Ana Sayfa > MHP HABER

“ASIL HEDEF TÜRKİYE’DİR, TÜRK MİLLETİDİR”
Flaş Haber
13 Kasım 2018
Bu haber 571 kez okundu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Devlet Bahçeli Macron’a sert tepki gösterdi. ‘Utanmayan bu sömürgeciler bize hangi demokrasi, barış, insanlık ve huzurdan bahsediyorlar.’ dedi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
“Hakkari’de 7 askerimiz şehit oldu. Patlamaya arızalı bir mühimmatın neden olduğu açıklandı. Durum, tahkikat sonucu ortaya çıkacaktır. Süngütepe’deki patlamada ihmal varsa sorumlular bulunup ağır şekilde cezalandırılmalıdır… Tunceli’de donmak, Hakkari’de yanmak kaderimiz olmamalıdır.
 
Emperyalist güçler dağılmamızı projelendirdiler, çok şükür buna karşı durduk. Bölünmemizi planladılar, kenetlenerek planlarını buruşturup yüzlerine fırlattık. Başaramadılar, milli haysiyetimize leke süremediler. Ancak hala vazgeçmiyorlar. Bu amaca hizmet etmek için terör örgütlerini tembihleyerek emellerini diri tutuyorlar. Uyuyor muyuz yoksa uyanık mı bunu araştırıyorlar… Türkiye’ye kafa tutan kim olursa olsun doğduğuna doğacağına pişman etmek tarihi görevdir.
 
ABD’NİN KOYDUĞU PARA ÖDÜLÜ
Türkiye’nin hayat damarlarını kesmek istiyorlar, oyun kuruyorlar. Emperyalizm, terörizmi siyasi ve stratejik amaçların doğrultusunda kullanıyorlar. ABD de terör örgütleriyle aynı hizaya girmekten rahatsız olmuyor. 3 terör örgütü üyesiyle ilgili para ödülü vermeyi açıkladı ABD. Bu niyet ve zamanlama itibarıyla kuşku vericidir. YPG’yi PKK’nın aksine terör örgütü olarak tanımadıklarını söylediler. İşin püf noktası budur. Bu yeni bir aldatma serüvenidir. 
 
Tüm dünya bilir ki PKK eşittir YPG’dir… Bu para ödülü YPG’yi perdelemek, gözlerden uzak tutmak demektir. Bir dolarlık FETÖ’cüler neyse YPG ve PKK’lı teröristler aynısıdır… İsmi ne olursa olsun Türkiye’ye silah doğrultmuş hangi örgüt varsa yok edilmesi sonuna kadar meşrudur, müstahaktır. Ödül yemi ‘vahşi batı’ alışkanlığıdır. Merak ediyoruz, bu ödül parasının sponsoru kim olacaktır… 6 Kasım’da demokratik uyarı alan Trump yönetiminin, karşılıklı egemenlik haklarına riayet eden bir politikaya dönüş yapması beklentimizdir.
 
Çengelköy ve Kuleli davasında mütalaa Çengelköy ve Kuleli davasında mütalaa
 
“ASIL HEDEF TÜRKİYE’DİR, TÜRK MİLLETİDİR”
ABD’nin İran’a uyguladığı haksız yaptırım kararları ve Cemal Kaşıkçı olayı hep aynı kapıya açılmaktadır. Ortadoğu’nun kargaşaya ve krize sokulması büyük bir tehdaittir. 1. Dünya Savaşı’nın gerilim ve sancıları henüz geçmiş değildir. Asıl mesele Türkiye’nin çözülüp çözülmeyeceğidir. Asıl hedef Türkiye’dir, Türk milleti ve Türk vatanıdır. Yabancı odaklar ve yerli işbirlikçileri batışımızı projelendirilmişlerdir… Terörizme karşı bir olacağız, zalimlere karşı dimdik duracağız…
 
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,"Hiç kimse karanlıktan göz kırpmasın, istismardan çıkar elde etmeye kalkışmasın. Hiç kimse ne tarihi kazanımlardan ne de inançlarımızdan husumet türetmeye cüret etmesin, bunu aklından dahi geçirmesin. Atatürk de bizimdir, Ankara’da bizimdir, Cami de bizimdir, Cemevi de bizimdir, doğulusu da biziz, batılısı da biziz, güneylisi de bizden, kuzeylisi de bizim ayrılmaz bir parçamızdır. Biz, kuvveden fiile geçeli asırlar olmuş büyük Türk milletiyiz."dedi.
 
İşte o konuşmanın tam metni;
"Değerli Milletvekilleri,
Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli Basın Mensupları,
 
Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızın hemen başında hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyor, başarılı bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.
 
Televizyon ekranlarından bizleri izleyen aziz vatandaşlarımıza, Türk ve İslam coğrafyalarında var oluş mücadelesi veren kardeşlerimize her zaman olduğu gibi şükranlarımı sunuyorum.
 
Geçtiğimiz hafta Cuma günü akşam saatlerinde, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine 40 km uzaklıkta bulunan Süngütepe Üs Bölgesi’ndeki bir mühimmat deposunda milletimizi acıya boğan bir patlama meydana gelmiştir.
 
Maalesef 7 Mehmedimiz şehit olurken, 25 Mehmedimiz de yaralanmıştır.
Tablo kahredici boyuttadır.
Söz konusu patlamaya, top atışı esnasında arızalı bir mühimmatın neden olduğu açıklanmıştır.
 
Arızalı mühimmatla ilgili tespitin yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa arızanın giderilip giderilmediği, giderilemediyse envanterden neden düşülmediği elbette teknik inceleme, başlatılan adli ve idari tahkikat sonucunda ortaya çıkarılacaktır.
 
Hatırlarsanız, 5 Eylül 2012’de Afyonkarahisar ilimizde bulunan Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası’nın cephanelik bölümünde patlama yaşanmış, 25 evladımız şehit düşerken, 3’ü sivil olmak üzere 11 evladımız da yaralanmıştı.
 
Yeni bir mühimmat depo felaketine maruz kalmamız hakikaten düşündürücü ve yürek yaralayıcıdır.
Demek ki, Afyonkarahisar faciasından gerekli ders ve sonuçlar çıkarılamamıştır.
Mühimmat depoları Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hassas ve kritik alanlarıdır.
Cephanelerin mahfuz tutulup muhafaza altına alındığı kısımlarda en ufak dikkatsizlik, tedbir ve titizlikteki en küçük ihmal vahim sonuçlara davetiye çıkaracak, kapı aralayacaktır.
 
Mehmetlerimizin canı devlete emanettir.
Vatan görevini yapan her evladımız bizim için paha biçilemez önemdedir.
 
Şayet 7 kahramanımızın şehadetine yol açan Süngütepe Üs Bölgesi’ndeki patlamada herhangi bir ihmal, herhangi bir atalet ve gevşeklik varsa sorumlular bulunup ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
 
Kaldı ki, Afyonkarahisar’daki patlamanın müsebbipleri bu yılın başında gerekli cezaları almışlardır.
Esasen Süngütepe’deki mühimmat deposunda yaşanan şiddetli patlamanın makul ve mantıklı izahını sabırla beklediğimizi de özellikle belirtmek isterim.
 
Tunceli Nazımiye’de donmak, Hakkari Şemdinli Süngütepe’de yanmak kaderimiz olmamalıdır.
Ayrıca 11 Kasım 2018 Pazar günü, Şırnak’ın Görmeç Köyü kırsalında icra edilen bir operasyon sırasında, teröristlerin Gabar Dağı Geverkaya Tepe Bölgesine tuzakladıkları el yapımı patlayıcıların infilakı sonucunda 2 kahramanımız şehit olmuş, bir kahramanımız da yaralanmıştır.
 
Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
 
Muhterem ailelerine, fedakâr silah arkadaşlarına, büyük Türk milletine sabır ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Bugün var isek şehitlerimizin sayesindedir.
Bugün yaşıyorsak şehit ve gazilerimiz, canlarını, kollarını, bacaklarını, gözlerini kaybettikleri içindir.
 
Bilinsin ki, şehitlerimizin duası biz olacağız.
Gazilerimizin kolu, bacağı, gözü, eli, ayağı biz olacağız.
 
Can verip, kan verip, gönül verip, nefes verip, tertemiz toprağa uzanan kahramanlarımızın mücadelelerine halel getirmeyeceğiz, geride bıraktıkları emanetlerini yalnız ve sahipsiz bırakmayacağız.
 
Diyorum ki, şehitler ölmedi, ölmez; vatan bölünmedi, bölünmez, bölünmeyecek.
 
Değerli Arkadaşlarım,
 
Türk milleti asırlardır üzerinde yaşadığı kutlu topraklarda var olmanın, birlikte ve beraberce yaşamanın hedef ve heyecanıyla dolup taşmaktadır.
Bunu hazmedemeyen emperyalist güçler dağılmamızı projelendirdiler, çok şükür direnerek karşı koyduk.
 
Parçalanmamızı kurguladılar, devleşen mücadelemizle engel olduk.
 
Bölünmemizi, birbirimize düşmemizi, birbirimizden kopuşumuzu planladılar; kenetlenerek, kavlimiz ve kaderimiz bağımsızlıktır diyerek işgal planlarını buruşturup yüzlerine fırlattık.
 
Hangi meşum ve melun vasıtayı kullanırlarsa kullansınlar başaramadılar, nitekim Türk milletinin milli haysiyetine leke süremediler, gölge düşüremediler.
 
Bir öldüysek bin dirildik.
İstiklalimizden, tarihi ve egemenlik haklarımızdan asla taviz vermedik.
 
Ancak hala durmuyorlar, hala vazgeçmiyorlar, hala pes etmiyorlar.
Ülkemizi teslim almak, milli bekamızı sakatlamak için her tahrikten, her tertipten istifadenin peşindeler.
 
Bu amaca hizmet etmek için terör örgütlerini teşvik edip tembihleyerek mazisi yüz yılları bulan vahşi emelleri diri tutuyorlar.
 
Gözler üstümüzde, bütün dikkatler bizde.
Suskun muyuz, yoksa şuurlu mu, buna bakıyorlar.
Durgun muyuz, yoksa atılgan mı, bunu değerlendiriyorlar.
Korkak mıyız, yoksa sabırlı mı, bunu analiz ediyorlar.
Uyuyor muyuz, yoksa uyanık mı, bunu araştırıyorlar.
 
Türk milletini tanımayanlar, asaletini anlamayanlar, hayallerini, ilkelerini ve ülkülerini idrakte zorluk çekenler mutlaka rezilliklerinin içinde boğulup gideceklerdir.
Bu kaçınılmaz akıbete Türk ve Türkiye düşmanları eninde sonunda mahkûm olacaktır.
 
Merhum Dündar Taşer’in dediği gibi “biz çadırımızı sırtlanların yolu üstünde kurmuşuz.”
Ancak önümüze çıkan ister sırtlan, ister çakal, isterse de cani olsun; Türk milletine meydan okuyan, Türkiye’ye kafa tutan kim olursa olsun tepesine binmek, hakkından gelmek, doğduğuna doğacağına pişman etmek milli şerefin bizlere yüklediği tarihi görevdir.
 
Ecdadımız bu görevi hiçbir zaman ağırdan almadı, asla da yüksünmedi.
Tarih boyunca adam gibi yaşadık, imanla yaşadık, mertçe yaşadık, onurlu ve omurgalı hayat çizgisinden kesinlikle ayrılmadık.
 
Türkiye’nin hayat damarlarını kesmek istiyorlar.
Etrafımızı kuşatmaya almak için uğraşıyorlar.
Bitmek bilmeyen mütecaviz akın ve akımlarla oyun kuruyorlar, milli bünyemizi kundaklamaya çalışıyorlar.
 
Emperyalizm, terörizmi ve terör örgütlerini siyasi ve stratejik amaçları doğrultusunda acımasızca kullanıyor, arsızca seferber ediyor.
Özellikle ABD terör örgütleriyle aynı hizaya girmekten rahatsızlık duymuyor, aynı karanlık senaryonun aktörleri olmaktan gocunmuyor.
Bildiğiniz gibi, Washington yönetimi, Kandil çetesinin 3 hain elebaşıyla ilgili kimlik ya da yer tespitini mümkün kılacak bilgiler karşılığında toplam 12 milyon dolarlık para ödülü vermeyi geçen hafta açıklamıştır.
Teröristlerin başına ödül koyulması sahip olunan niyet ve zamanlama itibariyle oldukça kuşku vericidir.
 
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, YPG’yi PKK’nın aksine terör örgütü olarak tanımadıklarını söylemiştir.
Bahçeli’den Diyanet İşleri Başkanı’na tepki!
Meselenin püf noktası da burasıdır.
Geçen haftaki Grup Toplantımızda açıkça sormuştum;
YPG, PKK’dan nasıl ayrılacaktır?
PKK, PKK’dan nasıl ayrıştırılacaktır?
Buna inanmamız nasıl beklenecektir?
ABD’nin YPG’yi kollayıp PKK’yı hedef haline getirmesi tamamen kandırmaca, yeni bir aldatma serüvenidir.
Dünya alem bilmektedir ki, PKK eşittir YPG’dir.
YPG’yi kuran ve kumanda eden Kandil ve mücavir alanlarda mukim PKK terör örgütüdür.
 
ABD, YPG’yi silahlandırmakta, eğitim desteği vermektedir.
ABD’li askerler YPG’lilerle kolkola devriye turu atmakta, beraber yiyip içmektedir.
Suriye Demokratik Güçleri isimli paravan örgütün içine yuvalanan YPG’ye her türlü imkanı sunmakta, her kolaylığı sağlamaktadır.
 
ABD ile YPG arasında Irak ve Suriye’nin paylaşılması hususunda derin bir anlaşma, alçak bir paslaşma vardır, tüm yönleriyle meydandadır.
Güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen terör devletinin alt yapı çalışmaları, bina faaliyetleri sinsice, kurnazca, kalleşçe devam etmektedir.
Açık ve ortadadır ki, PKK’lı teröristlerin başına ödül koymak, PYD/YPG’yi perdelemek, gözlerden uzak tutmak demektir.
Ederi 12 milyon dolar olduğu ilan edilen canilerin işin özünde bizim nezdimizde delikli kuruş kadar değeri yoktur.
 
1 dolarlık FETÖ’cüler neyse YPG’li ve PKK’lı teröristler aynısıdır.
ABD bölgemizde karıncayı bile izlerken, herkesi gözetlerken, kimin ne yaptığını takip ederken 3 PKK’lının yerini mi bilmeyecektir?
Eğer bilmiyorlarsa, eğer görmüyorlarsa ya uyduları bozulmuş, ya da gaflet uykusuna bulanmışlardır.
 
Başlarına ödül koydukları PKK’lılarla sabah akşam beraber olan, mağara deliklerinde, yer altı tünellerinde teröristlerle karşılıklı bağdaş kurup oturan ajanları da mı Washington yönetimini bilgilendirmekten acizdir?
ABD yönetimi YPG’yi saklayıp PKK’yı sobelemekle milletimizin gözünü boyayacağını, akılları çeleceğini, sempati uyandıracağını zannetmesin.
 
YPG demek PKK demektir, ölüm demektir, bebeklere sıkılan kurşun, mazlumlara hıyanet demektir.
YPG’yi PKK’yla savaştırmaktan bahsedenler zeka özürlü değilse, kesinkes riya ve yalan kapanına sıkışmışlardır.
YPG’nin yuları Kandil’in elindedir.
YPG de teröristtir, PKK da teröristtir.
Aralarında hiçbir fark yoktur.
Sahneye sürülen yeni ve vandal oyuna Türkiye asla düşmeyecektir.
YPG’yle birlikte planı yapılan sözde Kürdistan devletine, hatta büyük İsrail tasarımına Türkiye Cumhuriyeti bedeli ne olursa olsun izin vermeyecektir.
 
PKK’nın isim olarak miadı dolmuş, bütün cinayet ve hıyanet müktesebatı YPG’ye devredilmiş olabilir.
Hatta PKK’yı kuran ve kurduran muhasım odaklar için terör faaliyetlerinin YPG üzerinden devamı da planlanıp sağlanabilir.
Ancak ismi ne olursa olsun, Türkiye’ye silah doğrultmuş, Türk milletinin bekasına saldırmış ve kast etmek için kuyruğa girmiş hangi örgüt varsa düşmandır, yok edilmesi sonuna kadar meşrudur, mubahtır, müstahaktır.
 
Ödül yemi Vahşi Batı alışkanlığıdır.
Acaba ödül avcıları bundan sonra ne yapacaklar, teröristleri ne zaman derdest edip ödüle hak kazanacaklardır?
Merak ediyoruz, bu ödül parasının sponsoru kim olacaktır?
ABD kara mizaha dönen politikalarını revize etmedikçe, terörle arasına mesafe koymadıkça, bilinmelidir ki, YPG demek hem PKK hem de ABD demek olacaktır.
 
Önümüzde başka bir seçenek kalmamıştır.
6 Kasım Kongre ara seçiminden sonra demokratik bir uyarı alan Trump yönetiminin vakit geç olmadan, sağduyulu ve soğukkanlı şekilde, karşılıklı egemenlik haklarına hürmet eden bir siyaset anlayışına dönüş yapması arzu ve beklentimizdir.
 
Komşu ülkelerin sınır ve haritalarıyla oynamaya kalkışarak Türkiye’yi kafeslemek için zaman ve zemin yoklamak; bunu da kukla ve maşa örgütler IŞİD, PKK, YPG’yle yapmak vahşettir, kaostur, ateşle oynamaktır.
 
Türkiye müttefiklik hukukuna her türlü olumsuzluğa ve aleyhe gelişmeye rağmen saygı duymuş, riayet göstermiştir.
Aynı tutum ve tutarlılığı ABD’den beklemek en tabii hakkımızdır.
ABD’nin İran’a uyguladığı haksız yaptırım kararları, akıl ve insanlığın reddettiği, üstelik barbarlıkta zirveye çıkan yöntemlerle katledilen gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı, etnik ve mezhebi kamplaşmalar, Fırat’ın doğusundaki provokasyonlar hep aynı kapıya açılmaktadır.
 
Ortadoğu’nun kargaşa ve krize sokulması, Arap Baharı’yla birlikte kırılan fay hatlarının yeni cephe hatları olarak değerlendirilmesi bölgesel huzur ve barış açısından büyük bir tehdittir.
 
Dünya, Soğuk Savaş döneminden çıksa da, sıcak çatışma ve asimetrik hesaplaşmaların tuzağına çoktan düşmüştür.
Bize göre 1.Dünya Savaşı’nın gerilim ve sancıları henüz geçmiş ve geride bırakılmış değildir.
 
Paylaşım kavgaları, hâkimiyet mücadeleleri ağırlaşarak, şiddetlenerek, hatta dehşet verici bir sarmala bürünerek devam etmektedir.
Burada asıl mesele Türkiye’nin çözülüp çözülmeyeceği, milli birlik ve dayanışma ruhunun canlı kalıp kalmayacağıdır.
Bu itibarla asıl hedef Türkiye’dir, Türk milletidir, Türk vatanıdır.
 
Tarihin akışını değiştirmek isteyen yabancı odaklar ve yerli işbirlikçileri; gönül, inanç ve kültür coğrafyalarımızla bağımızı koparmayı, kendi içimize kapanarak batışımızı ve bölünüşümüzü projelendirmişlerdir.
 
Sevr’de bunu dayatmışlardı, ne var ki Lozan’da püskürttük.
Topraklarımızı işgal etmişlerdi, savaş meydanlarında esarete itiraz ettik, çok güçlü şekilde hayır dedik.
İnanarak söylüyorum, Türkiye’nin tamam demediği, boyun eğmediği, rıza göstermediği hiçbir emperyalist senaryo bugünkü şartlarda hayata geçemeyecektir.
 
Bunu bildiklerinden dolayı Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve diplomatik kanallardan önünü kesmek, irade ve istikbaline ipotek koymak gayesiyle her iğrençlikten, her ilkellikten medet ve menfaat umuyorlar.
Türkiye düşmeden, insanlık düşmeyecek, bölgemiz devrilmeyecektir.
Güvence büyük Türk milleti, yegane güç Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Suriye’yi Türkiye’ye taşımaya, Türkiye’den bir Irak çıkarmaya, Ortadoğu’nun kanlı hesaplaşmalarını Anadolu’ya teşmil etmeye gayret ve heves edenleri acıklı bir son, tıpkı kurtuluş yıllarında olduğu gibi inanmış ve can pahasına da olsa geri adım atmayacak kahraman bir millet beklemektedir.
 
Terör örgütleriyle amansız ve tavizsiz mücadele edilerek Fırat’ın doğusu da, batısı da tertemiz yapılmalı, ülkemizi çembere almak için çırpınan mihraklara dünyanın kaç bucak olduğu gösterilmelidir.
 
Medeniyetler ve milletler mücadelesinde yenilmeyeceğiz, eğilmeyeceğiz, mahcup düşmeyeceğiz.
Terörizme karşı bir olacağız, zalimlere karşı dimdik duracağız.
Biz Türkiye’yiz, biz Türk milletiyiz, biz kahraman ve dualı bir ecdadın şerefli ahfadıyız.
 
Değerli Milletvekilleri,
 
Eğer bir milletin fertleri kendi tarihleri hakkında düşünceye sahiplerse tarih şuuru tezahür ve tecelli etmiş demektir.
 
Merhum Hocamız Erol Güngör’ün değerlendirmesi bu şekildedir.
Tarih şuuru, tarih birliğinden, tarih eskiliğinden daha önemlidir.
Şuur varsa huzur vardır, muhayyile uyanık, müstahkemin ufku parlaktır.
 
Yine Merhum Güngör Hocamız demişti ki: “Milliyetçilik esas itibariyle tarih hakkında bir yorum ve bu yoruma bağlı olarak öngörülen pratiklerden ibarettir.”
Ayrıca milliyetçiliğin bir memleketteki milli kültüre dayandığını tam isabetle dile getirmişti.
 
Tarih her yönüyle yaşanıp bitmiş olaylar mecmuu, üzeri düğümlenip örtülmüş muhtasar ilişkiler mevzu değildir.
 
Yaşayan tarih telakkisi kapsamında gelecek geçmişin gölgesinde ve güvencesinde vasat bulmaktadır.
Bütün dünler bugünleri aydınlatan gür meşalelerdir.
 
Tarih şuuru anlam bunalımına çaredir, ahlak ve aidiyet krizine çözümdür, köksüzlüğe reçetedir, kimliksizliğin şifa kaynağıdır.
Tarihi şuurla özümseyip idrak edemezsek gelecek hakkında konuşacak ne hakkımız ne de yüzümüz olacaktır.
 
11 Kasım 2018 tarihinde 1.Dünya Savaşı’nı sonlandıran ateşkes antlaşmasının yüzüncü yıldönümü Paris’te çeşitli etkinliklerle anılmıştır.
 
Peki Ortadoğu’daki şiddet ve savaşın bitişi ne zaman anılacaktır?
Paris’te toplananların alayı birden yüz yıl öncesi için sahte üzüntülerini paylaşırken, şu anda Ortadoğu’da yaptıkları için acaba ne diyeceklerdir?
 
Paris’teki anma toplantılarında milliyetçilik adeta öcü gibi gösterilmiş, neredeyse nefret objesi gibi takdim edilmiştir.
 
Fransa Cumhurbaşkanı milliyetçiliği vatanseverliğe ihanet olarak tanımlamış, Almanya Başbakanı at gözlüğü takan milliyetçiliğin tekrar hortlamasından korktuğunu dile getirmiştir.
 
Bu ülkelerin dünyanın yıkımından, insanlığın felaketinden birinci derecede mesul olmalarını görmeden milliyetçiliği suçlamaları hezeyanın ötesinde hüsran verici bir cehalettir.
 
Madem milliyetçilik vatanseverliğe ihanet ise, Fransa’nın deniz aşırı sömürge faaliyetlerine hala devam etmesi, buralarda yaşayıp vatanlarını seven insanların haklarını gasp etmesi nasıl izah edilecektir?
 
Bu kadar insancıl ve barışsever olan Fransa, mesela 1920’lerde Çukurova’da ne arıyor, ne geziyordu?
Sömürgecilik başka şeydir, milliyetçilik başka bir şeydir. Bu ayrımı bilmeyen akıl fukarasıdır.
Bu ikisini karıştırmak, bir ve aynı görmek Fransa horozuna tavuk kostümü giydirip yumurtlamasını beklemek kadar aptalca ve ahmakçadır.
 
1.Dünya Savaşı’nda yaklaşık 20 milyon kişi hayatını kaybetmişti.
21 milyon kişi yaralanmıştı.
Dünya üzerinde yaşanan tahribat korkunç boyutlara ulaşmıştı.
 
28 Temmuz 1914’de başlayan savaş, 11 Kasım 1918’de Fransa’da, bir demiryolu vagonun içinde imzalanan ateşkes antlaşmasıyla son bulmuştu.
Yüzüncü yıldönümü anılan bu ateşkes antlaşması aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun da ölüm fermanı olmuştu.
 
Savaşı önce başlatmışlar, sonra da keyifleri yetince, bölüşmeyi yapınca bitirmişlerdi.
 
1.Dünya Savaşı’nın ne başlamasında, ne de son buluşunda İmparatorluğumuzun hiçbir dahli, hiçbir payı olmamıştı.
 
Ancak en büyük bedeli biz ödemiştik.
En çok acıyı biz çekmiştik.
En fazla külfete biz katlanmıştık.
Hafıza kayıtlarımızı tazelemek, 1.Dünya Savaşı’na tekemmül etmiş bir tarih şuuruyla bakmak Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in görev ve sorumluluğudur.
 
Osmanlı Beyliği, 1299’da Söğüt ve çevresini kapsayan 5 bin 631 kilometre karelik bir alanda kurulmuştu.
 
Beylik aşamasından devlet aşamasına geçtiğinde Osmanlı’nın sahip olduğu toprakların yüzölçümü 95 bin kilometre kareye ulaşmıştı.
 
Osmanlı İmparatorluğu, en geniş sınırlarına ulaştığı 1699 yılında etki alanlarıyla birlikte 24 milyon kilometre karelik bir coğrafyada hüküm sürüyordu.
Bu dönemde Akdeniz’in dörtte üçü, Kızıldeniz ve Karadeniz’in tamamı, Balkanların ve Basra Körfezi’nin büyük bir kısmı İmparatorluğun egemenliği altındaydı.
 
Osmanlı Beyliğinin kurulduğu 1299 yılından Karlofça Antlaşması’nın imzalandığı 1699 yılına kadar geçen 400 yıllık zaman içinde, yani 146 bin günde, 23 milyon 994 bin kilometre kare toprak kazanılmıştı.
Bir diğer ifadeyle bu zaman sürecinde her gün 164 kilometre kare toprak denetim ve kontrolümüze geçmişti.
 
Günümüzde, Osmanlı İmparatorluğu’nun hükmettiği topraklar üzerinde 64 ülke ve özerk bölgenin bulunduğu dikkate alındığında ne kadar güçlü ve muktedir bir tarihe sahip olduğumuz gayet net olarak görülebilecektir.
 
Ne üzücüdür ki, zirve noktası olan Karlofça Antlaşması aynı zamanda gerilemenin de miladıdır.
 
1699’dan 12 Ağustos 1914’e kadar geçen 215 yıllık sürede yaklaşık 20 milyon kilometre kare toprak kaybettik.
Bir başka ifade ile 215 yılda Osmanlı İmparatorluğu her gün 255 kilometre karelik toprağı yitirmiştir.
 
12 Ağustos 1914’ten 30 Ekim 1918 Mondros hezimetine kadar geçen 4 yıllık süre zarfında ise, yani 1461 günde, toplam 3 milyon 214 bin 200 kilometre karelik toprak elimizden kayıp gitmiştir.
Bu 1461 günlük süreç içerisinde her gün 2 bin 200 kilometre kare toprak kaybedilmiştir.
 
Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme döneminde günde yaklaşık 255 kilometre karelik bir alan kaybına karşı, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı yılları arasında günlük toprak kaybımız bunun yaklaşık 9 katına ulaşmıştır.
 
Yani tam bir felakettir.
Her beş ayda bir Almanya,
Her dört buçuk ayda bir İtalya,
Her üç buçuk ayda bir İngiltere,
Her iki ayda bir Yunanistan,
Her on dokuz günde bir Hollanda/İsviçre,
Her on dört günde bir Belçika,
 
Her beş günde bir Lübnan kadar büyüklükteki toprak parçası hâkimiyetimizden çıkıp gitmiştir.
 
Üstelik, Allah muhafaza, Sevr Antlaşması sonuç verseydi;
Batı Anadolu, İzmir ve havalisi dahil, Trakya’nın bir bölümü Yunanlılara,
Rodos, 12 Adalar, Akdeniz ve Ege bölgelerinin büyük bir kısmı ile Konya yöresi İtalyanlara,
Sivas, Malatya, Adana, Mardin, Urfa, Maraş, Antep ve Suriye Fransızlara,
Musul, Kerkük dahil Irak ve Arabistan yarım adası İngiltere’ye verilecek,
Doğubayazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan'ı içine alan bir Ermenistan tesis edilecek,
Irak ve Suriye arasında bir Kürdistan kurulacak,
 
Türklere de kala kala, Orta Anadolu Bölgesi ile Karedeniz Bölgesi’nin bir kısmından ibaret yaklaşık 200 bin kilometre karelik bir alan kalacaktı.
Hesap buydu, plan buydu, hedef buydu.
Bu durum karşısında yaşa yaşayabilirsen, kırk satır mı kırk katır mı?
Fakat Türk milleti enkazın içinde doğrulmayı bildi, bağımsızlığı namus belledi, Türkiye Cumhuriyeti devletini eşsiz cesaretiyle, engin ve inanmış mücadelesiyle kurmayı başardı.
Biz 1.Dünya Savaşı’nı bitiren makus antlaşmanın nesini ve neyini anacağız?
 
Kaybettiğimiz İmparatorluğumuzun ardından oh iyi oldu mu diyeceğiz?
Neresini tutup neyine saygı duyacağız?
Osmanlı’nın cellatlarından ne duyacağız, neyi öğreneceğiz?
 
Türk milletine hayat hakkı tanımayan, Türklüğü Anadolu’dan çıkarmak için el ovuşturan, ecdadımıza haysiyetsizce hücum eden müstevliler, acaba yaptıkları kötülüklerden, döktükleri kanlardan, çaldıkları topraklardan hiç pişmanlık duymuşlar mıdır?
Bize Macron ne söylüyor? Merkel ve diğerleri ne anlatıyor? Söyleseler bile inandırıcılıkları ve itibarları olacak mı?
 
Türkiye’yi siyasi oyunlar oynamakla itham eden Fransız zihniyeti asıl oyunları, asıl içten pazarlıkları, asıl ikiyüzlülükleri kendilerinin sahnelediğini ne zaman görüp kabullenecek?
 
1.Dünya Savaşı’nın mirası üzerine utanmadan kapaklanıp konan bu sömürgeciler, bize hangi demokrasiden, hangi barıştan, hangi insanlık ve huzurdan bahsediyorlar?
 
Az evvel de ifade ettiğim gibi, 1.Dünya Savaşı bitmiş falan değildir.
Kanlı sayfa açıktır, çatışmalar ve çekişmeler sadece bünye değiştirmiştir.
Bir damla petrol için devasa medeniyet ve tarihi birikimlere savaş açanlar bu dünyada değilse, mahşerde yaptıklarının bedelini mutlaka ödeyeceklerdir.
 
Allah’ın sopası yoktur ve adaleti tartışmasızdır.
Çekildiğimiz hiçbir toprak parçasında, hiçbir coğrafyada huzur yoktur, umut yoktur, adalet yoktur, barış yoktur, saadet ve selamet yoktur.
 
Ahımızı alanlar bu dünyada gün yüzü görememişler, ilelebet de göremeyeceklerdir.
 
Bu nedenle, Paris’te yüzüncü yıldönümü anılan ve infazımızın ilanı demek olan malum ateşkes antlaşması bizim ayaklarımızın altındadır, hiçbir ahlaki, vicdani ve manevi hüküm ihtiva etmemektedir.
 
Muhterem Arkadaşlarım,
Hassasiyetlerimiz kaşınıyor, değerlerimiz aşındırılıyor.
Toplumsal gerginlikler, fikri ayrılıklar, ideolojik farklılıklar kamçılanıyor, devamlı kanatılıyor.
 
Laik-anti laik, inanan-inanmayan- Sünni-Alevi, Türk-Kürt ayrımı körükleniyor, milli ve tarihi değerlerimiz üzerinden kutuplaşmalar alçakça kışkırtılıyor.
Atatürk’ü sevenler-sevmeyenler cepheleşmesi tehlikeli şekilde tırmandırılıyor.
 
Anıtkabir ile Kocatepe arasında aşılmaz bariyerler dikilip, çift taraflı nifak kazıları yapılıyor.
Bu yanlıştır, vahimdir, art niyetliliktir, cepheleşme tetikçiliğidir.
 
5 Şubat 2008 tarihli Meclis Grup Toplantımızda şöyle haykırmıştım:
 
“Milliyetçi Hareket Partisi, kimseyi asla bir tercihe ve taraf olmaya zorlamadan, her ikisini de en yüksek seviyede benimseyen ve temsil eden, bu değerler arasındaki rabıta ve bağın kopartılmasına asla izin vermeyen duruşu ile Anıttepe ile Kocatepe arasına çekilmiş çelikten bir halattır.”
 
Hiç kimse karanlıktan göz kırpmasın, istismardan çıkar elde etmeye kalkışmasın.
Hiç kimse ne tarihi kazanımlardan ne de inançlarımızdan husumet türetmeye cüret etmesin, bunu aklından dahi geçirmesin.
Atatürk de bizimdir, Ankara’da bizimdir, Cami de bizimdir, Cemevi de bizimdir, doğulusu da biziz, batılısı da biziz, güneylisi de bizden, kuzeylisi de bizim ayrılmaz bir parçamızdır.
 
Biz, kuvveden fiile geçeli asırlar olmuş büyük Türk milletiyiz.
 
Türkiye’yi tehlikeli bir girdaba çekmek için pusuya yatanlar Anıtkabir ile Kocatepe arasında fitne hatları oluşturmaya, bozgunculuk yapmaya, milli duyguları ve manevi duyarlılıkları pis oyunlarına alet etmeye asla kalkışmasınlar.
 
Çünkü bedeli çok ağır olacaktır, bunun altından da kalkamayacaklardır.
 
Maalesef gelişmeler ve gidişat hayra alamet değildir.
İç bunalıma yatırım yapan, birlik ve beraberliğimizi çürütmeye çalışan bir dip akıntı gün geçtikçe hız ve yaygınlık kazanmaktadır.
 
Atatürk üzerinden Cumhuriyetle hesaplaşılmaktadır.
Atatürk bahanesiyle mukaddesatımıza tahammülsüzlük sergilenmektedir.
İki ayrı kampa ayrılanlar gittikçe azgınlaşmaktadır.
Türklük üzerinden milletle hesap görülmektedir.
 
Bitmiş ve kapanmış Türkçe ezan tartışmalarıyla maneviyatımız sömürülmekte, milli ve manevi değerlerimiz örselenmektedir.
 
Bir grup kiralık ve görevli siyasetçi, sözde uzman, yarım aydın zehir saçmakta, milletimizi tahrik etmektedir.
 
Türkiye üzerinde kumar oynanmaktadır.
Bir yanda bunlar oluyorken, diğer yanda Diyanet İşleri Başkanı’nın geçen hafta gerçekleştirdiği esef verici bir ziyareti tartışmaların odağına oturmuştur.
 
Diyanet İşleri Başkanı, 9 Kasım saat 14.30’da cüppesini giyip, eline de vereceği hediyesini alarak Atatürk’e hakaret eden, Yunan tezlerine methiyeler düzen fesli Türk düşmanını ziyarete gitmiştir.
 
Bunun tamamen insani duygularla yapılan hasta ziyareti olduğu bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanmıştır.
 
Kimin nereye gideceği, kimin kiminle görüşeceği veya düşüp kalkacağı, hangi maksatla buluşacağı bizim meselemiz ve ilgi alanımız değildir.
Herkes beşeri münasebetlerinde toplumsal adap ve ahlaki ölçülere uyduğu sürece özgürdür.
 
Anlayamadığımız, tuhafımıza giden, garipsediğimiz husus, Diyanet İşleri Başkanı’nın, fesli provokatörü ziyaret tarihindeki manidarlıktır.
 
Diyanet İşleri’nin Sayın Başkanı, sorarım sana, meczubu ziyaret tarihi olarak bula bula 9 Kasımı mı buldun?
Yılın diğer günlerinin suyu mu çıktı? Diğer tarihler torbaya mı girdi?
Durdun durdun da 10 Kasım’dan bir gün önce mi hasta ziyaretini hatırına getirdin?
 
Mustafa Kemal’e ne inançlarımıza ne de kültürümüze uymayacak şekilde bühtanla saldıran şahsı 10 Kasım’ın arifesinde ziyaret etmek nasıl bir aklın, nasıl bir çarpıklığın mahsulüdür?
 
10 Kasım saat 9’u 5 geçe kenefe gidin diyen, Yunan galibiyetine özlem çeken bir çukur şahsiyete geçmiş olsun demek, bunu da milletimize kafa tutar gibi uluorta yapmak fesli münafığı manen onaylamak, yanında olmak, arka çıkmak değil midir?
 
Ne istiyorsunuz Cumhuriyet’ten?
Atatürk düşmanlarına zırh olmak gayeniz nedir?
Diyanet İşleri Başkanlığı görevi Türkiye Cumhuriyeti’ne söven, kurucu değerlere ihanet eden, kurucu şahsiyetlere galiz ifadelerle yüklenen vatansızları aklama, anma ve alkışlama görevi değildir.
 
Aksi tavır ayıptır, günahtır
Türk milletinin ortak değerlerine saldıranlara maneviyatımızda cevaz yoktur, yer yoktur, hoşgörü olamayacaktır.
 
Hangi kurumuş vicdan, hangi satılmış ruh, hangi işgal artığı varsa duysun ve bilsin ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletimizin ortak değeridir.
Bu gerçek değişmeyecektir.
Ancak, Atatürk üzerinden, Anıtkabir’e gelen kalabalıklar gerekçesiyle yeni bir karşıtlık oluşturmaya, yeni bir güç devşirmeye de hiç kimse heves etmemelidir.
 
Bu yolun sonu karanlıktır, çıkmazdır, hüsrandır, buhrandır.
Tartışmaların göbeğindeki Diyanet İşleri Başkanı’nın kendi durumunu gözden geçirip erdemli davranış içinde hareket etmesi ve gereğini derhal yapması samimi tavsiyem ve temennimdir.
 
Son olarak, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin Andımızla ilgili aldığı kararı temyize götüren Milli Eğitim Bakanlığı’nın dilekçesinde tarihi ve sosyolojik olarak örtülemez yanlışlıklar vardır.
 
Bakanlık diyor ki; “Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadro zaten gecikmiş olan süreci hızlandırmak için yoğun çaba harcamıştır.”
 
Türkleri millet bilincine en geç ulaşan topluluk olarak değerlendirmek tarih inkarı, tarih ihmali, tarih ihanetidir.
 
Unutmayınız ki, tarihimiz mührü sökülmemiş bir hazinedir.
Bu hazinenin talanına müsaade etmeyeceğiz, bu hazinenin karalanmasına onay vermeyeceğiz.
Milli Eğitim Bakanımızın temyiz dilekçesini görmediğine veya yoğunluktan dolayı dikkatle bakmadığına inanmak istiyor, bunu ümit ediyoruz.
 
Türk milletine kara çalan zihniyet Orhun Yazıtlarını nereye koyacak?
Tarihte kurulan 16 Türk devletini nasıl izah edecek?
 
Türklerin millet bilincine en geç ulaşan topluluk olduğunu söyleyen şahıs direkt sana soruyorum, bunu nasıl yazdın, nasıl iddia ettin, hangi çevrenin mahsulü, nerenin piyonusun?
 
Bu yanlı ve maksatlı değerlendirmelere imza atanlara diyorum ki, asıl sizin sabah akşam Andımızı okumaya ihtiyacınız vardır ve Türk milletinin kim olduğunu, Türklüğün nasıl bir tarih ve sosyolojik derinlikten süzülüp geldiğini öğrenmeniz şarttır, önünüzdeki asıl ödevdir.
 
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken, yüksek heyetinizi bir kez daha hürmetle, muhabbetle selamlıyor, değerli milletvekillerimize Meclis çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum.
 
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum."
 
 


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
Ülkücü şehitler Türk milletinin iftihar ve irade cevherleridir26 Mayıs 2020
Milletin dertlerine “deva” olmak için çıktıkları yol, yol değildir26 Mayıs 2020
Bahçeli'den Siyasi Partiler Kanunu açıklaması: Tam destek vereceğiz24 Mayıs 2020
HER TÜRLÜ KUMPASI YIKACAĞIZ23 Mayıs 2020
İrade varsa istikbal vardır, iman varsa imkan olacaktır22 Mayıs 2020
Bahçeli muhalefetin yeni Ali Cengiz oyununu deşifre etti19 Mayıs 2020
Siyasi etik kanunu çıkarılsın19 Mayıs 2020
Bayram öncesi esnafa müjde verilsin18 Mayıs 2020
İlk adımla ilk kurşunun emaneti milli vicdanlarda hala diridir18 Mayıs 2020
"Hain Gülen’i meşrulaştırma arayışı zalimce bir oyundur"15 Mayıs 2020
Toprak vatan, dil varlıktır! İkisi de Türk milletinin onur vahasıdır14 Mayıs 2020
vekil seçmeni aradı, inandıramadı14 Mayıs 2020
KÖYE DÖNÜŞ TEŞVİK EDİLMELİDİR…14 Mayıs 2020
Bahçeli: Masa; masaldır, maval okumaktır11 Mayıs 2020
CHP küresel tefecilere, vatansız fesat yuvalarına kucak açıyor09 Mayıs 2020
Annelerimizin yetiştirdiği evlatlarla, Türklük cevheri işlenmeye devam edecek09 Mayıs 2020
Türkiye’nin çöküşünü isteyenler avuçlarını yalayacaklardır07 Mayıs 2020
Darbeci geleneğin siyaset ayağı olan CHP suçüstü yakalanmıştır05 Mayıs 2020
Davasına aidiyeti olmayanların 'Ben MHP’liyim' deme hakkı yoktur02 Mayıs 2020
Bahçeli: İhanete taşeronluk yapanlar silinip gidecek02 Mayıs 2020
MHP Lideri Bahçeli’yi katliama teşvik iftirası kimsenin haddi değildir30 Nisan 2020
Ülkücülük zamana ve zemine göre şekil değiştirmez29 Nisan 2020
Bahçeli: 'MHP Diyanet İşleri Başkanı’nın sözlerine aynen iştirak etmektedir'28 Nisan 2020
"MHP İl Teşkilatı kongreleri başlatmaya her zaman hazır"28 Nisan 2020
23 Nisan ve Ramazan mesajı24 Nisan 2020
Bahçeli, TBMM'deki 23 Nisan özel oturumuna katıldı23 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan MHP'li Belediyelere Ramazan Genelgesi 22 Nisan 2020
Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na tepki: Her çağrısı çürük, her teklifi beyhudedir22 Nisan 2020
Fırsatçı CHP yine çuvallamış, yine duvara toslamıştır20 Nisan 2020
Bahçeli'den koronavirüs Çin'de üretildi iddialarına cevap20 Nisan 2020
Bahçeli talimat verdi! Teşkilatlara uyarı 11 Nisan 2020
Bülbül: "Ya olduğunuz gibi görünün" 09 Nisan 2020
TERÖRİST AFFI GİRİŞİMLERİNE TEPKİ09 Nisan 2020
Öztürk: MHP kriz çözen partidir09 Nisan 2020
Ülkücü-Milliyetçi Hareket’in fikri hür, vicdanı hür, irfanı hürdür08 Nisan 2020
Bu felaketten daha güçlü çıkacağız07 Nisan 2020
Bahçeli, AA’nın 100. yılını kutladı06 Nisan 2020
Başbuğ Alparslan Türkeş Kalbimizdesin05 Nisan 2020
Bahçeli, Başbuğ Türkeş’in kabrini ziyaret etti04 Nisan 2020
Merhum Başbuğ Türkeş'in vefat yıl dönümü ...04 Nisan 2020
Türkeş, her vatandaşımızın örnek alması gereken Türk büyüğü03 Nisan 2020
Merhum Türkeş Bey'in yaktığı meşale sönmeyecek03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş'i ölümünün 23. yılında ...03 Nisan 2020
Alparslan Türkeş’in diktiği Fidanlar Kök Saldı03 Nisan 2020
Alınan tüm tedbirlere eksiksiz olarak uymalıyız02 Nisan 2020
Kayaalp'ten 'Biz Bize Yeteriz'01 Nisan 2020
Esnaf, SGK ve BAĞ-KUR primleri01 Nisan 2020
Saimbeyli’de kimse aç ve açıkta kalmayacak01 Nisan 2020
Vatanı korumak şerefli bir görevdir01 Nisan 2020
Sadir Durmaz'dan belediye başkanlarına mesaj01 Nisan 2020
Bahçeli: virüs dönemini atlatacağız30 Mart 2020
Türk milleti bu badireyi atlatacak, bu belayı def edecektir28 Mart 2020
MHP'den 'SaygılıOl' paylaşımı26 Mart 2020
ÜLKÜCÜ MHP’de olur.25 Mart 2020
Bahçeli: Koronavirüs ile mücadeleyi Allah'ın izniyle kazanacağız21 Mart 2020
Mümkün mertebe evde kalın19 Mart 2020
'Çanakkale Deniz Zaferi Türk Tarihinin Dönüm Noktasıdır'17 Mart 2020
Bahçeli'den koronavirüs açıklaması!17 Mart 2020
“İlham kaynağımız Atatürk olmalı!”16 Mart 2020
Liderimiz çocukların gözyaşlarını sildi...15 Mart 2020
Baki Ersoy: "Biz zalimlerin karşısında olacağız,"14 Mart 2020
“İstiklal Marşımız milli mutabakat metnidir”14 Mart 2020
“BU ESERLERİ AFYONKARAHİSAR’A KAZANDIRMALIYIZ”10 Mart 2020
Türkiye Cumhurbaşkanı’na hakaret hepimize hakarettir.10 Mart 2020
Bahçeli : Durduğumuz yer Türkiye’dir06 Mart 2020
MHP MÜLTECİ ÇOCUKLARI İÇİN KREŞ YAPACAK04 Mart 2020
MHP Van Tuşba ilçe Başkanı Yahya Cancan'dan İdlib Açıklaması04 Mart 2020
''Şehitler Tepesi'' tepkisi: Sözleri vatana ihanettir03 Mart 2020
MHP sayesinde bölücü kalkışma hedefe erişememiştir02 Mart 2020
Bahçeli'den sınıra 'Göçmen Kreşi' kurulması talimatı02 Mart 2020
Üç hilâlin bir jeopolitiği vardır02 Mart 2020
“MHP VAR OLDUĞU SÜRECE BU DEVLET ÇÖKMEZ”01 Mart 2020
MHP'den teşkilatlara uyarı01 Mart 2020
“Aynı şuur ve ruhta buluşma günü!”29 Şubat 2020
Düşman görüldüğü yerde ezilmelidir28 Şubat 2020
Türk Milleti İdlib ve Libya'da onur mücadelesi yapmakta27 Şubat 2020
Karataş, İspir'in Düşman İşgalinden Kurtuluşu kutlamalarına katıldı26 Şubat 2020
MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez25 Şubat 2020
'Şeref aylığı tutarı herkese eşit olmalı'24 Şubat 2020
MHP'ye 350 yeni üye24 Şubat 2020
Bahçeli’den Millet Kütüphanesi’ne kitap bağışı22 Şubat 2020
Taytak başkanları Ankara’da ağırladı21 Şubat 2020
"ESAD GİTMEDEN BARIŞ GELMEZ"18 Şubat 2020
MHP Adana’da 51 yıllık onur!12 Şubat 2020
TÜRKİYE ŞAM'A GİRMELİ, ZALİMLERİ YERLE YEKSAN ETMELİDİR11 Şubat 2020
Milliyetçi Hareket vatan sevgisinin kefili08 Şubat 2020
Şan ve şerefle dolu 51 yıl...08 Şubat 2020
MHP siyasette 51 yılı geride bıraktı08 Şubat 2020
Bahçeli'den, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya istifa çağrısı!08 Şubat 2020
Bahçeli'den AB'ye sert tepki! Kepazelik ve soysuzluktur06 Şubat 2020
MHP’den CHP hakkında suç duyurusu06 Şubat 2020
Sarıçam’dan rekor kıracak proje!05 Şubat 2020
Bir ölür bin diriliriz, çünkü biz Türk milletiyiz!03 Şubat 2020
Kadın vatandır, kadın annedir!02 Şubat 2020
CHP, gizli gizli millete tuzak kurma hesabındadır02 Şubat 2020
"ADANA ÇOK ŞANSLI"01 Şubat 2020
'Bu namertlik skandal ötesidir'30 Ocak 2020
ABD ve İsrail ateşle oynamaktadır!30 Ocak 2020
Bahçeli'den deprem mesajı28 Ocak 2020
Başkan Karataş, TÜRKAV ve KAMU-SEN il temsilcileri ile görüştü.27 Ocak 2020
MHP'den "İnsanlığın Huzuru Projesi"nin hazırlık toplantısı 20 Ocak 2020
MHP Kadroları Manisa'da Vefa Yemeğinde Buluştu19 Ocak 2020
MHP'li Taşdoğan Nadir Hastalıkları meclise taşıdı19 Ocak 2020
Türkiye makûs talihini alt edecektir19 Ocak 2020
Siyasetimiz istikrarlıdır, aynen korunacaktır18 Ocak 2020
Karapıçak: "Yıl sonu itibarıyla üye sayımızı yüzde 20 artırdık"17 Ocak 2020
Bahçeli: Ona kimse İBB Başkanı demeyecek17 Ocak 2020
Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağız17 Ocak 2020
LİDERE BAĞLILIK, SAYGI, VEFA VE SADAKAT’TİR16 Ocak 2020
Ezo Gelin15 Ocak 2020
İsmail Poyraz'dan İp'in ilçe başkanına sert tepki 15 Ocak 2020
MHP üzerinde hesap yapılamaz14 Ocak 2020
Başkan Çakır,Bu Memleketin Evlatları Kardeştir...13 Ocak 2020
Bahçeli uyardı! Hedeflerinde Türkiye var12 Ocak 2020
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE09 Ocak 2020
Milli bekaya sahip çıkıyoruz08 Ocak 2020
Başbakanını biz veriyorduk, asker göndermek ne ki?07 Ocak 2020
"Türk Polisimiz ve Türk Askerimizle gurur duyuyoruz"05 Ocak 2020
Ünlü,"Hedef Kızılelma,hedef Turan ülküsüdür04 Ocak 2020
MHP KARKAMIŞ YÖNETİMİ YENİLENDİ03 Ocak 2020
“Lider Devlet Bahçeli’nin tahayyülleri dahi bizim için birer talimattır"01 Ocak 2020
Bahçeli'den CHP'ye 'Kanal İstanbul' tepkisi31 Aralık 2019
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ'NİN YENİ YIL MESAJI31 Aralık 2019
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlık ve egemenlik hakları sonuna kadar muhafaza edilmelidir28 Aralık 2019
MHP'den Yeni Kanal İstanbul Açıklaması: 'Şartlar Değişti'27 Aralık 2019
'BİRLİKTELİĞİ AHENGE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ'25 Aralık 2019
Bahçeli: Bizim tarafımız Türkiye’dir25 Aralık 2019
Semih Yalçın duyurdu! MHP'de çok önemli toplantı25 Aralık 2019
KALYONCU;SU KANUNU BİR AN ÖNCE GÜNDEME ALINMALI24 Aralık 2019
Mesele rant değil, milli anttır, böyle de olmalıdır24 Aralık 2019
MHP, Vali Tutulmaz’a seslendi23 Aralık 2019
Türkiye lider ülke ve küresel bir güç olacak20 Aralık 2019
“Kastamonu İçin Bir Olduk” 19 Aralık 2019
Büyük Türk milleti, Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlenmeye devam edecektir18 Aralık 2019
Ülkemiz kuşatılmak istenmektedir.17 Aralık 2019
Taşdoğan'dan doktorların yurt dışı seyahat sıkıntıları için kanun teklifi17 Aralık 2019
Kadının Siyasetteki Yeri Ve Önemi15 Aralık 2019
Taşdoğan Sağlık Bakanlığı 2020 Bütçe Görüşmelerinde Önerilerini Dile Getirdi15 Aralık 2019
2023 lider ülke Türkiye’sine ulaşılacaksa, millî ve yerli duruş sayesinde ulaşılacak14 Aralık 2019
MHP’den istişare toplantısı13 Aralık 2019
MHP'li Kara: Liderimize yaraşır ve yakışır hizmetler yapmaya çalışıyoruz12 Aralık 2019
MHP'li kadınlardan kadına dair sunum12 Aralık 2019
"Bizi biz yapan tarihimiz ve kahraman ecdadımızdır"12 Aralık 2019
Kumpaslardan Medet Ummayı MHP Olarak Reddediyoruz12 Aralık 2019
Taşdoğan'dan Doktorlar İçin Kanun Teklifi06 Aralık 2019
MHP’li Sazak’tan soru önergesi06 Aralık 2019
MHP'den 'İnsanlığın Huzur Projesi'06 Aralık 2019
MHP'li Pehlivan'dan '5 Aralık Dünya Mühendisler Günü' mesajı05 Aralık 2019
MHP'den Doğu Türkistan açıklaması05 Aralık 2019
Bahçeli: Hiçbir sözümüzü unutmayacağız04 Aralık 2019
Ülkücü vakardan taviz veremeyiz03 Aralık 2019
Alevi Kardeşlerimize Yapılan Terbiyesizlik ..30 Kasım 2019
HDP, PKK’NIN MECLİSTEKİ SİYASİ AYAĞIDIR 29 Kasım 2019
Başbuğ Alparslan Türkeş 102. doğum gününde anılıyor25 Kasım 2019
Fendoğlu, Öğretmenler Günü'nü kutladı23 Kasım 2019
Diyarbakır annelerinden MHP İl Başkanlığına ziyaret23 Kasım 2019
Bahçeli'den Öğretmenler Günü mesajı23 Kasım 2019
Devlet Bahçeli: Kılıçdaroğlu zırvada rekor kırdı22 Kasım 2019
MHP Lideri Bahçeli'den EYT açıklaması19 Kasım 2019
MHP İzmir İl Başkanı ŞAHİN; Türkiye Ortak Milli Değerlerin Ülkesidir19 Kasım 2019
"Bu tempomuza ayak uyduramayanlar olursa..."17 Kasım 2019
MHP'li Sazak, engelli çocukları bakana sordu14 Kasım 2019
Liderimiz ; hiçbir tezvirata fırsat ve geçit vermeyecektir.13 Kasım 2019
Bahçeli'den ABD'ye sert tepki: Tutarsız, dengesiz13 Kasım 2019
'Devlet Bahçeli Türk Milletinin medarı iftiharıdır'12 Kasım 2019
Bahçeli'nin Atatürk sevgisinden şüphe eden alçaklara...11 Kasım 2019
Kuruluş ruhu hamdolsun ayaktadır09 Kasım 2019
Bunlar iblisin cani ajanlarıdır08 Kasım 2019
Kararı ne olursa olsun Erdoğan'ın yanındayız06 Kasım 2019
Amerikan rüyasının cenazesi kalkacaktır06 Kasım 2019
KHK faciadır demek büyük bir haksızlık ve hadsizliktir05 Kasım 2019
ABD hem sabıkalı hem de suçlu30 Ekim 2019
Bahçeli'den Cumhuriyet Bayramı mesajı28 Ekim 2019
Avcı: Yaşamak Hakkımız Yaşatmak Borcumuz!28 Ekim 2019
Cumhuriyet bayramı mesajı28 Ekim 2019
Bahçeli, "ABD'nin mektubu nezaket dışı bir olaydır. 26 Ekim 2019
'Güçlü Kadın Güçlü Türkiye'20 Ekim 2019
Muhtarlar Günü Mesajı 19 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı18 Ekim 2019
MHP'den "Toplum, Kadın ve Şiddet" sempozyumu18 Ekim 2019
Türk milleti onuruna düşkün müstesna bir millettir.18 Ekim 2019
MÜSİAD Yönetiminden MHP'ye ziyaret17 Ekim 2019
MHP Adana’da Bahçeli sevinci!16 Ekim 2019
Devlet Bahçeli, istikrar demektir14 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekatı'na destek10 Ekim 2019
Avcı: Karar Adana'mıza hayırlı olsun!10 Ekim 2019
Devlet Bahçeli : " Gazamız mübarek, zaferimiz muhkem ve mutlak olsun. "09 Ekim 2019
Aydın MHP; "Devlet; devletin başındadır"05 Ekim 2019
Kimse Dokunulamaz Değildir.04 Ekim 2019
Herkes aklını başına alsın! Türkiye sahipsiz değil04 Ekim 2019
MHP, komisyonda dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanacak04 Ekim 2019
'MHP Lideri Bahçeli'nin durumu iyi, iddialar asılsız'03 Ekim 2019
“LİDERİMİZ, DAVAMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”02 Ekim 2019
MHP 1 Ekim mesajı01 Ekim 2019
Karaman MHP'de genişletilmiş iştişare toplantısı01 Ekim 2019
Devlet Bahçeli'den İstanbul depremi mesajı27 Eylül 2019
Adana 5 ayda geriye gitti!22 Eylül 2019
MHP Karaman İl Başkanlığı görevine yeni atama21 Eylül 2019
MHP Konya İl Başkanlığına atama!21 Eylül 2019
Hilmi Durgun MHP Antalya İl Başkanlığına atandı21 Eylül 2019
Kadın ve Şiddet Sempozyumu20 Eylül 2019
Kerbela Şehitleri ve Ülkücü Şehitlere vefa!20 Eylül 2019
Gaziler vazgeçilmez kıymetlerdir!19 Eylül 2019
MHP'li Güngöralp'tan 19 Eylül Gaziler Günü mesajı19 Eylül 2019
'Ahilik kültürü Türk milletini ayakta tutan değerlerden biridir'16 Eylül 2019
Gün, birlik, dirlik ve dayanışma günüdür15 Eylül 2019
12 Eylül'ün yıl dönümü.. Şehitlere dua zalimlere beddua!15 Eylül 2019
MHP’den esnafa 'Siftah bizden Bereketi Allah’tan' ziyareti14 Eylül 2019
KAVGAMIZ ZALİMLERLEDİR14 Eylül 2019
Bahçeli, “Anaların akan gözyaşları, CHP ile HDP’yi zora sokmuştur. 14 Eylül 2019
Sıra Fırat'ın doğusuna gelmiştir14 Eylül 2019
" 12 Eylül Ülkücü Şehitlerini Anma " paneli13 Eylül 2019
12 EYLÜL AÇIKLAMASI13 Eylül 2019
CHP kendisine çeki düzen vermelidir. 12 Eylül 2019
Bahçeli'den Bayburt ve Erzincan ziyareti12 Eylül 2019
'12 Eylül’ü unutmayacağız, unutursak kanımız kurusun'12 Eylül 2019
Hiç şüphesiz tarafımız Türkiye'dir11 Eylül 2019
Hainlere Hayat Hakkı Yok08 Eylül 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den ziyaret07 Eylül 2019
SALİHLİ MİLLİ İRADENİN TEMSİLCİSİ OLMUŞTUR05 Eylül 2019
Bahçeli: Sivas Kongresi’nin şan ve şerefi Cumhur İttifakı’nındır!04 Eylül 2019
Cumhuriyetimizin temelleri Sivas'ta atılmıştır04 Eylül 2019
Tek Yürek Olmalıyız01 Eylül 2019
“Ey edep erkan bilmez yaratık”30 Ağustos 2019
Devlet Bahçeli : MHP ile Ülkü Ocakları her daim ayakta kalacaktır.30 Ağustos 2019
MHP’li Arkaz'dan 30 Ağustos mesajı30 Ağustos 2019
Erkan Akçay'dan 30 Ağustos mesajı29 Ağustos 2019
Özdemir'den 30 Ağustos mesajı29 Ağustos 2019
"MHP'nin yeri terörle mücadele eden taraftır"28 Ağustos 2019
Türkiye Cumhuriyeti’ne âşık Türk Milleti’ne sevdalıyız!28 Ağustos 2019
Yardan ve serden vazgeçmeye hazırız28 Ağustos 2019
PKK uzantısı olanın milli iradesi olmaz28 Ağustos 2019
Devlet BAHÇELİ, Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Töreni'ne Katıldı.27 Ağustos 2019
'Türk'ün mücadelesi Malazgirt ruhu ile devam ediyor'26 Ağustos 2019
Kararlılığımızı tartışmaya açmamalıyız25 Ağustos 2019
MHP'den teşkilatlara "Malazgirt" genelgesi!23 Ağustos 2019
MHP Adana’da hedef büyük!21 Ağustos 2019
"CHP hemen öne çıkıp PKK’ya siper olmuştur"21 Ağustos 2019
Bahçeli'den Bakan Soylu'ya tebrik19 Ağustos 2019
Bahçeli'den 17 Ağustos mesajı17 Ağustos 2019
MHP , Malataya ´da istişare toplantısı15 Ağustos 2019
'Hükümet Sistemini karşılıksız destekliyoruz'12 Ağustos 2019
"Bizim bakanlık gibi bir beklentimiz yok"11 Ağustos 2019
Bahçeli: Erken seçime ihtiyaç yok11 Ağustos 2019
"FIRAT'IN DOĞUSUNDA HİLAL YÜKSELMELİDİR"08 Ağustos 2019
ÜLKÜCÜ OLACAKSINIZ!08 Ağustos 2019
“ KÜTAHYA BİZİM SEVDAMIZ "07 Ağustos 2019
İP müdiresinin attığı tweet ciddiyetsizlik, seviyesizlik ve çapsızlık örneğidir . . . 02 Ağustos 2019
MHP lideri Bahçeli'den TASAV'a ziyaret01 Ağustos 2019
Bahçeli'den kucaklaşma çağrısı01 Ağustos 2019

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
HAVA DURUMU
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH