttifakı hedeflerine ulaşmıştır01 Nisan 2019
Devlet Bahçeli Ankara'da oyunu kullandı31 Mart 2019
'HDP ile yol alanların peşinden gitmeyin'31 Mart 2019
Devlet Bahçeli'den 'intikam' açıklamasına sert tepki30 Mart 2019
"BÜYÜK GAFLETE DÜSÜYORLAR"30 Mart 2019
Beka Bu Seçimin Kaderidir"30 Mart 2019
Cumhur İttifakı siyasi karar ortaklığıdır29 Mart 2019
Kılıçdaroğlu Milliyetçi Olursa Dünya Tersten Döner28 Mart 2019
PUSUDA BEKLİYORLAR28 Mart 2019
İzmir; ilk kurşun demektir.27 Mart 2019
'ABD ATEŞLE OYNUYOR'27 Mart 2019
MHP’Lİ BİRTÜRK’TEN ‘20’DE 20’27 Mart 2019
ÇETİNKAYA, “SAĞLIK ALANINDA DAHA ETKİN OLACAĞIZ”26 Mart 2019
Devlet Bahçeli'den teşkilatlara çağrı!25 Mart 2019
Vakit Birlik Olma Vakti"24 Mart 2019
"Ey katiller, gelin de görelim ..."24 Mart 2019
“1 NİSAN SABAHI AFYONKARAHİSAR EHLİNE EMANET OLACAK”24 Mart 2019
"Biz bu milletin ta kendisiyiz"23 Mart 2019
"Çocuklarımız, ülkemizin yakın geleceğidir"23 Mart 2019
Cumhur İttifakı'ndan Ankara'da tarihi miting23 Mart 2019
ZİLLET İTTİFAKI KUMPASTIR, KOMPLODUR, KARANLIKTIR23 Mart 2019
"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ HEP ÜLKEDE KRİZ OLMUŞTUR"23 Mart 2019
BU MİLLET, HER TÜRLÜ ZİLLETİ YENECEK GÜÇTEDİR22 Mart 2019
“Ayrıştıran değil, birleştiren belediyecilik”21 Mart 2019
"MİLLİ BEKAYA İNANMAYANLARLA 31 MART'TA HESAPLAŞACAĞIZ"21 Mart 2019
Gelin Cumhur İttifakı'na katılın20 Mart 2019
NEVRUZ BAYRAMI MESAJI ..20 Mart 2019
"ZİLLETE YER YOKTUR"20 Mart 2019
İdamla ilgili adım atılırsa destek veririz20 Mart 2019
TAYTAK, “BÜYÜKKALECİK’TE YENİDEN 3 HİLALİ DALGALANDIRACAĞIZ”19 Mart 2019
MHP'den seçim genelgesi19 Mart 2019
“BAŞKAN ADAYIMIZIN PROJELERİNİN TAKİPÇİSİ BEN OLACAĞIM”18 Mart 2019
İLHAMIMIZ ÇANAKKALE’DİR!17 Mart 2019
Ey Haçlılar Biz Buradayız Gelin de Görelim17 Mart 2019
CUMHUR İTTİFAKI TÜRKİYE’NİN UFKUNDA YILDIZ GİBİ PARLAMAKTADIR17 Mart 2019
MHP Lideri Devlet: Hesapsız bir ittifak kurduk16 Mart 2019
Denizli’de Cumhur İttifakına büyük ilgi var16 Mart 2019
Yok öyle yağma . . . "Türk milletini asla yenemeyecekler"15 Mart 2019
ADANA’DA ÜLKÜCÜLER “ZAFER”E ODAKLANDI!15 Mart 2019
“ÇAMUR ATANLAR KAYBETMEYE BAŞLAMIŞTIR”15 Mart 2019
Devlet Bahçeli Manisa'daki yatırımların açılışını yapacak 14 Mart 2019
MHP'Lİ ÖZTÜRK'TEN SÖZLEŞMELİ KAMU PERSONELİNE KADRO TEKLİFİ14 Mart 2019
SAHTE SENETÇİLERE ANKARA'YI BIRAKMAYACAĞIZ14 Mart 2019
"BEKA YOKSA VATAN YOKTUR"14 Mart 2019
Biz bu ülkede kardeşlik hukukunu bozdurmayacağız13 Mart 2019
Biz Ne Mutlu Türküm Diyenlerin son kalesiyiz13 Mart 2019
Hainler Kürdistan’da kazanacağız der, ne CHP ne de İP ses çıkarmaz13 Mart 2019
BEKA DİYORUZ AMA GERÇEK SORUN BELLİ OLDU: KEMAL, MERAL, TEMEL13 Mart 2019
Daha güzel yarınlar için beraber yürüyelim13 Mart 2019
MARŞIMIZ, MİLLİ MÜCADELE AZMİNİN KUTLU BİR ESERİDİR”12 Mart 2019
CHP zillettedir. Zillet İP’e dolanmıştır. 12 Mart 2019
YA BEKA DİYECEĞİZ YA DA BELAYA RAZI OLACAĞIZ12 Mart 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye anlamlı ziyaret12 Mart 2019
Taşdoğan'dan 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü Mesajı...12 Mart 2019
İstiklal Marşı beka ve hürriyet mücadelemizin destanıdır 12 Mart 2019
Ezanı ıslıklamak millete ihanettir11 Mart 2019
Eskişehir küllerinden yeniden doğmalıdır11 Mart 2019
"Milletimiz, taviz vermeyecektir." 11 Mart 2019
MİLLİYETÇİ HAREKET’İ HEP BİRLİKTE ZİRVEYE ÇIKARACAĞIZ10 Mart 2019
"Cumhur İttifakı Türkiye’nin istikbalini inşa etmiş siyasi bir yapıdır"10 Mart 2019
'Beka sorunlarımız ağırlaşmıştır'10 Mart 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Söğüt'te Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret etti10 Mart 2019
“YERELDE İKTİDAR OLACAĞIZ”10 Mart 2019
Dolayısıyla bu seçimler beka seçimidir.10 Mart 2019
‘Türk Milleti yeni siyasi senaryolara mani olacak’08 Mart 2019
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ08 Mart 2019
Nasıl bir gaflet ve dalalet, ne büyük bir felaket07 Mart 2019
"EHLİNE EMANET"07 Mart 2019
MHP’den Uşak’ta gövde gösterisi06 Mart 2019
"Burası Kürdistan Değil"06 Mart 2019
Devlet Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na sert sözler! Zihniyetini deşifre etti05 Mart 2019
“Afyon Belediye Başkanı Çetinkaya Olacak”05 Mart 2019
BİR DELİ TAŞ MI ATTI NE?03 Mart 2019
MHP İZMİR İL BAŞKANI ŞAHİN’DEN İYİ PARTİ’YE SERT ÇIKIŞ03 Mart 2019
Devlet Bahçeli: ‘9 Mart’ı CHP artık özlemesin’03 Mart 2019
Devlet Bahçeli: Ankara zillet akınını püskürtecektir03 Mart 2019
Hamdi Ayan "MHP'li Belediyelerde yaşam memnuniyeti görüyoruz"28 Şubat 2019
Tarih cahilleri bekayı bilmez28 Şubat 2019
HİZMET İÇİN SORUNLARI BİLMEK GEREKİYOR28 Şubat 2019
Birilerinin Başkanı Olmayacağız27 Şubat 2019
MHP Lideri Bahçeli: Zilletin bir numaralı destekçisi PKK’dır 26 Şubat 2019
Diğer adaylar kitabımı okusun!25 Şubat 2019
Beka giderse dünyamız gider, hayatımız söner 23 Şubat 2019
"Gerçek Projelerle Seçimlere Gireceğiz"22 Şubat 2019
ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN ADI BİR ÜNİVERSİTEYE VERİLDİ22 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERDE KAN DEĞİL, MÜREKKEP AKSIN!20 Şubat 2019
"HERKESTE BİR SOĞAN EDEBİYATI VAR”20 Şubat 2019
MHP 55 belediyenin tamamına talip!18 Şubat 2019
AFYON KÜÇÜLEN DEĞİL, BÜYÜYEN BİR ŞEHİR OLACAK17 Şubat 2019
İyi Parti’nin başkanları MHP saflarına katıldı!15 Şubat 2019
Cumhur ittifakı ruhundan asla ayrılmayacağız 15 Şubat 2019
"MHP sadece siyasi parti değildir" 14 Şubat 2019
Türkiye’de Kürdistan diye bir yer yoktur!13 Şubat 2019
MHP’liler hiçbir yarıştan ve kavgadan kaçmaz12 Şubat 2019
“GÖNÜLLERE DOKUNMAK YETMEZ GÖNÜLLERİ FETHEDECEĞİZ”12 Şubat 2019
TAŞDOĞAN VE ENGİNYURT’TAN GÜNEYDOĞU ÇIKARMASI11 Şubat 2019
MHP lideri Devlet Bahçeli’ye 121 yıllık hediye11 Şubat 2019
“BİR ÜLKÜNÜN PEŞİNDE” ŞAN VE ŞEREFLE DOLU KOSKOCA 50 YIL "09 Şubat 2019
Devlet Bahçeli: ‘O üniversitenin adı değişiyor’09 Şubat 2019
MHP siyasette yarım asrı devirdi08 Şubat 2019
Karapıçak’tan Manifesto Gibi Açıklama08 Şubat 2019
Kars'ta ihraç edilenler geri alındı07 Şubat 2019
Ey Başları Kumda Olan Gafiller07 Şubat 2019
Topyekün kalkınacağız, ilk işimiz Yerel Yönetimler Birliği olacak07 Şubat 2019
‘Bir ülkünün peşinde 50 yıl’06 Şubat 2019
GENEL BAŞKANIMIZIN EMİR VE TALİMATLARI BAŞIMIZIN ÜSTÜNDEDİR.05 Şubat 2019
Her şey tamam! Açılış için lider Devlet Bahçeli’yi bekliyor05 Şubat 2019
Çetinkaya’dan ‘Özel İnsanlar’a yönelik sosyal projeler05 Şubat 2019
MHP Lideri Bahçeli'den 'İlber Ortaylı' açıklaması04 Şubat 2019
MHP İLÇE BAŞKANLARI İMAMOĞLU’NDA TOPLANDI03 Şubat 2019
Bak Sayın Kılıçdaroğlu…02 Şubat 2019
Semih Yalçın: ‘MHP’nin fikir noktası milli mücadeledir’02 Şubat 2019
“Projelerimiz taklit ediliyor”31 Ocak 2019
DEVLET BAHÇELİ: İSTANBUL’DA BEKLEDİĞİMİZ ZAFERE ULAŞACAĞIZ31 Ocak 2019
Devlet Bahçeli: "31 Mart seçimleri, yeni hükümet sisteminin ilk demokratik imtihanıdır.25 Ocak 2019
Mustafa Yıldızdoğan’a Devlet Sanatçılığı Ünvanı Verilsin19 Ocak 2019
Çetinkaya’dan dedikodulara cevap; “söz konusu bile değil!”17 Ocak 2019
“YA BEKA YA BELA”17 Ocak 2019
VATANDAŞ TALEP EDECEK, BİZ YERİNE GETİRECEĞİZ16 Ocak 2019
“ABD BAŞKANI YİNE ŞAŞIRMIŞ”15 Ocak 2019
EMEKLİDE, ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞANDA KONUT SAHİBİ OLACAK13 Ocak 2019
"Türk milletinin kaderi Milliyetçi Hareket ile özdeştir"12 Ocak 2019
Bahçeli’den MYK’de ‘milli beka’ vurgusu09 Ocak 2019
Kazanan Cumhur İttifakı olacak08 Ocak 2019
“HERKES AYAĞINI DENK ALSIN”08 Ocak 2019
Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz07 Ocak 2019
Başkan Avcı: Gurur verici esin kaynağı05 Ocak 2019
Bahçeli’den MHP teşkilatına seçim genelgesi04 Ocak 2019
FİTNE PEŞİNDE KOŞANLAR KARŞILARINDA BİRLİK BERABERLİĞİMİZİ BULUR !01 Ocak 2019
DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ YIL MESAJI31 Aralık 2018
MHP 402 adayını açıkladı30 Aralık 2018
Mehmet Taytak 2018 yılını değerlendirdi28 Aralık 2018
Bahçeli, Mehmet Akif Ersoy'u Ölüm Yıldönümünde Andı27 Aralık 2018
BU OLAY İLK KEZ YAŞANIYOR27 Aralık 2018
Bahçeli, küresel bir zirve yapılmasını da önerdi. 26 Aralık 2018
‘YER GÖK TİTREMELİDİR’22 Aralık 2018
"Vazifeye Atılmanın Vaktidir"22 Aralık 2018
Özyavuz Şanlıurfa'nın Sorunlarını TBMM'de Dile Getirdi19 Aralık 2018
MHP Gaziantep il başkanlığı yönetimine 51 yeni isim atandı18 Aralık 2018
Çorum'da MHP'ye Teveccüh Arttı"18 Aralık 2018
MHP fedakârlıkların partisidir. 17 Aralık 2018
BİZİM KAVGAMIZ, MİLLETE HİZMET KAVGASIDIR!..16 Aralık 2018
Avcı : Dilimize, dinimize, emeğimize ürünümüze sahip çıkmalıyız!16 Aralık 2018
AVCI’DAN“TUTUM,YATIRIM VE TÜRK MALLARI HAFTASI’NDA ÖNEMLİ MESAJLAR16 Aralık 2018
‘Türklüğün Omurgası Türkçedir’16 Aralık 2018
“ÇOK ÇALIŞACAĞIZ VE HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”13 Aralık 2018
“MESELE MİLLET MESELESİ”12 Aralık 2018
YEREL SEÇİMLERLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR11 Aralık 2018
HİÇBİR MAKAM VE MEVKİ SADAKATİMİZİN ÜZERİNDE DEĞİLDİR11 Aralık 2018
MHP’DE 152 BELEDİYE BAŞKAN ADAYI DAHA BELİRLENDİ09 Aralık 2018
MHP BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR09 Aralık 2018
MHP’li vekilden iddialı çıkış!08 Aralık 2018
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ BOZÜYÜK BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI SELAHATİN DOĞAN’IN BASIN AÇIKLAMASI07 Aralık 2018
MHP’li Yalçın’dan ”Bir şarlatana cevap”07 Aralık 2018
İzmir'de MHP'li Kadınlardan Anlamlı Etkinlik06 Aralık 2018
“Cumhur İttifakı’na saygılıyız”05 Aralık 2018
Devlet Bahçeli: ‘Herkes Kaçacak Delik Arar’04 Aralık 2018
Kocamaz’a sert tepki!03 Aralık 2018
Algı Çalışmaları Bizi Etkilemez03 Aralık 2018
Aday çıkartmamak mantığa aykırı!02 Aralık 2018
Bahçeli: Görüşmeler olumlu, uzlaşılan alanlar var01 Aralık 2018
Taytak’tan partililere önemli uyarılar30 Kasım 2018
İzmir Türk Milletinin Anadolu’ya vurduğu mühür, 30 Kasım 2018
MHP’de engellilerle anlamlı buluşma29 Kasım 2018
LİDERİMİZİ MAHCUP ETMEYECEĞİZ27 Kasım 2018
AVCI’DAN BAŞKANLARA TEŞEKKÜR, ERSOY’DAN “BİRLİK” MESAJI27 Kasım 2018
TEŞKİLATIMIZ CUMHUR İTTİFAKI’NIN ÖNEMİNİ KAVRAMIŞTIR26 Kasım 2018
MHP’DEN YEREL SEÇİMDE SÜRPRİZ ADAYLAR25 Kasım 2018
MHP hükümet sistemini korumak için her türlü fedakarlığı yapar25 Kasım 2018
Her zafer bedel ister, sabır ister, akıl ister, gönül ister, 24 Kasım 2018
Bahçeli, Antalya'da Partisinin İl Binasını Açtı24 Kasım 2018
Devlet Bahçeli ‘Hiç kimse vazgeçilmez değildir’24 Kasım 2018
MHP ADANA’DA PAROLA: MUTLAK BAŞARI!22 Kasım 2018
MHP’nin Antalya kampı yarın başlıyor22 Kasım 2018
Devlet Bahçeli talimat verdi! Tüm illere gönderiliyor…22 Kasım 2018
Sadir Durmaz’dan Burhanettin Kocamaz açıklaması!20 Kasım 2018
‘Zillet ittifakının oyunlarına izin vermeyeceğiz’20 Kasım 2018
MHP’de 30 belediye başkan adayı belli oldu19 Kasım 2018
"İzmir'e Yakışan Bir Kentsel Dönüşüm "19 Kasım 2018
MHP aday adaylarından proje istiyor18 Kasım 2018
Belediyeler MHP’ye yakışır17 Kasım 2018
MHP Lideri Bahçeli’den önemli açıklama17 Kasım 2018
MHP'de Yerel Seçim Hazırlıkları16 Kasım 2018
MHP’de 5 büyükşehir belediye başkan adayı belli oldu15 Kasım 2018
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den af açıklaması11 Kasım 2018
“HİÇ KİMSENİN ADAYLIĞI GARANTİ DEĞİLDİR”11 Kasım 2018
“Atatürk, Türk Milletinin Ortak Değeridir.”11 Kasım 2018
ABD: Akıllarınca YPG’yi sivriltip PKK’yı sobeliyorlar.08 Kasım 2018
Devlet Bahçeli: ‘Asıl siz kimsiniz’06 Kasım 2018
"Borçsuz ve üreten bir belediye haline geldik"05 Kasım 2018
Semih Yalçın Oğuzeli'nde04 Kasım 2018
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, Kilis'te parti binasının açılışını yaptı04 Kasım 2018
Bahçeli noktayı koydu! ‘Tek başımıza katılacağız’01 Kasım 2018
MHP Adana İl yönetimi “Andımız” ile başladı!29 Ekim 2018
Devlet Bahçeli’den açıklama29 Ekim 2018
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlanıyor28 Ekim 2018
Türkiye Cumhuriyeti birliğini sonuna kadar koruyacak28 Ekim 2018
"Kürdistan hayallerini başlarına yıktık"28 Ekim 2018
Bahçeli'den Vekillere Talimat28 Ekim 2018
MHP’den 4 kanun teklifi24 Ekim 2018
İttifak beklentimiz, ittifak arayışımız kalmadı23 Ekim 2018
Devlet Bahçeli’den ‘AF’ tepkisi22 Ekim 2018
"Adı ve andı olmayan bir millet olur mu?"21 Ekim 2018
Devlet Bahçeli il başkanlarıyla bir araya geldi20 Ekim 2018
"ANDIMIZIN OKUTULMASI MÜMKÜN HALE GELMİŞTİR"20 Ekim 2018
MHP’den teşkilatlara “provokasyon” uyarısı18 Ekim 2018
Türkiye, ABD’nin 51’inci Eyaleti Falan Değildir17 Ekim 2018
Avcı'dan, Bahçeli'ye yönelik saldırılara tepki...08 Ekim 2018
Recai Yıldırım dualarla anıldı08 Ekim 2018
MHP’nin Feke’de Belediye Başkan Adayı Ahmet Sel08 Ekim 2018
SAMSUN ÜLKÜ OCAKLARI ŞEHİTLER İÇİN MEVLUT DÜZENLEDİ.08 Ekim 2018
‘İYİ PARTİ BUNUN ALTINDAN KALKAMAZ’30 Temmuz 2018
MHP LİDERİNDEN ABD’YE SERT TEPKİ28 Temmuz 2018
Askıda ekmek”te ilk adım Adana’dan!27 Temmuz 2018

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH