Ana Sayfa > MHP HABER

‘Zillet ittifakının oyunlarına izin vermeyeceğiz’
Flaş Haber
20 Kasım 2018
Bu haber 301 kez okundu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “31 Mart yerel seçimleri için provokasyonlar planlanıyor. .. Zillet ittifakının oyunlarına izin vermeyeceğiz, oyunlarını sonlandıracağız. . . Granit kayasına çarpan kayalar dev olsa ne yazar. Hepsi silinip gidecektir. .. Bu can vatana da, millete de bin kere feda olsun.” “Dün Mevlid Kandili’ni dua ve şükran ile andık. .. Kandiller nefsin yanıltıcı istek ve arzularından uzaklaşmayı sağlayan müstesna zamanlardır. ... Peygamberimiz, dürüstlük, iyi niyet, hoşgörü meşalesiydi. Sözü dinlenirdi, herkes tarafından takdir edilirdi. . . Eminliğinden hiç şüphe duyulmazdı. Ne mutlu bize ki, onun izinden yürüyoruz.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Peygamberimizin doğumu beşeriyet tarihinin en önemli hadiselerindendir. Tıpkı bugünkü gibi mazlumlar inim inim inliyordu. Peygamberimizin doğumu ile huzur ve refah yeniden yeşermişti. İslam toplulukları dinimizin ana rotasından ne zaman ayrılmışsa savrulmuştur. Müslüman coğrafyası öyle bir buhrana girmiştir ki, haksızlıklar ve zulüm çoğalmıştır. Zillet bugünkü şartlarda öne çıkmış, fırlamıştır.”

“İslam ülkelerinde servet ve şehvete kapılmış prenslere, emirlere, krallara dikkat ediniz. Bunun neresinden tutalım, nasıl düzeltelim? Bir yanda karıncayı incitmekten korkan peygamberimiz duruyorken, bir yanda en vahşi cinayeti Müslüman kisvesi altında işleyebilen cüce bir azınlık vardır. İnanıyoruz ki Allah Cabbar’dır, Kerim’dir, Rauf’tur, Aziz’dir. Dünya iktidarları için zulmedenler, ihanetten geçinenler zelildir, yozlaşmıştır, günahkardır, haramzadedir.”

“İslam coğrafyası terörle yıldırılmak, teslim alınmak isteniyor. Bölgenin mihenk taşı olan Türkiye, bu senaryolardan etkileniyor, zarar görüyor. Ortadoğu’daki kavganın temelinde hakimiyet kaygısı yatmaktadır, paylaşım kavgası yaşanmaktadır. İstenen zayıf ve kukla devletlerdir. İstenen maşalığa hazır terör devletleridir. Ortadoğu’nun ve İslam ülkelerinin kanlı bıçaklı hale getirilmesi burada aranmalıdır.”

Yoksulluk İslam ülkelerine sinmiştir. Yolsuzluk İslam ülkelerine demir atmıştır.”

” Tarihe bakınca nice bedbahtın ibretlik acıklı sonunu görmek mümkündür. Allah mutlak galiptir. Bunu yine göreceğiz. Büyük Türk Milleti olarak tanık olacağız.”

MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.Konuşmasının tamamı şu şekildedir; 

Değerli Milletvekilleri,
Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,
Basınımızın Saygın Temsilcileri,

Bu haftaki Meclis Grup Toplantımıza başlarken muhterem heyetinizi en iyi dileklerimle selamlıyor, ekranları başlarında bizleri izleyen, gözü kulağı bizlerde olan muhterem vatandaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

İlaveten ve her hafta olduğu gibi, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan kardeşlerime hürmet ve muhabbetlerimi iletiyorum.

Dün Leyl-i Mevlid’i idrak ettik.
Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş Efendimiz Resulullah’ın dünyaya teşrifinin yıldönümünü dua, minnet ve şükranla andık.

Kandiller; öze dönüşün, Rabbimize yürekten yakarış ve yönelişin, kalplerimizi arındırmanın, nefsin yanıltıcı arzu ve isteklerinden uzaklaşmanın imkânlarını sunan muazzez ve müstesna zamanlardır.

Hz.Peygamber bir ahlak kutbuydu.
Şefkat, samimiyet, cesaret, dürüstlük ve hoşgörü meşalesiydi.

İlahi lütufla müşerref olmadan önce bile çevresinde; zeki, sakin, ahlaklı, ölçülü, dengeli bir kişi olarak anılıyor ve biliniyordu.

Sözü dinlenirdi, herkes tarafından sevilip takdir edilirdi.
Doğruluğundan, kısacası eminliğinden hiç şüphe duyulmazdı.
Ne mutlu bizlere ki adalet, ahlak, merhamet ve iman doruğu aziz Peygamberimizin izinden yürüyoruz.
Onun kutlu hayatını örnek alıyor, kutsal mesajlarını özümsüyor, daha iyi anlamak ve anlatmak için çaba sarf ediyoruz.

Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin bütün zamanlara hitap eden, bütün insanlığa umut ve huzur vaat eden evrensel mesajlarını değerlendirmemiz bakımından önemli bir fırsattır.
Onun doğumu, beşeriyet tarihinin en önemli hadiselerinden birisidir.
Sevgili Peygamberimizin dünyaya geldiği dönemde, her tarafı zulüm kaplamış, cahiliye devri hakimiyet kurmuş, insanlık her türlü değer ölçülerini yitirmiş ve yolunu şaşırmıştı.
Sosyal hayat bozulmuş, iyilik ve güzellik adına ne varsa terk edilmişti.
Tıpkı bugünkü gibi mazlumlar inim inim inliyor, feryat figan ediyorlardı.

Peygamber efendimizin dünyayı şereflendirmesiyle birlikte umut kapıları aralanmış, toplumların hasret kaldığı huzur ve refah yeniden yeşermiş, adeta kabuğunu kırmıştı.
Biliyoruz ki, İslam toplumları dinimizin ana rotasından ne zaman sapmış ve Efendimizin duruşundan ne zaman savrulmuşsa anında krize sürüklenmiş, derin bir uçuruma yuvarlanmıştır.

Yaşanan pek çok hadiseden bu sonucu çıkarmamız mukadderdir.
İçinden geçtiğimiz zaman diliminde, Müslüman coğrafyası öyle bir buhrana gerilemiştir ki, katliamlar seriye bağlanmış, haksızlıklar ve adaletsizlikler yaygınlaşıp yoğunlaşmıştır.
Hz.Peygamber adaletin zıddı olan zulmü her defasında lanetlemesine rağmen, hem zulüm, hem de zillet bugünkü şartlarda maalesef öne çıkmış, öne geçmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de Efendimiz insanlar arasında adaleti gerçekleştirmekle emrolunmuş, aziz varlığı bu ilahi emri de son nefesine kadar tatbik ve tahkim etmekle meşgul olmuştu.
Ne var ki vahim bir adaletsizlik döngüsü İslam toplumlarını kasıp kavuran bir aşamaya gelmiş durumdadır.
Fitne uykudan uyanmış, zehirli sarmaşık misali her yeri sarıp sarmalamıştır.

Karşımızdaki tablo berbattır, hezimettir.
İnsanlık, tarih boyunca, eline geçirdiği maddi veya manevi güçle kendi türüne zulmeden, hatta Allah’a şirk koşan nice çürümüş iktidar sahibi görmüştür.

Ancak Efendimiz bunlardan tamamen ayrı, çok ama çok farklıydı.
O bir sözünde; “Ben ne kralım, ne de zorbayım; bilakis Kureyş’ten kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum, yalnızca insanım” diyerek engin ve mütevazı vasfını göstermişti.

Hayranlık ve gıptayla andığımız bu tavır ve tutuma bir bakınız, bir de İslam ülkelerinde şehvet, servet ve şöhret batağına saplanmış emirlere, şeyhlere, prenslere, hanedanlara ve krallara dikkat ediniz.

Bu derin çelişkinin neresinden tutalım, neresini düzeltelim?
Birbiriyle bağdaşmaz, birbiriyle uyuşmaz tramvatik nitelikli çarpıklığı nasıl izah, nasıl ifade, nasıl ihata edelim?
Bir yanda karıncayı bile incitmekten korkan yüce bir gönül duruyorken, diğer yanda Müslüman kisvesi altında en vahşi cinayetleri bile gözünü kırpmadan işleyebilen, işletebilen, taht ve taç uğruna her rezalete tamam diyen çukur ve cüce bir azınlık vardır.

İslam toplumları bu yükü nereye kadar omuzlayacaktır?
Musibetlere, felaketlere, eziyet ve işkencelere nereye kadar katlanacaktır?
Emperyalizm tarafından zincirlenmiş kaymak tabakanın İslam adına konuşup, İslam adına ahkâm kesmesine olması gereken itiraz ne zaman yükselecektir?
İnanıyoruz ki; Allah cebbardır, rahîmdir, rahmandır, gafurdur, kerimdir, raufdur, hakîmdir, azizdir.

Herkesin hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır ve bu hesap bütün kirli ve karanlık hesapları alt üst edecektir.
Dünyevi iktidarları için zulüm yapanlar, işbirlikçilikten nemalananlar, masum ümitlere kast edenler, ihanet ve melanetten geçinenler zelildir, yozlaşmıştır, günahkârdır, haramzadedir.

Görülüyor ki, Efendimizin tebliğiyle bugünkü yaşananların ne bağı ne de bağlantısı vardır.
Kelime-i Şehadet’de de ifadesini bulduğu üzere, sadece Allah’ın kulu ve elçisi olarak yaşayan, sadelikten ayrılmayan ve her türlü aşırılıktan kesinlikle uzak kalan Peygamberimizin “kolaylaştırınız zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz korkutmayınız” mübarek buyruğuna riayet ve hürmet eden neredeyse kalmamıştır.

Bugün İslam coğrafyasına baktığımızda kan görüyoruz, nice vandalık ve vahşete tanıklık ediyoruz.
Ölen hep Müslümandır, öldüren Müslüman geçinenlerdir; ağlayan Müslüman’dır, ağlatan yine Müslüman geçinenlerden başkası değildir.

Medeniyet beşiği Ortadoğu harap ve bitaptır.
İslam ülkelerinin perişanlıkları; haktan, halktan, ahlaktan ve maneviyattan kopuk yönetimlerinin kokuşmuşluğu isyan ve infial ettirecek düzeylerdedir.

Aslında bu sorunların hepsinin ortak paydasında Hz. Peygamber’in hayatına, tebliğine ve mesajlarına duyarsızlık, ilgisizlik ve münafıkça yaklaşım vardır.
İslam’a en büyük kötülük yine İslam adına şiddeti ve nefreti bir siyaset ve çıkar aracı olarak kullanan günahkârlardan gelmektedir.

Kuran’ın, “Bir cana kıyan tüm insanlığın canına kıymış gibidir” bağlayıcı hükmü hiç kimsenin gündeminde yoktur.

Allah dostları suskundur, durgundur.
Âlimler sukut içinde, arifler sessizdir.
Hikmet ve hidayet sahibi zatlardan ortada iz ve eser yoktur.
Ortak akıl paslanmış, ortak vicdan sanki kurumuştur.

Bu çarpıklık en az İslamiyet’i içine alan kaos kadar ibretlik ve düşündürücüdür.
Her gün beş vakit okunan ezanların hatırına, her gün Allah diye semaya kalkan eller, her gün yürekten amin, gönülden şükür diyen tertemiz vicdanlar adına soruyorum, İslam toplumlarını pençesine alan kargaşa ve karmaşa nereye kadar sürecek, artık buna nasıl dayanılacaktır?

Efendimiz yetim büyümüştü, ama bütün yetimlerin, bütün öksüzlerin umudu oldu; peki bugünkü yetimlerin, bugünkü mağdur ve mazlumların hakkı ve hukuku nasıl korunacak, ne zaman korumaya alınacaktır?

Bu soruların cevabını mutlaka önce tefekkür, sonra da tezekkür etmek mecburiyetindeyiz.
Aksi halde dehşet verici girdap her geçen gün genişleyecek, Allah muhafaza hepimizi içine çekip yutacaktır.
Ne yazık ki İslam dünyası eşitsizliğin, adaletsizliğin, vicdansızlığın, ölçüsüzlüğün tam ortasındadır.

Bir başka tehlike ise İslamiyet’in terörle anılması, terörle özdeş gösterilme ahlaksızlığıdır.
Müslümanım diyen herkes bu kara kampanyaya mesafeli olmak ve meydanı boş bırakmamak durumundadır.
İslam’la terörü yan yana getirmek, deyim yerindeyse melekle şeytanı birbirine karıştırmak, günahla sevabı aynı görmek demektir.
Elbette kaygı verici bir isnat, korkunç bir iftiradır.

Hiç, hak ile haksızlık aynı olur mu?
Hiç, insaf ile ihanet bir görülür mü?
Hiç, nur ile ur, merhamet ile mezalim bir araya gelir mi?

Mürşit kisveli müşrikler, Müslüman görünümlü müfritler İslam’ı can evinden vurmaya çalışsalar da, buna tahammül etmeyeceğiz, buna sabır göstermeyeceğiz, buna onay vermeyeceğiz.

Emperyalizme uşak düşmüş, İblis’in Truva Atı haline gelmiş kim varsa bilinsin ki, Müslüman Türk milleti olarak nefesimiz enselerinde, elimiz de lekeli yakalarında olacaktır.

Ve bunlarla hesaplaşmayı ne yarınlara ne de yanlarına asla bırakmayacağız.
FETÖ budur, IŞİD böyledir, yüce dinimizi istismar eden diğer alçak ve aşağıların aşağısı terör örgütleri aynısıdır.

İslam coğrafyası terörle yıldırılmak, terörle teslim alınmak isteniyor.
Emperyalist odaklar bazen tek tek, bazen de yek vücut olarak Ortadoğu’nun zenginliklerini bölüşebilmek, bölgede hakimiyet kurabilmek için zehirli senaryolar üretiyorlar.

Bölgenin mihenk taşı olan Türkiye bu senaryolardan dün de, bugün de ziyadesiyle etkileniyor, zarar görüyor.

Her zaman söyledik, yine söylüyoruz; Ortadoğu’da sürdürülen kavganın temelinde paylaşım kavgası vardır, hakimiyet kaygısı yatmaktadır.
Bu nedenle topraklar parçalanmakta, insanlar kimi zaman etnik, kimi zaman mezhebi, kimi zaman da bir başka saik ve bahaneyle istismar edilmektedir.

İstenen zayıf ve kukla devletlerdir.
İstenen maşalığa talip terör devletleridir.
İstenen batının nüfuz alanlarının genişletilmesidir.
Ortadoğu’nun ve İslam ülkelerinin kanlı bıçaklı duruma getirilmesinin nedenleri burada aranmalıdır.

Terör örgütleri peş peşe imal edilmekte, kullanılmakta, asimetrik çatışmalar kışkırtılmakta, oluk oluk kan dökülmektedir.
Musibetlerin kaynağında asırlardır değişik kılık ve görünümde devam eden emperyalist vandallık bulunmaktadır.

İslam ülkeleri ise adeta felç geçirmiş, adeta vurgun yemiş gibidir.
Çünkü bu ülkelerin yöneticileri batıya piyonluk ve taşeronluk yapmakla görevlidirler.
Sözde kral, emir ve şeyhler için öncelik halklarının huzuru, ülkelerinin onuru, İslamiyet’in itibarı değil, kan ve haksızlık üzerine kurulu bulunan saltanat çıkarlarıdır.

Meselenin esef ve endişe verici yanı artan tehlikenin hala kavranamamış olması, kavransa bile kararsızlığın ve kafa karışıklığının en üst düzeyde egemenlik kurmasıdır.
Yeri geldiğinde, lafın seyri içinde, mangalda kül bırakmayan her ülke, her iktidar sahibi teröre karşıdır, terörizmi kınamaktadır.

Ama kazın ayağı hiç de iddia edildiği gibi değildir.
Mızrak çuvala bir türlü sığmamaktadır.
Minareyi çalıp kılıf dikmeye hazırlananlar suçüstü yakalanmışlardır.
Göz vardır, izan vardır, her şey ortadadır.
Şayet her ülke teröre karşı ise teröristlerin yaşama şansı, kanlı eylem sahası, saldırı ve suikast ihtimali kesinlikle olamayacaktır.

Herkes teröre karşıysa, bu caniler nasıl yaşayabiliyorlar?
Herkes teröre tepkiliyse, bu katiller ihanet mesailerini hangi cesaretle, hangi kaynaktan, hangi kanallardan ve nasıl sürdürebiliyorlar?
Bir bakıma üzüm üzüme baka baka kararmış, emperyalizmin tutsağı haline düşmüş ülkelerinin yüzleri de simsiyah kesilmiştir.

Her şey bir tarafa, terör örgütleri ağır silahları nereden, hangi silah baronlarından, kimlerin gözetim ve denetiminde almışlardır?
Sınırımızın yanı başında cirit atan terör örgütlerine tırlar dolusu silah yardımı yapan ve terörizmi diri tutmak için faal halde bulunan mihraklara ne yapacağız, bunları nereye koyacağız?

Son veriler ışığında diyebilirim ki, Ortadoğu’dan yapılan silah alımları küresel silah alımlarının yüzde 32’sini oluşturmaktadır.
Ayrıca 2013 ile 2017 arasında küresel silah satışı bundan önceki beş yıllık döneme kıyasla yüzde 20 artmış durumdadır.

Bunlar meselenin belgeli kısmı, resmi bölümüdür.
Asıl ve çarpıcı olanı ise terör örgütlerine gayri resmi silah akış ve tesliminin korkutucu seviyelere ulaşmış olmasıdır.

Caniler ekmek alır gibi silah almaktadır.
Üstelik bu silahların önemli bir bölümü bedelsiz ve hibedir.

Körfezdeki dolar milyarderleri, El Kaide ve benzerlerine yaptıkları gibi, teröristlere yapılan silah satışlarını finanse edecek kadar insanlıktan ve onurdan mahrum olmuşlardır.

Bu ne yaman bir çelişkidir.
Bu ne kadar utanç verici bir ilkellik ve ilkesizliktir.
Önce sorun yaratıp peşinden silah pazarı kurmak, önce ara bozup hemen arkasından müdahale gerekçesi oluşturmak bildik bir sömürgeci komplosudur.

Ortadoğu’nun omurgası çökmüştür.
Ortadoğu ve İslam toplumlarının iradesi kırılmış, bağımsız karar alma mekanizmaları laçkalaşmıştır.
İslam ülkeleri manevi kalkınma, maddi silkinme yaşamadan, birlik ve dirliğine sahip çıkmadan facialar sürecek, daha pek çok kan dökülecektir.

Devlet Bahçeli’den ‘Kaşıkçı’ açıklaması
Yoksulluk İslam ülkelerine sinmiştir.
Yozlaşma İslam ülkelerine nüfuz etmiştir.
Yolsuzluk İslam ülkelerine demir atmıştır.

Bir yanda petrol ve dolar içinde yüzen küçük bir zümre, diğer yanda bir dilim ekmek, birazcık hak, özgürlük ve demokrasi için mücadele eden milyarlarca insan vicdan sahibi her insanı derinden yaralamaktadır.
Bir yanda haksız kazanç sağlamış, zor kullanarak servet edinmiş, israf ve harama batmış elit bir tabaka, diğer yanda helal rızkı için ömrünü veren milyarlar hepimizi kara kara düşündürmelidir.

Bu yürek burkan düzenin tek kazananı ve memnun olanı ise biliniz ki zalimlerdir, zorbalardır, hak ihlali yapan, yetim hakkı yiyen namertlerdir.
Tarihin akışına baktığımızda nice bedhahtın, nice haram yiyenin, nice nefsine kul köle olmuş azgının ibretlik acıklı sonlarını görmek mümkündür.
Allah mutlak ve galiptir; kimse karamsarlığa kapılmasın, bunu yine göreceğiz, yine hep birlikte, büyük Türk milleti olarak şahit olacağız.
İnanıyorum ki, kandillerin aydınlığıyla feyizlenecek, idrakiyle dirilecek, şuuruyla bir ve beraber olacağız.
Bu düşüncelerle; Mevlid Kandilimizin milletimizin birlik ve beraberliğine, güzel vatanımızın huzur ve esenliğine, kalplerimizi Efendimizin merhamet, hoşgörü, şefkat ve muhabbetiyle süslemesine, onun ahlakıyla ahlaklanmasına ve bütün İslam âleminin huzuruna vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

Değerli Milletvekilleri,

Günlerdir Cemal Kaşıkçı cinayeti konuşuluyor.
Günlerdir cinayetin nasıl işlendiği, tüyler ürperten hangi yöntemlerin kullanıldığı, kimlerin azmettirici, kimlerin cinayette doğrudan parmak izinin olduğu kıyasıya tartışılıyor.

Kaşıkçı olayı uluslararası bir soruna dönüşmüştür.
Bu cinayet üzerinden siyasi restleşmeler, gizli kapaklı pazarlıklar, bölgesel planlamalar, ekonomik hesaplar biteviye yapılmaktadır.

Kaşıkçı cinayeti ezberleri bozmuş, pandoranın kutusunu açmıştır.
Türkiye dışında herkes mezkur cinayeti keyfince ve menfaati kapsamında yorumlayıp saptırmaktadır.
Fakat ülkemiz hakkın ve hukukun yanındaki sağlam duruşuyla takdir toplamaktadır.
Konunun hazin tarafı ise İslamiyet’in yargılanma ayıbı, Mekke ve Medine’yi yönetiminde tutan ülkenin iç karartan ahlaki ve adalet açığıdır.

2 Ekim 2018 tarihinde Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda vuku bulan Cemal Kaşıkçı cinayeti birçok soru işaretini beraberinde getirmiştir.
Suudi Arabistan yönetiminin cinayetin hemen ertesinde başvurduğu hezeyan dolu açıklamalar ve cinayeti örtbas girişimleri Türkiye’nin ortaya koyduğu deliller sayesinde çürütülmüştür.

Olayın gerçekleştiği ilk günlerde Kaşıkçı'nın Konsolosluk binasından sağ olarak çıktığını iddia eden Riyad yönetimi, olayla ilgili sorumlulukları olmadığını savunmuştu.
Ama Türk emniyet ve istihbaratının kuyumcu titizliğiyle yaptığı çalışmalar neticesinde Suudi Arabistan, cinayetten yaklaşık 1,5 ay sonra Kaşıkçı'nın konsoloslukta öldürülerek parçalara ayrıldığını itiraf etmek zorunda kalmıştır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 Ekim tarihinde cinayete karıştığı saptanan 18 kişi hakkında Adalet Bakanlığı kanalıyla Suudi Arabistan’dan iade talebinde bulunmuştur.

Bu 18 kişiden 15’i Cemal Kaşıkçıyı katleden infaz timinin arasında yer alan katillerdir.
Suudi Arabistan yönetimi ise olayla ilişkili 18 Suudi vatandaşını gözaltına almış ve bunlardan 5’i hakkında idam talebinde bulunmuştur.

CALİFORNİA'DA DUMANLAR GÖKYÜZÜNÜ KAPLAMAYA DEVAM EDİYOR
Kimleri sallandırıp kimleri kurtaracakları ise bize göre muammadır.
Kaldı ki Veliaht Prensin yakın çevresinden Suudi Arabistan İstihbarat Başkan Yardımcısı ve danışmanlarından bazı kişilerin yer aldığı üst düzey 5 isim görevden alınmıştır.

İşin vahametine bakın ki, cinayetin baş azmettiricisi olarak ismi sık sık telaffuz edilen Veliaht böylesi bir olayın bir daha tekrar etmemesi maksadıyla kurulan istihbarat üst komisyonunun başına getirilmiştir.

Yani kuzu canavara teslim edilmiştir.
Bu durum tam bir akıl tutulması, tam bir hilkat garibesi, tam bir çelişki yumağıdır.
Suudi Arabistan yönetimi cinayetin asıl sorumlularını ortaya çıkarmamıştır. Veya çıkarmak işine gelmemiştir.

Gerçeğin malum bir huyu vardır ve oda şudur: Ertelense de, üzeri örtülse de, bir zaman sonra büyüyerek ilk uygun zamanda ortaya çıkmasıdır.
Riyad yönetimi toplam 15 kişilik infaz timinin tamamı hakkında yargılama yapmamıştır.

Bununla birlikte tutuklanan ve idamla yargılanan kişilerin kimlikleri kamuoyu ile paylaşılmamıştır.
Yani kapalı devre bir süreç ağır ağır, adım adım işletilmiştir.

Anlaşılıyor ki, Suudi Arabistan Yönetimi sanal bir mahkeme yoluyla cinayetin faillerini karartma yoluna heves etmiş, bunu hedef haline getirmiştir.
Merhum Kaşıkçı’nın cesedi üzerindeki sis ve esrar perdesi henüz aralanmış değildir.

Nitekim akıbet belirsizdir.
Yerli işbirlikçinin kimliği ise hala aydınlanmış değildir.
Suudi Arabistan Yönetimi Türkiye ile işbirliği yapacağını açıklamış olmasına rağmen somut bir girişimde bulunmamış, üstelik samimiyetten uzak bir tavır sergilemiştir.

15 Kasım’da açıklama yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kaşıkçı davasının uluslararası boyuta taşınmasının kabul edilemez olduğunu ve meselesinin siyasileştirilmesinin İslam dünyasının bölünmesine neden olacağını dile getirmiştir.

Bize göre bu bakan halt etmiştir.
Mayınlı alanda top çevirdiklerinin farkında bile değildir.
Suudi yetkililer kırk dereden su getiriyorlar, suçluluğun verdiği telaşla yanlış üstüne yanlışa imza atıyorlar.

Maktul bellidir. Müşteki bellidir. Cinayet mahalli bellidir. Azmettiren, Kaşıkçı’yı boğan, parçalara ayırıp asitle yok eden caniler bellidir.
Dahası olayın iki ayrı ses kaydının varlığı da bilinmektedir.

Saklanacak ne kalmıştır?
Gizlenecek ne bırakılmıştır?

Medyaya yansıyan bilgilere göre konuşacak olursak, Cemal Kaşıkçı 2 Ekim 2018 saat 13.14’de Konsolosluk’tan içeri girmiş, aynı tarihte Suudi Arabistan’dan gelen 15 kişilik ölüm ekibi ise 12.14’de Konsolosluk binasına giriş yapmışlardır.
Merhumun Başkonsolos’un odasına alınmasıyla cinayet planı anbean devreye sokulmuştur.

Türkiye’ye cinayet aletleriyle ve adli tıp uzmanıyla birlikte intikal eden Suudi katiller planlı bir vahşetin alenen tarafı olmuşlardır.

Eğer merhum Kaşıkçı’nın bir suçu varsa mahkemeye çıkarılması gerekmez miydi?
Bir devlet, hele hele kutsal toprakları hakimiyetinde tutan bir ülke, nasıl olmuştur da terör yöntemlerinden, örtülü operasyonlardan medet umacak zulmetle bezenmiş bir noktaya gelmiştir?

Suudi Arabistan yönetiminin, sorarım sizlere, Usame Bin Ladin zihniyetinden ne farkı kalmıştır?
Bu ülkeyi El Kaide’den ayıran nedir?
Cinayet üssü olarak Türkiye ne hakla kullanılmıştır?
Katillerin Türkiye’de mahkemeye çıkarılması adaletin doğası gereğidir.

Bu mümkün olmuyorsa, uluslararası soruşturmayla yine uluslararası bir mahkeme de yargılanmaları temin edilmelidir.
Velihat Prens için çember daralmaktadır.
Kaçış kurtuluş yolları kapanmaktadır.

Bizi üzen bir başka husus ise Mekke Başimamının 19 Ekim tarihli Cuma Hutbesi’nde Velihat Prens için “özel olarak ilahi ilhamlara mazhar kılınmış” kişi şeklindeki tanım ve taltifidir.

Efendimizin Hz.Ömer için kullandığı bu ifadenin Prens Selman için sarfedilmesi hüsran verici bir hezeyandır.

Karanlık ilişkiler kuran, cinayet şebekelerini seferber eden, gizli ajanda sahibi olan, dilinin altında kafasının arkasında emperyalistleri arkalayan amaçlar bulunan bir şahıs nasıl oluyor da ilahi ilhamlara mahzar olabiliyor?
Her şey bu kadar ucuz ve basit midir?
Günahı görmek, yanlışı reddetmek için ille de Ebabil kuşlarının gelip taş yağdırmalarını mı bekleyelim?

Bundan sonra Hac faraziyesinin güvenli bir şekilde yapılacağına nasıl itimat edelim, nasıl inanalım?
Muhammedi ahlaka, Muhammedi adalet ve hoşgörüye kesif ve kategorik şekilde zulmeden, hatta yok sayan bir anlayışa ne diyelim, nasıl hitap edelim?

Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytanlık değil midir?
Bilen varsa söylesin.
Biz şeytana pabucunu ters giydirecek, besmeleyle yamultacak inanmış ve iman etmiş bir milletin mensuplarıyız.

Yanlışa yanlış, doğruya da doğru deriz.
Lafımızı hiç kimseden, hiçbir güç odağından çekmeyiz.

Suudi Arabistan yönetimi;
İslam dünyasına kan ve fitne ekerek, terör örgütlerine mali yardım yaparak, emperyalistlere kucak açarak İslam dünyasını bölüp parçalama işine sanki memur edilmiş gibidir.

Vahşi bir katliamla İslam’ı karalamaya çalışanlara koz vermiştir.

ABD ise Kaşıkçı cinayetiyle ilgili başından beri Veliaht Prensi koruma yoluna gitmiş, Suudi Arabistan ile işbirliğini korumak istemiştir.
Cemal Kaşıkçı'nın öldürülme emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman'ın verdiği söylense de bu durum ABD Başkanı Trump tarafından görmezden gelinmiştir.

Trump, Kaşıkçıya ait ses kayıtlarını dinlemek istemediğini söylemiş ve kesin rapor sonuçlarını Salı günü, yani bugün açıklayacağını ifade etmiştir.
ABD’nin Kaşıkçı cinayetinin azmettiricilerini muhafazası gayet normaldir.
ABD, bölgemizde kaos istemektedir.
İslam ülkelerinde çatışma arzulamaktadır.
Yanı başımızda terör devleti kurmayı amaçlamaktadır.

Bu nedenle Suudi Arabistan’a ihtiyacı vardır, Yemen’deki operasyonların sürmesi çıkarınadır, İran’ın çevrelenmesi stratejik hedefidir ve her ne pahasına olursa olsun cinayetin asıl azmettiricilerini saklamakta ısrarlıdır.
Artık Suudi Arabistan Yönetimi şapkasını önüne koyup düşünmek zorundadır.

İslam dünyasına huzur gelecekse bu gaye emperyalistlerden nifak ithaliyle gerçekleşmeyecektir.
Türkiye’nin kendileri ve işbirlikçileri için kanlı oyunların sahneleneceği bir ülke olmadığı gerçeğini de hiç kimse aklından çıkarmamalıdır.

Ülkemizi dibi görünmeyen bir uçuruma sürüklemek isteyenler er ya da geç kazdıkları kuyuya kendileri düşecekler, elbette hem halklarına hem de Yüce Allah’a kesinlikle hesap vereceklerdir.

Muhterem Arkadaşlarım,

Birleşik Krallığın AB’den çıkış süreci oldukça sancılı geçmektedir.
Taşlar yerinden oynadıkça işbaşındaki hükümet zorlanmakta, siyaseten köşeye sıkışmaktadır.

Brexit anlaşmasını tamamlamak ve resmiyet kazanmasını sağlamak için AB Liderler Zirvesi 25 Kasım’da konuyu görüşüp sonuca bağlayacaktır.
Bu arada, AB İtalya’nın devasa bütçe sorunuyla ilgili nihai kararı da 21 Kasım’da verecektir.

Yeryüzü cenneti olarak takdim edilen AB huzursuzdur, gergindir, geleceği meçhuldür.
Türkiye’ye devamlı engeller çıkaran, müzakereleri tıkayan AB anlayışı bir bakıma iflasın eşiğindedir.

Ticaret savaşları, ekonomik sorunlar, siyasal anlaşmazlıklar, egemenlik mücadeleleri AB’yi karar aşamasına doğru hızla savurmaktadır.

Diğer yandan Fransa’nın başını çektiği, Almanya’nın yeşil ışık yaktığı, ABD Başkanı Trump’ın sert bir şekilde karşı çıktığı AB ordusu kurma fikri 58 yıllık bir arayışın sonucu olarak tekrar gündemdedir.

Kimin ordu kurup kimin kurmayacağı işin özünde bizim meselemiz değildir.

Ancak AB ordusunun kurulma düşüncesi resmileşirse bölgesel ve küresel zeminde büyük bir açmaz ve cepheleşme kaçınılmaz olabilecektir.

Burada bizim için önemli olan Türkiye’nin alacağı pozisyon, takınacağı tavırdır.

Türkiye NATO üyeliğinden sürekli zarar görmüştür. Bu açıktır.

Türk milleti elbet kendi güvenliğini kendi imkan ve gücüyle müdafaa edecek hem donanıma hem de kabiliyete hamd olsun sahiptir.

Türk ordusu dünyanın en büyük ilk üç ordusundan birisidir.

Bu gerçek hiçbir şart altında değişmeyecektir.

Ancak müttefik olduğumuz ülkeler hep aleyhimize faaliyet içindedir.

ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde terör örgütleriyle aynı kareye girmesi, aynı emel ve hedef etrafında bir araya gelmesi skandal olmanın ötesinde uluslararası hukuka terstir, normal şartlarda NATO müktesebatına tamamen aykırıdır.

Bir devleti terör örgütüyle ayıran en temel ve tartışmasız farklılıkların silinmesi beşeri faciadır.

Kiminle müttefiksek, şu işe bakınız ki, beka mücadelemizde karşı karşıyayız.

Kiminle NATO şemsiyesi altında buluşmuşsak, şu kepazeliğe bakınız ki, Türk ve Türkiye düşmanlarına destek verdiklerini görüyoruz.

Bu husumetin kaynağında ne vardır?

Bizimle hem ittifak kurup hem de sakalımızı yolmaya çalışan, kolumuzu kanadımızı kırmak için uğraşan ülkeler ne yapmayı, hangi sonuca ulaşmayı akıllarından geçiriyorlar?

İttifak ahlak ister, adamlık ister, adanmışlık ister, eşitlik ister, fedakârlık ister, karşılıklı ilke ve hassasiyetlere bağlılığın yanında, hakkaniyetli hürmet ister.

Bir tarafın mağlup görülüp, diğer tarafın muzafferlik tasladığı ilişki ağından onurlu bir ittifak çıkmaz, kalıcı ve kavrayıcı bir mutabakat çıkamaz.

Müttefiklik adı konmamış mahkûmiyet, kabulü sağlanmamış mağduriyet falan değildir.
Aynı zamanda Türkiye seçeneksiz hiç değildir.
Üstte ittifak, dipte ihtilaf içinde olmak; önde müttefiklik pozları verip, arkada muhasım hale gelmek rezaletin daniskasıdır, hezimetin dik alasıdır, kandırmacanın zirve noktasıdır.

Böylesi garabet hasıl olursa, ki vardır, buna ne diyelim, neye sayalım, nasıl görelim?
Güney sınırlarımız boyunca arkamızdan iş çevriliyor.
Hangi taşın altını yoklasak karşımıza ABD-YPG ortaklığı çıkıyor.
Neymiş, ABD’nin YPG’yle olan ilişkisi taktikselmiş, eylem odaklıymış, geçiciymiş.
Türkiye bu bahaneleri yemez, bu oyalamaları yutmaz.

Caniyle taktik ilişki kurulamaz, kurulsa bile bunun adı taktik değil çukur bir ortaklık olacaktır.
Türkiye terörle mücadelesini haysiyetle sürdürdükçe sözde müttefiklere bir haller olmakta, rahatsızlık sökün etmektedir.

ABD içişlerimize karışmayı, asayiş ve milli güvenliğimiz için yapılan emniyet tedbirlerini sorgulama ve yargılamayı zannederseniz ki iş ve meslek edinmiştir.

Bildiğiniz gibi, Anadolu Kültür AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı olan ve şaibeli kişiliğiyle bilinen bir şahıs hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında bazı akademisyenlerin de bulunduğu 20 kişi hakkında geçen hafta gözaltı kararı alınmıştı.

Bunlardan 13’ü hakkında gözaltı işlemi uygulanmıştı.
Bu şahısların Gezi Parkı eylemlerini geliştirmek ve Anadolu’ya yaymak üzere toplantılar yaptıkları iddia edilmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gezi kalkışması çerçevesinde gözaltına alınanlara destek vermiş, keyfilikten bahsetmiş, endişeliyiz diyecek kadar karanlık niyetini belli etmiştir.

PKK/YPG’ye silah vermek, FETÖ’ye yardım ve yataklık yapmak onursuz bir keyfilik, endişe verici bir gafillik değil de nedir?

Türkiye’ye ekonomik savaş açmak, Mehmetçik katillerinin sırtını sıvazlamak korkunç bir haksızlık, müttefikliğe hıyanet olmayacak mıdır?
Gezi’nin aktör ve finansörleri olduğu iddia edilen kişi ya da kişilerle hukuk dairesinde mücadelenin neresi keyfi, neresi kaygı vericidir?
ABD içişlerimize karışma mezuniyetini, süren ve sürdürülen soruşturma ve kovuşturma sefahatleriyle ilgili hüküm verme hakkını kendisinde nasıl görebilmektedir?
Onu bıraksın, FETÖ elebaşını ne zaman iade edecek, bunu söylesin.

Terör devleti kurma çalışmalarına ne zaman son verecek, bundan bahsetsin.
Ülkemizde son zamanlarda garip ve üzerinde dikkatle durulması gereken gelişmeler yaşanıyor.
Hiçbir şey gözümüzden kaçmıyor.
Anlaşılan yeni ve beka düzeyinde tehdit edici bir terör konsepti tedavüle sokulmuştur.

Terör örgütleri artık mekanik ve çok değişkenli kanlı metotlarını harekete geçirmişlerdir.
Koordinat yüklemesi yapılabilen, patlayıcılarla donatılan dronları terör örgütü PKK kullanmaya başlamıştır.

Yakın zamanda C-4 patlayıcı yüklü dronlar Şırnak’ta, Irak sınırındaki Kasrak Vadisi’nde ve Silopi Şehit Mesut Hudut Bölüğü yakınlarında düşürülmüştür.

Şırnak Valilik binasının giriş merdivenlerine 10 Kasım Atatürk’ü Anma Törenleri esnasında bir adet model uçak, yani drone düşmüştür.
Allah’tan can ve mal kaybı yaşanmamıştır.
Hain terör örgütü bu yöntemleri kimlerden öğrendi, kendi ağırlığının onlarca katı patlayıcı taşıyabilen insansız hava araçlarını hangi alçak ülkelerden sağladı?

Farkındayız, sokaklar karıştırılmak isteniyor, kutuplaşmalar bileniyor.
Televizyon ekranlarından korku, öfke ve fitne yayılıyor.
FETÖ-PKK iş bölümü ve görev taksimi yapmış eylem ortakları halinde pusuda bekliyor, el ovuşturup uygun zaman kolluyor.

Terörün hedefi olan güvensizlik, belirsizlik, korku ve kuşku sistematik şekilde tırmandırılıyor.
Türkiye üzerinde yeni bir hain deneme, yeni bir şer oyun planlanıyor.
Bütün gelişmeler buna işaret ediyor.
Ekonomideki sorunların siyasal tepki ve itiraza dönüştürülerek 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleriyle ilgili maksatlı ve marazi bir hazırlık yapılıyor, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üstünde de tehlikeli polemikler tetiklenip provokasyonlar tertipleniyor.

Buna izin vermeyeceğiz, zillet ittifakının tezgâh ve tuzaklarını yine ve kökünden bozacağız.
Bir yanda Atatürk ilah değildir diyenle, diğer yanda Atatürk benim ilahımdır diyen provokatörler iç barış ve huzur ortamını gerebildikleri kadar geriyorlar, sabırları zorluyorlar.

Türkiye’yi vahim bir türbülansa itmek, yeni bir demokrasi dışı arayışa çekmek isteyenler şunu çok iyi bilsinler ki;

Türk milleti şiddeti ne olursa olsun, her ihaneti, her rezaleti, her felaketi yerle yeksan etmeye, hainlerin emdikleri sütü burunlarından fitil fitil getirmeye hazırdır, bunu başaracak kudrete sonuna kadar haizdir.

Granit kayasına çarpan dalgalar dev olsa ne yazar, olmasa ne çıkar; hepsinin sönüp gitmesi, hepsinin silinip kaybolması kaçınılmazdır.
Elhak olacak olan da budur.
Allah’ın verdiği bir canımız vardır, bu can vatana da, millete de, Türklüğün geleceğine de bin defa kurban olsun, son kanımıza kadar fani bedenimiz mukaddesat ve mukadderatımız için feda ve armağan olsun.

İç ve dış niyet sahiplerini uyarıyorum; Türkiye’yi teslim alamazsınız, Türk milletini yenemezseniz, Türk vatanını bölemezsiniz.
Hepimiz Mehmet oluruz, hepimiz kahraman oluruz, hepimiz şehadet gönüllüsü olarak al bayrağa bürünüp Türkiye’nin bekasına gene de kara çaldırmayız, ölüm pahasına olsa bile milli namusu korkusuzca savunuruz.
Zalimin zulmü varsa hakkın dönülmez yolu, bükülmez kolu vardır ve bu kol aziz Türk milletinin ebedi güvencesidir.

Sözlerime son verirken hepinizi saygılarımla selamlıyor, her birinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyor, mutlu ve başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Sağ olun, var olun.



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer MHP HABER Haberleri

Başlık Tarih
 
MHP Adana’da hedef büyük!21 Ağustos 2019
"CHP hemen öne çıkıp PKK’ya siper olmuştur"21 Ağustos 2019
Bahçeli'den Bakan Soylu'ya tebrik19 Ağustos 2019
Bahçeli'den 17 Ağustos mesajı17 Ağustos 2019
MHP , Malataya ´da istişare toplantısı15 Ağustos 2019
'Hükümet Sistemini karşılıksız destekliyoruz'12 Ağustos 2019
"Bizim bakanlık gibi bir beklentimiz yok"11 Ağustos 2019
Bahçeli: Erken seçime ihtiyaç yok11 Ağustos 2019
"FIRAT'IN DOĞUSUNDA HİLAL YÜKSELMELİDİR"08 Ağustos 2019
ÜLKÜCÜ OLACAKSINIZ!08 Ağustos 2019
“ KÜTAHYA BİZİM SEVDAMIZ "07 Ağustos 2019
İP müdiresinin attığı tweet ciddiyetsizlik, seviyesizlik ve çapsızlık örneğidir . . . 02 Ağustos 2019
MHP lideri Bahçeli'den TASAV'a ziyaret01 Ağustos 2019
Bahçeli'den kucaklaşma çağrısı01 Ağustos 2019
FIRAT'IN DOĞUSU ATEŞE VERİLMELİ27 Temmuz 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli Amasya'da27 Temmuz 2019
Hür basın halkın, hakkaniyetin sesidir!25 Temmuz 2019
Türk milleti bağımsızlığını Lozan'da tescil ettirdi24 Temmuz 2019
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi macera değil, mecburiyettir. 21 Temmuz 2019
Türkiye Ayrışmış, Bölünmüş Umurlarında Değildir.20 Temmuz 2019
Bahçeli, Şehir Parkı’nın açılışını yaptı20 Temmuz 2019
Bahçeli'den AB'ye 'yaptırım' tepkisi20 Temmuz 2019
“SIRTIMIZDAN HANÇERLENDİK, İŞGALE UĞRADIK”14 Temmuz 2019
Milletin sözünün üstüne söz asla olamayacaktır.14 Temmuz 2019
Sistemde revizyon isteyenler FETÖ iltisaklı14 Temmuz 2019
15 Temmuz Unutulmayacak.13 Temmuz 2019
Sistem tartışması kapanmıştır13 Temmuz 2019
Görevini yapan kalır yapamayan gider09 Temmuz 2019
'Benim aklım hep Türkiye'dir' diyerek çıktığı yolda kutlu 22 yıl07 Temmuz 2019
“Karalar empati yapmalı, o liste yırtılıp atılmalı!”05 Temmuz 2019
CHP’nin “İşçi kıyımı” Bahçeli’nin masasında!03 Temmuz 2019
'CHP'den hiçbir halt olmayacaktır'02 Temmuz 2019
MİTİLİ ATTIK TOZ TOPRAK HAVAYA KALKTI...26 Haziran 2019
Türkiye artık esas gündemine dönmeli, seçim süreci kapanmalıdır.23 Haziran 2019
'Tuzaklar nafile, tertipler beyhudedir'21 Haziran 2019
Bahçeli: CHP adayının şanzımanı dağılmış, ipliği pazara çıkmıştır 20 Haziran 2019
MHP Adana’dan Yıldırım’a destek!19 Haziran 2019
"Milliyetçi hareketin tavrı nettir"18 Haziran 2019
'Milliyetçi Hareket İstanbul'un heryerinde'17 Haziran 2019
Devlet Bahçeli Karagümrük Spor Kulübü'nü ziyaret etti16 Haziran 2019
PKK İstanbul’a istikamet veremez, FETÖ söz söyleyemez..15 Haziran 2019
Kamuoyuna Duyuru.. Değerli Elazığlılar..13 Haziran 2019
BAŞKAN AVCI İSTANBUL’DA: “İNANIYORUZ, BAŞARACAĞIZ”13 Haziran 2019
Devlet Bahçeli: Türkiye’de Kürdistan ve Lazistan yoktur10 Haziran 2019
'Millet iradesi çalınan oylarına kavuşacaktır'05 Haziran 2019
Bahçeli, bayramın ilk gününde gençlerle kahvaltı yaptı04 Haziran 2019
Bahçeli'den 'YSK' kararıyla ilgili ilk açıklama04 Haziran 2019
'Bayramımız bir, bayrağımız bir'03 Haziran 2019
MHP Adana’da muhteşem kucaklaşma!03 Haziran 2019
Devlet Bahçeli'den 'yargı reformu' yorumu01 Haziran 2019
Devlet Bahçeli, Ülkü Ocaklarının iftarına katıldı01 Haziran 2019
MHP Kadın Kollarında Yeni Başkan Alev Ataş30 Mayıs 2019
Bahçeli’den İstanbul’un fethinin yıl dönümüne özel mesaj29 Mayıs 2019
"MHP, PENÇE OPERASYONUNU ÖNŞARTSIZ DESTEKLEMEKTEDİR"29 Mayıs 2019
Devlet Bahçeli'den Şehitleri Anma Günü mesajı27 Mayıs 2019
"Cumhur İttifakı bunu başarmaya muktedirdir"24 Mayıs 2019
MHP SEÇMENLE YÜZ YÜZE GÖRÜŞECEK15 Mayıs 2019
Bahçeli'den milliyetçi medyaya iftar14 Mayıs 2019
Be hey alçaklar, ihanetin nesi güzeldir, 12 Mayıs 2019
HIRSIZIN ÜSTÜNÜ ÖRTMENİN MANASI YOK11 Mayıs 2019
MHP'den İstanbul seferberliği09 Mayıs 2019
Bahçeli'den dokunulmazlık çağrısı08 Mayıs 2019
YSK üyelerine çete demek sakat bir zihniyettir08 Mayıs 2019
Parti olarak İstanbul'da seçimin yenilenmesinden yanayız.05 Mayıs 2019
Bahçeli: Hıyanetin üstüne gidilmeli04 Mayıs 2019
MHP'li Yalçın'dan Cumhur İttifakı'ndan rahatsız olanlara cevap03 Mayıs 2019
'3 Mayıs Milliyetçiler Günü ve Cumhur İttifakı' 03 Mayıs 2019
Cumhur ittifakı Türk milletinin takdiri ve ufuk bayrağıdır. 01 Mayıs 2019
'Bu mübarek topraklarda zillet, kaybetmeye mahkûmdur'01 Mayıs 2019
'Zırvaları zaman israfıdır...'26 Nisan 2019
Yanlış hesap milletten döner24 Nisan 2019
CHP'yi siper olarak kullandılar21 Nisan 2019
KUTUPLAŞMAYA İZİN VERMEYECEĞİZ20 Nisan 2019
Devlet Bahçeli'den Berat Kandili mesajı 19 Nisan 2019
İşte MHP'nin Antalya Programı!19 Nisan 2019
MHP'den Hasan Tahsin Hamlesi19 Nisan 2019
Bu kuru gürültülere pabuç bırakmayız 18 Nisan 2019
Bundan belediye başkanı olmaz14 Nisan 2019
‘BU SOYSUZLAR TEK KELİMEYLE VATAN HAİNİDİR’13 Nisan 2019
MHP Lideri Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı'nı ziyaret etti13 Nisan 2019
MHP kampa giriyor13 Nisan 2019
"Yeni bir seçim de düşünülebilir"09 Nisan 2019
KÜTAHYA’YI ÜÇ HİLAL İLE TAÇLANDIRDILAR09 Nisan 2019
MHP'li başkan ! Sözünü tuttu08 Nisan 2019
ÇALIŞANLARI SAVUNUN HALKIN İÇİNDE OLUN!07 Nisan 2019
Türkiye bugünkü sancılı süreci atlatacaktır.05 Nisan 2019
Milliyetçi-Ülkücü Hareket dimdik ve inançla ayaktadır.05 Nisan 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'den Miraç Kandili mesajı02 Nisan 2019
Devlet Bahçeli'den yerel seçimlere yeni sistem önerisi!02 Nisan 2019
MHP'nin itiraz edeceği yerler01 Nisan 2019
Türkiye üzerinde karanlık hesapları olan mihraklar kaybetmiştir01 Nisan 2019
Cumhur İttifakı hedeflerine ulaşmıştır01 Nisan 2019
Devlet Bahçeli Ankara'da oyunu kullandı31 Mart 2019
'HDP ile yol alanların peşinden gitmeyin'31 Mart 2019
Devlet Bahçeli'den 'intikam' açıklamasına sert tepki30 Mart 2019
"BÜYÜK GAFLETE DÜSÜYORLAR"30 Mart 2019
Beka Bu Seçimin Kaderidir"30 Mart 2019
Cumhur İttifakı siyasi karar ortaklığıdır29 Mart 2019
Kılıçdaroğlu Milliyetçi Olursa Dünya Tersten Döner28 Mart 2019
PUSUDA BEKLİYORLAR28 Mart 2019
İzmir; ilk kurşun demektir.27 Mart 2019
'ABD ATEŞLE OYNUYOR'27 Mart 2019
MHP’Lİ BİRTÜRK’TEN ‘20’DE 20’27 Mart 2019
ÇETİNKAYA, “SAĞLIK ALANINDA DAHA ETKİN OLACAĞIZ”26 Mart 2019
Devlet Bahçeli'den teşkilatlara çağrı!25 Mart 2019
Vakit Birlik Olma Vakti"24 Mart 2019
"Ey katiller, gelin de görelim ..."24 Mart 2019
“1 NİSAN SABAHI AFYONKARAHİSAR EHLİNE EMANET OLACAK”24 Mart 2019
"Biz bu milletin ta kendisiyiz"23 Mart 2019
"Çocuklarımız, ülkemizin yakın geleceğidir"23 Mart 2019
Cumhur İttifakı'ndan Ankara'da tarihi miting23 Mart 2019
ZİLLET İTTİFAKI KUMPASTIR, KOMPLODUR, KARANLIKTIR23 Mart 2019
"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ HEP ÜLKEDE KRİZ OLMUŞTUR"23 Mart 2019
BU MİLLET, HER TÜRLÜ ZİLLETİ YENECEK GÜÇTEDİR22 Mart 2019
“Ayrıştıran değil, birleştiren belediyecilik”21 Mart 2019
"MİLLİ BEKAYA İNANMAYANLARLA 31 MART'TA HESAPLAŞACAĞIZ"21 Mart 2019
Gelin Cumhur İttifakı'na katılın20 Mart 2019
NEVRUZ BAYRAMI MESAJI ..20 Mart 2019
"ZİLLETE YER YOKTUR"20 Mart 2019
İdamla ilgili adım atılırsa destek veririz20 Mart 2019
TAYTAK, “BÜYÜKKALECİK’TE YENİDEN 3 HİLALİ DALGALANDIRACAĞIZ”19 Mart 2019
MHP'den seçim genelgesi19 Mart 2019
“BAŞKAN ADAYIMIZIN PROJELERİNİN TAKİPÇİSİ BEN OLACAĞIM”18 Mart 2019
İLHAMIMIZ ÇANAKKALE’DİR!17 Mart 2019
Ey Haçlılar Biz Buradayız Gelin de Görelim17 Mart 2019
CUMHUR İTTİFAKI TÜRKİYE’NİN UFKUNDA YILDIZ GİBİ PARLAMAKTADIR17 Mart 2019
MHP Lideri Devlet: Hesapsız bir ittifak kurduk16 Mart 2019
Denizli’de Cumhur İttifakına büyük ilgi var16 Mart 2019
Yok öyle yağma . . . "Türk milletini asla yenemeyecekler"15 Mart 2019
ADANA’DA ÜLKÜCÜLER “ZAFER”E ODAKLANDI!15 Mart 2019
“ÇAMUR ATANLAR KAYBETMEYE BAŞLAMIŞTIR”15 Mart 2019
Devlet Bahçeli Manisa'daki yatırımların açılışını yapacak 14 Mart 2019
MHP'Lİ ÖZTÜRK'TEN SÖZLEŞMELİ KAMU PERSONELİNE KADRO TEKLİFİ14 Mart 2019
SAHTE SENETÇİLERE ANKARA'YI BIRAKMAYACAĞIZ14 Mart 2019
"BEKA YOKSA VATAN YOKTUR"14 Mart 2019
Biz bu ülkede kardeşlik hukukunu bozdurmayacağız13 Mart 2019
Biz Ne Mutlu Türküm Diyenlerin son kalesiyiz13 Mart 2019
Hainler Kürdistan’da kazanacağız der, ne CHP ne de İP ses çıkarmaz13 Mart 2019
BEKA DİYORUZ AMA GERÇEK SORUN BELLİ OLDU: KEMAL, MERAL, TEMEL13 Mart 2019
Daha güzel yarınlar için beraber yürüyelim13 Mart 2019
MARŞIMIZ, MİLLİ MÜCADELE AZMİNİN KUTLU BİR ESERİDİR”12 Mart 2019
CHP zillettedir. Zillet İP’e dolanmıştır. 12 Mart 2019
YA BEKA DİYECEĞİZ YA DA BELAYA RAZI OLACAĞIZ12 Mart 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye anlamlı ziyaret12 Mart 2019
Taşdoğan'dan 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü Mesajı...12 Mart 2019
İstiklal Marşı beka ve hürriyet mücadelemizin destanıdır 12 Mart 2019
Ezanı ıslıklamak millete ihanettir11 Mart 2019
Eskişehir küllerinden yeniden doğmalıdır11 Mart 2019
"Milletimiz, taviz vermeyecektir." 11 Mart 2019
MİLLİYETÇİ HAREKET’İ HEP BİRLİKTE ZİRVEYE ÇIKARACAĞIZ10 Mart 2019
"Cumhur İttifakı Türkiye’nin istikbalini inşa etmiş siyasi bir yapıdır"10 Mart 2019
'Beka sorunlarımız ağırlaşmıştır'10 Mart 2019
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Söğüt'te Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret etti10 Mart 2019
“YERELDE İKTİDAR OLACAĞIZ”10 Mart 2019
Dolayısıyla bu seçimler beka seçimidir.10 Mart 2019
‘Türk Milleti yeni siyasi senaryolara mani olacak’08 Mart 2019
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ08 Mart 2019
Nasıl bir gaflet ve dalalet, ne büyük bir felaket07 Mart 2019
"EHLİNE EMANET"07 Mart 2019
MHP’den Uşak’ta gövde gösterisi06 Mart 2019
"Burası Kürdistan Değil"06 Mart 2019
Devlet Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na sert sözler! Zihniyetini deşifre etti05 Mart 2019
“Afyon Belediye Başkanı Çetinkaya Olacak”05 Mart 2019
BİR DELİ TAŞ MI ATTI NE?03 Mart 2019
MHP İZMİR İL BAŞKANI ŞAHİN’DEN İYİ PARTİ’YE SERT ÇIKIŞ03 Mart 2019
Devlet Bahçeli: ‘9 Mart’ı CHP artık özlemesin’03 Mart 2019
Devlet Bahçeli: Ankara zillet akınını püskürtecektir03 Mart 2019
Hamdi Ayan "MHP'li Belediyelerde yaşam memnuniyeti görüyoruz"28 Şubat 2019
Tarih cahilleri bekayı bilmez28 Şubat 2019
HİZMET İÇİN SORUNLARI BİLMEK GEREKİYOR28 Şubat 2019
Birilerinin Başkanı Olmayacağız27 Şubat 2019
MHP Lideri Bahçeli: Zilletin bir numaralı destekçisi PKK’dır 26 Şubat 2019
Diğer adaylar kitabımı okusun!25 Şubat 2019
Beka giderse dünyamız gider, hayatımız söner 23 Şubat 2019
"Gerçek Projelerle Seçimlere Gireceğiz"22 Şubat 2019
ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN ADI BİR ÜNİVERSİTEYE VERİLDİ22 Şubat 2019
ÜNİVERSİTELERDE KAN DEĞİL, MÜREKKEP AKSIN!20 Şubat 2019
"HERKESTE BİR SOĞAN EDEBİYATI VAR”20 Şubat 2019
MHP 55 belediyenin tamamına talip!18 Şubat 2019
AFYON KÜÇÜLEN DEĞİL, BÜYÜYEN BİR ŞEHİR OLACAK17 Şubat 2019
İyi Parti’nin başkanları MHP saflarına katıldı!15 Şubat 2019
Cumhur ittifakı ruhundan asla ayrılmayacağız 15 Şubat 2019
"MHP sadece siyasi parti değildir" 14 Şubat 2019
Türkiye’de Kürdistan diye bir yer yoktur!13 Şubat 2019
MHP’liler hiçbir yarıştan ve kavgadan kaçmaz12 Şubat 2019
“GÖNÜLLERE DOKUNMAK YETMEZ GÖNÜLLERİ FETHEDECEĞİZ”12 Şubat 2019
TAŞDOĞAN VE ENGİNYURT’TAN GÜNEYDOĞU ÇIKARMASI11 Şubat 2019
MHP lideri Devlet Bahçeli’ye 121 yıllık hediye11 Şubat 2019
“BİR ÜLKÜNÜN PEŞİNDE” ŞAN VE ŞEREFLE DOLU KOSKOCA 50 YIL "09 Şubat 2019
Devlet Bahçeli: ‘O üniversitenin adı değişiyor’09 Şubat 2019
MHP siyasette yarım asrı devirdi08 Şubat 2019
Karapıçak’tan Manifesto Gibi Açıklama08 Şubat 2019
Kars'ta ihraç edilenler geri alındı07 Şubat 2019
Ey Başları Kumda Olan Gafiller07 Şubat 2019
Topyekün kalkınacağız, ilk işimiz Yerel Yönetimler Birliği olacak07 Şubat 2019
‘Bir ülkünün peşinde 50 yıl’06 Şubat 2019
GENEL BAŞKANIMIZIN EMİR VE TALİMATLARI BAŞIMIZIN ÜSTÜNDEDİR.05 Şubat 2019
Her şey tamam! Açılış için lider Devlet Bahçeli’yi bekliyor05 Şubat 2019
Çetinkaya’dan ‘Özel İnsanlar’a yönelik sosyal projeler05 Şubat 2019
MHP Lideri Bahçeli'den 'İlber Ortaylı' açıklaması04 Şubat 2019
MHP İLÇE BAŞKANLARI İMAMOĞLU’NDA TOPLANDI03 Şubat 2019
Bak Sayın Kılıçdaroğlu…02 Şubat 2019
Semih Yalçın: ‘MHP’nin fikir noktası milli mücadeledir’02 Şubat 2019
“Projelerimiz taklit ediliyor”31 Ocak 2019
DEVLET BAHÇELİ: İSTANBUL’DA BEKLEDİĞİMİZ ZAFERE ULAŞACAĞIZ31 Ocak 2019
Devlet Bahçeli: "31 Mart seçimleri, yeni hükümet sisteminin ilk demokratik imtihanıdır.25 Ocak 2019
Mustafa Yıldızdoğan’a Devlet Sanatçılığı Ünvanı Verilsin19 Ocak 2019
Çetinkaya’dan dedikodulara cevap; “söz konusu bile değil!”17 Ocak 2019
“YA BEKA YA BELA”17 Ocak 2019
VATANDAŞ TALEP EDECEK, BİZ YERİNE GETİRECEĞİZ16 Ocak 2019
“ABD BAŞKANI YİNE ŞAŞIRMIŞ”15 Ocak 2019
EMEKLİDE, ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞANDA KONUT SAHİBİ OLACAK13 Ocak 2019
"Türk milletinin kaderi Milliyetçi Hareket ile özdeştir"12 Ocak 2019
Bahçeli’den MYK’de ‘milli beka’ vurgusu09 Ocak 2019
Kazanan Cumhur İttifakı olacak08 Ocak 2019
“HERKES AYAĞINI DENK ALSIN”08 Ocak 2019
Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz07 Ocak 2019
Başkan Avcı: Gurur verici esin kaynağı05 Ocak 2019
Bahçeli’den MHP teşkilatına seçim genelgesi04 Ocak 2019
FİTNE PEŞİNDE KOŞANLAR KARŞILARINDA BİRLİK BERABERLİĞİMİZİ BULUR !01 Ocak 2019
DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ YIL MESAJI31 Aralık 2018
MHP 402 adayını açıkladı30 Aralık 2018
Mehmet Taytak 2018 yılını değerlendirdi28 Aralık 2018
Bahçeli, Mehmet Akif Ersoy'u Ölüm Yıldönümünde Andı27 Aralık 2018
BU OLAY İLK KEZ YAŞANIYOR27 Aralık 2018
Bahçeli, küresel bir zirve yapılmasını da önerdi. 26 Aralık 2018
‘YER GÖK TİTREMELİDİR’22 Aralık 2018
"Vazifeye Atılmanın Vaktidir"22 Aralık 2018
Özyavuz Şanlıurfa'nın Sorunlarını TBMM'de Dile Getirdi19 Aralık 2018
MHP Gaziantep il başkanlığı yönetimine 51 yeni isim atandı18 Aralık 2018
Çorum'da MHP'ye Teveccüh Arttı"18 Aralık 2018
MHP fedakârlıkların partisidir. 17 Aralık 2018
BİZİM KAVGAMIZ, MİLLETE HİZMET KAVGASIDIR!..16 Aralık 2018
Avcı : Dilimize, dinimize, emeğimize ürünümüze sahip çıkmalıyız!16 Aralık 2018
AVCI’DAN“TUTUM,YATIRIM VE TÜRK MALLARI HAFTASI’NDA ÖNEMLİ MESAJLAR16 Aralık 2018
‘Türklüğün Omurgası Türkçedir’16 Aralık 2018
“ÇOK ÇALIŞACAĞIZ VE HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”13 Aralık 2018
“MESELE MİLLET MESELESİ”12 Aralık 2018
YEREL SEÇİMLERLE İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR11 Aralık 2018
HİÇBİR MAKAM VE MEVKİ SADAKATİMİZİN ÜZERİNDE DEĞİLDİR11 Aralık 2018
MHP’DE 152 BELEDİYE BAŞKAN ADAYI DAHA BELİRLENDİ09 Aralık 2018
MHP BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR09 Aralık 2018
MHP’li vekilden iddialı çıkış!08 Aralık 2018
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ BOZÜYÜK BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI SELAHATİN DOĞAN’IN BASIN AÇIKLAMASI07 Aralık 2018
MHP’li Yalçın’dan ”Bir şarlatana cevap”07 Aralık 2018
İzmir'de MHP'li Kadınlardan Anlamlı Etkinlik06 Aralık 2018
“Cumhur İttifakı’na saygılıyız”05 Aralık 2018
Devlet Bahçeli: ‘Herkes Kaçacak Delik Arar’04 Aralık 2018
Kocamaz’a sert tepki!03 Aralık 2018
Algı Çalışmaları Bizi Etkilemez03 Aralık 2018

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI
EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI
CH