Ana Sayfa > ARAŞTIRMA

İhsanoğlu: Milletin gerçek temsilcisi MHP'dir
26 Mayıs 2015
Bu haber 743 kez okundu
MHP'nin İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, ''MHP'nin iktidara gelmesi demek, Sayın Bahçeli'nin 3 Mayıs'ta Türk milletine sunduğu seçim beyannamesindeki projelerin, programların kuvveden fiile dönüştürülmesidir'' dedi.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

  İhsanoğlu, ''Bu beyanname aslında bir "Hükümet Programı" mahiyetindedir. Türkiye'nin içinde bulunduğu kötü durumdan çıkış yolunu göstermektedir. Dörder yıllık (2015-2019, 2019- 2023) dönemler halindedir. İlk dönem "toplumsal onarım" yani "sosyal restorasyon" dönemidir. Her şeyden önce Türk toplumunun korkudan arınması, adaletin tekrar mülkün temeli haline gelmesi, kutuplaşma ve cepheleşmenin ortadan kalkması, sosyal ve ekonomik problemlerin çözümlenmesi ve Türk dış politikasının yine beyannamede ifadesini bulan "Türkiye'nin bölgesel güç" ve "global aktör" olması gerekmektedir'' açıklaması yaptı.

 

Yıldıray ÇİÇEK'in röportajı

MHP'nin İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, ORTADOĞU'ya; Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili önemli açıklamalar yaptı.İhsanoğlu, cumhurbaşkanı adaylığı sırasında yaşananları, seçim çalışmalarını,  bölgemizdeki durumu bütün yönleriyle değerlendirdi.

 

İşte sorular işte cevaplar;

- Sayın İhsanoğlu, öncelikle yoğun seçim çalışmalarında gazetemize vakit ayırıp, röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. Seçim çalışmalarınız nasıl gidiyor ve İstanbul'da MHP adına gördüğünüz manzaralardan biraz bahseder misiniz?

İlginize teşekkür ederim. Ortadoğu Gazetesi ve değerli okuyucularıyla sizin vasıtanızla görüşmek, fikirlerimi ve tecrübelerimi paylaşmak benim için mutluluk vesilesidir. Çünkü inanıyorum ki ülküdaşlarımız bilgi kaynağı olarak Ortadoğu Gazetesi'ne çok güveniyorlar.

Şu an seçim çalışmaları açısından il teşkilatı ve ilçelerle beraber uyumlu bir çalışma içerisindeyiz. Birçok konuda iş bölümü ve koordinasyon gayretlerimiz başarılı bir şekilde devam ediyor. Bir bütün olarak İstanbul'da ve mensubu olduğumuz 2. Bölgede teşkilatımızın ülkemizin siyasi kaderini belirlemedeki ağırlığı aşikârdır. Bizim hedefimiz buradaki MHP oylarını ve İstanbul'dan seçilecek milletvekili sayısını artırmaktır.

 

- Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olduğunuzda birçok parti sizi destekledi. Ama milletvekili adaylığınızda tercihiniz MHP oldu. MHP'yi seçmenizde özel bir sebep var mı?

Cumhurbaşkanlığı seçimi parti bazında bir seçim değildi. 77 milyonun onaylayacağı adayın, siyasi temayülleri ve parti bağlantısı ne olursa olsun, 'o benim cumhurbaşkanım, beni temsil eden 77 milyonun cumhurbaşkanı ve sembolü' olarak görülen bir insan olması lazımdı. Bir partinin temsilcisi ve belli bir siyasi hareketin savunucusu olmamalıydı. Zaten bugünlerdeki sorun Türk siyasi hayatının içinde böyle bir anlayışın ortaya çıkmasıdır.

O bakımdan benim şahsi kanaatimin, fikri olarak mensup olduğum ekolün o gün öne çıkması yanlış bir şey olurdu. Çünkü hedef kitle sırf MHP kitlesi değildi, bütün Türkiye idi. Aday gösteren iki parti vardı, MHP ve CHP. Daha sonra bunlara en sağdan en sola kadar irili ufaklı 12 parti katıldı. O bakımdan bu mensubiyeti ortaya koymak doğru bir davranış olmazdı. Zaten adaydan da bütün partilere karşı aynı mesafede olması ve taraf tutmaması istenmiştir.

Bugün milletvekili seçimleri yapılırken elbette insanlar mensup oldukları fikriyatı en iyi temsil eden partiye yöneleceklerdir. Benim için bunun gerçek manadaki sahibi ve temsilcisi MHP'dir.

 

- 1977 yılında Başbakan Yardımcısı merhum Alparslan Türkeş'in resmi Libya gezisinde ona tercümanlık ve danışmanlık yaptığınızı biliyoruz. Gazetemiz okuyucularına merhum Alparslan Türkeş ile yaşadığınız ve anlatabileceğiz anılarınız var mı?

Libya ziyareti benim için gerçekten büyük bir tecrübeydi. Bugün bu konuya dönüp baktığımda iki temel özellik ortaya çıkmakta. Birincisi Türkeş Bey'in şahsiyeti, ikincisi ise Türkiye'nin dış politikasıyla ilgilidir.

Türkeş Bey'i ben daha çok siyasi lider ve milliyetçilik hareketinin önderi olarak tanıyordum. Ayrıca rahmetli kayınpederim Prof. Dr. Emin Bilgiç'in de yakın dostuydu. O yıllarda pek çok arkadaşım MHP'nin saflarında farklı konumlarda siyaset yapmaktaydılar. Ben ise yakın zamana kadar aktif siyasetin içinde olmak istemedim. 

O yıllarda Kıbrıs harekâtından dolayı Türkiye ambargo altındaydı ve Libya bize pek çok konuda müzahir oluyordu. Hükümet tarafından Sayın Türkeş'in Libya'ya gidip Kaddafi ile görüşmesi ve benim de kendisine refakat etmem istenmişti. Bu görevi şerefle kabul ettim.

Gördüm ki, iç siyasette ateşli, heyecanlı ve kitleleri coşturan bir lider olan Sayın Türkeş, dış politika söz konusu olunca çok temkinli ve ihtiyatlı bir şekilde davranmaktaydı. Ağzından çıkan her sözü tartarak, kelimeleri seçerek muhataplarıyla görüşüyordu. Muhatapları pek çok konuda rahatça vaatlerde bulunmalarına rağmen, kendisi bir hükümet mensubu olarak dış politikanın hassasiyetlerinin sınırları içerisinde davranıyordu. Gece yarısı ziyaretle ilgili tasarı metni geldiğinde, Türk dış politikasına uygun olmayan ifadeleri kesinlikle sildirerek Türkiye'nin kabul edeceği ifadeleri koydurmuştur.

 

Trablusgarp'a direkt uçak seferi yoktu. Roma üzerinden gitmemiz gerekiyordu. Biz Roma'dan hareket ederken Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil'in bir heyetle Kahire'ye gittiğini gördük. Orada bir arada olduk. Türkeş Bey'in heyetinde bulunan bazı arkadaşların 'biz Libya'ya giderken İhsan Sabri Çağlayangil neden Kahire'ye gidiyor?' diye soruları olmuştur.

O dönemde Mısır ile Libya'nın arası kötüydü. Bazılarımız da keşke iki ziyarette aynı güne rastlamasaydı diye düşünmekteydi. Burada şunu hatırlatmak isterim. Türk dış politikasının temel prensiplerinden birisi de Arap kavgalarına taraf olmamak ve bu hususta dikkatli olmaktır. Bu prensip doğruluğu hâlâ geçerli olan bir prensiptir. Bugün Türkiye bu prensibin aksine davrandığından hemen hemen bütün Arap ülkeleriyle münasebeti bozuldu. 

Ziyaretin sonunda Türkeş Bey Ankara'ya geldiğimizde havaalanında genç ülkücüler O'nu heyecanla karşıladı. Birdenbire siyasi lider şahsiyeti ortaya çıkmış ve o gençlerle olan diyaloğu ve onların O'na gösterdikleri saygı ve sevgi ifadelerini, o ortamda gelişen atmosferi hiçbir zaman unutamam. Gerçekten büyük devlet adamı, büyük lider ve tarihi bir şahsiyetti.

 

- Türkiye'nin etrafında aramızın iyi olduğu komşumuz kalmadığı gibi, dünyada da sağlıklı diyalogumuz olan ülke kalmadı. Pek çok ülkeyi yakından tanıyan birisi olarak bunu neye bağlıyorsunuz?

Teşhisinize katılmamak mümkün değil. Arap kardeşlerinin kavgasına taraf olmak, "Arap baharı" denen hadiseyi anlamamak, "siyasi İslam" denilen sosyo-politik akımın mahiyetini idrak etmemek gibi yanlış anlayışlar ve Arap, Balkanlar ve İslam dünyasına karşı takınılan "yeni Osmanlıcılık" tavrı gibi temelsiz ideolojiler bugünkü manzaranın müsebbipleridir. 

Hâlâ Arap ve Balkan ülkelerine "eski vilayetimiz" olarak bakılması kadar yanlış bir şey olamaz. Bu iki coğrafyadaki negatif kanaatleri gidermek için onlarca yıl gayretlerimiz oldu. Bunları yok edip rahat bir ilişkiler zemini kurma noktasına geldiğimizde Ankara'nın bu tavırları "Osmanlı", "Türk" düşmanlığını yeniden alevlendirmiş ve birçok ikili ilişkiyi kopma noktasına getirmiştir. Demokrasi, şeffaflık, insan hakları, basın hürriyeti, yargı bağımsızlığı gibi konularda çok gerilediğimiz ve üçüncü dünya ülkelerindeki yönetim tarzına yönelişimizden dolayı Batı dünyası ile olan münasebetlerimiz bozulmuştur.

 

- Türkiye'yi yönetenler, Büyük Ortadoğu Projesi etrafında Ortadoğu Bölgesi'nde birçok ülkenin işgal edilmesine destek verdi ve hala da bu desteğini sürdürüyor. Bu çerçevede milyonlarca Suriyeli plansız, programsız bir şekilde Türkiye'ye getirildi. Bunların birçoğunun kalacak yerleri yok, sokaklarda dileniyor, birçoğu hırsızlık, cinayet, kavga gibi olaylara karışıyor. Çok sayıda ilde ise Suriyelileri protesto gösterileri yapılmaktadır. Sizin bu yaşananlara yorumunuz nedir?

Maalesef hiçbir ciddi analiz, durum tespiti, stratejik hesaplamalar yapılmadan, iç politika açısından heyecanlı kitlelerin oylarını cezbederiz zannıyla ayaküstü alınan kararlar Türkiye'nin kamburu haline gelmiştir. Onlara gelin gelin diyenler şimdi ne yapacaklarını bilmiyorlar. Yaklaşık iki milyon insanın sosyal bir faciayla karşı karşıya bırakmışlardır. Bunun çözümü, Sayın Bahçeli'nin 3 Mayıs'ta okuduğu seçim beyannamesinde yer alan "toplumsal onarım" yani "sosyal restorasyon" programıyla gerçekleşecektir.

 

- Mısır'da yetişmiş birisi olarak Mısır'daki gelişmeleri de yakından takip ediyorsunuz. Türkiye'yi yönetenler Mısır'da yaşananlara da sürekli müdahil oldu. Mısır'da darbe oldu. Darbe sonrası, Sisi Mısır Cumhurbaşkanı oldu. Eski Cumhurbaşkanı Mursi önce hapis cezası aldı ve sonrasında Mursi'ye idam cezası verildi. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? En çok merak ettiğim konusu ise Mısır'ın yeni yönetimi Türkiye'ye nasıl bakıyor? Türkiye'yi yönetenlerin sürekli eleştirdikleri Sisi'den özür dilediği iddiaları var, bu doğru mu?

 

Mısır'da olan bitenler birçok açıdan insanı memnun edecek gelişmeler değildir. Seçilmiş bir cumhurbaşkanının gerekçeler ne olursa olsun idama mahkûm edilmesini hem insani, hem de siyasi açıdan kabullenmek mümkün değildir. Hele başbakanını, meclis başkanını ve görevdeki devlet adamlarını idam sehpalarında kaybetmiş bizim gibi bir millet için bu konuda hassasiyetimiz ve infiallerimiz elbette olacaktır.

 

Bunu herkesin anlayışla karşılaması lazım. Ancak başka ülkelerdeki hadiseleri sanki kendine karşı yapılmış ve hedefin kendisi olmuş gibi telakki etmek bir tuhaflıktır. Bu hadiseden siyasi rant ve kendine mağduriyet çıkarmak anlaşılacak gibi değil. Her seçimde mağdur, mazlum rolünü oynayıp halk kitlelerini etrafında toplama taktiği bu sefer Türk seçmenleri tarafından kabul görmemiştir. Gerçekten eğer hedef Dr. Mursi'yi kurtarmaksa bunun yolu bağırarak, çağırarak, mitinglerde nutuk atarak bunu diline pelesenk etmek değildir. Bunun yolu diplomasi ile olur. 

Burada Türk kamuoyunun iyi bildiği bir örneği hatırlatmak isterim. General Müserref Pakistan'da darbe yaptığı zaman, dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Demirel kendisiyle görüşerek devrik başbakan Navaz Şerif'in canına kıymamasını sağlamıştır. Pakistan'da bir önceki darbeyi yapan General Ziya ül-Hak ise Başbakan Butto'nun canına kıymıştır. Fakat Süleyman Bey uygun bir üslup içerisinde Türkiye'nin ağırlığını hissettirerek faciayı engellemiştir. O günlerde Sayın Demirel'in 'kan lekesini hiçbir şey temizleyemez, dikkatli olunuz lütfen' sözü etkisini göstermiştir. Maksat Dr. Mursi'nin canını kurtarmak ise bunun yolları çoktur. Ancak eğer maksat başka ise o zaman milletimiz bunun farkına varacaktır.

 

- Cumhurbaşkanı adayı olduğunuz dönem yandaş ve havuz medyasının birçok iftirasına maruz kaldınız. Bu iftiralardan biri de "Siyonizmin adamı" gibi akıl almaz suçlama idi. Oysa sizin İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri iken İsrail'in Müslümanlar üzerinde gerçekleştirdiği her haksızlığa, adaletsizliğe ve zulme karşı anında tepki gösterdiğiniz arşiv kayıtlarıyla ortada iken böyle bir suçlamayı nasıl yapabildiler? 

Efendim cumhurbaşkanlığı adaylığım sırasında ne iftiralara, ne haksız ithamlara maruz kaldım. Bunlar bir kitap dolusu kara propagandanın belgesi olarak tarihe geçecektir. Mesela 'Coca Cola'nın adamı' dediler, akademik kariyerime yeni bir satır ilave ettiler ve 'İngiliz Casusluk mektebi' mezunu dediler. Aile şecerem 1400 senelik tarihi kapsayan bir vesikaya bağlı olduğu halde hakkımda saçma sapan iftiralarda bulundukları anda bunu hatırlatıp  'ben Türkoğlu Türküm, siz kimsiniz' dediğimde kendilerinin üç göbek gerisinde ailesinin aslını faslını bilmeyenler bir müddet sustular. Hiçbir delil gösteremediler. Ama bu tür saçmalıkları tekrar ede ede bazı zavallı gafillerin kafalarına yerleştirdiler. Bu bilinen bir metodolojidir. Nazi Almanya'sı zamanından kalan ve halen üçüncü dünya ülkelerinde tek parti diktatoryası altından yaşan ülkelerde uygulanan yöntemdir. 

 

Ben Filistin davasında hem "Kudüs Yıldızı" adlı nişanı veren Cumhurbaşkanı Abbas'ın takdirine, hem de Hamas hükümet liderlerinin takdirine mazhar olmuş çok az sayıdaki insanlardan biriyim. Benim İsrail hükümeti ile hiç alışverişim olmadığı halde bunun ters yüz yapılması ve İsrail lobisinden cesaret madalyası alan başkalarıyken bunun yer değiştirilerek bana mal edilmesi ve halka sunulması bir ibret tablosudur. Bu durum, iftira ve karalama kampanyalarının ne kadar pespaye, seviyesiz ve ahlaki dayanaktan mahrum olduğunu gösterdiği gibi, bu yalanlara inanan gafillerin Kur'an-ı Kerim'de belirtildiği gibi 'fasık' ve 'münafık' olduklarını da ortaya koymaktadır.

 

- Bir de o dönem size İstiklal Marşı üzerinden saldırılar düzenlediler. Oysa bu saldırıyı yapan medyanın patronu durumdakiler İstiklal Marşı'nı promter üzerinde yazılı metinden bile okuyamadılar. İstiklal Marşı yazarı Mehmet Akif Ersoy'a "Lan, serseri" diyen sözde tarihçiler, bu size saldıran medyanın kanallarında sürekli baş konuk yapılıyor. Bu konuda okuyucularımızı aydınlatır mısınız?

 

İşte Rahmetli İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif ile ilgili temelsiz polemik de bunun bir başka göstergesidir. Şehitliğe yaptığım ziyaret esnasında baba dostu Mehmet Akif'in de mezarını ziyaret ederken İstiklal Marşımızdaki şu mısraları:

"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda"

okurken etraftaki arkadaşlara son satırdaki metafor daha çok Çanakkale Savaşı ile ilgili olmalı demiştim. Zira Çanakkale Savaşı'nda şehit olanların sayısı ile İstiklal Savaşı'nda şehit olanların sayısı arasında oldukça fark vardır. Böyle bir ifade karşısında 'vay efendim İstiklal Marşı'nı bilmiyor, Çanakkale şiiri ile karıştırıyor' şeklinde bir yaygara koparıldı. Seçim kampanyalarında karşı taraf maalesef muazzam bir koro refakatinde hedefe aldıkları insana karşı yalan ve iftiralar uydurdular. Siz bunu reddediyorsunuz, iftira ve yalan olduğunu söylüyorsunuz, karşı tarafı ispata çağırıyorsunuz bunu yapmıyorlar. Yalanlarını iftiralarını yüzlerce, binlerce defa taraftarları vasıtasıyla her kanaldan, görsel ve sosyal medyada yayınlıyorlardı.

 

- MHP'nin iktidara gelmesi, Türkiye'de hangi sorunları çözecek sizce?

 

MHP'nin iktidara gelmesi demek, Sayın Bahçeli'nin 3 Mayıs'ta Türk milletine sunduğu seçim beyannamesindeki projelerin, programların kuvveden fiile dönüştürülmesidir. Bu beyanname aslında bir "Hükümet Programı" mahiyetindedir. Türkiye'nin içinde bulunduğu kötü durumdan çıkış yolunu göstermektedir. Dörder yıllık (2015-2019, 2019- 2023) dönemler halindedir. İlk dönem "toplumsal onarım" yani "sosyal restorasyon" dönemidir. Her şeyden önce Türk toplumunun korkudan arınması, adaletin tekrar mülkün temeli haline gelmesi, kutuplaşma ve cepheleşmenin ortadan kalkması, sosyal ve ekonomik problemlerin çözümlenmesi ve Türk dış politikasının yine beyannamede ifadesini bulan "Türkiye'nin bölgesel güç" ve "global aktör" olması gerekmektedir.

 

- Sayın İhsanoğlu, tekrardan çok röportaj için çok teşekkür ediyorum. Türk milletine vereceğiniz son mesajınız varsa onları da alabilir miyiz?

Bu imkânı bana bahşettiğiniz için Ortadoğu Gazetesi'ne teşekkürlerimi sunmak isterim. Benim Türk milletine bu bağlamda son mesajım, 7 Haziran seçimlerinde herkesin oy kullanması, etrafındaki herkesi oy kullanmak için seferber etmesidir. Ayrıca verilen oylara sahip çıkılmasını, sandık, ilçe, il seviyesinde sayımlar yapılırken, zabıtlar hazırlanırken ve birleştirilirken bütün safahatında müşahitlerin bu süreci dikkatli ve detaylı bir şekilde takip etmelerini, muhtemel gayri meşru müdahaleleri önlemek için çok müteyakkız olmalarını rica ediyorum. Son olarak da "Allah bu devlete ve bu millete zeval vermesin" diyorum.

  



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer ARAŞTIRMA Haberleri

Başlık Tarih
 
Sarıkamış harekatının Türk tarihindeki yeri ve önemi22 Aralık 2017
FAHREDDİN PAŞA'NIN KAHRAMANLIĞI TARİHİ BELGELERDE21 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Erol Güngör 16 Aralık 2017
MHP, TÜRKİYE'NİN SİGORTASIDIR12 Aralık 2017
İşaret Taşlarımız: Aşık Seyrani30 Kasım 2017
TÜRKİYE, KÜRESEL GÜÇLERİN HEDEFİNDE17 Kasım 2017
Barajları da, tezgahları da boşa çıkarırız16 Kasım 2017
KRİPTO FETÖ'CÜLER SİYASETE EL ATTI28 Ekim 2017
Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Ömür Raşit Tayfur, Ülkü Ocaklarını Anlattı12 Ekim 2017
Ortadoğu'nun istikrarı, İran ve Türkiye'nin işbirliğinden geçer12 Ekim 2017
DEVLET BEY TARİHİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRDİ25 Temmuz 2017
DEVLET SIRRI HAİNLERİN ELİNE GEÇTİ24 Temmuz 2017
FETÖ'NÜN SİVİL KANADI NEREDE?23 Temmuz 2017
DARBE GİRİŞİMİNDE İLK CESUR ÇIKIŞI BAHÇELİ YAPTI23 Temmuz 2017
Kaset komplosunun delilleri Isparta'dan çıktı21 Temmuz 2017
PARALEL YAPI HDP'YE OY VERDİ20 Temmuz 2017
Bahçeli, FETÖ'nün MHP'de yuvalanmasına izin vermedi19 Temmuz 2017
MHP'YE KOMPLOYU FARUK BAYINDIR FİNANSE ETTİ18 Temmuz 2017
BAHÇELİ FETÖ'NÜN SİNSİ PLANLARINI DEŞİFRE ETTİ17 Temmuz 2017
PKK AÇILIMI VE MHP'YE ALGI OPERASYONU16 Temmuz 2017
FETÖ İHANETİNİ İLK O GÖRDÜ VE UYARDI15 Temmuz 2017
"ÜLKÜCÜ HAREKET ŞAHA KALKACAK" 04 Haziran 2017
3 Mayıs Milliyetçiler Günü: BU SEVDA BİTMEZ02 Mayıs 2017
"BOZGUNCU SÖZDE MUHALİFLERLE CHP'NİN DİLİ AYNI"22 Mart 2017
MHP, Antalya’da birinci parti olma gücüne sahiptir ve olacaktır!08 Mart 2017
Devleti sağlam tutmak zorundayız06 Mart 2017
BUNLAR FİTNE VE BOZGUNCU17 Şubat 2017
GÖKTÜRKLERİN GİZEMLİ HAZİNESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR13 Şubat 2017
“Söz ve yetki Türk milletinindir”04 Şubat 2017
Devlet Bey ‘Getirin görelim’ dedi, kimseye açık çek vermedi06 Kasım 2016
“Lidere Hakaret Edene, Acımasız Olurum”22 Ekim 2016
Cennettin Bir Köşesi: Bled 17 Ekim 2016
74 YIL GECİKEN SALA04 Ağustos 2016
HAK ETTİKLERİ CEVABI VERMEKTEN İMTİNA ETMEYİZ29 Temmuz 2016
MHP'li Yalçın'dan Maya dergisine cevap26 Temmuz 2016
Güneydoğu'da neler oluyor?29 Nisan 2016
MHP’ye operasyon 2009’da başladı18 Nisan 2016
KARAYÜN'DEN BİR 12 EYLÜL ROMANI: ÇAKAL KAYASI 14 Nisan 2016
"MHP bu kaos ortamından ancak Devlet Bey'le çıkar09 Mart 2016
100 Yıllık Rövanş19 Şubat 2016
Gün Kavga, Fitne ve Çekişme Günü Değil06 Şubat 2016
Kürtler, Belgelerle Türkmen Kenti Kerkük’ü Nasıl İşgal Etti ve Türk Dış Politikasının İflası?03 Şubat 2016
MİLLİYETÇİLİK MODA DEĞİL AMA BEN MİLLİYETÇİYİM !20 Aralık 2015
Osmanlı döneminden kalma mayın balıkçı ağına takıldı27 Kasım 2015
MHP'DEN KONGRE KARARI ?!19 Kasım 2015
YAŞADIĞIMIZ DÖNEM, KİBİR DÖNEMİ08 Kasım 2015
ACIYA KARŞI ZİKİR!.. 12 Ekim 2015
TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ İLE RÖPORTAJ03 Ağustos 2015
Sıfırlanan Paralar Erken Seçimde Kullanılacak! 19 Temmuz 2015
Karakaya: O kapıyı açmanın yolu belli! 18 Temmuz 2015
Hırsız ve Bölücülerle Koalisyon Yapmayız! 15 Temmuz 2015
'SUÇUNUZ YOKSA YÜCE DİVAN'DAN NEDEN KORKUYORSUNUZ?'12 Temmuz 2015
Halaçoğlu: Özür dilemem, Devlet bey 'konuşmaya devam edin" dedi12 Temmuz 2015
Özdağ: MHP neden çekimser kaldı?04 Temmuz 2015
Devlet Bahçeli'den koalisyon açıklaması20 Haziran 2015
Çavuşoğlu;Asıl Soykırımına Uğrayan Kimler?25 Mayıs 2015
MHP Lideri Bahçeli, Muharrem Sarıkaya'ya konuştu19 Mayıs 2015
Erdoğan’ı, vatana ihanetten yargılayacağız!12 Mayıs 2015
İHSANOĞLU: “MİLLET ARTIK AKP’YE VERDİĞİ KREDİYİ GERİ ÇEKİYOR, MHP’YE VERİYOR”07 Mayıs 2015
Hukuk, hukuka karşı direniyor28 Nisan 2015
Özdağ'dan Korkutan İddia!17 Nisan 2015
"MECLİS'TE KAN BEYNİME ÇIKIYOR" 06 Nisan 2015
Celal Adan: Devlet Bey, Ergenekon ve Balyoz'da tuzağa düşmedi16 Mart 2015
"BEN TÜRK'ÜM DEDİĞİMDE 'SEN FAŞİSTSİN' DİYEMEZSİN"16 Şubat 2015
AKP’li vekillerden MHP’ye ilginç talep09 Şubat 2015
Yusuf Halaçoğlu:Türkiye’yi Amerika ve PKK yönetiyor!19 Ocak 2015
REKLAM YAZARI ŞAİR HASAN SANCAK’ IN : AYAKKABI KUTUSU KARAGÖZ=HACİVAT GERÇEK RÜYASI ÇOK KONUŞULACAK!..06 Ocak 2015
Erdoğan'ın amacı gündem değiştirmek03 Ocak 2015
MHP İSTANBUL İL BAŞKANI MEHMET BÜLENT KARATAŞ NTV HABER RÖPORTAJI SES GETİRDİ:31 Aralık 2014
Dr. Sinan OĞAN ile “Çözüm Sürecinde Yeni Aşama” Konusunda Röportaj27 Aralık 2014
AKP'Yİ YIKACAĞIZ24 Aralık 2014
MHP Iğdır Milletvekili ve TÜRKSAM Başkanı Sayın Dr. Sinan OĞAN ile Peşmerge’nin Türkiye’de Eğitilmesi Hakkında Söyleşi28 Kasım 2014
Kalaycı, Ermenek'teki Maden Ocağı Kazası için Meclis Araştırması Açılmasını İstedi27 Kasım 2014
Anadolu'da sessiz yığınların ayak seslerini duydum09 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN'A GİDEN TEK LİDER03 Ağustos 2014
Prof.Dr.Saadettin Gömeç Enver Paşa'yı Yazdı.03 Ağustos 2014
Ey insafsızlar, ey vicdansızlar Irak'ta Türkmenlerin yaşadığı dramı ve trajediyi görmüyor musunuz?02 Ağustos 2014
DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRKLÜK01 Ağustos 2014
AİHM Ermeni Soykırımı Yoktur Kararı Verdi19 Mayıs 2014
Türk'ün Karakteri ve Türkçe I13 Mayıs 2014
‘Sonları Yüce Divan olacaktır’23 Aralık 2013
Her şeyden önce Ülkücü16 Kasım 2013
Kahraman Nezahet Onbaşı'ya İstiklâl Madalyası Ölümünden Sonra Nasip Olacak28 Ekim 2013
Siyaset İskelesi'nde Bir Bey Efendi- 113 Temmuz 2013
Ermenilerin çocukları PKK olarak karşımıza çıktı15 Mayıs 2013
Yeni Anayasa Çalışmaları Ve Milletimizin Adı Konusunda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün Görüşlerinin Dayanakları19 Mart 2013
BU SEVDA BİTMEZ17 Şubat 2013
TWİTTER GÜNDEMİNİ ÜLKÜCÜLER BELİRLİYOR!11 Şubat 2011
Milli Mücadele yolunda Irak Türklerinin varlığı, yayınları08 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek (2)07 Şubat 2013
Varolmak için MHP Gerek07 Şubat 2013
Başbuğ Türkeş'in Hayatı07 Şubat 2013
Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası06 Şubat 2013

..
ÜYE PANELİ
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
YÖNETİM GİRİŞİ

GÜNÜN DUASI

MEDYA YAZARLAR
GÜNÜN AYETI

EN ÇOK OKUNAN
GÜNÜN HADİSİ

Video Galeri
EN ÇOK YORUMLANAN
SAYFALAR
Osmanlı Padişahları

TAKVİM
FACEBOOK

FOTO GALARİ
GAZETELER
..
ANASAYFA | GAZETELER | YÖNETIM | FOTO GALARİ | VİDEO GALERİ | İLETİŞİM | SİTENE EKLE | KÜNYE | SOHBET ODASI

Türk Çocuğu Ecdadını Tanıdıkça!
Daha Büyük İşler Yapmak İçin!
Kendinde Kuvvet Bulacaktır.

CH