Ana Sayfa > TERÖR VE GÜVENLİK

ABD Belgelerinde Alparslan Türkeş
04 Nisan 2017
Bu haber 791 kez okundu
Türk Ocakları Samsun Şubesi, Alparslan Türkeş'in Vefâtının 20. Yılı münasebetiyle Türk Düşünce tarihinde iz bırakacak bir konferans düzenledi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Türk Ocakları Samsun Şubesi tarafından Öğretmenevi salonunda gerçekleştirilen “ABD belgelerinde Alparslan Türkeş”  konulu konferans yakın tarihimizdeki gerçek diye Türk Milletine yutturulan yalanların ortaya çıkartılmasında da önemli olmuştur. Yakın tarihin aydınlatılmasında kullanılabilecek çok önemli Belgeler Doç.Dr. Mehmet Akif Okur tarafından tüm kamuoyuna daha öncede sunuldu.

Öğretmenevi Toplantı Salonunda düzenlenen konferansa Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mehmet Akif Okur konuşmacı olarak katıldı. Türk Ocakları Samsun Şube Başkanı Doç. Dr. Serkan Şen, öğretim üyeleri ve vatandaşların hazır bulunduğu konferansta “ABD belgelerinde Alparslan Türkeş” konusu işlendi.

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mehmet Akif Okur, Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümünü anarak konuşmasına şöyle başladı:

”Bu gün rahmetli Başbuğ’umuzun hakka yürüyüşünün 20. Sene-i devriyesinin evvelinde ve her tür siyasi faaliyetin yakın tarihiyle ve yakın geçmişiyle ilgili hem de Ülkücü Hareketi var eden dinamiklerle ilgili önemli olduğunu düşündüğüm bir meseleyle ilgili yaptığım araştırmaların sonuçlarından bir bölüm takdim edeceğim.” Dedi.

Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur 2014 yılı içinde 6 ay süreyle Amerika’da kalarak çeşitli arşivleri inceleme fırsatı bulduğunu da ifade ederek, 12 Eylül Darbesi ile ilgili da ABD’de birçok belge ve yazışma bulduğunu açıkladı. Okur 12 Eylül’ün önemli kırılmalara sebep olduğunu paylaştı. 1980’de gerçekleşen darbenin Ülkücü Hareket için de oldukça önemli olduğunu belirten Okur, darbelerin etkisini atlatmanın kolay olmadığını sözleriyle de önemli bir not bıraktı.

Doç.Dr. Mehmet Akif Okur kafga karışıklığını giderdi

ABD’deki ulusal arşivlerde, 2014 yılında hariciye arşivinde ve  diğer hariciyeyle de bağlantılı açık olan arşivlerde Türk dış politikası ve Türk Amerikan ilişkileri üzerine çalışma yaptığını belirten Okur;  Amarikan arşiv belgesi denenice bir kafa karışıklığı olduğunu ifade ederek belgelerin mahiyeti hakkında bilgi verdi.

Okur; bu belgelerin wikileaks gibi açıklanan belgeler gibi olmadığını, bahsedilen belgelerin piyasada konuşulan belgeler, sızdırma tabir edilen belgeler ve o belgelerin hakikat olup olmadığı hakkında bir şüphe bulutu olduğunu belirtti. Genelde, aktüel meseleleri yönlendirmek maniple etmek için devletler sekiz on belgenin arasına bazen bir tanede yanlış belgeyi, cümleyi veya ifadeyi koyarak servis ettiklerini belirten Okur; onun üzerinden bir istihbarat savaşı yürütmeye çalıştıklarını ifade etti. Birde devletlerin kendilerinin, kendi resmi arşivlerinde tescilledikleri yani altlarına imzalarını attıkları ve araştırmacıların hizmetine sundukları evraklar, belgeler olduğunu kaydederek; “Biz bu tür belgeler üzerinde konuşacağız.” Dedi.

 BUNLARIN HİÇ BİR DAYANAKLARI YOK

Türk milliyetçiliğinin ve Alparslan Türkeş'in ele alındığı popüler yahut akademik görünümlü birçok metinde hiçbir somut delile dayanılmaksızın ileri sürülen kimi iddia ve ithamların, tartışılmaz gerçeklermiş gibi tekrarlanmaya devam ettiğini belirten Okur;  “Bu türden yazılarda, Türkeş ve liderliğini yaptığı Milliyetçi Hareket, ABD tarafından Sovyetlere karşı mücadele için dizayn edilmiş aktörler olarak takdim edilirken, kökleşmiş önyargılar dışında hemen hiçbir objektif temele dayanma ihtiyacı hissedilmiyor.” Diye kaydetti.

AMERİKA ALPARSLAN TÜRKEŞ’İ SEVMEDİ...

 Amerikan sisteminin iç yazışmalarından seçilmiş Türkeş’le ilgili atıf, not ve değerlendirme örneklerini sunan okur;  “Yaptığımız taramalarda,  belgelerdeki eleştirel, hatta yer yer hakarete varan olumsuz ifadelerin benzerlerinin aynı dönemde başka siyasetçiler için kullanılışına rastlamadık. Bu noktayı da dikkate alarak, eldeki bilgilerin VVashington tarafından desteklenmek şöyle dursun, araya sürekli uçurum konulan bir Alparslan Türkeş portresi çizdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.’ Dedi.

Dç. Dr. Mehmet Akif Okur, konuşmasını şöyle sürdürdü:

AMERİKA'YA TÜRKEŞ’LE İLGİLİ RAPORLAR GİDİYOR

 İlk belge, Amerikalıların 27 Mayıs'ın hemen ardından Türkeş'in DP ve CHP karşısında "tarafsız" bir yerde durduğunu düşündüklerini gösteriyor. ABD'nin İstanbul Başkonsolosu Robert G. Miner'in Dışişleri Bakanlığı'na yolladığı 30 Haziran 1960 tarihli raporda, gazeteci Özcan Ergüder ile yaptığı özel bir görüşmeye dair değerlendirmeler aktarılıyor. Burada, Türkeş'in yalnızca DP'ye değil, CHP'ye ve İnönü'ye de karşı olduğu ve seçimlere yeni bir partiye liderlik yaparak girmek niyetini taşıdığı belirtiliyor.  Bu bilgi, 27 Mayıs'la ilgili olarak tartışılagelen bir mesele hakkında açıklayıcı ipuçları barındırıyor. Darbenin ardından Türkeş ve arkadaşlarının hemen seçim yaparak yönetimi sivillere devretmek istemeyişini demokrasi karşıtlığı ve cunta hevesiyle izaha çalışanlar olmuştur. Ancak, DP'nin mahkûm edildiği bir ortamda hemen sandığa gidilmesi, iktidarın ordunun eliyle CHP'ye hediye edilmesi anlamına gelecekti. Hâlbuki Türkeş ve arkadaşları CHP'ye de muhaliftiler. Dolayısıyla, askeri yönetimin bir müddet daha iş başında kalmasını farklı siyasi profillerin ortaya çıkabilmesine imkân hazırlamak için istemiş olabilirler.

GÜRSEL'DEN SONRA KOMİTENİN EN ETKİLİ ÜYESİ TÜRKEŞ GÖSTERİLİYOR.

Miner'ın raporundan 20 gün sonra hazırlanan ulusal istihbarat değerlendirmesinde, Türkeş'in dünya görüşü ile ilgili açıklamalara yer veriliyor. Milli Birlik Komitesi'nin (MBK) genel çerçevesi tahlil edilirken Gürsel'den sonra Komitenin en etkili üyesi olarak Türkeş gösteriliyor. Belgede ayrıca, Türkeş'in ateşli bir Türk milliyetçisi olduğu, SSCB bünyesindeki Türklerin bağımsızlıklarını elde ederek Türk birliğinin kurulması yönündeki pan-Turanist düşünceleri sebebiyle 1944'te tutuklandığı da belirtiliyor. 

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Warren'ın 25 Temmuz 1960 tarihinde Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği raporda ise Washington'ıın Türkeş'e bakışını kalıcı biçimde etkilediği anlaşılan önemli bir tartışmadan bahsediliyor. Warren, Gürsel, Türkeş ve Kuneralp Komite'nin ABD'den talep ettiği krediyle ilgili bir toplantı yapmışlardır. Bu görüşmede Türkeş, ordudaki bazı subayların zorunlu emekliliğe şevki için acilen krediye ihtiyaçlarının olduğunu, eğer ABD kaynak temin etmezse bu parayı "herhangi bir yerden" bulabileceklerini söyleyerek üstü kapalı bir şekilde ABD'li yetkilileri Sovyetlerle yakınlaşmakla tehdit etmiştir. Raporun sonunda Warren, Türkeş ile ilgili kişisel değerlendirmesinde; MBK'nın ihtiyaçlarına ve ABD'nin bunu karşılamaktaki isteksizliğine odaklanan Türkeş tarafından hazırlanacak muhtemel eylem planının ABD'nin pozisyonunu ve yükümlülüklerini düşünmeyen tek taraflı bir tarzda olacağını söylüyor.

 CİA’YA TARKEŞ HAKKINDA ÇOK GİZLİ BİR NOT GİDİYOR

ClA'in 28 Temmuz 1960 tarihli "Çok Gizli" ibaresi taşıyan günlük yazılı istihbarat notunda da, VVarren'ın mektubunda belirttiği noktalar yer alıyor. Gürsel veTürkeş'in ABD Büyükelçisi Warren'a, Türk ordusundaki üst rütbeli subayların zorunlu emekliye sevk edilmeleri hususunda Amerikan mali yardımı gelmese dahi kararlı davranacaklarını ve gerekirse "parayı herhangi bir yerden bulabileceklerini" belirttikleri vurgulanıyor. Bununla birlikte, Gürsel'in atacağı herhangi bir adımın sürpriz olmayacağı fakat para temin etmek adına SSCB ile yakınlaşmasının da beklenmediği not edilmiş. Türkeş için ise benzer bir değerlendirmede bulunulmadığı görülüyor.

TÜRKEŞ’İ AMERİKAN AJANI İLAN EDİYORLAR

Warren'a göre MBK genç, tecrübesiz ve vatansever subaylardan olturulduğunu, Gürsel'den sonra Komite'nin en etkili üyesi ise Türkeş olduğunu, Ayrıca VVarren'a göre Türkeş, "fanatik heveslere sahip, aşağılık kompleksli ve derin duyguları olan" birisi olarak görüldüıünü ifade eden Okur, MBK içinde ayrışma yaşanması durumunda Türkeş'in Gürsel'in yerine geçebilecek tek kişi olduğu da Warren tarafından ifade edildiğini belirterek; ”Türkeş'in ABD ile ilişkisi hakkında yazılanların ne kadar kasıtlı çarpıtmalar içerdiğini gösteren güzel bir örnek, Ömer Gürcan'ın bu belgeye dayanarak, Türkeş'i Amerikan ajanı ilan edişidir. Gürcan, raporda hiç yer almayan "MBK'nın içine en önemli üye olarak Türkeş'i yerleştirdik." ifadesini Warren'ın sözüymüş gibi aktarıyor.”diye belirterek konuşmasını şöyle devam ettirdi:

ÇOK GİZLİ İSTİHBARAT NOTU

ClA'in 26 Eylül 1960 tarihli ve "Çok Gizli" ibareli günlük yazılı istihbarat notunda Türkeş'in 22 Eylül'de Başbakanlık Müsteşarlığı görevinden ayrılması değerlendiriliyor. Notta bu olayın, MBK içindeki genç, hırslı milliyetçi grup ile daha geniş muhafazakâr unsurlar arasındaki artan çatışmayı ortaya koyduğu ve Korgeneral Madanoğlıı'nıın da Tıirkeş'in önde gelen hasmı olarak meydana çıktığı belirtiliyor. Türkeş'in görevden ayrılışının MBK içerisindeki huzursuzluğu arttırdığına dair değerlendirme, 28 Eylül 1960 tarihli benzer bir belgede de tekrarlanıyor.

TÜRKEŞ'TEN KORKUYORLAR

Türkeş'in liderliğini yaptığı 14 kişilik milliyetçi grubun MBK'dan tasfiye edilişi, bir gün sonra, 13 Kasım 1960'ta, ClA'in "Çok Gizli" ibareli günlük yazılı istihbarat notunda ele alınmış. CIA belgesinde, Giirsel'in cunta içindeki radikal grubu ortadan kaldırdığı ve geriye kalan 23 kişinin sıkı Batı yanlısı olduğu vurgulanıyor. Ayrıca, 14'lerin tasfiyesi her ne kadar MBK'daki daha güçlü ekip tarafından desteklenen bir adım olarak değerlendirilse de Alparslan Türkeş liderliğindeki "radikal" sayılan grubun silahlı kuvvetlerdeki etkisinin mevcut Batı yanlısı yönetim için potansiyel bir tehdit olarak görüldüğü de belirtiliyor.9 Raporun dili, ABD'nin 27 Mayıs'ı yapan kadroya bakışının ana hatlarını özetliyor. Buna göre, MBK Batıcılar ve Türkeş liderliğindeki milliyetçilerden oluşuyordu. ABD ise radikal olarak nitelediği milliyetçilere değil, Batıcılara sempati duyuyordu. Sonuçta iktidar, Washington'ın olumlu yaklaştığı grubun elinde kalmıştır.

ClA'in hazırladığı müteakip raporlara baktığımızda da 14'lerin tasfiyesinin doğurabileceği sonuçların ABD tarafından ne kadar önemsendiğini görüyoruz. 17 Kasım 1960 tarihli haftalık istihbarat raporunda, genç subayların sözcüsü konumundaki Türkeş'in büyük ihtimalle siyasi bir figür olarak hayatına devam edeceği ve ordudan zorunlu olarak emekli edilen 3.500 subayın desteğini alacağı belirtiliyor

ClA'in 5 Aralık 1960 tarihli haftalık propaganda kılavuzunun içindekiler bölümünde yer alan 14'lerin tasfiye edilmesi ile ilgili kısmın başlığı "Geçici Türk Hükümeti Tarafından Görevden Alınan Uzlaşılması Zor Üyeler"dir.

Söz konusu yazıda, "inatçı ve uzlaşılmaz bir grup" olarak nitelenen Türkeş liderliğindeki 14'lerin, MBK'dan tasfiye edildiği belirtiliyor veTürkeş'in siyasete girme ihtimali üzerinde duruluyor. Ayrıca, daha önce bağımsız dış politika izleme konusunda eğilim sergileyen 14'lerin yönetimden uzaklaştırılmaları ile birlikte Türkiye'nin dış politikasındaki eksen kayması ihtimalinin ortadan kalktığı ve böylece Gürsel yönetiminin kendisinden önce izlenen (Batı yanlısı) dış politika güzergâhına bağlı kalacağının garanti altına alındığı söyleniyor.

Arşivdeki kayıtların izini sürmeye devam ettiğimizde, MBK'daki tasfiyenin ve takip eden sürgünün ABD'nin Türkeş'le ilgili kaygılarını ortadan kaldırmadığını görüyoruz. 1961 seçimlerinden yaklaşık bir buçuk ay önce, 2 Eylül 1961'de, dönemin Amerikan Büyükelçisi Raymond A. Hare'nin Washington'a yazdığı mektupta Türkeş ve ekibinin yeni bir askeri müdahale örgütleme ihtimali ele alınmış. Hare mektubunda; ordu içerisindeki Türkeş taraftarlarının çoğunlukla düşük rütbeli subaylardan müteşekkil olduğunu bildiklerini, ancak Türkeş teşkilatının büyüklüğünün hangi düzeyde olduğunu kestiremediklerini ifade ediyor. Mektupta Hare, seçimlerden sonra Türkiye'de huzursuzluk baş gösterirse, Türkeş ekibinin müdahale için bir imkân elde edeceğini, fakat emir komuta zincirinin daha önce harekete geçmesi durumunda bu ihtimalin de ortadan kalkacağını ileri sürüyor.

SÜRGÜNDEKİ TÜRKEŞTEN ÇEKİNİYORLAR

Sürgündeki Türkeş ve arkadaşlarının muhtemel hamleleriyle ilgili ABD'nin kaygılı tahminleri, 15 Ekim 1961 'de yapılan 27 Mayıs sonrası dönemin ilk demokratik seçimlerinin ardından da devam etmiş. ClA'in 17 Kasım 1961 tarihli haftalık istihbarat raporunda, seçimlerin üzerinden bir ay geçmesine rağmen hükümetin kurulamayışının ülke genelinde ve silahlı kuvvetlerde sıkıntı yaratmaya başladığına dikkat çekiliyor. Raporda, özellikle ordu içerisindeki huzursuzluğun artması hâlinde, Alparslan Türkeş ve 14'lerin diğer üyelerinin sürgünden dönerek askeri yönetimin devamı yönünde baskı yapabilecekleri belirtiliyor.

TÜRKEŞ'İN SAMİMİYETİNE GÜVENMİYORLAR

Belgeler, ABD'nin dikkatini sürgün yıllarını müteakip siyasete girişinden sonra da Türkeş'in üzerinden ayırmadığını ve Türkeş'e karşı takındığı olumsuz tavrı sürdürdüğünü gösteriyor. 1965 Genel Seçimleri öncesinde CIA tarafından hazırlanan, dönemin Türk siyasi hayatının incelendiği "Özel Rapor"da, Türkeş'in liderliğini elde etmesiyle CKMP'nin "özünde tek bir hâkim liderin kişisel aracı olan potansiyel bir yarı-faşist organizasyon" hâline geldiği söyleniyor. Ayrıca, isim zikredilmeden CKMP'nin eski üyelerinin partinin "führer kompleksinde bir adam için faşist bir vasıta"ya dönüşmeye başladığını belirttikleri ifade ediliyor. Türkeş'in kendisini nasyonal sosyalist olarak tanımladığı ve diğer partilerdeki aşırı sağcı radikalleri etrafına topladığı iddiasına da yer veriliyor. Raporda ayrıca, Türkeş'in Türkiye'nin Batı ile mevcut bağlarına inanıyor gibi görünse de esasında tarafsızlık yanlısı olduğu değerlendirmesi de yapılıyor.

Amerikan arşivlerinde, Türkeş'in dış politika perspektifinin somut yansımalarına ilişkin kayıtlara da rastlıyoruz. Haziran 1967'de İsrail ile Arap devletleri arasında artan gerginlikle ilgili olarak Türk siyasi elitlerinin ve kamuoyunun tutumunu ABD diplomatik temsilciliklerine bildiren telgraf bunun bir örneğidir. Türkiye'deki ABD büyükelçiliği tarafından çekilen telgrafta, Araplar ile İsrail arasındaki artan gerginlik sırasında Türk Hükümeti ve aşırı soldakiler dâhil siyasi liderler sessiz kalırken sadece Alparslan Türkeş ve Osman Bölükbaşı'nın Araplardan yana tavır sergiledikleri belirtiliyor.

TÜRKEŞ'İ  FAŞİST ve NEO_FAŞİST OLARAK NİTELENDİRİYORLAR

1970'lerden kalan evrakı incelediğimizde, ABD'nin Türkeş'e yönelik olumsuz tavrında bu dönemde de bir değişimin yaşanmadığını görüyoruz. Washington'un o tarihlerdeki bakış açısını yansıtan önemli bir belge, 1 Ocak 1973 tarihini taşıyan, çeşitli ülkelerdeki öğrenci ayaklanmalarıyla ilgili CIA raporudur. Bu raporda CIA, Türkiye'deki gençliğin hızla iki kutba ayrıldığını, bir yanda genel olarak TİP tarafından yönlendirilen Marksist gençliğin diğer tarafta da CKMP'nin "neo-faşist" lideri Türkeş'in önderlik ettiği "komando" diye adlandırılan gençliğin yer aldığını belirtiyor.17 Bu belgede, Hitler ve Mussolini ile beraber anıla gelen ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı'da en az "komünist" tabiri kadar ürperti uyandıran "faşist-neofaşist" nitelemesinin Türkeş için kullanılması, ABD'nin MHP liderine bakışını gösteren önemli bir işarettir.

İSTİHBARAT RAPORLARINA GÖRE TÜRKEŞ'İN 100.000 'KOMONDOSU' VAR

Üstelik bu ve benzeri yaftalar değişik belgelerde de tekrarlanmaktadır. Örneğin, Demirel Başbakanlığında kurulan MC Hükümeti ile ilgili değerlendirmelere yerve- rilen 1 Nisan 1975 tarihli Ulusal istihbarat Bülteni'nde; 100.000 "komandosu" olduğu iddia edilen "aşırı sağcı" Türkeş'in koalisyonda yer alışının Demirel için sorun teşkil edebileceği belirtiliyor.18 MC Hükümeti'nde Türkeş ve Erbakan'ın yer almasının Türkiye'de siyasi kutuplaşmayı daha da arttıracağı endişesi, ClA'in 4 Nisan 1975 tarihli haftalık istihbarat özetinde de yer almıştır.

ClA'in güvenoyu alan MC Hükümeti hakkında hazırladığı, Nisan 1975 tarihli rapordaki değerlendirmeler de Washington'un bakış açısını göstermesi bakımından önemlidir. Raporda, Milli Selamet Partisi'nin yabancı özel yatırıma, turizme, Türkiye'nin Batılı tarzda modernleşmesine karşı oluşu, ayrıca ütopik ve belirsiz bir ekonomik modeli savunması sebebiyle sıkıntı yaratabileceği belirtildikten sonra, koalisyonun diğer ortağı "Pan-Türkist" MHP'nin "Selametçilerden bile daha radikal bir grup" olduğu değerlendirmesi yapılıyor. CIA raporu, "Komandolarıyla" övünen Türkeş liderliğindeki bu "radikal grubun" parlamentoda üç vekile sahipken hükümette iki pozisyon elde edişine dikkat çekiyor. Ayrıca, Demirel ve AP'ye mensup dışişleri ve savunma bakanları "tecrübeli ve ılımlı kişiler" olarak övülürken koalisyondaki iki "aşırı sağcı" partinin (MHP ve MSP) Kıbrıs konusunda katı bir politika izlediği yorumu yapılıyor. ClA'ye göre, bu iki parti Kıbrıs Türklerinin hâlihazırda ellerinde tuttukları toprakların iade edilmesi konusunda taviz vermeyeceklerdir. Dahası, hem MHP hem de MSP, NATO ve AT'ye karşıdırlar.20 Türkeş liderliğindeki MHP'nin Demirel Hükiimeti'nin bir "zayıflığı" olduğuna ve MHP'nin MSP'den bile daha radikal bulunduğuna dair Amerikan görüşü, 18 Nisan 1975 tarihli haftalık CIA istihbarat raporunda tekrarlanarak vurgulanmıştır.

20 Haziran 1975 tarihli CIA raporu, Amerika'nın Türkiye'de artmakta olan öğrenci şiddet olaylarının taraflarına nasıl baktığını gösteren ipuçları barındırıyor. Raporda, alınacak sert tedbirlere halk desteğinin sağlanabilmesi için Demirel'in hem sağcı hem de solcu grupları sınırlamak zorunda olduğu, fakat özellikle deTürkeş'in liderlik ettiği öne sürülen "komandolar"ın baskılanması gerektiği ifade ediliyor.22 31 Ocak 1976'da hazırlanan Ulusal istihbarat Bülteni'nde de Demirel'in artan şiddet hadiseleri karşısında yetkilerini kullanamayışının sebebi olarak koalisyon ortağı Türkeş'e bağlı kesimlerin bu olayların içinde bulunduğu iddiası gösteriliyor.23 2 Kasım 1976 tarihli Ulusal istihbarat GünlükTelgrafı'nda da aynı görüş tekrarlanıyor.

Ancak takip eden aylarda hız kesmeyen terörün, 10 Ağustos 1977 tarihli Ulusal istihbarat Günlük Telgrafı'nda diğer örneklere göre daha dengeli değerlendirmelerle Washington'a rapor edildiğini görüyoruz. Telgrafta, şehirlerde sol terörün artışına dikkat çekiliyor ve sağcıların rastgele kampiis olaylarıyla değil planlı suikastlarla hedef alındıkları belirtiliyor. Belgede ayrıca, söz konusu olaylar karşısında Türkeş'in hükümetteki başbakan yardımcılığı pozisyonu gereği sükûnetini koruyarak ılımlı bir tavır sergilediğine işaret ediliyor. Bununla birlikte, sol terörün devamı hâlinde sağın da cevap vereceği ve Türkeş'in kendi taraftarlarını etkileyebilecek hükümet eylemlerine karşı sert tavır takınabileceği söyleniyor.

TÜRKEŞ'İN BOZKURTLARI

19 Ocak 1978 tarihli iki Haftalık Uluslararası Narkotik incelemesi Raporıı'nda da Türkiye'de tırmanan terör hadiselerine değiniliyor. Rapor'da, solda Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu şiddetin ana merkezi olarak gösteriliyor. "Aşırı sağcı"ların ise Türkeş'in liderlik ettiği MHP'nin ideolojik korumasındaki Ülkü Ocaklarında yapılandığı belirtiliyor. Türkeş'in "Bozkurtlar" diye anılan ateşli taraftarlarını komando kamplarında paramiliter eğitime tabi tuttuğu iddiası tekrarlanıyor. Bununla beraber, Türkeş'in siyasi konumunu kuvvetlendirmek için bir önceki yıldan itibaren "genç savaşçılarından" solculara geniş çaplı karşılık vermemelerini istediği, bu durumun bazı ateşli sağcıların Türkeş'e bağlılıklarında eksilmeye ve kendi başlarına hareket etmelerine sebep olabileceği ifade ediliyor.26

ABD, Ecevit Hükümeti'nin Ülkü Ocaklarını kapatmaya yönelik adımlarını da yakından izlemiştir. 28 Kasım 1978'de hazırlanan Güvenlik Ulusal istihbarat Telgrafı'nda, Ecevit veTiirkeş arasındaki karşılıklı atışmanın, Ülkücülere yönelik bir yasaklama gelmesi hâlinde Tiirkeş'in de karşılık verebileceği anlamına geldiği ve bu durumun Türkiye'nin kırılgan siyasi tablosunu daha da kötüleştireceği belirtiliyor. Dahası, bir yasaklama ile karşılaşmaları hâlinde "radikal sağcıların" faaliyetlerini daha da arttırabilecekleri ve hatta eylemlerini solculardan hükümet güçlerine karşı kaydırabilecekleri öne sürülüyor. Böyle bir durumda ticari ve siyasi elitlerin Ecevit Hiikiimeti'ne sıkıyönetim yasası çıkartılması konusunda baskı yapabilecekleri hususu da söz konusu istihbarat raporunda yer alıyor. Ertesi gün Washington'a yollanan raporda, Ankara'da bir ceza mahkemesinin Ülkü Ocaklarının kapatılması kararını onadığı ve olayların sıkıyönetim ilanına doğru evrilebileceği bilgisi aktarılıyor.28 30 Kasım 1978 tarihli istihbarat telgrafı ise, Türkeş'in Sovyetler karşısındaki tavrının MHP ve lideri hakkındaki olumsuz Amerikan kanaatini değiştirmediğini gösteren güzel bir retorik örnektir. Telgrafta, kırk yıllık aradan sonra ilk kez, 16-20 Kasım'da iki Sovyet deniz aracının İstanbul'a geldiği, diğer parti liderleri ve medya sessiz kalırken yalnızca "neofaşist" MHP'nin lideri Türkeş'in ziyareti kınadığı belirtiliyor.

27 Aralık 1978 tarihinde ClA'in Ulusal Dış Değerlendirme Merkezi tarafından Türkiye'deki sıkıyönetim durumunun ele alındığı raporda ise, Ecevit'in Türkeş'e Maraş olaylarıyla ilgili olarak yönelttiği ithamların doğru çıkma ihtimaline vurgu yapılarak hükümetin "neo-faşist MHP"nin gençlik hareketini yasaklayışı gerekçelendiriliyor.

4 Ocak 1979 tarihinde hazırlanan ulusal günliik istihbarat telgrafında da MHP'yi konu edinen yazışmalarda yerleşik hâle geldiği anlaşılan yafta tekrar kullanılıyor. Ülkedeki sağ motivasyonlu şiddetin arkasında yer almakla itham edilen "neofaşist MHP"nin lideri Tiirkeş'in hükümetin ve Türk toplumun un komünizme kaydığı yönündeki beyanı, CIA tarafından "sözde" nitelemesi eşliğinde aktarılıyor.

 

12 Eylül 1980 darbesinin ardından hazırlanan CIA belgelerinde de MHP ve Türkeş'le ilgili Amerikan bakış açısının ve kullanılan nitelemelerin değişmediğini görüyoruz. Örneğin, 22 Şubat 1982 tarihli istihbarat raporunda Evren Yönetimi'nin siyasi temizlik politikalarının hedefinde "komünistlerin" ve Türkeş'in liderliğini yaptığı MHP'ye bağlı "faşistlerin" olduğu belirtiliyor. 12 Eylül 1984 tarihinde Türkiye'deki terörist yapılanmaların ele alındığı bir başka CIA raporunda ise Marksist ve Kürtçü birçok örgüt ile birlikte Bozkurtlar (Grey Wolves) / Ülkü Ocakları da anılıyor. Neo-faşist bir terör örgütü olarak tanımlanan Ülkücülerin liderliğini Alparslan Türkeş başta olmak üzere bir dizi ismin yaptığı; örgütün temel hedefinin Türk birliğini amaçlayan Pan-Turanizm olduğu ifade ediliyor. Raporda, Suriye ve İran'ın, Türkiye'nin Batı ve özellikle de İsrail ile mevcut bağını koparmak için Türkiye'deki Marksist ve İslamcı grupları desteklediği belirtilirken Ülkücülerin aldığı herhangi bir dış destekten ise bahsedilmiyor.

 Yukarıda incelediğimiz, 27 Mayıs darbesinden 12 Eylül sonrasına kadar uzanan zaman dilimini kapsayan Amerikan belgeleri, şu gerçeği tüm açıklığı ile ortaya koyuyor. Soğuk Savaş yıllarında Alparslan Türkeş, ABD'nin Türkiye'de kendisini en uzak hissettiği isimler arasında yer alıyordu. Türkeş'in Sovyetler karşısındaki refleksleri de Amerikan devletinin söz konusu tutumunda herhangi bir değişiklik meydana getirmemiştir. Bu tablo, bir kuşağın kafasını kurcalayan pek çok soruyu üzerinde fazla söz söylenmesine ihtiyaç bırakmayacak biçimde cevaplayabilecek netliktedir:  Ülkücü Hareket, hatası ve sevabıyla, büyük mücadelesini ayaklarını yalnızca bu topraklara basarak verdi.



ÜlkücüMedya



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer TERÖR VE GÜVENLİK Haberleri

Başlık Tarih
 
"Kahramanmaraş'ın yerli insanları öldürüldü.17 Aralık 2018
Gazilerimiz bizim kahramanlarımız.06 Aralık 2018
Mahkum Yakınları İzmir'de Siyasetçilere Seslendi03 Aralık 2018
Yazık be.02 Aralık 2018
Büyükataman: ‘İP FETÖ tarzı taktikler uyguluyor’30 Kasım 2018
Sevinç Vural kadına yönelik şiddet24 Kasım 2018
Adalet Komisyonu gecikmeden af teklifini Genel Kurul'a sevk etmelidir 23 Kasım 2018
MHP'Lİ TAYTAK'TAN AİHM KARARINA TEPKİ !20 Kasım 2018
Ceza indirimi konusunda toplumda büyük beklenti var16 Kasım 2018
15 Temmuz Vatikan'ın En Son Tertip Ettiği Haçlı Seferi'dir12 Kasım 2018
ABD Devlet destekli terörizmin hakkını vermektedir08 Kasım 2018
Enginyurt - ABD'nin PKK Elebaşıları Hakkında Bilgi Verene Ödül Açıklaması07 Kasım 2018
MHP'den ”Şartlı ceza indirimi”07 Kasım 2018
'Darbe girişimine karşı konulan iradeyi kimse hafife alamaz' 02 Kasım 2018
"Kaşıkçı Olayında Türkiye'nin Öngöremediği Senaryolar Var"01 Kasım 2018
Terörle Mücadelede MHP’nin Önerileri Dikkate Alınmalıdır 31 Ekim 2018
ÇAKICI’DAN HÜKÜMETE YOLSUZLUK ÇAĞRISI28 Temmuz 2018
ÇAKICI: CIA ajanı, RAHİBİ hiçbir hastalığı olmadan tahliye ettiriyorsun26 Temmuz 2018
Çakıcı: Söylenecek çok söz var ama sayın Bahçeli’ye söz vermişim25 Temmuz 2018
Terörle mücadele kesintiye uğramamalıdır25 Temmuz 2018
“15 TEMMUZ TÜRK MİLLETİNİN GÜÇLÜ İRADESİNİN GÖSTERGESİDİR”14 Temmuz 2018
ÇAKICI’DAN; CUMHURBAŞKANI'NA ÇAĞRI..!12 Temmuz 2018
"Kimyasal Hadım Değil, İdam"05 Temmuz 2018
Çocuk İstismarcılarını Darağacına Çıkarmak Milletimizin Geleceği...04 Temmuz 2018
Çocuk istismarının çözümü için ne gerekiyorsa varız 03 Temmuz 2018
KORKUYU YENEMEZSEK KAHRAMANLIĞI YÜCELTEMEYİZ 30 Haziran 2018
ALAYINI HADLERİNİ BİLMEYE DAVET EDİYORUZ28 Haziran 2018
Sözde Reisçilere21 Haziran 2018
'ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN YÜZÜNE NASIL BAKACAKSINIZ?21 Haziran 2018
ALAATTİN ÇAKICI'DAN SEÇİM ÖNCESİ AÇIKLAMALAR!17 Haziran 2018
'TERÖRİST CENAZESİNDE AĞLAYANLARLAMI BİR OLACAKTIK?'11 Haziran 2018
CHP VE İP, HDP'Yİ MECLİS'E TAŞIMAYA ÇALIŞIYOR11 Haziran 2018
Türkiye'nin Bugün Ki Terörle Mücadelesinde MHP'nin Payı...10 Haziran 2018
HAİNLERİN SİNSİ PLANLARINI BOZACAĞIZ07 Haziran 2018
Kandil'e operasyon Türk milletinin bekası için06 Haziran 2018
Alaattin Çakıcı'dan Mektup! : Kendime AF İstemiyorum.05 Haziran 2018
Fetö ile Bağlantısı Olmayan Polisler İşlerine Dönmelidir02 Haziran 2018
MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ01 Haziran 2018
VATAN HAİNİ, DÜRZÜ!24 Mayıs 2018
"Alçak Katliam İnsanlık Suçu"16 Mayıs 2018
İP PROVOKASYONA DOYMUYOR09 Mayıs 2018
MHP'li Yönter, babasına hayat veren Uzman Çavuş'a sahip çıktı19 Nisan 2018
12. DÖNEM ASTSUBAY KURSİYERLERİNİN MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİDİR.18 Nisan 2018
MHP İl Başkanı Aras'tan Ohal Açıklaması15 Nisan 2018
Uzman Jandarmaların Sorunlarına Dair Kanun Teklifi12 Nisan 2018
MHP Genel Başkan Yardımcısı Durmaz, 15 Temmuz gecesini anlattı12 Nisan 2018
Türk Polisi, Milletimizin Ortak Gururudur11 Nisan 2018
MHP Genel Sekreteri Büyükataman'ın Yazlığındaki Hırsızlık09 Nisan 2018
Karataş'tan Polis Haftası Mesajı06 Nisan 2018
Cinsel İstismarın Önlemesine Yönelik Çözüm Önerileri05 Nisan 2018
Avrupa'da PKK'nın Uyuşturucu Pazarı30 Mart 2018
Terörle Mücadeleye Desteğimiz Devam Edecek22 Mart 2018
insanı yaşatmak için kurulmuş tek ordu Türk ordusudur.20 Mart 2018
FETÖ KUCAĞINA OTURUP ÇEMKİRENLERE KARŞI SESSİZ KALMAYACAĞIZ20 Mart 2018
Tarihi tekrar öğretiriz!08 Mart 2018
“ELİ HAMURDAN ÇOK SİLAH TUTAN KADINLARIZ”07 Mart 2018
İLTER’DEN ‘ÜÇ HİLAL’ AYARI05 Mart 2018
"15 Temmuz, cumhuriyet tarihinin en önemli kırılma noktalarından"05 Mart 2018
"Bu Destekten Niye Rahatsız Oluyorsunuz?"04 Mart 2018
Afrin, Teröristlerden Arındırılana Kadar Operasyon Sürecek03 Mart 2018
MHP’li Ersoy: Üniversitelerdeki “Karşıt Görüşlüler” Bakın Kimler! 28 Şubat 2018
AFRİN TEMİZLENECEK24 Şubat 2018
CHP Tercihini; FETÖ’cülerin, Teröristlerin Umudu ve Sözcüsü Olmaktan Yana Kullanmıştır. 23 Şubat 2018
Şehit Musa Özalkan'ın vasiyeti Bahçeli'ye sunuldu23 Şubat 2018
Dünya kamuoyunda ABD'nin kirli planları aydınlatılmalı22 Şubat 2018
'CHP VE AVANESİNİN BU ÇIRPINIŞLARI BOŞUNADIR'21 Şubat 2018
MHP'den şehit ve gazi yakınlarına müjde 20 Şubat 2018
AFRİN BİZİM İÇİN İSTİKLAL MESELESİDİR18 Şubat 2018
Gurbetçilerden Mehmetçik’e destek18 Şubat 2018
İDAM GERİ GELSİN Mİ?18 Şubat 2018
PKK bir barbar çetesidir, terör örgütüdür, mutlaka yok edilmelidir16 Şubat 2018
POLİS ADAYLARINA MÜJDE16 Şubat 2018
ABD suçüstü olmuştur15 Şubat 2018
Afrin’e Girmeyin Demek, Pyd/Ypg’yi Kollamaktır14 Şubat 2018
MHP Grup Başkanvekili Usta'dan şehit ailesine ziyaret 12 Şubat 2018
ABD Dışişleri heyeti PYD/PKK elebaşlarıyla görüştü13 Ocak 2018
Mehmetçik PKK'ya göz açtırmıyor30 Aralık 2017
Koruculardan MHP Milletvekiline Teşekkür 23 Aralık 2017
'Deniz Gezmiş'e sahip çıkmak; Abdullah Öcalan'a, Cemil Bayık'a, Kandil'e, PYD'ye sahip çıkmaktır22 Aralık 2017
Kuşkuları bitirecek şartlar oluşturulsun21 Aralık 2017
Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa21 Aralık 2017
Ne Kürdistan'ı ulan..18 Aralık 2017
'NE İŞ YAPTIĞI BELLİ DEĞİL, O KURUMU KAPATIN'16 Aralık 2017
Hiç Kimse PKK Ağzıyla Konuşmasın!14 Aralık 2017
İsmail Türk gözaltına alındı29 Kasım 2017
"Kirli Eller Terörü Kullanıyor"27 Kasım 2017
Terör örgütlerinin aynı merkezden yönetildiği apaçık ortaya çıktı 17 Kasım 2017
"Türkiye'ye ihanet edenlere fırsat vermemeliyiz"08 Kasım 2017
GELDİKLERİ GİBİ GİTMEYE MAHKUMDUR 05 Kasım 2017
FETÖ SORUŞTURMASINDAKİ SİYASİ REFERANSLAR04 Kasım 2017
Uzman çavuşların sorunları Meclis'te03 Kasım 2017
Kimse Türkiye'yi Dize Getiremez.02 Kasım 2017
Patronlarının emrettiği kadar havlayabiliyorlar25 Ekim 2017
Ortadoğu'daki Çirkin Oyunlara Dikkat 21 Ekim 2017
YPG, PKK ve ABD stratejik ortak olmuşlar21 Ekim 2017
TERÖRLE EŞ DEĞER BİR ÜLKE SORUNU: BONZAİ 19 Ekim 2017
'Özel Harekatta kadınlar da erkekler kadar yer alsın' 19 Ekim 2017
DEVLET BAHÇELİ MEYDAN TABELASINA ÇİRKİN SALDIRI13 Ekim 2017
PKK'lı kan emiciler yere yatırılmayacak da koltuk mu tahsis edilecekti11 Ekim 2017
Uzman çavuşlara kadro verilmeli 11 Ekim 2017
MHP İSTANBUL İL BAŞKAN YARDIMCISI SAYLAĞ'DAN AÇIKLAMA29 Eylül 2017
Hulusi Akar, Irak Genelkurmay Başkanı’yla görüştü24 Eylül 2017
TERÖRİST HAK ETTİĞİ CEZAYI ALDI21 Temmuz 2017
Ruhi Ersoy: Karşıt Görüşlü Değil, Terörist!19 Temmuz 2017
15 Temmuz, Çanakkale'de yarım kalan bir hesabın görülmesidir17 Temmuz 2017
“Mazlumun Payına Zalimi Ortak Ettiler”11 Temmuz 2017
15 Temmuz'u Unutmayacağız07 Temmuz 2017
‘MHP SOKAĞI ÇOK İYİ BİLİR’06 Temmuz 2017
YARASALAR AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAK05 Temmuz 2017
MHP: Verdiğimiz ihraç listesinin yüzde 15’i geri döndü04 Temmuz 2017
Savcı Sarıkaya'ya parayı, MHP'ye kurultay yolunu açan hakim götürmüş27 Haziran 2017
MHP’li Usta’dan HDP’li vekile ayar 20 Haziran 2017
Sözcü ve Yeniçağ yalancı ve müfteridir19 Haziran 2017
Kışladaki zehirlenme olayı çok vahimdir19 Haziran 2017
Şırnak’ta helikopter düştü!01 Haziran 2017
ABD'lilerin madalyasını reddeden komutan!..12 Mayıs 2017
Bu karar teröre ve teröriste yardım ve yataklıktır10 Mayıs 2017
TÜRK POLİSİYLE GURUR DUYUYORUZ10 Nisan 2017
HUZURUN TEMİNATIYIZ10 Nisan 2017
“Her Hayırcı Terörist Değil Ama Her Terörist Hayırcı”30 Mart 2017
FETÖ'nün iadesi için delile ihtiyaç yok 22 Mart 2017
Tarım Bakanlığı'nda FETÖ operasyonu10 Mart 2017
İstanbul'da helikopter düştü10 Mart 2017
Şehit kaymakamın babası Asım Safitürk Kılıçdaroğlu'nu reddetti09 Mart 2017
AVEA'nın Verdiği BYLOCK Kayıtlarında Hata Var04 Mart 2017
Adıyaman'da 5,5 büyüklüğünde deprem02 Mart 2017
"TERÖR ÖRGÜTLERİ CHP'DEN MEMNUN"20 Şubat 2017
Terörle mücadele bir merkezden yönetilmeli18 Ocak 2017
Teröre karşı bir olalım, iri olalım, diri olalım!11 Ocak 2017
Atatürk’ün yaşayan son askeri idam istedi08 Ocak 2017
"Kendi Pisliklerinde Boğulacaklar"06 Ocak 2017
"Millet olarak Allah'ın izniyle terörizme boyun da eğmeyeceğiz, diz de çökmeyeceğiz"05 Ocak 2017
İzmir'de adliye yakınlarında patlama05 Ocak 2017
TERÖRE TESLİM OLMAYACAĞIZ02 Ocak 2017
ALÇAKLAR HEDEFİNE ULAŞAMAYACAK02 Ocak 2017
FETÖYÜ KORUYANLARA KURUÇAY’DAN ÜLTİMATOM02 Ocak 2017
Hainlerin başına gök kubbeyi yıkacağız01 Ocak 2017
Hiçbir Terör Saldırısı Türk Milletini Korkutamayacaktır01 Ocak 2017
İSTANBUL'DA TERÖR01 Ocak 2017
Buralardan imar geçmez, kaçak kata izin verilmez29 Aralık 2016
MHP:Terörle Mücadelede Hükümete Tam Destek Veriyoruz25 Aralık 2016
TERÖR ÖRGÜTLERİ TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİ DÜŞMANLIĞI ÜZERİNDE İTTİFAK ETMİŞLERDİR23 Aralık 2016
Şehitlere Saygı, Teröre Lanet Yürüyüşü"23 Aralık 2016
El-Bab gazilerine geçmiş olsun ziyareti..22 Aralık 2016
MHP'Lİ ERHAN USTA: BAŞKA SUİKASTLARDA OLABİLİR22 Aralık 2016
TSK'dan Fırat Kalkanı açıklaması21 Aralık 2016
"Münferit bir olay gibi değil örgütsel bir şey gibi duruyor"20 Aralık 2016
Yüksekova ve Cizre "Kahrolsun PKK" Sloganlarıyla İnledi19 Aralık 2016
Biz Hep Birlikte Türk Milletiyiz19 Aralık 2016
Milli birliğimizi muhafaza etmeliyiz…19 Aralık 2016
MHP İstanbul'dan Şehitlere Saygı Yürüşü18 Aralık 2016
Devlet Bahçeli'den Kritik Uyarı!18 Aralık 2016
"Zulmetin ateşini göğsümüzde söndüreceğiz"18 Aralık 2016
MHP'den Fırat Kalkanı açıklaması18 Aralık 2016
“Türk Milleti Hesap Soracaktır”17 Aralık 2016
Teröre Diz Çökmeyeceğiz17 Aralık 2016
Kayseri'de terör saldırısı17 Aralık 2016
İSTANBUL'DA TERÖRE LANET ŞEHİTLERE SAYGI YÜRÜYÜŞÜ14 Aralık 2016
SİYASİ PARTİLERDEN TERÖRLE MÜCADELEDE KARARLILIK MESAJI14 Aralık 2016
HDP’li Demirel tutuklandı14 Aralık 2016
Çankaya’da bir ilk! 3 lider ortak açıklama yapıyor14 Aralık 2016
Şehitler tepesine ziyaretçi akını14 Aralık 2016
Liderler Teröre Karşı Çankaya'da Buluştu14 Aralık 2016
STK’lardan Teröre Karşı Ortak Açıklama 14 Aralık 2016
Terör Bir İnsanlık Suçudur13 Aralık 2016
MHP Ankara'dan Çevik Kuvvet’e ziyaret13 Aralık 2016
KANDİL’E TÜRK BAYRAĞINI DİKİN13 Aralık 2016
MHP'li Karataş, Terörü lanetledi,12 Aralık 2016
"TERÖRÜ KENDİ BATAKLIĞINA GÖMECEĞİZ"12 Aralık 2016
"Bunları döktüğü kanla boğarız"12 Aralık 2016
'YILMAYACAĞIZ, KORKMAYACAĞIZ, SİNMEYECEĞİZ'11 Aralık 2016
TERÖRÜ TAMAMEN YOK ETMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZ YOK11 Aralık 2016
Türk milleti bu kahpeleri döktükleri kanda boğacak11 Aralık 2016
İstanbul’daki Alçak Terör Saldırısını Lanetliyoruz!11 Aralık 2016
YERLE YEKSAN OLACAKLAR11 Aralık 2016
38 EVLADIMIZ ŞEHADETE ERDİ /'Oklar PKK'yı gösteriyor'11 Aralık 2016
İstanbul Beşiktaş'ta patlama11 Aralık 2016
Fetö’ye karşı birlik çağrısı 08 Aralık 2016
"BURASI TERÖRİST HÜCRESİ DEĞİLDİR"06 Aralık 2016
ÜLKÜ OCAKLARI'NIN TÜRKEŞ SERGİSİNE SALDIRI27 Kasım 2016
MHP'den Suriye'deki saldırı için ilk açıklama24 Kasım 2016
Adana'da patlama!24 Kasım 2016
Hulusi Akar Ermeni vekile haddini bildirdi!20 Kasım 2016
HDP’Lİ TERÖRİSTLERİ CHP SAVUNUYOR11 Kasım 2016
Türk'e kefen biçenin ölümü korkunç olur.”10 Kasım 2016
Diyarbakır'da patlama! Şehit ve yaralılar var04 Kasım 2016
Semih Yalçın: Yeni bir darbeyle karşılaşabiliriz20 Ekim 2016
Gaziantep Mhp’den teröre tepki…16 Ekim 2016
"PKK'NIN 'DON LASTİĞİ"14 Ekim 2016
BU TERÖR BİTECEK BAŞKA YOLU YOK10 Ekim 2016
PKK’yı lanetliyoruz, devletimizin yanındayız09 Ekim 2016
İnegöl Ülkü Ocakları’ndan “Kara Leke 15 Temmuz” tepkisi09 Ekim 2016
Hiç kimse 15 temmuz yaşanmamış gibi hareket edemez05 Ekim 2016
TEMİZLİK EVİN İÇİNDEN BAŞLAR..!03 Ekim 2016
Ülkücü Şehidimiz Recep Haşatlı ve oğlu Mustafa Haşatlı... 03 Ekim 2016
MHP MANİSA İL BAŞKANINDAN SERT AÇIKLAMA 02 Ekim 2016
AMAÇLARI TÜRK-KÜRT ÇATIŞMASI ÇIKARMAK27 Eylül 2016
MHP'den terörle mücadeleye tam destek13 Eylül 2016
MHP'li Erkan Akçay'dan Öcalan Tepkisi13 Eylül 2016
OHAL Kanunu FETÖ'ye Yönelik Olduğu Kadar Diğer Terör Örgütlerini de Kapsamaktadır07 Eylül 2016
Darbelerden en çok zarar gören MHP'dir31 Temmuz 2016
Ordu Bütün Hainlerden Temizlenmelidir25 Temmuz 2016
‘DARBECİLER GELİRSE ÇATIŞIRDIK’23 Temmuz 2016
Temizlemeniz için illa darbe mi olması gerekiyordu?23 Temmuz 2016
Genelkurmay'dan 15 Temmuz açıklaması19 Temmuz 2016
BAŞBAKAN YILDIRIM: 161 ŞEHİDİMİZ VAR16 Temmuz 2016
MİLLETİMİZ DEMOKRASİ VE CUMHURİYETE SAHİP ÇIKTI16 Temmuz 2016
"Büyükşehir Kanunu Terörü Tırmandırdı"15 Temmuz 2016
Fransa yine kana bulandı... 15 Temmuz 2016
Atatürk Havalimanı'nda patlama28 Haziran 2016
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ TERÖRE KARŞI AYAKTA !09 Haziran 2016
TÜRKİYE'NİN TERÖRLE MÜCADELESİ GÜÇLENDİRİLMELİDİR07 Haziran 2016
BAŞKAN EVCİL'DEN ACİL TERÖR ÖNLEM PAKETİ07 Haziran 2016
ALMANYA'YA TEPKİLER DİNMİYOR03 Haziran 2016
Şehit Cengiz Akyıldız'ın katiline müebbet30 Mayıs 2016
"Hani ABD bizi PYD, YPG konusunda anlamıştı"27 Mayıs 2016
Terörün Dokunulmazlığı Olmaz!19 Mayıs 2016
İstanbul Sancaktepe'de patlama12 Mayıs 2016
Bursa'da patlama! Ölü ve yaralılar var27 Nisan 2016
Şehidin Vasiyeti: "Sağ Elinizle Cenazemde Bozkurt Yapın!"27 Nisan 2016
Üç parti 'dokunulmazlıkta' anlaştı14 Nisan 2016
Felaket geliyorum diye diye geldi11 Nisan 2016
Devlet aklının işlemediği bir dönemi yaşıyoruz08 Nisan 2016
KÜRT GÖRÜNÜMLÜ ERMENİLER08 Nisan 2016
Terörle Mücadele yeniden terörle müzakereye mi dönüşüyor?07 Nisan 2016
Milyonları İlgilendiren Skandal!06 Nisan 2016
Memleketi yangın yerine çeviriyorsunuz06 Nisan 2016
İt (Demirtaş)Ürür Kervan Yürür06 Nisan 2016
Serbest bırakılan KCK'lılar, bugün terör olaylarını yönetiyor06 Nisan 2016
MHP'ye dil uzatmadan önce elindeki kanı temizle06 Nisan 2016
OKTAY VURAL O MADDENİN UYGULANMASINI İSTEDİ!02 Nisan 2016
TERÖR İLE MÜCADELE EDEN EVLATLARIMIZI YOK SAYAMAZSINIZ01 Nisan 2016
Hain Saldırıyı Lanetliyorum!01 Nisan 2016
OHAL olsaydı...01 Nisan 2016
İnsanın Temel İhtiyaçlarını Karşılamayı Siyasi Ranta Çevirdiler01 Nisan 2016
Artık Şehit Haberi Almak İstemiyoruz31 Mart 2016
REZA ZARRAP YOLSUZLUĞUN İFADESİ İKEN BUGÜN MİLLİ GÜVENLİK PROBLEMİ Mİ?28 Mart 2016
TARAFTARLAR'DAN TERÖR'E LANET YÜRÜYÜŞÜ28 Mart 2016
Üniversitelerimize hendek kazdırmayacağız26 Mart 2016
İktidar Sınıfta Kalmıştır.26 Mart 2016
PKK terörü, bu kez Hacettepe Üniversitesinde!26 Mart 2016
Yakında şehit, gazi asker ve polisimizi suçlayacaklar. 25 Mart 2016
Saatlik, günlük kiralık apartlar, evler odalar neye hizmet ediyor?25 Mart 2016
Terörün tek sorumlusu AKP’dir25 Mart 2016
TÜRK MİLLETİNİ TERÖRE TESLİM ETMEYECEĞİZ24 Mart 2016
“Türkler Yenilmez!”... 23 Mart 2016
Taşdoğan’dan OHAL Çağrısı22 Mart 2016
AKP, “ÇÖZÜM” ORTAKLARINA KIYAMIYOR!22 Mart 2016
Brüksel'deki terör saldırılarında can kaybı artıyor22 Mart 2016
'HİÇ KİMSE TERÖRE TESLİM OLMAYACAK'21 Mart 2016

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH